Hepimizi Takip Ediyorlar!

ABD’de düzenlenen South by Southwest Interactive Festival’e Skype ile bağlanan Assange, “Önümüzdeki birkaç yılda gezegendeki herkes takip edilebilecek,” diyor. Kendisi 2010 yılında WikiLeaks gizli hükümet dokümanlarını paylaşmaya başlayınca şöhret olmuştu.

İsveç, Assange’ın bir kadına tecavüz ettiği, başka bir kadına da cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Haziran 2012’de Ekvador kendisine sığınma hakkı vermiş, o da büyükelçiliğe kaçmıştı.

Hakkındaki taciz – tecavüz suçlamalarını yalanlayan ve politik kaynaklı olduğunu söyleyen Assange, İsveç’in kendisini ABD’ye transfer etmesinden korktuğunu söylüyor. Neticede ABD, Assange’ı idam edebilirdi.

Cumartesi günü yaptığı konuşmada Ekvador büyükelçiliğindeki yaşamını hapis hayatına benzeten Assange “belki” gerçek mahkumların daha kötü şartlarda olabileceğini söylüyor.

Aslında konuşma bir “soru – cevap” bölümü gibi planlanıyordu ancak teknik sorunlar nedeniyle Assange’ın bir saatlik konuşma yapması ile sonuçlandı.  Sorular ise Twitter’dan geldi.

Tek taraflı konuşmadan salondaki 2.000 kişiden bazıları sıkıldı, dinleyicilerin çoğu Assange konuşmasını bitirmeden salonu terk etmişti. Elbette çok şey kaçırdılar… Hem de çok!

Moderatör Benjamin Palmer’ın ses bağlantısı ilk 15 dakikadan sonra kesilince Assange konuşmayı kendi kanaatiyle yürütmek zorunda kaldı. Ve ABD, İngiltere gibi devleri eleştirdi.

Hepimiz takip altındayız

{pagebreak::::2}

ABD’nin Ulusal Güvenlik Ajansı’nı “düzenbaz” olarak nitelendiren Assange, ajansın gereğinden fazla güce sahip olduğunu söylüyor. “Obama ajansı kapatmak isteseydi, onu devirirlerdi.” diyor.

“Obama’ya çamur atarlardı. Kongre onu suçlardı ve cezai suç unsuru oluşurdu.” diyor. Ülkemizde her gün yeni bir telefon kaydı yayınlanırken bunu anlamak daha kolay olsa gerek.

Assange, WikiLeaks gibi aktivist grupları hükümetin halkın özel alanına girmesine karşı direnen özgürlük savaşçıları olarak nitelendiriyor.  “İnternet artık insan hayatıyla bütünleşti. İnsani hukuk, internet için de geçerli olmalı.” diyor.

Anlamadığımız bir dünyada yaşıyoruz. Hükümetler gerektiğinden çok daha fazla güce sahipler.” diyen Assange, hükümetler çok fazla bilgiye sahip olduğundan vatandaşların durumu kavrayamadıklarını belirtiyor.

Google ve Facebook gibi kullanıcı bilgileri toplayan internet titanlarını da boş geçmiyor elbette. “Olan şey, zaten çok güçlü olan bir kesimin halkın çoğunun varlıklarını eşi görülmemiş bir şekilde soymasıdır.” diyor.

“Bunu hepimizden bilgi çalarak yapıyorlar. Bilgi güçtür, onlar da çok fazla güç topluyorlar.” diyerek yorumlarını belirten Assange, dünya çapında Android’li cihaz sayısının bir milyarı geçmesinden de yakınıyor.

“Bu büyük bir sorun, bir grup insanlar hakkında bu kadar fazla bilgiye sahip. Sattıkları ürün, sizsiniz.” diyor.

Aynı konferansta Rusya’da sürgündeki Edward Snowden’in de canlı bir bağlantı ile pazartesi günü bağlanması bekleniyor.

:: Hükümetler kişisel bilgi konusunda gereğinden fazla mı güçlü?

