Avea, NEWCOM Projesi’ne Ev Sahipliği Yaptı
Avea Teknoloji Merkezi, geleceğin teknolojilerini tartışıp gözlemlemek amacıyla, Avrupa Komisyonu 7. Çerçeve Programı tarafından finanse edilen NEWCOM (Network of Excellence in Wireless Communications) projesinin Dissemination (Yayılım) etkinliğine ev sahipliği yaptı.
Geleceğin teknolojilerine öncülük etme ve Türkiye’nin en yenilikçi mobil iletişim şirketi olma hedefiyle hareket eden Avea; düzenlenen bu etkinlik çerçevesinde tüm Avrupa’yla beraber, yakın geleceğin olası gelişmeleri ve teknolojilerine birinci elden tanıklık etmenin yanı sıra bu gelişmelerin kaydedilmesi aşamasında aktif rol alma fırsatı da elde etti.
“İletişim Şebekelerinin Nihai Sınırlarına Erişimi” gibi kablosuz iletişim teknolojilerinin en gelişmiş yönleri üzerine uzun süreli, disiplinler arası bir araştırma yürüten NEWCOM projesi, aralarında Avea’nın da yer aldığı Avrupa telekomünikasyon sektörünün Telefonica, Orange ve Telecom Italia gibi önde gelen operatörleri tarafından proje ortaklığı bazında destekleniyor.

Geleceğin teknolojilerinin geliştirildiği AveaLabs’ten Avrupalı katılımcıları etkileyen ev sahipliği NEWCOM Dissemination etkinliğine İtalya Bologna Üniversitesi’nden Dr. Roberto Verdone ve Dr. Chiara Buratti; Pisa Üniversitesi’nden Dr. Luca Sanguinetti; İspanya UPC’den (Katalonya Politeknik Üniversitesi) Doçent Jordi Perez-Romero ile Fransa Eurocom’dan Dr. Raymond Knopp gibi pek çok akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmalarını; geleceğin daha yüksek kapasiteli, daha yüksek mobilitiye ve performansa sahip WIMAX sistemleri için yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefleyen “Wimagic” Projesi’nin Koordinatörü ve Supelec Telekomünikasyon Bölüm Başkanı Prof. Hikmet Sarı ile AveaLabs Birim Müdürü Dr. Salih Ergüt yaptı.
Katılımcıların 5G ve LTE gibi birçok yeni teknoloji üzerindeki araştırma çalışmalarını paylaştığı ve 5G’nin nasıl özelliklere sahip olması gerektiği üzerinde durdukları etkinlikte; geleceğin kablosuz internet iletişimi, heterojen ağların yönetim teknikleri, radyo arayüzleri ve akıllı şehirler, ‘Şeylerin İnterneti’ için IP tabanlı kablosuz sensör şebekeler ve ile kablosuz iletişim şebekelerinin bugünü ve yarını ayrıntılarıyla ele alındı. Araştırmalardan özellikle çevreye de duyarlı en az güç kullanımı ile en yüksek veri iletişim hızlarını yakalamaya ilişkin çalışmalar sunuldu.
M2M Mesh Network Testbed’ini sunan Dr. Roberto Verdone, testbedleri tüm dünyadan araştırmacılara açık olarak tasarladıklarını, bu sayede de en etkin protokollerin tasarlanmasını hedeflediklerini belirtti. ‘Şeylerin İnterneti’nden ‘İnsanların İnterneti’ne geçiş olduğuna da dikkat çeken Dr. Verdone, artık sadece tek bir kişinin sensörlerinden alınan verileri değil; insanı kendi çevresiyle ve beraber zaman geçirdiği kişilerle birlikte değerlendiren sistemlerin hayata geçeceğini söyledi.
AveaLabs Birim Müdürü Dr. Salih Ergüt ve Avea yetkilileriyle AveaLabs bünyesinde yer alan Müşteri Deneyim Merkezi ile Test Merkezi’ni de gezen katılımcılara; AveaLabs’te hayata geçirilen projeler, geliştirilen yeni teknolojiler ile katılımcılarda büyük ilgi uyandıran Big A Platfomu konusunda detaylı bilgil verildi.
Google, Gözünü Evin Salonuna Dikti!
Teknooji şirketlerinin akıllı telefonlardan tabletlere, spor ayakkabılardan oyun konsollarına kadar uçsuz bucaksız bir alanda amansız bir rekabet içinde olduğu görülüyor. Bu alandaki rekabet alanlarından biri de yaşam alanlarının en gözde mekanlarında yer alan multimedya canavarı TV‘ler konusunda.
Türkiye‘de de yoğun ilgi gören TV‘ler Smart TV, Apple TV gibi gibi ürünlerle çok sayıda markayı kapsıyor. Elde edilen son bilgilere göre bu yarışa dahil olmayı hedefleyen şirketlerden biri de Google.

