Rusya Kendi İşletim Sistemini Geliştirecek!

Ruslar önümüzdeki yıllara damgasını vuracak gibi görünüyor! Teknoloji alanında özellikle 20. yüzyılın ortalarında Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte girdiği Soğuk Savaş esnasında kendilerini ispat eden Ruslar, şimdilerde teknoloji alanında önemli bir yenilik daha yapmanın yollarını arıyor.

Rusya Hükümeti, tamamen kendilerine ait ulusal bir yazılım sistemi üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Açık kaynak kodlu işletim sistemi çekirdeği Linux altyapısını kullanacak olan sistem, tamamen Rus yazılımcılar tarafından geliştirilecek ve sadece hükümetin yetkileri dahilinde kullanılabilecek.

 


Rusya Başbakanı Putin’in aklından neler geçiyor bekleyip göreceğiz

 

Bu projenin arkasındaki sebebin, ülkenin Microsoft’a olan bağlılığını minimuma indirgemek ve daha güvenli, daha düşük maliyetli bir yazılım sistemi kullanmak olduğu belirtiliyor.

Rus yazılımcıların geliştireceği bu sistem, basit bir Linux dağıtımından fazlası olacak. Öyle ki, Rusya Hükümeti’nde görev alan Ilia Ponomarev, bu sistem için 4.9 Milyon Dolarlık bir yatırım yapacaklarını açıkladı.

:: Rusların kendi ulusal yazılım sistemlerini geliştirmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Kinect Şimdiden Çok Satıyor!

Oyun meraklıları ve bilhassa Xbox 360 sahipleri için güzel günler yakında geliyor. Microsoft‘un Xbox 360’a eklenti olarak piyasaya sunmaya hazırlandığı Kinect, haftalar sonra piyasaya sürülecek.

Oyunculara herhangi bir kontrolör kullanmadan Xbox 360 üzerinden oyun oynayabilme imkanı sağlayacak olan Kinect, Best Buy, Amazon, GameStop ve Wal-Mart gibi popüler sitelerde ön sipariş aşamasında bulunuyor. Hatta öyle ki, Amazon ve Best Buy daha fazla ön sipariş almayacaklarını açıkladı.

 

 

GameStop ve Wal-Mart ise halen daha ön sipariş almaya devam ediyor. Kinect‘e olan bu yoğun ilgi, şüphesiz ki en çok, zor günler geçiren Steve Ballmer’ı sevindiriyor. Microsoft‘ta CEO olduğundan beri tartışılan isim olan Ballmer, Windows Phone 7 ile birlikte Kinect‘e sonuna kadar güveniyor.

Windows Phone 7’yi bilemeyiz ama Steve Ballmer’ın Kinect’e olan güveni, boşa çıkmayacak gibi görünüyor.

:: Kinect’i denemek için sabırsızlanıyor musunuz? Sizce başarılı olabilecek mi?

 

Rekorun Yeni Sahibi Galaxy S

Sizlere geçtiğimiz günlerde burada yer alan yazımızda T-Mobile G2’nin overclok ile 1.4 GHz’e ulaştığından bahsetmiştik. Qualcomm’un MSM 7230 Scorpian işlemcisini taşıyan telefon fabrika çıkışlı olarak 1 GHz saat hızında çalışıyordu.

Aynı yazılım ile bir başka Android’li akıllı telefon olan Samsung Galaxy S’de hız aşırtma denendi. İşlemci ile bütünleşik çalışan Power VR SGX 540 GPU ile dünyanın en hızlı ve en iyi 3D performansını sağlayan akıllı telefonu unvanının sahibi olan cihaz, overclok ile de yeni bir rekora ulaşmış durumda.

SetCPU yazılımının 2.0.3 sürümü ile yapılan testte cihaz tam 1.6 GHz’de stabil bir şekilde çalışmayı başardı. Hummingbird işlemcisini taşıyan cihaz overclock sonrasında Quadrant testinde 3000’in üzerinde bir skor elde ederken, Neocore isimli benchmark uygulamasında 78 fps’e ulaştı. Bakalım yakın bir zamanda Galaxy S’in rekorlarını alt edebilecek bir cihaz çıkacak mı…

 

:: Samsung Galaxy S’in böylesine güçlü olması sizi satın alma konusunda cezbediyor mu?