Pebble Uygulama Mağazası Artık Android’de

Yenilenen Pebble uygulaması geçtiğimiz az iOS platformunda kullanıcılara sunulmuştu. Android ise bir ay sonra arayı kapattı. Uygulama artık Google Play Store’da.

Pebble, yayınladığı bir blog gönderisinde Android uygulamasının sürümünü 2.0’a yükselttiğini ve uygulamanın yeni özelliklere kavuştuğunu bildirdi. Bu özelliklerden biri ise Pebble ve Pebble Steel için bir uygulama mağazası.

Uygulamada aynı zamanda geçmiş bildirimlerin, alarmların ve indirilmiş içeriklerin takip edildiği bir bölüm de mevcut. Bu özellik Geçmiş kayıtların arşivlenmesi ve uygulamaları kaybetmemeniz açısından oldukça faydalı.

3 yeni uygulama partneri

Pebble’ın artık üç yeni uygulama partneri var: eBay, Evernote ve Time Warner Cable. Bu üç büyük uygulama ortaklığı Pebble’a çok şey kazandıracak gibi duruyor. Hatırlarsanız Pebble’ın ilk ortaklarından biri de RunKeeper olmuştu.

Pebble’daki eBay uygulaması ile eBay Akışlarınızı, ürün görsellerini, fiyatları ve diğer bilgileri doğrudan saat ekranından görebilir ve daha sonra kontrol etmek adına “WatchList”lerden birine ekleyebilirsiniz.

Evernote ise popüler not tutma yazılımının “küçük” bir sürümünü Pebble’a sundu. Artık akıllı saatinizin ekranınından listelerinizi, hatırlatıcılarınızı ve defterlerinizi görüntüleyebiliyorsunuz. Yeni nesneler ise eklenemiyor.

Pebble uygulamasını Google Play Store ve App Store’dan indirebilirsiniz.

:: Akıllı saat alacak olsanız Pebble almayı düşünür müydünüz?

İngiltere’de Akıllı Yaya Geçiş Sistemi

Araçlar için geliştirilen yaya tanıma teknolojisi elbette hayatımızı bir nebze daha güvenli kılıyor. Ancak “Nasıl olsa araçlar bizi tanıyor” deyip yola atlıyor muyuz? Asla. Bizim için ışığın yeşile dönmesini bekliyoruz.

Trafiğin yoğun olduğu, çok kalabalık caddelerde yaya grupları karşıdan karşıya geçmeye çalışırken ışık, araçlar için birden yeşile dönebiliyor. Bu durumda da araçlar yayaların yoldan kaçılmasını bekliyorlar.

Londra’da geliştirilen bir teknoloji ise karşıdan karşıya geçmeyi kolaylaştırıyor ve daha güvenli kılıyor. Londra Valisi Boris Johnson, bu sistemin daha önce hiçbir yerde kullanılmadığını iddia ediyor.

Sistemin işleyişi ise şu şekilde: yolun kenarında yeşilin yanmasını bekleyen yaya grubu kalabalıklaştığında sistem bunu algılıyor ve onları yol kenarında bekletmiyor. Ayrıca geçiş süresi, yaya grubunun kalabalıklığı ile doğru orantılı.

Yani daha kalabalık grupların karşıdan karşıya geçmesi için daha uzun süre tanınıyor. Gelecekte ise herkes karşıya geçtikten sonra trafik ışıkları daha hızlı değişecek. Böylece araçlar boşu boşuna beklemeyecekler.

Peki bu teknoloji yeni mi?

Daha önce benzer bir teknoloji yine Londra’da trafik akışını takip ederek dört yol ağızlarında trafiğin sorunsuz akması için geliştirilmişti. SCOOT adlı teknoloji, şimdi 3.000 yerde kullanımda.

Valinin büyük heyecan duyduğu bu gelişme ise bu yaz Londra’da birkaç yerde denenecek. Karşıdan karşıya geçerken meydana gelen kazada ölen insan sayılarını göz önünde bulundurursak bu gelişme herkes için umut verici olabilir.

