Grafin Elektrodlar ile 10 Dakikada Şarj

Karbonun bal peteği örgülü yapısına sahip olan Grafin ilk olarak 2004 yılında sentezlenebilmişti. Sahip olduğu sağlam bağ yapısı, elektrik ve hidrojen depolayabilme özelliği ile pil teknolojilerinde ve transistör üretimindeki yeri her geçen gün sağlamlaşıyor.

 


Grafin iki boyutlu planar yapılar arasında ender görülen örneklerden.

 

Princeton Üniversitesi‘nden İlhan Aksay koordinatörlüğündeki grup ve Vorbeck firması grafin elektrodlarl ile ilgili ortak çalışmalarda bulunuyor. PNNL, Ultra-ince olan grafin plakaların, daha kısa şarj sürelerine sahip olabilmeleri için Lityum-iyon pillerde kullanılabileceğini söylüyor.

Yeni grafin tabanlı elektrod fabrikasyon yöntemi üzerine bir yandan da PNNL (Pacific Northwest National Laboratory) enerji departmanı tarafından araştırmalar yapılıyor. Vorbeck Materials isimli firmanın bu araştırmaları ise ticari amaçlı.

{pagebreak::Grafin’in İletkenlik Özelliği}

Grafin’in İletkenlik Özelliği

Vorbeck firmasının “Vor-x” markalı grafin elektrod ürününün yanında Princeton Üniversitesi tarafından lisanslanan “Vor-ink” isimli grafin tabanlı iletken mürekkebi bulunuyor. Bu ürün de elektronik devrelerin basılmasında kullanılıyor.

 


Elektronik devre baskılarında grafin tabanlı iletken mürekkep kullanılıyor.

 

Araştırmacılar bu yeni Vor-x maddesini kullanarak lityum-iyon pillerin şarj sürelerini uzatmadan kapasitelerini de arttırmak istiyorlar.

:: Grafin ile şarj süresinin azaltılabileceğini düşünüyor musunuz?

 

Çinliler, İyice Çıldırdı!

Çin… Namı-diğer, Sony’nin, Research In Motion’un, Apple’ın, Microsoft’un ve nice şirketin modellerini, üretici firmalardan önce geliştiren ilginç mi ilginç memleket… İlginç hobileri arasında, önü BMW arkası Mercedes otomobiller geliştirmek de olan, kopyacılık sanatının nihai efendileri…

İnsan Kopyalama da Yakındır!

Çinlilerin son eylemi ise gerçekten dudak uçuklatıcı: Bir Jet uçağını kopyalamak. Evet, ne yazık ki yanlış okumadınız. Çin’in Shenyang Aircraft Corporation, Rusların SU-33 Savaşçı Jetini birebir taklit etti. Başlarda, kalkış sorunları yaşayan ve J-15 ismi verilen jet, problemlerini aştı ve deneme uçuşları da sonuçlandı. Yeni gelen bilgilere göre de, Çin Hava Kuvvetleri’nin değişmez ferdi olmak üzere. Çinliler, bir aşama öteye geçseler ve insan kopyalasalar, kimse şaşırmayacaktır sanırız.

{pagebreak::J-15 – 1}

J-15 – 1

Çinli taklit uçağın hızı, öncüsü (daha doğrusu gerçeği) gibi, 2300 kilometr/saat olması olarak belirlendi. Malzeme kalitesi ne durumda bilemeyiz ama geliştirdikleri otomobillere benzer rijitlikle üretildiyse, vay pilotların haline!

{pagebreak::J-15 – 2}

J-15 -2

Çinli J15 uçaklarının, maksimum menzilinin 3000 kilometre olması bekleniyor. Benzin aktarımını, havada tamamlayacak ekipmana sahip. İniş hızı 235 ile 250 kilometre arasında değişiyor. Motor ünitesi olarak İki adet, AL-31F afterburning turbo bulunuyor. Bu da gerekli hız için fazlasıyla yeterli.

