Android’de Farklılaşmak

Android’in ilk versiyonlarını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsanız Google’da “cupcake”, “eclair”, “froyo” anahtar kelimeleriyle arama yapıp bu versiyonların kullanıcı arayüzlerine göz atın, özellikle Google’ın ham olarak sunduğu, üzerinde herhangi bir özelleştirme barındırmayan kullanıcı arayüzü fotoğraflarına bakın. Ne kadar sıkıcı ve ilkel olduğunu göreceksiniz. İşte bu noktada cihaz üreticilerine büyük iş düşüyordu.

HTC, Samsung, LG gibi üreticilerin 1-2 yıl önce piyasaya sürdükleri cihazlarda yer alan Sense, TouchWiz gibi kullanıcı arayüzleri ham sürümün sıkıcılığını atıyor, bu cihaz kullanıcılarına cihazdan daha fazla verim almalarını sağlayacak çeşitli bileşenler sunuyordu.

Ancak özellikle tabletler için geliştirilen Honeycomb sürümünden itibaren Google’ın kullanıcı arayüzüne verdiği önem arttı. Üreticilerin cihazın kullanıcı arayüzü üzerindeki müdahalelerini kısıtlayan Google bu şekilde tek biri kullanıcı deneyimi sunmayı hedeflemişti, tıpkı Apple’ın iPad ve iPhone’da yaptığı gibi.

Yine de, üreticilerin kendi cihazlarını farklılaştırmak adına bazı adımlar attığını gördük. Samsung’un tabletlerinde ekranın altında beliren ve ekranda sürekli üstte kalacak şekilde gösterilen programcıklar buna örnek.

{pagebreak::iki}

Ice Cream Sandwich ile birlikte Google’ın arayüz üzerindeki kontrol politikası daha da sıkılaştı ve doğrusunu söylemek gerekirse Android’in ham arayüzü bile daha çekici hâle geldi. Burada fazla değişikliğe gidemeyen üreticiler servis ve özelliklere odaklandılar.

HTC’nin One cihazlarında sunduğu ImageSense hızlı çekim modu ve video ile aynı anda fotoğraf çekme işleviyle ayırt edici özelliğe güzel bir örnekti. Benzer özellikleri Samsung’un Galaxy S III ile birlikte sunmaya başlaması ayırt ediciliği biraz gölgelemiş olsa da, sonuç olarak biz kullanıcılar için cihazlarımızı daha verimli kullanacak bir fırsat sunulmuş oldu.

Kamera dışında bulut depolama servisleriyle telefonun dahili alanının desteklenmesi, Samsung Galaxy S III’te gelen, videoyu ekranda hep üstte kalan küçük bir pencerede oynatan Pop Up Play, Sony Xperia telefonlardaki 3D Sweep Panorama, yine Sony Xperia S’teki NFC destekli akıllı etiketler üreticilerin kullanıcı arayüzü dışında aradıkları yeni farklılaşma yolları olarak dikkat çekiyor. Üreticilerin farklılık konusundaki arayışları da tabii ki biz kullanıcılara yarıyor.

Bu yazı Sabri Küstür tarafından yazılmıştır. 

:: En sevdiğiniz Android arayüzü nedir? 

Google ve Apple, Kodak’a Yumuldu

Kamera endüstrisinin devlerinden Kodak, 2011 yılında iflasın eşiğine geldiği için elindeki tüm patentleri satışa çıkarmış fakat satılan patentlerden elde edilen gelir de iflasını önleyememişti.

Bunun üzerine 19 Ocak 2012 tarihinde iflasını açıklayan firma, elinde kalan diğer patentleri de satışa çıkardı ve bu sayede kalan borçlarını ödemeyi hedefliyor. Bu konuda oldukça şanslı olduğunu söyleyebiliriz çünkü iki dev yatırımcı grup, patentleri satın almak için birbirine girmiş durumda.

Bu iki yatırımcının biri Apple, diğeri de Google. Bu kadar büyük iki firmanın açık artırma yöntemiyle satılan patentleri almak istemesi, Kodak’ın yaklaşık 2.6 milyar dolarlık bir gelir elde edeceğini düşünmesine yol açmış ama kazın ayağı hiç de öyle görünmüyor.

