Bilgileri Kalıcı Hale Getirmenin 5 Kısayolu

Öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlamak zor gibi görünse de, günlük akışınız içinde yapacağınız küçük değişikliklerle öğrendiğiniz bilgilerin kalıcı olmasını sağlamanız mümkün:

Zihninizi hazırlayın

Öğrendiklerinizi kalıcı hale getirmeye başlamadan önce biraz eğlenmeye hazır mısınız? Aklınızdan geçen ilk kelimeyle kafiyeli olabilecek tüm kelimeleri bulmaya çalışın. Kelime bulamamaya başladığınız seviyede, anlamsız kelimeler üretin. Bu kısa ve basit alıştırma, zihninizin öğrenmeye ve üretmeye açık hale gelmesine yardım edebilecek bir ısınma çalışması.

Aynı hedefle yola çıkmış arkadaşlar edinin

Bir şeyler üzerinde çalışmak ya da yeni bir şeyler öğrenmek için isteksizseniz, öğrenme sürecinize yakınınızdaki bir arkadaşınızı dahil ederek deneyiminizi eğlenceli hale getirebilirsiniz. Grup çalışması, yaptığınız işe daha iyi odaklanabilmeniz ve süreci daha iyi gözlemleyebilmeniz için mükemmel bir araçtır. Yalnızca kendinize karşı değil, grubun diğer üyelerine karşı da sorumluluk taşıdığınız için sizi öğrenmeye ve gelişime daha açık hale getirir.

Çalışma ortamınızı düzenleyin

Öğrenmenin gerçekleştiği ortam, öğrenme kalitenizi doğrudan etkileyen bir dinamiktir. Çalışma ortamınızın temiz ve sessiz olmasına dikkat edin. Zaman zaman park, kafe, kütüphane gibi farklı ortamlarda çalışarak öğrenme sürecini monoton bir deneyim olmaktan kurtarabilirsiniz. Uyku ve rahatlamayla özdeşleştiği için yatakta çalışmaktan kaçınmalısınız.

Odaklanın

“Multitasking’’ olarak tabir edilen aynı anda bir çok şeyi yapabilme yeteneği günümüzde her ne kadar değer gören bir özellik olsa da, aynı anda bir çok farklı şeyle uğraşıyor olmak yaptığınız işlerin kalitesini düşürür. Sonucunda yaptığınız hataları düzeltebilmek için daha fazla zaman ve efor sarf etmek durumunda kalırsınız. Bu nedenle bir anda yalnızca tek bir şeye odaklanmaya ve yaptığınız işi en iyi şekilde tamamlamaya özen göstermelisiniz.

Hata yapmaktan korkmayın

Başarıya giden yolda hata yapmaktan çekinmeyin. Hatalarınızı öğrenme sürecinizin bir parçası olarak gördükçe ve üzerinde düşünmek için efor sarf ettiğiniz sürece, size yeni bakış açıları kazandırdıklarını ve olaylara geniş bir çerçeveden bakmaya başladığınızı fark edeceksiniz.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Yazar: Uplifers.com

İşletim Sistemi Savaşlarında Yeni Perde

Sektörümüzün önde gelenleri belki de önümüzdeki beş yılda “www” ile başlayan web sitelerinin hayatımızda olmayacağını iddia ediyor. Peki, her şey mobil olacaksa ve masaüstü işletim sistemlerini mobilleriyle değiştireceksek biz kullanıcıların bundan faydası ne yönde olacak?

