Hayatımızı Değiştiren Elli Yıllık Teknolojiler

O dönemi bilen kişiler tarafından son yüzyılın en muhafazakar yılları olarak kabul edilen 1950′lerde teknoloji konusunda büyük atılımlar yaşanmıştı. İkinci Dünya Savaşının üzerinden daha on yıl bile geçmemişken, savaşın beraberinde getirdiği bilimsel çalışmalar, daha önceleri sadece talep edilebilen ya da kafada tasarlanabilen teknolojileri gerçeğe yaklaştırmaya başlamıştı.

Mikroçip, modem ve kişisel bilgisayarların ilk örnekleri bu dönemde görülmeye başlandı ve bu cihazların icadı dünyayı değiştirdi. O dönemde geliştirilen teknolojiler olmasaydı şimdi kullandığımız birçok cihaz sadece birer hayal olacaktı. 1950’li yıllarda icat edilen ve günümüz teknolojisinin temellerini atan şeyler nelerdi merak ediyor musunuz?

{pagebreak::Mikroçip, Tümleşik Devre}

Mikroçip / Tümleşik Devre

Üretilen ilk mikroçipin görünümünün günümüzdekilerden çok farklı olduğunu söylemek gerek. Texas Instruments’tan Jack Kilby ve Fairchild Semiconductor Corporation’dan Robert Noyce (Intel’in kurucularından) ilk tümleşik devrenin mucitleri olarak anılıyorlar. Ancak buradan bu iki kişinin beraber çalıştığı fikrine kapılmayın. İkisinin arasında altı aylık bir fark var.

Texas Instruments tarafından üretilen ilk mikroçiplerden biri

Jack Kilby, 1958 yılında ilk çalışan modeli geliştirmeyi başardığında, Robert Noyce’un modelinin henüz daha elden geçmesi gereken kısımları bulunuyordu. Örneğin, bileşenleri bağlamak için germanyum kullanan Noyce, daha sonra bunu silikonla değiştirmek zorunda kalmıştı. Kilby geliştirme konusunda daha hızlı davransa da ilk ticari model 1961 yılında Fairchild Semiconductor Corporation tarafından piyasaya çıkarılmıştı ve serçe parmağı boyutlarındaydı.

Günümüzde 100 milyon adet transistör barındıran yongalara karşın ilk mikroçipin üzerinde sadece tek bir transistör, üç adet resistör ve bir adet de kapasitör bulunuyordu.

{pagebreak::Bilgisayar}

Bilgisayar

1949 yılında yapıldığından dolayı dosya konumuzun sınırlarının dışında kalabilir belki ama ilk bilgisayarlardan olan EDSAC’dan bahsetmesek olmazdı. Sadece bir yıl için bilgisayarlardan bahsetmeseydik, günümüzün teknolojisinin temellerinden birini eksik anlatmış olurduk. EDSAC (Electronic Delay Storage Automatic Calculator) dünyadaki ilk bilgisayarlardan biriydi ve iş uygulamaları için geliştirilen ilk bilgisayar olan LEO1′in temelini oluşturuyordu.

EDSAC’ın bir odayı kaplayan boyutlarını günümüzdeki netbook’larla kıyaslayınca teknolojinin ne denli geliştiğini anlayabiliyoruz

EDSAC, bellek için civadan yapılmış hatlar, mantık devresi olarak da vakumlu tüpler kullanıyordu. Bu makineye veri girişi beş delikli kağıttan yapılırken, çıkış da tele yazıcılardan alınıyordu. Bilgisayar Mühendisliği alanında dünyadaki ilk doktora yapan kişi olan David Wheeler, EDSAC ile ilk altyordamı icat ederek, 1951 yılında yazılan ilk programlama kitabının yazarlarından biri olmuştu.

Bundan daha ilginci 1952 yılında EDSAC ile dünyanın ilk dijital görüntülü oyunun yapılmış olması. A.S. Douglas adlı araştırmacı OXO (üç tane O ya da üç tane X’i yan yana getirmeye çalıştığınız oyun) oyununu EDSAC ile katod ışın tüpleri kullanarak yapmayı başardı. Elbette günümüzün grafik canavarı oyunları ile kıyaslanmaz ama bu işin ilk nasıl başladığını görmek gerçekten çok ilginç.

