LG’den Güneş Enerjisiyle Çalışan Telefon

Birçok teflon üreticisi firma güneş enerjisiyle çalışan modellere yönelmeye başladı. Bu firmalardan biri de LG. LG’nin GD510 cep telefonun arka bölümünde ürünün güneş enerjisiyle bataryasını doldurmasını sağlayan solar paneller bulunuyor. Bu paneller on dakika günışığı aldığında telefonun üç dakikalık enerjisini sağlıyor.

Ürün bu özelliğinin yanı sıra telefon özellikleriyle de ilgi çekici. Ürünün 3 inç genişliğindeki dokunmatik ekranı 240 x 400 piksel çözünürlüğünde. S-Class arayüze sahip telefonun 3 megapiksel çözünürlükte fotoğraflar çekebilen kamerası bulunuyor. 8 GB dahili hafıza sahip ürün Ekim ayı içersinde raflardaki yerini alacak. Ürünün fiyatı konusunda henüz bir açıklama yok.

:: Güneş enerjisiyle bataryasını dolduran bir telefonu, fiyatı yüksek olsa da tercih eder misiniz?

PSP Go ve DSi’ye Özel Hafıza Kartları

1

Sandisk’in bu yeni hafıza kartları Sony PSP Go ve Nintendo DSi‘nin depolama kapasitesini ve performansını arttırmak için üretilmiş. Firmanın yeni Memory Stick Pro Micro M2 hafıza kartı 16 GB kapasiteye sahip. Memory Stick Pro Duo modeli ise 32 GB. Bunların yanı sıra Sandisk 32 GB kapasiteye sahip Memory Stick PRO-HG Duo modelini de Sony PSP Go kullanıcılarının beğenisine sundu.

Firmanın Nintendo DSi için ürettiği yeni ürün ise 8GB kapasiteye sahip ve SDHC formunda. Bu yeni ürünlerle birlikte firmanın Memory Stick Micro M2 serisi 2GB ila 16GB kapasite arasında farklı modellerle kullanıcılara hizmet edecek. Bu ürünlerin fiyatları ise 28 ila 142 Dolar arasında yer alıyor. Memory Stick PRO Duo hafıza kartlarının fiyatları kapasitesine göre değişiyor ve 28 ila 230 dolar arasında yer alıyor. PRO-HG kartlar ise 33 ila 280 dolar arasında. Nintendo DSi için üretilen kartların fiyatı 4 GB’lık için 33 dolar ve 8 GB’lık kart için 48 dolar.

::
Sandisk’in hafıza kartlarının performansı sizce nasıl?

3D Duvar Kağıtları

Görselliğin her alanda karşımıza çıktığı şu günlerde, sürekli bilgisayar başında çalışan kullanıcıların gündelik rutin içinde ele alabilecekleri güzel bir değişiklik olan duvar kağıtları, çalışma alanlarının tazelenmesi anlamına geliyor. Saatlerce karşısında oturduğumuz ekranda daha renkli ve canlı sahneler görmek istiyorsanız sizin için derlediğimiz duvar kağıtlarını indirerek kullanabilirsiniz.


Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

:: En beğendiğiniz duvar kağıdını bizimle paylaşın.

Samsung B2100 Videolu İnceleme

Cep telefonunun ısıya, toza, darbeye, neme dayanıklı olmasını kim istemez ki? Daha önceleri bu ihtiyaçları karşılayan giriş sınıfında bir cep telefonunu ilk kez Nokia duyurmuş olsa da Samsung, Nokia‘ya golünü atarak duyurmaktan öteye geçip Türkiye‘de satışına başladı bile.

Videoyu İzleyin

 #video_4930#

Test merkezine gelen bu telefonu, ilk fırsatta işkence testine tabi tuttuk. Darbelere dayanıklı denilen telefonla futbol maçı yaptık. Neme dayanıklı olduğu söylenen bu modeli havuzun içine bıraktık. Sonuç ne oldu dersiniz?