 

Apple ve İdefix’ten Dev e-Kitap Hamlesi

Teknoloji, yılların alışkanlıklarını bir bir değiştiriyor. iPod ile müzik dinleme alışkanlıklarımız değişti, elektronik kitap okuyucular ve e-kitaplar ile matbaadan çıkmış kanlı canlı kitapları unutur olduk.

E-kitapları, Türk okuyucuları ile tanıştıran sitelerin başında gelen ve bünyesinde 722 adet e-kitap bulunan İdefix.com, insanlara okumayı daha da sevdirmek amacıyla Apple ile ortak hareket etmeye karar verdi.

 

Apple’ın internet mağazası App Store’da, iPod, iPhone ve iPad için yayınlanacak ücretsiz “Kitaplık” isimli İdefix uygulaması, 30 Ekim-7 Kasım arasında, 29. İstanbul Fuarı’nda, 2.salondaki 513A numaralı standda sergilenecek ve fuarda bulunan, iPad ve envai çeşit e-kitap okuyucu yardımıyla denenebilecek.

:: E-kitap mı, kitap mı? Görüşlerinizi bizimle paylaşın.

 

 

 

 

Açık Kaynak Dedik Bağrımıza Bastık!

Açık kaynak kodlu tarayıcı Firefox, emin adımlarla Internet Explorer ve Google Chrome ile kapışmaya devam ediyor.

Kullanıcıların en çok talep ettikleri özelliklerden biri de güvenlik. Mozilla, bu işi çok sıkı tutuyor olsa da açıklarla başa çıkmak kolay bir iş gibi görünmüyor.

Yine de güvenlik açıklarını en kısa sürede kapamaya gayret ediyor. Eğer Firefox kullanıcısıysanız bugün yayınlanan Mozilla Firefox 3.6.12‘ye bir an önce terfi etseniz çok iyi olur.

Firefox’un son sürümünü
imdirmek için tıklayın.

Firefox, bu uyarıyı henüz tarafınıza yapmadıysa, bu işi kendi başınıza gerçekleştirmek isterseniz “Yardım – Güncellemeleri Kontrol Et” menüsünden kolayca halledebilirsiniz.

Firefox‘un kadar başarılı olmasa da, e-postaları tarayıcıdan değil de özel bir istemciden okumak isteyenler için sunulan Thunderbird de bu açıklardan nasibini almış durumda.

Thundebird’ün son sürümünü
imdirmek için tıklayın.

Kötü niyetli kişilerim bilgisayarınıza uzaktan erişmesine olanak sağlayan açığın yaması hazırlandı ve Thunderbird 3.1.6 sürümü ile sorun giderildi.

:: Güvenlik işini sıkı tutuyor musunuz?

Kitap Fuarında iPad Uygulaması

Apple’ın yeni oyuncağı iPad sektörel değişimlere de neden oluyor. Ürünü çıkışıyla birlikte e kitap sektörü de renk kazandı. Kullanıcılar e kitap ve dergilere tablet PC‘lerin tekrar popüler oluşuyla birlikte daha çok ilgi göstermeye başladı. 

Yerli E Kitap Programı

İnternet sitesi idefix.com‘da bu konuda yatırım yapan adreslerden biri. Site, geniş bi e -kitap arşivini yayına sokmka için uğraşıyor. Bununla eş zamanlı olarak iPad için özel bir uygulamada hazırladı.

Kitaplık adlı uygulama 29. İstanbul Kitap Fuarı kapsamında ilk kez tanıtılacak. Uygulama daha sonra Appstore üzerinden ücretsiz olarak dağıtılacak.

:: E kitap okumak sizce normal kitapların yerini tutar mı?

29. İstanbul Kitap Fuar

ASUS’tan Dokunmatik Fare

Teknoloji dünyasının son dönemde en çok kullandığı özelliklerden birinin dokunmatik ekranlar olduğu rahatlıkla söylenebilir. (ARC Touch Mouse Hizmetinizde)

Bu teknoloji artık sadece monitör ve telefonlarda değil, hemen her alanda kullanılmaya başlandı. Bunlara son örnek ise ASUS’un piyasaya sürdüğü WX-DL adlı fare.

 

Cihazın üst kısmında kapasitif dokunmatik bir kısım yer alıyor

 

Multimedya Tuşları

Üst kısmı kapasitif dokunmatik özelliğine sahip olan WX-DL standart bir fareden çok farklı bir görünüme sahip.

