İsrail, Apple’a Rest Çekti

srail işgaline karşı protesto ve eylemlerin tarih ve yerlerini gösteren ‘Üçüncü İntifada’ adlı iPhone uygulaması, App Store’dan kaldırıldı.
Kelime anlamı başkaldırı olan intifada, yaygın olarak Filistinlilerin İsrail işgaline karşı isyanı için kullanılıyor. Birinci intifada 1987’de, ikincisi ise 2000’de başlamıştı. Apple’ın “Üçüncü İntifada’ adlı uygulaması ise olası bir yeni başkaldırıya gönderme yapıyordu.
Uygulamayı indiren kullanıcılar, İsrail işgaline yönelik protestoların tarihlerinden haberdar oluyor, konuyla ilgili haberleri alabiliyordu. Ancak uygulama İsrail’in tepkisini çekmekte gecikmedi.

İsrail işgaline karşı eylemleri kapsamlı olarak gösteren ‘Üçüncü İntifada’ adlı iPhone uygulaması, App Store’dan kaldırıldı. Uygulamanın adı olan intifadanın anlamı başkaldırı. Uygulama Filistin isyanı için kullanılıyor. Yani “Üçüncü İntifada’ yeni bir başkaldırıyı işaret ediyor.

İsrail’den Apple’a Rest

Uygulamadan yararlananlar protestoların yeri, zamanı ve niteliği hakkında bilgi edinebiliyordu. Bu da İsrail’i çok kızdırdı. Apple başkanı Steve Jobs’a mektup yazan İsrailli bakan Yuli Edelstein, “Uygulamanın şiddeti teşvik ettiğini ve hemen kaldırılması gerektiğini” ifade etti. Bakan, çeşitli yaptırımlar olabileceğini de ima etmekten geri kalmadı.

Apple da, uygulamayı internet mağazasından kaldırdı.

:: Konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

 

Turkcell’den Reklam Yasağı İçin Bilgi

Operatörlerin reklam savaşındaki son darbe Turkcell tarafından geldi. Üç operatörde rakiplerinin yayınladığı ve kurumlarına taşlamalarda bulunan reklamları şikayet ederek gündemi değiştiren bir kriz başlatmıştı.

Avea ve Vodafone’dan sonra Turkcell’de olayla ilgili basın açıklamasında bulundu. Peki Turkcell bu olay için ne dedi? İşte firmanın açıklaması;

 

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, Avea tarafından yayınlanan “Dünyada 5-3-2’ye yer yok” temalı reklam filmine karşı, filminin Reklam filmlerinin ekonomik ve sosyal sorumluluk bilinci içinde iş hayatında ve kamuoyunda kabul gören dürüst rekabet ilkelerine uygun olması ilkesini ihlal ettiği, Ticari reklam ilkelerine aykırı olması, kullanılan ifadelerin Turkcell’i, markasını ve ticari faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemesi,” gerekçesiyle 22.06.2011 tarihinde Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde manevi tazminat davası açmıştır.

Basın veya müşterileri üzerinden rakip operatörlerle polemiğe girmeyi ilkesel olarak doğru bulmayan Şirketimiz, davaya konu olan reklam filminin tüketiciler ve kamuoyu nezdindeki ticari itibarını zedelemeye yönelik unsurlar içermesi nedeniyle, dava sonuçlanıncaya kadar filmin internet, radyo, televizyon, gazete yayınlarının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini de talep etmiştir.

Mahkeme, filmin Reklam Özdenetim Kurulu’nun kararında “Uluslararası Reklam Uygulama ve Esasları”nın 12. Maddesine aykırı görüldüğü haliyle bu mecralarda yayımlanmasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulması yönünde karar vermiştir.

22.06.2011 tarihinde de Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK), Avea reklamında gerekli düzeltmeler yapılmadıkça bu haliyle yayınlanmamasını istemiştir. RÖK, “25 Haziran Cumartesi günü itibariyle reklam filminde gerekli düzeltmelerin yapılmış veya yayınının durdurulmuş olması gerekmektedir. Aksi takdirde reklam filminin yayının durudurulması için medyaya 27 Haziran Pazartesi günü yazı gönderileceği bildirilmiştir” ifadeleri ile uyarıda bulunmuştur.