{pagebreak::Modem}

Modem

İlk dijital modem, ABD’nin geliştirdiği hava savunma sistemi SAGE’in (Semi Automatic Ground Enviroment) artan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretilmişti.

Ticari amaçla üretilen ilk modem: AT&T Dataphone

Ülke çapındaki radarlar, hava üsleri ve kontrol merkezleri arasında iletişimi sağlamak amacıyla üretilen bu modemler, seri üretime geçen ve Bell 101 veri seti standardını kullanan ilk modemlerdi. Telefon hatlarını kullanan bu cihazlar verileri de telefon ağı sayesinde dağıtıyorlardı.

O günden bugüne modemlerin tasarımı öyle çok değişti ki şu anki genç neslin çocukları çevirmeli modemin ne olduğunu bile bilmeyecekler gibi gözüküyor.

{pagebreak::Fiber Optik Kablo}

Fiber-Optik Kablo

İngiltere’den Narinder Singh Kapany, Harold Hopkins ve Hollanda’dan Abraham van Heel adlı fizikçiler 1954 yılında ışık ekleme yöntemini keşfettiler. Bu ilk denemeler çok başarılı sonuçlar vermese de 1956 yılında Kapany ilk fiber optik kabloyu üretti. Daha sonra van Heel bu kabloyu oluşturan plastik, cam ya da tellerin etrafını saydam kaplamayla kapatmanın hatlarda oluşan karışma ve bozulmaları ortadan kaldıracağını keşfetti.

Günümüzde kullanılan TOSLINK fiber optik kablo

1950′lerin sonuna gelindiğinde Lawrance Curtis cam kaplama telleri geliştirdiğinde fiberoptik tasarımı bir adım ileriye gitti. 1960’lı yıllarda LASER’in icadıyla birlikte bu teknoloji, günümüzde kullanılan fiberoptik kabloların tasarımının yolunu tamamen açtı.

{pagebreak::Kredi Kartı}

Kredi Kartı

Bilgisayarımız var, dünyaya bağlanmamızı sağlayan modemi ve fiber optik kabloları da icat ettik, peki bunları nasıl satın alacağız? Tabi ki kredi kartıyla. ABD’deki restoran zinciri Diners Club’ın sunduğu kart türünün ilk örneği olsa da sadece yemek için kullanıldığı için resmi olarak dünyanın ilk kredi kartı 1958′de American Express’in çıkardığı kart olarak kabul ediliyor.

İşte cebimizde para olmasada harcama yapmamıza yol açan kartın ilk örneği

Görünüş ve sahip olduğu teknoloji açısından günümüzdekilere pek benzemese de ilk kredi kartı, bugünküler gibi tüketim çılgınlığımızı iyice kamçılayan, içimizdeki alışveriş canavarını ortaya çıkaran özelliklere sahipti.

:: 2000’li yıllarda yapılan hangi icat 50 yıl sonrasının dünyasını değiştirebilir?

iPhone’lar Yuvasına Dönüyor

En sonunda Çinliler uzun süredir ürettikleri iPhone’a yasal olarak sahip olabilecekler. Çin’in en büyük ikinci iletişim şirketi China Unicom, Apple’dan 1,46 milyar $ karşılığında 5 milyon adet iPhone satın aldı. İlk parti satışın önümüzdeki ay içinde başlayacağı belirtiliyor.

Tüm iPhone’lar Çin’de üretilmesine rağmen, telefonun ülkede yasal olarak satışına bugüne kadar izin verilmemişti. Ülkede hiç iPhone sahibi olmadığını söylemek tabi ki hayalcilik olur. Bugüne kadar yasal olmayan yollarla iPhone’a sahip olan Çinliler artık bundan sonra resmi olarak, kendi ürettikleri bu cihaza sahip olabilecekler.

:: Kendi ürettiğiniz bir şeye sahip olmanızın yasak olması sizce nasıl bir duygu olabilir?

