Galaxy Note 4 Tanıtımları Başladı

Samsung’un phablet sınıfına konumlandıracağı akıllı telefonu Galaxy Note 4’ün tanıtılmasına çok kısa bir süre kaldı. Son haftalara kadar Galaxy Alpha’nın gölgesinde kalan Galaxy Note 4 hakkındaki sızıntılar da Galaxy Alpha’nın tanıtılması ile hız kazandı. Cihazın geçtiğimiz haftalarda sızdırılan görüntülerine buradaki haberimizden, benchmark sonuçlarına ise buradaki haberimizden ulaşabilirsiniz.

Cihazın tanıtılmasına sayılı günler kala Samsung’da tanıtımlarına başladı. Önceki yıllarda hazırladığı merak uyandırıcı reklamları bir kenara bırakan şirket, Galaxy Note 4 için S-Pen’in faydalarını anlatan bir video hazırladı.

#video_7444#

El yazısı önemli!

Note’a hazır mısınız? isimli videoda çocukların el yazısını unutmaya başladığını ancak el yazısının hem kültürel hem de zihinsel açıdan birçok faydası bulunduğunu anlatan Samsung, videonun sonunda da Galaxy Note 4’ün tanıtılacağı tarih olan 3 Eylül 2014’ün vurgusunu yapıyor.

:: S-Pen el yazısının yerini tutabiliyor mu? 

The Last of Us Remastered PS4 İnceleme

Yaralarım hiç iyi görünmüyor, yakın dövüşe girersem pek şansım yok. Cephanemde sadece birkaç atımlık mermi kaldı, üstelik sürekli oradan oraya koşturan bu lanet olası yaratıkları tek atışta vurmak neredeyse imkansız. Sessiz olmalıyım. Ölümcül bir virüs beyinlerini ele geçirdiği için insanlıklarını yitiren ve tek amaçları boynumdan bir lokma almak olan bu vahşi yaratıkların etrafından dolanmalıyım. Aynı zamanda hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğum sargı bezi, patlayıcı, makas gibi parçaları toplamak için de etrafı kolaçan etmem gerek.

Yanlış anlamayın, bu okuduğunuz The Last of Us’ta (TLOU) karşılaştığınız kötü senaryolardan biri değil. Oyunun tamamı bu şekilde geçiyor. Hayatımda oynadığım en iyi hayatta kalma temalı oyunlardan biri olan TLOU Remastered, size hiçbir zaman kendinizi güvende hissedecek kadar kaynak sunmuyor. İster cephane olsun, ister sağlık ekipmanı; her zaman zor durumdasınız ve çatışmaya girmek intihar ile eşdeğer. Bu nedenle isteseniz de istemeseniz de her zaman tedbirli davranmalı, mümkün olduğunca sıcak çatışmadan kaçınmalı, düşmanlarınızın etrafından dolaşıp tek tek haklamalısınız.

14-08/22/lastofus-3.jpg

Rick Grames değil, Joel                                         

Oyunun büyük bölümünde yönettiğimiz ana karakter olan Joel, The Last of Us’ın büyük benzerlik taşıdığı The Walking Dead serisinin esas oğlanı Rick Grames ile büyük benzerlikler taşıyor. Sağduyu açısından fazlasıyla sorgulanabilir kararlar vermek her zaman ona düşüyor. Geçmişi pişmanlıklarla dolu. Dış görünüşü sert olsa da, kabuğunu kırınca içi yumuşacık(!). Joel’ın insani yönü oyun mekaniklerinde belirleyici unsur oluyor.

Karşınızda Nathan Drake gibi süper kahramana yakın bir Naughty Dog karakteri durmuyor. Joel çabuk yoruluyor, elindeki silahla nişan alma konusunda (yaşının da etkisiyle) çoğu zaman sıkıntı yaşıyor ve yakın dövüşte tek bir adamı haklamakta bile bazen zorlanıyor. Eline geçirdiği çakı, haydar ya da boruları bile idareli kullanması gerekiyor; yakın dövüşte avantaj sağlayan bu silahlar birkaç vuruşta kırılıveriyor.