{pagebreak::J-15 – 3}

J-15 -3

Kesinlikle, ilk bakışta Rus yapımı SU33 ile ayırt edemeyeceğiniz, kopyanın son noktası 18.400 kilo boş ağırlığa sahip. Taşıma haddi ise 30.000 kilo (30 Ton) seviyesinde.

{pagebreak::J-15 – 4}

J-15 – 4

Çakma Rus jetinde, 1 × 30 mm Gsh-01 top, 4 adet R27 ve yine 4 adet R73,, havadan havaya füze, ECM podları(acil atlayışlar için) ve birkaç farklı havadan yere bomba mevcut. Çift kişilik bazı jetlerin aksine, uçağı, yalnızca ama yalnızca tek usta pilot yönetiyor.

{pagebreak::J-15 -5}

J-15 – Taslak

Asla vazgeçmeyen ve kafalarına taktığı şeylei gerçekleştiren Çinliler, kopya jetlerini geliştirirken, yukarıdakilere benzer ilüstrasyonlardan faydalanmış. Umarız, Rus savaş fenomenine, görünüş haricinde de biraz olsun benziyordur ve sonuç, felaket olmaz.

:: Sizce Çinlilerin yeni hedefi nedir?

En Çok Radyasyon Yayan Telefonlar -2

Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız haberde(En Fazla Radyasyon Yayan Telefonlar), Amerikalı araştırma kuruluşlarının, SAR değerleri-Amerika’nın çok satan telefonları ilişkisi üzerine yaptığı çalışmayı okuyucularımıza duyurmuştuk. SAR için vücut ısısını artıran radyoaktif içerikli elektromanyetik enerji miktarı tanımı yapılabilir. İnsan vücudu için doğrudan ölçülmüyor ama dokunulan nesneden soğuruluyor. Uluslararası ölçütlere göre, 1.6’lık oranın üstü, insan sağlığına zarar verebiliyor ve habis kitle oluşumu kolaylaşabiliyor.

 

Bazı sağlık örgütleri, daha da ileri giderek, 1.6 SAR’dan fazlasına uzun süre maruz kalındığı takdirde beyin tümörü riskinin arttığı yönünde görüş bildiriyor. Her ne kadar tek belirleyici öğe olmasa da, kullanıcılar çok dikkatli ve bilinçli olmalı. Karşınızda, kırmızı çizgiye iyice yaklaşan, Avrupa’da da önemli satış rakamlarına imza atan güncel cep telefonları. Sondan başa doğru ilerleyelim:

{pagebreak::10- HTC Touch}

10- HTC Touch
SAR Değeri: 1.25


{pagebreak::9- Nokia E51}

9- Nokia E51
SAR Değeri: 1.40


{pagebreak::8- iPhone 3G}

8- Nokia E71
SAR Değeri: 1.41

 

{pagebreak::7- Bold 9000}

7- BlackBerry Bold 9000
SAR Değeri: 1.51


{pagebreak::6- BlackBerry Curve 8300}

6- BlackBerry Curve 8330
SAR Değeri: 1.54


{pagebreak::5- iPhone 3G}

5- iPhone 3G

SAR Değeri: 1.54

{pagebreak::4- HTC 6800}

4- HTC 6800
SAR Değeri: 1.55

  


{pagebreak::3- Palm Pixi}

3- Palm Pixi
SAR Değeri: 1.56


{pagebreak::2- Sony Ericsson W350a}

2- Sony Ericsson W350a
SAR Değeri: 1.58


{pagebreak::1- Sony Ericsson T650}

1- Sony Ericsson T650
SAR Değeri: 1.59


:: Listedeki telefonlardan herhangi birini kullanıyor musunuz? Sizce, cep telefonları beyin tümörüne yol açabilir mi?

 

 

 

HP Windows Phone 7’den Vazgeçti

Daha önce Windows Mobile yüklü akıllı telefonları ile pazarda iyi sayılabilecek bir yüzdeye ulaşmayı başaran HP’nin Windows Phone 7 konusunda da Microsoft’un önemli destekçilerinden biri olacağı düşünülüyordu. WebOS gibi önemli bir gücü elinde bulunduran firmanın, bu konu üzerine yatırım yapmak istediği de bilinen bir başka gerçek.

