Steam açılmıyor: Çözüm yolları neler?

Valve tarafından sunulan Steam, milyonlarca kullanıcısı ile dünyanın en popüler dijital oyun mağazası olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her gün milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. Ancak bazen Steam uygulamasını açmakta sorun yaşanabiliyor. Bu da kullanıcı deneyimini düşürüyor. Peki “Steam açılmıyor” sorununun çözümü ne? İşte deneyebileceğiniz yöntemler…

Steam açılmıyor sorunu için deneyebileceğiniz birkaç çözüm yolu bulunuyor. Bu yöntemler, mutlaka işinize yarayacaktır. Bu nedenle denemenizde fayda var. O halde lafı çok uzatmadan söz konusu yollara geçelim.

Steam açılmıyor sorunu için deneyebileceğiniz çözüm yöntemleri

Steam açılmıyor sorunu için çözüm yolları şu şekilde sıralandı;

  • Steam hizmet durumunu kontrol edin.
  • Steam’i kapatıp açın.
  • Steam’i yönetici olarak başlatın.
  • Bilgisayarı kapatıp açın.
  • Virüs taraması yapın.
  • Antivirüs uygulamasını devre dışı bırakın.
  • Steam’i silip yeniden yükleyin.

Steam bazen sizinle ilgili olmayan nedenlerden dolayı açılmayabilir. Yani sunucu kaynaklı sorunlar olabilir. Bu bağlamda sunucu durumunu kontrol etmek için buraya tıklayarak ilgili sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Eğer bir sorun olduğu görünüyorsa, uygulamayı daha sonra tekrar açmayı deneyebilirsiniz.

Steam açılmıyor sorunu için deneyebileceğiniz çözüm yöntemleri

“Steam açılmıyor” sorunu için basit ama etkili bir çözüm yolu da uygulamayı kapatıp yeniden açmak. Bunun için CTRL + Shift + ESC tuşlarına aynı anda basarak Görev Yöneticisi’ni açmalı ve Steam ile ilgili tüm hizmetleri kapatmalısınız. Akabinde uygulamayı tekrardan açmayı deneyebilirsiniz.

Steam’i yönetici olarak çalıştırmayı deneyebilirsiniz. Bunu yapmak için Steam kısayoluna sağ tıklayın ve “Yönetici olarak çalıştır” seçeneğine tıklayın. Windows sizden izin isteyecektir. Açılan pencerede “Evet” butonuna tıklayın.

Steam açılmıyor sorunu için deneyebileceğiniz çözüm yöntemleri

Bilgisayarı kapatıp açmak da basit bir çözüm yolu olarak görülse de aslında oldukça etkili. Zira tüm sistem yeniden başlatıldığı için ilk başta doğru açılamama gibi bir problem varsa bu da giderilecektir. Bu nedenle “Steam açılmıyor” sorunu için bilgisayarı kapatıp açmayı deneyebilirsiniz.

Bilgisayarınızda herhangi bir virüs bulunuyorsa bu, Steam’in açılmasını engelleyebilir. Bu nedenle virüs taraması yapmanızda fayda var. Bunun için Windows ile birlikte yüklü gelen Microsoft Defender aracını veya Kaspersky, Malwarebytes veya McAfee gibi güvenlik yazılımlarını kullanabilirsiniz.

Steam açılmıyor sorunu için deneyebileceğiniz çözüm yöntemleri

Bilgisayarınızda kullandığınız antivirüs yazılımı, Steam’in açılmasını engelliyor olabilir. Bu yaşanmadık bir durum değil. Zira bazen yeni güncellemeler, dijital oyun mağazasının virüs olarak algılanmasına yol açabiliyor. Bu nedenle antivirüs uygulamasını devre dışı bırakıp Steam’i açmayı deneyebilirsiniz.

“Steam açılmıyor” sorunu için yukarıda anlattığımız tüm çözüm yollarını denemenize rağmen problem halen devam ediyorsa, son çare olarak Steam’i silip yeniden yükleyebilirsiniz. Fakat Steam üzerinden satın alıp bilgisayarınıza yüklediğiniz oyunların da silineceğini belirtelim. Bunu engellemek için oyunların dosyalarını yedekleyebilir, programı tekrardan indirdikten sonra aynı dizine geri yerleştirebilirsiniz.

e-Ticaret nedir, nasıl yapılır? e-Ticaret başlangıç rehberi

e-Ticaret nedir ve nasıl yapılır sorusu e-Ticarete girmek isteyenler tarafından en çok merak edilen sorular arasında yer alıyor. Özellikle giderek büyüyen bir sektör olduğundan geleneksel ticaret yerine tercih edeceklerin sayısı da artış gösteriyor. İşte e-Ticaretin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını merak ediyorsanız sizin için hazırladığımız temel rehber!

e-Ticaret Nedir?

e-Ticaret nedir sorusuna elektronik ortamda yapılan ticaret şeklidir diye yanıt verebiliriz. Yani online ortamda hizmet veya ürün alım satımını ifade eder. Özellikle geleneksel ticaret yerine süre ve sınırları ortadan kaldıran e-ticaret günümüzde Türkiye’de geçtiğimiz yıl 78 milyar dolar hacme ulaşmış durumda.

Bu denli büyümesinde ise en temel etmenler arasında geleneksel ticarete göre önemli avantajlar içermesi yer alıyor. Avantajları için bunları sıralayacak olursak;

  • Herhangi bir fiziki dükkan tutma zorunluluğu yoktur, bu da kira ve stopaj gibi sorunların olmamasına imkan tanır.
  • Belirli saatlerde çalışma zorunluluğu yoktur, e-Ticarette satış yaptığınız platform ne olursa olsun 7/24 müşteriler ürün veya hizmetlerinizi alabilir.
  • Geleneksel ticarete göre müşteriyle çok daha az muhatap olunur.
  • Müşteriler için fiyatlar geleneksel satıcılara göre daha caziptir çünkü gider kalemleri daha düşüktür.
  • Satıcıların doğrudan kendi sitelerini açmalarına gerek yoktur, çeşitli pazaryerleri aracılığıyla mağazalarını açarak hemen ürün satış yapmaya başlayabilirler.

e-Ticaret nasıl yapılır?

e-Ticaret nasıl yapılır için farklı yöntemler söz konusu. Bu biraz da sizin ne türden bir e-Ticaret modeli yapmak istediğinize bağlı olarak değişiyor. Temel olarak iki farklı modelden söz edebiliriz. Bunlar;

  • B2B yani bir işletmenin başka işletmelere online olarak ürünlerini satması,
  • B2C yani bir işletmenin doğrudan tüketiciye ürünlerini satması şeklindedir.

