Bence asıl siz devamını soramıyorsunuz, hangi akıl "daha hızlı koşabilmek için ayakları kısaldı" gibi bir şeye inanabilir? Sen kendi içindeki hücrelerin faaliyetlerinden bile habersizsin, oysa seni o hücreler oluşturuyor, iyi-kötü, fayda-zarar ölçütü nedir senin içindeki hücrelerin sorduk cevap vermedin daha önce. Sadece evrim öyle emretti diyorsunuz, nasılını soramıyorsunuz, şimdi de kalkmış, dünyayı tesadüflere bağladığınız yetmiyor gibi diğer tüm gezegenlerin de tesadüfen dünya ile bire bir aynı flora ve faunayı var ettiğini iddia ediyorsunuz.
Diğer saçmalıklara tenezzül edip de cevap verdiği için İdealterror teşekkür ederek ben sadece şu söylediğin yere yazmak istiyorum.
Elmacık,
"Ben elimdekine bakarım, öncesini düşünmem" dersen olur.
"Dinozordan izole edile proteinden elde edilen DNA kuşun DNA'sına uyuyormuş, bana ne uyarsa uysun" dersen olur.
"Değişik canlıların morfolojik, embriyolojik, fizyolojik ve bunlarında temelinde olan genetik yapıları birbirlerine benziyomuş, bana ne" dersen olur.
"Naylon sindirebilen bakteri çıkmış, tanrı dünyadaki naylon kirlilğini azaltmak için yeni yaratmıştır" dersen olur.
"Anatomi incelerim ama homolog organları görmezden gelirim" dersen olur.
"Mikrobiyoloji çalışırım, ama aynı türden bakterilerden bazılarının günler içinde farklı özellikler gösterecek şekilde gelişmesini, o çakallar yoldan çıkmış bakterilerdir diye düşünürüm" dersen olur.
"Antibiyotikler üzerinde çalışırım, ama hedef bakterilerin değişimini göze almam" dersen olur.
"Filogenetik çalışırım ama canlıları kafama göre dizerim, akrabalık da neymiş" dersen olur.
"Aralarında %1 genetik farklılık olan iki canlının birinin Adem'den geldiğini söylerim, diğerinin nerden geldiği beni ilgilendirmez" dersen olur.
"Evrime göre kurulu bir biyoloji dünyası içinde, diğer biyologların bana acıyarak bakmalarına razıyım" dersen olur.
"Evrimi gösteren itiraz edemeyeceğim delillerden tanrıya sığınırım" dersen olur.
"Kafamın basmadığı her konuda, bana çok güzel yada çok kompleks gelen her konuda tanrı yaratmış diye kestirip atarım" dersen olur.
Olur,olur da...
Ama o zaman bana savunduğun "akıllı tasarım teorisi" nedir onu anlatmalısın.
Canlılığın oluşumu-doğal seleksiyon-türler arası geçiş/mutasyon hususlarında ne tür açıklamaları vardır.
Mevcut canlıları nasıl ayırır ve sınıflandırır?Nuhun gemisine biniş sırasıyla mı?
Anlayacağın akıllı tasarım masaldır bilim değil.
Bu arada şu Lamarck'ın zürafası ve kısalan bacaklar konusu bile senin gerçekten evrim teorisini okumadığının ama bilmediğin bir şeye bile muhalefet edebileceğin anlamına geliyor.Nasıl mı;
Lamarck’ın (1744-1829) “Evrim Teorisi” denince akla gelen ile günümüzde Evrim Teorisi denilince anlaşılan arasında çok ciddi farklar vardır. Fakat, türlerin birbirlerinden değişerek oluştuklarını söyleyen detaylı bir biyolojik teoriyi ilk olarak ortaya koyma ayrıcalığı Lamarck’a aittir. O, uzun yıllar Linnaeus’u takip ederek türlerin sabitliği fikrini savundu. Ancak 56 yaşına geldiğinde (1800) evrimci fikirleri savunmaya başladı ve 1809’da, 65 yaşında, en ünlü eseri Hayvan bilimsel Felsefe’yi (Philosophie Zoologique) yazdı.
Lamarck’ın Evrim Teorisi’nin günümüzde algılanan şekliyle Evrim Teorisi’nden önemli farklarından biri, onun bütün türler için “ortak bir ata”yı savunmamış olmasıdır. Buffon “kökensel türler” in diğer türler için “ortak bir ata” olduğunu savunmuş, fakat evrim fikrini reddettiği için tüm türler için “ortak bir atayı” reddetmiştir. Lamarck ise “ortak bir ata” fikrine tamamen yabancıydı
Birçok düşünür, genel Darwinci yorumlara nispeten Lamarckçılığı yaratılış ve tasarım fikirlerine daha uygun bulmuşlardır; bu da bazı düşünürlerin Lamarckçılıktan daha fazla etkilenmesinin önemli nedenlerinden biridir.
Darwin, Lamarck’tan 50 yıl sonra “Türlerin Kökeni” isimli eserini (1859) yazdıktan sonra Lamarkçılık, yepyeni formatlarla savunulmaya devam etti. Ancak 20. yüzyılın ilk yarısında genetikteki ilerlemeler Yeni-Lamarkçılığın ilerlemesini durdurdu.
Yani sen evrim teorisinin çoktan yanıtlayıp düzenlediği bir konudan habire dem vuruyorsun.
Sana tavsiyem bunu Berkeley Üniversitesinin arşivlerinden okuman.
Evrim yadsınamaz bir gerçektir.
Ve asla yerine Akıllı tasarım gibi bilimsel olmayan bir saçmalık okutulmayacaktır.
Bir düşün istersen prof.lar kürsüde insanın gelişimini kardeş kardeşe ensest üremeyle açıklayacaklar.
Yani bildiğin masalları anlatacaklar.
Herhalde dalga geçiyorsun...
Bir şey yaptıkları yok aç gözünü, 25 yıldır Mars'ta su var diyorlar zaten, 1969'da da sözde Ay'a ayak basmışlardı. Bilimle alay ediyorlar, insanlıkla alay ediyorlar.
Eleştridiğimiz, 25 yıldır söyledikleri şeyi bugün sanki yeni bir şey bulmuş gibi yeniden söyleyerek suni bir gündem yaratmaları.
Daha önce yazdım anlamadıysan tekrar edeyim.
Tahmin ediliyordu ama artık ispatladılar.
Sen de bunu anlamıyorsun.
Ayrıca yaşamın hangi sırlarını çözdük bu şekilde diye sormuştum, onu da anlatmanı isterdim.
Konuyla ilgili İdealterror'ün açıklaması yeterli olduğundan burada keseceğim.
Ben birşey çözdük mü demişim?
Hayır.
Bu bir basamak olacaktır o zaman demişim.
Değil mi?
Ayrıntı istiyorsan yeni bir başlık altına aç.
Tartışalım.
Mesela orada hayat kırıntısı varsa nedenmiş?
Tanrın denemiş ve vaz mı geçmiş?
...vs.vs.