Tüm bu konular HP’nin mobil cihazlar konusunda da yetkili yöneticilerinden biri olan Todd Bradley tarafından açıklığı kavuşturuldu. Bradley CNBC’ye yaptığı açıklamada HP’nin Windows Phone 7 ya da Android yüklü herhangi bir akıllı telefon üzerinde çalışmadığını dahası böyle bir durumun gündemlerinde dahi olmadığını net bir şekilde belirtti. Microsoft ile her anlamda iyi ilişkiler içersinde olan firmanın bu tutumunu her zaman korumayı önemsediğinin de altını çizen Bradley, ancak şu an için gündemlerindeki tek konunun WebOS olduğunu ifade ediyor.

:: WebOS yüklü bir HP akıllı telefon ülkemizde ilgi görür mü?

Microsoft’tan İlginç Hamle

Microsoft’un hüsran olarak nitelenen Kin One ve Kin Two projesinin ardından tüm gözler yeni piyasaya sürülecek olan Windows Phone 7’li akıllı telefonlara çevrilmiş durumda. Pazar payını ciddi manada kaybeden dahası eskiye nazaran çok daha sert savaşların yaşandığı bir ortama girecek olan Windows Phone 7 adına Microsoft’un uyguladığı yayılım stratejileri de bir hayli ilginç.

Bedavaya Windows Phone 7’li Telefon

Firma tüm çalışanlarına Windows Phone 7’li akıllı telefonlar dağıtmayı planlıyor. Sizlerin de tahmin edeceği gibi Kin serisi cihazlardan oluşacak olan hediyelerin tek amacı çalışanları mutlu etmek değil elbette. Ya da biraz daha derin bir mantıkla Windows Phone 7’nin kullanımını yaygınlaştırmak da değil. Firmanın asıl amacı mobil yazılımlar. Microsoft çalışanlarına Windows Phone 7’li telefonlar dağıtarak onları mobil yazılımlar geliştirmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. Böylece hem Windows Phone 7’nin yaygınlaşmasından önce alt yapı kısmen oturmuş olacak hem de pazar bir miktar tecrübe sahibi olmuş olacak. Firmanın bu planları ne kadar tutar bilinmez ancak Microsoft’un mobil dünyada etkin olabilmek adına bu yaptıklarından çok daha fazlasını yapmak zorunda olduğu aşikâr…

:: Konu hakkındaki düşünceleriniz SDN forumlarında paylaşın.

IE Yapımcılarından Açıklama Var!

Tarayıcı dünyasındaki rekabet son hızıyla devam ediyor. Pazarda önemli oranlara sahip tarayıcıların geliştiricileri, gerek pazar paylarını daha yukarı çıkarmak, gerekse de pazar oranlarını önemsemeden kendi ürünlerini ön plana çıkarmak için, ellerinden geleni yapıyor.

 

Internet Explorer 9’u geliştirmek ile ilgilinen Microsoft yetkillilerinden Rob Maurice, yaptığı açıklamada Firefox ile Chrome’un önümüzdeki aylarda pazar payları açısından iyice birbirlerine yaklaşacağını ve büyük rekabet yaşayacaklarını iddia etti. Ayrıca IE kullanım oranının da yükseleceğini sözlerine ekledi.

:: Sizce 2011’de hangi tarayıcı avantajlı konuma gelecek?

Beyaz iPhone 4 Gecikecek!

Piyasaya sürüldüğünden beri büyük ses getiren, diğer taraftan da anten sorunları dolayısıyla bir hayli eleştirilen iPhone 4, bir sorun ile daha karşı karşıya. iPhone 4’ün beyaz versiyonunu piyasaya sürmeye hazırlanan Apple yetkilileri, resmi olarak bu versiyonun, tahmin ettilerinden daha geç bir tarihte piyasaya sürüleceğini açıkladı.