1200 dpi’lık lazer sensörüne sahip olan cihaz 2,4 GHz’lik kablosuz teknolojisi kullanıyor. Sol ve sağ tuşları ön tarafta yer alan farenin üst kısmında bulunan dokunmatik bölümde multimedya tuşları bulunuyor.

ASUS WX-DL’nin piyasaya çıkış fiyatı ise 80 $ olarak belirlenmiş.

:: ASUS’un bu yeni fare tasarımını kullanışlı buldunuz mu?

Dövüş Sokaklara Yayıldı!

THQ, WWE SmackDown vs. Raw 2011’in Xbox 360, PlayStation 3, PlayStation 2 ve PSP için 29 Ekim tarihinde Türkiye’de satışa çıkacağını duyurdu. Aral İthalat tarafından satışa sunulacak olan WWE SmackDown vs. Raw 2011,  unutulmaz anlar, türünün en iyisi yaratım araçları ve gerçek WWE kontrolünün yanı sıra serinin en geniş WWE kadrosuna sahip olan WWE SmackDown vs. Raw 2011 “T” (Genç) olarak derecelendirilmiştir.

 

Bitirici Vuruşlar

 
#http://download.gametrailers.com/gt_vault/13721/t_wwesdvsraw11_finishingmoves_excl_n4x.flv#
 

WWE SmackDown vs. Raw serisi on yılı aşkın süredir video oyun dövüş kategorisinin liderliğini elinde bulundurduğunun altını çizen WWE Tüketici Ürünleri, Kıdemli Başkan Yardımcısı Jim Connelly, ”WWE SmackDown vs. Raw 2011 de serinin şimdiye kadarki en güçlü ve en heyecan verici halkası, Oyun, oyunculara gerçek WWD dövüşlerinin yürekleri ağızlara getiren anlarını ve heyecanını daha önce görülmemiş biçimde yaşatıyor” dedi.

:: Bu tür dövüş oyunları mı yoksa Street Fighter veya Mortal Kombat gibi fantastik yapımlar mı ilginizi çekiyor?

James Cameron 3D Dünyasını Eleştirdi

Geçtiğimiz yılın en çok ses getiren filmi Avatar, 3D teknolojisinin tüm dünya tarafından popülerleşmesini sağladı. Bir yıl içerisinde tüm dünya bu teknolojiyi tekrar keşfetti ve firmalar için yeni bir pazar oluştu.

Tek bir filmin başlattığı çılgınlık sayesinde bu yıl 30‘dan fazla üç boyutlu film gösterime girecek. Bir anda televizyonlara kadar sıçrayan 3D teknolojisiyle ilgili peki Avatar‘ın yönetmeni James Cameron neler düşünüyor?

 

 

Terminator 1-2, Abyss ve Titanik gibi filmleriyle teknolojiyi yönlendiren ünlü yönetmen 3D TV‘leri hiç beğenmediğini açıkladı.

Fikir olarak takdir ettiği bu alt sektörün günümüz 3D teknolojisini 5 yıl geriden takip ettiğini belirten ünlü yönetmen bu ürünlerin daha gelişmesi gerekiğini de sözlerine ekledi.

Google Ve James Cameron’dan Gizli Proje

Avatar 2‘nin değerinin gerçekten anlaşılması ve tüm dünyanın bu filmin görselliğini eşit yaşaması için filmin 2014 yılında gösterime gireceği de James Cameron tarafından açıklandı.

Muhalif tavırlarıyla tanınan yönetmen üçüncü boyut sayesinde dünyayı korumanın mümkün olacağını da belirtti.

3D belgeseller sayesinde insanların doğa katliamlarını gerçekten oraya gitmiş gibi yaşayabileceğnii söyleyen Cameron bu sayede kişilerin daha duyarlı davranacağına inandığını da sözlerine ekledi. 

James Cameron bu açıklamaları yaptığı kişiyse oldukça ilginç. Google yöneticisi Eric Schmidt Cameron’la yaptığı toplantıda bu bilgileri aldığını bugün basına açıkladı. Schmidt ayrıca Cameron’la birlikte Silikon Vadisi ve Hollywood’un birlikte çalışacağı yeni bir proje üzerinde kafa yorduklarını belirtti.

:: James Cameron’ın 3D televizyonlar hakkındaki fikirlerine katılıyor musunuz? Sizce Google ve Cameron ne gibi bir proje üzerinde çalışıyor olabilir?