Rakipler belli
Google‘ın Android TV adlı yeni bir platform üzerinde çalıştığı bulgusuna ulaşılırken platfoma dair bazı bilgiler de ele geçirildi. Şirketin hali hazırdaki Google TV platformundan farklı olarak bir bilgisayar platformundan daha çok eğlence platformu olacak olan Android TV, Amazon Fire TV ve Apple TV‘ye benzer özellikler barındıracak.
Ele geçirilen görsellere bakılırsa önemli video uygulaması geliştiriciler Android TV üzerinde çalışmaya başlamış bile. Telefondan kontrol edilebilen televizyona özel web sitelerinin hazırlanmaya başlandığı ve arayüzün de bu yönde geliştirildiği dikkat çekiyor.
Google‘un akıllı cihazlar üzerinden yönetilen, eğlenceli içeriklerle donatılmış bir platform olacağa benzeyen Android TV‘yi ne zaman hizmete sunacağı ise henüz bilinmmiyor.
:: Google’ın gelecekteki teknoloji adımları hakkında ne düşünüyorsunuz?
PoV’un Yeni Ekran Kartı Türkiye’de Satışta
Hollanda merkezli Point of View (PoV) markasının GTX650 model ekran kartı Türkiye‘de satışa sunuldu. Fiyat/performans açısından çok uygun bir ürün olan PoV GTX650, hem modern oyunların gereksinimlerine uygun hem de HDMI dahil geniş bağlantı seçeneği sunuyor.
PoV GTX650 ekran kartı, en güncel ve hızlı bellek teknolojisi olan GDDR5 bellek tipine sahip. 2GB bellek kapasitesi olan ürün, DVI, VGA ve HDMI arabirimleri ile kullanıcılara geniş bağlantı seçeneği sunuyor.

Ürünün fanı aktif soğutma yaparken düşük gürültü seviyesine sahip. Directx 11.1 teknoloji ile modern oyunların temel gereksinimlerine uygun olan PoV GTX650 ekran kartında iki yıl birebir değişim garantisi de sunuluyor. Ürünün bazı temel özellikleri ve fiyatı ise şöyle:
PoV GTX650 Ekran Kartı
– 2GB 128bit DDR3 ekran kartı,
– NVIDIA GTX650 işlemci,
– 2GB bellek kapasitesi,
– GDDR5 bellek tipi,
– 1058 Mhz işlemci hızı,
– 5000 Mhz bellek hızı,
– PCI Express 16X soket yapısı,
– DVI, VGA, HDMI çıkışı,
– Directx 11.1
Fiyat: 125 USD+KDV (Tavsiye edilen satış fiyatıdır).
Eski iPhone’u Getir Yeniyi Götür
Apple cihazlarında eski modellerin teslimine bir bakıma takasına karşılık güncel modellerin bir nebze indirimle satılması şeklindeki uygulama dünyanın bazı ülkelerinde uygulanıyor.

Bu uygulama kapsamına alınan ülkeler arasına Almanya’da girdi. Şirketin Almanya‘da yer alan Apple Store‘larında eski iPhone modelleri ile yenileri arasında, elbette üzerine belli bir miktar ödeme koşuluyla takas sağlanabiliyor.