:: Sizce bu operatör savaşı artık bitmeli mi?

Cut the Rope Sonunda Android’de!

Cut the Rope adını belki ilk defa duyuyor olabilirsiniz ancak oyun, kısa sürede mobil dünyanın en beğenilen isimlerinden biri olmayı başarmış sıra dışı bir yapım. AppStore’a eklendiği anda kullanıcıların yoğun ilgisiyle karşılanan oyun, en çok indirilenler listesinde en tepelere kadar yükseldi.

Halihazırda AppStore’da en çok indirilen 10 içerik arasında yer alan küçük yeşil kurbağamız, macerasına artık Android’de devam edecek. 14MB’lık bir yükleme paketine sahip olan oyunu ücretsiz olarak indirebiliyorsunuz ancak ilginç bir şekilde yazıyı yayına hazırladığımız sırada Android Market üzerinde yapım yer almıyordu. Zaten tanıtımda da Getjar adresinin verilmesi şaşırtıcıydı.

Oyunu hemen denemek ve eğlenceye Android’li akıllı telefonunuzda devam etmek için burada yer alan Getjar sayfalarını ziyaret ederek yapımı bilgisayarınıza hemen indirin.

#video_370#

:: Cut the Rope’un Android sürümünü başarılı buldunuz mu? İlk izlenimleriniz neler?

Dropbox’ın Başı Dertte!

İnternete erişebilen cihazların farklılık göstermesi ile hızla büyüyen ve en çok kullanılan çevrimiçi depolama servislerinden biri haline gelen Dropbox’ın başı şu aralar önemli bir sorun ile dertte. Sistemin kodlama yapısında görülen bir hata nedeniyle kısa bir süreliğine de olsa bazı hesaplar şifresiz erişime açık hale geldi.

Durumu fark eden bir kişi, 4 saat boyunca süren açıkta 100’den fazla hesaba erişim sağlamayı başarmış. Hatanın Dropbox ekibi tarafından fark edilmesinden sonra sorun kısa sürede çözülmüş ancak yaşanan bu durum, Dropbox’ın imajı açısından hayli yıpratıcı.

%1’den daha az hesabın etkilendiği açık nedeniyle hiçbir kullanıcının bilgilerinde bir kayıp ya da çalınma durumun söz konusu olmadığı, açığı fark eden kullanıcının da girdiği hesaplar üzerinde herhangi bir indirme işlemi yapmadığı belirtilmiş.

4 yıllık bir geçmişi bulunan Dropbox, özellikle geçtiğimiz yıl rekor bir büyüme rakamı yakalamayı başardı. 5 Milyon kullanıcıdan 25 Milyon kullanıcıya erişen Dropbox, kullanıcıların günde 300 Milyon’dan fazla dosya transferi yaptığı çok büyük bir platform. Bu durumda açık nedeniyle bahsedilen %1’den az kullanıcı söylemi de tahmini bir rakamla 200.000 hesaba denk geliyor ki bu bile durumun ciddiyetini ortaya koymak için yeterli.

:: Dropbox’ta çok önemli kişisel veya iş dosyalarınızı saklıyor musunuz?

Hellgate: London İle Yeniden

Diablo adlı efsanevi oyunun ekibinde bulunan ve oldukça önemli bir isim olan Bill Roper‘ın açtığı, başında bulunduğu Flagship Studios adlı firma büyük bir oyunla geleceğini duyurmuştu. Multiplayer olarak Diablo kadar kaliteli bir oyunla karşılaşmayı bekleyenler ise büyük bir hayal kırıklığı ile oyunu terk etmişti. Server’ları dahi kapatılan ve üzerine toprak atılan Hellgate: London geri dönme kararı aldı.

