iCloud Kilidini Kırdılar

Apple, cihazlarındaki güvenliği arttırmak ve çalıntı iCihazlarının kullanımının önüne geçmek için geçtiğimiz yıllarda iCloud kilidini devreye sokmuştu. iCloud kilidi sayesinde çalıntı iPhone, iPad ve iPod touch cihazlar etkinleştirilemiyordu. Apple’ın koymuş olduğu bu sistem uzun bir süredir kırılamamıştı. Ta ki bugüne kadar.

Chronicunlocks sitesi iCloud kilidini 150 dolar karşılığında kırdığını öne sürüyor. iCloud kilidini kırmak için bu siteye iPhone‘un modelini ve IMEI numarasını verdikten sonra ödeme yapmanız gerekiyor. Tüm işlemleri gerçekleştirdikten sonra 3 ile 15 gün arasında cihazın iCloud kilidinin kırılacağı söyleniyor.

Siteye gitmek için tıklayın.

Beklemekte fayda var

Bu işlemin ne kadar güvenilir olduğu konusunda henüz kesin bir bilgi bulunmuyor. Muhtemelen önümüzdeki günlerde sitenin gerçekten bu işlemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği ortaya çıkar. Şimdilik beklemekte fayda var. Gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

:: iCloud kilidini kırdınız mı?

LG G Watch Nasıl Açılacak?

LG‘nin Google I/O etkinliğinde tanıttığı akıllı saat G Watch, şimdiden bir çok kişinin bileğinde yerini aldı bile. Akıllı saati rakiplerine göre farklı kılan özelliği, Android Wear işletim sisteminin yanı sıra, cihazın sürekli açık kalacak şekilde tasarlanmış olması. Bu sebepten dolayı üzerinde görülebilir bir tuş barındırmayan G Watch‘un kapanması durumunda nasıl açabileceğimizi Android Central anlattı.

Saatin hiç kapanmaması kulağa ilk başta güzel bir fikir gibi gelse de, şarj aletine erişemeyeceğiniz bir yerde saatin şarjının bitmesi ya da başka bir sebepten kapanması fazlaca canınızı sıkabilir. Cihazı kendi isteğiniz ile kapatmak oldukça kolay olsa da, açmak maalesef çok kolay değil.

İki farklı yöntem ile açılıyor

Akıllı saat iki farklı yöntem ile açılmakta bu yöntemleri sonraki sayfalarımızda görseller ile birlikte sizlere anlatıyoruz.

{pagebreak:::: 2} Kolay yol

Evinizde otururken G Watch‘un şarjının bitmesi ya da başka sebepten kapanması durumunda yapmanız gereken şey oldukça basit. G Watch’u kapalıyken şarja takmanız durumunda saat kendi kendine açılacaktır. Kutudan ilk çıkarttığınızda da bu yöntemi uygulayarak akıllı saatinize kavuşabilirsiniz. Peki ya şarj aletine ulaşamıyorsanız?

{pagebreak:::: 3} Zor yol

Dışarıda ya da şarj aletine ulaşamayacağınız bir yerdesiniz ve akıllı saatiniz yanlışlıkla kapandı. Bu durumda G Watch‘u tekrardan açmak için eve kadar sabretmenize gerek yok. Saatin altında bulunan ufak tuşa sim kart çıkartma aparatı ya da benzeri ince bir nesne ile basmanız durumunda G Watch tekrardan açılacaktır.

:: Sizce LG, G Watch’a bir tane tuş koysa batar mıydı?

 

 

HTC One mini 2 İncelemesi

HTC’nin en yeni tepe modeli One M8 birçok kullanıcımıza göre hâlâ en iyi yeni nesil akıllı telefon durumunda ve bu başlangıçtan güç alan HTC çok geçmeden One mini’nin yeni sürümünü de piyasaya sürdü. One mini 2 gövde, tasarım ve görünüş olarak büyük kardeşine benziyor ama arada 1000 liralık bir fark var.

Desire 610 gibi ama değil

Donanımsal özellikleri açısından baktığımızda kalbindeki yonga Desire 610’la aynı olan One mini 2 daha iyi ekran ve metal kasa sunuyor. Elbette Snapdragon 400 bu fiyat seviyesindeki bir cihazda hayal kırıklığı yaratıyor. One mini 2’yle ilgili diğer yorumlarımızı ve tüm özelliklerini videomuzda bulabilirsiniz.

