Milli Piyango Çekilişi Cebinizde

Milli Piyango biletine ikramiye çıkıp çıkmadığının sonucunu merak eden Vodafone aboneleri, MP boşluk BİLET NUMARASI (Örnek: MP 1234567) yazıp 7070’e göndererek, sonucu anında öğrenebilecek, müjdesini Vodafone’dan alabilecek. Bu hizmet, sorgulama başı 1,2 TL’den ücretlendirilecek (iPad İçin Özel Tarifeler Yolda).

 

Vodafone, Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi’nin sonuçlarını cebe gönderiyor.   

 

Vodafone’un, yeni yıla özel olarak hazırlanan bir diğer hizmeti ise Fal 2011 Servisi. Bu servis,  Vodafone abonelerine yeni yılda kendilerini nelerin beklediğini, hangi gelişmelerin yaşanılabileceğini öğrenme fırsatı sunuyor.

Yeni yılla ilgili burç bilgisini öğrenmek isteyen Vodafone abonelerinin 2011 boşluk BURÇ ADI (Örnek: 2011 ASLAN) yazıp 7070’e göndermeleri gerekiyor. Bu hizmet de sorgulama başı 2,4 TL’den ücretlendirilecek.  

:: En çok hangi mobil servisi kullanıyorsunuz?

Geleceğe Dönüş’ü Ücretsiz İndirin

Geçtiğimiz aylarda ünlü film serisi Geleceğe Dönüş‘e (Back to the Future) ait bir oyun hazırlandığı haberleri ortaya çıkmıştı. Yapımcı firmanın kısa bir tanıtım fragmanayıyla tanıttığı proje bugün ilk meyvesini verdi.

 

 

Dördüncü Film Yerine Geçen Oyun

Bölüm bölüm olarak internet üzerinden indirilebilecek olan yapımın tarzı ise advanture. Monkey Island’e benzer bir yapıya sahip olan oyun dördüncü film yerine geçiyor.

Çizgi film grafikleriyle hazırlanan yapımın ilk bölümüne ücretsiz ulaşabilirsiniz. Bölüm bölüm yayınlanacak olan Geleceğe Dönüş oyunun ilk bölümünü ücretsiz olmak için yapımcı firmanın web sitesine girip kayıt olmanız yeterli.

İşte oyuna ücretsiz ulaşabileceğiniz adres.

:: Geleceğe Dönüş’ün oyununu deneyecek misiniz?

Nissan’ın Mucizesi Yollarda!

Küresel ısınma ve çevre sorunlarıyla birlikte elektrikli otomobillerin, dünya için önemi olağanüstü derecede arttı. Bir elektrikli motor, bir benzinli ünite barındıran melez Toyota Prius, çevre dostu becerileriyle, Amerika Birleşik Devletleri’nin en çok satan araçlarından biri oldu. Şimdi de Nissan, Leaf adlı modelinde kullandığı teknoloji harikası motoruyla, dünyayı değiştirmek üzere…

Renault ile uzun süredir işbirliği yapan Nissan’ın ilk hamlesi, Portekiz’de, yaygın bir şarj ağı kurmak ve sıfır emisyonlu seyahati destekleyen bir anlaşmaya imza atmak oldu. 2011 Haziran’a kadar ülkede 1300 şarj istasyonu kurulacak. Şarj istasyonu akımı, diğer Avrupa ülkelere de yansıyacak.

 

Avrupa’da 2011 Yılının En İyisi

Nissan Leaf, 2011’de, Avrupa’da Yılın Otomobili ünvanını kazandı. Kesinlikle bunu da hak ediyor. AC motor, 109PS ve 280Nm tork değeri sunarak aracı maksimum 145km/s’lik sürate taşıyabiliyor.

Asıl muazzam değerler şimdi ortaya çıkıyor: Nissan Leaf, lityum iyon bataryalarıyla, 175 km’lik menzile ulaşabiliyor. Leaf, Amerika ve Japonya’da piyasaya çıkarken, Portekiz, İrlanda, İngiltere, Hollanda ve birçok Avrupa ülkesinde 2011’de satışa sunulacak.

