Facebook’tan Fotoğraf Atağı

500 milyon üyeye sahip popüler sosyal ağ Facebook, paylaşılan milyonlarca fotoğrafa ev sahipliği yapıyor. Kullanıcıları sosyal ağlara çeken ilk nedenlerden biri olan fotoğraf paylaşımı, kuşkusuz Facebook’un da gözardı edemeyeceği bir etken. Sitenin çeşitli bölümlerinde birçok yenilik yapan ekip son olarak da bu konuya el attı. (Facebook Chat Genişliyor!)

 

 

Sıfırdan kod yazan Facebook yetkilileri, fotoğraflarda yeni bir deneyim sunuyor. Yapılan en büyük değişim, fotoğraf kalitesinin 720 pikselden 2048 piksele çıkarılmış olması. Bu sayede yüksek çözünürlüklü fotoğraflar da siteye yüklenip sorunsuz bir şekilde izlenebilecek.

{pagebreak::Dinamik Görüntüleme}

Dinamik Görüntüleme

Fotoğraf sistemini kökten değiştirme yoluna giden Facebook, fotoğraf görüntüleme konusunda da birtakım değişiklikler yaptı. Yenilenen sistem ile fotoğraflar arasında gezinirken, her seferinde yeni bir sayfaya gitmenize gerek yok.

 

 

“Light Box” olarak bilinen özelliği entegre eden yetkililer, fotoğrafların daha dinamik ve estetik bir şekilde görüntülenebilmesini sağlıyor. Fotoğraf yükleme özelliğini de değiştiren Facebook, birden çok fotoğrafın tek seferde ortak olarak etiketlenmesini de sağlıyor. Yükleme ekranında fotoğraf kalitesini de (Standart / Yüsek Çözünürlük) seçebildeğiniz bir bölüm bulunuyor.

:: Facebook’un bu yeniliğinden memnun musunuz? Fotoğraf paylaşımında daha ne gibi değişiklikler yapılabilir?

 

2050’de Robotlarla İddialı Bir Maçımız Var

Gelecekte, neler olacağını tahmin etmek normal insanlar için oldukça zor. Ancak bazı bilim ve araştırma dalları sadece bu konu üzerine araştırma yapıyor. (Bu da Robot Dünya Kupası)

Avustralya’da bulunan New South Wales Üniversitesi’nde profesör yapan Claude Sammut robot teknolojisinin geleceği hakkında ilginç yorumlarda bulundu.

 

Robot Takımları Geliyor

Bilgisayar ve teknoloji üzerine araştırmalarda bulunan Sammut, günümüzde hala hazırda yapılan Robocup futbol turnuvalarının 2050 yılında insanlar ve robotlar arasında gerçekleşeceğini iddia etti.

Bilimin gelişme hızını ve şu anda yapılan araştırmaların sonuçlarını hesaba katan profesör 2020 yılından sonra robotların futbolla olan bağının iyice güçleneceğini de sözlerine ekledi.

Japonya‘da şu anda, robot geliştiren kurumlar devletten destek alıyor ve bu konuyu denetleyen bir bakanlık bile bulunuyor. Günümüzde, futbolcu robotlar biraz yavaş olsalar da bu hızla 2020 yılında robot takımlarında fanatiklerinin ortaya çıkacağı kesin.

:: Sizce insanlar ve gelişmiş robotlar arasındaki bir futbol maçını kim kazanır? İddia’da hangi takımın üzerine bahis oynardınız?

 

Bilişim Zirvesi 2010’da Akıllı Ev Şovu

Bağlantı ve teknoloji ürünleriyle tanınan  ZyXEL, 4-5 Ekim tarihlerinde düzenlenen Bilişim Zirvesi 2010‘un “Akıllı Ev-Ofis Çözümleri” oturum sponsoru oldu.(Haftanın Yazılımları: Akıllı Ev Araçları)

ZyXEL, zirve çerçevesinde 5 Ekim Salı günü 13.30-14.30 saatleri arasında Galata Salonu’nda düzenlenecek olan oturumla katılımcıları akıllı ev ve ofis konsepti ve yararlanılan teknolojiler konusunda bilgilendirecek.

 

 

Akıllı Ev Konsepti

Bilişim Zirvesi 2010, Harbiye‘de bulunan Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak.