Nasıl Dönecek?

Bir süre önce Kore‘li bir yapımcının aldığı ve özenle üzerinden geçerek oyunu iyileştirmeye çalıştığı biliniyordu. Yapılan yeni bir duyuruya göreyse T3 Entertainment yapımı bu şekilde piyasaya sürecek. Free to Play (Ücretsiz Oyun Modeli – F2P) olarak çıkacak olan Hellgate: London bu sefer başarıyı yakalar mı, yakalarsa da ne kadar güçlenir, işte orası büyük bir muamma!

:: Siz de Hellgate: London’ı oynamış mıydınız?

 

Intel’den Atom Anakartlar

Intel bugünlerde harıl harıl yeni anakartları için çalışıyor. Mini ITX formuna sahip olan bu anakartların hepsi de NM10 chipset bulunacak. Hepsi de Cedar Trail bazlı ve Cedar View-D İşlemcilere sahip olacak. Bazıları hızlı iken, bazıları daha yavaş olacak.

Modeller Neler?

Duyurulan modeller ve özellikleri ise şu şekilde:

-Houlton DVI board: VGA, DVI-D, Gigabir LAN ve Atom D2500. Resmi ismi ise D2500HND olacak.

-Mount Union DVI: VGA/DVI-D, Gigabit LAN ve Atom D2700 Resmi ismi ise D2700MUD ile D2700MU (DVI-D’siz) olacak.

Marshalltown kodlu board: m-ITX, VGA, HDMI, Gigabytle LAN ve ismi açıklanmayan yeni bir Atom.

D2700DC resmi isimli board: ITX, DVI-D, HDMI, Gigabyte Lan ve Atom D2700 ile grafik işlemci.

-Canoe Creek, resmi adı D2500CC: DVI-D, HDMI, Gigabyte LAN ve Atom D2500.

Bu ürünlerin hepsi de, 2011’in ikinci yarısında ve muhtemelen Eylül ayında piyasada olacaklar.

:: Bu özel anakartlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Sony’nin Hacklenmesine Microsoft Yorumu

Hatırlayacağınız gibi Sony’nin PlayStation Network sistemi uzunca bir süre Lulz Sec‘in saldırılarına maruz kalmış ve kullanıcılarına hizmet veremez duruma gelmişti. Saldırılar bununla da kalmayıp Sony Pictures gibi diğer Sony servislerine de yayılmıştı.

Rakip konsol Xbox‘ın sahibi Microsoft’un Operasyon Müdürü Dennis Durkin, hiç kimseyi Sony’nin çektiği acıyı çekerken görmek istemediklerini belirterek bu süreç boyunca neden sessiz kaldıkları konusundaki eleştirilere şöyle yanıt verdi;

” Bu süreç boyunca oldukça sessiz kaldığımız doğru. Çünkü başka birinin düştüğü kötü durumdan kendimize avantaj sağlamak için ortaya çıkmak istemedik, bu bizim DNA’mızda yok!‘”

Böylece “Microsoft neden sessiz kalıyor?” sorusunun cevabı verilmiş oldu.

:: Microsoft’un tutumunu doğru buluyor musunuz?

 

Verileri Sanal Ortama Yedekliyor

Gigabit Ethernet destekli olan, LacCie’nin yeni ağ depolama cihazı bulut bilişim teknolojisini kullanması ile fark yaratıyor. LaCie, yedeklenen verileri ilk olarak kendi diskine sonra da günübirlik olmak üzere sanal ortama yedekliyor.  

LaCie bu sayede yedeklenen verileri oluşabilecek disk hatalarından korumuş oluyor. Bu işlem sayesinde, bozulan bir dosya veya veri anında geri yüklenebiliyor.   

Yaklaşık 200 Euro’dan satılan LaCie Cloudbox, yedeklenen verileri Cloud ortamına aktarabiliyor.  

LaCie buluta yolladığı verileri 128 bit AES şifreleme ile yolluyor. Kendi içinde ise beraberinde gelen yedekleme yazılımı ile yaklaşık 10 bilgisayarın yedeklerini alabiliyor.