Bunun yanında da e-Ticaret nedir ve nasıl yapılır için işleyiş yöntemini de bilmek gerekiyor;

  • Doğrudan ürünleri alıp depo veya mağazanızda stoklayarak satış modeli,
  • Ürünler fiziksel olarak elinize geçmeden toptancıdan alarak müşteriye satış modeli.

Hangi yöntemin sizin için uygun olduğuna karar verdiyseniz şimdi de e-Ticaret nasıl yapılır sorusunun yanıtına bakalım:

  • İlk olarak satış yapacağınız ürünü bulmanız gerekiyor. e-Ticaret gerek yerel gerekse de global anlamda rekabetin oldukça yüksek olduğu bir alandır. Bu yüzden satacağınız ürünün piyasada talep edildiğine dikkat etmelisiniz. Bunun yanında ürünü üretici veya toptancıdan alıyorsanız rakiplerinizin ne kadar fiyata sattığına da kâr hesaplaması için dikkat etmelisiniz.
  • Rakip ve pazar araştırması yaptıktan sonra satmak istediğiniz ürünleri müşteriler ile buluşturmak için temelde iki seçeneğiniz var;
  • Kendi e-Ticaret siteniz veya sosyal medya
  • Pazaryerleri üzerinden satış yapmak.
  • Kendi e-Ticaret siteniz ya da sosyal medya hesaplarınız üzerinden satış yapmak istiyorsanız başlangıçta özellikle yeni kurulan bir markaysanız çok çabalamanız gerektiğini unutmamalısınız. Özellikle sitenizin profesyonel şekilde kurulması, sosyal medya hesaplarınızın aktif olması ve reklam harcamalarınızın başlangıçta çok olması önemlidir. Bu aşamada özellikle web sitesi kurulumu için destek almanız gerekebilir.
  • Daha hızlı ve kolay şekilde e-Ticarete başlamak içinse pazaryerlerini tercih edebilirsiniz. Pazaryerleri milyonlarca kullanıcının mağazanızı kolay şekilde bulmasını mümkün kılar. Ancak pazaryerleri sattığınız her ürün başına çeşitli oranlarda komisyon alır. Aynı zamanda iade ve değişim süreçleri kapsamında müşteri lehine daha katı bir politika izlerler.
  • İster kendi siteniz ister pazaryeri olsun markanızı dijital ortamda hazır hale getirdikten sonra ise ürünlerinizi listelemeye sıra geliyor.
  • Ürünlerinizi listelemek için doğru çekilmiş fotoğraflar, detaylı açıklamalar mutlaka yer almalıdır.
  • Aynı şekilde müşterileriniz ile diyalogunuz iyi olmalı, karşı taraf haksız olsa bile anlayış göstererek yaklaşmalısınız.
  • Doğru reklam, doğru fiyatlandırma ve sorunsuz ticaret deneyimi ile ürünlerinizi satmaya başlayabileceksiniz.

Tüm bunların yanında e-Ticaret nedir ve nasıl yapılır konusu için belirtmemiz gereken bir diğer nokta da ürünlerinizin gönderimleriyle ilgili. Kargo firması ile anlaşma sağladıktan sonra ürünlerinizi doğru şekilde paketlemeli, taşıma esnasında zarar görmemelerini sağlamalısınız. Bahsedilen tüm bu noktalara dikkat ederek kısa sürede e-Ticaret alanında önemli başarılar yakalamanız mümkün!

En iyi Wi-Fi ayarı nasıl yapılır?

İnternet sağlayıcınız hattınızın desteklediği en iyi bant genişliğini sunsa da bazen modemde ince ayar yaparak tam verimi yakalamak size kalır. Mobilin hakimiyet kurduğu günümüzde, kablolu bağlantılar artık pek tercih edilmiyor. Wi-Fi standartlarının gelişmesi özellikler 5 GHz bandında 802.11ac modemlerin yaygınlaşması ile birlikte, kablosuz ağlar kablolu ağların performansını yakalar düzeye geldi. En iyi Wi-Fi ayarı rehberimizde bu sorunun cevabını veriyoruz.

Peki, kablosuz ağı tam verim alarak kullanmak için ne yapmak gerekiyor? Modemi otomatik ayarlarda kullanmalı mı yoksa ince ayar yapmalı mı? Rehberimize geçmeden önce bazı ince ve önemli bilgilere göz atmakta fayda var.

İnternetin geçmişini gösteren internet sitesi

İnternetin geçmişini gösteren internet sitesi

İnternet sitelerinin geçmişlerine baktığımızda oldukça basit tasarıma sahip olduklarını görüyoruz. Peki, website geçmişine nasıl ulaşılır?

İnternet servis sağlayıcımızdan aldığımız hızı kablosuz bağlantı ile en yüksek kalitede almamız için bilmemiz gereken iki ince ayarımız mevcut. Bunlardan ilki doğru Wi-Fi kanal ayarı seçimi sağlanması. En çok kafa karıştıran bölüm olan kanal ayarı konusunu elimizden geldiğince aydınlatalım. Bilindiği gibi şu an için 802.11ac ve 802.11n standardına sahip 2.4 GHz ve 5 GHz bandı kullanan modem ya da router cihazlar kullanıyoruz.

Yönlendiricinizin ayarlarında birden çok kanal ayarı bulunuyor. Çoğu yönlendiricide “Otomatik” olarak ayarlanmış kanal ayarları bulunur, ancak listeye bakarsanız bir düzine Wi-Fi kanalı vardır. Peki hangi Wi-Fi kanallarının bu listedeki diğer kanallardan daha hızlı olduğunu nasıl anlayacağız? Uygun Wi-Fi kanalını seçmek Wi-Fi kapsamınızı ve performansınızı önemli ölçüde artırabilir. Ancak orada en hızlı kanalı bulsanız bile, hemen seçmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Çeşitli frekans bantlarının (2.4 GHz, 3.6 GHz, 4.9 GHz, 5 GHz ve 5.9 GHz) kendi kanal aralıkları vardır. Genellikle yönlendiriciler toplam 14 kanallı 2.4 GHz bandını kullanır, ancak gerçekte dünya çapında kullanılan 13 veya daha az kanal olabilir.

en iyi wi-fi ayarı nasıl yapılır

802.11n (a, b, g, n) aracılığıyla yapılan tüm Wi-Fi iletişimi, 2400 ve 2500 MHz kanal frekansları arasında çalışır. Aradaki bu 100 MHz fark, her biri 20 MHz olan 14 kanala ayrılmıştır. Sonuç olarak, yukarıdaki şemada asıl anlatılmak istenen konu ise, her 2.4 GHz kanal iki ila dört diğer kanalla çakışır özellikte olmasıdır. Çakışma, kablosuz ağ verimini oldukça zayıf hale getirir.