Firmanın fuarda tanıtacağı ev ise, ağ teknolojileri sayesinde geleceğin yaşam mekanlarının nasıl olduğunu gösterecek. Tüm cihazların bir birine bağlandığı akıllı ev konsepti, internet üzerinden de yönetilmeye uygun olacak.

:: Firmanın akıllı ev konseptini görmek için fuara gidecek misiniz?

 

 

 

 

 

Probook Netbox Pro 2000 Video İnceleme

Masaüstü bilgisayar kullanmak isteyip de kasanın büyüklüğünden şikayet edenler için tasarlanan nettop sınıfı ürünler, boyutları açısından oldukça kullanışlılılar. (Netbook mu, Nettop mı?)

Intel’in Atom serisi işlemcileri ile donatılan bu ürünler günlük işler için yeterli performans sunabiliyorlar. Probook adlı markanın elimize ulaşan nettop sınıfı ürünü Intel Atom işlemcisinin haricinde NVIDIA’nın ION platformunu da bünyesinde barındırıyor.

Görsel Performans

Bu sayede görsel performansı da artan ürün günlük işlerin yanı sıra yüksek çözünürlüklü video izlemek isteyenlerin de ihityaçlarını karşılayabiliyor.

Probook Netbox adlı bu ürünün detaylı video incelemesini aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_5323#

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

 

 

Probook Netbox Pro 2000 PRBN34A

Nettop

İşlemci: Intel Atom 330
Grafik Yongası: NVIDIA ION
RAM: 2 GB
Sabit Disk: 320 GB
Giriş çıkışlar: HDMI, DVI, Ethernet, 6 x USB
Kart okuyucu: Var
Fiyat: 700 TL

 

:: Nettop sınıfı ürünler ilginizi çekiyor mu?

Facebook, Skype İle Ortaklığa Giriyor

Dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi Facebook ile sesli ve anlık iletişim alanında en önde gelen yazılımlardan olan Skype ortak bir proje üzerinde çalışmaya başlıyor.

Bahsi geçen proje ile henüz beta sürümünde olan Skype 5.0′ın tam sürümü Facebook Connect ile entegre hale gelecek.

 

Facebook Connect, Skype 5.0 ile entegre olacak

 

Facebook Arkadaşları İle İletişim

Bu entegrasyon sonucunda kullanıcılar Facebook arkadaşlarına SMS gönderip, görüntülü konuşma yapabilecekler.

560 milyon adet kayıtlı kullanıcısı olduğu belirtilen Skype’ın Facebook ile ortak giriştiği bu projenin iki firma açısından da çok faydalı olacağı iddia ediliyor.

:: Skype ile Facebook’un ortak bu uygulamasını kullanır mısınız?

Twitter’da Görsel Değişiklikler

Twitter‘da şu sıralar önemli değişiklikler oluyor. 140 karakterlik mikro blog sitesi Twitter’ın arayüzü, yepyeni bir görünüme kavuşuyor ve yöneticilerin açıklamasına göre “işi bir adım daha ileriye taşıyor”. Twitter yetkilileri, yeni tasarım ile birlikte kullanıcıların sosyal ağ kavramını daha etkin bir şekilde kullanabileceğini belirtti. Yeni Twitter görünümü, köklü değişiklikler içermesinden dolayı uzmanlarca “cesur bir adım” olarak nitelendiriliyor.

 

 

Ne var ki çeşitli internet sitelerinde Twitter’ın yeni görünüşü hakkında çeşitli eleştiriler bulunmakta. Özellikle de ana ekranın genişlemesi ve sağ panelin sol panel ile eşit ölçülere gelmesi, kullanıcıların tepkisini çeken değişikliklerin başında yer alıyor. Yeni Twitter tasarımı, tüm kullanıcılara aynı anda gösterilmiyor. Gruplar halinde yeni kullanıma geçen kullanıcılar, böylece bir anlamda beta tester olma özelliğini taşıyor.

:: Twitter hesabınız var mı? Varsa, yeni tasarıma geçtiniz mi?

 

Görsel Efektlerin Dünü, Bugünü, Yarını

Computer Genetared Imagery (CGI) olarak bilinen, bilgisayar yaratımı görseller, özellikle bilişim sektörüne gönül verenlerin ve sinemaseverlerin hayatını işgal etmiş durumda. Sinemada gösterime giren her film ve piyasaya çıkan her oyunda görsel efektlerle karşılaşıyoruz.