{pagebreak::Teknik Özellikler ve Fiyatı}

Teknik Özellikler ve Fiyat

Telefon, hem pili hem de multimedya desteği ile de ihtiyaçlara cevap verebiliyor. Kutu içinden çıkan kulaklığı ile MP3 çalıp, radyo dinlemenizi sağlayan telefon, kamerası sayesinde fotoğrafın yanı sıra video da çekebiliyor.

Bu, çok derin olmamak şartı ile su altında fotoğraf ve video çekebilmeniz anlamına da geliyor ama pek tavsiye etmiyoruz.

Telefonun fiyatını öğrenmek için buraya tıklayın.

Kamera: 1.3 Megapiksel
Bağlantı: Bluetooth, EDGE,
Ağırlık:102 Gram
Pil: 1000 mAh, 600 saat bekleme, 9 saat konuşma süresi
Müzik: MP3, Radyo
Hafıza: 7MB dahili, microSD ile artırabilme
Ekran: 128×160 TFT

:: Sizin de telefonunuz böyle sağlam olsun ister miydiniz?

 

USB 3.0 vs SATA3

 

USB teknolojisi piyasaya çıktığında harici ürünlerin bilgisayar’a bağlanması oldukça kolay ve hızlıydı. Bu standart bir devrim niteliğindeydi ve birçok üretici tarafından kullanıldı.

Zamanla bu birçok kişiye yetmedi. Daha hızlı bir veri transfer hızı gerekiyordu. Firewire ve USB 2.0 ile tanıştık. Bu teknolojiler günümüzde hala kullanılıyor. Fakat özellikle harici disklerin kapasiteleri artması ve SATA teknolojileri ile tanışmaları USB 2.0’ı gölgede bıraktı. Daha hızlı bir standart gerekiyordu.

 

USB 3.0 destekli ürünleri IDF 2009 teknoloji fuarında görme fırsatı yakaladık.

 

Sonunda istenilen oldu. USB 2.0, USB 3.0 standardına yükseltilmiş oldu. İyi de oldu. Çünkü USB 3.0 saniyede 5 Gbit‘lik bir veri transfer hızı ile dikkat çekiyor. Bu değer USB 2.0 ile kıyaslandığında 10 kat’dan fazla. Buna ek olarak yeni standardın USB2.0 teknolojisini de desteklemesi, birçok kişiyi rahatlatacak. Ne de olsa USB 3.0’a sahip olmak için tüm donanımlarınızı değiştirmenize gerek yok.

 

Asus’un bu anakartı USB 3.0 teknolojisini destekliyor. Diğer anakartlar USB 3.0 teknolojisine PCI-e USB3.0 modülü takarak ulaşabiliyor.

 

IDF 2009‘un önemli özelliklerinden biri aynı zamanda da teknoloji fuarına sahip olması. Sunumda gösterilen bir çok donanım teknoloji fuarında görmek mümkün. Biz de elbette bu fuarı gezdik. Birçok USB 3.0 destekli donanım bulduk. Buffolo USB 3.0 harici disk‘ten tutun, 2.5 ve 3.5 inç Fujitsu disk modülleri, PCI-e USB kartlar ve Asus‘un USB 3.0 destekli (P6X580 Premium) anakartı gibi.

 

Cep telefonları yeni SATA (MSATA) standardından yararlanacak.

 

Elbette SATA 3 teknolojisini de görme fırsatımız oldu. SATA3 teknolojisi USB 3.0 kadar büyük bir alana sahip değildi. Tek bir stant’ta birçok ürün yer alıyordu. Örneğin Seagate’in yeni nesil 2TByte diskleri gibi.

Burada aldığımız bilgilere göre 6 Gbit/sn’lik bir veri transfer hızına sahip olan SATA 3 teknolojisi 2 TByte ve üstü disklerde kullanılacak. Fakat esas ilgimiz çeken mikro SATA kartlar oldu. Taşınabilir internet cihazları ve cep telefonlarda kullanılacak olan bu kartlar, yüksek veri transfer hızları ile ilgi çekiyor. Yakın gelecekte özellikle cep telefonları bu kartlar sayesinde yüksek kapasitelerle ve elbette yüksek bir veri transfer oranıyla donatılacak.