Rekabet yüksek
Almanya, Apple‘ın iPhone modellerinin en gözde olduğu ülkeler arasında. Buna karşın Android’li cihazlar da her yıl daha yoğun şekilde pazar paylarını genişletiyorlar. Her seferinde şirketin yeni çıkan modellerinin satışa çıktığı pilot ülkelerden bir olan Almanya’da yürürlüğe giren uygulamanın nedeni, ülkede düşük fiyatlı akıllı cihalara yönelim faktörünün önüne geçme yönünde bir adım olarak yorumlanabilir.
:: Türkiye’de bu tür uygulamaların resmi şekilde uygulanmasını ister miydiniz?
Otomobile İnternet!
Yirmi yıl önce bilgisayar dünyasında devrim yapan internet, önümüzdeki birkaç yıl içinde otomobillerde yeni bir çağ açmaya hazırlanıyor. Bosch, otomobilleri internetin aktif bir parçası haline getirip sürücülere fayda sağlarken, otomobilleri ağa bağlayarak mobilitenin konfor, güvenlik ve etkinliğini geliştiriyor. Peki bu nasıl mümkün oluyor?
Şirket, bu konuda da üç stratejik hedef güdüyor: İnterneti sezgisel bir araba içi deneyim haline getirmek, otomobilleri internete bağlayarak sürücü destek fonksiyonları yaratmak ve araçları trafik altyapısı ile aynı ağa bağlamak… Gerekli teknolojiler üzerinde yoğun şekilde çalışan Bosch, araç içinde sanal dünyayı fiziksel dünyaya bağlamayı planlıyor. Örneğin, ön camı arabanın ana ekran alanı haline getirerek araç hakkındaki tüm bilgilerin yanı sıra çevresi ile ilgili verileri de sürücünün görüş alanı içinde topluyor.
Hedef 1: İnternetin, aracın bir parçası haline getirilmesi
Dijitalleşme her geçen gün daha fazla insanın yaşamını değiştirirken, bağlanabilirlik de otomotiv sektöründe bir megatrend haline gelme yolunda ilerliyor. Bosch mühendisleri de hem sezgisel hem de sofistike çözümler üzerinde çalışıyor. Bunlardan biri de, iPhone ve Android akıllı telefonları araca entegre ederken, telefon ekranının aracın ana ekranında gösterilmesini sağlayan ve uygulama kullanımını çok daha kolay, güvenli ve rahat hale getiren MySpin sistemi…

Bosch interneti cep telefonlarının yardımı olmaksızın da otomobilde kullandırıyor. Geleceğin Bosch hizmetleri elektrikli otomobil sürücülerini en yakın şarj alanına yönlendirerek istasyon arama derdinden kurtarırken, aynı zamanda sürücülerin en yakın park alanını rezerve etmesini sağlayarak buraya yönlendiriyor. Hatta Bosch, eHorizon sistemiyle, güç aktarım organlarını dahi internete bağlıyor, mekatronik dünya ile dijital dünyayı bir araya getiriyor.
Bosch’un 2012 yılında ticari araçlar için pazara sunduğu eHorizon sistemi gereksiz hızlanma ve yavaşlamayı önlemeyi hedefliyor. Navigasyon yazılımı yol durumunu ön görerek aracın hangi durumlarda yüksek yakıt tasarruflu moda geçmesi gerektiğini araç ile paylaşıyor. Yol durumunu ön görerek yapılan hızlanma ve yavaşlamalar ile sürücüler % 15’ e kadar yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.
{pagebreak:::: 2}
Hedef 2: Araçların internetin bir parçası haline getirilmesi
Araçlar sadece internetteki bilgileri kullanmayacak, aynı zamanda çevresi için bir bilgi kaynağı haline gelecek. Araçları internete bağlarken, verilerin korunmasını temel bir koşul olarak gören Bosch veri güvenliğini, araçların internete bağlanmasından sonra sağlayacağı yararları dikkate aldığımızda alınabilir bir risk olarak değerlendiriyor. Bu amaçla da, araçlara özel hazırlanmış güvenlik çözümleri geliştiriyor. Her bir taşıtın gelecekte başlı başına bir sensör haline gelerek çevresi hakkında bilgi toplaması, bunları diğer taşıtlar ve bir sunucu ile paylaşması öngörülüyor.
Hali hazırda araçların kendi çevreleri ile iletişimde bulunduğu aplikasyonlar bulunuyor. Bunlardan bir tanesi eCall; 2015 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde zorunlu hale geliyor. Kaza olduğunda, araç otomatik olarak acil servisi arıyor; sistem hava yastığı sensörleri tarafında aktive ediliyor. Bu sistem, acil servislerin kazaya ulaşım sürelerini şehir dışında % 50, şehir içinde % 40 oranında azaltıyor. İlerleyen dönemde, kullanım koşullarına göre araçlar analiz edilerek aracın hangi parçasının ne zaman değişmesi gerektiği öngörülebilir olacak.