Aslında bu sorunun yanıtı çok kolay. Malum en baskın mobil işletim sistemleri iOS ve Android. Onları geriden takip eden Windows Phone ve BlackBerry OS10 izliyor. Ayrıca Samsung’un yeni mobil işletim sistemi Tizen’i de unutmamak gerek. Hal böyle olunca çok fazla alternatif de kalmıyor son kullanıcı tarafında.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/basliksiz-21403389490.jpg

Milli işletim sistemi

Bir dönem ülkemizde Linux tabanlı mili bir işletim sistemi için düğmeye TÜBİTAK önderliğinde basılmıştı. Ancak gelişen mobil teknolojiler bu inisiyatifin devam ettirilmesinin önünde dev bir engel olarak yer aldığı için konu şimdilik rafa kalkmış durumda. Bana sorarsanız milli işletim sistemi ulusal güvenlik tarafında gerekli ama şart değil. Gerçi bırakalım bunu da ülkemizin siber güvenlik uzmanları düşünsün. 

Mobil tarafa tekrar dönecek olursak buradaki savaşın gittikçe kızıştığını görüyoruz. Son iOS 8 hamlesiyle Apple kurumsal tarafa biraz daha ağırlık vermiş görünüyor. Samsung gibi Android tarafının lokomotifi olan şirket kendi işletim sistemi Tizen ile pazarı zorlamaya hazırlanırken BYOD kavramını arkasına alarak son kullanıcı tarafındaki gücünü kurumlara taşımak hedefinde. Buradan hareketle yerli ya da yeni bir işletim sistemi için çok geç kalınmış olduğunu da itiraf etmek gerekiyor.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/4591228_700b1397822787.jpg

Atı alan Üsküdar’ı geçti mi?

Tabii ki hayır. Çünkü işletim sistemi mobil cihazların omurgasını oluştursa da bu sistem üzerine kuracağınız katmanlarla sistemi hem daha güvenli hem de kendinize özel hale getirmeniz mümkün. Bu da özelleştirilmiş bir sistemin tamamen önünüze açılması anlamına geliyor.

Sonuç olarak işletim sistemi savaşları devam ediyor ve bu rekabet artarak da sürecek. Asıl önemli olan ülkelerin, kurumların ve kullanıcıların bu rekabete ne kadar hazır olduğu. Eğer rekabete hazır değiliz derseniz kaybedenler kulübündeki yerinizi ayırın.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşın.

Kurumsal Dünyanın Yüzü Değişiyor

Çok iyi hatırlıyorum bundan tam 14 yıl önce bilgi işlem sorumlusu olarak çalışmaya başladığım dönemde eş zamanlı olarak şirkette yeni bir otomasyon sistemine geçme kararı da alınmıştı. Yazılımın kurulması için kelli felli amcalar gelmiş, saatlerce çalışmış ve bu sürecin detaylarını da bizlerden sır gibi saklamışlardı. Sonra teknik uzmanlar eşliğinde günlerce eğitimler sürmüş ve nihayet aylar sonunda ısrarlı çalışmalar ile yeni sistemi kullanabilir hale gelmiştik.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, sadece üç yıl öncesine kadar ağ altyapısı ve sunucu sistemleri ile çalışmak için profesyonel sertifikalara sahip bilgi işlem uzmanları bulmanız gerekiyordu. Şimdi bunların değiştiğine şahit oluyoruz. Nasıl mı?

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/ekip_calismasi-21395649920.jpg

Ebeveynler ve Çocukları

Evimize ilk bilgisayar geldiğinde annem ve babam ona asla dost olamayacakları yabancı bir gezegenden gelmiş nesne olarak bakıyorlardı. Teknolojisinden anlamasalar bile faydalı bir şey olduğuna inanmışlardı. Gerçekten de öyleydi çünkü bu gün sahip olduğum yetenekleri o günlerdeki merakıma borçluyum.

Yirmi yılda değişen şey şu oldu artık hem annem hem de babam bilgisayar kullanabiliyor. Ne DOS işletim sistemi komutları bilemeleri gerekiyor ne de uygulama kurmanın inceliklerini. Teknolojik hayat onlar için bir dokunuş kadar kolay.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/teknosa11380292230.jpg

Patronlar ve Çalışanları

Artık patronların teknolojiden anlaması, sunucu sistemleri altyapısı için çalışanlarının kendilerine söylediklerine koşulsuz şekilde inanması dönemi sona erdi. Kurumsal dünyanın ihtiyacı olan her türlü teknoloji şekil değiştirdi. Donanımlar bulut platformlarına ve uygulamalar servislere dönüştü.