Bu gecikmeye sebep olarak, geliştirme aşamasında yaşadıkları sorunları gösteren firma, bu sebeple bir kısım iPhone 4 meraklısının da tepkisini çekti. Şimdi iPhone 4’ün beyaz versiyonunun, en iyi ihtimalle 2011’in ilk çeyreğinde piyasaya sürüleceği konuşuluyor.

:: iPhone 4’ün beyaz versiyonu sizce orijinal siyah versiyonuna kıyasla piyasada başarılı olabilecek mi?

Bilişim Vadisi İçin Neler Yapılmalı?

TÜBİSAD (Bilişim Sanayicileri Derneği), sektörü en geniş düzeyde temsil eden sivil toplum örgütü olarak, “Bilişim Vadisi” projesini yorumladı.

Dernek  bu projenin sektörün gellişimi için stratejik değer taşıdığını ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda yaptığı yatırımları yerinde bulduğunu belirtti.

TÜBİSAD yetkilileri hazırladıkları demeçte bakanlığın bu projeyi geliştirirken bilişim  sektörünün de fikirleri alması gerektiğinin altını çizdi.

Projenin tek bir merkezde yapılmaması gerektiğini belirten dernek yetkilileri bu tarz bit yatırımın birçok farklı merkezdeki işsizlik sorununa çözüm olabileceğini be belirtti.

Dernek neden lokasyon bağımsız bir merkezin kurulması gerketiğini ise şöyle açıkladı;

{pagebreak::Nedenler }

Nedenler

 

  • Lokasyon bağımsız, faaliyet bazlı, ihtiyaç duyulan ve yeterli kaynağa sahip yerlerde odaklar/öbekler olarak düzenlenmeli.
  • Bilgi ve iletişim teknolojilerinin her türlü ticaret, hizmet ve sanayi alanlarıyla ilişkilerini geliştirecek.

 

  • Bu alanlarda uluslararası standartlarda ürün ve hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretilmesini teşvik eden bir eko sistem oluşturacak.

 

  • Dünya pazarları içerisinde Türkiye‘nin rekabet gücünü artırarak ülke ekonomisi için önemli bir güç sağlayacak

 

  • Bölge ülkelerinin Türkiye Bilişim Vadisine katılımını özendirecek ve diasporada bilişim alanında faaliyet gösteren vatandaşlarımızla stratejik işbirliklerini teşvik edecek yeni bir ortam, yeni bir model olmalıdır.

{pagebreak::Yabancı yatırımcıyı cazip etmeli}

Yabancı yatırımcıyı cazip etmeli

Açıklamaya göre, bu kapsamda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Kocaeli Bilişim Vadisi Projesi‘nin de bu öbeklenmelerde, ilk düşünülen bölgelerden biri olması, ancak örneğin başta İstanbul olmak üzere ihtiyaç duyulan bölgelerde de kısa süre içinde bu yönde “öbeklenme” modelinin uygulanması büyük katkı yapacaktır.

Bilişim Vadisi’nin modeli, yeni bir İnovasyon Yasası’nın temel işlevini yüklenecek özel bir Bilişim Vadisi yasası ile 6491 ve 5746 sayılı yasaların eksiklerini de giderebilecek bir yapı üzerinde tasarlanmalı.

Derneğin düşündüğü model, doğrudan yabancı yatırımı kolaylaştıran, yerli girişimcilerin risk sermayesi ve kuluçka sistemleri gibi finansman ve proje ihtiyaçlarını karşılayabilecek, stratejik iş, üretim ve pazarlama danışmanlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak üzere tasarlanmalı.

Dış alım, prototip üretimi esnekliği, destek personelinin çalıştırılması gibi hizmet inovasyonunu mümkün kılan yeni donatılara izin veren, iş yapma maliyetini optimize eden bir hukuksal statü kazanmalıdır. Yasanın yürütücüsünün T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olması işlemleri hızlandıracaktır.

:: TÜBİSAD’ın açıklamalarına katılıyor musunuz?