{pagebreak::USB 3.0 vs SATA 3}
USB 3.0 vs SATA 3

Gelelim işin en güzel tarafına. Bir yanda USB 2.0 bir yanda da USB 3.0 ürünlerle birlikte SATA 3 teknolojisi de elimizin altında. Böyle bir fırsatı elbette kimse kaçırmak istemez. Dolaysıyla biz de bu ürünleri kısaca kıyaslayalım dedik.

 

SATA 3, SATA 2 teknolojisini katlıyor. Saniyede 418.3 MByte’lık bir transfer hızı oldukça etkili.

İlk olarak SATA 2 ve SATA 3 teknolojilerin veri transfer hızlarını görmek istedik. 2 Terrabyte’lık disklerle yapılan testlerde SATA 2 teknolojisi 262.7 MByte/sn‘lik bir değer aldı. Bu essında oldukça iyi bir değer. Fakat SATA 3′e baktığımızda SATA 2’de aldığımız değerin düşük olduğunu gördük. SATA 3 teknolojisi 418.3 MByte/sn‘lik değer ile resmen şov yaptı.

 


USB 3.0 teknolojisi kopyalama testinde inanılmaz bir fark atıyor.

 

SATA teknolojisini gördükten sonra sıra geldi USB teknolojisine. Aynı sisteme bağlı olan harici diskler birbirlerine çok benziyorlar. Farkı, birinin USB 3.0 diğerinin de USB 2.0 teknolojisine sahip olması. Yapılan test her iki disk’te yer alan 500 MByte’lık bir zip dosyasını masaüstüne kopyalamak.

Oldukça basit olan bu test işleminde USB 2.0 teknolojisine sahip ürün 500 MByte’lık dosyayı yaklaşık 39 saniyede kopyaladı. USB 3.0 teknolojisini destekleyen disk aynı dosyayı 4 saniye‘de bitirdi.

 

USB 3.0 ve SATA 3 neredeyse aynı veri transfer hızlarına sahip.

 

Son testimiz SATA 3, USB 2.0 ve USB 3.0 teknolojilerinin veri transfer hızlarını kıyaslamak. Core i7 işlemcili ve X58 yonga setli sistemde yapılan testlerde SATA 3 teknolojisi rasgele okuma hızında 135.2 MByte/sn, yazma hızında da 133.3 MByte/sn‘lik hızlara ulaştığını gördük. USB 3.0 teknolojisi neredeyse aynı değerleri aldı. USB 2.0 buna karşın 34.78 MByte/sn okuma ve 30.56 MByte/sn yazma hızlarına ulaştı.

USB 3.0 ve SATA 3, USB 2.0 teknolojisine dört kat fark attı. Test sonuçlarının detaylarına baktığımızda SATA 3 teknolojisi USB 3.0’a göre biraz daha iyi olduğunu söylemek mümkün.

USB 3.0 teknoloyisi hakkında daha detaylı bilgi edinmek için tıklayın.

:: USB 3.0 ve SATA3 teknolojileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Blackberry Büyük Günü Belirledi!

Mac OS X kullanıcılarının Blackberry cihazları ile senkronizasyonu kolayca sağlayabilmelerine olanak tanıyacak olan Desktop Manager için resmi yayın günü belirlendi. Daha önce ilk olarak buradan duyurduğumuz yeni yazılım 2 Ekim tarihinde indirilebilir durumda olacak.

Kolay senkronizasyon, adres defteri ve rehber yedekleme, tek tuşla yedek oluşturma gibi fonksiyonlar içerecek olan programın detaylı senkronizasyon adımları da buradaki Blackberrry blogunda açıklanmış.

Blackberry Desktop Manager, Mac OS 10.5.5 ve üzeri Mac OS sürümleri ile uyumlu olacak. Ayrıca Blackberry OS 4.2 ve üzeri işletim sistemini kullanmayan Blackberry kullanıcıları da bu uygulamadan ilk etapta faydalanamayacak. Yazılımı Türkiye saati ile 2 Ekim Cuma günü Saat 06.00’dan itibaren buradaki sayfadan indirebilirsiniz.