Bir web sitesi açmak tıklamalar mesafesinde kolaylaştı. Şirketinize santral sistemi bile kurmanıza gerek bırakmayacak servisler var. Üstelik donanıma yatırım yapmanıza bile gerek kalmıyor çünkü yeni nesil kendi bilgisayarı, tableti ve telefonu ile şirketlerinde işe başlıyor.

Günün Sonunda

İşletmeler için artık düşünce hızında teknolojiyi kullanma dönemi başlıyor. Üstelik teknik karmaşalardan çok uzak, sadece kullandığı kadar ödeme yapacağı ve işi bittiğinde hiç düşünmeden “hesabımı sil” düğmesine basabileceği.

Elbette bu dönüşüm teknolojinin uzmanlık gerektiren yönlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Sahnenin arkasında bunlar var olmaya devam edecek. Sadece kurumsal dünya gülen bir yüz ile muhatap olacak.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Nokia Con Etkinliği Ay Sonunda

iOS‘un mutlak hakimiyetinin olduğu Japonya, Windows Phone platformunun en büyük temsilcisi Nokia‘ya ev sahipliği yapacak. Şirketin Nokia Con adlı etkinliği 27 Temmuz tarihinde Japonya‘da düzenlenecek. Etkinliğin ülkedeki WP geliştiricilerini ve hayranlarını bir araya getirmesi bekleniyor.

WP Japonya’da pes etmiyor

Windows Phone pazar payının yüzde 1‘lerde gezdiği ülkede platformu tutundurma çabası olarak algılanan organizasyon, telefon pazarı uzmanı Yamane Yasuhiro tarafından yönetilecek. Etkinlikte bir Windows Phone modelinin tanıtılıp tanıtılmayacağı henüz bilinmiyor.

Ücretsiz etkinlik

İsteyen herkese açık olan etkinliğin katılım ücreti ise bulunmuyor. Katılımın ücretsiz olması ve katılımcılar için sayıları onlarla ifade edilebilecek kontenjanlar ayrılması, WP platformuna ülkedeki ilginin ne kadar az olduğunu göstermesi açısından oldukça manidar. Bakalım gelecekte Nokia ve WP, Japonya’da başarılı olabilecek mi?

:: Bir sonraki akıllı telefonunuz Windows Phone olabilir mi?

 

Samsung: ‘Galaxy S5’e Geçin Çünkü…’

Koreli teknoloji şirketi Samsung, son amiral gemisi Galaxy S5‘e yönelik reklam kampanyalarını sürdürüyor. Yeni bir reklam filmiyle cihazı desteklemeye devam eden şirketin hedefinde bu defa kendi kullanıcı kitlesi bulunuyor. Çeşitli reklamlarında Apple‘a ve Apple kullanıcılarına göndermelerde bulunan Samsung, bu defa stratejisini farklılaştırmış.

Galaxy S3 kullanıcıları hedef kitle

Önceki nesil Galaxy kullanıcılarını yeni cihazı Galaxy S5‘e yönlendirmeye çalışan şirket, son reklamında Galaxy S3 kullanıcılarını hedef alıyor. Her iki cihazın kamera açısından karşılaştırıldığı reklam filminde, yeni cihazın kamerasının artan çözünürlüğüne ve gelişen ayrıntı düzeyine dikkat çekiliyor.

Kamera karşılaştırması

Galaxy S3‘ün 8 MP arka kamerasına karşın Galaxy S5‘in 16 MP arka kamerasının bulunduğunu kullanıcılara hatırlatan reklamda, yeni telefonun kamera sensörünün düşük güç tüketimi ve dengeli ışık dağıtımı gibi özelliklerine de vurgu yapılıyor. Bakalım Samsung yeni reklam kampanyası ile eski Galaxy kullanıcılarını yeni modele geçmeye ikna edebilecek mi?