 

Navigon 1400 Video İnceleme

Sadece yol bulmada sıkıntı yaşayanlar için değil, hemen herkesin ihtiyaçlarını karşılayan GPS cihazları son dönemde iyice popüler hale geldi.

Bu alanda uzman markalardan Navigon’un Navigon 1400 adlı modeli giriş seviyesi bir cihaz olarak dikkat çekiyor.

Gayet hafif ve ince bir yapıya sahip olan cihaz ekstra özellikleri ile dikkat çekiyor. Türkçe menüleri ve Türkçe seslendirme ile yön tarifi yapan ürünün menüleri ve haritaları da gayet kullanışlı.

Navigon 1400′ün diğer özelliklerini ve neler yapabildiğini aşağıdaki video incelemeden izleyebilirsiniz.

#video_5223#

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

 

 

Navigon 1400

GPS Cihazı

Boyutlar: 96,5 x 14,5 x 72 mm
Ağırlık: 128 gr
MicroSD girişi: Var
USB bağlantısı: Var
Çakmak girişi şarj: Var
Ekran: 3,5 inç dokunmatik LCD
Seslendirme: Var (Türkçe)

Bilgi için: Navigon
Web: http://www.navigon.com/
Fiyat: 300 TL

:: GPS cihazına ihtiyaç duyuyor musunuz?

 

NVIDIA GeForce GTS 450 Yolda

NVIDIA üst ve orta seviye ürünlerinden sonra orta-giriş seviyesi için de hazırlıklara başladı. Asıl büyük satışların yaşanacağı bu seviyeye ne zaman gireceği merak edilen NVIDIA’dan bazı haberler gelmeye başladı. (NVIDIA GeForce GTX 470 Test)

Tayvan kaynaklı haberlere göre NVIDIA, GF106 adını verdiği grafik işlemciye sahip olan yeni modellerini Ağustos ayının sonlarına doğru piyasaya sürecek.

 

NVIDIA GeForce GTX 460

GeForce GTX 460’tan sonra sıra GTS 450’ye geldi

 

GeForce GTX 450

Radeon HD 5770 ve HD 5750 ile rekabet edecek yeni kartın adının ise GeForce GTS 450 olacağı iddia ediliyor. (Zotac GeForce GTX 460 İnceleme)

Kartın saat hızları hakkında henüz bir bilgi yok fakat bellek arayüzünün 128-bit olacağı belirtililiyor.

:: GeForce GTS 450 ilginizi çekiyor mu?

 

 

Dünyayı Değiştiren 10 Robot

Robotlar her ne kadar son 50 yıldır hayatımızdalar gibi gözükseler de aslında bu mekanik canlıların hayali çok daha öncelere dayanıyor. Bundan yüzlerce yıl önce düşünürler insanın kusursuz bir taklidini yapmak için planlar yapmaya başlamıştı. ( Geleceğin Robot Güzelleri)

İnsanın her emrini yerine getiren ve ona yardımcı olacak bu varlıklar o dönemin teknolojik anlayışıyla çok farklıydı.

El Cezeri adlı dahi Müslüman alim 1100‘lü yıllarda suyla çalışan bilen robotların tasarımını yaptı. Günümüz robotlarına prensip ve şekil olarak daha çok benzeyen bu makineler sayesinde El-Cezeri, Selçuklu sınırlarında büyük bir ün kazandı. (Hizmetçi Robotlar Geliyor)

Bu düşünürün el yazmaları sayesinde suyla çalışan makineleri günümüzde bile yapmak mümkün.

 


El Cezeri’nin tasarımlarından biri anlatan el yazması

 

Bu hayale her zamamkinden daha çok yakınız

 

Bilim kurgu sayesinde, gerçek potansiyelleri kanıtlanan robotlar günümüzde giderek gelişerek sosyal hayatımıza karışmaya başlıyor.

Bundan sadece 10 yıl önce örneklerini filmlerde gördüğümüz ve birçoğumuzun varlığına inanmadığı robotlar bilimin elinde gerçek olmaya başladılar bile. Yakın gelecekte insanlar robotlarla ortak bir sosyal yaşama bile sahip olacaklar.