:: Benzer bir sistem Türkiye’de kullanılabilir mi?

Facebook ve YouTube Kapanırsa Ne Olur?

Gün geçmiyor ki ülkemizdeki kanun yapıcılar çağımızın en önemli iletişim kanalı olan internetin önündeki duvara bir tuğla daha koymasın. Siyasi otorite tarafından en son “gerekiyorsa kapatılabilir” ilan edilen Facebook ve YouTube da çok önemli iki iletişim mecrası. Ülkemizdeki trafiğin önemli bir miktarını oluşturan bu internet siteleri kullanıcıların dünyanın dört bir yanıyla, en basit tabirle, iletişim kurmasını sağlıyor.

En son kanunla…

Yapılan en son yasal düzenlemeyle internet üzerindeki içerikler URL tabanlı olarak dokunulmaz bir TİB Başkanı tarafından engellenebilecek, sonrasında mahkemeye götürülerek konu görüşülecekti. Bu yasa çok büyük tepki çekmiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eksiklerini gördüğünü söylemesine rağmen yasayı onaylamıştı. Bu son gelişmeler ışığında editörlerimiz konuyu ShiftDelete.Net okurları için değerlendirdi.

#video_3955#

:: Sizce Facebook ve YouTube kapatılır mı? Kapatılırsa neler olur?

iPad Şimdi de Geleceğe Dönüş’te!

Haberin başlığını “Geleceğe Dönüş Şimdi iPad’de” şeklinde okuduysanız, emin olun niyetimiz bu değil. Bu sefer nostaljik bir hatıra günümüz teknolojilerine dahil edilmesi. Tam aksine, bugün mobil teknolojilerin geldiği son noktalardan biri olan iPad, unutulmaz film serisi Geleceğe Dönüş’ün efsane otomobili DeLorean‘a entegre edilmiş bulunuyor.

Orijinal adıyla Back to the Future serisinde Profesör Brown tarafından bir zaman makinesi olarak tasarlanan, 1980li yıllar için fazlasıyla fütüristik tasarıma sahip olan DeLorean model otomobil, YouTube kullanıcısı DMCPat tarafından ciddi bir modifikasyona uğratıldı.

Arka rüzgarlık, üçüncü bir fren lambası, uzaktan kumandayla kilitleme, yeni tekerlekler ve direksiyon gibi pek çok modifikasyon gerçekleştirilen aracın iç dekorasyonu ise asıl ayırt edici yanı: Eski bir radyonun bulunduğu kısma monte edilen iPad Mini ile DeLorean 1980li yıllar için gelecek sayılabilecek 2013’ün en güncel teknolojilerinden birine sahip oldu.

Aracın müzik ayarlarının ve oynatma işleminin yapılabildiği iPad’in yanı sıra, sesle aktif edilen GPS ve Google Maps gibi teknolojiler de DeLorean’ın görkemini katlıyor. Aracın detaylı bir videosunu modifikasyonu yapan DMCPat’in anlatımıyla izleyin:

#video_3953#

:: DeLorean sizde olsa başka ne değişiklikler yaparsınız?

Batman Arkham Knight Çıkış Tarihi

Geçtiğimiz hafta oyun gündemini en çok meşgul eden olay hiç şüphesiz yeni Batman Arkham oyununun duyurulması olmuştu.

Arkham City sonrasında Gotham şehrinde gelişen olayları konu alacak olan yapım, serinin fanlarının da merakla beklediği bir oyundu.

Yapımcı koltuğunda tekrardan Rocksteady olacak

Yapımcı koltuğunda bir kez daha Rocksteady‘i gördüğümüz (bilindiği üzere Arkham Origin WB Montreal tarafından geliştirilmişti) Arkham serisinin yeni oyununun çıkış tarihi de netlik kazandı.

Birçok perakende satış sitesi (bunlara Gamestop ve Steam‘de dahil) oyunun çıkış tarihini 14 Ekim olarak lanse ettiler. Konu hakkında Warner Bros ve Rocksteady Studios‘tan henüz bir açıklama gelmezken aynı anda dünyaca ünlü sitelerin aynı tarihi göstermesi, bunun söylentiden öte olduğunun da bir göstergesi.

