Konsol Savaşları!

İlk bilgisayar oyunlarının piyasaya çıkışı 1950 yıllarına dayanır. O dönemde video oyunları sadece vektör grafiklerle donanırdı. 1975 sonbaharında satışa sunulan ve televizyona bağlanabilen Magnavox Odyssey ile yepyeni bir çağ başladı.

 

Magnavox Odyssey yüksek satış rakamlarına ulaşamasa da, Atari firmasının ürettiği Pong ile her şey değişti. Magnavox Odyssey biçim değiştirdi, bazı donanımsal takviyelerle Odyssey 100 ve Oddysey 200 olarak oyunseverlerin beğenisine sunuldu. “Smash” isimli oyunun desteğiyle, Oddysey çılgınlığı dünyayı sardı.

{pagebreak::Basit Zevkler, Basit Yapı!}

Basit Zevkler, Basit Yapı!

İlk nesil konsollar, son derece basit bir yapıya sahipti; ROM ve mikroişlemciden oluşuyorlardı. ROM’a yüklenen oyunlar konsollar bütünleşiyor ve işlemcinin görüntü işleyicisi sayesinde televizyon ekranına aktarılıyorlardı. 1977 yılında, stok krizi yaşandı.

 

Firmalar talebe yanıt veremedi ve üretimde geç kaldı. Magnavox ve bağımsızlığını ilan eden Atari, sağ kalabilen üreticilerdi. Diğerleri ise piyasadan çekilmek ve iflaslarını açıklamak zorunda kaldı.

{pagebreak::Efsane Doğuyor!}

Efsane Doğuyor!

1983 yılında Nintendo isimli şirket, video oyunlarında yepyeni bir dönem başlatmak üzere harekete geçti ve Family Computer’u (Famicom) piyasaya sürdü. İki sene sonra ise Nintendo Entertainment System (Nintendo Eğlence Sistemi) yani NES ortaya çıktı.

 

NES, Space Invaders ve halen dört bir yanımızı saran Super Mario serisi ile birlikte yükselecekti. Sega, NES ile rekabet edebilmek için Master Console isimli ürünü piyasaya sürse de, başarısızlığa mahkum oldu.

{pagebreak::Sony’nin Egemenliği}

Sony’nin Egemenliği

 Sony, PlayStation (PS) isimli konsoluyla 1994 yılında oyunseverleri sarstı. Konsol, dönemine göre olağandışı denebilecek grafikler ve oynanabilirlik sunuyordu; kullanıcıların uykusuz geceler geçirmesine neden oluyordu. PS One, dünya tarihinin en çok satan konsollarından biri olarak PS2 ve PS3’ün önlerini açtı.

 

{pagebreak::Oyun Kontrollerinde Devrim}

Oyun Kontrollerinde Devrim

Microsoft, gitgide büyüyen pazarın kokusunu alarak, zekice bir hamleyle Vezir’ini oynadı; Xbox. İlk nesil Xbox, 2001’de piyasaya sürüldü ve Sony PS2’ye meydan okudu. Pazar, uzun bir dönem boyunca iki firma tarafından paylaşıldı.

Ancak bu dönemde, bir firma küllerinden doğmak üzereydi. Nintendo, Motion Controller ile donanmış Wii’yi Kasım 2006’da satışa çıkardı. Wii, dünyada “Oyun yaparken kalori yakma” dönemini başlattı. Geleneksel arabirimlerin tersine Wii’de sürekli hareket yapmak zorundaydınız.

{pagebreak::Wii’nin Çağı!}

Wii’nin Çağı!

Wii Sports Tennis oyunuyla raketi savuruyor, Red Steel’de kılıçla blok yapmak için hızlı el hareketlerine başvuruyor ve Force Unleashed’de sol elinizle “Force”u kontrol ederken, sağ elinizle ışın kılıcını sallıyordunuz.

 

Wii, 2009 yılının sonlarına kadar rakiplerini açık ara geride bıraktı, aynı yıl içerisinde “Tarihin bir ayda en çok satılan konsolu” unvanını kazandı. Halen de rekabetin içinde ve dünya çapında, Sony PS3’ü geride bırakıp, X360’a karşı liderlik için savaşıyor.

{pagebreak::Wii’yi Tercih Etmeli mi?}

Wii’yi Tercih Etmeli mi?

Peki, rakiplerine göre nispeten yaşlı kalmış Wii’yi tercih etmek doğru mu? Bizce, bu sorunun yanıtı “Evet”; Nintendo Wii, rakiplerinden ucuz ve çoğu açıdan, açık ara farkla eğlenceli. Grafiklerde, onlardan geri kaldığını düşündüğümüz Wii, Dumble oyun kumandaları, bisiklet, Wii Fit gibi arabirimler sayesinde, sporseverlerin bir numaralı tercihi.

 

{pagebreak::Joystick Sizsiniz!}

Joystick Sizsiniz!

Her şeye karşın Wii, hiç olmadığı kadar güçlü rakiplerle karşı karşıya. Yeni devrimci olarak nitelendirebileceğimiz Natal projesi, ticari adıyla Kinect ve Microsoft Xbox 360.

 

Natal projesi, ilk açığa çıktığında “şaka” zannedildi. Pek çok kişi, tanıtım videolarını izlediğinde gözlerine inanamamıştı. Ortada bir arabirim yoktu. Joystick yoktu. Aslında vardı ve asıl şaşırtıcı olan Joystick’in vücudunuz olmasıydı.

TV başında tekme salladığınızda (televizyonunu kırmamayı başarabilirseniz), oyunda da tekme sallamış oluyorsunuz. Elinizle telekineziyi çağrıştıran hareketler yaptığınızda, nesneleri ekranda orada oraya taşıyorsunuz.