Çünkü verilen teklifler, 150 milyon dolar ile 250 milyon dolar arasında rakamlara işaret ediyor. İlerleyen günlerde bu rakamın yükselmesi bekleniyor.

Peki bu patentler firmaların ne işine yarayacak? Google tarafından baktığımızda Kodak’tan alınacak patentler sayesinde firmanın Android platformunda eli oldukça güçlenmiş olacak. Zira şu anda Android tabanlı telefonlar üretilirken, patentler yüzünden Apple ve diğer firmalar tarafından baskıya maruz kalıyorlar ve yüksek meblağlar ödemek durumundalar.

Apple açısından baktığımızda ise patentleri ele geçirerek telefon üreticilerinden daha fazla para koparmak niyetinde oldukları söylenebilir. Zaten firma istediği sürece bu açık artırmada Google’ı rahatlıkla geride bırakabilecek durumda ve muhtemelen bu patentlerin Apple’a gideceğini söyleyebiliriz.

Konuyla ilgili gelişmeler oldukça sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

:: Sizce Kodak’ın patentlerini hangi firma alacak?

 

ARM, 2. Mali-T600 GPU Serisini Duyurdu

İşlemci tasarımının yanında grafik işlemci tasarımı da yapan ARM, Mali-T600 grafik işlemci ailesinin 2. nesil modellerini duyurdu. ARM‘ın piyasada kullanılan en güçlü grafik çözümü şimdilik Mali 400 GPU‘su. Galaxy S2‘den beri kullanılan Mali 400 MP, Galaxy S3 ve Galaxy Note 2 gibi yeni nesil akıllı telefonlarda da kullanılıyor.

Mali-T600‘ün ilk nesil GPU‘Ları olan T601, T604 ve T658, hiç bir ARM işlemcili cihazda kullanılmadı. Kullanılmadan ikinci nesile çıkan T-600 ailesinin yeni nesil GPU‘ları, T624, T628 ve T678 olacak.

Güncel Nvidia ve AMD’nin GPU’larında kullandığı gibi Unified Shader mimarisine T600 ailesiyle geçen ARM,  GPU‘larını grafik ve işlem performansı odaklı iki kısımdan oluşturuacak.

Bu ayırıma göre video kodek işlemleri, görüntü düzenleme, matematiksel işlemler gibi paralel işlemleri grafik bölümü üstlenecek. Bu da işlemcinin yorulmasını engelleyerek, güç tüketimini düşürecek. Yani günümüzdeki bilgisayarlardaki gibi Photoshop’taki çizimleri işlemci değil de grafik işlemci üstlenecek. 

İkinci nesil T600 ailesinin giriş modeli olan T624, 4 çekirdeğe kadar ölçeklendirilebilecek. Bu da demek oluyor ki şimdiki amiral gemilerindeki Mali 400 MP GPU‘sundan çok daha verimli ve hızlı, giriş seviyesi GPU’lar gelecek.

T628‘de bu rakam 8 paralel çekirdeğe kadar çıkacak. Bu grafik işlemcileri akıllı telefon, tablet, akıllı televizyon ya da ARM tabanlı Ultrabook alternatiflerinde görebileceğiz.

T678‘de de 8 çekirdeğe kadar ölçeklendirebilme olacak fakat yapılan çekirdek optimizasyonlarına göre T628‘den 4 kat daha güçlü performans verdiği belirtiliyor.

OpenGL ES 1.1, 2.0, 3.0, DirectX 11, Open CL 1.1 API‘lerini destekleyecek olan Mali T600 GPU‘ailesinin ikinci nesil üyeleri, ilk nesile göre mimari değişiklik ile gelmiyor. Mimari değişiklik yerine çeşitli güncellemelere gidilen grafik işlemciler, özellikle güç tüketimi konusunda çok daha iddialı olacaklar.

ARM’ın geliştirdiği ve GPU’larına yerleştirdiği  ASTC teknolojisi, yeni GPU’larda da kullanılıcak. Yeni bir doku sıkıştırma tekniği olan bu teknoloji sayesinde, 4k x 2k çözünürlükteki görselleri ve içerikleri rahat bir şekilde görüntüleyebilecek. ARM’ın resmi duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Bakalım üreticiler Mali T600 ailesinden GPU’lara ne zaman yer verecekler? 