Leopar Erken mi Geliyor?

Dünyanın (bilhassa Apple fanatiklerinin) gözü, Apple’ın son çıkaracağı işletim sistemi Mac OS X Snow Leopard 10A432‘de. Önceden açıklanan tarihlere göre yeni Leopar, 22 Ekim‘de raflardaki yerini alacak. Son sürümü üzerindeki çalışmalarda sona geldiğini açıklayan Apple ise, meraklı bekleyenlerine bir sürpriz yapıp Leopar’ı 22 Ekim’den daha erken bir sürede piyasaya çıkarmaya hazırlandığını belirtti.

 


Kar Leoparı tüm ihtişamıyla piyasaya çıkmayı bekliyor.

Yeni ön görülen tarihin ne olduğu konusunda kesin bir açıklama yok. Fakat Apple’ın içinden gelen dedikodulara göre bu tarih 28 Ağustos. Tarihi 2 ay kadar öne çekmelerinin sebebi, Leopar’ın ön görülemeyen bitiş tarihi mi yoksa önceden planlanmış bir sürpriz mi bilinmiyor. Bir kısım ise Apple’ın, Microsoft’un Windows 7 ile birlikte tüm ilgiyi kendisine çekmeyi başarması dolayısıyla, Leopar’ın çıkış tarihini daha erkene alarak bu ilgiyi Windows 7’den uzaklaştırmak istediğini söylüyor. 

Quakecon’da Şov Başladı!

id Software tarafından hazırlanan ve 1996’dan bu yana gerçekleştirilen Quakecon organizasyonu, bu yıl hızlı start aldı. Öyle ki, firmanın şu sıralar beklenen en önemli oyunlarından Wolfenstein ve Rage, etkinlikte sahne aldı! İki yapımın da birer tane videosun yayınlanan Quakecon 09, 13 – 16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.

Organizasyonda, 18 Ağustos’ta satışa sunulacak olan Wolfenstein’ın açılış trailer’ı yayınlandı. İşte yeni Wolfenstein oyununun açılış videosu:

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/9183/t_wolfenstein_launch.flv#

{pagebreak::Rage}

Yayınlanan görselleri ile büyük beğeni toplayan Rage de Quakecon’un ilk gününde unutulmadı. Yaklaşık bir yıl aradan sonra yeni trailer’ı yayınlanan oyunun görüntüleri, son derece başarılı gözüküyor. Yüksek grafik kalitesine sahip oyunlarıyla tanınan id Software’in yeni fenomeni, bir hayli iddialı geliyor.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/5315/t_rage_quakecon_80ac8088_hd.flv#

:: id Software imzalı oyunları beğeniyor musunuz?

Laptop Şarjı Çabuk Bitenlere Özel

Dizüstü bilgisayara sahip kullanıcıların yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri, bilgisayarın şarj kablosu  takılı değilken şarjlarının çok çabuk tükenmesidir. Öyle bir an gelir ki dizüstü bilgisayarı şarja takmadan kullanmanız gerekir ve dolayısıyla bir batarya problemi ortaya çıkar. BatteryCare adlı bir yazılım bu duruma büyük ölçüde son vermeyi planlıyor.

 

 

BatteryCare, bir yazılım olmasına rağmen şarj sıkıntısına nasıl son verebilir? Tabii ki yedek bir bataryanın size kazandırdığı ek süre kadar bir süre kazandıramaz belki ama, mevcut bataryanızı tam kapasiteyle kullanmanızı sağlayabilir. Bu da, size tahmin edemeyeceğiniz kadar bir süre kazandırabilir. BatteryCare, ücretsiz olmasından dolayı kullanıcıların büyük beğenisini kazanacak gibi gözüküyor.

Yazılımı indirmek için tıklayın.

:: Siz de çabuk biten şarjdan dolayı şikayetçi misiniz?

İlk Hangisi Çıkacak?