:: Blackberry’nin Mac OS X açılımını destekliyor musunuz?

Lucidity Açılış Sinematiği Yayınlandı

ElectronicArts’ın son oyunu Lucidity için yeni bir video daha yayınlandı. Oyunun açılış videosunu ihtiva eden yayın, oyunun piyasaya çıkması için biraz daha sabırsızlanmanıza neden olabilir.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/12018/t_lucidity_excldebut.flv#

PC ve Xbox Live Arcade platformları için geliştirilen Lucidity, Sophie isimli bir kızı yönettiğimiz iki boyutlu yana kayar ekran şeklinde oynanan bir macera oyunu. 7 Ekim tarihinde oyun severler ile buluşacak olan yapım, PC için Direct2Drive ve Steam üzerinden de edinilebilecek.

:: Lucidity eski adventure ruhunu yakalayabilecek mi?

Left 4 Dead Crash Course Çıktı

Valve tarafından yapılan resmi açıklama ile, firmanın en popüler başlıkları arasında yer alan Left 4 Dead oyunu için Crash Course isimli yeni indirilebilir içerik paketi (DLC-Downloadable Content) yayınlandı.

Survival modunda yeni haritalar ve campaign için iki yeni bölüm içeren DLC paketi, Valve tarafından ilk üç gün %50 indirimli olarak 14.99$’a satılacak. Left 4 Dead’i DLC dahil paket olarak edinmek isteyenler için ise bu fiyat 44,99$ olarak açıklandı.

:: DLC paketlerini ediniyor musunuz?

Tüm Zamanların En İyi 5 Grafik Motoru

Video oyun dünyasında, grafiklerin yeri tartışılmaz derecede önemli. Artık gerçeğe çok yakın görseller elde etmeye başlayan yapımcılar, yakın gelecekte fotoğraf karelerini andıran kalitede grafikleri karşımıza getirecek gibi görünüyor.

Belki teknoloji ilerledikçe, şimdinin görsellerine burun kıvırıyoruz fakat her şey görsellik demek değil. İyi grafikler elbette sevilir fakat asıl olan, oynanabilirliktir. Bu ikisini sağlayan oyun motoru bulmak ise, neyseki artık çok kolay. Zira geliştiriciler, hem göze hitap eden, hem de keyif veren yapımları, genellikle aynı oyun motorlarıyla hazırlıyor. Sizler için bu yazılımları derledik. İşte “En İyi 5 Grafik Motoru“:

{pagebreak::5 Numara}

5 Numara: Aurora Engine

Listenin belki de en az bilinen ismi Aurora Engine olsa gerek. Bioware tarafından geliştirilen bu motor, genellikle RPG oyunlarında kullanıldı. Özellikle Neverwinter Nights serisinde kendini gösteren bu yazılım, ardından firmanın birçok yapımında yer aldı. Dönemine göre bir hayli etkileyici olan bu motor, iyice geliştirildikten sonra Odyssey Engine olarak anılmaya başlandı.


The Witcher’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Neverwinter Nights ve ek paketi, Neverwinter Nights 2, Knights of the Old Republic 1&2, The Witcher…

{pagebreak::4 Numara}

4 Numara: id Tech 3

Şimdilerde Doom 4 ve Rage için id Tech 5‘in konuşulduğunu düşünürsek, listede id Tech 3’ü görmek şaşırtıcı olabilir. Zira bu motor, aslına bakarsın bir hayli eski. İlk Call of Duty‘nin geliştirildiği 2003’de karşımıza çıkan bu yazılım, aynı zamanda Quake 3 motoru olarak da tanınıyor. Oyun dünyasının en uzun soluklu kullanılan alt yapı yazılımlarından biri olan id Tech 3, id Software imzasını taşıyor. Bilindiği üzere firma, Doom, Quake, Heretic, Wolfenstein gibi son derece başarılı serileriyle biliniyor.