{pagebreak::Nissan Leaf -2}

Nissan Leaf -2

Nissan Leaf, her yönden modernist ve çekici görünmeyi başarıyor. Yenilikçi becerileri, sıfır emisyon ve elektrikli motorla 175 kilometre menzil yapması, başarısını perçinliyor.

 

{pagebreak::Nissan Leaf -3}

Nissan Leaf -3

Dışı kadar, içi de modernist olan Japon mucizesi, şık konsolu, açık renklerle bezenmiş konsolu ve teknoloji harikası oyuncaklarıyla, Yılın Otomobili ünvanını hak ettiğini ispatlıyor.

 

 

:: Nissan Leaf, uygun bir fiyatla pazarlanırsa satın alır mısınız?

World of Warcraft Cataclysm İncelemesi

Puan: 9.1/10

Blizzard’ın 2004 yılında MMORPG dünyasına kattığı World of Warcraft macerası, onu takiben The Burning Crusade paketi ile devam etti. İlk çıkan ek paketteki boss karşılaşmaları neredeyse klasik WoW kadar zordu. Dungeon’larda veya raid’lerde bir boss öldürebilmek için takım olarak inanılmaz bir koordinasyon ve reflekse sahip olmanız gerekiyordu… Ta ki The Lich King paketi gelene kadar…

The Lich King paketi, eminim ben de dahil birçok WoW oyuncusunda hayal kırıklığı ve zaman kaybından öteye gidememiştir. Nedenlerine gelecek olursak, ilk olarak değinmek istediğim birçok WoW kullanıcısının hayranı olduğu Lich King’in pakette bir nevi “maskara” olmasıdır.

Bunun yanı sıra önceki paketlerde gördüğümüz dungeon veya raid’lerin zorluğunun pakette neredeyse en basit seviyeye indirgenildiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Paketin oyuncular arasında yarattığı düşen moral seviyesini Blizzard, Cataclysm ile tekrar yükseltecek gibi görünüyor.

Pakette seviye sınırının 85’e çekilmesinin yanı sıra yetenek ağaçları da (Talent tree) değiştirildi. Tüm sınıfların, dps, tanking, healing mekanikleri değiştirildi ve oyuna ayrı bir heyecan veren Worgen ve Goblin’ler katıldı. Birçok binek ve epic eşya gibi ödülleri olan arkeoloji, ikincil mesleklere eklendi. Bunların yanında bir çok yeniliği de beraberinde getiren serinin en çok ses getiren son paketine bir göz atalım…

{pagebreak::Azeroth’da Yıkım}

Azeroth’da Yıkım

Senaryoya göre oyunda Azeroth ve Kalimdor büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Bir çok yeri su bastı, yanardağlar patladı, depremler oldu ve yer yarıldı. Şahsen paketi aldıktan sonra yaptığım ilk iş, Azeroth ve Kalimdor’u dolaşmak ve yeni eklenen Twilight Highlands, Deepholm, Uldum, Mount Hyjal ve Vashj’ir haritalarını keşfetmek oldu. Özellikle Vashj’ir haritasının tasarımı itibariyle ve görevleri tamamen su altında yapıldığı için, WoW tarihinde bir ilk niteliği taşıyor.

Hemen hemen her yer değişime uğradığı için ister istemez gidip göresiniz tutuyor, üstelik bu sefer eskisi gibi bir yere gitmek için dağları tepeleri aşmanıza da gerek yok. Ana şehirlerde npc’ye verilecek çok cuzi bir miktar karşılığında Azeroth ve Kalimdor’da uçan binek kullanabiliyorsunuz.

Haritalarda yapılan değişikliklerin yanı sıra, horde veya alliance taraflarına ait merkezlerde de birkaç yenilik yapılmış; bir çoğuna yeni binalar eklenmiş veya npc’lerin yerleri değiştirilmiş, ayrıca ulaşım kolaylığı için haritalarda bilinen yerler dışında ayrıca ufak merkezler eklenmiş.