{pagebreak::Sonsuzluk ve Ötesine} 

Sonsuzluk ve Ötesine

İnanılmaz gibi görünüyor ama karşımızdaki şey gerçeğin ta kendisi; Wii arabirim başarısı, birkaç adım öteye taşınıyor. Kinect, web kamerası ve mikrofon ile donanmış hareket algılayıcı sensörlere sahip.

 

Bu sensörler, vücudunuzu baştan aşağı tarıyor ve hareketlerinizi oyuna yansıtıyorlar. Elinize tahtadan bir kılıç aldığınızı varsayın, o kılıç sizin Star Wars oyunlarındaki ışın kılıcınız olacak.

Kinect’te halen bazı problemler olduğu da kulağımıza çalınıyor. Hareketler, zamanında algılanamıyor ve laglar ortaya çıkıyor. Üretici firma Microsoft, 4 Kasım’da piyasaya süreceği Kinect’te bu sorunlarının hepsinin üstesinden gelinmiş olacağını açıkladı.

{pagebreak::Xbox 360 mı Almalı?}

Xbox 360 mı Almalı?

Eğer bütçeniz elveriyorsa, biraz daha beklemenizi ve ilk testler yapılıp sorunların giderildiği ortaya çıktıktan sonra, Xbox 360 + Kinect setini dikkate almanızı öneririz. Çünkü vaatleri, gerçekten de inanılmaz.

 

{pagebreak::Rekabette Üçüncü Boyut!}

Rekabette Üçüncü Boyut!

Sony PS3, piyasaya sürüldüğü ilk günden beri istediği başarıyı elde edemedi ve rakiplerinin gölgesinde kaldı. Sony yöneticileri, bu soruna ikili bir çözüm aradı: Üçüncü boyut ve Wii benzeri PS Move kontrol yapısı.

 

Evinizde 3 boyutlu bir televizyonunuz varsa, PS Move ile birlikte, PS3 çok cazip olabilir. Wipeout HD, Pain ve Stardust HD, hali hazırda üçüncü boyutu destekliyor. 2011 için hazırlanan tüm PS3 oyunları 3D destekli. PS Move da piyasaya sürüldü ve PS3, eskisine göre çok daha cazip fiyat etiketleri ile satılıyor.

{pagebreak::Son Karar!}

Son Karar!

Eğer kısıtlı bir bütçeniz varsa ve grafikten ziyade eğlence arıyorsanız, Nintendo Wii’yi tercih etmeli ama grafiklerinin, rakiplerinin gerisinde kaldığını kabullenmelisiniz. Eğer bütçeniz biraz daha genişse Kinect’i bekleyin ve başarabildiklerini görün.

 

İlk tercihiniz görsellikse ve 3D televizyon satın alacak kadar şanslıysanız mutlaka PS3 alın. Gönül ister ki, her oyun sever, üçüne de yetecek bütçeye sahip olsun.

:: Sizce en iyi oyun konsolu hangisi?

 

 

 

 

Hangi Dizüstü Bilgisayar Bana Göre?

Arkamıza dönüp son on yıla baktığımızda tüm dünya çapında bilgisayar kullanımının büyük ölçüde arttığını görüyoruz. İnternet’in yaygınlaşması ve içeriğin inanılmaz ölçüde zenginleşmesi her gün daha çok insanın bu dünyaya adım atmasını sağlıyor. (ASUS U53J İnceleme)

Son dönemde göze çarpan bir diğer trend ise bilgisayar kullanımın artık yavaş yavaş masaüstünden kayıp taşınabilir modellere geçmesi. Öyle ki, artık dizüstü bilgisayar satışları masaüstü modelleri geride bırakmış durumda.

 

Dizüstü bilgisayar kullanımı son dönemde çok yaygınlaştı

 

Taşınabilirlik ve Kolaylık

Durumun bu şekilde gelişmesinin ise çok basit bir sebebi var. Dizüstü bilgisayarlar istediğimizde çantamıza koyup her yere götürebileceğimiz cihazlar ve kurulum ve kullanımları masaüstü bilgisayarlara göre çok daha kolay.

Taşınabilirlik ve kolaylık bir araya geldiğinde, performans olarak masaüstü bilgisayarların gerisinde kalıyor olsalar da, dizüstü bilgisayarlar her yaştan ve her bilgi seviyesindeki insanın ilgi alanına giriyorlar.

Peki, kim hangi dizüstü bilgisayarı almalı? Sadece İnternet’e girip e-postalarına göz atmak isteyenlerle, oyun oynayıp HD video izlemek isteyenler aynı bilgisayarı almak zorunda mı? Tüm bu soruların cevabını dizüstü bilgisayar rehberimizde bulacaksınız.

{pagebreak::Üç Ana Kategori}

Üç Ana Kategori

Piyasada bulunan belki de yüzlerce dizüstü bilgisayar modelini üç ana kategoriye ayırabiliriz. Standart, taşınabilir ve üst seviye olarak tanımlayabileceğimiz bu seviyelerin her biri, farklı kullanıcılara hitap ediyorlar. (ASUS N53JN İnceleme)

Eğer dizüstü bilgisayarınızla İnternet’te sorunsuz dolaşmak, hemen her türlü içeriğe performans sorunu yaşamadan ulaşmak, video ve DVD izlemek ve hatta çok gelişmiş grafiklere sahip olmayan oyunları da oynamak istiyorsanız, standart seviye bir dizüstü bilgisayar almalısınız.