:: Mali-T600 GPU’larına sizce neden hala geçilemedi? Niye hala Mali 400’lerde kalındı?

 

Sosyal Konuk – Bölüm 1

Hayatımıza inanılmaz bir hızla giriş yapan sosyal medya ile ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendireceğimiz programımız Sosyal Konuk bundan böyle her hafta sizlerle olacak.

Tuluğ Özlü ve İnci Damla Güneşliler’in moderatörlüğünde hazırlanan Sosyal Konuk‘ta bu hafta, geçtiğimiz günlerde büyük markaların Facebook hesaplarının hack’lenmesi konusu ele alınıyor. Konuk olarak ise Bilgi Güvenliği Uzmanı Burak Çifter bu hafta Tuluğ ve İnci Damla’ya eşlik ediyor.

Bölümün İçeriği

· Facebook’taki adminlik sisteminde ne tür açıklar var? Bu açıklar için Facebook ne tür önlemler alabilir?

· Facebook’ta adminlik yetkileri olan kişiler nelere dikkat etmeli?

· Ajanslar benzer bir olayla karşılaşmamak için ne tür önlemler almalı?

· Sosyal medya uzmanlarına tavsiyelerini rica edelim.

#video_6393#

Biz kimiz?

Tuluğ Özlü: Sosyal medyaya ciddi bakamayan bu programla ciddiyet sağlamaya çalışan genç insan.

https://twitter.com/tulugozlu

İnci Damla Güneşliler: Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sinema & TV bölümünden mezun olduktan sonra sosyal medya ile tanışıp dijital işlere merak saran aktif insan.

https://twitter.com/inci_damla

:: Sosyal Konuk programını nasıl buldunuz?

Tuluğ Özlü: Sosyal medyaya ciddi bakamayan bu programla ciddiyet sağlamaya çalışan genç insan. https://twitter.com/tulugozlu

·         İnci
Damla Güneşliler: Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sinema & TV
bölümünden mezun olduktan sonra sosyal medya ile tanışıp dijital işlere
merak saran aktif insan. https://twitter.com/inci_damla

Nvidia, Kepler Mimarili Maximus’u Duyurdu

Geçtiğimiz Kasım ayında piyasaya çıkarılan Maximus platformu, profesyonel  kullanıcılara tek bir makinede eşzamanlı olarak karmaşık analiz ve görüntüleme yapma olanağı veriyordu.

Önceki nesil GPU’ları kullanan Maximus çözümleri, performans olarak üst seviyede olsa da, güç tüketimi ve ısı konusunda çok başarılı değildi. 

Nvidia, GTX 680 ile beraber Kepler mimarisini kullanan GPU‘larını piyasaya sürmüştü. Verimlilik konusunda son derece başarılı olan Kepler mimarisi, 2. nesil Maximus platformuna geldi. Böylece Maximus platformu en büyük handikapı olan sıcaklık ve yüksek güç tüketimi sorunlarından arındırılmış oldu.

Maximus teknolojisi, Nvidia Tesla ve Quadro ailesi iki kartın birleşiminden oluşuyor. 2. Nesil Maximus‘ta hesaplama işlerini Tesla K20 GPU‘su gerçekleştirirken, grafik ve render işlemleri için Quadro K5000 GPU‘su devreye giriyor. 

Bu ikiliyle beraber gerçek zamanlı simülasyon yapabilmek oldukça kolaylaşıyor. 

Kepler mimarisi tarafından güçlendirilen 2. nesil Maximus platformun hem görüntüleme hem de hesaplama olanaklarını iyileştirmektedir. Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz ısı ve güç tüketimi açısından da Kepler mimarisi Maximus’a çok büyük avantajlar katacak.

Nvidia Quadro K5000’ün Teknik Özellikleri:

Nvidia‘nın yeni amiral gemilerinden GeForce GTX 680‘deki GK100 GPU‘sunu kullanan ekran kartı, 1536 adet CUDA çekirdeğine sahip. 128 doku ünitesi ve 32 ROP birimiyle donatılan ekran kartı, 5.4 GHz hızında çalışan 4 GB DDR5 bellek ile geliyor. Ayrıca kartın bellek arabirimi 256 bit.

122 watt maksimum güç tüketimine sahip ekran kartı, diğer Kepler GPU‘ları gibi 28nm teknolojisiyle üretiliyor ve içerisinde 3.5 milyar transistöre yer veriyor. 