:: Batman Arkham serisinin en sevdiğiniz oyunu hangisi?

Titanfall’u Şimdiden Oynayabilirsiniz

Respawn Entertainment ve Electronic Arts işbirliği ile Microsoft‘un platformlarına yani PC (Windows), Xbox One ve Xbox 360‘a özel olarak geliştirilen Titanfall bilindiği üzere resmi çıkışını 11 Mart‘ta gerçekleştirecek.

Fakat, bazı yazılım uzmanları PC için ön yüklemeye sunulan Titanfall‘u şimdiden çalıştırmayı başardılar. Titanfall‘un beta sürümünde kullanılan setup dosyasını oyunun tam sürümüne uyarlayan yazılımcılar bu sayede Titanfall‘un tam sürümünü çalıştırmayıda başardılar.

Oyunu erken oynayanlar banlanmayacak

Durumun hızlı bir şekilde yayılması üzerine Respawn Entertainment tarafından yapılan açıklamada Titanfall’u erkenden oynamaya başlayanların ban riski taşımadığı belirtildi. Eğer Titanfall‘u satın aldıysanız bu linkte yer alan dosyalarla oyunu şimdiden oynamaya başlayabilirsiniz. Tabi sorumluluğun size ait olduğunu da unutmayın.

:: Titanfall’u satın aldınız mı?

Angry Birds Orta Çağ’a Gidiyor!

Rovio‘nun milyonları kasıp kavuran oyunu Angry Birds, klasik oyunu güncellenerek mobil oyunculara eşsiz bir deneyim sunmayı başarmıştı. Finlandiyalı firma bu başarının ardından Angry Birds’e farklı temalar ekleyerek yeni oyunlar ile karşımıza çıkmıştı. Rio, Seasons, Space, Star Wars 1&2 ve GO derken, Rovio Angry Birds’ün yeni oyunu ile ilgili bugün bir video paylaştı.

YouTube üzerinden paylaşılan bu videoda Angry Birds‘ün yeni oyununun Orta Çağ temalı olacağını görüyoruz. İlk olarak Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda App Store’unda testlerine başlanacak olan bu yeni Angry Birds oyununun, çok yakında evrensel sürümünün de yayınlanacağı belirtiliyor.

#video_3954#

Oyun ile ilgili fazla bilgi vermeyen Rovio‘nun, serinin yeni oyunu ile Angry Birds severlerin beğenisini kazanacağını düşünüyoruz. Bakalım ilerleyen aylarda Angry Birds serisine farklı temalı oyunlar eklenecek mi?

:: Angry Birds oynuyor musunuz?

South Park: Stick of Truth İnceleme

Uyarı

Eğer bu güne kadar South Park‘ın herhangi bir bölümünü seyretmediyseniz veya hakkında hiç bir şey duymadıysanız bu oyun sizin için pek bir anlam ifade etmeyebilir ama mutlaka okumaya devam edin.

Eğer South Park hoşlanmadığınız bir dizi ise bu yazıyı okuyarak vakit kaybetmeyin.

South Park da Neyin Nesi?

South Park 1997 yılında Trey Parker ve Matt Stone tarafından Amerika’da yaratılan bir animasyon komedi dizisi. Diziyi ilk yarattıkları günlerde çok iyi çizim kabiliyetlerine sahip olmadıkları için kağıttan kesilip yapılmış izlenimiyle hazırlayan ikili yıllar ilerledikçe çok daha gelişmiş teknolojiler kullanmaya başladılar ama South Park her zaman ilk amatör görünümlü çizgisini korumaya devam etti.

South Park adındaki bir kasabada yaşayan dört çocuğun çevresinde şekillenen olaylar genel olarak herhangi bir kişiye, kutsal değere ve kavramı ciddiye almaz. Bu sebeple aklınıza hayalinize gelebilecek her türlü absürd olaya şahit olabilirsiniz. Gelen tüm eleştirilere ve tehditlere rağmen 17 sezon boyunca devam eden dizi hâlâ yayınlanmaya devam ediyor.