Bu devrim bazı mesleklerin yok olmasını sağlarken günlük hayatımızın tekrar şekillenmesine de neden olacak. İşte bu hayali gerçekleştiren 10 robot.

{pagebreak::10. Marsı O Geziyor}

10. Marsı O Geziyor

Kızıl gezegen Mars mitolojiler için bile büyük önem taşıyor. Ay‘dan sonra ulaşmak için büyük hayaller kurduğumuz ikinci gezegen olan Mars, uzaylı komplolarında bol bol yer almıştı.

 

Marsa fiziksel olarak gidemesek bile bu robot sayesinde orada bir elimiz olacak.

 

2004 yılında bu uğurdaki en büyük adımı attık. Mars görevi için SPIRIT adlı özel bir robot tasarlayan NASA onun sayesinde kızıl gezegenin gizemlerini çözecekti.

Uzaktan kumandalı bu robot aldığı komutlara göre gezegenin yüzeyinde dolaşıp ufak kıskanç elleriyle taş örnekleri toplayabiliyor. Paletlere sahip olan Spirit enerji ihtiyacını ise güneş panelleriyle karşılıyor.

{pagebreak::9. Sıhıyeci Robot}

9. Sıhıyeci Robot

Savaşların en büyük zorluklarından birisi ise çatışma sırasında yaralanan askerlere yardım götürmek ya da onları sıcak bölgeden kurtarmaktır.

Büyük cesaret ve şans isteyen bu iş yüzünden yardım etmek isteyen kişilerde zarar görebilir. Amerikan Ordusu bu sorunu robotlarla çözmek için büyük bir yatırım yaptı.

 

Artık savaşlarda yaralanan askerler kaderlerine terk edilmeyecek.

Battlefield Extraction Assist Robot (savaş alanı tahliyeye yardımcı robotu) adlı bu makine kısa boyu tekerlekleri ve kolları sayesinde yaralanan askerleri güvenli mekanlara çekmek için tasarlandı.

Bombalara karşı da dayanıklı olan BEAR hala geliştirilme aşamasında.

{pagebreak::8.Robot Köpek }

8.Robot Köpek

İnsanların kendini taklit eden robotlardan sonra en büyük hayali ise gerçekçi hayvan robotlar tasarlamak. Bu konuda en başarılı ürünlerden birini ise Sony tasarladı.

 

Gerçek bir köpeğin yerini tutamaz ama yine de etkileyici.

 

Günümüz için pek ihtiyaç duyulmasa da hayvan beslemekten korkan aileler için bire bir olan Sony AIBO, davranış olarak gerçek bir köpekten farksız.

Sahibiniz tanıyan ona oyunlar yapan bu mekanik hayvan, sahip olduğu kamera ve mikrofon sayesinde etrafındaki her şeyi algılıyor.

{pagebreak::7. Gelişmiş oyuncak}

7. Gelişmiş oyuncak

Sony‘in bir diğer robot projesi ise daha çok çocukları hedef alan gelişmiş bir oyuncaktı. QRIO, merak için görev anlamına gelen İngilizce cümlenin kısaltması.

Öğrenmeye açık olan bu robot, mikrofon ve kamera sistemi sayesinde 2000 bin kelimeyi anlayıp tanımlayabiliyor. Dünyanın ilk koşabilen insansı robotu olan QRIO 7.5 kilo ağırlığında.

 

Bu meraklı robot başınıza çocuğunuzdan bile büyük dertler açabilir.

 

Bu robotun en ilginç özelliği ise öğrenme kapasitesi ve bunu günlük yaşama uygulayabilmesi. Tanıdığı insanları gözlemleyen robot onların sevdiği ve sevmediği şeyleri hafızasında tutuyor.

Böylece size asla hoşlanmadığınız hareketlerde bulunmuyor.