Lacie Cloudbox’un en büyük dezavantajı 100 GByte kapasite ile sınırlı olması. Dosyaların yollandığı bulut sunucusu da 100 GByte ile sınırlı.

Bu bulut sunucusu bir yıl boyunca ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Bir yıldan sonra kullanıcılardan ücret talep ediliyor.

:: Verilerinizi sanal ortama yedekler misiniz?

Ekşi Sözlük’te Neler Oluyor?

Her şey savcılığa yapılan şikâyetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında emniyet güçlerinin Ekşi Sözlük’ten bazı yazarlara ait IP bilgilerini istemesiyle başladı. Olay duyulunca yaklaşık 50’ye yakın yazarın evlerine polis gönderilerek ifade vermeye çağırıldığı ortaya çıktı. İşte bu noktadan sonra gerek sosyal ağlarda gerek sözlük içinde tam anlamıyla bir kıyamet koptu.

Yazarlar daha ne olup bittiğini tam anlayamadan Ekşi Sözlük avukatı Başak Purut’un sözlükte yaptığı açıklama ile olay netlik kazandı. Bu noktadan sonra ise Ekşi Sözlük belki ilk defa bu kadar zor günler geçirmeye başladı.

Ekşi Sözlük yönetimi yazarlarını korumamakla suçlandı, IP adreslerini emniyete neden verdiği sorgulandı, sözlüğün avukatı Başak Purut’un (Kanzuk) yaptığı açıklamalarda kullandığı üslup protesto edildi, entry girmeme kampanyaları düzenlendi ve hatta sitenin kurucusu Sedat Kapanoğlu (SSG) para için yazarları satmakla suçlandı!

Dengizik, Azuth ve Efendisiz gibi 10 yılı aşkın süredir yazan bazı yazarlar siteyi terk etti.

Tartışmalar halen devam ediyor. Başına bir iş gelmesinden endişe edenler ve olayı protesto edenler yıllardır yazdıkları entry’leri siliyorlar. Bazı yazarlar hala protestoda…

Peki, bunca toz duman arasında ortaya atılan bu iddialar ne kadar doğru? Olayın perde arkasını Ekşi Sözlük avukatı Başak Purut’tan dinliyoruz…

{pagebreak::IP’ler neden verildi?}
Shifdelete.net: Yazarların IP adreslerinin savcılık isteğiyle sizin tarafınızdan verilmiş olması tepki topladı. Bu sizin insiyatifinizde miydi? Yoksa kanunen zorunlu muydunuz?

Başak Purut: Evet, savcıların bu gibi bilgi talepleri Türk ceza mevzuatına tabi tüm kurum ve şahıslarca yanıtlanmak zorundadır, aksi cezai yaptırım gerektiriyor. Türkiye’de yerleşik tüm internet siteleri, tüm şirketler ve şahıslar bu tür talepleri usulüne uygun olarak istendiğinde yerine getirme yükümlülükleri bulunmakta. Talebin yetkili merci tarafından ve yazılı olması gerekiyor.

Bir diğer husus da, yer sağlayıcıların kullanıcıların IP bilgilerini 6 ay müddetle saklaması gerekliliği, bunu da yine mevzuat gereğince yapmaktayız.

Shifdelete.net: Daha önce Ekşi’den böyle bir istekte bulunulmuş muydu? Bu ilk mi oluyor?

Başak Purut: Hayır, 2000’li yıllardan beri sürekli bu tür talepler gelmekte, yılda ortalama 15-20 kadar yazarın IP bilgileri talep edilmekteydi. Bu gizli bir bilgi de değil. Hatta geçen yıl bir entrymde bahsetmiştim, o zaman hiç ilgi çekmemişti.

Shifdelete.net: Olaya sebebiyet veren mesajlar halen sitede duruyor mu? Yoksa henüz bir mahkeme kararı olmadığı halde kaldırmayı mı uygun gördünüz?