#video_4504#

Bu videoyu YouTube’da Full HD olarak izlemek için tıklayın

Teknik özellikler

Üretici: HTC
Ekran: 720×1280 piksel, 4,5 inç, SUper LCD2
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 400, 1,2 GHz, 4 çekirdek
Grafik işlemcisi: Adreno 305
İşletim sistemi: Android 4.4.2 Kitkat
Kamera: 13 megapiksel arka, LED flaşlı / 5 megapiksel ön
Depolama: 16 GB yerleşik, 128 GB’a kadar microSD kart
Kablosuz ağ: HSPA+, Wi-Fi 802.11b/g/n, Bluetooth 4.0
Pil: 2110 mAh

 

:: One mini 2 geçen senenin tepe modellerine karşı nasıl görünüyor?
ShiftDelete.Net forumlarında tartışıyoruz.

M&W Aksesuar Ailesi Genişliyor

Çanta ve tablet kılıfı tasarımlarıyla kullanıcılara farklı ve ihtiyaca yönelik çözümler sunan M&W ürün ailesi, yerli üretimde dizüstü bilgisayar çantaları, tablet kılıfları, cep telefonu kılıfları ve imza attığı birçok özel tasarım ve kurumsal çözümler ile pazarda önemli yer ediniyor. Yakaladığı yükseliş trendini son dönemde yaptığı uluslararası anlaşmalarla daha da büyüterek M&W markasını daha farklı ürün yelpazesi ile genişletiyor.

Günümüzde hızla çoğalan mobil ürünler ile birlikte bu ürünleri daha güvenli taşımak ve şık görünmek de yükselen bir trend olarak göze çarpıyor. M&W, ihtiyaçlara yönelik yeni çözümlerini mouse, soğutucu, wireless teknolojisine sahip ürünler ile sizlere sunarken, yakın gelecekte de giyilebilir teknolojilerle tüketicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Bir süredir bu konu üzerinde çalışan Marka Teknoloji çok özel anlaşmalarla Türkiye’ye kazandıracağı ürünleri M&W olarak satışa sunacak.

Android için Jolla Launcher’ı Deneyin

Android işletim sisteminin açık yapısı sayesinde farklı işletim sistemlerinin arayüzlerinin ve çeşitli özelliklerinin Android‘e uyarlanması oldukça kolaylaşıyor. Geçtiğimiz yıl Nokia‘dan ayrılan bir grup çalışan tarafından kurulan Jolla‘nın Sailfish OS isimli, Meego tabanlı işletim sisteminin arayüzü de bu uyarlanan arayüzler arasında yerini aldı.

Jolla ekibi bir kaç ay önce Android işletim sistemli telefonlarda çalışacak Sailfish OS Launcher’ı hazırlayabileceklerini duyurmuştu ancak XDA geliştiricileri Jolla‘dan daha hızlı davranmışa benziyor. Alpha sürümünde yayınlanan launcher, an itibariyle Android 4.2.2 Jelly Bean ve üzeri işletim sistemine sahip akıllı telefonlarda kullanılabilir durumda.

Devrimsel özellikler

Launcher Google Play Store‘dan indirebileceğiniz onlarca launcherdan bir kaç özellik ile ayrılıyor. Bunlardan en çok dikkat çekeni Android‘in sanal tuşlarının ortadan kaybolması ve tüm telefonun küçük parmak hareketleri ile kullanılabilir hale gelmesi.

Jolla Sailfish Launcher ile parmağınızı aşağıdan yukarı kaydırarak menüye ulaşabilir, yukarıdan aşağıda kaydırarak kilit ekranına ulaşabilir ya da kilit ekranındayken yukarıdan aşağı yapacağınız ufak bir parmak hareketi ile hızlı ayarlar menüsüne erişebilirsiniz. Bunlar gibi bir çok özelliği içerisinde barındıran Sailfish Launcher‘ı indirmek için sonraki sayfaya göz atabilirsiniz.