Symbian’ın Geleceği

1999 – 2008 yılları arası Symbian işletim sistemini geliştiren Symbian Ltd. şirketi, dengesiz güç dağılımdan ve stratejik olarak zayıf karar alımlarından muzdarip haldeydi. Öncelikle Nokia’nın şirketin büyük orandaki hissesine sahip oluşu şirketin gündemi ve hedefini Nokia’nın belirlemesi anlamına geliyordu ve bu Nokia’nın rakibi konumundaki diğer üretici ortakların zararına oluyordu.

Arayüzün (UI) işletim sisteminden (OS) ayrık olması, üreticilerin kendi arayüzlerini geliştirmelerini gerektiriyordu. Nokia (Symbian OS’in ona göre gelişmesini sağladığı) S60 arayüzü ile Symbian’ı kullanırken, diğerleri Symbian OS için UIQ ve MOAP arayüzlerini geliştirmek zorundaydı ve bu da fazladan masrafa sebep oluyordu.

 

 

Son olarak işletim sisteminin hedeflenen bir donanım platformu üzerinde çalışmasını sağlamak Symbian’ın değil, üreticilerin göreviydi, aynı donanım platformunun birden çok varyantını hızlıca üretebilen Nokia, bu görevin maddi külfetinden fazla etkilenmezken, görece daha az varyant üreten küçük ölçekli rakipleri, bu külfetin altında eziliyordu.

{pagebreak::2}

2007 yılında Google’ın Android işletim sistemini geliştirip kaynak kodunu üreticilere ücretsiz olarak dağıtacağını açıkladı. Bunun üzerine Nokia, ortak olduğu rakiplerine zarar ettiren ve bu nedenle ilgilerinin ücretsiz olan Android’e kaymasından korktuğu Symbian için, hem finansal hem de stratejik olarak avantajlı bir adım atarak Symbian vakfını kurdu. Ardından, Symbian şirketinin tüm hisselerini diğer ortaklardan satın aldı ve elindeki Symbian kaynak kodlarını vakfa bağışlayarak, işletim sistemini Android gibi lisansa tabi olmayan, ücretsiz ve açık kaynaklı bir hale getirme planını açıkladı.

Nokia, sözde vakfın kontrolü altındaki işletim sisteminin gelişimi için en fazla miktarda iş gücünü ayırarak yine söz sahibi oldu ve işletim sisteminin gelecek hedeflerini daha çok kendi çıkarları doğrultusunda belirleyerek, rakipleri ile olan ortaklık ilişkilerine zarar verdi. Bunun sonucunda vakfın kurucu ortaklarından biri olan Samsung, daha fazla Symbian’ı desteklemeyeceğini, vakfın kurucu ortaklarından bir diğeri olan SonyEricsson ise uzun vadede Symbian tabanlı bir cihaz üretmeyi planlamadığını duyurdu. Böylece Symbian vakfında Symbian tabanlı cihaz üretmeye devam eden iki üretici kaldı, biri Nokia diğeri ise Japonya pazarı dışına çıkmayan Fujitsu’ydu.

Yanlış kararlarla şirketin değerini her geçen yıl daha da düşüren CEO Olli-Pekka Kallasvuo yönetim kurulu tarafından gönderilerek yerine Stephen Elop getirildi. Elop’un göreve getirilişinin 41. gününde Nokia Qt’un Symbian için tek geliştirme ortamı olarak seçildiğini ve 1200’ü Symbian takımlarından olmak üzere 1800 kişinin işten çıkarılacağını açıkladı.

{pagebreak::3}

Peki neden Symbian takımlarından 1200 kişi işten çıkartılıyor? Tamamen yeniden oluşturulacak arayüz sayesinde eski S60 arayüzüne ihtiyaç kalmazken, bu yeni arayüz Qt kullanılarak oluşturulacağı için (Symbian^3’e kadar S60 arayüzünde kullanılan kütüphaneler olan) AVKON’a da ihtiyaç kalmıyor.

Symbian içerisinden S60 ve AVKON’u çıkarttığınız zaman geriye kalanlar ise donanım sürücüleri, zamanlayıcılar, bellek yönetimi ve güvenlik sistemi gibi temel işletim sistemine ait parçalar oluyor (detaylı bilgi için bkz: http://forum.shiftdelete.net/symbian/176035-os101-isletim-sistemleri-teknik-rehberi.html). Yani Qt’un sisteme bütünleştirilişiyle mevcut Symbian platformunun büyük kısmına ihtiyaç kalmıyor. Üstelik Qt mevcut yapılandırmadan çok daha esnek ve güçlü olduğu için, Qt kullanıldığında Symbian’ı geliştirme işlemi de hızlanıyor ve verimlileşiyor. Bu durumda bu kadar kişiyi istihdam etmenin gereği de kalmıyor.