2.4 GHz Wi-Fi için en popüler kanallar 1, 6 ve 11‘dir çünkü birbirleriyle çakışmazlar. MIMO (Multiple-Input and Multiple-Output) olmayan bir kurulumda, yani 802.11 a, b veya g genişliğinde her zaman 1, 6 veya 11 kanallarını kullanmayı denemelisiniz.

– MIMO nedir: Çoklu giriş ve çıkış anlamına gelen bir radyo terimidir. Verici ve/veya alıcı tarafında birden fazla anten kullanılarak bağlantının performansını artırmaya yarar.

en iyi wi-fi ayarı nasıl yapılır
Çakışmayan 2.4 GHz Wi-Fi kanallarının çekim gücü grafiği

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, 2.4 GHz frekansındaki her kablosuz kanal 20 MHz genişliğindedir. 20 MHz kanallarıyla 802.11n kullanırken 1, 6 ve 11 kanallarını seçin. 40 MHz kanalını kullanacaksanız ve çok geniş bir evde yaşamıyorsanız, frekans dalgalarının tıkanabileceğini göz önünde bulundurun.

Sebep 1: Ortak Kanal Etkileşimi

Cihazların sırayla iletişimde olduğu ağlarda, her birinin sıralarını beklemesi zaman alır. Bu nedenle, cihaz bekleme süresi uzar. Bu tür Wi-Fi paraziti aslında elektromanyetik parazit değildir. Bunun yerine, Wi-Fi yönlendiricilerinin veri iletmek için diğer cihazların bağlantısını geçici askıya alması olarak açıklayabiliriz.

Sebep 2: Bitişik Kanal Girişimi

Bitişik kanal karışması, çakışan kanallardaki istemciler aynı anda yayıldığında gerçekleşir. Wi-Fi kanal seçimi bu gibi durumlarda çok önemlidir. Kanalla ilgili bu tür girişimler, ağınız için uygun Wi-Fi kanalı seçilerek kesilebilir veya hariç tutulabilir.

Sebep 3: Kablosuz kaynaklı olmayan parazit

Wi-Fi yönlendiricilere ek olarak, 2.4 GHz bandına müdahale edebilecek diğer birçok elektronik cihaz vardır. Bazıları; güvenlik kameraları, Bluetooth cihazları, bebek monitörleri ve akıllı telefonlar gibi verileri kablosuz olarak iletmek için kullandıkları için buna müdahale ederken, diğerleri mikrodalgalar ve diğer cihazlar gibi büyük miktarda elektromanyetik radyasyon yaydıkları için buna müdahale eder.

Wi-Fi olmayan parazitleri önlemek için, Wi-Fi yönlendiricinizi tüm elektromanyetik radyasyon kaynaklarından uzakta, tercihen duvarlar, büyük mobilyalar ve benzeri katı nesnelerden uzak bir yere koymak önemlidir.

5 GHz (802.11n ve 802.11ac) bant aslında daha yüksek frekanslarda daha fazla boş alan sunar. Bu frekansta 23 adet çakışmayan 20 MHz kanal sunuluyor. 802.11n’den başlayıp 802.11ac’ye giderek, kablosuz teknoloji çok daha gelişmiş hale geldi. Son birkaç yıl içinde bir Wi-Fi yönlendirici satın aldıysanız , muhtemelen iyi bir 802.11n veya 802.11ac yönlendiriciniz var demektir. Bu modem ya da router’ların birçoğu, uygun Wi-Fi kanalını otomatik olarak seçen ve çıkış gücünü ayarlayan ve böylece verimi artıran ve paraziti azaltan bir donanıma sahiptir.

en iyi kablosuz ayarı

5 GHz kanal bandı uyumluluğu:

802.11n: 2009’da piyasaya sürülen IEEE 802.11-2007 kablosuz ağ standardına yönelik bu düzeltme, 2,4 GHz veya 5 GHz frekans bantlarında kullanılabilen IEEE 802 LAN set LAN protokollerinin ilk genel sürümüdür.

802.11ac: 2013’te piyasaya sürülen 802.11ac, kanallar için 802.11n’de 40 MHz’den isteğe bağlı 160 MHz’e ve 80 MHz kanal bant genişliğine kadar genişletilmiş kanal frekansını destekliyor.

802.11ax: Wi-Fi Alliance tarafından Wi-Fi 6 olarak da adlandırılan 802.11ax, IEEE 802.11 standardının 1 ve 7 GHz arasındaki tüm bant genişliğinde çalışmak üzere tasarlanmış en son sürümüdür. 802.11ax Wi-Fi yönlendiricilerinin, kısmen komşu ağlarla etkileşimi önleme yetenekleri sayesinde 11 Gigabit / s’lik bir maksimum hıza ulaştığı gösterilmiştir.

Son yıllarda satın aldığınız bir Wi-Fi yönlendiriciniz varsa, hem 2.4 GHz hem de 5 GHz kanal bandını destekleme şansı yüksek. 2.4 GHz bant desteği 5 GHz bandından önce geldiğinden, 5 GHz bandının her zaman daha iyi olduğu sonucuna varabilirsiniz. Ancak her iki grubun da hangisini kullanacağınızı bilmeniz gereken artıları ve eksileri bulunuyor.

2.4 GHz: Bu bant daha uzun bir kapsama alanı sağlar, ancak verileri daha düşük hızlarda iletir.

5 GHz: Bu bant ise daha az kapsama alanı sağlar, ancak verileri daha yüksek hızlarda iletir.

Genel olarak, daha yüksek frekanslar, duvarlar ve ağaçlar gibi katı nesnelere daha zor nüfuz eder, bu nedenle 5 GHz bandı uzun aralıklarda veri yayınlamak için mükemmel değildir.

Hem 2.4 GHz hem de 5 GHz kanal bandını aynı anda kullanamıyorsanız, bantları bağımsız olarak test etmenizi ve daha yüksek veri aktarım hızları ve daha düşük gecikme süresi elde etmenizi sağlayanı seçmenizi öneririz.