 

Video oyunları, bu teknolojiden çok yönlü faydalanıyorlar:  Render (kaplamak) edilmiş ara videolar ve introlarda da CGI’lerin izlerine rastlanabiliyor.

{pagebreak::CGI’ler orduda bile büyük önem sahibi}

CGI’lerin orduda kullanımı!

Bilgisayarla yaratılmış görsel efektleri düzenlemek hiç de kolay değil; genellikle bir minyatür, bir kişi, yani fiziksel bir model temeliyle oluşturabiliyorlar. Aksi takdirde, programcılar ipin ucunu kaçırabiliyor ve ortada ne olduğunu anlamadığımız pek çok kaplama dolaşıyor.

 

Görsel efektlerden yoğun olarak faydalanan başka bir kurumsa ordu. Pahalı uçaklarla, tanklarla veya gemilerle sürekli tatbikat yapılması, maliyet açısından olası değil. Bu noktada, bilgisayarlar yardıma koşuveriyor ve jet, tank, gemi simülasyonları, yine fiziksel temelli olarak yaratılıyor. Yani CGI’ler, yönetmenlerin olduğu kadar, askeriyenin de vazgeçilmezi.

{pagebreak::Görsel Efektler Tarihi}

Görsel Efektler Tarihi ve Yıldız Savaşları

CGI, ilk olarak 1973 yılında Westworld adındaki filmde kullanıldı. Westworld, insanların arasında yaşayıp çalışan robotları konu alan bir bilim kurgu yapıtıydı. 1976 yılında, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nin desteğiyle Futureworld ortaya çıktı. Bunlarla birlikte asıl patlama, 1977 yılında Star Wars: A New Hope ile gerçekleşti.

 

George Lucas, Ölüm Yıldızı, X-Wing, Tie Fighter, Y Wing, B Wing gibi ögelerin minyatürlerini yaptı. Ölüm Yıldızı’nı bir kamyonun arkasına yerleştiren Lucas, fiziksel modellemeleri temel alıp, bilgisayar desteğiyle, inanılmaz bir evren yaratmayı başardı. 1979 yılında ise James Cameron, “Alien” adlı filmde aynı mantığı kullanarak gişe rekoru üstüne gişe rekoru kırdı.

{pagebreak::Ütopyanın Peşinde}

Ütopyanın Peşinde!

New York Institute of Technology Computer Graphics Lab, 1978 yılında akıl almaz bir çalışma başlattı: Tamamı, bilgisayar destekli görsel efektlerden oluşan bir film. The Works adındaki yapıt, 1982 yılında tanıtılsa da, maalesef hiç tamamlanmadı. 1982 yılında Star Trek: The Wrath of Khan’da, Genesis Wave (Yaratılış Dalgası) adlı CGI yapısından yararlanıldı. Solid 3D CGI kullanan yapımlarda birbiri ardına ortaya döküldü: 1982 yılında Tron ve 1984 yılında The Last Gunfighters; kendilerine has hayran kitleleri olsa da, iki film de, yüksek maliyetin de büyük etkisiyle, dev ticari başarısızlıklar haline dönüştü.

 

{pagebreak::Kıyamet günü geliyor}

Kıyamet Günü!

1991 yılında, sinema tarihinde bir devrim gerçekleşecekti ve bu devrimin altına, çok tanıdık bir isim imza atacaktı; James Cameron, Terminator 2: The Judgment Day ile olanaksız görünen efektlerin kutusunu, Pandora’nın Kutusu gibi açıp, hayallerini üstümüze saldı. Aynı tarihlerde Beauty and The Beast (Güzel ve Çirkin), CGI’lerden faydalanan ilk uzun metrajlı animasyon yapıtı olarak gösterime girdi.

 

{pagebreak::Dev Dinazorlar}

Dev Dinazorlar Geliyor!

1993 yılında, T-Rex’ler ve daha nice dinozorlar, bilgisayar desteğiyle, binlerce yıllık uykularından uyandı ve Jurassic Park gişeleri darmadağın etti. 1994 yılında, hiç beklemediğimiz bir Oscar’lı baş yapıtta CGI’den faydalanıldı ve Forest Gump’da, Gary Sinise’ın ayakları CGI’ler ile yok edildi. Napalm saldırısı ve olağanüstü hızda pinpon oynayan Tom Hanks de, bilgisayarın nimetlerine boğuldu.