Oyunun hiçbir evresinde, kendinizi düşmanlara karşı avantajlı hissedemiyorsunuz. Kaba kuvvet hiçbir şeyi çözmüyor. Bu noktada da zeka devreye giriyor ve gizlenmek, stratejiler belirlemek ve reflekslerinize güvenmek durumunda kalıyorsunuz. Gizliliğin bedelini çoğu zaman kaynaklara sınırlı erişim ile öderken, çatışmanın bedelini de o kaynakları çok çabuk tüketerek karşılıyorsunuz. İkisi arasındaki dengeyi bulmak, oyunda çözülmesi tamamen size kalmış düğümlerden biri aynı zamanda.

14-08/22/lastofus-5.jpg 
Aynı anda Start ve Select tuşlarına bastığınızda Joel kolbastı oynuyor

Çatışmaya girme demiyorum, hobi olarak yine gir

Virüs salgınından sonra hayatta kalabilen çeteler, yağmacılar ve askerlerle gireceğiniz savaşlarda da Gears of War’dan bu yana kullanılan siper al-ateş et mekaniği işliyor ve bu bölümler genelde uygun siperleri devrilmiş arabalar ya da masa dipleriyle sağlıyor. Ancak sıradan aksiyon oyunlarına göre önemli bir farklılık var:

Cephaneniz fazlasıyla kısıtlı ve çoğu zaman sahip olduğunuz mermi sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Bu nedenle tek bir sipere gizlenip, karşınıza kim gelirse gelsin patır patır avlamayı unutun. Bir noktada mutlaka mühimmatınız bitecek ve siperden sipere saklanıp, sizi yakalamak için dolanan düşmanı gafil avlamanız gerekecek. Düşmanların yapay zekası, gizlendiğiniz durumlarda sürekli yanınızda olan ve etrafta gezinen Ellie’yi tamamen görmezden gelmeleri dışında, özellikle çatışma anlarında mükemmel çalışıyor ve size doyurucu bir sıcak çatışma deneyimi yaşatıyor.

14-08/22/lastofus-4.jpg 
“Müsaade et de, bi’ tadına bakalım Süleyman”

Tanıdık konsept, büyüleyici öykü

The Last of Us sizi aynı anda iki yolculuğa birden çıkarıyor. Bunlardan biri, PlayStation 4 konsolunda takılı diskin, barındırdığı verileri TV ekranına yansıtmasıyla tanık olduğumuz, elimizdeki DualShock ile kontrol edebildiğimiz bir yolculuk. Bu seyahat, Joel adlı bir kaçakçının, dünyadaki insan nüfusunu büyük ölçüde yok eden ölümcül bir virüse karşı tek umut olduğu söylenen Ellie adındaki büyümüş de küçülmüş kızı şehrin dışına kaçırmakla görevlendirilmesiyle başlıyor. İkili, dahili ve harici düşmanlarla çevrelenmiş tehlikeli bir ortamda, kısıtlı imkanlarını seferber ederek yol alıyor. Yazın başlayan bu yolculuk sonbaharda yaşanan hayal kırıklığı, çetin kış koşullarında karşı karşıya kalınan çaresizlik ve ilkbaharın getirdiği fırsatların ardından vurucu bir finalle nihayete eriyor.

The Last of Us ile çıktığımız ikinci yolculuk ise kelimelerle tarif etmesi hayli zor, içsel bir yolculuk. Hayatı pişmanlıklarla dolu bir adamın, henüz küçücük yaşında başına gelmeyen kalmamış, ruhu yorgun bir kızın yolculuğu. Düşmanlıkla başlayıp, muhteşem bir dostluğa giden bir macera. Terk edilmiş kasabalarda, onlarca dakika ne bir asker, ne bir haydut, ne de bir hastalıklı görmememize rağmen hiç sıkılmamamızı sağlayan da tam olarak bu yolculuk işte.

14-08/22/lastofus-2.jpg
Her iki yolculuğun da kesiştiği yer: Harika ara sahneler

Girdiğimiz kasabalarda mühimmat aramayı ikinci plana atıp, yıllar önce ya da henüz birkaç gün evvel terk edilmiş evlerin hüzünlü öykülerini anlatan notları, mektupları ya da kitapları büyük bir heyecan ve hevesle aramamızı sağlayan… Tek bir öyküde onlarca hayata bizi misafir eden… Bir bebek odasındaki boş beşiğe, duvarlardaki rengarenk beceriksiz çizimlere bakınca içimizi burkan, alelacele toplanmış valizin yanında boylu boyunca uzanmış bir kadının cansız bedenini görünce belki de sadece birkaç dakika geç kaldığını anlamak zorunda bırakan… The Last of Us’ı ister PlayStation 3’te, ister yenilenmiş haliyle PS4’te oynayın, başka hiçbir oyunda yaşayamayacağınız hisleri sizlere yaşatan hep bu içsel yolculuktan ibaret.