Bir önceki Quadro modeli olan 6000‘in 204 Watt çektiğini düşünürsek, 122 Watt ile daha yüksek performans sunan yeni nesil Quadro K5000‘ün önemini daha iyi anlayabiliriz.

Quadro K5000’in ek özellikleri ise şu şekilde:

  • Grafik ve video işlemleri başta olmak üzere CPU iş yükünü azaltırken kullanıcıya bellekteki 1 milyondan fazla dokuya referans verme olanağı sağlayan Bağımsız Dokulara destek.
  • FXAA/TXAA ile yenilenen kenar yumuşatma teknolojileri (Antialiasing modları)
  •  Tek bir  Quadro K5000 ile dörde kadar ekranı eşzamanlı olarak çalıştırabilme 
  • 60Hz hızda 3840×2160’a kadar çözünürlükler için Display Port 1.2 desteği

NVIDIA Tesla K20 GPU’nun Quadro K5000‘e göre watt başına 3 kata kadar daha fazla performans için SMX akış çoklu işlemci teknolojisi ve sadeleştirilmiş paralel programlama ve çok daha hızlı performans için Dinamik Paralellik ve Hyper-Q GPU teknolojileri gibi ek geliştirmelere sahip.

Yeni NVIDIA Quadro K5000, 2.249 dolar fiyata sahip olacak. Ayrıca Nvidia Tesla K20 GPU‘su da 3.199 dolar fiyata sahip.  Maximus teknolojisinden yararlanmak için iki kartı satın aldığınızda ise fiyat 5448 dolara çıkıyor. Bu fiyatlar global olarak belirlenen fiyatlar. Ülkemizde değişiklik gösterebilir. 

Yeni nesil Quadro K5000 ve Tesla K20 GPU‘su, Aralık gibi ülkemizde olacak.

:: Profesyonel ekran kartlarına ihtiyaç duyuyor musunuz? Bu tip kartlardan beklentileriniz neler?

 

Nikon 1 J2 Geliyor

Fotoğrafçılık alanında son yılların trendi olan aynasız (İngilizce’de Mirrorless) modelleri giderek popüler olmaya başlıyor. Bu konuda uzun süre çekingen duran Nikon, 1 V1 ve 1 J1 isimli 2 modelle Eylül ayında bu pazara giriş yapmıştı.

Nikon 1 V1 incelemesi için buraya tıklayın.

1 ailesinin piyasaya sürülmesinin üzerinden bir yıl geçmeden yeni model J2 ile ilgili bilgiler internette dolaşmaya başladı. 10.15 Megapiksel çözünürlüklü yeni model EXPEED 3 imaj işlemcisi kullanıyor. 6400’e kadar ISO kullanabilen fotoğraf makinesi. saniyede 10 kare seri çekim yapabiliyor. Yüksek hızlı seri çekim modunda saniyede 60 kareye kadar çekim de yapabilen cihaz Full HD 60i video kayıt da edebiliyor.

{pagebreak::2}

   

Şimdilik dedikodu nevinde olan bilgilere bol miktarda fotoğraf da eşlik ediyor. J2‘nin ortaya çıkan teknik özelliklerinde görünen J1‘den en önemli farkı ise 460 bin piksel olan ekran çözünürlüğünün 920 bine yükseltilmiş olması. Haber henüz dedikodu nevinde olsa da ortaya çıkan fotoğraf ve teknik özellikler bu bilgilerin gerçek olması ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.

Aynasız alanında rekabete yeni dahil olan Canon ise geçtiğimiz ay EOS M isimli modelini tanıtmıştı.

Nikon 1 J2 Olası Teknik Özellikleri

  • 10.15 Megapiksel sensör
  • EXPEED 3 imaj işlemcisi
  • 6400 ISO değeri
  • 1/16000 enstantane değeri (elektronik)
  • Saniyede 10 kare seri çekim modu
  • Yüksek hızlı seri çekim modunda saniyede 60 kare fotoğraf çekebilme
  • 1920×1080 60i Full HD video kayıt
  • SD, SDHC ve SDXC uyumlu bellek yuvası
  • 920.000 piksel LCD ekran
  • 280 gram ağırlık (pil ve bellek kartı ile)
  • 8 Kreatif mod

:: Hangi tür fotoğraf makinesi kullanıyorsunuz?