 

Bilgisayarla yaratılmış görsel efektler, artık eskisi kadar pahalı değildi ve televizyon dizilerine de konuk olmaya hazırlardı. 1994’te Babylon 5 ve Seaquest serileri, zekice bilgisayar numaraları üstüne kurulmuşlardı.

{pagebreak::Paraya para Demeyenler}

Paraya Para Demeyenler!

1995’de, Beauty and The Beast’i gölgede bırakacak bir animasyon ortaya çıktı; şimdilerde, üçüncüsünü izlediğimiz Toy Story.  Toy Story’nin başarısından ilham alan, Blue Sky Studios (20th Century Fox), Warner Bros., Paramount Pictures, Sony Pictures Animation (Columbia Pictures’in desteğiyle), Vanguard Animation (Walt Disney Pictures, Lions Gate Entertainment ve 20th Century Fox’in desteğiyle), Big Idea Productions (Universal Pictures ve FHE Pictures’in desteğiyle), Animal Logic (Warner Bros.’un desteğiyle) ve Pacific Data Images (Dreamworks SKG’nin desteğiyle) adlı yapımcılar, gerçek bir animasyon sağanağı başlattı.

 

{pagebreak::Güç Senin İçinde}

Bu gece, Son Rüya!

2001 yılında gösterime giren Final Fantasy: The Spirits Within’de küçük çaplı bir devrime imza attı. Filmin yaratılmasında “Motion Capture” yani “Hareket Yakalama” yapısından faydalanılıp, yepyeni bir animasyon çağına giriş sağlandı. Yapımcı Square Pictures, ne yazık ki aynı başarıyı bir daha tekrarlayamadı  ve meydanı rakiplerine bıraktı.

 

Sahnede, sonradan Disney tarafından satın alınan Pixar ve Shrek ile tanınan DreamWorks bulunuyordu. Oscar ödülüne hak kazanan Kayıp Balık Nemo, Wall-E, Shrek, Cars, Ratatouille, Monsters Inc. , The Incredibles, A Bug’s Life, Madagascar, Shark Tale, Wallace ve Gromit, Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, Kung Fu Panda gibi animasyon klasikleri, CGI ile Motion Capture’ın leziz bileşimi olarak, bu iki firma vasıtasıyla karşımıza çıkacaklardı.

{pagebreak::Sonsuzluğa ve Ötesine}

Sonsuzluğa ve Ötesine: Alice Harikalar Diyarında!

Gösterime girdiği 2009 yılı içerisinde 3 milyar dolara yakın gişe hasılatı yapan Avatar, sinema ve oyunseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Resident Evil Afterlife, Tim Burton mucizesi Alice In The Wonderland gibi yapımlar 3 boyutlu animasyonlarla, bilgisayarla yaratılmış görsel efektleri daha da ileri taşıdılar. Şimdi çok daha güçlü işlemcilerimiz, belleklerimiz ve hatta terabyte’larca veri depolayabilen sabit disklerimiz var. Gelecek, sonsuzluğa ve ötesine geçecek kadar umut vadediyor.

:: Görsel Efektlerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Yeni Bir PC Yerine SSD Disk

SSD disk kullanarak bir PC’nin performansını %60 artırmak mümkün. Bu birçok firma için çok önemli bir rakam. Çünkü bu sayede PC sistemlerin yenileme işlemi sadece SSD disk takarak yapılması büyük bir avantaj.

Bu yeni teknoloji kullanıldığında veri kopyalama hızının artması ve işletim sistemin açılış süresini düşürmek mümkün. PC sisteminde bulunan uygulamaların açılış süreleri hızlanmakla kalmıyor, işletim sistemi de hızlı çalışıyor. SSD’nin avantajları bununla sınırlı değil.

 

Yeni nesil disk teknolojisi sayesinde PC’nin performansı %60 artıyor.

 

Bu diskler oldukça hafif ve titreşimlerden etkilenmiyorlar. Mekanik bir aksam olmadığından da çok daha az güç tüketiyorlar. Daha da önemlisi yedeklenen veri dış etkenlerden zarar görmüyor.