{pagebreak:::: 2} Launcher’ı deneyin

Sailfish Launcher henüz Alpha aşamasında olsa da, oldukça stabil çalışıyor. Yaptığımız birkaç saatlik test süresinde ufak tefek hatalar ile karşılaştık ancak launcherın tam ekran çalışması, dolayısıyla sanal tuşları ortadan kaldırması bu ufak hataları görmezden gelmemizi sağladı.

Siz de Android 4.2.2 Jelly Bean ve üzeri işletim sistemi ile çalışan akıllı telefonunuzda Jolla Sailfish Launcher‘ı denemek istiyorsanız buradaki link aracılığı ile APK dosyasını indirebilir ve cihazınıza kurabilirsiniz. Uygulamayı kurmadan önce Ayarlar > Güvenlik > Bilinmeyen Kaynaklar seçeneğinin işaretli olup olduğunuzdan emin olmalısınız.

“Yükleme sonrasında cihazınızda oluşabilecek hasarlardan ya da bilinmeyen kaynaklar seçeneğini aktif hale getirmenizden dolayı cihazınıza girebilecek zararlı yazılımlardan Shiftdelete.net sorumlu değildir. 3. Parti geliştiriciler tarafından uyarlanan/hazırlanan uygulamaları ya da romları yüklemek her zaman düşük de olsa risk içermektedir.”

:: Jolla Sailfish Launcher’ı beğendiniz mi?

Bilgileri Kalıcı Hale Getirmenin 5 Kısayolu

Öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlamak zor gibi görünse de, günlük akışınız içinde yapacağınız küçük değişikliklerle öğrendiğiniz bilgilerin kalıcı olmasını sağlamanız mümkün:

Zihninizi hazırlayın

Öğrendiklerinizi kalıcı hale getirmeye başlamadan önce biraz eğlenmeye hazır mısınız? Aklınızdan geçen ilk kelimeyle kafiyeli olabilecek tüm kelimeleri bulmaya çalışın. Kelime bulamamaya başladığınız seviyede, anlamsız kelimeler üretin. Bu kısa ve basit alıştırma, zihninizin öğrenmeye ve üretmeye açık hale gelmesine yardım edebilecek bir ısınma çalışması.

Aynı hedefle yola çıkmış arkadaşlar edinin

Bir şeyler üzerinde çalışmak ya da yeni bir şeyler öğrenmek için isteksizseniz, öğrenme sürecinize yakınınızdaki bir arkadaşınızı dahil ederek deneyiminizi eğlenceli hale getirebilirsiniz. Grup çalışması, yaptığınız işe daha iyi odaklanabilmeniz ve süreci daha iyi gözlemleyebilmeniz için mükemmel bir araçtır. Yalnızca kendinize karşı değil, grubun diğer üyelerine karşı da sorumluluk taşıdığınız için sizi öğrenmeye ve gelişime daha açık hale getirir.

Çalışma ortamınızı düzenleyin

Öğrenmenin gerçekleştiği ortam, öğrenme kalitenizi doğrudan etkileyen bir dinamiktir. Çalışma ortamınızın temiz ve sessiz olmasına dikkat edin. Zaman zaman park, kafe, kütüphane gibi farklı ortamlarda çalışarak öğrenme sürecini monoton bir deneyim olmaktan kurtarabilirsiniz. Uyku ve rahatlamayla özdeşleştiği için yatakta çalışmaktan kaçınmalısınız.

Odaklanın

“Multitasking’’ olarak tabir edilen aynı anda bir çok şeyi yapabilme yeteneği günümüzde her ne kadar değer gören bir özellik olsa da, aynı anda bir çok farklı şeyle uğraşıyor olmak yaptığınız işlerin kalitesini düşürür. Sonucunda yaptığınız hataları düzeltebilmek için daha fazla zaman ve efor sarf etmek durumunda kalırsınız. Bu nedenle bir anda yalnızca tek bir şeye odaklanmaya ve yaptığınız işi en iyi şekilde tamamlamaya özen göstermelisiniz.

Hata yapmaktan korkmayın

Başarıya giden yolda hata yapmaktan çekinmeyin. Hatalarınızı öğrenme sürecinizin bir parçası olarak gördükçe ve üzerinde düşünmek için efor sarf ettiğiniz sürece, size yeni bakış açıları kazandırdıklarını ve olaylara geniş bir çerçeveden bakmaya başladığınızı fark edeceksiniz.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Yazar: Uplifers.com

İşletim Sistemi Savaşlarında Yeni Perde

Sektörümüzün önde gelenleri belki de önümüzdeki beş yılda “www” ile başlayan web sitelerinin hayatımızda olmayacağını iddia ediyor. Peki, her şey mobil olacaksa ve masaüstü işletim sistemlerini mobilleriyle değiştireceksek biz kullanıcıların bundan faydası ne yönde olacak?