İşte bu animasyon komedi dizisinin oyununu inceleyeceğiz.

{pagebreak:::: 2}

Kasabadaki Yeni Çocuk

Oyuna South Park kasabasına taşınan yeni bir çocuk olarak başlıyorsunuz. Aileniz ile aranızda geçen kısa bir konuşmadan sonra sokağa çıkıyorsunuz ve macera başlıyor.

İlk arkadaşınız kasabanın safdirik çocuğu Butters oluyor. Butters sizi alıp Cartman‘ın kalesine götürüyor ve burada geçen komik diyaloglar sonrasında Savaşçı, Büyücü, Hırsız veya Yahudi karakterlerinden birini seçiyorsunuz. Her karakterin kendine göre bir oynanış tarzı bulunuyor.

Genel olarak oyunun grafikleri South Park’ın televizyondaki çizgilerinden daha farklı değil. Bu açıdan baktığımızda süper gelişmiş, üç boyutlu grafikler gibi beklentileriniz varsa hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak South Park dünyasının içinde kontrol ettiğiniz bir karakterle geziyor olmak fazlasıyla tatmin edici.

Oyunun akışı içinde çeşitli görevler ile ilerliyorsunuz ve hikaye bu görevler çerçevesinde gelişiyor. Ancak aldığınız bir görevi hemen yerine getirmek zorunda değilsiniz. Görevinizi yapmadan da kasabayı dolaşmaya devam edebilir ve etrafı keşfedebilirsiniz.

Aslında pek alakası yok ama oyun içindeki etkileşimleri yönettiğiniz, mesajlar alıp gönderdiğiniz, eşyaları yönettiğiniz arabirim bana Facebook‘u anımsattı. İlk bakışta gözünüze karmaşık görünebilir ama kısa sürede alışıyorsunuz ve menüler arasında gezinmek gayet kolay.

{pagebreak:::: 3}

Her Şey Deneyimdir

Oyunun akışı içinde 17 sezon boyunca South Park’da yer almış neredeyse bütün karakterler ile karşılaşıyor olmak ve diyaloglara girebilmek South Park sevenleri için eşsiz bir deneyim sunuyor. Attığınız her adımda farklı bir espri ile karşılaşmak “South Park’ın oyunu nasıl olmalı?” sorusuna verilebilecek en mükemmel cevap olarak karşımıza çıkıyor.

Oyunun RPG tarzı kesinlikle bir World of Warcraft ya da benzeri oyunların karmaşasına sahip olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzdendir ki oyuna adını veren Stick of Truth aslında basit bir dal parçasından oluşuyor.

Pek çok oyun incelemesinde olduğu gibi bu oyunun detaylarını daha fazla anlatıp tadını kaçırmak oyuna yapılabilecek en büyük kötülük olur. Ancak oyunun eleştirilmesi gereken bir yönü varsa +18 yaş için piyasaya sürülmesine rağmen Avrupa bölgesinde satışa sunulan konsol versiyonlarında maalesef bir kaç sahnenin sansürlenmiş olması.

Sansürlü Sahneleri Böyle Görüyorsunuz

Gelelim Puanlamalara ve Son Sözlere

Grafik: 10 – South Park Stili 
Ses: 9.0 – South Park Stili
Oynanış: 8.5
Genel: 9.0

Artılar: Kusursuz bir şekilde oyuncuyu South Park dünyasının içine sokuyor. Dizinin bölümlerinden birini izlemenin ötesine geçip uzun metrajlı bir filmin içinde özgürce dolaştığınız hissine kapılıyorsunuz. Serinin hayranları için kesintisiz gülme garantili.

Eksiler: Avrupa’da yayınlanan konsol versiyonlarındaki toplam 30-40 saniyelik bölümün sansürlenmiş olması.

Oyunun tadını kaçırmayacağını düşünenler için ilk 15 dakikalık bölüme ait videoyu tekrardan paylaşalım.