 

Piyasada çok farklı dizüstü bilgisayar modelleri bulunuyor

 

Amaca Göre Bilgisayar

Ben dizüstü bilgisayarımla HD video encoding yapmak, bunun yanı sıra en son çıkan oyunları da hiç sıkıntı yaşamadan oynamak istiyorum diyorsanız, mutlaka üst seviye bir dizüstü bilgisayar almalısınız.

Bunların hiç birisinde gözünüz yoksa ve hedefiniz sadece sosyal ağ sitelerinde dolaşıp, e-postalarınızı kontrol etmekse ve bilgisayarınızı her yere rahatça taşımak istiyorsanız size taşınabilir kategorisindeki modellerden birini tavsiye ediyoruz.

Şimdi bu bahsi geçen kategorilere tek tek yakından bakalım.

{pagebreak::Ultra Taşınabilir Modeller}

Ultra Taşınabilir Modeller

Taşınabilir modellerin en önemli iki özelliği hafif ve uzun pil ömürlü olmalarıdır. Her yere taşıyabilmek ve priz bulamayacağınız yerlerde de kullanabilmek için bu iki özellik öne çıkıyor. (ASUS Eee PC Touch İnceleme)

Taşıma konusunda bir sıkıntı yaşamak istemiyorsanız alacağınız dizüstü bilgisayarın en fazla 2,5 kg olmasına dikkat etmelisiniz. Bundan daha ağır bir modeli taşımakta uzun vadede büyük sıkıntı yaşayabilirsiniz.

Bu kategorideki modellerde iki tip işlemci öne çıkıyor. Intel’in Atom ve Core 2 Duo CULV işlemcileri İnternet’te dolaşmak ve ofis uygulamalarını kullanmak için size yeterli performansı sunar. Ayrıca yeni çıkan Core i3 modelleri de performans seviyesini bir adım daha ileri taşır.

 

Taşınabilir modellerin hafif ve ince olmaları büyük önem taşıyor

 

Pil Ömrü

Bunun dışında 1 ya da 2 GB’lık RAM ve 160 ile 250 GB arasındaki bir sabit disk işinizi görmeye yetecektir. Ekran boyutu konusunda ise bu tip modellerde genelde 11,6 ile 13 inç arasında ekran seçenekleri olur.

Fiyat performans dengesi ile öne çıkan bu modellerde pil ömrü genelde uzun olsa da yine de alacağınız bilgisayarın pilinin altı hücreli olmasına özen gösterin. Bu kategoride, pil ömrü 7-8 saate kadar ulaşan modeller bulunuyor.

Bu kategorideki ürünlerde DVD sürücünün çok sık bulunmadığını da hatırlatalım. DVD sürücü cihazın pil ömrünü azaltıp daha büyük ve ağır hale getirdiği için ultra taşınabilir modellerde pek tercih edilmiyor.

{pagebreak::Standart Ev Kullanıcısı}

Standart Ev Kullanıcısı

Dizüstü bilgisayarınızı sürekli hareket halindeyken değil de genelde evde kullanacaksanız donanım açısından biraz daha fazla seçeneğe sahipsiniz. (ASUS UL30A İnceleme)

Taşınabilirliğe ve pil ömrüne olumsuz etki eden bazı donanım özellikleri, cihazlar evde kullanıldığı için tercih edilebilir. hale geliyor. Bunların başında da DVD sürücüler geliyor.

İşlemci için ise Intel’in yeni nesil Core i5 modelleri öne çıkıyor. Bu işlemcinin bünyesinde bir adet de GPU yer alıyor.

Bununla beraber içinde AMD/ATI ve NVIDIA’nın grafik yongaları bulunan modelleri de tercih edebilirsiniz. Böylece daha yüksek bir grafik performansı elde edersiniz fakat bunun da pil ömrüne eksi yönde etki yapacağını unutmamak gerek.

 

Core i5 işlemcilerine sahip modeller standart ev kullanıcıların ihtiyaçlarını görebiliyor

 

Ekran Boyutu

Bu kategoride bir model arıyorsanız 500 GB’lık bir sabit disk ve 2 GB ile 4 GB arası bir RAM ihtiyaçlarınızı büyük ölçüde karşılayacaktır.

Bu seviyedeki modellerde daha büyük ekran seçenekleriniz de bulunuyor. 15 inç ekrana sahip modellere sıkça rastlayabileceğiniz bu kategoride 17 inçlik bilgisayarlar bile bulabilirsiniz.

Bu sınıfta bulunan ürünlerin pil ömürleri ise ortalama 4 saat civarında olur. Bu da kısa süreliğine dışarıda kullanım için imkan tanır.

{pagebreak::Üst Seviye}

Üst Seviye

Masaüstü bilgisayarlarla karşılaştırıldığında dizüstü bilgisayarların performansları genelde geri kalır. Ancak bu durumu değiştiren bazı özel modeller de mevcut.

Üst seviye dizüstü bilgisayarlar, bir masaüstü bilgisayar ile yapılabilecek güçlü grafikli oyunları oynamak, HD video izlemek ve işlemek gibi şeyleri yapabilirler. Ancak bu modellerin çok önemli dezavantajları da vardır.

Bunların başında ağırlık ve pil ömrü gelir. Çok güçlü donanıma sahip olan bu modeller, diğer kategorilerde ekstra sayılabilecek tüm özellikleri bünyesinde barındırırlar. Güçlü donanım, daha çok güç tüketimi demek olduğu için pil ömrü büyük ölçüde düşüyor.

Prize Bağlı

Bu kategorideki modellerin ortalama 2 saat pil ömrü sundukları göz önüne alınırsa, daha çok prize bağlı olarak kullanıldıklarını söyleyebiliriz. Zaten 4 kg’ı aşabilen ağırlıklara sahip olan bu modelleri bir yerden bir yere taşıyabilmek başlı başına bir sorun.