Aslında bu sorunun yanıtı çok kolay. Malum en baskın mobil işletim sistemleri iOS ve Android. Onları geriden takip eden Windows Phone ve BlackBerry OS10 izliyor. Ayrıca Samsung’un yeni mobil işletim sistemi Tizen’i de unutmamak gerek. Hal böyle olunca çok fazla alternatif de kalmıyor son kullanıcı tarafında.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/basliksiz-21403389490.jpg

Milli işletim sistemi

Bir dönem ülkemizde Linux tabanlı mili bir işletim sistemi için düğmeye TÜBİTAK önderliğinde basılmıştı. Ancak gelişen mobil teknolojiler bu inisiyatifin devam ettirilmesinin önünde dev bir engel olarak yer aldığı için konu şimdilik rafa kalkmış durumda. Bana sorarsanız milli işletim sistemi ulusal güvenlik tarafında gerekli ama şart değil. Gerçi bırakalım bunu da ülkemizin siber güvenlik uzmanları düşünsün. 

Mobil tarafa tekrar dönecek olursak buradaki savaşın gittikçe kızıştığını görüyoruz. Son iOS 8 hamlesiyle Apple kurumsal tarafa biraz daha ağırlık vermiş görünüyor. Samsung gibi Android tarafının lokomotifi olan şirket kendi işletim sistemi Tizen ile pazarı zorlamaya hazırlanırken BYOD kavramını arkasına alarak son kullanıcı tarafındaki gücünü kurumlara taşımak hedefinde. Buradan hareketle yerli ya da yeni bir işletim sistemi için çok geç kalınmış olduğunu da itiraf etmek gerekiyor.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/4591228_700b1397822787.jpg

Atı alan Üsküdar’ı geçti mi?

Tabii ki hayır. Çünkü işletim sistemi mobil cihazların omurgasını oluştursa da bu sistem üzerine kuracağınız katmanlarla sistemi hem daha güvenli hem de kendinize özel hale getirmeniz mümkün. Bu da özelleştirilmiş bir sistemin tamamen önünüze açılması anlamına geliyor.

Sonuç olarak işletim sistemi savaşları devam ediyor ve bu rekabet artarak da sürecek. Asıl önemli olan ülkelerin, kurumların ve kullanıcıların bu rekabete ne kadar hazır olduğu. Eğer rekabete hazır değiliz derseniz kaybedenler kulübündeki yerinizi ayırın.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşın.

Kurumsal Dünyanın Yüzü Değişiyor

Çok iyi hatırlıyorum bundan tam 14 yıl önce bilgi işlem sorumlusu olarak çalışmaya başladığım dönemde eş zamanlı olarak şirkette yeni bir otomasyon sistemine geçme kararı da alınmıştı. Yazılımın kurulması için kelli felli amcalar gelmiş, saatlerce çalışmış ve bu sürecin detaylarını da bizlerden sır gibi saklamışlardı. Sonra teknik uzmanlar eşliğinde günlerce eğitimler sürmüş ve nihayet aylar sonunda ısrarlı çalışmalar ile yeni sistemi kullanabilir hale gelmiştik.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, sadece üç yıl öncesine kadar ağ altyapısı ve sunucu sistemleri ile çalışmak için profesyonel sertifikalara sahip bilgi işlem uzmanları bulmanız gerekiyordu. Şimdi bunların değiştiğine şahit oluyoruz. Nasıl mı?

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/ekip_calismasi-21395649920.jpg

Ebeveynler ve Çocukları

Evimize ilk bilgisayar geldiğinde annem ve babam ona asla dost olamayacakları yabancı bir gezegenden gelmiş nesne olarak bakıyorlardı. Teknolojisinden anlamasalar bile faydalı bir şey olduğuna inanmışlardı. Gerçekten de öyleydi çünkü bu gün sahip olduğum yetenekleri o günlerdeki merakıma borçluyum.