{pagebreak::6. Robot kelle}

6. Robot kelle

Yüzümüz bizim kişiliğimizi yansıtan ve iletişim için en önemli organların bulunduğu yer. Bu yüzden bilim adamları için kusursuz bir robot yüzü de çok önemli.

 

Tek başına korkutucu olabilir ancak güzel bir vücutla gerçeğinden farksız olacak.

K-Bot uzun yıllardır birçok üniversitenin ortak çalışmasıyla bu amaçla geliştiriliyor. Sadece mekanik bir kelle olan K-Bot yüz hareketleri, konuşma ve duygu gösterme konusunda insana en çok benzeyen robot kopyası.

Bu mekanik kafanın üzerinde 26 tane hareket noktası bulunuyor.

{pagebreak::5. Her derde deva }

5. Her derde deva

Ellerimiz yaratılışın bize verdiği en büyük armağanlardan biri. Diğer hayvanların çoğunda bulunmayan bu organ sayesinde aletler geliştirip dünyanın en baskın türü haline geldik.

 

Artık uzayın derinliklerinde de bir elimiz var.

Bizi biz yapan kol ve el robotlar içinde oldukça önemli olacak. Avrupa Uzay Komisyonu tarafından bu uğurda geliştirilen mekanik kol projesi ise insanlar ve robotlar için bir dönüm noktası.

Uzaktan kontrol edilebilen bu robot kol, insanın gitmesinin zor olduğu yerlerde bile işlerimizi rahatça halletmemizi sağlıyor.

{pagebreak::4. Uzay onlar keşfedecek}

4. Uzay onlar keşfedecek

Uzay Yolu adlı dizinin büyük bir iddiası vardı. Bu dizinin senaryosuna göre, insanoğlu için en ileri macera olarak adlandırılan uzayın türümüz tarafından keşfedeceği anlatılıyordu.

Ancak geçtiğimiz aylarda geliştirilen bu buluş, uzay gezgini olmak isteyen tüm çocukların hayallerini yıktı. Kısa adıyla R2 olan robotlar, insanlık yerine uzaya dolaşıp burada bizim için bilimsel araştırmalarda bulunacaklar.

 


Uzay biz yeterince gelişene kadar onlara emanet olacak.

 

R2’ların en büyük özelliği ise yer çekimsiz ortamlarda bile hiçbir zarar görmeden çalışabilmeleri. Gövde baş ve kollardan oluşan bu uzay fatihi robotlar önümüzdeki aylarda ilk görevlerine çıkacak.

{pagebreak::3. Uçan robot }

3. Uçan robot

RQ-4 i adlı araç size ilk bakışta bir uçak olarak gelebilir ancak kendi kendine kararlar veren uçan bir robot. 5 farklı şirketin ortak çalışmasıyla hazırlanan RQ-4 çalışma prensibiyle Terminator filmlerindeki uçan katil robotlara benziyor.

 


Bu uçak kendi yapay zekasıyla göklerden ölüm dağıtacak.

 

İnsansız olarak uçabilen bu robot etrafındaki 1000 km‘lik alanı tarayıp canlı olarak durum raporu verebiliyor. Savunma mekanizması da bulunan RQ-4 kendine saldıran uçakları otomatik olarak etkisiz hale getirebiliyor.

{pagebreak::2. Mekanik at }

2. Mekanik at

Eski dönemlerde binek hayvanları, kervancılar ve askerler için çok önemliydi. İnsanların önemli ve ağır eşyalarını taşıyan bu hayvanlar sayesinde uzun yolculuklar mümkün oluyordu.

 


Ürkütücü olsa da bu robot her zemin koşulunda düşmeden yürüyebiliyor.

 

Ancak günümüzde, otomobillerin giremediği alanlarda askerler kendi eşyalarını kendi taşımak zorunda. Big Dog (büyük köpek) adlı bu robot, DARPA, NASA ve Boston Üniversitesi tarafından geliştirildi.

Çok sayıdaki bacaklarını dengeli şekilde kullanabilen bu robot her türlü arazi koşulunda düşmeden hareket edebiliyor.