1. Adım: Modem ya da router arayüzüne girmek için tarayıcınızın adres çubuğuna 192.168.1.1 yazarak giriş sayfasına ulaşın. Bazı yeni modemlerin arayüz ekranı için https://modem yazarak da giriş yapabilirsiniz. Kullanıcı adı ve şifre bölümüne ise özelleştirdiğiniz giriş bilgilerini yazın.

2. Adım: Wi-Fi (Kablosuz Ağ) bölümüne tıklayın.

3. Adım: Benzersiz bir SSID yani Wi-Fi adı belirleyin.

4. Adım: SSID gizle seçeneğini pasif halde bırakın. SSID’nizi gizlerseniz cihazınızdan manuel olarak ağ adı ve şifresini girerek bağlanmak durumundasınız.

5. Adım: Eğer 802.11 ac bir modem kullanıyorsanız burada tüm protokollerin bulunduğu seçeneği işaretleyin. Eğer kullanmıyorsanız ve evinizdeki kablosuz bağlantı kuracak cihazlar yeni model ise; kablosuz modunu N only modunu, değil ise b/g/n modunu seçin.

6. Adım: Kanal bant genişliği bölümünde ise eğer modeminiz 5 GHz ise burada 20/40 MHz’yi eğer 2.4 GHz ise sadece 20 MHz‘yi seçin.

7. Adım: Kanal seçimi. Bu bölüm can alıcı nokta diyebiliriz. Kanal seçimi çevrenizdeki diğer modemlere göre farklılık gösterecek. Peki, boşta olan ve parazite yol açmayacak kanalı nasıl seçeceksiniz?

Windows 10 işletim sistemi kullanıyorsanız cihaz kullanıyorsanız buradan Wi-Fi Analyzer uygulamasını Microsoft Store üzerinden indirip tarama yapın. Çevrenizdeki kablosuz ağların kullandığı kanalları görüntüledikten sonra modeminizden boşta olan kanalı seçin. Eğer boş ise 2.4 GHz için 1, 6 veya 11. kanalı seçmeniz daha sağlıklı olacaktır. Programı açtığınız zaman Çözümle bölümünden ortamınızda kullanmanız gereken uygun kablosuz kanalı görüntüleyebilirsiniz.

en iyi wi-fi ayarı nasıl yapılır

Wi-Fi Analyzer programının önerdiği kablosuz kanalı görüldüğü üzere 11. kanal olarak görünüyor.

en iyi wi-fi kanal ayarı

Mac‘te ise “alt” tuşu ile Wi-Fi simgesine tıklayın. Açılan menüde “Kablosuz Ağ Tanıları” bölümü açın. Kablosuz Ağ Tanıları açıldığında durum çubuğundaki Pencere>Tara seçeneği ile Wi-Fi kanallarını görüntüleyebilirsiniz.

8. Adım: Kimlik doğrulama yönetiminden WPA2‘yi ve WPA şifrelemesinden AES‘i seçin.

en iyi wi-fi kanal ayarı

En iyi Wi-Fi ayarı nasıl yapılır rehberimizde sizlerle paylaştığımız işlemleri uyguladıktan sonra Wi-Fi bağlantınızda yaşadığınız bağlantı ve hız sorunlarınız çözüme kavuşacaktır.

Engelli raporu nasıl alınır?

Engelli raporu, bireylerin engel durumlarını ve sağlık koşullarını belgeleyen resmi bir dokümandır. Bu rapor, engelli bireylerin çeşitli hak ve hizmetlerden faydalanmasını sağlar. Engelli raporu, sağlık hizmetlerinden vergi indirimine, eğitim haklarından sosyal yardımlara kadar birçok alanda avantaj sağlar. Bu makalede, engelli raporunun nasıl alınacağını, başvuru süreçlerini ve dikkat edilmesi gereken noktaları detaylı bir şekilde ele alacağız.

Engelli Raporu Nedir?

Engelli raporu, bireylerin engel oranlarını ve sağlık durumlarını belirten bir sağlık kurul raporudur. Bu rapor, engelli bireylerin sosyal, ekonomik ve sağlık alanlarında alacakları destek ve hakların belgelendirilmesi amacıyla verilir. Engelli raporu, resmi sağlık kurumlarından alınır ve raporda bireyin engel oranı yüzdelik olarak belirtilir.

Rapor, özellikle engelli bireylerin devlet tarafından sağlanan hizmetlerden yararlanabilmesi için kritik bir öneme sahiptir. Ayrıca, özel sektör ve kamu kurumlarında çalışırken sunulan avantajlar ve sosyal haklar için de engelli raporu gereklidir.

SMS ile HES kodu nasıl alınır?

SMS ile HES kodu nasıl alınır?

HES (Hayat Eve Sığar) kodu, Türkiye'de pandemi sürecinde kullanılan ve vatandaşların COVID-19 risk durumlarını gösteren bir koddur.

Engelli Raporu Almanın Şartları Nelerdir?

Engelli raporu alabilmek için sağlık durumu nedeniyle belirli bir engel oranına sahip olmanız gerekmektedir. Engelli raporu başvurusu yapacak kişilerin, tam teşekküllü bir devlet hastanesine başvurması ve belirlenen sağlık kurulu tarafından muayene edilmesi gerekir. Engelli raporu için belirli şartlar şu şekildedir:

  • Engel Durumu: Bireyin sağlık durumuna göre yüzde 40 ve üzeri engel oranına sahip olması gereklidir.
  • Tam Teşekküllü Hastane: Engelli raporu, tam teşekküllü devlet hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinden alınabilir.

Engelli Raporu Nasıl Alınır?

Engelli raporu almak için izlenmesi gereken adımlar aşağıdaki gibidir:

1. Başvuru Yapılacak Hastaneyi Seçin

Engelli raporu başvurusu için Sağlık Bakanlığı’na bağlı tam teşekküllü devlet hastanelerine veya üniversite hastanelerine başvurmanız gerekmektedir. Engelli raporu düzenlemeye yetkili hastaneler, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiş olup, bu hastanelerin listesine e-Devlet veya Sağlık Bakanlığı’nın web sitesinden ulaşabilirsiniz.

2. Gerekli Belgeleri Hazırlayın

Engelli raporu almak için başvuru sırasında gerekli olan belgeler şunlardır:

  • T.C. kimlik kartı veya nüfus cüzdanı
  • Engelli raporu başvuru formu (hastanede temin edilebilir)
  • Sağlık geçmişinizle ilgili raporlar veya belgeler (varsa)
  • 2 adet vesikalık fotoğraf

Bu belgeleri hazırladıktan sonra, başvurunuzu yapmak için seçtiğiniz hastaneye gidebilirsiniz.