Quake 3’ten bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Call of Duty, Return of the Castle Wolfenstein, Star Wars Jedi Academy/Jedi Knight Outcast II, Medal of Honor Allied Assault ve iki ek paketleri olan Spearhead ile Breakthrough’da kullanıldı.

{pagebreak::3 Numara}

3 Numara: Source

Oyuncuların diğerlerinden ayırdığı özel bir motor Source. Valve‘nin geliştirdiği bu yazılım, oyun tarihinin efsanevi isimlerinin geliştirmesinde kullanıldı. Half-Life 2 fenomeninin alt yapısında çalışan motor olan Source ile firma birçok yapım geliştirdi. Bunlar arasında Left 4 Dead, Portal ve Vampire the Masquerade: Bloodlines da yer alıyor. Görüldüğü üzere, her biri video oyun dünyasında isim yapmış ve büyük fan kitleleri olan yapımlar. Valve’nin sıradaki motoru merakla bekleniyor.


Half-Life 2: Episode Two’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Half-Life 2, HL2: Episode 1 ve 2, Left 4 Dead ve yapım aşamasındaki ikinci oyun, Team Fortress 2, Portal, Counter Strike Source, Vampire the Masquerade: Bloodlines.

{pagebreak::2 Numara}

2 Numara: Unreal Engine 2

Quake 3’ün motoru olan id Tech 3 gibi Unreal Engine 2 de, oyun firmalarınca epey kullanıldı. Bu iki motorun birbirlerine yakın zamanda yayınlanmış olmaları, ister istemez rekabeti de beraberinde getirdi. Ancak üstünlük her daim Unreal Tournament 2‘nin de grafik motoru olan Unreal Engine 2’de kaldı. Zira FPS’lerden MMORPG’lere kadar birçok oyunda kullanılan bu motor, geliştiricisi Epic Games’e büyük bir maddi kaynak sağladı. Bu motorun devamı ise, Unreal Engine 3 ile oldu.


Unreal Tournament 2004’den bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Unreal Tournament 2003 ve 2004, Unreal 2 The Awakening, Splinter Cell, Splinter Cell Double Agent/Pandora Tomorow/Chaos Theory, Lineage 2, Men of Valor, Brother in Arms: Road to Hill 30, Postal 2, America’s Army…

{pagebreak::1 Numara}

1 Numara: Unreal Engine 3

Eğer grafik/performans ödülü veriyor olsaydık, şüphesiz ki önereceğimiz bir numaralı isim Unreal Engine 3 olurdu. Gayet başarılı grafikler sunabilen bu motor, görselleri yüksek sistem gerektirmeden kullanıcılarla buluşturuyor. Epic Games imzalı yazılım, Unreal Tournament 3’ten Gears of War’a, Mass Effect’ten BioShock’a kadar birçok yapımda kullanıldı. Hatta sırada, BioShock 2 gibi beklenen isimler de var. Sulu zeminleri başarıyla çizen Unreal Engine 3, yağmurlu ortamları ya da ıslak mekanları gayet gerçekçi resmediyor. Masalsı bir atmosfer yaratmakta da üstüne yok denilebilir. Kapalı alan ya da açık mekan fark etmeden, iyi bir performans veren yazılımın başarısı üzerine, Unreal Engine 4’ün yolu açıldı. Motorun tüm bu olumlu özellikleri, listemizin birinci sırasına yer almasına yetiyor.


Gears of War’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Unreal Tournament 3, BioShock 1 ve 2, Gears of War 1 ve 2, Mass Effect 1 ve 2, Mirror’s Edge, Tom Clancy’s Endwar, X-Men Origins: Wolverine, Section 8…

{pagebreak::Listeye Giremeyenler}

Listeye Giremeyen Başarılı Oyun Motorları

Gamebryo

Kuşkusuz Gamebryo’nun kullanıldığı en iyi oyunlar Warhammer Online, The Elder Scrolls IV: Oblivion ve Fallout 3‘dü. Bu motor genellikle RPG ve MMORPG türü oyunlarda yer aldı. Grafik kalitesi çok üst seviyede olmamasına karşın, düşük sistemleri zorlamasıyla dikkat çekiyor Gamebryo. 2008’de birçok isimde kullanılmış olmasına karşın, yapımcılar 2009’da Gamebryo’yu tercih etmemeye başladı. Bu durumun oluşmasını sağlayan en büyük etkenler, eskimiş grafikleri, emsalleriyle kıyaslandığında geride kalan animasyon kalitesi olarak gösterilebilir.