{pagebreak::Worgen Ve Goblin}

Worgen & Goblin

Daha Cataclysm çıkış tarihi bile belli olmadan, birçok oyuncunun aklında dolaşan bir soru vardı; acaba bir sonraki pakette oyuna hangi ırk veya sınıflar eklenecek? Nedeni, The Lich King paketinin tanıtım videosunda “First hero class: Death Knight” cümlesinin geçmesiydi ve bu da doğal olarak birçok kişide, bir sonraki paket için gelicek hero class’ı merak etme hissi uyandırıyordu. Fakat BlizzCon, Cataclysm’in sinyallerini vermeye başlarken oyunculara eklenecek olan sınıf ve ırklar hakkında kesin bilgileri verdi.

Bunlar, Horde tarafına Goblin ve Alliance tarafına eklenecek olan Worgen ile oyunculara hemen hemen istediği ırkta istediği sınıfı açabilme imkanı verecek olan ırk & sınıf kombinasyonuydu. Konusu açılmışken, ırk & sınıf kombinasyonuna değinmek isterim.

Önceki paketlerde Night Elf Mage açılamazken artık açabilirsiniz veya Blood Elf Warrior açılamazken, Cataclysm itibariyle açabilirsiniz. Her ne kadar druid sınıfı açarken yine belli ırklara tabi kalmak zorunda olsanız da, druid dışında size istediğiniz ırkta, istediğiniz sınıfı açabilme imkanı sunan bir özellik. Tauren Paladin bile açabilirsiniz!

{pagebreak::Goblin}

Goblin

Oyunda halihazırda bulunup Horde tarafına eklenmesi kesin gözüyle bakılan ırklardan biriydi ve nitekim oldu da… Goblin ile oyuna başladığınızda kendinizi Kezan denen bir haritada buluyorsunuz ve hemen hemen her yer, para aşkıyla yanıp tutuşan teknoloji delisi goblinlerle dolu.

Başlangıç görevleri de oldukça mizahi havada yaratılmış ve tabii ki, binekleri olan motoru da görmezden gelemeyiz. Irksal özellikleri karakterinizi goblin’e çevirmek veya sıfırdan bir goblin karakter yaratmak için yeterince iyi düşünülmüş. Burada Blizzard’ın ticari mantığına saygı göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.

{pagebreak::Worgen}

Worgen

“Kurt adam” desem yeridir fakat sadece bu kadar değil, aynı zamanda insan formuna da bürünebilen bir ırk ve her ne kadar kurt adam olsalar da, görünümleri nispeten aklımızda canlanan kurt adam türlerinden değil. Worgen açtığınızda, kendinizi oldukça mistik orta çağ ortamında buluyorsunuz, görevleri her ne kadar goblin kadar eğlenceli olmasa da, Worgen’lerin ırksal özelliklerini de pas geçemeyiz.

Görünüm itibariyle pek seçilesi bir ırk olmasa da, ırksal özellikleri sınıfınıza goblinler gibi epeyce artı sağlayabilir bir özelliği sayesinde, özellikle raid boss karşılaşmalarında hayatta kalmanıza yarıyor.

{pagebreak::Görevler ve Dungeon’lar}

Görevler ve Dungeon’lar

Cataclysm ile birlikte Azeroth ve Kalimdor’daki haritalar değişmekle kalmadı, görevlerin de hemen hemen hepsi değişti ve bazı görev serilerinin sonunda bitirmiş olduğunuz görev ile ilgili izlemesi keyifli sinematikler de eklendi. Görevleri yaparken sadece eğlenmekle kalmayıp haritaları da iyice keşfedip, hangi dungeon nerede, nereye nasıl kısa yoldan gidilir gibi bir çok bilgiye sahip oluyor, oyuna yeni başlamış gibi hissediyorsunuz.