Ancak bu dezavantajlar sizi etkilemiyorsa, oyun oynamak gibi yüksek performans gerektiren şeyler yapmak istiyorsanız tek çareniz bu seviyedeki modellerden tercih etmek.

 

Üst seviye modeller masaüstü bilgisayarların yapabildiği her şeyi yapabiliyor

 

Donanım Seçenekleri

Bu seviyede Intel Core i5 işlemcilerinin bazı modelleri de bulunuyor olsa da aslen tercih etmeniz gereken işlemciler Intel Core i7 ve AMD Turion X2 Ultra işlemcisine sahip olan modeller olmalı.

İşlemcinin yanı sıra mutlaka NVIDIA ve AMD/ATI’nin grafik yongalarına sahip dizüstü bilgisayarlardan tercih etmelisiniz. ATI Mobility Radeon HD 5000 ve NVIDIA GeForce 300 serisine öncelik vermelisiniz.

Sabit disk konusunda ise en az 500 GB kapasiteli biri ürün almalısınız. Öte yandan, RAM konusunda da 4 GB’tan aşağısı size sıkıntı yaşatacaktır.

Bu kategorideki modellerde genelde 17 ve 18 inçlik ekranlar kullanılır. Daha yüksek bir görüntü kalitesi arıyorsanız Full HD çözünürlük sunan ve LED arka ışıklandırmalı ekranları tercih edebilirsiniz.

{pagebreak::Dikkat Edilmesi Gerekenler}

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüm bu bahsettiğimiz kategorilerde ortak olarak dikkat etmeniz gereken birkaç nokta daha bulunuyor.

Örneğin, cihazın üzerindeki giriş çıkışların ihtiyacınızı karşılayacak seviyede olup olmadığına dikkat etmelisiniz. USB girişleri, görüntü çıkışları, kart okuyucu gibi özellikler hemen her üründe olmazsa olmazlardandır.

Ekstra olarak, eSATA, USB 3.0, HDMI gibi arayüzler de bulunuyorsa kullanıcıya daha çok esneklik tanınmış oluyor.

 

Bir bilgisayarı almadan önce mutlaka bizzat görüp denemelisiniz

 

Görüp Deneyin

Bunun dışında, bir bilgisayarı almadan önce mutlaka görüp denemelisiniz. Klavye ve touchpad’in size uygun olmadığını bizzat denemeden bilemezsiniz. Aynı şekilde, ekranın görüntü kalitesini de tecrübe etmelisiniz.

Dizüstü bilgisayarın dayanıklı olması da büyük önem taşır. Taşıma sırasında düşürüp, bir yere çarpabilme olasılığınız her zaman var ve bunun için alacağınız modelin kasasının sağlamlığına da dikkat etmelisiniz.

 

:: Dizüstü bilgisayarınızı ne amaçla kullanıyorsunuz?

MSI Yeni Nesile R6800 İle Girdi

MSI resmi olarak R6800 serisi ekran kartlarını duyurdu. DispayPort 1.2 ve HDMI 1.4a çıkışlarına sahip ekran kartlarının ilk iki ferdi AMD Radeon Barts işlemciye sahip R6850 ve R6870 kullanıcıların beğenisine sunuldu. (AMD Radeon HD 6870 Test)

Yeni 3D Stereoskopik görüntü desteğine sahip R6800, AMD Eyefinity teknolojisi ile aynı anda 4 farklı ekrana görüntü sağlayarak zengin bir oyun ve film keyfi sunuyor.

 

MSI, HD 6800 serisine ait kendi modellerini piyasaya sürdü

 

Afterburner ve Katı Kapasitörler

MSI R6800 serisi ekran kartlarının bir başka özelliği ise Afterburner hız aşırtma yazılımı. Bu yazılım ile kullanıcılar fan hızlarını ve frekansları istedikleri şekilde ayarlıyorlar.

En yüksek performansı ve kararlılığı aynı anda sunmak için MSI R6800 ekran kartlarının tamamında katı kapasitörler kullanılıyor. Böylece aşırı yük altında bile kartlar seneler boyunca sağlam ve istikrarlı şekilde çalışabiliyor.

:: MSI’ın ekran kartlarından daha önce kullandınız mı?

Pardus 2011 Beta Bizlerle

Geliştirilmesi fikri ilk olarak 2003’te ortaya atılan ve 2005 yılındaki ilk sürümüyle bizlerin beğenisine sunulan Pardus gücüne güç katarak kendini geliştirmeye devam ediyor. (Pardus Kitabı Kazananlar Belli Oldu!) Distrowatch isimli Linux dağıtımlarını listeleyen kaynağa göre 48. sırada yer alan dağıtımımız aslında tanınırlık olarak 10 Linux dağıtımı arasında sayılabilir. (En Popüler Linux Dağıtımları)

Kullanım kolaylığı öncelikli olarak geliştirilen Pardus: MP3 kodekleri, Flash oynatıcısı ve Java sanal makinasını içinde barındırarak geliyor. Yeni sürümle beraber hem Çalışan disk hem Kurulan disk aynı DVD’nin içerisinde sunulacak.

{pagebreak::Pardus 2011’in Özellikleri}

Neler Yeni?

14 Aralık tarihinde kararlı sürüme ulaşacak olan Pardus 2011, KDE 4.5.2 ile yüklenecek. Firefox yerine Chromium yada Rekonq tercih eden kullanıcılar da unutulmamış ve sistemin içine dahil edilmişler. Firefox’un sürümü de en son kararlı şekline yükseltilere karşımıza çıkıyor.