The Elder Scrolls IV: Oblivion’dan bir kare

{pagebreak::Listeye Giremeyenler 2}

CryEngine 2

Adını, Crysis’in oyun motoru olarak duyuran ve grafik kalitesiyle son derece başarılı işler çıkaran CryEngine 2’nin görselleri hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Yüksek görüntü kalitesi sağlayan yazılımın kendi fizik etkileşimi de bulunuyor. Birçok oyun motoru gibi, Havok vb… ayrı bir fizik motoruna ihtiyaç duymayan CryEngine 2’nin en büyük eksisi, yüksek sistem gereksinimi. Bu yüzden yapımcılar tarafından pek ilgi görmeyen motor, yaklaşık 10 oyunda kullanılabildi.


Crysis Warhead’den bir kare

:: Sizin en beğendiğiniz oyun motoru hangisi?

CSKA Moskova BJK Maçı Star TV’de

Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star TV, www.startv.com.tr adresinde bulunan web sitesini yeniledi. Yenilenen tasarımı ve zenginleştirilen içeriği ile Star TV’nin dinamik ve sıcak yayın anlayışını sanal ortama taşıyan sitede spordan dizilere, haberden aktüaliteye varıncaya dek pek çok konu derinlemesine işleniyor.

 

Şampiyonlar Ligi’nde bu akşam oynanacak ve Star TV’den naklen yayınlanacak CSKA Moskova – BJK maçının yorumlarını www.startv.com.tr’den izleyin.  

 

Bugün itibariyle yeni yüzü ve yenilenen içeriği ile kullanıcılarına “Merhaba!” diyen sitede ayrıca, Şampiyonlar ve Avrupa Ligi maçlarına ilişkin yorumlar da yer alıyor. Yılmaz Özdil, Murat Saygı ve Ali İsmet Ural gibi önemli isimlerin önemli maçlar öncesinde yaptıkları yorumlar sitede yayınlanıyor. Özdil, Saygı ve Ural ilk olarak, Şampiyonlar Ligi’nde bu akşam oynanacak ve Star TV’den naklen yayınlanacak olan CSKA Moskova – BJK maçını yorumluyor.

:: StarTV’nin yenilenmiş web sitesini beğendiniz mi?

Windows 7’nin Önü Açık

 

8000 Windows XP kullanıcısı arasında yapılan bir araştırma Microsoft’un pazarlama bölümünde çalışanların işlerinin ne kadar zor olduğunu ortaya koydu. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu XP ile rahat olduklarını, Vista’da kendilerini etkileyen hiçbir özellik bulunmadığını belirttiler.

Araştırmaya katılanlarda Vista’yı kullanmış olanların %62′si bu işletim sistemini hiç beğenmediklerini belirtirken, kullanmamış olanların %81′i Vista’dan nefret ettiklerini açıkladı. İnsanların alıştıkları işletim sisteminden vazgeçmelerinin ne kadar zor olduğunu ortaya koyan bu araştırmada Windows 7 için ise daha iyimser bir sonuç ortaya çıktı.

Katılımcıların %26′ı Windows 7′yi çok beğendiklerini belirtirken, sadece %11′lik bir kısım 22 Ekim’de piyasaya çıkacak yeni işletim sisteminden nefret ettiklerini belirtti. Geri kalan kısım ise Windows 7 için olumlu görüş belirtti ve işletim sistemi piyasaya çıktığında kullanacaklarını söyledi. Bu sonuçlar Microsoft’un Vista’da yaptığı hataları tekrarlamayacağının bir göstergesi olarak algılanabilir. Windows 7′nin önünde Vista’ya oranla çok daha parlak bir gelecek olduğu kesin.

:: Windows 7, XP’den daha başarılı olabilir mi?