#video_4295#

:: Akıllı telefonunuzu ne kadar zamanda yeniliyorsunuz?

 

Güçlü ve Özgür: Troller T4

Troller Veículos Especiais 1995 yılında faaliyete geçtiğinde, Brezilya’nın kuzeydoğusunda bulunan Ceará bölgesinde arazi araçları üreten bir otomotiv şirketiydi. İlk fabrikasını 1999 yılında açıp seri üretime geçti. Şirketin ana modeli Troller T4, 2005 yılında Afrika’da açılan üretim tesisiyle yine arazinin geniş olduğu bu kıtada satışa başladı.

Takvimler Ocak 2007’yi gösterdiğinde ise Ford do Brasil, açıklanmayan bir ücret karşılığında Troller’a sahip olduğunu duyurdu.O günden bu yana Ford bünyesinde varlık gösteren Troller, halen T4 üretmeye devam ediyor. Üstelik alametifarikası olan Troller T4 her yıl gelişip yenilenmeye devam ediyor.

Afrika işi Wrangler

Ünlü Jeep Wrangler modelinden tasarım esintileri barındıran T4’ün Ford yapımı 3,2 litre hacimli turbo dizel motoru aracın her koşulda yüksek performansla çalışmasını sağlıyor. Standart dört çekerli, 5 ileri Eaton düz vitesle kullanılan T4’ün motoru MWM tarafından geliştirilmiş ve ilk olarak 2004 yılında kullanılmış.

Sadece üç kapılı bir model olarak tasarlanan Troller T4, fiberglas gövde ve çelik şasi gibi arazi araçlarının olmazsa olmazı sayılabilecek dizayn bileşenlerine sahip. Plastik koruma parçaları ve yükseltilmiş süspansiyon sistemi ile çekici bir görünüme kavuşan T4’ün yuvarlak farları ve LED stop lambaları da göze çarpıyor.

:: Bu araçla ilgili görüşlerinizi paylaşın.

Apple iWatch’u Beğenmediler

Apple, iWatch’u daha iyi bir cazibe merkezi haline getirmek için vargücüyle çalışıyor. Ancak görünen o ki, saatleriyle dünya genelinde büyük prestij sahibi olan İsviçreli üreticiler, Apple için “fazla iyi” olduklarını düşünüyor ve tüm bu teknoloji savaşından uzak kalmayı tercih ediyor.

CNBC haberine göre Apple’ın şimdiye kadar kendi ekibine katmak için kapısını çaldığı tüm İsviçreli saat üreticileri, İsviçre saatlerinin prestijini Apple ile “kirletmemek” için bu teklifi reddetmiş durumda. Bernstein‘ın lüks eşya analisti Mario Ortelli ise konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Apple gerçekten İsviçreli üreticilerle uzlaşmaya çalışıyor. Ancak karşı tarafından Apple ile çalışmak gibi bir niyet yok. Eğer bir lüks üreticisiyseniz ve Apple ile çalışırsanız, prestijiniz azalır.”

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/iwatch-martin-hajek1403214568.jpg

İsviçre adını kirletmek istemiyorlar

Ortelli açıklamasında saat üreticilerinin iPhone gibi bir cihaz yapmak istemediklerini belirtirken, şu detayları veriyor: “iPhone Kaliforniya‘da tasarlandı ve seri üretimi Çin‘de yapıldı. İsviçre adının değerini bu isimlerle düşürmek istemiyorlar.”

Apple bugün dünyanın en değerli markalarından biri olarak biliniyor ve böylesi bir marka ile çalışmak istememek ilk başta tuhaf gibi gelebilir. Ancak görünüşe bakılırsa yaptıkları işte prestiji, maddi kaygıların önüne çıkarabilen İsviçre gibi ülkeler, sadece tüketmeye ve maddi boyutlara odaklanmaya alışmış olan dünyanın geri kalanını şaşırtmaya devam edecek.