Gartner’ın pazar araştırmacılarının yayınladığı raporda, SSD’nin sahip olduğu avantajlardan dolayı bir çok dizüstü sistemi bu teknolojiye geçecek. Öyle ki, 2014 ciddi bir kullanım (430 Milyon) öngörülüyor.

{pagebreak::SSD Seçerken Dikkat}

SSD Seçerken Dikkat

SSD disk satın almadan önce bir kere daha düşünülmeli. Nedeni, SSD disklerin kendi aralarında inanılmaz büyük fark göstermeleri. Bu teknoloji SLC (Single Level Disk) ve MLC (Multi Level Disk) olarak ikiye ayrılıyor. SLC, bellek hücresine verileri tekli bit’ler halinde depoluyorken, MLC verileri birden çok bit ile işlem yapabiliyor.

SLC bu yüzden MLC ile kıyasla daha pahalı. Buna ek olarak MLC’ye göre 10 kat daha fazla yazma işlemi yapmasını da unutmamak lazım. Bu, esasında çok önemli bir özellik.

Çünkü SSD disklerde bellek hücresi yıpranıp çalışamaz hale gelebiliyor. SSD üreticiler bu konu hakkında pek konuşmazlar. Wear-leveling ve write combining olarak adlandırılan bu hatalar sonucu SSD’nin performansı ve ömrü düşüyor.

SSD disklerin kontrol üniteleri performansı belirlemesinde önemli bir rol oynuyor.

 

Buradaki tehlike verinin okunmasında değil. Esas tehlike verinin bellek hücrelerine yazılması. SSD’nin kalitesine göre 100.000 ile 5 milyon adet yazma işlemi yapılabiliyor.

Bu rakamlara ilk baktığınızda yeterli gelebilir. Fakat bu işi yapan yazılımların olduğu unutulmamalı. Dolaysıyla bu rakamlar birkaç yıl içinde ulaşılabiliyor. Böyle bir durumda iyi bir kontrol ünitesi SSD disk’lerin ömrünü uzatabiliyor. Bellek hücrelerine yapılan eşit bir dağılım SSD disklerin performansının düşmesine engel olabiliyor.

Dolaysıyla SSD alırken üzerinde bulunan kontrol ünitesine de bakmak önemli bir avantaj. Yapılan testlerde Indilinx, Intel ve Samsung marka kontrol ünitelerinin yüksek performans gösterdikleri söyleyebiliriz. Bu kontrol üniteleri 64 ile 128 MByte büyüklüğünde önbellek ve NCQ teknolojilerini desteklemeleri ile birlikte Windows 7’nin TRIM teknolojisine de uyumlu. Bu da ürünün performansını önemli derecede etkiliyor.

{pagebreak::SSD’ye Geçilmeli mi?}

SSD’ye Geçilmeli mi?

Piyasa araştırmacıları bir konuda hemfikirler. SSD’nin yükselişi 2010’un sonunda olacak. Firmalar her ne kadar Cloud Computing teknolojisine geçse de veya verileri veri depolama sistemlerinde tutulsa da, birçok kişi bu verileri lokal olarak da yedeklemek istiyor. Dolaysıyla cihazlarda veri depolama birimleri uzun yıllar daha kullanılacak.

Dizüstü ve masaüstü sistemlerde yüksek kapasiteli veri depolamalara ihtiyaç duyulmuyor. Bu en çok SSD’nin işine yarıyor. Çünkü SSD epey pahalı. Buna karşın düşük kapasiteli SSD ürünleri son kullanıcının alacağı seviyeye indi.

 

SSD’ye geçmek düşünüldüğünden çok daha kolay.

 

Tüm bunlara ek olarak PC sisteminin performansını etkileyen en önemli faktör kullanılan sabit disk. Günümüzde işlemci ve bellek teknolojisi bir hayli güçlü. PC sistemde dar boğaz oluşturan tek donanım sabit disk olarak görünüyor. SSD diskler işte bu konuda büyük bir avantaj saplayabilirler. Bu da ister istemez performansı yükseltir.

Tabii SSD’ye geçmek her zaman bir avantaj sağlamayabilir. Klasik sabit disk yerine SSD’ye geçmek veya belleği yükseltmek kısa bir dönem için etkili sonuçlar verebilir. Fakat bunu yaparak geleceğe yatırım yapmış olmuyorsunuz.  