Belki de ilk fark edilecek özelliklerden birisi de Yalı’nın yenilenen arayüzü olacak, yeni şekliyle daha şık ve daha kullanışlı olmuş. Bunun yanında açılış ekranıda yenilenmiş ve birçok farklı ekran görüntüsüne sahip.

Özgürlük İçin... Pardus...

Şimdiden beta sürümünü test etmek ve geliştiricilere katkıda bulunmak isterseniz 32-Bitlik sürüme buradan, 64-Bitlik sürüme de buradan ulaşabilirsiniz.

:: Diğer Linux dağıtımlarıyla karşılaştırdığınızda Pardus’u başarılı buluyor musunuz?

Facebook’a Sürükle-Bırak Eklentisi

Dünyanın en büyük sosyal platformu Facebook, sürekli küçük ve büyük yenilikler yaparak kullanıcılarına daha iyi bir hizmet vermeye çalışıyor. Son olarak ise beklenen bir yenilik olan sürükle-bırak özelliğini duyurdu.

Sadece fotoğraflarda kullanabileceğiniz bu özellik sayesinde fotoğfaları interaktif olarak sürükle-bırak şeklinde düzenleyebilecek ve  farklı klasörlere taşıyabileceksiniz.

 

#y3/a006a8360dc3b1d079539baeeb70542c.flv#

 

Ayrıca bununla da kalmayan özellikte kullanıcılar fotoğrafları herhangi bir tarayıcı üzerinden Facebook’a bırakabilecekler. Henüz bununla kısıtla kalan bu özelliğin ise gelecekte ne kadar geniş kapsamlı olacağı henüz belli değil.

 

Ayrıca bu özelliğin ne zaman aktifleşeceği de belli olmadı. Facebook‘un yayınladığı aşağıdaki videoyu izleyerek gelmeden yeni özellikten haberdar olabilirsiniz. Ayrıca buradan Facebook’a fotoğraflar bölümü hakkında fikirlerinizi belirtebilirsiniz.

:: Facebook’un yeni Fotoğraf Galerisi sizce nasıl olacak ?

Ovi Maps Güncellendi

Birçok uygulama gibi yeni Ovi Maps de özellikle Symbian^3’e özgü güncellemeler ile birlikte geliyor. Elbette ki Ovi Maps’in 3.06 sürümü sadece Symbian^3 yenilikleri ile gelmiyor. Görsel anlamda düzenlemeler ve eklenen bilgilendirme kutucukları yeni versiyonda dikkat çeken ayrıntılardan.

 

Yazılımdaki önemli yeniliklerden biri arama fonksiyonunun iyileştirilmesi olmuş. Aradığınız adresi artık çok daha az bilgiyle çok daha hızlı bir şekilde üstelik yüksek isabet oranı ile bulabiliyorsunuz. Ve çok daha önemlisi… Ovi Maps artık aramalarda size “Bunu mu demek istediniz?” şeklinde öneri de sunabiliyor!

{pagebreak::Live Traffic Videosu}

Live Traffic Videosu

Aşağıda yer alan videodan daha önce sisteme entegre edilen Live Traffic yardımcısının nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz.

#y3/7e0dda5ab55930d1bc66183d37406c6e.flv#

Yenilenen yerler sayfasındaysa artık çok daha fazla bilgiye ulaşabilmek mümkün. Seçtiğiniz konum hakkında kullanıcı yorum ve incelemeleri, çekilmiş gerçek resimler, yakındaki beğenilen diğer yerler gibi birçok işlev sisteme entegre edilmiş. Ayrıca beğendiğiniz herhangi bir konumun bilgilerini kısa mesaj ya da e-mail ile dostlarınızla paylaşabilmeniz de olanaklı.

Uygulamayı telefonunuza burada yer alan Nokia Beta Labs sayfasından indirebilirsiniz.

 

:: Ovi Maps’in yeni sürümde sizin farkettiğiniz değişiklikler neler?

 

Hocanı da Al Gel!

2010 yılında da düzenlenen yarışmaya toplam 60 farklı ülkeden 12 binden fazla öğrenci katılmıştı. Yarışma, size verilen 200 Dolar değerindeki bütçeyi en iyi değerlendirmekten ibaret.

Eğer bu konuda iddialı olduğunuzu düşünüyorsanız geriye sadece hocanızı ikna etmek kalıyor. Çünkü başvurular, üniversitelerdeki öğretim görevlileri tarafından yapılabiliyor.

Ödül olarak Google‘ın Amerika‘daki ofisini ziyaret etmek gibi farklı hediyeler sunuluyor.

:: Katılmayı düşünüyor musunuz?

Facebook Hakkındaki Garip Gerçek

Dünyanın en popüler sosyal medya servisi olan Facebook, 7’den 70’e herkesin gözdesi olarak bilinir. Geçtiğimiz günlerde Amerika’da yapılan bir araştırma, bunun zenginler için geçerli olmadığını ortaya çıkardı. 5 milyon dolar ve üstü serveti olanların yüzde 70’i, Facebook hesapları olmasına rağmen ünlü siteyi pek ciddiye almıyorlar.

Zenginlerin ancak yüzde 17’si, siteyi düzenli olarak ziyaret ediyor. Oysa ortalama Amerikalıların yüzde 40’ı Facebook’u veya muadillerini düzenli takip ediyor.

 

Siteye üye olan zenginlerin yüzde 52.6’sı, nadiren uğramayı tercih ediyor ve “çok daha ciddi şeylerle uğraşmayı tercih ettiklerini” ifade ediyorlar. Eh haklılar da, milyon dolarların üstüne milyon dolarlar koymak fazlasıyla meşakkatli bir uğraş ama neden zahmet edip hesap aldıklarını da merak ediyoruz.  Geri kalan yüzde 30 ise siteyi “arada sırada” takip ettiklerini belirtti.

:: Anket sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

YouTube Yasağı Kalkıyor mu?

YouTube Türkiye politika danışmanı Cem Duna ve heyeti, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı makamında ziyaret etti. 1.5 saat süren görüşmenin ardından Cem Duna, “Sayın Bakan ve diğer yetkililerle fikir paylaşımımız sürecek.” açıklamasını yapmakla yetinse de, yasağın kaldırılmasına yönelik olumlu sinyaller alındığı iddia edildi.

 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’in ifadeleri de bu iddiaları doğrular nitelikte. Acarer, “Mahkeme kararında yasaklı videonun bulunduğu adresin belirtilmesi gerekir. Neden tüm apartman engelleniyor ki? Yalnızca daire engellenmeli.” şeklinde görüş bildirdi. Gelecek hafta temasların yoğunlaşması ve nihai kararın şekillenmesi bekleniyor.

:: Konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

10 Faydalı Windows 7 Kısayolu

Windows Vista ile imajını zedeleyen Microsoft ciddi bir müşteri kaybı yaşamıştı. Firmanın CEO‘su Steve Ballmer‘ın bile en büyük başarısızlığımız diye adlandırdığı Vista’nın kötü imajını Windows 7 düzeltmeye başladı.

Yaklaşık bir yıldır piyasada olan bu işletim sistemi kullanıcıların oldukça ilgisini çekti. Vista‘ya göre daha kullanıcı dostu olan Win 7‘de herkesin kullanabileceği kolay bir sistem bulunuyor.

 

 

Hem Windows 7 Hem de Vista İçin Faydalı

Firma, yeni kısayollar tasarlayarak yeni işletim sistemini daha pratik hale getirdi. Windows 7‘de işinize yarayacak en iyi 10 kısayolu bu ipucu köşemizde biraraya getirdik.

Buradaki kısayol tuşlarının bazıları Windows Vista‘da da çalışabiliyor.

{pagebreak::1. Yeni Klasör Açma }

1. Yeni Klasör Açma

 

Windows 7’ye özel olan bu kısayol yeni klasör açmak için fareyle uğraşmanıza gerek bırakmıyor. Klavyeden aynı anda Ctrl+Shift+N tuşuna basarak istediğiniz kadar yeni klasör açabilirsiniz

 

{pagebreak::2. Admin Olarak Açmak}

2. Admin Olarak Açmak

Windows 7’nin getirdiği güvenlik gerekçelerinden biri de Exe uzantılı programları çalışmalarını sınırlamak için admin olarak aç özelliğini kullanmak. Normalde her Windows sürümünde bulunan bu özellik Win 7’de daha belirgin hale gelmiş. Programları açarken artık sağ tıklayıp bu komutu çalıştmak yerine Ctrl+Shift ve sol tuşa tıklamanız yeterli 

{pagebreak::3. Komut Pencerisini Burada Aç }

3. Komut Pencerisini Burada Aç

 

Bir klasörü ya da dosyayı açarken komut pencerisini burada aç özelliğini aktif etmek için Shift+sağ tuş kombinasyonunu kullanabilirsiniz

{pagebreak::4.Araç Çubuğunda Hızlı Geçiş }

4.Araç Çubuğunda Hızlı Geçiş

 


Windows 7’de daha pratik bir hale gelen araç çubuğunu hızlıca kullanmak için Windows tuşu +T kısayolunu kullanmanız yeterli

 

{pagebreak::5. İki Monitörü Rahat Kullanma }

5. İki Monitörü Rahat Kullanma


 

Günümüzde grafikerler kadar ev kullanıcıları da oyun zevklerinden dolayı çift monitör kullanmaya başladı. Bu iki monitör arasındaki görüntüyü düzenlemek için ekstra programlara ihtiyacınız yok. Eğer iki monitörünüz varsa ve görüntüyü yönetmek istiyorsanız  Windows tuşu + Shift + Sol ya da Sağ yön tuşlarını kullanabilirsiniz

{pagebreak::6. Sistem Bilgisine Ulaşma }

6. Sistem Bilgisine Ulaşma


Donanımınıza Windows’un verdiği puanı okumak ve özel ayarlara ulaşmak için sistem menüsüne girmeniz lazım. Windows tuşu + Pause kısayolunu kullanarak hızlıca bu ekrana ulaşabilirsiniz

 

{pagebreak::7. Araç Çubukları Arasında Yolculuk }

7. Araç Çubukları Arasında Yolculuk

Windows 7’de araç çubuğuna atadığınız programları Windows tuşu ve 1-9 arası bir rakam kullanarak çalıştırabilirsiniz

 

{pagebreak::8.Gönder Seçeneklerini Atırmak }

8.Gönder Seçeneklerini Atırmak

 

Windows’ların hepsinde bulunan gönder mensü Win 7’de daha geniş hale getirebiliyor. Bunun için yollamak istediğiniz dosya ya da klasörün üzerine gelin Shift + Sağ tuşuna basın

{pagebreak::9.Saatin Yanındaki Sembolleri Açmak }

9.Saatin Yanındaki Sembolleri Açmak

 

Saatin yanında bulan ve önemli işlere yarayan semboller Windows 7’de özel bir menü altında toplandı. Buradaki simgelere ve programlara ulaşmak için Windows tuşu + B’ye basmanız yeterli

{pagebreak::10. Araç Çubuğunda Yeni Sekme Açmak }

10.  Araç Çubuğunda Yeni Sekme Açmak

Windows 7’de ön plana çıkartılan araç çubuğu pencereleri standart ayarlarda sorun olabiliyor. Çünkü, siz buradan pencere açtıkça onlar tek bir grup altında toplanıyor. Yeni pencere açmanız gerekiyorsa, Shift+ sol tuşa tıklama tuşuna basabilirsiniz

 

:: Windows 7’nin kısayolları arasında en çok hangisini kullanıyorsunuz?