3. Hastane Sağlık Kuruluna Başvurun

Hastaneye başvurunuz sırasında, sağlık kuruluna yönlendirilirsiniz. Hastanenin ilgili birimleri, başvuru işleminizi kaydeder ve sizi sağlık kuruluna muayene olmanız için yönlendirir. Sağlık kurulunda, farklı uzmanlık alanlarından doktorlar tarafından kapsamlı bir muayeneden geçersiniz. Bu muayenelerde engel durumunuz, fiziksel ve zihinsel sağlığınız detaylı bir şekilde incelenir.

4. Muayene ve Değerlendirme Süreci

Engelli raporu başvurusu sırasında, hastanenin farklı bölümlerindeki doktorlar tarafından muayene edilirsiniz. Her bir uzmanlık alanındaki doktorlar, sağlık durumunuza göre raporlarına eklemeler yapar ve engel oranınızı belirler. Muayene süreci, fiziksel engellerden zihinsel sağlık durumlarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen bir süreçtir.

5. Raporun Düzenlenmesi ve Teslim Alınması

Doktorlar tarafından yapılan muayeneler ve sağlık kurulu değerlendirmeleri sonucunda, engel oranınız belirlenir ve bu oran sağlık kurulunca onaylanır. Engel oranınız yüzde 40 ve üzeri ise, engelli raporu almaya hak kazanırsınız. Rapor, genellikle başvurunun yapıldığı hastaneden birkaç hafta içerisinde teslim edilir.

Engelli raporunuz düzenlendikten sonra, hastaneden alabilir veya belirttiğiniz adrese posta yoluyla gönderilmesini sağlayabilirsiniz.

Engelli Raporu Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Engelli raporu başvurusunda dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:

  • Doğru Bilgi Verin: Başvuru sırasında ve muayenelerde sağlık durumunuzla ilgili doğru bilgileri vermeniz, doğru bir değerlendirme yapılması açısından önemlidir.
  • Randevu Sistemi: Bazı hastaneler, engelli raporu için randevu ile çalışabilir. Bu nedenle başvuru yapmadan önce hastaneden randevu almanız gerekebilir.
  • Geçerlilik Süresi: Engelli raporu kalıcı veya geçici olabilir. Raporunuzun geçerlilik süresine dikkat edin ve süresi dolduğunda yenilenmesi için başvuruda bulunun.

Engelli Raporunun Avantajları

Engelli raporu, bireylerin birçok alanda çeşitli hak ve hizmetlerden yararlanmasını sağlar. İşte engelli raporunun sunduğu bazı avantajlar:

  • Vergi İndirimi: Engelli bireyler için gelir vergisi indirimleri mevcuttur.
  • Sosyal Yardımlar: Engelli bireyler, sosyal yardımlar, maaş ve diğer devlet yardımlarından faydalanabilir.
  • Ücretsiz Ulaşım: Bazı belediyeler, engelli bireylere toplu taşıma araçlarında ücretsiz ulaşım imkanı sunar.
  • Engelli Araç İndirimi: Engelli bireyler, otomobil alımlarında ÖTV indiriminden yararlanabilir.
  • Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma: Engelli bireyler, sağlık hizmetlerinden öncelikli yararlanabilir ve bazı durumlarda ücretsiz hizmet alabilirler.

YouTube’da istenilen dakikada video paylaşma nasıl yapılır?

Bir YouTube videosunda belirli bir zamana bağlanabileceğinizi ve bu dakikadan itibaren arkadaşlarınız ile paylaşabileceğinizi biliyor muydunuz? Bu, yalnızca bir videonun belirli bir bölümünü göstermek istediğinizde özellikle video oldukça uzunsa ve arkadaşlarınız ile paylaşmak istediğiniz kısım videonun başlamasından birkaç dakika sonra gelmesi durumunda harika bir yöntemdir.

Peki mobil veya bilgisayar üzerinden YouTube videonun belli kısmını paylaşma, YouTube video dakikası paylaşma, YouTube da videonun bir kısmını paylaşma, YouTube dakika yorumu veya YouTube dakika linki telefondan paylaşma işlemlerini nasıl gerçekleştirirsiniz? Cevabını makalemizin ilerleyen kısımlarında bulabilirsiniz.

YouTube’da videonun bir kısmını paylaşma nasıl yapılır?

Herhangi bir YouTube videosunun tam istediğiniz kısmına bağlantı vermek çok kolaydır. YouTube’da bilgisayar üzerinden bu işlemi gerçekleştirmek için aşağıdaki adımları izleyin:

  1. Doğrudan videonun altındaki “Paylaş” düğmesini tıklayın.
  2. Açılan pencerede , kutunun en altındaki başlama yeri onay kutusunu bulun ve işaretleyin.

3) Başlama yeri alanındaki dakikanın videoda bağlamak istediğiniz tam dakika olarak ayarlandığından emin olun. Videoyu tam olarak istediğiniz zamana ayarlayabilir ve sonra yukarıdaki adımları tekrar uygulayabilirsiniz, böylece Başlangıç ​​saati varsayılan olarak videodaki dakikaya ayarlanır.

4) Paylaşacağınız videonun linkinin sağında Başlama yeri onay kutusunun üstünde görünen Kopyala düğmesini tıklayın. Yukarıdaki alandaki bağlantının değiştiğini ve bazı ekstra karakterler içerdiğini fark edebilirsiniz. Bu ekstra karakterler, YouTube’a ayarladığınız belirli bir zamana bağlantı vermesini söylemek için kullanılır.

5) Bağlantıyı istediğiniz yere yapıştırın veya paylaşmak için sosyal paylaşım düğmelerinden herhangi birini tıklayın. İzlemek için bağlantıyı tıklayan herkes yalnızca ayarladığınız andan videoya başlayacaktır.

Hem iOS hem de Android cihazlar için mevcut olan resmi YouTube mobil uygulamasında, video bağlantısını kopyalamanıza ve sosyal uygulamalarla paylaşmanıza olanak tanıyan bir paylaşım düğmesi vardır.

Ancak onay kutusu olarak işaretleyebileceğiniz bir başlangıç dakikası ​​yok. Ne yazık ki, bu özellik yalnızca bilgisayardayken geçerlidir. Dolayısıyla, mobil uygulamayı kullanırken bir YouTube videosunda belirli bir zamana bağlantı vermek istiyorsanız, aşağıdaki işlemleri yapmanız gereklidir:

Başlama yeri onay kutusunu etkinleştirmek için videoyu bir mobil web tarayıcısında açın. Paylaş > Bağlantıyı kopyala işlemini gerçekleştirin. bağlantıyı URL alanına yapıştırmak için mobil web tarayıcınızı açın, ardından belirli bir zamana bağlanmak için yukarıda listelenen adımları izleyin.