Artık dungeon’lar ilk paketteki gibi diyebilirim, hatta daha da beter… Tıpkı ilk zamanlardaki gibi daha dungeon’da boss’a doğru ilerlerken önünüze çıkan yaratıklara karşı en ufak hatada tüm grup rahatlıkla ölebilirsiniz. Cataclysm ile gelen en büyük yenilik, bu anlamda boss karşılaşmalarının diğer ek paketlerde olduğu gibi kolay olmaması.

{pagebreak::Sonuç}

Sonuç

Sonuç olarak Cataclysm, oyunculuğun, koordinasyonun ve refleksin tıpkı eskisi kadar önemli olduğu dungeon ve raid’leriyle, keşfedilmeyi bekleyen derinlikli haritaları ve yeni eklenen lore’uyla, WoW oyuncusunun önünde yeni bir dünya açıyor. Ancak bu yollardan geçebilen bir oyuncu Deathwing’i öldürebilir gibi duruyor, tabii ilerleyen yamaların ne göstereceğini merakla bekliyoruz.

Puan: 9.1/10

:: World of Warcraft Cataclysm hakkında görüşlerinizi bizimle paylaşın. 

Yazan: Hamit Başar

Office 365 Neleri Değiştirecek?

Bulut bilişim kavramının yavaş yavaş günlük hayatımıza girmesiyle birlikte bu konudaki ürünlerde artmaya başladı. Microsoft‘un şirketler için özel olarak tasarladığı Office 365 sistemi de bulut nimetlerinden faydalanacak.

 

Office 365 ve Office 2010 Arasındaki Farklar Neler?

 

#2010_12_25_Office_365_farklari.mp4 #

 

İçeriğinde, özel Word sürümü dışında, Lync gibi şirketlerin günlük işlerine yardımcı olacak çözümleri de barındıran paketin Office 2010’dan en büyük farkı nedir? Bu soruyu Microsoft Türkiye Office ve Bilgi Çalışanı Ürün Grubu Pazarlama Müdürü Onur Görür’e yöneltik.

İşte iş yerleri için özel olarak tasarlanmış bu çözüm ve şirketlere sunacağı getiriler.

:: İş yerinizde Office 365 sürümünü kullanmaya başlayacak mısınız?

Dev Şirketlerin İlginç Geçmişleri

Bugün dünyanın dört bir yanında ürünleri satılan, teknolojiye yön veren, insanları eğlendiren, iletişimlerini sağlayan teknoloji markalarının kuruluş hikayelerini ve ilk zamanlarında ne gibi işlerle uğraştığını biliyor musunuz? (Dünyanın En Çok Hayranlık Duyulan Şirketleri)

Ufak garajlardan dev plazalara giden yolun hikayesini anlatıyoruz

Kuruluş Hikayeleri

1865 yılında kurulan Nokia’nın cep telefonundan önce nelerle uğraştığını, 1887 yılında kurulan Nintendo’nun nasıl bir süreçten geçip bugüne geldiğini öğrenince şaşıracağınıza eminiz.

IBM’den HP’ye, Sony’den Nintendo’ya bugün dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alan isimlerin en başta hangi işleri yaptığını ve kuruluş hikayelerini bu yazımızda bulacaksınız.

{pagebreak::Nintendo}

Nintendo

Oyun dünyasının en büyük isimlerinden biri olan Nintendo’nun geçmişi bir hayli karışık. Kelime anlamı “Şansı cennete bırak.” olan Nintendo, Fusajiro Yamauchi tarafından 1887 yılında kurulmuş.

Nintendo şirketinin ilk işi Japonya’ya özgü Hanafuda oyun kartlarını üretmek olmuş. Fusajiro Yamauchi’nin torunu Hiroshi Yamauchi, 1956 yılında ABD’de bulunan dünyanın en büyük kart üreticisi firmanın ofisinin küçük bir apartman dairesi olduğunu görünce bu sektörde fazla bir ilerleme kaydedemeyeceğini anlayıp farklı sektörlere atılmış.