Yirmi yılda değişen şey şu oldu artık hem annem hem de babam bilgisayar kullanabiliyor. Ne DOS işletim sistemi komutları bilemeleri gerekiyor ne de uygulama kurmanın inceliklerini. Teknolojik hayat onlar için bir dokunuş kadar kolay.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/teknosa11380292230.jpg

Patronlar ve Çalışanları

Artık patronların teknolojiden anlaması, sunucu sistemleri altyapısı için çalışanlarının kendilerine söylediklerine koşulsuz şekilde inanması dönemi sona erdi. Kurumsal dünyanın ihtiyacı olan her türlü teknoloji şekil değiştirdi. Donanımlar bulut platformlarına ve uygulamalar servislere dönüştü.

Bir web sitesi açmak tıklamalar mesafesinde kolaylaştı. Şirketinize santral sistemi bile kurmanıza gerek bırakmayacak servisler var. Üstelik donanıma yatırım yapmanıza bile gerek kalmıyor çünkü yeni nesil kendi bilgisayarı, tableti ve telefonu ile şirketlerinde işe başlıyor.

Günün Sonunda

İşletmeler için artık düşünce hızında teknolojiyi kullanma dönemi başlıyor. Üstelik teknik karmaşalardan çok uzak, sadece kullandığı kadar ödeme yapacağı ve işi bittiğinde hiç düşünmeden “hesabımı sil” düğmesine basabileceği.

Elbette bu dönüşüm teknolojinin uzmanlık gerektiren yönlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Sahnenin arkasında bunlar var olmaya devam edecek. Sadece kurumsal dünya gülen bir yüz ile muhatap olacak.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Nokia Con Etkinliği Ay Sonunda

iOS‘un mutlak hakimiyetinin olduğu Japonya, Windows Phone platformunun en büyük temsilcisi Nokia‘ya ev sahipliği yapacak. Şirketin Nokia Con adlı etkinliği 27 Temmuz tarihinde Japonya‘da düzenlenecek. Etkinliğin ülkedeki WP geliştiricilerini ve hayranlarını bir araya getirmesi bekleniyor.

WP Japonya’da pes etmiyor

Windows Phone pazar payının yüzde 1‘lerde gezdiği ülkede platformu tutundurma çabası olarak algılanan organizasyon, telefon pazarı uzmanı Yamane Yasuhiro tarafından yönetilecek. Etkinlikte bir Windows Phone modelinin tanıtılıp tanıtılmayacağı henüz bilinmiyor.

Ücretsiz etkinlik

İsteyen herkese açık olan etkinliğin katılım ücreti ise bulunmuyor. Katılımın ücretsiz olması ve katılımcılar için sayıları onlarla ifade edilebilecek kontenjanlar ayrılması, WP platformuna ülkedeki ilginin ne kadar az olduğunu göstermesi açısından oldukça manidar. Bakalım gelecekte Nokia ve WP, Japonya’da başarılı olabilecek mi?

:: Bir sonraki akıllı telefonunuz Windows Phone olabilir mi?

 

Samsung: ‘Galaxy S5’e Geçin Çünkü…’

Koreli teknoloji şirketi Samsung, son amiral gemisi Galaxy S5‘e yönelik reklam kampanyalarını sürdürüyor. Yeni bir reklam filmiyle cihazı desteklemeye devam eden şirketin hedefinde bu defa kendi kullanıcı kitlesi bulunuyor. Çeşitli reklamlarında Apple‘a ve Apple kullanıcılarına göndermelerde bulunan Samsung, bu defa stratejisini farklılaştırmış.

Galaxy S3 kullanıcıları hedef kitle

Önceki nesil Galaxy kullanıcılarını yeni cihazı Galaxy S5‘e yönlendirmeye çalışan şirket, son reklamında Galaxy S3 kullanıcılarını hedef alıyor. Her iki cihazın kamera açısından karşılaştırıldığı reklam filminde, yeni cihazın kamerasının artan çözünürlüğüne ve gelişen ayrıntı düzeyine dikkat çekiliyor.