:: Konuyla ilgili siz ne düşünüyorsunuz?

Heads Up Özelliği Android 4.3’e Geldi

Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen Google I/O etkinliğinde gün yüzüne çıkan Android L mobil işletim sistemi sunmuş olduğu özellikler ile Android cihaz sahiplerinin beğenisini kazanmıştı. Etkinlikten sonra dağıtılan Beta sürümünü kullananlar da bu beğenilerini çeşitli forumlarda dile getirmişti.

Heads Up, Android 4.3’e portlandı

Birçok yeniliği barındıran Android L sürümünde dikkat çeken özellik Heads Up olmuştu. Heads Up özelliği sayesinde Android bildirim çubuğunda yer alan bildirimler cihazın ana ekranında da görüntülenebiliyordu. Örneğin; çalan müziği yönetmek için bildirim çubuğunu açmadan ana ekrandan kontrol tuşlarına ulaşabiliyorsunuz.

Android L’ye özel olan bu özellik Xda kullanıcıları tarafından Android 4.3 ve üzeri sistemlere port edildi. Bu uygulamayı dilerseniz Xda sitesinden ücretsiz olarak indirebilir isterseniz de geliştiriciye destek vermek için 2,08 TL karşılığında Google Play Store‘dan satın alabilirsiniz.

#video_4294#

Heads Up‘ı Xda‘dan ücretsiz olarak buradan indirebilir veya geliştiriciye destek olmak için buradan satın alabilirsiniz.

:: Android L’nin Heads Up özelliğini beğendiniz mi?

Windows Phone 8.1 Güncellemesi Başladı

Windows Phone 8.1 güncellemesi bir süredir sabırsızlıkla bekleniyordu. Güncellemeyi akıllı telefonlarına kuran bazı Windows Phone kullanıcılarının dışında genel dağıtımına başlanmayan güncellemenin son kullanıcılara ulaşmasının an meselesi olduğu tahmin ediliyordu. Ve güncellenme dünyanın çeşitli yerlerinde dağıtılmaya başlandı.

Windows Phone 8.1 tabanlı ilk güncelleme olan Lumia Cyan, Hindistan, Tayland, Finlandiya, İspanya ve Arjantin’de dağıtılmaya başlandı. Şu an için Lumia 925 ve Lumia 625 cihazlarına verilen güncellemenin çok kısa süre içerisinde tüm Nokia Lumia akıllı telefonlara dağıtılması ve hafta içerisinde ülkemizde de yayınlanması bekleniyor.

25 Haziran’da test edilmişti

Güncelleme ilk olarak 25 Haziran tarihinde Finlandiya’da sadece Lumia 925 sahiplerine verilmiş, bu şekilde test edilmişti. Windows Phone 8.1‘in getirdiği yenilikleri öğrenmek için buradaki haberimize göz atabilirsiniz.

:: Windows Phone 8.1 güncellemesi için sabırsızlanıyor musunuz?

Android L ile Ses USB’den Alınacak

Google I/O etkinliğinde tanıtılan ve devrimsel yenilikler sunan mobil işletim sistemi Android L’nin yeni özellikleri ortaya çıkmaya devam ediyor. Apple’ın iOS 8 ve iPhone 6 ile kulaklıkları Lightning portundan bağlanmasının gündeme gelmesinden sonra Google’ın da bu alanda bir hamle yaptığı ortaya çıktı.

USB’den ses çıkışı almak mümkün

Yeni keşfedilen özellik sayesinde Android L ile artık cihazların USB portundan kulaklık bağlamak mümkün olacak. Bunun için muhtemelen USB destekli kulaklıklar satışa sunulacak. Hali hazırda bulunan portatif kulaklık amfileri de bu özellik sayesinde yine USB ile direkt olarak Android cihazlara bağlanıp ses alınabilecek.