Nintendo’nun ilk işi Hanafuda adlı oyun kartlarıydı

Aşk Otelleri

1963 – 1968 yılları arasında Nintendo adıyla taksi şirketi, hazır yemek üretimi gibi işler yapan Yamauchi’nin en ilginç işi ise müşterilerin kız arkadaşları ile gelip birkaç saat kaldıkları bir aşk oteli zinciri olmuş. (NES’in 25.Yılı)

Tüm bu işleri batıran torun Yamauchi 1966 yılında oyuncak sektörüne girmiş. Nintendo’nın elektronik eğlence sektörüne girişi ise 1974 yılını bulmuş.

{pagebreak::Nokia}

Nokia

Cep telefonu denilince akla ilk gelen markalardan biri olan Nokia, cep telefonları icat edilmeden önce çok farklı bir işle uğraşıyordu.

Fredrik Idestam adlı bir maden mühendisinin Finlandiya’nın Nokia şehrinde 1865 yılında kurduğu şirketin uzmanlık alanı kağıt ve lastik üretimiydi. (Nokia’nın Efsanevi Telefonları)

Nokia marka ayakkabıkara ait bir afiş

Ayakkabı, Bir de Bot

Daha sonra Finnish Rubber Works ile birleşen Nokia araç lastiklerinin yanı sıra bot ve ayakkabı işine de girdi.

Nokia’nın iletişim sektörüne girmesi 1960 yılında gerçekleşti. Buna ilk adım şirketin kablo üretmeye başlamasıyla oldu.

İlk kurulan lastik şirketi ise Nokian Tyres adıyla hala iş hayatını sürdürüyor.

{pagebreak::HP}

HP

Bill Hewlett ve David Packard adlı iki elektrik mühendisinin bir garajda 538 $‘lık bütçeyle startını verdikleri HP (Hewlett & Packard) bugün bilgisayardan televizyona, kameradan yazıcıya kadar ürünlere sahip.

1939 yılında kurulan HP’nin üretip sattığı ilk ürünler arasında ise osiloskop, voltmetre ve termometre gibi cihazlar bulunuyor.

HP, David Packard’a ait bu garajda kuruldu

Yazı Tura İle

Şirketin adında Hewlett ve Packard isimlerinden hangisinin daha önce yer alacağının ise yazı-tura atışı ile belirlenmesini HP’nin kuruluşuna dair enteresan bir detay olarak belirtmek gerek.

{pagebreak::IBM}

IBM

Bugün dünyanın en büyük bilgisayar şirketlerinden biri olan IBM, hayatına 1896 yılında Herman Hollerith tarafından kurulan Tabulating Machine Company adıyla New York’ta başladı.(Beş Yıl İçinde Gelecek Beş Teknoloji)

1911 yılında New York borsasına kayıt olan firma 1917 yılında International Business Machines (IBM) adını aldı.

IBM’in kökenini bu delikli kartlar oluşturuyor

Delikli Kart

Asıl işi ilk bilgisayarlarda kullanılan delikli kartlardan üretmek olan IBM, bunun dışında tartı, kıyma makinesi, kahve öğütücü gibi aletler de üretiyordu.

Daha sonradan Hollerith Delikli Kartı (Hollerith Punch Card) olarak anılan bu kartlar büyük miktarda veriyi düzgün bir şekilde tablolamaya yarıyordu. Bu da ilk bilgisayarlar için büyük önem taşıyordu.

{pagebreak::Sony}

Sony

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1945 yılında Masaru Ibuka tarafından kurulan bir radyo tamir dükkanı günümüzün Sony’sinin temelini oluşturuyor.