Hedef 3: Otomobilin nesnelerin internetinin bir parçası haline getirilmesi
Otomobilin internete bağlanması, yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Optimum mobiliteyi sağlamak üzere, altyapısı dahil tüm bir şehir ağa bağlanabiliyor. Hizmet aracılığını içeren Bosch platformları, toplu ulaşım, elektrikli otomobil kiralama ve eBike kiralama şirketlerinin entegre bir mobilite hizmeti sunmasına imkan veriyor.
Müşterilerin elektrikli otomobillerini farklı şirketlere ait şarj noktalarında şarj etmesine ve ödemelerini normal elektrik faturaları üzerinden rahat şekilde yapmasını sağlamaya yönelik bir dolaşım sistemi olan Hubject ile Bosch, faaliyetlerini elektromobilitenin de ötesine taşıyor.
Tüm bunların yanında Bosch tüm bir şehri nesnelerin internetine nasıl yerleştirilebileceği üzerinde de çalışıyor. Bosch dijital ağa bağlama teknolojisi, 2013 Kasım ayının ortasından bu yana Monako’da faaliyet gösteriyor.
Otomotiv bağlanabilirliğini küresel bir pazar olarak değerlendiren Bosch, ağa bağlı taşıtların, trafik akışını yüzde 80’e kadar iyileştirebilmesi veya yaşlılar için güvenli, rahat mobiliteyi güvence altına alması için çalışmalarına devam ediyor. Bosch, çalışmalarında, sadece küresel otomobil üreticileri ile değil aynı zamanda Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da diğer sektörlerdeki yenilikçi şirketler ile de yakın bir diyalog içinde bulunuyor.
Efsane Oyun Geri Dönüyor!
2000’li yıllarda milyonlarca oyuncuyu kendine bağlayan strateji oyunu geri dönüyor. Kardeşi Age Of Empires’ın yenilenmesinin ardından Age Of Mythology’de yenilenerek günümüz oyuncularının karşısına çıkacak. Oyun şimdiden Steam’de ön siparişe sunuldu bile.
Age Of Empires 2‘de olduğu gibi güçlendirilmiş grafiklere sahip olacak oyun, 8 Mayıs tarihinde satışa çıkacak. Şimdiden Steam’de ön siparişe sunulmuş olan oyunun fiyatı ise 29.90 USD. Hatırlatmakta fayda var ön sipariş ile oyunu alan kullanıcılar %20 indirimi almaya da hak kazanıyor.
Age of Mythology: Extended Edition adı altında piyasaya sürülecek olan oyun The Titans eklenti paketi ile beraber gelecek.

Modern Çağa Ayak Uyduruyor
Gün geçtikçe oyun sektörü de gelişmeye, yeni teknolojiler oyunlara katılmaya devam ediyor. Age Of Mythology’nin yapımcıları da sadece grafikleri güçlendirerek oyunu satamayacaklarının farkındalar. Oyunda Twitch aracılığı ile online yayın yapabilme, Steam achievements sayesinde çeşitli görevleri geçerek başarılar kazanabilme, yeni modlar, haritalar yaratabilme ve onları paylaşma gibi yeni özellikler de bulunacak.
Akıllı Telefon Rekabetinin Hint Ayağı
Akıllı telefonlar gündelik hayatın bir parçası haline geleli çok oldu. Artık A’dan Z’ye herkes akıllı cihazlarla iletişim kuruyor, sadece alarmını kullananlar olduğu gibi en yeni uygulamaları bulup deneyimleyen kullanıcılar da bu konunun baş aktörleri konumunda. Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Hindistan‘daki pazar değişimine dair bir analist raporuna bakılırsa rekabet bu otantik ülkede oldukça çarpıcı seyirde.