 

Google Maps ile Canlı Trafik Bilgisi

Google, 2008 yılında açtığı canlı trafik servisi hizmetini yaygınlaştırmaya devam ediyor. Google Maps ve Google Earth ekibi tarafından yazılan Google‘ın resmi blog yazısına göre canlı trafik durumu bildirim servisi artık Kolombiya, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelerde de aktif oldu.

Peki ya Türkiye?

Geçtiğimiz gün Google‘ın Türkiye’deki en büyük rakibi Yandex, İstanbul’daki canlı trafik durumu hizmetini haritalarına taşımıştı.

Google‘ın Türkiye’den elde ettiği gelirlere rağmen bu tarz trafik durumu yatırımlarını hala ülkemize yapmamış olmasını büyük bir eksiklik olarak görmek mümkün.

:: Google Maps ile Canlı Trafik Bilgisi

Google’ın İnsansız Aracı 300.000 Mil Yaptı

Google tarafından hazırlanan ve şu anda test aşamasında olan sürücüsüz otomobil, 300.000 mil yani kilometre cinsinden 482.804 km. yol katetti.

Google‘ın sürücüsüz otomobili üzerinden hummalı bir çalışma sürdürdüğü ve bu projeye çok önem verdiği biliniyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün geçtiğimiz aylarda yaptığı Silikon Vadisi ziyareti kapsamında, Google‘ın kurucularından Sergey Brin‘in de teklifi ile bu sürücüsüz otomobili denediğini sizlerle paylaşmıştık.

Kazasız belasız

Geçtiğimiz yıl patentini alınan, 2012 yılının başında ise ABD’nin çölleri ile ünlü Nevada eyaletinde test edilmek için özel bir izin alınan Google otomobili, test aşaması boyunca hiçbir kaza yapmadı.

Google‘ın insansız aracı, diğer sürücüler tarafından fark edilmesi açısından test boyunca özel hazırlanmış bir kırmızı plaka kullandı. Ancak insansız aracın yaptığı test sürüşünün ne kadarını Google‘ın özel parkurunda, ne kadarını trafikte seyir halinde tamamladığı bilgisine yer verilmedi.

:: Google’ın İnsansız Aracı 300.000 Mil Yaptı

Microsoft, WP MarketPlace’ı Değiştiriyor

Microsoft, geçtiğimiz gün Office 2013 için uygulama mağazası olan Office Store‘u beta olarak kullanıma sunmuştu. O haberimize buradan ulaşabilirsiniz.

Windows 8 için de uygulama mağazası oluşturan Microsoft, uygulama mağazasına Windows Store adını vermişti. Microsoft’un Store adlı mağazalarından Windows Phone‘da nasibini alacak.

Windows Phone 7 ile beraber Marketplace adıyla sunulan uygulama mağazası, 100.000 uygulamayı geçmiş durumda. Google Play Store ve App Store’a göre daha hızlı bir şekilde büyüyen Marketplace’ın adı değişiyor.

Microsoft, aldığı kararla MarketPlace‘ın adını Phone Store olarak değiştirecek.

Windows Phone 7 için yazılan uygulamaları da çalıştıracak olan Windows Phone 8, ayrıca Windows 8 için yazılan uygulamaları ufak değişikliklerle çalıştırabilecek. Windows 8 ile aynı alt yapıyı kullanan Windows Phone 8, market yapısı olarak da Windows 8‘e benzeyecek.

Windows 8 ekosistemi için yazdığımız yazıya buradan, Windows Phone 8 ile ilgili çıkan son yenilikleri de buradan öğrenebilirsiniz.

:: Phone Store sizce iyi bir market ismi mi?

 

Android için Slime Jump 2

Google Play Store‘da bir kaç birbirine benzer ve eğlenceli oyunu bulunan Funbox‘ın Slime Jump 2 adlı oyununda mavi sevimli bir yaratığı kontrol ediyoruz.

Slime Jump 2, 2.1 Megabyte boyutunda. Google Play Store ortalaması 3.5 olan yapım, Android 1.5 ve üstünde çalışıyor.