1946 yılında yakın arkadaşı Akio Morita ile beraber Tokyo Tsushin Kogyo (Tokyo İletişim Mühendisliği Şirketi) adlı bir şirket kuran Ibuka, Japonya’nın ilk kaset kayıt cihazı olan Type-G’yi üretti. (Zamanda Yolculuk: Walkman Serisi)

Ticari açıdan başarılı ilk transistörlü radyo: Sony TR-55

Transistörlü Radyo

1950′li yılların başında ABD’ye giden Ibuka, Bell şirketinden transistör lisansı alarak dünyanın ticari açıdan başarı yakalayan ilk transistörlü radyosu olan Sony TR-55′i çıkarmış.

Tokyo Tsusihin Kogyo isminin Japonya dışında çok kolay telaffuz edilemediğini farkeden Akio Morita, Latince ses anlamına gelen sonus kelimesine benzeyen Sony kelimesini tercih etmiş.

{pagebreak::Sharp}

Sharp

Tüketici elektroniği sektöründe birçok farklı ürüne sahip olan Sharp’ın kökeni 1912 yılında Tokuji Hayakawa tarafından işletilen Tokyo’daki bir metal atölyesine dayanıyor.

Tokubijo adı verilen ve deliklere ihtiyaç duymadan sıkı durmayı sağlayan bir kemer tokası ile ünlenen Hayakawa daha sonra şirkete adını veren Ever-Sharp adlı bir kalem ile iyice büyümüş. Bu kalem ticari olarak kuıllanılan ilk mekanik kurşun kalem olma özelliğine sahip. (Tükenmez Kurşun Kalem)

Sharp’a adını veren kalem

Depremden Sonra

1923 yılında yaşanan depremde atölyenin yıkılmasından sonra işini Osaka’ya taşıyan Hayakawa burada radyo tasarımına başlamış.

Bundan sonra bu alanda gelişen şirket 1964 yılında dünyanın ilk transistörlü hesap makinesini üretmiş. Cihazın o dönemki çıkış fiyatının 1400 $ olduğunu da belirtmek gerek.

:: En ilginç hikayeye sahip şirket sizce hangisi?

ZAP’lamaya Hazır mısınız?

Standart özelliklerle kullanıcıların beğenisine sunulan yeni Sony Walkman NWZ-B152, MP3 ve WMA oynatmanın dışında güncel medya biçimlerine destek sunmayan cihazın FM radyo desteği de yok. Şimdi Sony’nin bu yeni MP3 oynatıcısına yakından bakıyoruz.

#video_5437#

{pagebreak::Walkman NWZ-B152}

Walkman NWZ-B152
MP3 oynatıcı

Teknik Özellikler

Depolama alanı: 2 GB
Hafıza kartı slotu: Yok
Radyo: Yok
Biçim desteği: MP3, WMA
Hoparlör: yok
Ekolayzır: 4 ana mod
Ses kaydı: var
Bağlantı: USB
Güç: Tekrar doldurulabilir batarya
Pil süresi: 18 saat
Boyutlar: 90 x 23 x 15 mm
Ağırlık: 28 gram
Renk seçeneği: Siyah, kırmızı, mavi, pembe

Bilgi için: Sony Türkiye
Web: www.sony.com.tr
Fiyat: 85 TL

:: Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Bizimle Çalışmak İster misiniz?

Teknoloji dünyasının nabzını tutan ShiftDelete.Net, ekibe yeni isimler katmaya hazırlanıyor! Eğer siz de bu ailenin bir parçası olmak istiyorsanız ilanımıza bir göz atın.

 

SDN Kameraman Arıyor!

Bilindiği üzere, en güncel teknolojileri ve sektörden önemli isimleri SDNtv çatısı altında ekranlarınıza taşıyoruz. Ayrıca yeni ürünleri ve oyunları test merkezimizde ağırlayıp, bunların videolu incelemelerini sizlere ulaştırıyoruz. Hergün yaklaşık 100.000 kişiye ulaştırdığımız bu videoları çekmek için bize katılmaya ne dersiniz?