Günümüzde performans çok büyük bir önem taşımıyor. İnsanlar, ürünlerde mobilite istiyor, düşük güç tüketimi ve uzun pil ömrü istiyor. Buna ek olarak mükemmel bir performans/güç dengesini talep ediyorlar. Sadece SSD’ye geçmek bunun için yeterli olmayabilir. PC sistemlerinde dengeli bir yükseltme yapılmalı.

{pagebreak::Firmalar Kararsız}

Firmalar Kararsız

Birçok firma SSD’ye geçmekte kararsız. Var olan bir PC sisteminde sadece sabit diski değiştirmek birçok büyük firma için ciddi bir külfet. PC sistemlerinde tek bir parça değiştirmek ve bu sayede homojenliği bozmak kimsenin işine gelmiyor.

Elbette SSD disklerin düşük güç tükettikleri, performanslı ve sağlam olduklarını herkes tarafından biliniyor. Yine de firmaların sadece belli bölümlerinde kullanılıyor. Bunun da en büyük nedeni SSD disklerin fiyatları oldukça yüksek olmaları ve ofis ortamında kullanılan PC’lerde günümüzün diskleri fazlasıyla yeterli olmaları.

 

Kullanalım mı kullanmayalım mı? Birçok firma SSD konusunda kararsız.

 

Büyük firmalar daha çok teknolojilere önem gösteriyorlar. Yeni işlemci mimarisi, mobilite ve sanallaştırma tekniklerine dikkatlerini topluyorlar.

Buna karşın küçük firmalar, SSD teknolojisine geçmeye daha yatkın oluyorlar. Çünkü küçük bir değişim bu firmalara büyük bir performans artışı sağlayabiliyor. Tabii SSD satın alırken kesinlikle cimri davranmamak şartıyla.

:: Konu hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın.

 

Twitter’da SMS ile Tweet Yapın

Vodafone tarafından sunulan Twitter SMS servisi, Twitter’ı kullanan ve sosyal çevrelerinden sürekli haberdar olmak isteyen abonelere özel hazırlandı.

Bu hizmetle gelişmeleri takip etmek için sürekli Twitter’a girme zorunluluğu ortadan kalkıyor (Garanti ve Vodafone’dan Gençlere Özel).

Böylece, Twitter kullanıcıları gün boyunca zevkle takip ettikleri Twitter’a bağlı kalabilecek ve SMS kolaylığında takipçileriyle iletişimlerini sürdürebilecekler.  Bu hizmetten Twitter hesabı olan tüm Vodafone aboneleri yararlanabilecek.

 

Kullanımı Kolay ve Hesaplı Hizmet

Twitter SMS servisi, kısa mesaj gönderme özelliğine sahip tüm cep telefonlarında kullanılabiliyor. Twitter SMS servisinde, Twitter tarafından gönderilen ve Twitter’a gönderilen SMS’ler ücretsiz. Böylece takip ettiğiniz kişilerden ücretsiz olarak her an haberdar olabiliyor ve tweet yapabiliyorsunuz. 

 

 

Vodafone Twitter SMS servisi sayesinde SMS ile Twitter’da takip edilen kullanıcıların tweetlerini almak ve yine SMS ile Twitter’da tweet yapmak mümkün.

 

 

Servisi kullanmaya başlamak için basit bir kayıt işlemi yapılması gerekiyor. Kayıt işlemi web üzerinden ya da cep telefonundan Twitter’a girerek yapılabiliyor.

Web’den Twitter’a girerek kayıt yaptırmak isteyen Vodafone abonelerinin Twitter’da Settings-Mobile seçeneklerini takip ederek ülkesini seçmesi, telefon numarasını ilgili alanlara yazması ve “verify” butonuna basması gerekiyor. Daha sonra sayfada belirtilen kodu 2444’e göndererek telefon numarasını tanımlatarak ve kayıt işlemi tamamlanıyor. 

Cep telefonundan kayıt yapmak isteyenlerin cep telefonunun mesajlar bölümüne “START” yazarak 2444’e göndererek kayıt işlemini başlatması gerekiyor. Cep telefonuna SMS ile gelecek kayıt adımlarını takip ederek basitçe kayıt işlemi tamamlanıyor.

 

SMS ile Twitter’a bağlanmak artık çok basit! 