Kullanıcılar tarafından merakla beklenen sonraki nesil konsollardan hangisi önce çıkacak? Geçmişte Doom, Quake, Wolfenstein, şu anda ise Rage‘i geliştiren id Software‘ın kurucusu John Carmack, hangi yeni nesil konsolun daha önce satışa sunulacağı ile ilgili bazı açıklamalar yaptı. Microsoft, Nintendo ve Sony arasındaki rekabetin yeni perdesi nasıl olacak?


Fan’lar tarafından hazırlanan bir gamepad tasarımı

John Carmack’ın belirttiğine göre Sony PlayStation 4 ve Microsoft Xbox720, hızlı davranarak oyuncuların karşısına daha çabuk çıkmaya çalışacaklar. Ama PlayStation’ı bu yarışta daha favori olarak gören Carmack, Wii’nin devamının satışa sunulacağından bile şüpheli. Yani Nintendo bu yarışı pek önemsemiyor gibi.

:: Size göre ilk hangisi piyasada olacak?

Yazan: Emre İliksiz

Android’e Çok Noktalı Dokunma Desteği

Google destekli mobil işletim sistemi projesi Android, her ne kadar şu anda mobil dünyaya yön verebilecek kadar güçlü olmasa da geri kalmayarak rakiplerine gözdağı vermeye devam ediyor.

Android cephesinde şu günlerde artık iyiden iyiye konuşulmaya başlanan yenilikse çok noktalı dokunmatik ekran teknolojisi. Multitouch isimli bu teknoloji ile ekrana aynı anda çoklu dokunma komutları verilebiliyor. Apple’ın iPhone’da da kullandığı bu teknoloji çok daha etkin bir ekran klavyesi kullanımına da olanak tanıyor.


Kısa bir süre önce Luke Hutch isimli bir geliştirici tarafından yayınlanan uygulama çok ilgi görmüştü.

Kısa bir süre önce bir geliştirici tarafından bir uygulama olarak yayınlanan multitouch özelliğinin artık Android 2.0 ile işletim sistemi destekli bir yetenek olarak sunulması bekleniyor. Şu anda HTC’nin Hero modeli için geliştirdiği firmware sürümlerinde de bulunan bu özelliğin tüm patent hakkı Apple firmasına ait durumda. Bakalım bu durum yeni gelişmeleri nasıl etkileyecek.

:: Android geleceğin mobil işletim sistemi olur mu?

Türk Telekom Wirofon Kullanım Rehberi

Turk Telekom’un ev telefonlarını mobil hale getiren en yeni servisi Wirofon hakkında burada detaylı bilgi aktarmıştık.

Devrim niteliğindeki bu teknoloji hem mobil cihazlarınıza yepyeni bir yetenek kazandırıyor, hem de kullanım kolaylığı ile maliyet avantajını bir arada sunuyor.


Yeri gelmişken keyifli Wirofon reklamının da hakkını vermek gerek. Cem Yılmaz yine güzel bir iş çıkarmış.

Henüz faaliyete geçmesinin üzerinden çok kısa bir süre geçmesine karşın, oldukça ilgi gören Wirofon servisini test ettik ve çok başarılı olduğunu gördük. Şimdi dilerseniz Wirofon servisine ve servisin nasıl çalıştığına yakından bakalım.

{pagebreak::Kayıt Sayfası}

Kayıt Sayfası
Wirofon servisini kullanmak için yetkiniz dahilinde bir sabit telefonunuzun olması gerekiyor. Zira yaptığınız görüşmelerin ücretleri de bu faturaya yansıtılacak.

Kayıt yaptırmak istediğiniz telefon numarasının adınıza kayıtlı olması gerekmiyor. Ancak kayıt esnasında sizden, telefonun üstüne kayıtlı olduğu kişiye dair; tc kimlik numarası, doğum tarihi, anne kızlık soyadı gibi bilgiler isteniyor. Bu bilgileri verdiğiniz takdirde, tanımlama işlemi, vereceğiniz mail adresine yapılıyor, kullanıcı adı ve şifre bilgileri yine verdiğiniz bu mail adresine gönderiliyor.

http://www.wirofon.com adresine girerek “HEMEN BAŞVUR” seçeneğinden gerekli bilgileri doldurarak ön başvuruyu yapıyorsunuz.