Başak Purut: Çoğu duruyor. Silmek zorunda değiliz zira bu konuda bir karar iletilmedi. Sadece soruşturma için IP bilgileri istendi. Bu gibi bildirimler yapıldığında yer sağlayıcı sıfatıyla haberdar edilmiş olduğumuzdan ilgili entryleri muhakkak kontrol etmekteyiz. Hukuka aykırı olduğunu düşündüklerimizi siliyoruz ancak bu son şikayete ilişkin entrylerin çoğu bizim yorumumuza göre sakıncasız idi, o yüzden büyük çoğunluğu halen yayında, tabi eğer yazarları silmediyse.

{pagebreak::Entry’ler ne ile ilgiliydi?}

Shifdelete.net: Kamuoyunda oluşan kafa karışıklığını gidermek adına söz konusu mesajların hangileri olduğunu açıklayacak mısınız?

Başak Purut: Entry’leri kastediyorsanız, bunu dilerlerse yazarları yapabilirler. Biz ayrıca özellikle henüz soruşturma aşamasında olan bir dosyaya müdahale olarak yorumlanabilecek eylemde bulunmamayı tercih ediyoruz zira soruşturmanın gizliliğini ihlal ve adil yargıyı engellemeye teşebbüs gibi aslen konuluş amacı çok doğru ama uygulaması çok da başarılı olmayan cezai hükümler bizi bağlamakta.

Shifdelete.net: Eğer açıklayamayacaksanız en azından hangi konularla ilgili olduğunu söyleyebilir misiniz?

Başak Purut: Genel olarak İslam dini ve kutsallarına ilişkin iddialar var ama şikayetçinin iddialarını makul bulduğumu söyleyemeyeceğim.

Shifdelete.net: Bu olayın Adnan Oktar‘ın şikayeti üzerine patlak verdiği konuşuluyor. Bu konuda bir bilginiz var mı?

Başak Purut: Kendi yakın çevresinden birisi vasıtasıyla şikayet ettirdi şeklinde iddialar çokça yazıldı ancak şikayetçinin bahsi geçen kişiyle ilgi ve bağlantısının olup olmadığını ve boyutunu tam olarak bilmiyorum.

{pagebreak::Yazarlar ne durumda?}

Shifdelete.net: Yazarların şu anki durumu hakkında bir bilginiz var mı?

Başak Purut:  Bizimle irtibata geçen yazarlarla ilgili bilgimiz var, ayrıca dosyayı bilgi talebi geldiğinde iki kere inceledik. Bu aşamada gelecek hafta tekrar inceleyeceğiz. Yazarlara direkt avukatlık servisi sunmuyoruz ama dosyanın gidişatı çerçevesinde yol gösteriyoruz talep edildiği takdirde.

Shifdelete.net: Bu olay, EkşiSözlük gibi insanların özgürce fikirlerini dile getirdiği platformlar için bir tehlike olarak değerlendirilebilir mi?

Başak Purut: Bu bir tehlikeyse dahi, yeni bir husus değil. Dediğim gibi 2000’li yılların başından beri bu yönde sürekli talepler gelmekte. Bunların bir özetini çıkarmak gerekirse ağırlıklı olarak lise öğretmenleri ve üniversitelerde ders veren profesörler açık ara ile birinciler. Sonrasında özel kişiler ve şirketler yer almakta ama sayıları ciddi oranda az.

Bu çerçevede iki tür başvuru ilk defa 2010 yılında ortaya çıktı. Biri Sedat ve benim hakkımda Atatürk’e hakaretten yapılan isimsiz suç duyurusuydu. Yüzlerce sayfalık bir çalışmaydı. Savcılık Sedat’ın ve benim ifadelerimizi aldı. Burada daha da ilginç olan, Sedat ve ben, başkalarının yazdığı entryler nedeniyle ifade verdik. Bu tür hatalar olabilmekte. Savcılık gerekli incelemeyi yaptıktan sonra takipsizlik kararı verdi.