Üstelik bu öyküyü yaşamak için artık hiçbir engeliniz yok. Oyundaki seslendirmeler İngilizce olsa da, geri kalan her şeyi Türkçe yapmanız mümkün. Altyazıları Türkçe yapıp, sağda solda bulduğunuz notların da Türkçe metinlerini gördükten sonra emin olun, hiçbir şeye Fransız kalmayacaksınız.

14-08/22/lastofus-6.jpg 
Oyundaki mekanlar tüm o ıssızlığa karşın adeta yaşıyor

1080p ve 60 FPS’nin gücü

Joel ve Ellie ile çıktığımız maceraya mecburen mola verdiğimiz aksiyon (ya da gizlilik) anlarında tekrarı önleyen ve her zaman heyecanın taze kalmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri de şüphesiz oyunun müthiş grafikleri. The Last of Us, önceki nesle (PS3) çıktığında da sanat anlayışı ve görsel kalitesiyle büyük övgü toplamıştı. Ancak bir yıl kadar sonra Naughty Dog, Mona Lisa’yı restore etti ve olması gereken nihai haline kavuşturdu.

Harikulade tasarlanmış bölümler, gerçek oyuncuların yüzleriyle modellenen Ellie ve Joel’ın ifadeleri, aydınlatma ve su efektleri, sonbahar, kış, ilkbahar ve zürafalar o kadar doğal ve görkemli görünüyor ki, bu oyunun bir HD makyaja sahip olduğunu söylemek mümkün değil. Naughty Dog, oyunu öncelikli olarak PS4 için geliştirmiş ve PlayStation 3 sahiplerine son bir kıyak yapıp, özelliklerini kısarak bir önceki nesle uyarlamış sanki. Her şey olması gerektiği gibi. TLOU Remastered’ı bu nedenle basit bir HD remake gibi düşünmeyin. İpek böceğinin kozasını kırıp kelebeğe dönüşmesi gibi düşünebilirsiniz ya da Mahsun Kırmızıgül’ün yıllarca arabesk albüm yaptıktan sonra yönetmenliğe soyunması gibi…

14-08/22/mahsun.jpg 
Hakkı: Kim koydu lan bu görseli buraya!

Adım Ellie, tercihim belli

The Last of Us Remastered’ın 10 saati aşkın oynanış süresi boyunca size yaşatacağı hissi tarif etmek biraz zor. Yine de şunu paylaşmak isterim: En büyük özelliği hikayesi olan bir oyunu bitirdiğinizde genelde (%100 tamamlama, tüm ekstraları açma hastası değilseniz) ikinci defa başına oturmazsınız. En azından ben bir kez bitirdiğim oyunun başında adında Dark Souls ya da Bioshock geçmiyorsa oturmam. Ancak The Last of Us’ın son ekranı biter bitmez hemen bir “Yeni Oyun+” açma ihtiyacı hissettim.

Bugüne kadar (PS3’te) oynamadıysanız ve bir PlayStation 4 sahibiyseniz, The Last of Us Remastered’ı hemen alın. Eğer bir PS4’ünüz yoksa, imkanlarınız dahilinde en yakın zamanda bir PS4 edinin ve The Last of Us Remastered’ı alın. The Walking Dead, 28 Days Later, The Road ve Children of Men’de sevdiğimiz ne varsa, hepsi ve daha fazlası bu oyunda mevcut. 

:: The Last of Us hakkında siz neler düşünüyorsunuz?

Samsung Gear VR İlk Kez Göründü

Samsung’un daha önce IFA 2014’te tanıtılacağı ortaya çıkan sanal gerçeklik aygıtı Gear VR’a ait olduğu iddia edilen 2 görüntü basına sızdı. Görüntüler Samsung’un kullanıcılarına bilim kurgu türünde bir ürün tanıtmayı planladığını gözler önüne seriyor.