Başvuru formunda dolduracağınız bilgiler büyük önem teşkil ediyor. Zira tanımlama bu bilgilere göre yapılacak ve vereceğiniz e-posta adresine kullanıcı adı ve şifreniz gönderilecek.

Web sayfasından başvuruyu yaptıktan sonra birkaç saat içersinde Turk Telekom Wirofon yetkilileri tarafından aranacaksınız ve bilgiler onaylandıktan sonra başvuru işleminiz tamamlanacak.

Biz ilk başvuruyu gece geç bir saatte yaptığımız için ertesi gün sabah hemen arandık.

{pagebreak::Telefon Ayarları}

Telefon Ayarları
Müşteri hizmetleri yetkilisiyle yapacağınız görüşmenin ardından, en geç iki iş günü içersinde kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin geleceği belirtiliyor. Bizim bu bilgilere ulaşmamızınsa sadece 30 dakika gibi bir zaman aldığını da söylemeden geçmeyelim.

Gelen şifre bilgileriyle, yine www.wirofon.com adresinden kurulum adımına tıklayarak, Wirofon servisini hangi cihazda kullanacaksanız buna göre ayarları alabileceğiniz bir sayfaya ulaşacaksınız.

Symbian’lı bir Nokia ile servisi kullanmak istediğimizde kullanıcı adı, şifre, telefon no (cep telefonu) ve telefon modeli bilgileri soruldu. Desteklenen Nokia modelleriyse şu şekilde; E60, E61i, E63, E65, E66, E70, E71, E75, E90, N79, N80, N81, N81 8GB, N82, N85, N95, N95 8GB.

Bu sayfanın ardından telefonunuza üç adet mesaj gelecek. Gelen ilk mesaj bilgilendirme mesajı olacağından çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Diğer iki mesaj ise Wirofon ayarlarını içeriğinde bulunduruyor. Bu ayarları şifre olarak 1234 girdikten sonra seçeneklerden kaydet diyerek Wirofon ayarlarını telefonunuza tanımlamış oluyorsunuz.

{pagebreak::Symbian’da Wirofon}

Symbian’da Wirofon
Symbian’da Wirofon servisini kullanmak oldukça kolay. Öncelikle servisi kullanmak için bulunduğunuz yerde kullanabileceğiniz bir Wi-Fi noktasının bulunması gerekiyor. Zira Wirofon şu anda sadece wireless ağları üzerinden görüşmelere olanak tanıyor.

Eğer tüm şartlar müsaitse Wirofon’u artık kullanmaya başlayabilirsiniz. Cihazınızın menüsüne girerek Araçlar >> Bağlantı >> Internet Telefonu adımlarını takip etmelisiniz.


Buraya girdiğinizde Wirofon servisinin tanımlanmış olduğunu göreceksiniz. Size kalan sadece kullanmak istediğiniz Wireless ağını seçerek, Wirofon bağlantısını başlatmak olacak.


Servise bağlandıktan sonra, hiçbir ekstra işlem yapmadan, telefonunuzun arama ekranından aramayı yapabilirsiniz.

Servisi kullandığımız süre içersinde halka açık hotspot noktalar dahil farklı internet hızlarında test ettik ve açıkça söylemek gerekirse Turk Telekom gerçekten çok iyi bir iş başarmış.

:: Siz de Wirofon tecrübelerinizi forumda paylaşın…

Müzik Dinlemenin En Kolay Yolu

Deneyimli bilgisayar kullanıcılarının vazgeçilmezi olan müzik oynatıcı Winamp‘tan artık siz de faydalanabilirsiniz. Son güncellemelerle Türkçe desteğine de kavuşan bu ücretsiz program, her türlü formattaki müzik dosyasını ve MP3’leri oynatmak konusunda rakip tanımıyor.

:: Winamp Kurulumu ve Kullanımı  animasyonunu izleyin.

Siz de sistem kaynaklarınızın Windows Media Player tarafından sömürülmesini istemiyorsanız, Winamp‘ın kurulumunu ve temel kullanım bilgilerini hazırladığımız animasyonda bulabilirsiniz:

:: Siz müzik dinlemek için hangi programı kullanıyorsunuz?

AMD’den Neo X2 Atağı

TDP değerleri yalnızca 18 watt olan bu işlemciler aslında ultra-ince dizüstü platformu Yukon’un yükseltilmiş versiyonu. Turion Neo X2 L625 ve Athlon Neo X2 L335 hemen hemen benzer özelliklere sahip. Fakat işlemcilerin uygulamaları farklı alanlarda.

Turion Neo X2 L625 1,6 GHz ve Athlon Neo X2 L325 1.5 GHz hıza sahip. Ön bellekleri 2 × 512 KB ve 2 × 256KB olarak gösteriliyor. Ürünler DDR2 667 ve 533 MHz bellek desteği sunuyor. Ürünlerin üzerinde EVP antivirüs, ECC hata kontrolü, Digital Medya Xpress teknolojisi kullanılmış.

Her ikisinde de 65nm mimariyle üretilen işlemciler 780E + SB710 veya 690E + SB600 gömülü yonga setleri ile birlikte çalışıyor. Her iki ürünün de askeri ve havacılık sistemleri, dijital işaretleme, endüstriyel kontrol alanlarında kullanılması düşünülüyor.

:: Ürünler hakkındaki yorumlarınızı buradan paylaşın.

Google Reader Yenileniyor

Google, kullanıcılarına RSS beslemelerini okuma imkanı sağladığı Reader hizmetini geliştirmeye devam ediyor. Kullanıcılar artık daha fazla ayarlarla oynama imkanına sahip olacak. Bu ayarlar, beslemeleri (feed) paylaşmak ile ilgili. En önemli ekleme ise Blogger, Twitter, Facebook, Myspace, Digg ve benzeri popüler sitelere hızlı yoldan besleme yapma imkanı tanıması olacak.

Popüler sitelerle ilgili olan entegrasyon aracılığıyla kendi popülerliğini arttırmayı hedefleyen Google Reader, daha çok kullanıcıya hizmet etmeyi amaçlıyor. Eğer siz de Google Reader hizmetinden yararlanmak istiyorsanız, resmi sitesini ziyaret ediniz.

:: Google Reader kullanıyor musunuz?

iPhone Ve Multimedya Uygulamaları!

iPhone sahipleri için multimedya özellikleriyle donatılmış 10 uygulamayı sizlerle paylaşıyoruz. Eğer bir iPhone sahibiyseniz ve gün içerisinde, toplu taşıma araçlarında, yolda, evde ya da işte canınız çok sıkılıyorsa bu uygulamaları edinerek, eğlenceli vakitler geçirebilirsiniz. bu uygulamalardan kimisi işinizi kolaylaştıran ve size son derece yardımcı oluyor, kimisi ise eğlenceyi en üst düzeyde yaşatıyor.

 

 

Bildiğiniz üzere iPhone’a, uyumlu olduğu sürece dilediğiniz uygulamayı kurabiliyorsunuz. Bu uygulamalara Apple Store üzerinden de ulaşabilirsiniz. Oyun uygulamalarının yanı sıra MP3, video, fotoğraf oynatıcı gibi multimedya özellikleri ağır basan uygulamalar da mevcut.

{pagebreak::Brushes}

Brushes

Sanatçı ruhunuzu ortaya çıkarmanın vakti geldi. İnsana nerede ilham geleceği belli olmuyor. Geldiği zaman da kaçırmamalısınız. Brushes adlı uygulama, gerçekçi fırça vuruşlarına sahip. Tüm renk paleti de elinizin altında. Ayrıca geri alma ve ileri alma fonksiyonları da mevcut.

 

 

Buradaki eserin Brushes ile çizildiğini belirtelim. Sanatçı Jorge Colombo, 1 Haziran 2009’da Times Meydanı‘ndaki Madame Tussaud’s Wax Müzesini Brushes uygulamasını kullanarak videodaki resmi çizdi.