Bir diğeri de şu an mevzubahis olan dini değerlere ilişkin başvuru. Bunun gibi benzer şikayetler oluyordu ama savcılık tarafından ciddiye alınan ilk dosya bu oldu. Ben suç duyurusunun hukuki zeminden yoksun olduğunu düşünüyorum ancak bu aşamada önemli olan savcının bakışı ve kanaati.

Bu bir konu hakkında toplu başvuru yeni çıkan bir yöntem, bence bireylerin sindirme amaçlı girişimleri ancak yargının doğru kararı vereceğini düşünüyorum.

Sorunuza dönersek, bir bireyin bir başkasının eyleminin suç olduğunu düşünmesi çok normal, savcılığa başvurması da gayet olağan. Savcılarımız bu tür incelemeleri yaparken suç olduğuna kesin kanaat getirmediği müddetçe yazarların IP bilgilerini istememesi, ifadeye çağırmaması çok önemli.

Aksi takdirde en başta yazarın hiç gerekmediği halde deşifre olması, suç işlemediği halde, haksız yere şikayetçinin eline kimlik bilgilerinin geçmesine sebep olacak bir süreç oluşmuş oluyor.

{pagebreak::Yazarlar neden ayaklandı?}

Shifdelete.net: Yazarlardan gelen tepkilerin Ekşi’ye zarar vereceğini düşünüyor musunuz?

Başak Purut: Tepkilerin büyük bir kısmı aslında tam olarak ne olduğu bilinmeden yapıldı. En basitinden, tamamen gerçek dışı bir iddia atıldı ortaya: Ortada resmi bir başvuru olmamasına rağmen, bizi arayan polislere telefonda IP bilgilerini verdiğimiz iddia edildi. Tamamen yanlış! Böyle bir şey Ekşi Sözlük’te hiçbir zaman olmadı, olamaz, olabilemez.

Bu iddiayı sözlükte ciddiye alınan bir isim ortaya atarsa veya sadece bu iddiaya gönderme yaparsa dahi gerçek sanılıyor. Dosya savcılıkta, muhatap yazarlar dosyayı incelediklerinde savcılığın talep ve bizim cevap yazılarımızı zaten göreceklerdir. Kaldı ki, böyle bir şey yapsak, bu sefer biz suç işlemiş oluyoruz zira kişisel verilerin izinsiz paylaşılması da suç.

Ayrıca savcılık talebinin karşılanmaması gibi beklenti içinde olanlar da vardı. Bunu yapmamız mümkün değil. Kanunen zorunlu olduğumuz bir hususu yerine getirmekten kaçınmak suç teşkil ettiğinden, bu gibi bir davranış birey veya kurum olarak hiçbir zaman tercih etmeyeceğimiz bir şey.

O yüzden aslında ne olduğu bilinmeden, anlamsız ve aşırı bir tepki verildi diye düşünüyorum. Ancak tabi ki olanı biteni tam ve eksiksiz bilip, yine bazı sebeplerden TEPKİ veren yazarlar var. Onların beklentileri ile bakış açımız bazı noktalarda uyuşmuyor. Tüm eleştirileri okuyoruz, mesnetli, mantıklı olanları cevaplamaya, dikkate almaya çalışıyoruz.

Ekşi sözlük genel itibariyle yazarlarını çok önemseyen bir kurum. Bu olayda da bir nevi çocuğunu polise teslim etmeyen ebeveyn rolü beklendi. Savcı isterse istesin, siz IP’leri vermeyin dendi. Bu ciddiyette bir beklentinin neden oluştuğunu da az çok anlıyorum ancak Ekşi Sözlük bu ülkede yerleşik, bu ülkenin kanunlarına tabi bir tüzel kişi. Kanunlara uymamak gibi bir tercihimiz olmadığı gibi böyle bir lüksümüz de yok.