1.2 milyar nüfusa sahip Hindistan, ayn zamanda dünyanın en büyük 11. ekonomisi olması ile beraber geleceğin de süper güçleri arasında olmayı hedefliyor. Bu konuda politik hamlelerinden tutunda ekonomik bağlamdaki duruşuna kadar aksiyon yüksek seviyede. Ülkede akıllı telefon satışlarına bakıldığında bariz bir Samsung hakimiyeti söz konusu. Güney Koreli şirketin, geniş ürün gamıyla Hint pazarının yüzde 43’ünü elinde bulundurduğu görülüyor. Samsung’un ardından ise Hintli üreticiler geliyor.
Önemli bir teknoloji ülkesi olma konusunda her geçen yıl kendini aşan Hindistan’ın Micromax, Karbonn ve Lava markaları ülkede seviliyor. Yüzde 40.9 pazar payı bu üç markanın yanı sıra diğer teknoloji markalarını kapsıyor. Rekabetin bir de Sony–Apple ayağı var ki dillere destan.

Pazar payı/kar marjı
2013 yılının son çeyreği baz alındığında Apple‘ın yüzde 2’lik pazar payına karşın Sony‘nin payı ise 5,5. Buna karşın bu iki markanın ülkedeki genel karlılığı, toplam payın ciddi bir kısmını kapsıyor. Apple yüzde 2’lik pazar payına karşın bu ülkede en fazla karlılık elde eden markalar arasında ve bu konudaki payı yüzde 7. Sony‘de ise yüzde 5,5’lik pazar payının kar olarak karşılığı yüzde 9.1. Samsung ise yüzde 38‘lik pazar payının yanında yüzde 43 karla ülkede büyük br dominasyon sağlamış durumda.

Samsung, Sony ve Apple‘ın pazar paylarının üzerinde karlılık elde etmelerine karşın Hintli üreticilerin düşük kar marjları nedeniyle pazar payı/karlılık oranları düşük seviyede kalmış durumda.
Giriş Fotoğrafı: Sinan İnan
Yeni Başlayanlara CoD: Ghost İncelemesi
2013 yılı sonundaki ön incelemesi ile sizlere detaylarını paylaştığımız Call of Duty:Ghost’un (CoD:Ghost) PS4 versiyonu için ilginç bir inceleme tasarladık. Bu incelememizde PS4 sahibi oyun severleri ‘yeni başlayanlar’ olarak kategorilendirecek ve CoD: Ghost’u satın aldıkları anda onlara yol gösterecek bazı deneyimleri paylaşacağız.

Örneğin hayatında PES ya da FIFA serileri haricinde bir oyun oynamamış, Türkiye’de yaygın olarak bulunan spor sever konsol oyuncusu için farklı bir oyun deneyimi olarak Call of Duty: Ghost oynanmaya başlanırsa neler olur ve bu yeni başlayan oyuncu bu oyunu nasıl oynamayı başarır gibi sorulara oyundaki zorluk seviyesini de en düşüğe alarak ağırlık vereceğiz.
Amatörlerin bir haftasını alabilecek oyunu topu topu 4 saat içinde bitirebilme potansiyeline sahip -pro seviye- oyuncu için de oyun nedir, ne değildir sorularına da kısa bir şekilde değineceğiz. Başlıyoruz…