Yayıncı: Steve Sprang

Fiyat: $4.99

{pagebreak::Shazam}

Shazam

Shazam, eşi benzeri olmayan bir iPhone uygulaması. Müzik parçalarını tanımlamak için iPhone’a daha iyisi zor gelir. Üstelik radyolarda ve diğer müzik kaynaklarında da çalışıyor. Uygulamanın amacı; duyduğunuz ama ne olduğunu bilmediğiniz şarkıların isimlerini ve söyleyenlerin kim olduğunu bulmak.

 

 

Tek yapmanız gereken uygulamayı yüklemek ve ne olduğunu öğrenmek istediğiniz şarkının yayınlandığı ses kaynağına yakın tutmak. Shazam size saniyeler içerisinde şarkı adı, sanatçı adı ve albümün adı ile gelecektir. Ödüllü bir uygulama olan Shazam ayrıca tanımladığı şarkıları dilerseniz iTunes Store’dan almanızı sağlıyor.

Yayıncı: Shazam Entertainment

Fiyat: Ücretsiz

{pagebreak::iPhlix}

iPhlix

DVD kiralayan kullanıcılara iPhlix, Netflix ile senkronize olarak kiralama işlemini eksiksiz bir şekilde halledebiliyor. Sadece film afişlerini değil, ayrıca DVD mi Blu-ray mi olarak satışa sunulduğunu da gösteriyor. Ayrıca bir iPhone uygulamasına göre iPhlix’in arabirimi de son derece şık ve işlevsel.

 

 

Telefonu ters çevirirseniz, uygulama otomatik olarak film listesinin en sonuna gidiyor. Detaylı görünüm moduyla birlikte film hakkındaki bilgilere de erişebiliyorsunuz.

Yayıncı: Brent Jensen

Fiyat: $2.99

{pagebreak::Movies}

Movies

Bulunduğunuz yere en yakın sinema salonu nerede? Seanslardan haberiniz var mı? Movies adlı uygulamayla birlikte tüm bu bilgilere erişebileceksiniz. Ayrıca filmlerin IMDB puanları ve eleştirmen yazıları da elinizin altında. Uygulama sayesinde bilmediğiniz sinema salonlarını da öğrenmek mümkün. Arıca hangi filme gideceğinize karar veremiyorsanız, Movies sizin için karar verebiliyor ve bilet ister misiniz diye soruyor.

 

 

Filmi izledikten sonra tekrar Movies’e girip siz de filmi oylayabilir ve yorumlayabilir, sonrasında bu yorumları Facebook üzerinden arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Yayıncı: Jeffrey Grossman

Fiyat: Ücretsiz

{pagebreak::Last fm}

Last.fm

Birçok insan Last.fm‘i internetten biliyordur. Gelmiş geçmiş en popüler internet radyolarının başında gelen Last.fm, popülaritesini cebe de sığdırmak istiyor. 5 milyonun üzerinde şarkı, Last.fm’den dinlenebilir durumda. Last.fm mobil uygulamasını iPhone’a yüklediğiniz anda bu şarkılara cebinizden erişebiliyorsunuz.

 

 

Ayrıca kendi oluşturduğunuz şarkı listelerini, radyo istasyonlarını dinleyebiliyor, seçtiğiniz şarkılara benzer şarkılardan bir liste oluşturabiliyorsunuz. Bunlarla kalmayıp, dinlediğiniz şarkının, grubun ya da şarkıcının biyografisine, albümlerine ve diğer birçok bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Last.fm’in iPhone uygulamasını kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Yayıncı: Last.fm

Fiyat: Ücretsiz

{pagebreak::Night Camera}

Night Camera

Kabul etmek gerekir ki iPhone’un entegre kamerası güzel sonuçlar vermeyebiliyor. Özellikle gece çekimlerinde ya da ışığın az olduğu yerlerde oluşan tanecikler çok can sıkıcı olabiliyor. Night Camera sayesinde gece çekimlerinde daha iyi sonuçlar alacaksınızdır.