{pagebreak::iki}

Küçük mavi bir yaratığı kontrol ettiğimiz Slime Jump 2‘de hedefimiz üzerimize doğru gelen demirden kaçarak sürekli aşağı doğru inmek. Bunu yolculuğumuz esnasında beliren platformların üstüne atlayarak yapıyoruz. Bu platformlar bazen dikenli, bazen kırılgan olabiliyor. Bazen de çeşitli güçlendirmeler içeriyor.

Hareket sensörleri ile oynanan yapım, kolay bir oynanış sunuyor. Üzerimize doğru gelen dikenlerden kaçmak için sürekli aşağı doğru inmeli ve bunu yaparken de zaman kaybetmemeliyiz. Oynanış mantığı basit olan yapımda bazı güçlendirmeler bize kısa süreli avantaj sağlıyor.

Slime Jump 2, puan yapma tabanlı bir oyun. Bölüm geçmek yok. Yapılan puanlar internete yüklenebiliyor.

{pagebreak::uc}

Ortalama bir grafik kalitesi sunan yapımın, görselleri de çok ilgi çekici değil. Basit bir oynanışa sahip olan bu oyunlarda görsellik bazen kurtarıcı olabiliyor. Ancak Slime Jump 2, alelade grafikleri ile vasat bir performans çiziyor. Müzik kalitesi de ortalama olan yapımının ses efektleri ise başarılı. 

Sonuç olarak Slime Jump 2, ortalamanın biraz üstünde bir oyun olarak göze çarpıyor.

İndirmek için tıklayın.

ya da Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Slime Jump 2’yi denediniz mi? 

Facebook’tan Gerçek Paralı Kumar Oyunu

Dünyanın en çok kullanılan sosyal ağı Facebook, 1 milyar civarı kullanıcısıyla dev bir platform haline geldi. Halka arzından sonra yeniliklerine hız katan Facebook, üzerinde oynattığı oyunlarla da dikkat çekiyordu. Artık bu oyunlarda gerçek para dönemi başlıyor.

Facebook artık çevrimiçi kumar pazarına da girmiş durumda. İngiltere’den Gamesys şirketine gerçek parayla oynanan kumar oynu için izin veren Facebook, ilk kumar oyununa yeşil ışık yakmış oldu. 

Parayla satın alınan bingo ve jetonlarla oynanan Bingo Friendzy adlı oyun, Facebook’un kendi kredi sistemi yerine kendi üzerinden gerçek para ile ödeme kabul ediyor. Oyun şimdilik sadece İngiltere sınırları içerisindeki kullanıcılar ve 18 yaşından büyükler için oynanabilir durumda.

Bu hamle başarılı olursa, dünyada hızla yayılması bekleniyor. Facebook’un ilk uygulamaya izin vermesinden sonra, diğer üreticilerin uygulamalarına da yeşil ışık yakması bekleniyor.

:: Facebook’ta kumar oynanmasına devletler izin verir mi? Vermeliler mi?

 

 

Facebook Kullanmıyorsan Psikopatsın!

1 milyar kullanıcıya erişen Facebook, pek çok internet kullanıcısının kullandığı sosyal ağ olarak görülüyor. Sosyal ağın dışında oyun oynanabilen, insanlarla konuşabilen ve daha pek çok şey yapabildiğimiz Facebook, artık sosyal ağın çok daha ötesinde. Kullanımı her geçen gün daha da artan Facebook için bir Alman dergisinde çıkan haber şoke edici.

Der Taggspiegel‘de çıkan habere göre bazı psikologlar ve hatta işverenler, Facebook‘u kullanmayanlar için “psikopat” tanımını kullanabiliyor. Yani Facebook kullanmak o kadar önemli ve sıradan birşey oldu ki, kullanmayanlara psikopat gözüyle bakılabiliyor.

Forbes.com‘da çıkan bir diğer haberde ise özellikle şirketlerin insan kaynakları departmanının eleman alımında adayların Facebook kullanıp kullanmadığına baktığını ve bu sistemin hızla yaygınlaştığını kaydetti.

Facebook‘un son dönemde yaptığı gizlilik ihlalleri ve bayağılaşmasından rahatsız olup, Facebook hesabınızı kapatmaya niyetlenirseniz, belki psikopat olarak görülebilirsiniz. Önümüzde ilginç bir dönem bizleri bekliyor.

:: Sizce Facebook kullanmamak psikopatlık mıdır?