Henüz Beta aşamasında olan Android L’nin bu özelliğin detaylarının nihai sürümünde ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Bakalım Google, Android L ile daha farklı özellikler ile karşımıza çıkacak mı?

:: Android L’nin sunduğu yenilikleri beğeniyor musunuz?


iPad Air 2 Yine Görüntülendi

iPhone 6 ve iWatch söylentilerinin gerisinde kalan iPad Air 2 sızıntıları geçtiğimiz haftalarda tekrardan ortaya çıkmaya başlamıştı. Apple’ın iPad Air ile tabletlerini daha yuvarlak hatlar ile tasarlaması yeni gelecek olan iPad cihazların da bu tasarımda olacağına bir işaretti.

Ses açma/kapama tuşu yok!

Bugün Apple’ın merakla beklenen iPad Air 2 cihazından sızıntılar gelmeye başladı. Sızıntılara göre iPad Air 2’nin tasarımı yine beklendiği gibi iPad Air gibi olabilir. iPhone 5s’te kullanılan Touch ID adı verilen parmak izi okuyucusu da yine iPad Air 2’de kullanılabilir. Sızıntı görsellerinde dikkat çeken en büyük nokta ise cihazda ses açma/kapama tuşunun olmaması.

Apple’ın bu zamana kadar satışa sunduğu iPhone, iPad ve iPod touch cihazlarında bu tuşun olması iPad Air 2 sızıntılarının doğruluğunu bir nebze de olsa azaltıyor. Bakalım Apple bu yıl farklı bir politika izleyip ses açma/kapama tuşunu cihazlarından kaldıracak mı?

{pagebreak::1}

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

:: iPad Air 2’den beklentileriniz neler?

Yemeksepeti’ni Rakibi Bolbol, Android’de!

Online yemek siparişi alanında rekabet edecek olan Bolbol, ilk adımını Android üzerinden attı. Buraya tıklayarak indirebileceğiniz uygulama, Yemeksepeti ile rekabet edecek ve bu rekabetten karlı çıkan da internet kullanıcıları olacak gibi görünüyor.

Uygulamayı indirdikten sonra kısa sürede üye olabiliyor veya Facebook hesabınızla giriş yapabiliyorsunuz.

Yemek zevkinize göre kategori seçimi yapabildiğiniz gibi, etrafınızda size en yakın restoranlardan ve promosyon sunan iş yerlerinden de kolayca faydalanabiliyorsunuz.

En çok kullanılan yemek sipariş sistemi olmak istiyor

Uygulamanın arkasında önemli bir destek olduğunu belirtmiştik. Amazon‘dan yatırım alan Ciceksepeti.com‘un kurucusu Emre Aydın tarafından internet kullanıcılarına hizmet edecek olan Bolbol‘un görev listesinde çok hızlı bir şekilde üye işyerlerini artırmak ve tüm Türkiye’de bu hizmeti sunmak var.

Bolbol, sadece 3 adımda yemek siparişi verme kolaylığı sağlayarak Türkiye’nin en çok kullanılan yemek sipariş sistemi olmayı hedefliyor.

Hedefte ilk önce mobil var

Uygulamanın, Android sürümünün hemen ardından önümüzdeki günlerde de iOS sürümünün yayınlanması bekleniyor. Web sitelerinden önce mobil kanal üzerinden tüketicilere ulaşan Bolbol, bir anlamda gelecek vizyonunu da yansıtmış bulunuyor.

Tüketiciler, siparişlerini mobil ve web üzerinden verirken, iyi fiyat ve kullanımı kolay ve güvenli yolları seçiyor. Bu alanda uzun süredir liderliği elinde bulunduran Yemeksepeti ile Bolbol’un rekabetini, yakından izleyeceğiz.

:: Online yemek siparişi verirken neye dikkat ediyorsunuz?
Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım.