Contra Yeniden Doğdu

Wii sahiplerinin uzun süredir bekledikleri, eski tarz aksiyon / shooter oyunlarının en ünlülerinden olan Contra, Konami tarafından tamamen yeniden elden geçirildi ve  Contra Rebirth adıyla sadece Nintendo Wii için yeniden yapıldı. Pazartesi gününden itibaren WiiWare üzerinden download edilebilecek olan yapım Konami’nin 12. resmi Contra oyunu.


Contra Rebirth eski tarz 2B grafik konseptine sadık kalınarak hazırlanmış

Yapımda ikisi oynanabilir, iki tanesi de gizli olmak üzere 4 adet karakter mevcut. Tek oyuncu olarak oynanabileceği gibi, 2 kişi co-op olarak da senaryo modu oynanabilecek olan Contra Rebirth’ün tıpkı önceki Contra oyunları gibi çok zor bir oyun olması bekleniyor.

:: En son ne zaman Contra oynadınız ?

Günün Bedava Yazılımı: Extra DVD Video to iPod Converter

Extra DVD Video to iPod Converter yazılımı ile DVD filmlerinizi MP4 formatına çevirerek Ipod veya herhangi taşınabilir medya oynatıcısında izleme imkanı sunuyor. Yazılım AVI DivX, XviD, MPEG, MPG, WMV, ASF, RM, RMVB, DAT, MOV, SWF, FLV, VOB ve NSV gibi popüler video formatları arasında videolarınızı dönüştürebilir. Ayrıca videolarınızın belli bölümlerini kesebilir veya işleyebilirsiniz.

Şartlar ve Koşullar

Bu ürün “Olduğu Gibi” sunulmaktadır. Herhangi bir garanti verilmemektedir. Yazılımdan kaynaklanacak tüm hatalar indiren kişinin sorumluluğundadır. Yazılımın ticari amaç için kullanılması yasaktır. Yazılım tamamen bireysel kullanıcılar için ücretsizdir.

Not: Yazılımı 06.09.2009 Saat: 10:00’a kadar etkinleştirmeniz gerekmektedir.

{pagebreak::Yazılımı İndimek İçin Tıklayın}

Yazılımı İndimek İçin Tıklayın

Kurulum

:: Yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dosyayı indirin.
:: Sıkıştırılmış dosyayı açın.
:: Açılan klasör içerisindeki Setup.exe dosyasını çalıştırarak kurulumu yapın.
:: Kurulum sonunda verilen kullanıcı adı ve lisans kodu ile etkinleştirin.
:: Kurulum işlemi tamamlanmıştır.

Yazılımın Künyesi

Adı: Extra DVD Video to iPod Converter
Dosya Boyutu: 10.3 MB
Firma: Extra Software
İşletim Sistemi: Windows 98/2000/ME/XP/2003/Vista; DirectX8.1 ve üstü (DirectX10.0 önerilir)
Dili: İngilizce
Yarınki Fiyatı: 48.67 Dolar
Bilgi İçin: GOTD

:: Yazılım hakkındaki soru ve görüşlerinizi buradan paylaşın.

Yazan:
mila12

Ev Sinema Sisteminizi Üst Seviyelere Taşıyın

Full HD çözünürlüğünü destekleyen ve 65 ile 50 inç arasında değişen TH-65VX100E ve TH-50VX100E adlı plazma televizyonlar, ev sinema sistemler için istenilen profesyonel beklentileri fazlasıyla karşılıyor. 18 bit sinyal işçiliğine sahip olan 65 inç’lik dev, 60000:1 kontrast oranı ve 7.16’lık gri değeri ile dikkatleri üzerine topluyor. 50 inç’lik TH-50VX100E adlı model buna karşın, 18 bit sinyal işçiliğinin yanı sıra, 40000:1 kontrast ve 6.144’lük gri değeri ile ilgi çekiyor.

Custom Home Theater ürün ailesine ait olan TH-65VX100E yaklaşık 9000 Euro, TH-50VX100E’de 5.000 Euro’dan satışa sunulması bekleniyor.

 

PC girişi, RS232C arabirimi, çoklu A/V bağlantısı ve dört adet HDMI yuvasına sahip olan VX100 serisinde PC ve RS232C bağlantıları sabit olarak bulunuyor. Diğer bağlantılar çeşitli modüllerle destekleniyor. VX100’de bulunan yuvalara modüller takılarak istenilen bağlantılar elde ediliyor.

:: Ev sineme sistemi kurarken bu tür ürünleri tercih eder misiniz?

 

Anahtar Şeklinde USB Bellek

Lacie markasının anahtar şeklindeki USB bellek ürünü itsaKey‘i Türkiye pazarında dağıtmaya başladı. 4 ve 8 GB kapasitelerde olmak üzere iki ayrı modeli bulunan itsaKey flaş sürücülerin en büyük özelliği, anahtarlığınıza taktığınız herhangi bir anahtar ile aynı metal tasarımda olması.


  80x35x4 mm boyutunda olan itsaKey Windows ReadyBoost uyumlu.

 

Yüksek transfer hızıyla kullanıcılara büyük zaman kazandıran itsaKey, 30 MB/s‘ye kadar okuma modu, 10 MB/s‘ye kadar yazma modu sunuyor. Ultra mobil ve hafif olan ürün, kullanıcısına her an her yerde eşlik edebiliyor. itsaKey, hot-plug özelliği ve çapraz platform uyumluluğu ile de ilgi topluyor.

:: Bu ürün ilginizi çekti mi?

Full HD Duvar Kağıtları

Görselliğin her alanda karşımıza çıktığı şu günlerde, sürekli bilgisayar başında çalışan kullanıcıların gündelik rutin içinde ele alabilecekleri güzel bir değişiklik olan duvar kağıtları, çalışma alanlarının tazelenmesi anlamına geliyor. Saatlerce karşısında oturduğumuz ekranda daha renkli ve canlı sahneler görmek istiyorsanız sizin için derlediğimiz duvar kağıtlarını indirerek kullanabilirsiniz.


Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

:: En beğendiğiniz duvar kağıdını bizimle paylaşın.

Firefox’unuzu Hızlandırın!

İnternet üzerinden video izleten siteler, web uygulamaları, sosyal ağlar ve diğer günümüz internet nimetleri sağ olsun, internet tarayıcıları her zaman kendilerini daha da geliştirme ihtiyacı duyuyor. Bu konuda da en büyük avantaj Firefox’ta. Zira eklentileri sayesinde tarayıcı kendini olduğu yerde geliştirebiliyor.

Mozilla adlı bir kurumun geliştirdiği Firefox adlı tarayıcı, her zaman eklentileri sayesinde geliştirilmeye müsait bir tarayıcı olmuştur. Sadece eklentileri değil, kurulum ayarlarından dolayı, eklenti kurmadan da tarayıcıyı geliştirebilmek mümkün. Bu yazıda sizlere bahsedeceğimiz yollar sayesinde Firefox’unuzu daha da hızlandırabilmeniz mümkün.

Yazdığımız taktiklerden bazıları sizin Firefox’unuzda bulunan eklentilerle uyumsuzluk gösterebilir, bu da Firefox’unuzun takılmasına sebep olabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız ayarlarınızı eski haline getirmeniz tavsiye edilir.

{pagebreak::Hızlandırın}

Hızlandırın

Firefox yeterince hızlı bir tarayıcı. Fakat yine de daha da hızlandırabilmeniz mümkün. Bunun için birçok çeşitli yöntem mevcut. Bunun en kolay ve pratik yolu, kullanılmayan “sık kullanılan” öğelerinizi silmek. Kullanmadıklarınıza ek olarak, kırık veya iki kere eklenmiş linkler de mevcutsa ve sık kullanılanlar arasından çıkartırsanız, hız artışını fark edeceksinizdir.

Bu basit ama etkili yöntemlerin başında geliyor. Firefox’un kapanma hızı da bu sayede artacaktır.

{pagebreak::Daha Hızlı Flash}

Daha Hızlı Flash

Firefox’a gömülü olan Flash oynatıcınızın daha da hızlı çalışması için de ayarlar mevcut. bu sayede flash videoların daha hızlı açılmasını, hatta yüklenmesini sağlayabilirsiniz. Firefox otomatik olarak her 10 saniyede bir, açık ola sitelerin oturumunu kaydediyor. Peki bunu neden yapıyor? Herhangi bir çökme durumunda (Firefox, Sistem, Windows vs.) Firefox yeniden açıldığında oturumu kurtarmak adına Firefox bu işlemi yapıyor.

Aynı şekilde, Flash içeriğe sahip bir sayfa görüntülüyorsanız ve çökme tam bu esnada yaşanırsa, yine Flash içeriğin yüklenmesi devam edebiliyor. Bu da bir yandan çökme işlemi, bir yandan da Flash içeriğin sistemi yorması anlamına geliyor.

{pagebreak::Daha Hızlı Flash 2}

Daha Hızlı Flash 2

Bu sorunu çözebilmek için Firefox’un oturum kaydetme aralığını değiştirebilirsiniz. Bunun sizden götürüsü ise, herhangi bir çökme anında kaldığınız yerden değil, bir-iki oturum öncesinden devam etmenizi sağlar. Eğer çok acil işlerinizi yapmıyorsanız, ve hıza daha çok önem gösteriyorsanız bu dezavantajın sizi çok da etkileyeceğini düşünmüyoruz.

 

Şimdi bunun nasıl yapıldığını anlatalım;

1. Adres çubuğuna about:config yazın ve Enter’a basın.

2. Filtreleme kutusunu (Süzgeç) kullanarak browser.sessionstore.interval yazın.

3. Varsayılan olarak 10000 değeri gözükecektir. Bu, 10 saniyeye denk gelen 10.000 milisaniye anlamına geliyor. Bu değeri 300000 yaparsanız oturum kaydetme aralığını 5 dakikaya çıkartmış olursunuz. Aradaki hız artışı ise görülmeye değer.

{pagebreak::Eklenti Kurulum Gecikmesi}

Eklenti Kurulum Gecikmesi

Firefox’a yeni bir eklenti yüklemek istediğinizde, kurulumdan önce ortalama 3 saniye beklemeniz gerekiyor. Bunun amacı, eklentiyi kurmaya başlamadan önce gerekli bilgilere bir göz atabilmenizdir. Bazı Firefox kullanıcıları bu beklemeyi sinir bozucu bir özellik olarak adlandırmaktadır. Eğer siz de bu güruhun içerisindeyseniz, size iyi bir haberimiz var: Beklemeyi kaldırmak mümkün.

Beklemeyi kaldırmak için yine adres çubuğuna about:config yazın. Akabinde süzgece security.dialog_enable_delay yazın. Varsayılan değer olan 2000‘i 0 (sıfır) olarak değiştirin. Artık eklenti kurulum esnasında bekleme yaşamayacaksınız.

{pagebreak::Yazılım Performansı}

Yazılım Performansı

Firefox’ta about:config ayarlarıına uygulayacağınız birkaç değişiklik ile birlikte tarayıcının genel performansını da hızlandırabilirsiniz. Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse;

1. browser.download.manager.openDelay değerini 3000 (3 saniye) olarak değiştirirseniz Firefox, küçük dosyalar için indirme penceresini açmakla uğraşmayacaktır.  

2. browser.search.openintab değeri varsayılan olarak False şeklinde belirlenmiştir. Eğer bu değeri True olarak değiştirirseniz, tarayıcı içindeki aramalarınız yeni sekmede görüntülenecektir.

{pagebreak::Firefox Güvenlik Ayarları}

Firefox Güvenlik Ayarları

Eğer sisteminizin antivirüs yazılımına güveniyorsanız, Firefox’un antivirüs korumasına ihtiyaç duymayabilirsiniz. Dolayısıyla dosya indirilme esnasında dosyaların virüs taramasından geçmesini beklemenize gerek yok. Zira sisteminizin antivirüs yazılımı halihazırda dosyaları ve sayfaları kontrol ediyor olacaktır.

Bunu kaldırmak için about:config‘te bulunan browser.download.manager.scanWhenDone girişini bulun ve bu girişin değerini True’den False’a çevirin. Artık Firefox, dosya indirme esnasında veya da sayfaları açış esnasında antivirüs özelliğini devreye sokmayacaktır.

Dikkat: Bu metodu yalnızca antivirüs yazılımınıza güveniyorsanız yapmanızı tavsiye ederiz.

:: Bu yazı işinize yaradı mı?

 

L4D 2, Dark Carnival Görüntülendi

Left 4 Dead‘in özellikle multiplayer modu sayesinde yakaladığı başarıyı devam ettirmek isteyen Valve, serinin devamı olan Left 4 Dead 2‘yi 20 Kasım’da oyun severler ile buluşturmaya hazırlanıyor. Bu arada heyecan seviyesini de yüksek tutmaya çalışan firma, yayınladığı yeni resimler ile de bunu başarıyor gibi görülüyor.

Yapımda bulunan beş campaign görevinden üçüncüsü olan Dark Carnival‘a ait görüntülerden biri yükleme ekranına aitken, diğer beş resim ise bölüm içi görüntülerden oluşuyor. PC ve Xbox 360 platformları için eş zamanlı piyasada olacak olan Left 4 Dead 2, Steam’de 3 gün öncelikli olarak 17 Kasım’da indirime sunulacak.

{pagebreak::Dark Carnival Resimler}

:: Oyunları Steam’den ediniyor musunuz?

Oyun Ücretlerinde Kafalar Karıştı

Dijital oyunlar için söylenebilecek en iyi şeylerden biri, fiziksel üretim sürecindeki paketleme, kargolama, medya diskin ücreti gibi tutarların olmaması sebebi ile normalden daha ucuza ve daha hızlı şekilde edinilebiliyor olmaları. Elbette işler Microsoft ve Sony’ye gelince nedense değişiyor; keza gelen haberlere göre indirilebilir oyunların fiyatlarının kutulu olanlar ile aynı olacağı söyleniyor.

Bu durum özellikle ilk olarak PSP‘yi vuracak gibi gözüküyor. Keza Gran Turismo‘nun hem indirilebilir dijital kopyasının, hem de kutulu versiyonunun39.99$dan satılacağı açıklandı. Aynı durum Persona‘nın PSP versiyonunda da görülüyor ve fiyat Gran Turismo’daki gibi 39.99$ olarak belirtildi.

:: Oyun ücretlerindeki yeni düzenleme adil mi?

Mobil Uygulama Mağazalarını İnceledik

Mobil uygulama mağazalarının hızlı bir şekilde türemesinde hiç kuşkusuz Apple’ın App Store‘unun payı tartışılmaz. İlk açıldığı günden itibaren müthiş bir ivme yakalaması ve yoğun ilgi görmesi, diğer mobil devlerinin de iştahını kabartmış olacak ki her geçen gün yeni bir mobil mağaza duyuruluyor.


Her mağazanın farklı niteliklerle bir diğerinden sıyrıldığı yeni savaş arenası, mobil meraklıları tarafından yoğun bir ilgiyle takip ediliyor.

Çeşitli mobil içerik sunan mağazalar özellikle oyun ve uygulama konusunda fazlasıyla ilgi topluyor. Daha çok mobilleşen dünyada, taşınabilir içeriğe olan ilginin artması, kullanıcıların daha fazla kişiselleştirilebilir cihazlar tercih etmesine yol açtı. Bunun sonucunda da üçüncü şahıs yazılımlar konusunda güçlü olan platformlar ilgiyi toplamayı fazlasıyla başardı.

{pagebreak::Apple App Store I}

App Store I

Mobil uygulama marketlerinin öncüsü sayılabilecek App Store, başarısıyla yepyeni bir alanın da oluşmasını sağladı. Bir mobil cihaz için yaratılabilecek en başarılı içerik platformu olarak nitelendirilebilecek App Store, ücretli ve ücretsiz 70.000’in üzerinde oyun ve uygulamaya da ev sahipliği yapıyor. 2008’in temmuz ayından beri yayında bulunan yazılım mağazası Apple için de ciddi bir gelir kaynağı olmuş durumda.


Açılışının üzerinden bir yıldan biraz daha fazla bir zaman geçmiş olmasına ve Apple’ın katı kurallarına karşın gördüğü ilgiyi ve 2.5 milyar dolarlık yıllık gelirini Steve Jobs’un bile önceden tahmin edebildiğini sanmıyoruz.

App Store açılışından bu yana geçen kısa zaman diliminde 1.5 milyarın üzerindeki uygulama indirme rakamıyla, gerçekten geçilmesi oldukça zor bir işe de imza atmış durumda. Ayrıca bu süre zarfında 2.5 milyar dolarlık gelirle, Apple’ın en önemli gelir kalemi konumunun da sahibi. 77 ülkede kullanımda olan App Store, 100 binin üzerindeki kayıtlı geliştiricisi sayesinde her geçen gün büyümeye de devam ediyor.

{pagebreak::App Store II}

App Store II

Apple’ın sanal mağazası, hem barındırdığı çoklu ortam içerikleri hem de uygulamalarıyla oldukça zengin bir görüntüye sahip. Ancak ülkemizde sadece AppStore kısmının aktif olması nedeniyle bir adım geri kalsa da oldukça fazla ilgi görüyor.

AppStore, içersindeki birçok içerik ücretli olsa da ücretsiz olarak sunulan oldukça başarılı oyun ve uygulamalar da mevcut. Market içersinde oyun ve uygulamalar ayrı ayrı sınıflandırılmıyor ancak kategorilerin altında yer alan oyun bölümü, diğer uygulamalardan ayrımı sağlamaya yetiyor.

Oyun bölümü haricinde birçok farklı kategori altında sunulan faydalı ve eğlenceli yazılımlar mevcut. Eğlence, araçlar, sosyal ağlar, müzik kategorileri ise en çok ziyaret edilen ve en sevilenlerinden. Kategorilerin dışında yer alan en yeni ve en popüler uygulamalar hiçbir kısıt ve ayrım gözetmeksizin, yıldızlı beğeni seviyesiyle sunuluyor. Bunun yanı sıra en çok indirilen 25 ücretli ve ücretsiz uygulamayı ayrı ayrı görüntüleyebiliyorsunuz.

{pagebreak::App Store III}

AppStore III

AppStore üzerinden uygulama indirmek için “Apple ID” ye sahip olmanız gerekiyor. Bunu bir çeşit Apple kullanıcı kimliği olarak da ifade etmek mümkün. Her ne kadar bu kimliğe sahip olmak için kırılmamış bir iPhone sahibi olmak gerektiği söyleniyor olsa da bu konuda biraz esneklik payı olduğunu da belirtelim. Zira iTunes üzerinden herhangi bir uygulama satın almak istediğinizde karşınıza gelen yeni hesap oluşturma seçeneğinde, her mail adresine birer “Apple ID” almak mümkün.


Yeni hesap oluşturma esnasında kredi kartı bilgilerini girmeniz zorunlu tutuluyor. Eğer bir ödeme bilgisi girmek istemiyorsanız ve sadece ücretsiz uygulamaları indirecekseniz Apple destek sayfasının buradaki (İngilizce) yazısını inceleyebilirsiniz.

AppStore üzerinden indireceğiniz ücretli oyun ve uygulamaların bedelleri kredi kartınızdan tahsil ediliyor. Bunun yanı sıra şebeke tabanlı internet üzerinden AppStore bağlantısı sağlıyorsanız, indireceğiniz uygulamanın boyutu oranında veri transferi yapacağınızdan, bu oranda bir ücreti de operatörünüze ödemeniz gerektiğini hatırlatalım.

Hem maddi hem de saygınlık anlamında Apple’a büyük kazanç sağlayan AppStore için uygulama mağazalarının duayeni yakıştırmasını yapsak, sanırız buna kimsenin bir itirazı olmayacaktır.

{pagebreak::Nokia Ovi Store I}

Nokia Ovi Store I

Üçüncü şahıs uygulamalar yönünden en köklü ve en güçlü mobil işletim sistemlerinden biri hiç şüphe yok ki Symbian. Bu güçlü platformun arkasındaki en önemli destekçisi ve mobil cihaz üreticisi olan Nokia’nın, buradan aldığı güçle bir uygulama mağazası açmaması büyük bir kayıp olurdu.

Web tabanlı servislerini Ovi çatısı altında birleştiren Nokia, hem Symbian’lı akıllı telefonlarına hem de Java destekli mobil cihazlarına yönelik açtığı içerik mağazasının adını da Ovi Store olarak belirledi. 2009 yazıyla hayatımıza giren Ovi Store, son kullanıcının hizmetine sunulduğu ilk günden itibaren son derece zengin ve kaliteli içerik çizgisini yükseltmeye devam ediyor.


Konum tabanlı bir arayüzü bulunan Ovi Store, bölgeye yönelik de uygulama sunmaktan geri durmuyor. Özellikle mobil cihazlara yüklenen Ovi Store yazılımı GPS destekli cihazlarda coğrafi koordinatlara göre içerik önerilerinde bulunabiliyor.

Nokia işi en başından beri sıkı tutarak büyük yazılım firmalarıyla yaptığı özel anlaşmalar ile yazılım şirketlerinin hem Symbian hem de Java tabanlı uygulamalar geliştirmelerini ve bu içerikleri ilk olarak Ovi Store üzerinden pazarlamalarını sağlayarak ilgiyi bir parça daha arttırmayı başardı.

{pagebreak::Nokia Ovi Store II}

Nokia Ovi Store II

80’den fazla Nokia modeliyle uyumlu içerik barındıran Ovi Store, 17 binin üzerinde oyun ve uygulamanın yanı sıra çeşitli kategorilerde oldukça zengin ses ve video içeriğine de sahip.

Ovi Store tezgâhındaki ürünleri incelemek ve mobil cihazınıza indirmek için spesifik istemciler mevcut olsa da hiçbir ekstra araca ihtiyacınız olmadan sayfayı görüntüleyebiliyorsunuz. Beğendiğiniz bir uygulama olduğu takdirde yine bilgisayardan ya da mobil cihazdan Ovi hesabınız ile giriş yapabilir veya içeriğe ait adresin kısa mesaj ile telefonunuza gönderilmesini sağlayabilirsiniz.


Her ne kadar Ovi Store Nokia’lara özel bir mağaza olarak görünse de OS9 çekirdeğini kullanan birçok akıllı telefonda da sunulan içerikler kullanılabiliyor.

Ovi Store uygulama anlamında oldukça güçlü olsa da iş eğlenceye ve oyunlara gelince bir adım geri kaldığını görüyoruz. Bir süre önce güçlü oyun geliştiricileriyle anlaşmalar yapan Nokia, ilerleyen günlerde bunun meyvesini Ovi Store’daki oyun bölümüne olan yoğun rağbet ile toplayabilir. Bunun yanı ücretli ve ücretsiz çoklu ortam içerikleri sunan Nokia, bu yönüyle de oldukça güçlü bir konuma sahip. Ayrıca yeni başlatılan ve şu anda ücretsiz olarak sunulan Fransızca ders içerikleri görülmeye değer.

{pagebreak::Nokia Ovi Store III}

Nokia Ovi Store III

Ağırlıklı olarak Symbian OS9 çekirdeğine yönelik içeriğe sahip olan Ovi Store, son dönemde özellikle dokunmatik ekranlı Symbian’lara yönelik uygulamalar ve widgetlar fazlasıyla öne çıkıyor. Nokia’nın yeni amiral gemisi N97 adına ciddi manada geniş bir içeriğe sahip olan Ovi dükkânı, içeriğinin neredeyse tamamına yakınını ya ücretsiz olarak sunuyor ya da sembolik ücretler karşılığında indirmeye izin veriyor


Her ne kadar Ovi Store şu an için çok geniş bir içeriğe sahip olmasa da Ovi çatısı altında düşünülünce rakipsiz bir mobil dünya haline geldiği açıkça görülüyor.

Ovi Store’un bir başka avantajıysa Ovi servisleriyle bütünleşik olarak sunulması. Bu sayede tek bir Ovi hesabıyla hem uygulama ve multimedya içeriklerini indirebileceğiniz bir ortama kavuşuyorsunuz hem de yedekleme yapabileceğiniz, dosyalarınızı saklayabileceğiniz komple bir mobil dünyanın bir parçası haline geliyorsunuz.

{pagebreak::Android Market I}

Android Market I

Google’ın Linux tabanlı mobil işletim sistemi Android, az zamanda büyük atılımlar yaparak şaşırtıcı bir hayran kitlesine ulaşmayı başardı. Bunun sebebinin bilgisayar dünyasının iki sevilen isminin (Linux ve Google) bir araya gelmesinden kaynaklandığını düşünmek pek de yadırganacak bir durum değil.

Google, Android ile birlikte verdiği sözlerden biri olan Market fikrini çok kısa bir süre içersinde hayata geçirmekten geri durmadı. İlk etapta sadece 50 içerikle hizmete geçen Android Market, sadece ücretsiz uygulamalara olanak tanıyordu. Global bir uygulama mağazası olma yolunda ilerleyen Android Market şu anda ücretli uygulamalara da ev sahipliği yapıyor.

Geliştiricilerinin neredeyse tamamının gönüllü Penguen sevgililerinden oluştuğu Android Market, bunun bir getirisi olarak çoğunlukla ücretsiz ve faydalı uygulamalardan oluşuyor. Şu ana kadar kullanıcılarla buluşan tüm Android tabanlı cihazların son derece güçlü sistem kaynaklarına ve fonksiyonel özelliklere sahip olması, özellikle geliştiricilerin elini fazlasıyla güçlendiren önemli bir koz. Bu sayede geliştirilen uygulamalar görsel çekicilik ile fonksiyonelliği bir arada sunabiliyor.

{pagebreak::Android Market II}

Android Market II

Sadece uygulama ve oyunlardan oluşan Android Market, içeriği ücretli ve ücretsiz olarak kategorilendirmenin yanı sıra sosyal ağlar, çoklu ortam, seyahat gibi alt başlıklarda da sınıflandırıyor.


Google’ın da gücünü ardına alan Android Market ilerleyen günlerde daha güçlü bir konuma sahip olacağından emin bir şekilde yoluna devam ediyor.

Şu an itibariyle 1300 oyun ve uygulamaya sahip olan mağaza, fonksiyonel ve son derece kolay arama özelliği sayesinde özellik odaklı içerik arayabilmenize olanak tanıyor. Widgetlar ile de zenginleştirilen yazılım mağazası, kendine has başarılı istemcisinin yanı sıra, tüm web tarayıcılarda oldukça başarılı çalışan arayüzüyle bir adım öne çıkmayı başarıyor.

{pagebreak::Windows Mobile Marketplace I}

Windows Mobile Marketplace I

Pazaryeri akımını takip eden güçlü mobil oyunculardan Microsoft, Windows Marketplace ile bu dünyaya ilk adımı atmak üzere. Henüz kullanımda olmayan Windows Marketplace, şu anda sadece geliştiricilere açık olarak uygulama kabulü yapıyor.

Buna karşın gerek Microsoft cephesinden yapılan açıklamalardan gerekse sızdırılan bilgilerden elde edilen sonuçlara göre Windows Mobile’ın yeni dükkanı hakkında oldukça detaylı bilgi bulunuyor.

Daha önce burada açıkladığımız Windows Mobile 6.5’in resmi çıkış tarihi Marketplace adına da büyük önem arz ediyor. Zira Microsoft yaptığı açıklamalarda uygulama mağazasının ilk etapta Windows Mobile 6.5 destekli içeriğe sahip olacağını açıkladı. Buradan yola çıkarak 2009 sonbaharı olarak açıklanan Marketplace açılış tarihinin Ekim aylarını bulacağını tahmin etmek pek de güç değil.

{pagebreak::Windows Mobile Marketplace II}

Windows Mobile Marketplace II

Windows Live ID kullanarak giriş yapılabilecek mağaza ücretli ve ücretsiz uygulamalara sahip olacak. İlk etapta 600 adet Windows Mobile 6.5 uyumlu uygulama ve oyun ile açılacak olan Marketplace, özellikle EA ile imzalanan ortaklık anlaşması ile en yeni mobil oyunları barındıracak.


Microsoft, Marketplace ile alışılmışın dışında farklı pazarlama stratejilerini de kullanacak. Özellikle açıklanan 24 saatliğine uygulama deneme fikri son derece cazip görünüyor.

Bir mobil istemciye sahip olmayacağı ilan edilen Windows Mobile mağazası, kullanıcı dostu ve son derece hafif bir arayüze sahip olacak. Cihaza ve ülkeye göre içeriklerin filtrelenebileceği, arama fonksiyonu ile ihtiyacınız olabilecek uygulamaları bulmanın son derece kolay olacağı açıklanan Marketplace, ödemeleri doğrudan kredi kartı üzerinden yahut anlaşmalı operatörler üzerinden önceden belirlenen kriterler doğrultusunda gerçekleştirecek.

Servisin güvenlik hususunda ne kadar başarılı olduğunu görmek ve WinMo 6.5 uyumlu uygulamaları denemek için biraz daha beklememiz gerekiyor.

{pagebreak::Blackberry App World}

BlackBerry App World

Blackberry kullanıcılarının meraklı bekleyişleri App World ile nisan ayında son buldu. Kısıtlı olarak kullanıma sunulsa da Blackberry’nin prestijli yapısından kesinlikle taviz vermeyen uygulama mağazası, 250 uygulama ile merhaba diyerek emsallerine kıyasla bir adım geri kalmıştı.

Kısa sürede 1500 uygulama seviyesini yakalayan App World, ücretli ve ücretsiz yazılımlara ev sahipliği yapıyor. En düşük uygulama bedelinin 2.99$ olarak belirlendiği dükkânda en yüksek bedelli yazılım 999.99$ değere sahip olabiliyor.

 

RIM, geliştiricileri de diğer uygulama marketlerine nazaran daha fazla önemsiyor olacak ki kendi payını daha az tutmuş. Buna göre satılan her ücretli uygulama için elde edilen kazancın %80’i geliştiricilere aktarılırken %20’si RIM’e kalıyor.

Akıllı telefon pazarının devlerinden biri olan RIM, oyunlar konusunda da oldukça esnek kurallara sahip. 200’den fazla farklı Blackberry OS tabanlı oyunun indirilebildiği serviste de oyunlar en çok indirilenler listesinin genellikle tepesini oluşturuyor. Bu sayede yalnızca iş telefonu olarak görülmekten bir adım sıyrılan Blackberry, AppWorld ile kısıtlı uygulama imkânına karşın oldukça iyi bir gelir grafiği yakalamış gibi görünüyor.

{pagebreak::Samsung Store}

Samsung Store

Apple’ın başarısından etkilenen bir başka dev mobil üreticisi de Samsung. Neredeyse tüm mobil işletim sistemlerini kullanan mobil cihazlara sahip olan Samsung, bu gücünü uygulama mağazasında da kullanarak hem satışlarını arttırmayı hedefliyor hem de bu pastadan payını olabildiğince büyük kapmaya çalışıyor.

Microsoft ve Nokia gibi işini sıkı tutmayı tercih eden Samsung, özellikle Symbian ve Windows Mobile tabanlı mobil cihazlarına yönelik uygulama ve oyun pazarlama çabasında. Bu bağlamda Electronic Arts Copcom, Gameloft gibi önemli oyun geliştiricileriyle anlaşan Samsung tezgâhını ilk günden itibaren güçlü ve canlı tutmak istiyor.

14 Eylül itibariyle dükkânı açacak olan Samsung’un mobil cihazlar dünyasında olduğu gibi, uygulama mağazası rekabetinde de yeni bir soluk olacağı kesin görünüyor.

{pagebreak::Dikkat Çeken Ayrıntılar}

Dikkat Çeken Ayrıntılar

Her uygulama mağazası neredeyse aynı niteliklere sahip olsa da gerek marka profilinden kaynaklanan gerekse farklılık yaratan küçük detaylarıyla dikkat çekiyor.

App Store bu alanın duayeni sıfatını fazlasıyla hak etmesinin yanı sıra, kapsamlı uygulama ve oyun içeriği ile rakiplerine ciddi fark atmış durumda. Ovi Store da Apple’ın ardından oldukça güçlü bir konuma sahip. Ancak onu ayrı kılan video ve ses içeriğinin yanında, çoğunlukla ücretsiz uygulama ve oyunlara sahip olması.

Android Market kısıtlı içeriğine karşın fonksiyonel uygulamaların çoğunlukla ücretsiz olması sayesinde kullanıcılarını memnun ediyor. RIM, App World ile Blackberry için güzel bir kaynak oluşturmuş görünse de oldukça yüksek fiyatlardan pazarlanan uygulamalar, herkes adına ilgi çekici olamaybilir. Windows Marketplace ve Samsung Store henüz dükkanı açmayan iki rakip olsa da bu alana güzel bir hareketlilik getirecekleri ortada.

:: Mobil uygulama mağazalarında sizin için en önemli kriter nedir?

 

Tarihin 10 Kötü Klavyesi

Geçmişten günümüze milyonlarca klavye kullanıcılara hizmet etti. Bunların bazılarının tasarımları hatalıydı bazılarında ise yazı yazmak bir işkenceydi. Klavyelerin iyiliğini belirlemek için dört ana etkene bakılır. Bunlar his, yerleşim, özellikler ve klavye hakkındaki kullanıcı yorumları. Aşağıdaki ürünler tarihin 10 kötü klavyesi olarak gösteriliyor. Bu ürünlerin hepsi 1970’ler ve 1980’lerde üretilmiş. Bu klavyelerin hepsi kötü üne sahip olsa da gelecekte üretilecek klavyeler için iyi bir örnek oldular. Şimdi onuncu sıradan başlıyoruz.

{pagebreak::Commodore 64}

10- Commodore 64 (1982)

Commodore 64 milyonlarca insanın genç hafızalarında büyük bir adım olarak kaldı. Fakat ürünün klavye dizaynı daha önceki Commodore’un VIC-20 ürünü ile aynıydı ve oldukça acemiydi. Klavye üzerine kısa bir bakış onun üç ana hatasını hemen ortaya çıkarıyor. Klavye gözle görülür biçimde karmaşıktı ve her bir tuş üzerinde birçok sembol bulunuyordu. İkinci olarak anti ergonomik bir yapıya sahipti ve 2 inç yüksekliğiyle daktilocuların bileklerini oldukça zorlamasına sebep olurdu. Ve klavyedeki yerleşimin kötü olmasından dolayı nümerik bölüme fakir bir yer ayrılmıştı.

Örneğin, Home/Clear tuşları direk olarak Delete (Backspace) tuşunun sonunda yer alırdı. Bunun sonucunda kullanıcılar kazara ona dokunduklarında ekranın en üst köşesine yedekleme imleci gözüküyordu. Ek olarak, kötü yerleşimin üzerine tuz biber eken bazı tuşların standart olmaması. Bunlar Run/Stop ve Restore tuşları. Neyse ki, C64 sahiplerinin çoğu ürünü oyun oynamak için aldı ve joystick kullandı.

{pagebreak::Timex Sinclair 2068}
9- Timex Sinclair 2068 (1983)

Bilgisayar sektöründe Sinclair ZX Spectrum oldukça rağbet gördü. Timex‘in yıkımı ise Timex Sinclair 2068 olarak bilinen dejenere versiyonu ile oldu. Ürünün en büyük dezavantajı ise zalim klavyesiydi. 2068’in klavyesinde yazı yazmak antrenmansız olarak imkansız gibi gözüküyordu. Bazı tuşlar altı farklı özelliği kontrol ediyordu. Ayrıca Backspace tuşu klavye üzerinde yer almıyordu. Bu hata ilk çıkan bazı bilgisayarlarda da mevcut. Şimdi düşünüyoruz da bu ürünün klavyesini dizayn eden kişiler kullanıcının asla hata yapmayacağını mı farz etti?


{pagebreak::Commodore PET 2001}

8- Commodore PET 2001-32-N (1978)

Commodore PET (model 2001-32-N) Commodore’un ilk PET klavyesi üzerine geliştirildi. Fakat Commodore yerleşimdeki birkaç berbat hatasını devam ettirdi. Birincisi, dizayn hala eskisinin aynı ve Run/Stop tuşları hala Return tuşunun solunda yer alıyordu. Diğeri, çok popüler Backspace eksikliğiydi. Backspace tuşunu kullanmak için manevra yapmanız gerekiyordu. Bunu Shift’e basılı tutarak ve aynı anda nümerik pedin üzerindeki sol/sağ ok tuşuna basarak gerçekleştiriyordunuz.


{pagebreak::Texas InstrumentsTexas Instruments}

 7- Texas Instruments TI-99/4 (1979)

TI-99/4’ün 1979’da ortaya çıkışı ile entegre edilmiş öncü birim TI’da ortaya çıtı. Ürün 1150 dolardan Pazar sunuldu. Paket içersinde özel monitör ve birde hesap makinesi (lChiclet) bulunuyordu. Ürünün klavyesi küçük harfli yazımları desteklemiyordu. Bu sınır yüzünden Shift tuşu özellik düzenleyici olarak sunuluyordu. Ürünün tipik özelliği plastik yapısıydı. Bu anahtar kombinasyonunun en sinir bozucu tarafı Shift-Q sizi programdan çıkarabilir yada bilgisayarı resetleyebilirdi. Kullanıcıları düş kırıklığının çoğu tuşların yerleşimiydi. Öyle ki bir sayfa yazı için 1 gününüzü harcayabilirdiniz. 99/4’ün yerleşiminde Enter tuşu Shift tuşunun sağında yer alıyordu. Birde klavye spacebar yerine space tuşuna sahipti.


{pagebreak::Tandy TRS-80}

6- Tandy TRS-80 Micro Color Computer MC-10 (1983)

Tandy , Spartan Timex Sinclair 1000‘in başarısının kıskançlığı ile MC-10’u 1983’de piyasaya sürdü. Ürün minimal olarak dizayn edildi. Kalvye tuşlarının boyutları oldukça ufaktı ve hemen hemen her tuşun dört farlı özelliği bulunuyordu. MC-10’nun acı çektiren üç ana dizayn hatası bulunuyordu. Break tuşu Backspace tuşunun olması gerektiği yerdeydi. Backspace tuşu yoktu ve sol Shift tuşu var olması gereken yerde yoktu. Control tuşu onun yerini almıştı. Ama en azından bu kez kullanıcılar spacebara sahipti.


{pagebreak::Atari 400}

5- Atari 400 (1979)

Atari’nin ilk düşük teknolojili kişisel bilgisayarı 8 KB belleğe sahipti ve düzlüğü ile alay konusu olan bir klavyesi vardı. Ama ürünün sağlamlığı kullanıcıların dikkatini çekti ve 1980’lerin başlarında popüler oldu. Gerçek olan ise bir parça membran olan bu klavyenin üretim oldukça ucuzdu. Atari 400′ün tuşları tam olarak düz bir erit üzerinde uzanıyordu. Daktilo etkisinden mahrum klavyeye kullanıcılar düzgün olarak bassa da psikolojik olarak bunu söyleyemeyebiliyorlardı. Atari bunu telafi etmek için kullanıcı herhangi bir tuşa bastığında dahili bir hoparlörle “click” sesi veriyordu. Atari 400 klavyesinin üzerindeki Break tuşu (en az ihtiyaç duyulan tuşlardan biri) tehlikeli olarak sık kullanılan Backspace tuşunun sağına yerleştirilmişti.


{pagebreak:: Timex Sinclair 1000}

4- Timex Sinclair 1000 (1982)

Timex Sinclair 1000 Amerika’da ilk kişisel bilgisayarın temelini sarsarak perakende fiyatı 1000 doların altında piyasaya sürüldü. Siyah-beyaz ekran, ses yok, 2KB bellek ve ince bir klavyeye sahip bilgisayarın klavye tasarımı sıkışık ve oldukça düzdü. Klavyenin küçücük boyutu için Sinclair çoklu bir atama planlayarak her bir tuş için anahtar sözcük verdi. Kullanıcının sadece bir tuşa basması yeterliydi. (örneğin “PRINT” için “P”) Yalnızca bir mazosişt Timex Sinclair 1000 üzerinde çalışırken kelime girişimde eğlenebilirdi.


{pagebreak::Mattel Aquarius}

3- Mattel Aquarius (1983)

Şaka. Bu kelime Aquarius bilgisayar deneyimini tam anlamıyla tanımlanıyor. Ürünün klavyesi tam bir facia. Klavyenin içeriğinde tam boyut spacebar yerine zayıf bir space tuşu bulunuyor. Ve tuş öyle bir yerde ki Shift tuşuna gidebilir. Sanırız ürünün tasarımcıları bu tuşa geldiklerinde uyuya kaldı. Aynı zamanda klavyenin içersine akıllıca yerleştirilmiş Reset tuşu ile kullanıcı kaza ile programlamayı darbeliye bilir. Ek olarak Return tuşunun güvenilmez pozisyonu ve sizin sahip olduğunuz en kötü klavyelerden biri bu ürünü en kötü bilgisayarlardan biri yapıyor.


{pagebreak:: Commodore PET 2001}

2- Commodore PET 2001 (1977)

Bilgisayarın öncülerinden Commodore rezil klavyeyi icat etti. Her şey PET 2001 ile 1977’de başladı. Bu ürün ilk kişisel bilgisayar girişimlerinden biri. Tarih kaybı Commodore ürkütücü berbat klavye ile orijinal PET ile inşa edildi. Şimdi baktığımızda ürünün klavyesini bir oyuncak klavye olarak görebiliyoruz. Klavye sıkışık, güvenilmez Chiclet-tipi tuşlar ile dokunma hissinden oldukça uzak. Mebran tuş takımı oldukça çabuk yıpranıyor. Bu yüzden tuşa bastığınızı söyleyemeyebilirsiniz. Klavyenin QWERTY yerleşimi oldukça başarılı. Klavye üzerinde spacebar yerine zayıf bir space tuşu kullanılmış. Commodore hatalarını çabuk öğrendi ve firma ilerleyen günlerde tam donanımlı klavye PET’e geçti.


{pagebreak:: IBM PCjr}


1- IBM PCjr (1984)

IBM’in klavyesi piyasada PC’nin beceriksizliği olarak bağışlandı. Piyasada ki ilk kablosuz modellerden biri olan bu klavye düzenli bir batarya desteğine ihtiyaç duyuyordu. IBM’in klavyesi oldukça sert plastik tuşlara sahipti ve üzerinde yazı yazmak oldukça zordu. Basın ürünün üzerine oldukça fazla gitti ve PCjr bir yılda durduruldu.

:: Klavye alırken nelere dikkat edersiniz?

Wii Sports Resort İnceleme

Satışa sunulduğunda Nintendo Wii ile beraber kutunun içeriğinden çıkan Wii Sports, golf, bovling, boks, tenis ve beyzbol oyunları ile kullanıcılara büyük eğlence yaşatmıştı. Zaten heraket algılayıcının büyüsüne kapılan insanlar, bir de bu cihazı kullanarak tenis oynama ya da bovlingde top yuvarlama gibi aktiviteleri başarıyla yerine getirince, Wii Sports çılgınlığı her yaştan kullanıcıyı kendine çekti.

Ancak aradan geçen 3 yıl zarfında, artık Wii Sports eski tadını vermemeye başladı. Hemen önlem alan Nintendo, daha geniş bir spor yelpazesine sahip olan Wii Sports Resort‘u geliştirmeye koyuldu ve geçtiğimiz Temmuz ayı sonunda, yapım raflarda yerini aldı. Yeni oyun, Wii’ye eklenen bir başka yenilik olan Wii Motion Plus eklentisiyle oynanıyor. Bu eklenti, Wii Remote kumandanızın hemen altındaki bölüme takılarak, kontrollerin daha hassas olmasını sağlıyor.

{pagebreak::2}

Bu eklentiyle beraber oyunu açınca, içeriğinde bulunan 12 uygulamadan (Orijinal isimleriyle: Swordplay, Wakebording, Frisbee, Archery, Basketball, Table Tennis, Golf, Bowling, Power Cruising, Canoeing, Cycling, Air Sports) kılıç oyununu seçerek, Wii Sports Resort’teki mesaime başladım. Eğer iki adet Wii Motion Plus‘ınız varsa, karşılıklı da oynayabildiğiniz yapımda, denizin üzerinde duran bir platformda, rakibinizi aşağıya düşürmeye çalışıyorsunuz. Tabii bunu kılıç ile yapıyorsunuz.

Wii Remote’u nereye çevirirseniz, ekranda da o yönde hareket ettiğini gördüğümüz yapımda, vuruş yönünüze ve şiddetinize göre, görüntüde de benzeri bir animasyon gözlemliyorsunuz. Ancak fazla hızlı hamleler yaparsanız, Wii Remote’un algılamakta zorlandığını belirtmem gerek. İlgi çekici olan bir diğer oyun da frizbi atma. Gerçek bir frizbi tutuyormuş gibi Wii Remote’u savurarak oynadığımız yapımda, isabetli atış yapmak bir hayli zor. Bu konuda Yavuz’u sıradışı yeteneğinden dolayı tebrik etmek gerek.

{pagebreak::3}

Hemen hemen her oyunda olduğu gibi Melih’in acemi şansıyla kısa sürede topladığı yüksek puanlar, okçulukta gözümüzü korkutmuş olsa da, kısa sürede ekibin geri kalanı da bu spora alıştı. Bu kez Nunchuk aparatını da kullandığımız yapımda, Remote ile yönü belirledikten sonra, diğer kumandanın tuşuna basılı tutarak hedefe yaklaşıyoruz. Bıraktığımızda da atışımızı yapmış oluyoruz. Zorluk seviylerine göre, mesafelerde artış ve rüzgar gibi engellerle karşılaşıyoruz.

Basketbol ise Wii Sports Resort’ta en sevdiğim uygulama oldu. Kumandayı bileğinizde sanki basketbol topu varmış gibi ileriye doğru sürerek atış yaptığımız oyunda, ister yapay zekayla, ister de arkadaşlarınız ile karşılıklı maç yapmanız da mümkün. Üçerlikten karşı karşıya geldiğimiz oyunda, ilerledikçe daha zorlu rakiplerle karşılıyorsunuz. Oynaması gayet kolay olan yapım, son derece keyifli. Pas vermek, atış yapmak, blok koymak, smaç yapmak gibi basketbol devinimlerini yapabiliyorsunuz. Tek problem, biraz yorucu olabilmesi.

{pagebreak::4}

Bovling, SDN ekibinin en çok karşı karşıya geldiği oyun oldu. Başarılı oldukça yeni modları açılan yapım Wii Sports’takiyle hemen hemen aynı (Golf de Wii Sports’takinden farksız). Bir başka ilgimizi çeken yapım da masa tenisiydi. Önceki oyunda bulunan tenisten hemen hemen farksız olan uygulamada, daha hızlı olmak gerekiyor. Zira mesafe kısa olduğundan, karşılık çabuk geliyor…

Kano, su kayağı, bisiklet ve jet ski oyunları, biraz yorucu olduğu için tarafımızca uzun müddet oynanmadı. Zira ya kumandalarla sürekli bir devinip yapıp hızlanmak gerekiyor ya da eller ilerideyken uzun süre sabit tutmak. Bu süreçler bir hayli yorucu olduğu için, muhtemelen bu oyunlar diğerlerinden daha az kullanılacaktır.

{pagebreak::5}

Genel olarak bakıldığında, Wii Sports Resort’un başında eğlenceli saatler geçireceğiniz muhtemel. Tam sıkıldım dediğinizde, ya yeni bir oyun seviyesi görüyorsunuz ya da başka bir uygulamaya geçip, sıradışı bir keyif alıyorsunuz. Her biri, kendi içerisinde farklı seviyeler barındıran 12 oyunuyla Wii Sports Resort, Wii kullanıcıları için en ideal seçim. Wii Motion Plus eklentisiyle beraber satılan yapımı, tüm Nintendo Wii sahiplerine öneririm.

Nintendo Tarafından Yayınlanan Wii Sports Resort Tanıtımı:

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/9168/t_wiisportsresort_escapetr.flv#

Puan: 10/8.5

:: Wii Sports Resort’daki en beğendiğiniz oyun hangisi?