 

 

FIFA 11 mi? PES 2011 mi?

Oyun sektörünün devi Electronic Arts ve bağımlılık yaratıcı yapımların ardındaki isim Konami, yeniden karşı karşıya geldi. Rekabetin adı epey bilindik: FIFA ve PES. Futbol oyunları kategorisinde kıyasıya yarışan firmalar, her sene olduğu gibi yeni silahlarını piyasaya sürdü. (FIFA 11 ve Pro Evolution Soccer 2011 İncelemeleri)

 

 

FIFA 11, PC platformunda konsollardaki gibi “yeni nesil” olarak geliştirildi. PES 2011 ise saha içinde özgürlüğü ön plana alarak “gerçekçilik” konusunun sınırlarını zorlamaya başladı! Peki sezonun şampiyonu hangi yapım olacak?

{pagebreak::Menü Tasarımları}

Menü Tasarımları

FIFA 11: PC platformunda son yıllarda birbirinden kullanışsız menü tasarımlarına imza atan EA, bu yıl hatasından dönmüşe benziyor. Tıpkı konsol sürümlerinde olduğu gibi sade hazırlanan menü, gösterişten uzak. Keşke sağ taraftaki çapraz çizgiler, ekran kartının yorumlama hatası gibi gözükmese.

 

 

PES 2011: Serinin yeni oyunu, menüleriyle öncekileri ezip geçmiş! Bu konuda adeta çağ atlayan PES, gerek değiştirilebilen arka planlı menüleri, gerek ise intro görüntüleriyle, hem şık hem de albenisi olan bir tasarıma sahip. Bu kategoride golü Pro Evolution Soccer 2011 atıyor!

 

{pagebreak::İçerik} 

İçerik

FIFA 11: Bu bölümde FIFA’nın en büyük kozu şüphesiz lisans hakları! Hemen her takımın formaları eksiksiz, isimleri doğru şekilde karşımıza geliyor! İçerdiği 25 ligin yanında, milli takımlar ve ligleri bulunmayan ülkelerin güçlü takımlarını FIFA 11’de bulmak mümkün. Kuşkusuz bu tartışılamaz bir içerik! Bu kategoride golü FIFA 11 atıyor!

 

 

PES 2011: UEFA Champions League’in haklarını alan Konami, bu kadarla kalmadı. UEFA Europa League ve Copa Santander Libertadores de Uzak Doğuluların portföyüne katılmış. Buna karşın içeriğindeki lig sayısı aynı. Fransa ve Hollanda ligleri tamamen lisanslı olmasına karşın, İngiltere’de 2, İtalya’da 19 ve İspanya’da 14 takımda lisans bulunuyor. Takım sayısı FIFA’dan bir hayli az. PES puanlarıyla oyun içerisinde alışveriş yaparak, PES 2011’de bir hayli eğlenceli içerikler açabilirsiniz fakat bu gibi illüzyonlar, lisans problemini görmezden gelmemizi sağlamıyor.

 

{pagebreak::Oynanabilirlik} 

 Oynanabilirlik

FIFA 11: Geçtiğimiz yılın FIFA’sıyla bu senenin oyunu arasında dağlar kadar fark var. Konsoldaki gibi yeni nesil olarak geliştirilen yapım, yeni oynanış dinamikleriyle göz dolduruyor. Ne var ki, FIFA serisinin klasik problemi olan, zamanla gol taktiklerinin oluşması problemi yeni yapımda da var.

 

 

Yapay zeka maalesef sizi önleyecek hamleyi bir türlü yapamıyor ve çözdüğünüz şekilde, maçlarda gol pozisyonu bulmanız çok sıklaşıyor. Ayrıca pozisyonların birbirine benzemesi de, bu alanda FIFA’nin bir diğer eksisi. Sanki belli bir sayıda pozisyon seçeneğiniz var ve daima aynı senaryolar oynanıyor… EA’nin bu lanetten derhal kurtulması gerekiyor.

{pagebreak::Oynanabilirlik}

Oynanabilirlik

PES 2011: “Özgürlük!” parolasıyla yola çıkan Konami, adeta saha içinde daha önce rastlamadığımız bir serbestlik sağlıyor. Yıllardır lafı geçen 360 derece kontrol sistemi gerçekmiş! Artık paslarımızı tamamen kendi belirlediğimiz yerlere atabiliyoruz. Ayrıca pasın şiddeti de bizim elimizde. Bu sayede sahanın boş alanlarını dilediğimiz gibi kullanabiliyoruz. Hele ki söz konusu ara pası ise, artık çok daha serbestiz. İstediğimiz tarafa doğru, kendi belirleyeceğimiz hızda top atmamız mümkün.

 

 

Kısacası Konami, oyuncuların yaratıcılığını ortaya çıkarmaya çalışıyor. PES serisinin en beğenilen yanı ise, oynanışın kendini tekrar etmemesi. Sürekli yeni pozisyonlarla karşılaşmanız olası. Şutların da, futbolcunun duruş ve yeteneğiyle farklı şekillerde kaleyi bulduklarını düşünürsek, Pro Evolution Soccer 2011’de sahada keşfedilecek çok şey var. Gol, Konami cephesinden geliyor!