Symbian takımlarındaki işten çıkarmalar ve ilk verdiğimiz bağlantıda değindiğimiz üzere Symbian konusunda Nokia’nın stratejisinin değiştiğini açıklaması, medyada Symbian Vakfı’nın kapanıp Symbian gelişiminin Nokia içerisinde devam ettirileceği düşüncesine yol açtı. Her ne kadar madalyonun bir yüzüne bakıldığında, Symbian Vakfı, Symbian’ın üzerindeki bürokrasiyi artırıp, kodun şekillenmesini geciktiren ek bir kurul gibi geliyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne bakıldığında, Nokia’nın hâlâ Symbian koduna (%80 civarında) katkıda bulunan en büyük ortak olduğu için, Symbian yönetim kurulunun zaten pek işlevsel olmadığı, yönetimin aslında dolaylı olarak Nokia’nın elinde bulunduğu sonucu ortaya çıkıyor.

{pagebreak::4}

Bu durumda büyük yatırımlar yapılarak kurulan Symbian Vakfı’nın, özellikle de kuruluşunun ardından bir yıl kadar zaman alan altyapı inşaatı yeni tamamlanmış ve kaynağı herkese açılan Symbian’a Nokia dışından da katkılar yapılmaya başlanmışken, bu oluşumu yıkmak epey mantıksız bir hal alıyor.

 

Bu sözlerimi Nokia’nın pazarlar bölümü genel müdürü Niklas Savander, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, “vakfı kapatmak için herhangi bir sebepleri olmadığını” ifade ederek doğruluyor. Ayrıca “Açık kaynağın doğası gereği başkalarının Symbian’ı kullanmayı veya kullanmamayı tercih edebileceğini fakat bu tercihin vakfın gidişatını engellemeyeceğini” söyleyerek üstü kapalı olarak Samsung ve SonyEricsson’u ima ediyor ve “Symbian’ın artık açık kaynaktan güç alan bir oluşum olduğunu ve Nokia’nın bu şekilde devam edeceğini” sözlerine ekliyor.

Niklas Savander, Nokia cephesinden uzun zamandır yinelenen sözleri tekrarlayarak, “Şu an Symbian tabanlı cihazlarımız fiyat konumlandırması olarak pazardaki üst diliminin en altında bulunuyor. Ancak işlevsel olarak Symbian’dan daha üstün olan MeeGo cihazlarımız zamanla üst dilime hakim olmaya başladıkça, üretim maliyetlerini önemli miktarda aşağı çekebildiğimiz Symbian cihazlar orta dilime hitap eden ürünlerimiz olacaktır” diyor ve Symbian’ın geleceği hakkında çok önemli bilgiler veriyor. Ayrıca “Aslında, tüketicilerin büyük kısmı tembeldir. İnsanlar çoğunlukla varsayılan ayarları kullandığı için bir üretici olarak üstümüze düşen görev, en iyi kurulumu yapmaktır” şeklinde konuyla alakasız görünen bir söylemde de bulunuyor.

Peki bizler kullanıcılar bu bilgileri nasıl yorumlamalıyız? Aslında Niklas Savander’in son olarak alıntıladığım konuyla alakasız görünen sözleri, Symbian’ın geleceği hakkında büyük ipuçları içeriyor. Symbian için hedef kitle artık cihazını kurcalamaya meraklı üst dilim alıcıları değil de, cihazını pek kurcalamayan orta dilim alıcıları olacağı için, Nokia Symbian işletim sisteminin arayüzünü baştan oluştururken arayüzü basitleştirmeye gidecek ve (işletim sistemini hantallaştırıp, kullanıcıları işletim sistemine yabancılaştıran ve uygulama yazarlarını Symbian’dan uzak tutan) Symbian’da hâlihazırda bulunan bir takım işlevler yitirilecek, bunun dolaylı bir sonucu olarak ise MeeGo işletim sisteminin işlevsel olarak Symbian’dan daha üstün oluşu sağlanacak

Yani bir diğer deyişle, önümüzdeki aylarda alacağınız Symbian^3 tabanlı bir cihaz, alabileceğiniz en işlevli Symbian cihaz olacak çünkü Symbian’ın zaman içinde evrimleşmesiyle kullanım kolaylığı ve 3. şahıslara ait uygulamaların sayısı artarken, bunları sağlayabilmek için sunulan işlevler azaltılacak.