Kamera karşılaştırması

Galaxy S3‘ün 8 MP arka kamerasına karşın Galaxy S5‘in 16 MP arka kamerasının bulunduğunu kullanıcılara hatırlatan reklamda, yeni telefonun kamera sensörünün düşük güç tüketimi ve dengeli ışık dağıtımı gibi özelliklerine de vurgu yapılıyor. Bakalım Samsung yeni reklam kampanyası ile eski Galaxy kullanıcılarını yeni modele geçmeye ikna edebilecek mi?

#video_4295#

:: Akıllı telefonunuzu ne kadar zamanda yeniliyorsunuz?

 

Güçlü ve Özgür: Troller T4

Troller Veículos Especiais 1995 yılında faaliyete geçtiğinde, Brezilya’nın kuzeydoğusunda bulunan Ceará bölgesinde arazi araçları üreten bir otomotiv şirketiydi. İlk fabrikasını 1999 yılında açıp seri üretime geçti. Şirketin ana modeli Troller T4, 2005 yılında Afrika’da açılan üretim tesisiyle yine arazinin geniş olduğu bu kıtada satışa başladı.

Takvimler Ocak 2007’yi gösterdiğinde ise Ford do Brasil, açıklanmayan bir ücret karşılığında Troller’a sahip olduğunu duyurdu.O günden bu yana Ford bünyesinde varlık gösteren Troller, halen T4 üretmeye devam ediyor. Üstelik alametifarikası olan Troller T4 her yıl gelişip yenilenmeye devam ediyor.

Afrika işi Wrangler

Ünlü Jeep Wrangler modelinden tasarım esintileri barındıran T4’ün Ford yapımı 3,2 litre hacimli turbo dizel motoru aracın her koşulda yüksek performansla çalışmasını sağlıyor. Standart dört çekerli, 5 ileri Eaton düz vitesle kullanılan T4’ün motoru MWM tarafından geliştirilmiş ve ilk olarak 2004 yılında kullanılmış.

Sadece üç kapılı bir model olarak tasarlanan Troller T4, fiberglas gövde ve çelik şasi gibi arazi araçlarının olmazsa olmazı sayılabilecek dizayn bileşenlerine sahip. Plastik koruma parçaları ve yükseltilmiş süspansiyon sistemi ile çekici bir görünüme kavuşan T4’ün yuvarlak farları ve LED stop lambaları da göze çarpıyor.

:: Bu araçla ilgili görüşlerinizi paylaşın.

Apple iWatch’u Beğenmediler

Apple, iWatch’u daha iyi bir cazibe merkezi haline getirmek için vargücüyle çalışıyor. Ancak görünen o ki, saatleriyle dünya genelinde büyük prestij sahibi olan İsviçreli üreticiler, Apple için “fazla iyi” olduklarını düşünüyor ve tüm bu teknoloji savaşından uzak kalmayı tercih ediyor.

CNBC haberine göre Apple’ın şimdiye kadar kendi ekibine katmak için kapısını çaldığı tüm İsviçreli saat üreticileri, İsviçre saatlerinin prestijini Apple ile “kirletmemek” için bu teklifi reddetmiş durumda. Bernstein‘ın lüks eşya analisti Mario Ortelli ise konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Apple gerçekten İsviçreli üreticilerle uzlaşmaya çalışıyor. Ancak karşı tarafından Apple ile çalışmak gibi bir niyet yok. Eğer bir lüks üreticisiyseniz ve Apple ile çalışırsanız, prestijiniz azalır.”

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/iwatch-martin-hajek1403214568.jpg

İsviçre adını kirletmek istemiyorlar

Ortelli açıklamasında saat üreticilerinin iPhone gibi bir cihaz yapmak istemediklerini belirtirken, şu detayları veriyor: “iPhone Kaliforniya‘da tasarlandı ve seri üretimi Çin‘de yapıldı. İsviçre adının değerini bu isimlerle düşürmek istemiyorlar.”

Apple bugün dünyanın en değerli markalarından biri olarak biliniyor ve böylesi bir marka ile çalışmak istememek ilk başta tuhaf gibi gelebilir. Ancak görünüşe bakılırsa yaptıkları işte prestiji, maddi kaygıların önüne çıkarabilen İsviçre gibi ülkeler, sadece tüketmeye ve maddi boyutlara odaklanmaya alışmış olan dünyanın geri kalanını şaşırtmaya devam edecek.

:: Konuyla ilgili siz ne düşünüyorsunuz?