Gear VR’a ait olan görüntüler, üretim biriminden. Fotoğrafları çeken kişinin yüzünü kapattığı görülürken üretim hattında çalışan biri olduğu tahmin ediliyor. Ürüne dair dikkat çekenler ise bir gözlük biçiminde olduğu ve geçtiğimiz aylarda Samsung’a yakınlığı ile bilinen SamMobile.com’un paylaştığı Gear VR görüntüsünden çok farklı olduğu şeklinde.

14-08/23/samsung-gear-vr-production-unit.jpg

Occulus Rift benzeri tasarıma sahip aygıtın mavi ve altın sarısı olmak üzere iki rengi görülüyor. Paylaşımda 2 ürün görselinin yanı sıra RRA Belgelendirme numarası da görülüyor. SM-R320 koduna sahip Gear VR’a dair diğer detaylar ise daha önceki tahminler şeklinde. Bunun için daha önce hazırlamış olduğumuz habere tıklayabilirsiniz.

14-08/23/samsung-gear-vr-production-unit-2.jpg

Sony’e rakip

Samsung Gear VR, Sony’nin Project Morpheus ile teknolojik rekabet için geliştirdiği bir aygıt konumunda. Occulus Rift yapımcıları ile birlikte geliştirildiği bilinen Gear VR, OLED ekrana sahip bir sanal gerçeklik ürünü. Galaxy tablet ve akıllı telefonlarla birlikte çalışacağı ve bu aygıtların sanal gerçeklik yoluyla entegre olan bir model olması bekleniyor.

:: Samsung Gear VR hakkında ne düşünüyorsunuz?

Samsung Akıl mı Çeliyor?

Samsung’un mobil cihazlarıyla son dönemde yakaladığı satış başarıları tüm dünyanın gözlerinin önünde gerçekleşiyor. Saklayacak bir şey yok, Güney Koreli şirket her sene Apple’ın tabletleri ile aradaki makası kapatıyor. Şirketin bu başarısında pazarlama faaliyetlerinin etkisi de yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Samsung’un en son reklam aktivitelerinden biri tablet bilgisayar modellerinden Galaxy Tab S hakkındaydı. Bu tablet modeli için kısa bir reklam yayınlayan şirket, ilginç bir konuyla tüketicilerin karşısına çıkmıştı.

Reklam, kütüphane önünde şık bir koltukta otutran bir anne odaklı. Elinde Samsung Galaxy Tab S olan kadına kameranın odaklanışı, fondaki tanıtım ve detaylar ilk etapta Galaxy Tab S’in hedef kitlesine yönelik bazı alt anlamlar içeriyor. Varlıklı, eğitimli ve stil sahibi kişiler…

#video_7445#

Kamera açısı kadının yüzüne odaklanıyor, tabletinden bir şey izlediği görülen anne, oldukça ilgili görünüyor. Galaxy Tab S ekranına gelindiğinde ise cihazın AMOLED ekranında bir kovboy filminin izlendiği anlaşılıyor. Kovboy mavi gözlü ve Galaxy Tab S sahibi kadını bir hayli etkilediği görülüyor.

Reklam filminin yayınlandığı resmi Samsung Mobile YouTube hesabında da özetle, ‘Galaxy Tab S’in AMOLED ekranından izlenen kovboyun mavi gözlerinin sevgi dolu anneyi nerelere götürdüğünü kimse tahmin edemez’ deniyor. Bu ilginç reklam videosu, içerdiği subliminal mesajlarla yoruma bir hayli açık görünüyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Acaba Apple iPad satın almaya bayılan Amerikalı bayanlara ufak bir gönderme yapılmış olabilir mi?

:: Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım. 

Galaxy S5’ten Buz Kovası İddiası!

Son günlerin fenomeni haline gelen Buz Kovası İddiası giderek yaygınlaşıyor. Teknoloji dünyasının ünlü isimlerinin katılımıyla ilgi çeken kampanya, ALS hastalığı hakkında farkındalık yaratmayı ve ALS vakfı için bağış toplamayı amaçlıyor.