Yavaş yavaş ısınıyoruz
Öncelikle Call of Duty: Ghost, Amerika’nın başına gelen yıkıcı bir saldırıdan 10 yıl sonrasını konu alıyor. Daha öncede defalarca kez dile getirdiğimiz gibi oyundaki atmosfer, renkler, oyun motoru, grafikler ve diğer küçük detaylar çarpıcı seviyelerde başarılı. Özellikle oyunun -özellikle de bu tür oyunlara yeni adım atan kişi- üzerinde yoğun etkiler bırakacağını baştan söylemekte fayda var.
Oyunu multiplayer‘a falan hiç karışmadan, doğrudan ‘Champaign‘ olarak başlatıyoruz, elbette zorluk seviyesi de ‘en düşük’ düzeyde. Oyunun ilk saniyesinden itibaren de zaten aksiyon başlıyor. 10 yıl öncesinde Amerika’nın başına gelen o korkunç saldırıyı ağabeyiniz ve babanızla beraber biraz koşturarak yaşıyorsunuz, oyunda canlandıracağınız karakterle koşturduğunuz, yıkıntılar arasından atlayıp zıpladığınız birkaç dakika derken bir anda bir patlama yaşanıyor ve bu bölüm tamamlanıyor.

Bu ilk dakikaların özü, ‘evdeydik, bir anda her şey darmadağın oldu’ şeklinde. Üstelik grafikler ve detaylar da oldukça iyi olduğundan hafiften oyuncuyu ısındırmanın hedeflendiği de gözden kaçmasın.
Kendinizi uzayda, geçtiğiniz ilk aşamanın 15 dakika öncesinde, bir başka karakter olarak NASA astronotu rolünde buluyorsunuz, burada da uzayda Amerika’nın başına açılan derdin kaynağına tanıklık ediyor, senaryonun akışı ile birlikte birkaç düşmanı astronot kıyafetleri ve elinizde makineli tüfekle öldürmeye çalışıyorsunuz.

Bu uzay aksiyonunun amacı da oyunun aslında ne gibi fanzin sınırlara yatkın olduğu hakkında ipuçları barındırması, uzaydasınız, astronotsunuz ve nefes alış veriş sesinizden tutun da yer çekimsiz ortamda ağır ağır hareket edişinize kadar her şey muazzam. Biraz patlama yaşanıyor ve burada canlandırdığınız karakterin uzay boşluğunda yok oluşuyla bitiyor bu bölüm de. Bu aksiyonun ardından sonuç darmadağın olmuş bir Amerika, yeterince anladık ve haydi Amerika‘yı kurtaralım: 10 yıl sonrasındayız.
{pagebreak:::: 2}
Ghost’tayız
Oyunda bir üyesini kontrol edeceğimiz Ghosts kuruluşu, Amerika’nın sahip olduğu tüm askeri birimlerden, arta kalan kişilerle kurulmuş gizli bir askeri örgüt olarak karşımıza çıkıyor. Call of Duty: Ghosts’da, Modern Warfare üçlemesinin aksine oyun boyunca sadece bir kişiyi kontrol edebileceğiz. Dolayısıyla senaryoda, kontrol ettiğimiz bu karakter çevresinden şekillenecek. Neyse fazla karıştırmadan devam edelim…
Oyunda bu aşamada CoD serilerindeki o dişediş savaş anlarının yerini biraz daha sakin bir oynanış alıyor. Zeki olmanız ve arasında yer aldığınız ekibin tüm niteliklerinden faydalanmanız gerekiyor. Düşmanları yok etmek için elinizdeki silahlar oldukça iddialı ve yeterli. Yenisiniz ve özünde FIFA’cınısız. Hareket ve senaryo tabanlı bir aksiyon oyununa adım atmak istiyorsanız doğru yerdesisiniz.

Oyunun giriş kısmının ardından oldukça hızlı bir şekilde düşmanlarınızı yok etmeye çalıştığınız bir arenaya sürükleniyorsunuz. Burada tam anlamıyla ateş altındasınız, özellikle yeni başlayanlar için zorlayıcı bir ilk yarım saat bu andan itibaren sizlerle. Arasında yer aldığınız Ghost üyeleri ile ilerlemeniz, bu arada bir mucize eseri olarak ölmemeniz gerekiyor.