#video_3864#

:: South Park – Stick of Truth dünyasına girecek misiniz?


 

 

Xperia Z1, 4K Video mu Çekecek?

Sony‘nin geçtiğimiz tanıttığı eski amiral gemisi modeli Xperia Z1, hali hazırdaki yazılım ve donanımı ile 1080P çözünürlüğünde videolar çekme imkanı sunuyordu. Geleceğin görüntü teknolojisi olarak hayatımıza giren 4K çözünürlüğü, Xperia Z1 maalesef ki desteklemiyordu.

Firmanın yeni amiral gemisi Xperia Z2 modelinde kullanılan bu özelliğin aslında, Xperia Z1’de de kullanılabileceği ortaya çıktı. Android Rom geliştiren Xda ekibi, hazırladıkları yazılım sayesinde Xperia Z1’e 4K video çekim özelliğini entegre etmeyi başardıklarını açıkladı.

Sadece Xperia Z1 bu özelliği destekliyor

Xperia Z2‘nin 4K video çekim özelliğinin yanında arayüzü ve uygulamalarını da Xperia Z1’e entegre eden ekip, Snapdragon 800 işlemcinin hala çok güçlü bir yapıya sahip olduğunu kanıtlamış oldu. Xperia Z, Z1, Z Ultra, V, TX, SP, M, L ve ZR’ye kurulan bu Rom’u buradan indirebilirsiniz. Ancak 4K video çekim özelliğinin sadece Xperia Z1‘de olduğunu belirtelim.

Hatırlayacağınız gibi LG G Flex‘e de bu özellik yeni gelecek olan yazılım ile entegre edilecekti. Bakalım diğer firmalar da Snapdragon 800 işlemcisini kullanan amiral gemilerine 4K video çekme özelliğini ekleyecek mi?

:: Xperia Z1 ile 4K video çektiniz mi?

4K Monitörlere Retina Desteği

Geçtiğimiz günlerde Mac OS X 10.9.2 güncellemesini yayınlayan Apple, dün ise 10.9.3 güncellemesinin derleme paketini geliştiriciler için sundu. Buradaki haberimizde sizlerle paylaştığımız geliştirici sürümü hakkında herhangi bir ayrıntı verilmedi. Resmi olarak neler içerdiği hakkında bir açıklama yapılmamasına rağmen 10.9.3 derlemesinde önemli bir yenilik keşfedildi.


10.9.2’de harici 4K çözünürlük ayarları

Harici monitörlere retina desteği

9to5mac sitesinin haberine göre, Apple gelecek sürümde harici 4K monitör sahiplerini sevindirecek. 4K çözünürlüklü monitörlere retina ekranlı Macbook Pro bağlayan kullanıcılar, yeni geliştirme ile “retina” kalitesinde görüntü alabilecekler. Hali hazırda, harici 4K monitöre bağlanan retina ekranlı bir Macbook Pro, monitörün doğal çözünürlüğünde kullanılabiliyor. Kullanıcılara çeşitli çözünürlük alternatifleri sunulsa da, retina Macbook Pro ekranındaki çift kat piksel yoğunluklu “retina çözünürlüğü” seçeneği harici monitörler için sunulmuyor.


10.9.3 Beta’da harici 4K çözünürlük ayarları

Daha keskin görüntü

Mac OS X 10.9.3 geliştirici sürümünde ise, cihaza harici 4K monitör bağlanması durumunda, retina çözünürlüğü seçeneği yer alıyor. Böylece, harici 4K monitörlerde de retina ekranlı Macbook Pro, iPad ve iPhone‘larda olduğu gibi daha keskin görüntüler elde edilebiliyor. 9to5mac‘in 2013 Retina Macbook Pro üzerinde keşfettiği bu geliştirmenin hangi modelleri destekleyeceği bilinmiyor. Bu yeni özellik Apple‘ın harici bir 4K monitörü satışa sunma hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

:: Sizce keskin görüntü mü kullanım alanı mı daha önemli?