:: Symbian’ın geleceği hakkında düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Yazan: Emre Can

Ferrari Eğlence Parkı Kapılarını Açtı

Lüks ve spor araçlarıyla ünlü olan Ferrari, otomotiv sektörünün dışına taşan yeni bir iş planını hayata geçirdi. Firma Abu Dabi’de Ferrari Dünyası adlı özel bir eğlence parkı açtı.

Ünlü Disneyland‘e benzer bir yapısı olan bu eğlence parkını ziyaret edenler tüm gün boyunca Ferrari markasına doyacak.

 

#y3/e1b29787326bbcfd1c94f8fa8e1b815a.flv#

 

Ferrari Severler İçin Özel

İçinde kafeler, alışveriş alanları, çocuklar için F1 pisti ve test edilebilir gerçek otomobiller bulunan bu parkın kapladığı yer ise 200 bin metrekare.

F1 arabası şeklinde hazırlanmış özel bir hızlı trenin bulunduğu ilginç parka giriş ücreti ise 60 dolar olarak belirlendi.

Ferrari parka olan ilgiye göre projesini tüm dünyaya yaymayı hedefliyor.

:: Ferrari parkın yapısı hoşunuza gitti mi? Burayı dolaşmak ister miydiniz?

Çok Sevilen 5 Ücretsiz Android Oyunu

PVZ

Onlarca farklı versiyonu yapılan ve iPhone’da rekorlar kıran oyun Plants vs Zombies isimli oyunun Android’de de benzer bir sürümü bulunuyor. Tower Defence oyunlarına farklı bir örnek olarak sunulabilecek olan oyunda Zombilere karşı bitkilerle bahçenizi savunmaya çalışıyorsunuz. Oyunun tek dezavantajı sistem kaynaklarını aşırı derecede yorması.

 

http://www.appbrain.com/app/pvz/com.sohu.blog.lzn1007.pvz

{pagebreak::Angry Birds}

Angry Birds

Android Market’in belki de gelmiş geçmiş en çok sevilen ve en çok indirilen oyunu olan Angry Birds, hem eğlenceli grafiklere hem de keyifli bir senaryoya sahip. iPhone versiyonu da bulunan oyunda kuşları fırlatarak karşıdaki kuleleri yıkmaya çalışıyorsunuz. Ultra yaratıcı 150 bölümün yer aldığı oyun 12.5 MB boyutunda.

 

http://www.appbrain.com/app/angry-birds/com.rovio.angrybirds

{pagebreak::Robo Defence}

Robo Defence

Yer değiştirebilen robotlar ile savunma yaptığınız bir çeşit Tower Defence oyunu Robo Defence. İyi sayılabilecek düzeyde grafiklerin yer aldığı oyunun ücretsiz sürümünde bir haritayı 10 farklı zorluk seviyesinde oynayabiliyorsunuz.

 

http://www.appbrain.com/app/robo-defense-free/com.magicwach.rdefense_free

{pagebreak::Air Control}

Air Control

Dokunmatik ekranlı akıllı telefonların vazgeçilmezi Air Control. Oyunda bir havalanı trafiğini kontrol ediyorsunuz. Uçak ve helikopterlerin başarılı bir şekilde iniş yapmasını sağlamak ve havada çarpışmalarını engellemek zorundasınız. İlk aşamalarda bu gayet kolay bir iş gibi görünse de ilerleyen bölümlerde yönetim bir hayli zorlaşıyor.

 

http://www.appbrain.com/app/air-control-lite/dk.logisoft.aircontrol

{pagebreak::Basketball Shot}

Basketball Shot

İşte Android’in en eski ve en çok indirilen oyunlarından biri. Basketball Shot isimli oyunda tahmin de edebileceğiniz gibi basket atışları yapıyorsunuz. Oyunda herhangi bir görev bulunmuyor. Çok indirilmesindeki en önemli etken ise hiç şüphe yok ki oynanabilirlik konusundaki başarısı.

 

http://www.appbrain.com/app/basketball-shot/com.droidhen.basketball

 

:: Sizde bağımlılık yaratan bir Android oyunu var mı?