 

 

Aradığımız Özellikler

 

:: Geçmişte kameramanlık deneyimi yaşamış 

:: Video montajı yapabilen 

:: Green Box ile ilgili bilgisi olan 

:: Ekip çalışmasına uyumlu

:: Kendini geliştirmeye açık

:: Teknolojiye meraklı bir kameraman arıyoruz…

İlgilenenlerin info@shiftdelete.net‘e kısa özgeçmişinizi içeren bir CV ile başvurmaları yeterli olacaktır. Belirlediğimiz arkadaşlarımızı ofisimize davet edip, şartları detaylı şekilde konuşacağız.


:: SDN’nin prodüksiyon ekibinden biri olup, kameranın başına geçmeye ne dersiniz?

Günün Oyunu: Wolfenstein

1992 yılında, Doom ve Quake’e taş çıkartacak bir yapım ortaya çıktı: Wolfenstein. Kahraman rolünü büründüğünüz ve nazileri tepelediğiniz oyun öylesine beğenildi ki, hemen hemen tüm dijital platformlarda kendine yer bulup satış rekorları kırmayı başardı.

2007 yılında ise, “Return to Castle Wolfenstein” ile, yine bu alternatif evrene döndük. Ancak bu sefer karışılaştığımız büyücüler, şeytanlar ve nice melun varlık, Nazileri bile aratıyordu.

 

Wolfenstein: Enemy Territory ise, ilk yapımın izini takip eden son derece başarılı bir multi-player FPS (First Person Shooter) yapımı. Sağlık elemanı, ağır piyade, mühendis ve keskin nişancıdan oluşan ekipler kurup, kara kalpli nazileri, doğduklarına ve işgal planlarına giriştiklerine pişman edebiliyorsunuz. Unreal III Motoru üstüne kurulmuş bu eğlenceli yapımı denemek isterseniz, bağlantıya tıklamanız kafi.

Oyunun Künyesi

Platform: Windows, Linux, Mac
Geliştirici: Splash
Dağıtımcı: Activision 
Sistem Gereksinimi: 600 MHz İşlemci, 128 MB RAM, 32 MB OpenGL ekran kartı, Modem/LAN

{pagebreak::Wolfenstein -1}

Görsel – 1

Grafikler, günümüz şartlarıyla karşılaştırıldıklarında, “yetersiz” görünse de, zamanının en olağandışı efekleri, görselleri ve ışıklandırmaları, Wolfenstein: Enemy Territory de birleşmişti. Güncel yapımlarla karşılaştırılsa bile, güzel grafikler hala göze batmıyor.

{pagebreak::Wolfenstein -2}

Görsel – 2

Bir oyunu üstün kılan, yalnızca grafikleri değildir. Eğer öyle olsaydı, satış rekorları kırıp, otoritelerden tam not alan World of Goo, Plants vs. Zombies ve Worms gibi yapıtlar, asla zirvede olamazdı. Wolfenstein: Enemy Territory, bağımlılık yapıcı keyif faktörü ile öne çıkıyor.

{pagebreak::Wolfenstein -3}

Görsel – 3

Takım halinde çalışarak uçakları, gemileri, tankları ve ağır silahları yeryüzünden silmeniz mümkün. Yapım, üstün bir stratejik zeka ve oyun tecrübesi talep ediyor. Doğrudan saldırılar, intihardan farksız. Kartlarınızı, çok zekice oynamalısınız.

{pagebreak::Wolfenstein -4}

Görsel – 4

Nazilerle, kar, yağmur, çamur, fırtına, sıcak, soğuk demeden her ortamda kapışıyorsunuz. Çevresel koşulları iyi analiz edip, uygun taktikler geliştirmeniz, online listelerde “en iyiler” arasında, zirveye yerleşmenize vesile olacaktır.

{pagebreak::Wolfenstein -5}

Görsel – 5

“Kahraman Amerikalılar dünyayı kurtarıyor” klişesinden nefret etsek de, zevkli oyunlar uğruna, bu saçmalıkla uğraşmak zorundayız. Gözlerinizi kapayın, umursamayın ve oyunun keyfini çıkarın.

:: Sizce Naziler üzerine yapılmış en iyi oyun nedir?