Tomb Raider dizisi iptal mi edildi? Büyük kriz

Amazon’un uzun süredir üzerinde çalıştığı Tomb Raider projesi krize girdi. Şirketin geçtiğimiz yıl başlattığı dizi çalışmaları, senaryo aşamasında yaşanan sorunlar nedeniyle durma noktasına geldi. Gelişmeler, dizinin tamamen iptal edilme olasılığını bile gündeme getirdi.

Tomb Raider dizisi iptal edilmiş olabilir

Tomb Raider’ın televizyon uyarlaması için Amazon, projenin senaristliğini ve yürütücü yapımcılığını Phoebe Waller-Bridge’e vermişti. Fleabag dizisi ile büyük başarı elde eden Waller-Bridge’in liderliğindeki ekip, ilk etapta yeni Lara Croft karakteri için oyuncu arayışına başladı.

Tomb Raider dizisi iptal edilmiş olabilir

Sophie Turner ve Lucy Boynton gibi isimlerle görüşmeler yapıldı. Bu gelişmelerin ardından projenin kısa süre içinde prodüksiyon sürecine gireceği beklentisi oluşmuştu. Ancak yaklaşık altı aydır projeden herhangi bir somut ilerleme haberi gelmedi.

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti tam 280 kat düşüş gösterdi. Bu gelişme, teknoloji sektöründe büyük bir yankı buldu.

Bu sessizliğin sebebinin, senaryo çalışmalarının bir türlü tamamlanamaması olduğu söyleniyor. Senaryonun istenilen seviyeye ulaşamaması nedeniyle Amazon projeyi durdurdu. Ayrıca, başrol için adı geçen Sophie Turner’ın da projeden ayrıldığı da iddia edildi. Turner’ın şu anda başka yapımlarla ilgilendiği konuşuluyor.

Amazon’un bu süreçte yaşadığı maddi ve zamansal kayıplar nedeniyle projeyi rafa kaldırma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirdiği öğrenildi. Ancak şirket diziyi tamamen iptal etse bile, böyle bir Tomb Raider projesinin önümüzdeki dönemde hayata geçmesi ihtimali oldukça yüksek diyebiliriz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz Tomb Raider serisini seviyor musunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Suya düşen iPhone nasıl kurtarılır?

Parkta, plajda, kafede nerede nasıl olacağı belli olmaz. Bir bakmışsınız ki telefonunuz yüzme öğrenmiş! Sakın stres olmayın. Basit taktikler ile telefonunuzu sudan kurtarmak mümkün. İşte sizin için hazırladığımız “Suya düşen telefon nasıl kurtarılır?” rehberi ve detayları…

Arkadaşlarınızla bir kafede oturuyorsunuz ve yanlışlıkla su dolu bardak telefonunuza dökülüyor. Ya da daha farklı bir senaryo deniz, kum, güneş her şey güzel giderken bir bakıyorsunuz telefonunuzda size özenmiş ve denize girmiş. Peki bu anda ne yapmak gerekiyor?

A101 iPhone 15 Plus
  • İlk önce şoku atlatın. Zira telefonunuz suyun altında ne kadar çok kalırsa o kadar çok hasar alır. Bu sebeple telefonunuz tuvalete dahi düştüyse iğrenmeyin ve cihazı oradan alın.
  • Telefonu aldıktan sonra hemen kapatın. Zira aktif olan elektronik devrelere ulaşan su cihazınıza büyük oranda zarar verin. Bu sebeple cihazınızı hemen kapatın.
  • Cihazı kapattıktan sonra ayrılabilecek ne kadar parça varsa hepsini çıkartın. SIM kart yuvası, microSD kart yuvası şayet telefonunuzun arka kapağı açılabiliyorsa arka kapağı açın ve cihazın bataryasını çıkartın. Günümüzde çoğu telefon yekpare bir şekilde üretildiği için sadece SIM ve SD kart yuvasını çıkartabileceksiniz ama olsun elinizden geleni yapın.
  • Telefonu kağıt peçeteyle kurutun. Bu işlem sırasında nazik davranın zira dış yüzeyde kalan sular seri hareketler yüzünden telefonun içerisine girebilir.
  • Kağıt havlunun ulaşamadığı yerleri ise bir elektrikli süpürge yardımıyla kurutun.
  • Daha sonrasında en zor kısma geliyoruz. Beklemek. Tüm işlemleri gerçekleştirdikten sonra telefonunuzu pirince yatırarak veya kuru ve serin bir yere koyarak bekleyin. Arada 2, 3 gün geçtiğinde cihazı açmaya çalışın. Eğer açılırsa mikrofon, hoparlör gibi tüm bileşenleri kontrol edin.
  • Peki ya açılmazsa? Sıvı hasarı maalesef kesin bir çözümü olan arızalar arasında değil. Zira telefon suyla ilk temasında bir arıza vermese bile ilerleyen süreçlerde cihazlar arıza verebiliyor. Eğer telefonunuz tüm bunlara rağmen açılmadıysa en yakın yetkili servise gidin.
  • ssss
SGK Gelir Testi nedir? SGK Gelir Testi nasıl yapılır?

SGK Gelir Testi nedir? SGK Gelir Testi nasıl yapılır?

Sizin için "SGK gelir testi nedir? SGK gelir testi nasıl yapılır?" sorularının cevabını verdik. İşte konuyla ilgili detaylar...

Deniz veya tuzlu suya düşen cihazlar için durum biraz daha karışık. Zira tatlı suya düşen cihazlarda önemli olan telefonu tamamen kurutmak. Ancak tuzlu su bildiğiniz gibi iyi bir oksitleyici maddedir. Bu sebeple cihazı kurutsanız da içerisindeki tuz anakart gibi hayati parçalar zarar görebilir.

Telefonunuz tuzlu su ile temas ettiyse hızlıca en yakın yetkili servise cihazınızı götürün. İşinde iyi bir teknisyen cihazınızın içini açarak en ince ayrıntısına kadar temizliğini yapacaktır.

Umarız ki bu haberi sadece bilgilenmek amacıyla okursunuz ve telefonunuzun başına böyle talihsiz bir olay gelmez. Peki siz “Suya düşen telefon nasıl kurtarılır?” rehberimiz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizimle yorumlar bölümünde paylaşmayı unutmayın.

Galaxy Z Flip 7 için kritik gelişme: İşlemcisi belli oldu!