{pagebreak::Grafikler}

Grafikler

FIFA 11: Görsel olarak FIFA’nın son yıllardaki üstünlüğü tartışılmazdı fakat Uzak Doğu’dan gelen rakip, aradaki farkı hızla kapattı. Hatta FIFA yüz modellemeleri konusunda adeta geride kaldı. Özellikle Türk takımlarında birebir modelleme bulmak çok zor. Olanlar da serinin eski versiyonlarından kalan görseller (Örn: Emre Belözoğlu).

 

 

PES 2011: Konami’nin yıldızı, görsel açıdan bakıldığında en az rakibi kadar iddialı. Özellikle modellemeler konusunda bir hayli başarılı olan Pro Evolution Soccer 2011, yeni eklenen 1000 kadar animasyon sayesinde saha içinde hayli gerçekçi gözüküyor. Yüz modellemeleri ise rakibinden çok daha başarılı. Ayrıca Türk takımlarının oyuncularının bir çoğu da, Konami tarafından birebir modellenmiş. Gol yine Konami’den geliyor.

 

{pagebreak::Müzik Ve Ses}

Müzik Ve Ses

FIFA 11: İçeriğinde Gorillaz ve Linkin Park’ın da eserlerinin bulunduğu 30’dan fazla parçaya sahip olan FIFA 11’de, bir müddet sonra müziği kısmanız olası. Zira birbirine çok yakın tempodaki parçalar, bir süre sonra baş ağrısı yapabiliyor. Saha içi sesleri açısından ise FIFA 11 tam manasıyla şahane! Tezahüratlar gerçek stadyumlardan kaydedilmiş. Türk takımlarının bilindik tezahüratları bile oyunda mevcut! Bu kategoride golün adı FIFA 11!

 

PES 2011: 24 lisanslı şarkıya sahip olan Pro Evolution Soccer 2011’de, klasik futbol oyunlarında duymaya alışmadığımız parçalara da yer verilmiş. Menülerde çalan bu şarkıları dinlemek, aslına bakarsanız bir hayli keyifli. Özellikle de Nina Zilli’nin 50 Mila ve L’Inferno gibi parçaları, yapımın atmosferini olumlu şekilde bir hayli değiştiriyor. Saha içine kulak kabarttığımızda, maalesef pozisyonlara tepkilerin geciktiği dikkati çekiyor. Ayrıca tezahüratlar da bir hayli sınırlı.

 

{pagebreak::Atmosfer}

Atmosfer

FIFA 11: Taraftar sesleri, tribünlerin görkemli görüntüsü ve başarılı animasyonlar… Menülerde ise asla futbol oynamaktan kopartmayan, bekleme ekranlarında kaleciye şu çekme çalışması… FIFA 11, futbol severler için hoş bir atmosfer sunuyor ama yeterli mi?

 

 

PES 2011: Konami’nin yıldızı, tamamen Türkçe olmasıyla gönlümüzü fethetti! Müzikler de, sıradan futbol oyunu tarzından çok, günlük hayatta dinlenebilecek tarzlarıyla, yapıma ayrı bir hava katmış. Saha içinde hemen hemen tüm ekstra ibareleri kaldıran Konami, böylelikle kullanıcıyı oyundan çıkartıp gerçek bir maç izliyormuş gibi hissettiriyor. Hatta ayarlarınıza bağlı olarak sahadaki tüm topun şiddeti vb… ayarları yok edebiliyorsunuz. Bu kategoride belirgin bir üstünlük sağlanamıyor.

 

{pagebreak::Skor Tabelası}

Skor Tabelası

FIFA 2 – 3 Pro Evolution Soccer

Genel toplama baktığımızda FIFA 11’in 2, Pro Evolution Soccer 2011’in ise 3 golü olduğu gözüküyor. Skor tabelasında 2-3 PES’in üstünlüğü var. Öyleyse bu yılın galibi: Pro Evolution Soccer 2011!

:: Sizce futbol oyunlarının bir numarası bu sene hangisi?

Reporting Services Öğreten Kitap

Pusula Yayınevi, bilgisayr ve programları daha iyi tanımak isteyen okuyuculara yönelik kitaplar piyasaya sürmeye devam ediyor. Firmanın en son yayınladığı kitap ise Reporting Services üzerine yoğunlaşıyor.

 


İş zekâsı günümüzün en popüler, dolayısıyla kişilerin en çok öğrenmeyi istediği konulardan biri. Raporlama ise hem iş zekâsının hem de geniş anlamda uygulamaların olmazsa olmazı.

Daha önce hakkında Türkçe kaynak bulunmayan programı anlatan eğitim kitabının içeriği ise şu şekilde hazırlanmış;

{pagebreak::Kitabın İçeriği }

Kitabın İçeriği

 

  • Raporlamanın Temel Kavramları
  • List, Table, Matrix, SubReport, Chart
  • Expression’lar ve Fonksiyonlar
  • Özgün (Custom) Kodların Yazılması
  • Assembly Kullanımı
  • BLOB Verilerin Gösterimi
  • Reporting Services Yönetimi

 

  • Mail ile Rapor Gönderimi
  • Uygulama Entegrasyonu
  • Report Viewer Kontrolü
  • URL ve Web Servisiyle Erişimler
  • Rapor Modelleri ve Report Builder ile ad-hoc Raporlama
  • Analysis Service’ten (OLAP) Raporlama
  • Subscription’lar Oluşturma

:: Bilgisayar eğitim kitapları gelişminiz için ne kadar yardımcı oluyor?