 

 

Night Camera’daki bir diğer güzellik de tüm ekranın sizin deklanşör tuşunuz gibi davranması. Çekmek istediğiniz fotoğrafı ekranda stabil hale getirdiğiniz anda fotoğraf çekme tuşuna basmanıza gerek yok. Ekranın herhangi bir yerine basmanız yeterli. Night Camera, otomatik olarak fotoğrafı çekecektir.

Yayıncı: Sudobility

Fiyat: $0.99

{pagebreak::Simplify Music 2}

Simplify Music 2

Bu uygulama ile bilgisayarınız ve iPhone’unuz arasındaki senkronizasyonu iTunes’tan daha iyi bir şekilde yapabilirsiniz. iTunes, kimi müzik çılgınlarına kapasite sorunu yaşatabiliyor. bvermiş oluyorsunuz. Bilgisayar ile olan bağlantısını Wi-Fi, EDGE ya da 3G aracılığıyla yapabilirsiniz.

 

 

Bir kere senkronizasyonu başlattığınız andan itibaren, bilgisayarınızdaki müzik dosyalarını kablosuz veri aktarımı aracılığıyla iPhone’unuza yükleyebiliyorsunuz. Eğer DRM koruması olan dosyalarınız varsa (iTunes üzerinden satın aldığınız), bu dosyaları iTunes üzerinden senkronize etmek zorundasınız.

Yayıncı: Simplify Media

Fiyat: $5.99

{pagebreak::SlingPlayer Mobile}

SlingPlayer Mobile

iPhone’unuzla birlikte televizyon keyfi yaşamak istiyorsanız, fakat nasıl yapılabileceğini bilmiyorsanız artık öğreneceksiniz demektir. SlingPlayer Mobile ile birlikte iPhone üzerinden tv seyredebilir, kanallar arasında keyifli dakikalar geçirebilirsiniz. Üstelik, uygulamada Wi-Fi bağlantı noktası mevcut.

 

 

SlingPlayer Mobile ile birlikte sadece bunları yapmakla kalmaz, ayrıca evinizdeki kablolu ya da uydu bağlantılı televizyonunuza da bağlanabilirsiniz. Ayrıca uygulamanın resim kalitesi oldukça başarılı.

Yayıncı: Sling Media

Fiyat: $29.99

{pagebreak::Stanza}

Stanza

iPhone’un ekranı bir cep telefonuna göre büyük olabilir, fakat kitap ya da makale okumak için oldukça küçük sayılır. Buna rağmen Amazon’un Kindle ürününe benzer bir ürün almaktansa, elinizdeki iPhone’u aynı görev için kullanabilirsiniz. Tabii ki Stanza ile birlikte olmak koşuluyla.

 

 

Stanza, Gutenberg Projesi kapsamında 50.000 ücretsiz e-kitap indirmenizie olanak sağlıyor. Bu 50.000 kitap arasında beğenilenlere göre listelemek de mevcut. Ayrıca tanınan eserler de listeye dahil. Kindle’ın iPhone uygulaması hali hazırda varken niye Stanza’ya ihtiyaç duyulsun? Cevabı belli: Güzel arabirim ve okumayı kolaylaştıran kullanım.

Yayıncı: Lexcycle

Fiyat: Ücretsiz

{pagebreak::Cooliris}

Cooliris

Cooliris kullnarak haberleri takip etmek, iPhone üzerinden video izlemek veya fotoğraf aramak son derece keyifli bir hale geliyor. 3 boyutlu duvar arabirimiyle haberleri tablolar içinde şık bir şekilde önünüze sunuyor. Tek parmak hareketiyle tabloların yerlerini değiştirebiliyorsunuz. Tarayıcı olarak kullanmak ise ayrı bir keyif.

 

Haberleri tek düze bir şekilde okumak size göre değilse ücretsiz olan Cooliris uygulamasını edinmenizi tavsiye ediyoruz. Cooliris aracılığıyla “en iyiler” içeriğine ulaşarak, uygulamanın en keyifli içeriklerine erişebilme imkanına da sahipsiniz.

Yayıncı: Cooliris

Fiyat: Ücretsiz

:: iPhone’u uygulamalarından dolayı satın almayı düşünüyor musunuz?