Eğer 5-6 kurşun yarası ya da bir el bombasına maruz kalırsanız o sahneye yeniden başlıyorsunuz. Burada isabet etme, konumlanma ve yakınınızdakilerle birlikte hareket etmek büyük önem taşıyan faktörler arasında. Deneme-yanılma yöntemi elbette tercih edilebilir ama bu kısımda dikkat en önemli unsur. Bolca saklanma ve nişan alıp ‘indirme’ taktiğini yürütmeniz gerekecek. Daha sonrasında da aksiyon dur durak demeden sürecek.

Acaip şeyleri kontrol etmek
Oyunda zamanın nasıl geçtiğini anlayabilmek, özellikle yeniyseniz, oldukça zor. Aksiyon sizi şaşırtacak, zaten oyunun senaryosunu yazan Oscar ödüllü yazar Stephan Gagnan’da bunu istiyor. Aşamaları geçerken bir anda karşınıza ilginç kontrol anları da çıkacak. Örneğin bir bölümde K-9 köpeğiniz Riley’ı kontrol edeceksiniz. Köpeğimizin üzerinde bulunan özel yelek yardımıyla, onu bir tablet ile kontrol edebilecek, saldırı komutları verebileceksiniz. Ayrıca yine tabletinizle uçak, füze gibi savaş megastarlarını da zaman zaman kontrol edebileceğinizi belirtelim. Bu devasa araçlarla ölüm saçarak toplu hedef yok etmeler oldukça eğlenceli. Üstelik oyun oynadığınız alandaki hafif rüzgarın o gerilimli oyun anlarında size daha yoğun şekilde esmesini sağlıyor bu.
{pagebreak:::: 3}
Call of Duty: Ghost, macera ve strateji oyunlarına yeni adım atanlar için heyecan verici, bir o kadar da zorlu bir serüven. Oyunun zorluk seviyesi, en düşük level’da dahi –eğer çok tecrübesizseniz- sizi zorlayacak. Neyseki oyunda aşamalar çok uzun değil, bu sayede zorlu kısımlarda sıkışıp kalmak-sürekli ölüp aynı yere ger, dönmek gibi handikaplara karşın o sorunlu kısmı aşıp bölümü bitirmeniz kolay. Vakit kaybettirecek aşama sayısı çok fazla değil, ancak oyunda 10 sene sonraki felaketin içine ilk girdiğiniz an, askeri üstünüzde gerçekleştirilen çatışma, su altı görevi, Antarktika görevi, yeniden uzaya çıkacağınız son bölüm gibi kısımlar oldukça zorlu geçecek.

Pro seviye için nedir ne değildir?
Peki pro seviye bir oyuncu olsaydınız ve level ‘en zor’olsaydı ne olurdu? Açıkcası pro seviye bir oyuncu için oyunda aşamaları geçmek ve oyunu
tamamlamak oldukça kolay olurdu. Oyunda bu seviye oyuncuları zorlayabilecek
bölüm sayısı bir elin parmağını geçmeyecek seviyede. Bu arada ufak tefek
bug’larda oyunda göze çarpıyor.