Samsung fırsatı gördü

Bill Gates‘ten Mark Zuckerberg‘e, Satya Nadella‘dan Sheryl Sandberg‘e kadar birçok ismin destek verdiği kampayanın son katılımcısı ise Samsung Galaxy S5 oldu. Buz Kovası İddiası‘nın bu denli popüler olduğu dönemde, Samsung fırsatı iyi değerlendirerek suya karşı dayanıklı olan cihazının bu özelliğini rakiplerine karşı bir üstünlük olarak vurguluyor.

iPhone 5s’e ve Lumia 930’a meydan okudu

Ünlü isimlerinkine benzer şeklinde tasarlanan videoda, Galaxy S5 izleyicilere kendi sesiyle (S Voice) izleyicilere hitap ediyor. Buzlu suyun altında kalan cihaz, Buz Kovası İddiası‘nın kurallarına uygun olarak en büyük rakipleri iPhone 5s, HTC One M8 ve Lumia 930‘a meydan okuyor.

#video_7442#

Rakipler ne yapacak?

Samsung Mobile UK tarafından YouTube‘da yayımlanan bu videoya rakiplerinden nasıl bir cevap geleceği merak konusu. Kampanyanın kurallarına göre meydan okunan kişiler 24 saat içerisinde buzlu suyun tadına bakmak ya da bağış yapmak zorunda. Cihazlarında suya karşı dayanıklılık özelliği olmayan Apple ve Nokia için en doğru hareket ALS Vakfı‘na 100 Dolar bağışta bulunmak gibi duruyor.

:: Sizce Apple ve Nokia’dan bir cevap gelecek mi?

Nokia’dan HTC’ye Hoş Geldin Tweeti

Sene başından beri resmi bir Microsoft firması olan Nokia, HTC’nin geçtiğimiz günlerde tanıttığı ve detaylarını buradaki haberimizde sizlerle paylaştığımız akıllı telefonu One (M8) for Windows’a hoş geldin dedi.

Platforma çıkan modeller arttıkça Windows Phone ekosisteminin gelişiminin artacağını bilen Nokia, bu yüzden HTC’ye merhaba dedi.

Nokia’nın İngiltere’deki resmi Twitter hesabından paylaşılan görsel ve yazıda HTC’nin tekrardan Windows Phone ile çalışan akıllı telefon üretmesine memnun olduğunu söyleyen Nokia, aynı zamanda HTC için “Frenemies” yani “rakip dostlar” tanımını da kullandı.

 

Microsoft bunu sıkça yapıyor

Geçtiğimiz yıl Playstation 4 ve Xbox One’ın ilk tanıtıldığı zamanda da Playstation 4 için Sony’yi Twitter üzerinden tebrik eden Microsoft, iş ortaklığı bulunan rakipleri ile sosyal medya üzerinden konuşmayı seviyor. Microsoft her ne kadar kendi telefon üreticisine sahip olsa da, HTC’nin ya da başka bir firmanın ürettiği Windows Phone’lar da Microsoft için büyük bir gelir kaynağı. 

:: Nokia’nın bu tweetini nasıl yorumluyorsunuz?

Gigabyte GA-Z97X-Gaming G1 İncelemesi

Gigabyte tarafından üretilen ve Intel’in en yeni yongası Z97‘yi barındıran bu anakart kullanıcılara yüksek performanslı bir oyun sistemi yapmak için ideal bir başlangıç noktası sunuyor. Bu anakartın özelliği LGA 1150 destekli en güncel işlemcileri desteklemesi yanında elbette sunduğu birçok PCI Express yuvası sayesinde çoklu ekran kartı kurulumlarına izin vermesi.

Bol ekran kartı!

Oyunlarda işlemcilerin performansı sınırlayabilmesi konusu genellikle eskide kalan bir şey. İşlemciye takılmayan oyunlarda ise anahtar grafik performansını yükseltmek. Bu anakartla birlikte dört ekran kartına kadar Nvidia SLI ve AMD CrossFire kurulumları yapmanız mümkün oluyor. Eğer iki tane kart kullanacaksanız ikisini de fiziksel olarak 16x çalışan yuvalara takıp araya bir mesafe koyarak yapmanızı öneriyoruz.

Özelleşmiş ses sistemi

Tam ileri seviye ses kartları etraftan kayboldu derken tepe modellerde bu işin neredeyse mucidi diyebileceğimiz Creative’in üst seviye bir ses işlemcisini görmek bizleri sevindiriyor. Aynı zamanda Gigabyte bu anakartta üzerinde özel bir PCB tasarımını kullanmış durumda. Bu şekilde ses işlemcisi ve bileşenlerini ana kartın gerisinden ayırıyor ve temiz ses almanızı sağlıyor.

#video_7441#

Gigabyte GA-Z97X-Gaming G1 Teknik özellikler

Yonga: Intel Z97 Express
İşlemci desteği: Intel LGA1150
Bellek: 4 x DDR3 1600 MHz yuva (OC ile 3200 MHz)
Yuvalar – Arka: 2 x USB 2.0 DAC-UP, 6 x USB 3.0, 2 x Gigabit LAN, PS/2, DVI, DisplayPort, HDMI, 5 x 3,5 mm ses çıkışı, SPDIF optik ses çıkışı
Yuvalar – İç: 2 x PCI Express 16x (v3.0), 2 x PCI Express 16x (8 x çalışıyor, v3.0), 3 x PCI Express 1x (v2.0), 3 x ikili USB 2.0 başlığı, USB 3.0 (ikili) başlığı, 10 x SATA 3.0 (2 tane SATA Express), 1 x işlemci fan bağlantısı, 4 x kasa fan bağlantısı
Ses: Creative Sound Core 3D
Network: Killer E2200
Kutu içeriği:4 x SATA kablosu, Nvidia 2, 3 ve 4’lü SLI köprüleri, AMD CrossFire köprüsü.

:: Sisteme bu anakartla başlarsanız devamı nasıl gelir?
Sistem tavsiyelerinizi bekliyoruz!

Android’in Yarısı Samsung!

Dünyanın her noktasında, en iyi operatör bağlantısını bulmayı sağlayan OpenSignal, bir açıdan da inanılmaz bir veri kaynağı olarak da biliniyor. OpenSignal’in sunduğu verilere göre, Android dünyasındaki cihaz fragmantasyonu yani marka ve cihaz dağılımı yapıldı.

En değerli veri

Dünyanın en gözde platformu olan mobil cihazlar hakkında bilgi toplamak da oldukça değerli. Hem üreticiler hem de programcılar için önemli olan platform fragmantasyonları, Android ekosistemi için detaylı bir şekilde yapılmış. Böylece hangi markanın, ne kadar pazar payı olduğunu; markaların en çok satan modellerini görebiliyorsunuz.

Pilot bir bölge belirleniyor ve o bölgedeki tüm Android cihazların fragmantasyonu çıkartılıyor. ABD pazarının da tabloda etkisi oldukça fazla. 

Android’in yüzde 43’ü Samsung’un

Android ekosisteminin en önemli oyuncusu olan Samsung, ilgili pazarın yüzde 43’ünü elinde bulunduruyor. Her ne kadar son dönemlerde düşüşe geçse de, Samsung bu pazarın bileği zor bükülecek ismi gibi lider köşesindeki yerini almış durumda.  Samsung’un pazar payını bu derece yüksek tutan en önemi durum ise 12 – 13 popüler akıllı telefon modeli. Samsung’un diğer modellerine baktığımızda, rakiplerine göre çok da fazla satmadığı görülüyor. Firmayı rakiplerinden ayıran çıkardığı 13 model.

14-08/22/android-marka-fragmantasyonu.jpg

4.8 market değeriyle pazarda dikkat çeken Sony’i LG ve Motorla izliyor. Gerçi Google cihazları da ayrı bir şekilde sıralanmış. Google cihazlarının büyük bir kısmını üreten firmanın da LG ve Samsung olduğunu hatırlatalım. Yani oradan da gizli bir pay bu iki firmaya gidiyor.

ZTE, Asus, Lenovo ve Huawei gibi firmaların da güzel pazar payı elde ettiği alanda, Verizon ve başka operatörlerin cihazları da ayrı bir markaymış gibi gösterilmiş.

En çok satan modeller

14-08/22/android-cihaz-fragmantasyonyu.jpg

Galaxy S3, Android dünyasındaki en çok kullanılan akıllı telefon olarak dikkat çekiyor. Samsung’un global olarak çıkardığı Exynos 4 Quad işlemcisini kullanan model pazar payının lideri. Ayrıca diğer LTE destekli S3 modelleri de ayrı ayrı topandığında bu rakam çok daha ileri seviyelere çıkıyor.

Yapılan testlerde Android 4.4 KitKat kullanımı, pazarın yüzde 21’ine ulaşmış durumda. iOS tarafında ise son sürüm olan iOS 7 kullanımı yüzde 91. Android pazarı hala güncelleme konusunda Apple’ın gerisinde.

Tabi bu tip analiz sonuçları kesin doğru bilgiyi verme garantisi bulunmuyor. Ayrıca analizin Çin bölgelerini de çok dahil etmediğini görüyoruz. Global akıllı telefon dağılımına baktığımızda Çin üreticileri ciddi derecede pazarı domine ediyorlar. Çin’i aradan çıkartıp, tablet pazarını da eklediğimizde ekosistemdeki denge bir anda değişiyor.

:: Sizce yakın zamanda Samsung’u pazar payı açısından hangi firma tehdit edebilir?

Moto X+1’in Basın Görseli Sızdı

Motorola’nın önümüzdeki günlerde Berlin’de düzenlenecek IFA 2014 fuarında tanıtacağı akıllı telefonu Moto X+1’in basın görseli sızdırıldı. Daha önce teknik özellikleri ortaya çıkan akıllı telefonun nasıl bir donanıma sahip olacağını görmek için buradaki haberimize bir göz atabilirsiniz. 

Geçtiğimiz haftalarda emekliye ayrılan ve adına bağış kampanyaları düzenlenen sızıntı devi @evleaks’in emeklilik hediyesi olarak sızdırdığı Moto X+1’in 5,2 inç boyutunda ekrana sahip olacağı iddiası da bu görsel ile birlikte doğrulanmış oldu.

14-08/22/evleaks-1408710817.jpg

Moto X ve Moto E karması

Akıllı telefonun tasarımı Motorola’nın diğer modelleri Moto X ve Moto E’nin karması gibi duruyor. Ön cepheden bakıldığında giriş seviyesi model Moto E’yi andıran Moto X+1, arkadan baktığımızda öncülü Moto X’e benzemekte.

İki farklı renk seçeneği

Motorola’nın akıllı telefonları genelde çok renk seçeneği ile satışa sunuluyor. İlk iddialara göre Moto X+1 modelinde bu stratejisini izlemeyecek olan şirket, Moto X+1’i ilk etapta ahşap görünümlü ve siyah olmak üzere iki farklı renk seçeneği ile satışa sunacak. 

:: Moto X+1 hakkında ne düşünüyorsunuz?

Galaxy S5 Mini’nin Türkiye Fiyatı

Nisan ayında satışa sunulan Galaxy S5 modelinin merakla beklenen mini sürümü Galaxy S5 Mini, 1 Temmuz’da resmen tanıtılmıştı.  

Galaxy S4 Mini‘nin devamı niteliğindeki akıllı telefon, teknik özellikler çok da fazla değişiklik sunmuyordu. Zaten yazımızın sonlarında Galaxy S5 Mini hakkındaki detaylara ulaşabileceksiniz.

Samsung Galaxy S5 Mini Türkiye Fiyatı

Ağustos’un son haftası Türkiye’de satışa sunulacak olan Samsung Galaxy S5 Mini’nin fiyatı da belli oldu. 1300 TL fiyat etiketine sahip olacak akıllı telefon, neredeyse geçtiğimiz yılın üst seviye modelleriyle benzer bir fiyata sahip denilebilir. Bu yüzden yeni nesil mini modellerle, geçtiğimiz yılın amiral gemileri, çetin bir fiyat performans mücadelesi verecekler.

Samsung Galaxy S5 Mini hakkında tüm bilgiler!

Samsung Galaxy S5 Mini, tasarım olarak Galaxy S5′e birebir benziyor. Dış görünüşteki en belirgin fark ise aşağıdaki microUSB 3.0 portu yerine kullanılan standart microUSB 2.0 portu ve daha küçük yapısı. Tabi kenar yapısının Galaxy S5′e göre S5 Mini’de daha oval olduğunu da belirtelim.

Su geçirmiyor ve parmak izi okuyor

Samsung Galaxy S5 gibi, Galaxy S5 Mini’de IP67 sertifikasına sahip. Böylece bu cihaz da suya karşı dayanıklı olacak.

Samsung’un en iyi ekranlı Mini’si!

Daha önceki Galaxy S3 Mini ve S4 Mini modellerine baktığımızda ekran olarak çok övgü almayan ve rakiplerinden geride cihazlardı. Şimdi ise Samsung, Galaxy S5 Mini’nin ekranını, diğer minilerin çok daha önünde bir seviyeye çıkartıyor.

4.5 inç büyüklüğünde 720p çözünürlüğünde Super AMOLED ekran kullanacak cihaz daha kaliteli bir görüntü sunacak. Cihaz 326 ppi piksel yoğunluğuna sahip olacak.

Samsung Galaxy S5 Mini’de Exynos sesleri

Galaxy S3 Mini‘de ST Ericsson serisi micro işlemci kullanan SamsungGalaxy S4 Mini‘de iseQualcomm’un çift çekirdekli ve Krait mimarili Snapdragon 400 işlemcisini kullanıyordu. Cihazda yine 1.5 GB RAM bulunuyordu.

Donanım olarak bu sefer mini modelinde kendi işlemcisine veren SamsungGalaxy S5 Mini‘de Exynos 3 Quad işlemcisini kullanacak. Bu işlemci, Galaxy S3‘teki Exynos 4 Quad’ın performans olarak biraz gerisinde bir işlemci denilebilir.

ARM Cortex A7 mimarisini kullanan 4 çekirdekten gücünü alan işlemci, 1.4 GHz hızında çalışıyor. Cihazda grafik işlemci olarak da Mali-400MP4 grafik işlemcisi kullanılıyor.

Hatırlatma: Galaxy S3′teki Exynos 4 Quad işlemcisinde 1.4 GHz hızında çalışan 4 çekirdekli ARM Cortex A9 işlemcisi ve Mali 400 MP4 GPU‘su kullanılıyordu.

Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Galaxy S4 Mini’den performans olarak daha geride kalacağı görülenGalaxy S5 Mini, sadece Galaxy S5‘e benzetilmiş ufak bir model denilebilecek seviyede. Tabi ekrandaki geliştirmeleri de unutmayalım.

Diğer Özellikler

1.5 GB RAM16 GB dahili hafıza ve microSD kart girişi, 8 Megapiksel ana kamera, 2.1 Megapikselön kamera, LTE, 3G, WiFi, Bluetooth 4.0, NFC, IR, GPS gibi özelliklerle donatılan cihaz,Samsung’un yeni nesil TouchWiz arayüzünü ve Android 4.4.2 KitKat işletim sistemini kullanıyor.

 

Facebook’tan Hata Başına 500 Dolar

Sanal gerçeklik alanında Sony’nin Project Morpheus’u ile birlikte şu an lokomotif konumunda olan Oculus Rift’i Mart ayında Facebook 2 milyar dolara satın almıştı. Sosyal medya devi şimdi de Oculus Rift’in iyileştirme çalışmalarına hız kazandırdı. “Hatasız sanal gerçeklik olmaz” düsturuyla harekete geçen Facebook, Rift’i kullananları buldukları hataları geliştiricilerle paylaşmaya davet ediyor.

Üstelik bu davet hayrına değil. Şirket, bulunan her hata için en az 500 dolar ödemeyi kabul ediyor. Ancak Oculus ile ilgili hataların çoğunluğu Oculus web sitesinde ve geliştirici mesajlaşma sisteminde tespit edilmiş durumda. Elbette gelecekte SDK’lar ve donanım ile ilgili yeni hatalar ortaya çıkabilir.

Aynı yöntem Facebook için de kullanıldı

Geçtiğimiz yıl kendi sisteminde bulunan hatalar için toplamda 1,5 milyar dolar para ödülü dağıttığı belirtilen Facebook’un, Oculus Rift için de kesenin ağzını açması, VR teknolojilerinin iyice yaklaştığının da bir göstergesi olarak görülebilir. En düşüğü 500 dolar olan hata raporlarında üst sınır bulunmuyor ve hatanın kritikliğine göre ödül artıyor.

:: Sizce Oculus Rift yeterince güvenli olacak mı?