{pagebreak::Liste birincisi: Herkesin sevgilisi }

Liste birincisi: Herkesin sevgilisi

Modern robot diyince aklınıza hemen Asimo geliyordur. Honda tarafından tasarlanan bu mekanik adam, yaptığı şovlar ve medyatikliği sayesinde herkesin sevgisini kazandı.

 

İşte Asimo’nun günümüzdeki haline ulaşana kadar geçirdiği evrim.

Dengeli yürüyebilen, karşısındakini tanıyan merdivenleri çıkabilen Asimo 15 yıllık büyük bir yatırımın ürünü. İnsan ırkına en yakın özelliklere sahip olan bu robot tek başına yaşayabilecek özelliklere sahip.

Onu bıraktığınız zaman istediğiniz tüm ev işlerini yapabilir. Sizinle sohbet edebilir ve yürüyüşe çıkabilir.

 

:: Bu robotlar arasında en büyüleyicisi sizce hangisi?

 

 

3D’nin Devri Geçiyor mu?

3D (Three Dimension) olarak bilinen ve karakterleri arka plandan ayırarak daha gerçekçi bir görsel deneyim sunan bu modern teknoloji giderek hayatımıza girmeye başladı.

İlk olarak sinema sektörüyle adını sıkça duymaya başladığımız 3D’nin, günlük hayattaki kapsama alanı da giderek artıyor.

 

 

Sinema sektöründe büyük beğeni toplayan Avatar filmi ile adını duymaya başladığımız 3D teknolojisi, bu kategoride yeni bir akımı da beraberinde getirdi.

Özellikle Avatar filmini izleyen seyirciler 3D’nin daha etkileyici olduğunu bildirdiler. Nitekim bu reaksiyonlar elde edilen kazanca da %71 oranında yansıyarak yapımcıların cebini doldurmaya yetti.

{pagebreak::Kazançlarda Düşüş Başladı}

Avatar’ın Ardından Kazançlarda Düşüş Başladı

Fakat Avatar’dan sonra yapılan diğer 3D sinema filmlerinin elde ettiği gelirler araştırıldığında bu konuda bir şeylerin yanlış gittiği anlaşılıyor. Zira beyaz perdenin bilinen ikinci üç boyutlu filmi How to Train Your Dragon, %68’lik bir gelir ve izlenme oranında kaldı.

Yaklaşık dört ay sonra vizyona giren bir diğer animasyon filmi Despicable Me ise %45’lik bir kazanç elde ederek beklentilerin bir hayli altında kaldı.

{pagebreak::Gerilemenin Sebebi Ne?}

Gerilemenin Sebebi Ne?

Dünya genelinde üç boyutlu filmlerde yaşanan bu gerilemenin iki önemli nedeni var. İlki 2D ve 3D olmak üzere iki farklı şekilde yayınlanan filmlerin fiyat politikası. İzleyiciler yaklaşık 7,5 TL az ödeyerek 2D filmleri tercih ediyor ve bir bakıma tasarruf ettiklerini söylüyorlar.

 

 

Diğer bir sebep de giderek yaygınlaşmaya başlayan 3D televizyonlar. İlk adımı Sony, Panasonic ve LG gibi pazarın öncü firmaları tarafından atılan yeni nesil televizyonlar, her ne kadar fiyat anlamında yüksek rakamlara sahip olsa da kullanıcıların evlerine girmeye başladı.

Ancak sinema sektöründeki bu düşüşün devam etmesi halinde, başta film yapımcılarının ardından televizyon üreticilerinin 3D ısrarlarından vazgeçecekleri öngörülüyor.

Çünkü özel üretim kamera ve yüksek teknoloji için yüksek miktarda para harcayan firmalar, diledikleri kazançların çok altında bir gelir elde etmeye başladı. Bu durumun zarara dönmemesi için ise 3D konusunda farklı adımların atılması gerekiyor.

:: 3D filmlerin gelirlerindeki bu azalma hakkında ne düşünüyorsunuz? 3D’nin daha fazla yaygınlaşması için neler yapılabilir?