Örneğin FOLLOW username (takip edilmek istenen kullanıcının adı) yazıp 2444’e SMS göndererek istediğiniz kullanıcının tüm tweetlerinin anında cep telefonunuza gelmesini sağlayabilirsiniz

@username+ “mesaj” yazarak 2444’e göndererek istediğiniz kullanıcıya yönelik tweet yazabilirsiniz. Ayrıca RT username yazarak 2444’e göndererek istediğiniz kullanıcının son tweetini retweet (kaynağını belirterek orijinal tweet’i tekrar yayımlamak) edebilirsiniz.

:: Bu uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Microsoft, Motorola ile Mahkemelik Oldu!

Microsoft, bu akşam saatlerinde dünyaca ünlü telefon geliştiricisi Motorola‘yı mahkemeye vereceğini açıkladı. Popüler mobil telefon geliştiricisi Motorola, Microsoft’un iddiasına göre kendilerine ait 9 patenti, kendi geliştirecekleri Android cihazlarda kullanmak üzere ihlal etti. Patent ihlali suçlamasıyla karşı karşıya kalan Motorola tarafından henüz bir açıklama gelmedi.

 

 

Taraflar kozlarını Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde Washington Yerel Mahkemesi’nde ve Uluslararası Ticaret Komisyonu’nda paylaşacak. Suçlamanın detayları merak edilirken, Microsoft’tan yeni bir açıklama geldi. Bu yeni açıklamada, Motorola’nın geliştireceği Android tabanlı ürünlerde, Microsoft Exchange ActiveSync uygulamasına ait teknoloji kullanılacağını tespit ettikleri yazıyor.

:: Patent ihlallerinin son dönemde artmasını neye bağlıyorsunuz?

 

Avea’nın Yeni Yurtdışı Paketleri

Avealılar yeni paketler ile hem yurt dışından yapacakları işlemlerin faturasını önceden biliyor, hem de yurt dışındaki tüm hatlarla avantajlı fiyatlara iletişim kurabiliyor! (1 Kuruşa Konuşun!)

Yurtdışı Konuşma Paketi, 25 TL’ye 30 dakika arama ve aranma hakkı sunarken, ülke dışındayken SMS göndermek isteyenlerin tercih edeceği Yurtdışı SMS Paketi ile 10 TL karşılığında 15 SMS gönderilebiliyor.

 

Yurt dışına çıkarken yanınıza almanız gereken  avantajlı yurtdışı  paketleri!

 

Yurtdışında da internete bağlı olmak isteyenler için ise Avea’nın yurtdışı İnternet Paketleri ihtiyaca göre seçenekler sunuyor. 3MB internet paketi 30 TL’ye sunulurken 10 MB İnternet Paketi ise 90 TL’ye alınabiliyor.

Avea’nın yeni yurtdışı paketlerine tercih edilen paketin adını yazıp (SMS, KONUSMA, INTERNET3 ve INTERNET10) yurtiçinden veya yurtdışından 9499’a mesaj göndererek, müşteri hizmetlerinden, web online işlemler üzerinden ya da Avea Wap sayfasından kolayca kayıt olunabiliyor.

:: Sizce en uygun yurtdışı paketi hangisi?

 

Rahat Rahat Konuşturan Star Paket

Turkcell’in iş dünyasına açılan kapısı İşTcell, hesabını bilen kurumsal müşterilerini Star Paket avantajlarından faydalanmaya davet ediyor (Nokia N8 Yola Çıktı!).

  Yurt içi iletişim maliyetlerini kontrol altına almak isteyen kurumsal faturalı hat sahipleri, Star Paket’e ayda hat başına 79 TL gibi avantajlı bir fiyata abone olabiliyor.

 

  Star Paket dakika hesabı yapmadan rahat rahat konuşma fırsatı sunuyor.

 

Star Paket kullanıcıları ayda sadece 79 TL karşılığında şirkete kayıtlı diğer hatlarla 5000, tüm Turkcell’lilerle 5000, diğer operatörlerin müşterileriyle ve sabit hatlarla toplam 3000 dakika rahat rahat konuşabiliyor.

Üstelik Star Paket’i 12 ay taahhütle alanlar, hiçbir sürprizle karşılaşmadan ve dakika hesabı yapmadan konuşabilmenin yanı sıra yüzde 15’lik indirim fırsatından da yararlanabiliyor.

:: En avantajlı kampanya hangisi?