Nihayetinde eleştiriler sadece yazarlarına karşı umursamaz göründüğümüz noktasına kadar gerilemiş durumda. 34000‘den fazla yazarın tamamının beklentilerini eksiksiz karşılayacak herhangi bir şey yapmak sadece Ekşi Sözlük’te değil, hiçbir yerde mümkün olamaz.

Yaptığımız duyuruların üslubu dahi tartışma konusu olmakta, ciddi yazarsanız “duygusuz“, sempatik bir dil kullanma çabası içerisine girerseniz “samimiyetsiz” bulunabiliyorsunuz.

Bütün bu bilgiler ışığında, bu tür gerginliklerin de dahil olmak üzere tüm tartışmaların toplamda Ekşi Sözlük’e ve yazarlarına az veya çok ama mutlaka fayda olarak döneceğinden eminim, bugüne kadar da aksi şekilde olmadı.

:: Ekşi Sözlük olayı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Seagate Tablet PC’ler için Disk Üretti

Tablet PC’lerin en büyük dezavantajı kuşkusuz ki depolama alanı. Üreticiler ürünleri ince yapabilmek için mecburen Flash bellekler ya da daha pahalı modellerde de SSD diskler kullanıyorlar. Her iki durumda da bu, depolama kapasitesinin sınırlanması anlamına geliyor.

Özellikle resim ve video depolayan kullanıcılar bu durumdan çok şikayetçi. Archos, bu dezavantajı avantaja çevirmeye niyetli olacak ki üzerinde disk olan tabletler üretmeye başladı.  

Archos dün G9 ürün ailesini iki yeni birey ile genişletti. Bu iki ürünün en büyük özelliği SSD ve sabit disk arasında seçim yapabilmeniz.

Kullanılan sabit diskler her ne kadar 2.5 inç form faktörüne sahip olsalar da dizüstü disklerden çok farklılar.

Archos, yeni ürünlerinde Seagate’in tablet PC’ler için geliştirdiği Momentus Thin disklerini kullanıyor. 7 mm kalınlığında olan bu disk, isteğe göre 5400/7200 rpm seçeneği ve 16 MByte ön belleği ile üretiliyor. Momentus Thin, 160, 250 ve 320 GByte kapasite seçeneklerine sahip.

Buraya kadar her şey güzel. Kullanıcılar tabletlerinde yüksek kapasiteye düşük bir maliyete sahip olacaklar. Yine de unutulmamalı ki Seagate Momentus Thin, hala mekanik bir disk. Dolaysıyla dayanıklı SSD disklerle kıyaslanmamalı.

 :: Seagate’in bu çözümünü tablet PC’nizde kullanmak ister miydiniz?

Google Oyun Sektörüne Giriyor

İnternet deyince akla ilk gelen isimlerden olan Google, oyun sektöründe de söz sahibi olmak istiyor. Bir süredir devam eden “Google oyun çıkaracak” söylentilerine karşı sessiz kalan şirket, ilk defa resmi bir açıklama yaparak dedikoduları doğruladı.

California’daki merkezden yapılan Google ve Oyunlar başlıklı açıklamada, “Google’nin oyun stratejisi açısından son derece sabırlı, teknik altyapısı güçlü ve oyun merkezli bir yol izliyoruz.”

 Sosyal İçerikli Oyunlara Yöneleceğiz

“Eğer böyle bir sektöre giriyorsanız, oyun dağıtıcılarıyla tanışmanız, oyuncu kimliklerini analiz etmeniz, oyun platformlarını belirlemeniz ve daha birçok işi halletmiş olmanız gerekiyor. Bunun yanında tecrübeli ortakları yanınıza almanız çok önemli bir adım olacaktır. Bizim belirlediğimiz kategori, belirli bir amacı ve anafikri olan sosyal içerikli oyunlar.” denildi.

Burada Google’nin, sosyal oyundan kastının ne olduğu biraz muallakta kalıyor. Belirlenen kategorinin, android telefonlara yönelik oyunlar mı yoksa web tabanlı oyunlar mı olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

:: Google’nin bu sektördeki rolünu nasıl görüyorsunuz?