Ayrıca oyunun oldukça kısa bölümlere sahip olduğunu görürdünüz. Bir anda Amerika kıtasını kurtarıp Güney Amerika’daki görevlerinize geçtiğinizi de görürdünüz. Güçlü silahlarınız, kolay nişan alma durumu, sabit şekilde ölümü bekleyen düşman askerleri de dahası olurdu. Görevler ve düşmanları yok etme konusunun oldukça kolay olduğunu, oyunda can sıkıcı hataların yer aldığını fark ederdiniz. Hele okyanus görevi sırasında yüzerken köpek balığının elinizdeki güdümlü silahlara karşın bir türlü ölmemesi ve üstelik sizi yemesi… Neyse sakinim.
Pro seviye oyuncu olmak yerine orta seviye bir oyuncu iseniz de bölümlerin ‘zorlu bazı kesimleri’ haricinde rahatlıkla aşılabilir olacağını göreceksiniz; ancak sürükleyici ve şaşırtıcı yönleri sizi kendine hayran bıraktıracak…
Final
Call of Duty: Ghost, şüphesiz ciddi bir oyun tasarımı, güçlü bir karakter simülasyonu, yapay zekada önemli sorunlarına karşın özel bir oyun. Pro oyuncular için eleştirilecek yönleri olmakla beraber özellikle yeni başlayanlar ve orta seviye oyun meraklıları için paha biçilmez oyunlar arasında. llk sayfada yer alan linkteki bağlantıya tıklayarak oyunun geliştiricileri, oyunda kullanılan IW Engine motoru, multiplayer modu ve diğer detaylara göz atabilirsiniz.
Megan Fox’lu CoD Ghost videosu için buraya tıklayabilirsiniz.
:: CoD: Ghost oynamayı planlıyor musunuz? En çok neyi merak ediyorsunuz?
Avrupa Birliğinde Roaming Ücreti Kalkıyor
Roaming yurt dışına çıkanların çok iyi bildiği kavramlardan birisidir. Kendi ülke sınırlarınız dışında kalan bir GSM operatöründen mevcut mobil hattınız ile hizmet almanız durumunda roaming kapsamına girersiniz ve çok yüksek ücretler ödemeniz gerekir. Bunun en büyük nedeni ise farklı ülkelerdeki GSM operatörlerinin birbirlerinden aldıkları ara bağlantı ücretleridir.
Avrupa Birliği Parlementosu oyladığı bir teklifin kabul edilmesi ile birlikte AB üyesi 28 ülkedeki roaming ücretlerinin kaldırılması yönünde karar aldı. Bu kararın 2015 yılının sonuna kadar hayata geçirilmiş olması için hedef konuldu. Ancak kabul edilen uygulama sadece roaming ücretleri ile sınırlı değil.

Avrupa birliğinde faaliyet gösterne tüm internet servis sağlayıcılar artık tüm servisleri eşit koşullar ile sağlamak zorunda kalacaklar. Bu şu anlama geliyor; bazı internet servis sağlayıcılar diledikleri servisler için sınırsız hizmet sunarken bazıları için belirli hız ve veri transfer limitleri uygulayabiliyorlardı. Artık bu tümüyle ortadan kaldırılacak.
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
İşin doğrusu bu uygulamanın Türkiye ve Türkiye’deki GSM operatörleri için bir bağlayıcılığı yok zira Türkiye henüz AB üyesi değil. Ancak bir süredir Türkiye’deki GSM operatörleri günlük ücretler veya makul paket ücretleri ile yurt dışında makul ücretler ile GSM hattınızı kullanmanıza imkan tanımaktaydılar.
Öte yandan Türkiye’nin AB uyum süreci içinde olması ve rekabet açısından ele alındığında GSM operatörleri çok daha cazip teklifler veya tümüyle bu uygulamanın bir parçası haline gelmek isteyebilirler. Gelişmeleri zaman gösterecek.
:: Siz GSM Roaming ücretlerini nasıl buluyorsunuz?
Moto X Artılanarak Geliyor!
Motorola‘nın geçtiğimiz yıl Ağustos ayının ilk günü tanıttığı akıllı telefonu Moto X‘in yeni neslinden ilk haberler gelmeye başladı. Teknoloji dünyasına yönelik sızıntılarıyla ünlü Evleaks Twitter hesabının verdiği bilgilere göre yeni cihaz Moto X + 1 şeklinde adlandırılabilir.

Moto X2 yerine X+1
Akıllı telefon üreticilerinin, yeni nesil cihazlarını artan rakamlarla isimlendirmesi anlaşının biraz dışında olan bu seçim gerçekleşirse oldukça ses getireceğe benziyor. Daha önceki iddialarda öne sürülen Moto X2 yerine Moto X + 1 ismi daha çok konuşularak yeni cihaz için viral oluşmasını da sağlayabilir.
Detaylar belli değil
Evleaks‘ın yeni telefona yönelik verdiği tek bilgi ise adıyla ve yakında geleceği iddiasıyla sınırlı. Yeni cihazın tasarımı, konfigürasyonu ya da özellikleri hakkında henüz bir bilgi bulunmuyor. Hali hazırda piyasada olan Motorola Moto X hakkında bilgi sahibi olmak için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.
:: Yeni nesil cihazların artanrakamlar ile isimlendirilmesi sizce son bulacak mı?
{ARTICLE_LNK}