Samsungkatlanabilir telefon çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Güney Koreli marka çok yakında Galaxy Z Flip 7’yi kullanıcılarla buluşturacak. Son gelişmeler, modelin bazı teknik detaylarını ortaya çıkarıyor. İşte Z Flip 7 hakkında bilinenler!

Güvenilir sektör kaynaklarından Seoul Economic Daily, yaklaşan Galaxy Z Flip 7 ile ilgili yeni detayları verdi. Buna göre katlanabilir telefonun seri üretimi önümüzdeki ay resmen başlayacak. Öte yandan, işlemci konusunda da akıllarda herhangi bir soru işareti kalmadı. Eğer Güney Koreli markanın bir son dakika değişikliği yapmadığı takdirde modelde Exynos 2500 işlemcisi kullanılacak.

Yeni çipin 1+2+5+2 çekirdek düzenine sahip olacağı ve toplamda 10 çekirdekli bir CPU barındıracağı belirtiliyor. Bunu biraz daha açacak olursak, 3,3 GHz’de çalışan bir Cortex-X925, 2,75 GHz’de çalışan iki Cortex-A725, 2,36 GHz’de çalışan beş Cortex-A725 ve 1,8 GHz’de çalışan iki Cortex-A520 çekirdeği bizleri karşılayacak.

Geçmiş raporlar, ürünün iki hücreli bir pil takımıyla geleceği ve toplam 4,300 mAh’lik bir kapasite sunacağını söyleniyor.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından, Galaxy Z Flip 6’nın özellikleri şu şekilde;

Ana ekran6.7 inç, 2640 x 1080 piksel, FHD+ Dinamik AMOLED, 425 ppi, 2600 nit ve 120 Hz yenileme hızı
İkincil ekran3.4 inç, 748 x 720 piksel, Super AMOLED
Ana kamera50 MP f/1.7 OIS destekli. Ultra geniş kamera 12 MP f/2.2, 123 derece geniş açıya sahip.
Ön kamera12 MP f/2.2 diyafram
İşlemciSnapdragon 8 Gen 3 for Galaxy (4nm) işlemci
RAM12 GB
Depolama215 GB ve 512 GB
Batarya4.000 mAh
Şarj25W hızlı şarj, 15W kablosuz şarj ve güç paylaşımı
Kalınlıkkatlıyken 14.9 mm – açıkken 6.9 mm

Peki siz yeni ücretsiz oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Amiral gemisi katili realme GT 7 için tarih verildi!

Realme, GT 7 Pro’yu satış sunduktan birkaç ay sonra standart GT 7 modeli için geri sayıma geçti. Çinli marka yakın zamanda paylaşılan tanıtım posterleriyle akıllı telefonun lansman tarihini açıkladı ve bazı temel özelliklerini doğruladı.

Realme GT 7, 23 Nisan‘da Çin’de tanıtılacak. Henüz doğrulanmamış olsa da muhtemelen kısa bir süre sonra küresel bir lansman etkinliği gerçekleşecek. Akıllı telefonun en dikkat çekici özelliğiyse yonga seti olacak, çünkü firma GT 7’nin MediaTek Dimensity 9400+ işlemcisinden güç alacak ilk modellerden birisi olacağını doğruladı.

Model, ayrıca yeni yonga setiyle AnTuTu kıyaslama testlerini başarıyla geçti. 3 milyondan fazla puan alan ürün segmentindeki rekabeti artıracak gibi görünüyor. Ek olarak, 100W kablolu şarj desteğine sahip 7.000 mAh’lik bir bataryaya sahip olacak.

Akıllı telefonun dar çerçeveler, düz kenarlar ve göz korumasına sahip 120 Hz AMOLED bir ekranla gelmesi bekleniyor. Öte yandan, su ve toza dayanıklılık için IP69 derecesi ve güvenlik için ultrasonik parmak izi sensörüne ev sahipliği yapacağı söyleniyor.

Plastik bir orta çerçeveye sahip olan telefonun yaklaşık 205 gram ağırlığında ve 8,5 mm kalınlığında olması bekleniyor. Dahası, kutudan Android 15 ile çıkacak.

Realme GT 7’nin yaklaşık 410 $ bir fiyat etiketiyle piyasaya sürüleceği söyleniyor ve lansman tarihi yaklaştıkça daha fazla ayrıntının ortaya çıkması bekleniyor.

Fütursuzca vakit öldürebileceğiniz 5 web sitesi!

Bazen kendinizi kötü hissettiğinizde ya da canınız sıkıldığında zaman geçirmek için bir şeyler ararsınız. Böyle anlarda genellikle oyun oynar ya da ilgiyi dağıtacak bir aktiviteye yönelirsiniz. Bu, sosyal medyada gezinmek, bir diziye başlamak veya saatlerce müzik dinlemek olabilir. Biz de bu içeriğimizde canınız sıkıldığında fütursuzca vakit öldürebileceğiniz 5 web sitesinden bahsedeceğiz. İşte boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri!

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Microsoft’un kurucusu Bill Gates, tahmin edebileceğiniz üzere devasa bir servete sahip. Peki onun yerinde olsaydınız bu büyük serveti nasıl harcardınız?

Boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri

Bu web sitesinde Bill Gates’in servetini dilediğiniz gibi harcama şansına sahipsiniz. İster yüz binlerce hamburger ve kola alın, ister onlarca gökdelen inşa edin. Hayal gücünüzle sınırlı bir dünya sizi bekliyor.

Web sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu eğlenceli web sitesi ise son derece basit ama bir o kadar eğlenceli bir internet oyunu sunuyor. Ekranda herhangi bir görsel ipucu olmadan, sadece sesler aracılığıyla bir inek gizleniyor. Oyuncular, duydukları sese göre ineğe yaklaşıyor ve uzaklaşıyor. Tıpkı sıcak ve soğuk oyunu gibi.

Boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri

Oyuncu imleci hareket ettikçe ses seviyesi değişiyor ve bu görünmeyen ineğin ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Sesin şiddeti arttıkça inek ekranda bir noktada belirecek ve oyuncunun doğru yere tıklaması gerekecek.

Web sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bazen Bill Gates’ın parasını harcamak veya ineği bulmak sıkıcı hale gelebilir ve daha sade bir eğlence arayabilirsiniz. İşte bu web sitesi tam olarak bunu karşılıyor. Öyle ki bu site, kullanıcılarına simetrik şekiller çizme imkanı tanıyor.

Boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri

Sadece basit ve hoş bir şekilde simetrik desenler yaratmak isteyenler için ideal bir alan sunuyor. Kullanıcılar, fareyi hareket ettirerek çizimler oluşturuyor ve her harekette etkileyici simetrik desenler ortaya çıkıyor.

Web sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Eğlenceli siteler arasında yer alan bu platform, kullanıcıların farklı renklerdeki kum tanelerini kullanarak resimler ve desenler yaratmalarına imkan tanıyor. Burada hayal gücünüzün sınırı yok. Öyle ki kumları kullanarak dağlar çizebilir, istediğiniz her türlü yaratıcı eseri ortaya çıkarabilirsiniz.

Boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri

Ayrıca platformda diğer kullanıcıların kumlarla yaptığı harika çizimleri de keşfedebilirsiniz. Gerçekten etkileyici ve yaratıcı desenler görmek mümkün. Bu bağlamda bunlardan ilham da alabilirsiniz.

Web sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

GeoGuessr, dünyanın en popüler tarayıcı oyunlarından biri olarak sizi haritanın rastgele bir noktasına bırakır ve bulunduğunuz yeri tahmin etmenizi ister. Hangi ülke, şehir, ilçe, cadde veya sokakta olduğunuzu anlamak için çevrenizi dikkatlice inceleyip ipuçları toplamanız gerekir. Bu ipuçları arasında yol tabelaları, araçlarda direksiyonun hangi tarafta olduğu, çevredeki yazılar, doğal manzara ve bitki örtüsü gibi detaylar yer alır.

Boş vakit değerlendirmelik eğlenceli web siteleri

Tahmininizi yaparken harita üzerinden işaretleme yapıyorsunuz. İşaretlediğiniz nokta gerçek konumunuza ne kadar yakınsa buna göre puan kazanıyorsunuz. Bu noktada sitenin oyunu arkadaşlarınızla birlikte oynama imkanı sunduğunu da belirtmek gerekiyor. Bu da daha fazla eğlence demek.

Web sitesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu içeriğimizde boş vakitlerde değerlendirilebilecek eğlenceli web sitelerinden bahsettik.

Microsoft, Recall özelliğini nihayet kullanıma sunuyor!

Microsoft’un uzun süredir geliştirdiği ve kamuoyunda tartışmalara neden olan Recall özelliği, Windows Insider kullanıcıları için kademeli olarak sunulmaya başladı. Copilot Plus destekli bilgisayarlarda çalışan özellik, sistemde yapılan işlemlerin ekran görüntülerini arka planda otomatik olarak kaydederek bu içeriklere hızlı erişim sağlıyor.

Microsoft, Recall özelliğini yakında kullanıma sunacak

Recall, ilk tanıtıldığı günden bu yana gizlilik ve güvenlik konusunda yoğun eleştiriler aldı. Siber güvenlik uzmanlarının sistemde sürekli ekran kaydı alan bir özelliğin güvenlik açıklarına neden olabileceği yönündeki uyarıları sonrası, Microsoft orijinal çıkış tarihini Haziran 2024’ten Ekim 2024’e ertelemişti.

Ancak özellik Ekim ayında da kullanıma sunulmadı. Aradan geçen sürede Recall, ilk etapta yalnızca Qualcomm işlemcili Copilot Plus cihazlarda test edildi. Daha sonra bu kapsam genişletildi ve özellik Intel ve AMD işlemcili sistemlerde de denemeye açıldı.

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti tam 280 kat düşüş gösterdi. Bu gelişme, teknoloji sektöründe büyük bir yankı buldu.

Microsoft, özelliğin sistem genelinde tüm kullanıcılar için ne zaman aktif hale geleceğine dair net bir tarih paylaşmadı. Fakat Windows Insider testlerinin başlamış olması, Recall’ın genel kullanıma açılmasının yakın olduğunu gösteriyor.

Microsoft Recall’ın çalışma prensibini detaylandıran son blog yazısında; kullanıcıların kaydedilen veriler üzerinde tam kontrol sahibi olduğunu, bu verilerin cihaz içinde yerel olarak saklandığını ve dışarıya aktarılmadığını vurguladı.

Şirket, bu açıklamalarla birlikte gizlilik endişelerini azaltmayı amaçlıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Google, Android Auto’ya akıllı gözlük desteği getiriyor!

Android Auto’nun son beta sürümünde akıllı gözlük entegrasyonuna yönelik doğrudan ipuçları içeren kodlar yer aldı. 14.2 numaralı güncellemede kullanıcı herhangi bir görsel değişiklik bulunmasa da, uygulama içeriğinde yer alan ifadeler gelecekte sunulacak önemli bir yeniliğe işaret ediyor. Böyle bir yeniliğin gündeme gelmesi, birçok kullanıcıyı şimdiden oldukça sevindirdi.

Android Auto, resmen akıllı gözlük desteği alacak

Beta sürümde tespit edilen kodlarda “Gözlükler” başlığı altında bir ayar bulunduğu görüldü. Ayrıca “Navigasyona başla, gözlükler açılsın” şeklinde çevrilebilecek bir komut yer alıyor. Bu ifade, navigasyon işlevinin doğrudan akıllı gözlükler üzerinden çalıştırılabileceğini ortaya koydu.

Android Auto, resmen akıllı gözlük desteği alacak.

Örneğin gözlük ekranında görüntülenecek yol tarifi sayesinde sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan bilgiye ulaşması mümkün olacak. Android Auto bugüne kadar müzik, mesaj ve navigasyon gibi işlevleri doğrudan araç içi ekranlara taşıyordu.

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti 280 kat azaldı! Peki nasıl?

Yapay zekanın maliyeti tam 280 kat düşüş gösterdi. Bu gelişme, teknoloji sektöründe büyük bir yankı buldu.

Yeni dönemde bu içeriklerin araç dışı bir donanım üzerinden, örneğin gözlük ekranında gösterilmesi gündeme gelmiş durumda. Bu gelişme, Google’ın akıllı gözlükleri sürüş deneyiminin merkezine dahil etmeye hazırlandığını gösteriyor.

Bu gelişmeyle birlikte, akıllı gözlüklerin sürüş esnasındaki temel bilgilere erişim amacıyla entegre edilmesi yönünde somut adımlar atıldığı anlaşılıyor. Ancak bu entegrasyonun ne zaman kullanıma sunulacağına dair resmi bir açıklama yapılmadı.

Fakat mevcut bulgular, Google’ın önümüzdeki dönemde bu alanda yeni teknolojilerle karşımıza çıkacağını gösteriyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.