Geleceğin Dizüstü Bilgisayarları Nasıl Olacak?

Dizüstü bilgisayarların ilk piyasaya çıktığı günden bugüne geçen yaklaşık 20 yıl boyunca bu cihazların tasarım ve donanım özellikleri büyük değişiklikler geçirdi. Ghz frekanslarındaki işlemcilerden, renkli ekranlara, boyutlarından, kablosuz bağlantı özelliklerine kadar birçok değişiklik yaşandı.

Ancak dizüstü bilgisayarların tasarımında ilk günden beridir değişmeyen bir özellik var ki o da hemen hemen hepsinin kapağını açtığınızda bir tarafında ekran, diğer tarafında da klavye bulunması. Bu tasarım şekline yurt dışında “Clamshell” yani deniz kabuğu adı veriliyor.

{pagebreak::Tabular yıkılıyor}

Tabular yıkılıyor

İşte uzun yıllardan beri süregelen bu temel tasarım artık yavaş yavaş değişmek üzere. Dizüstü bilgisayarda artık neredeyse bir tabu haline gelen kapaklı tasarım yakın bir gelecekte tamamen değişebilir.

Sektörün ileri gelenleri de eli kulağında olan bu değişikliğin farkında. Intel‘in mobil ürünler departmanından Mike Trainor “2015 yılına kadar dizüstü bilgisayar tanımı tamamen değişecek. Kullanıcılar bu cihazlarda yaşanacak büyük değişikliklere hazır olsunlar.” şeklinde konuşarak bizleri bu değişiklik konusunda uyarıyor.

{pagebreak::Geleceğin dizüstüleri}

Geleceğin dizüstüleri

2015‘e kadar daha önümüzde uzun bir zaman var ama şimdiden ortada birçok konsept tasarım var. Aynı otomobillerde rastladıklarımıza benzeyen bu tasarımlar gelecek 10 yıl içinde nasıl dizüstü bilgisayarlar kullanacağımız hakkında bir fikir oluşturmaları açısından oldukça faydalı.

Bu konsept tasarımlar ya bağımsız tasarımcılar tarafından ya da dizüstü bilgisayar üreticileri tarafından görevlendirilmiş tasarım firmaları tarafından yapılıyor. Aslen bu tasarımcılar geliştirdikleri konseptleri çok gizli tutup, hakkında detaylı bilgi vermekten kaçınıyorlar.

Konsept tasarım bir dizüstü bilgisayarın gerçeğini bire bir olarak piyasada görmek zor. Ancak yapılan bu tasarımlardaki bazı temel öğeleri geleceğin seri üretim ürünlerinde görmek büyük bir olasılık. Örneğin 1990’ların başında yapılan dizüstü bilgisayar konseptlerinin hemen hemen hepsinde touchpad, hoparlör ve webcam‘ler bulunuyordu. Günümüzde satılan dizüstü bilgisayarlarda artık bunların hepsi standart olarak bulunuyor.

Buradan hareketle, sizlere tanıtacağımız konsept tasarımlarda bulunan özelliklerin gelecekte standart hale gelme olasılığının çok yüksek olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Geleceği şimdiden görmek istiyorsanız bu tasarımlara dikkatli bir şekilde bakmanızı tavsiye ediyoruz. Buradaki fikirler ileride gerçek olursa “Ben yıllar önce bunu ShiftDelete.Net’te okumuştum.” diyebilirsiniz.

{pagebreak::Compenion}

Compenion

Compenion adı verilen bu tasarım Alman bağımsız tasarımcı Felix Schmidberger‘in bir ürünü. Kayar kapaklı cep telefonlarına benzer tasarımıyla dikkat çeken Compenion, klasik deniz kabuğu tasarımının aksine, üst kısımda bulunan ekranın alt kısmında bulunan klavye kayarak meydana çıkıyor.

Compenion’daki klavye de alışık olduğumuz mekanik klavyelerden değil. Tasarımdaki iki adet 11 inçlik dokunmatik LED ekrandan biri klavye vazifesi görüyor.

LED panellerin kullanılması tasarımın inanılmaz derecede ince olmasını sağlıyor. Compenion’un en kalın yeri sadece 19 mm. “Kayar kapak ve LED ekranlar kalınlığı azaltıyor ve alışageldiğimiz dizüstü bilgisayar kullanımından çok farklı bir deneyim sunmuyor.” şeklinde konuşan Schmidberger, “Amacım insanlara kullanım zorluğu yaşatmadan, klasik dizüstü bilgisayar donanımını değiştirmek.” diyerek Compenion‘un kullanabilirliğini ön plana çıkarıyor.

{pagebreak::Canova}

Canova

Çift ekranlı sistemlerin geleceğin standardı olacağını öne süren tasarımlardan birisi de Canova. V12 Design adlı İtalyan bir tasarım şirketinin ürünü olan Canova klasik deniz kabuğu tasarımını tam olarak terk etmiyor ama tek bir farkla.

Ekran ve mekanik klavye yerine, Canova’nın kapağını açtığınızda iki adet dokunmatik ekranla karşılaşıyorsunuz. Üst kısımda bulunan ekran bildiğimiz görevini görürken, alt kısımda kalan ise yazı yazma, çizim yapma ve not tutma gibi işlevler için kullanılıyor. Ayıca daha geniş çalışma alanı isteyenler için Canova tam olarak açılabiliyor.

{pagebreak::Siafu}

Siafu

Ekrana kimin ihtiyacı var? ABD’li tasarımcı Jonathan Lucas‘ın Siafu adını verdiği konspet tasarım bir ekrana sahip olmak yerine, size dokunmayı tercih ediyor. Bunun sebebi ise Siafu’nun görme engelliler için tasarlanmış olması.

Görme engelliler ekranda olan biteni doğal olarak göremeyeceği için Siafu’da herhangi bir ekran bulunmuyor. Bunun yerine bu tasarımda görselleri ve yazıları üç boyutlu kabartılar halinde sunacak olan manyetik özellikleri güçlü olan bir madde var. Magneclay adı verilen yağ bazlı bu madde elektrik akımlarına ve manyetik alanlara tepki veriyor.

Siafu ile görme engelliler, oluşan kabartılardan görüntüleri algılayabilip, görme engelli afabesi ile yazılmış yazıları okuyabilecekler. Tasarımcı Lucas, Siafu’nun ne zaman gerçek olabileceği sorusuna ise “Henüz bunu tam olarak bilemiyorum.” cevabını veriyor.

{pagebreak::Cario}

Cario

Her yerde rahatlıkla kullanabileceğiniz bir tasarım arıyorsanız Anna Lopez adlı tasarımcının Cario‘suna bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Hem dış görünüm hem de kullanım açısından büyük bir kolaylık sağlayacak olan Cario ayaklı bir ekran ve klavye işlemi gören bir tabakadan oluşuyor.

Ekran bölümünün üzerinde bulunan kaynaktan yayılan ışık, tabakaya yansıyarak klavyeyi oluşturuyor. Ayrıca bu ışık herhangi bir yere, örneğin arabanın ön camına görüntüyü yansıtabiliyor. Böylece yolda giderken cam üzerinde harita bilgisi ve benzeri verilere ulaşabiliyorsunuz.

{pagebreak::Değişen hammaddeler}

Değişen hammaddeler

Dizüstü bilgisayarlarda yaşanması beklenen değişimin bir sebebi de üretim de kullanılan materyallerin zaman içinde gelişmesi. Siafu’da kullanılması düşünülen Magneclay bunlardan biri. Magneclay uçuk bir örnek olabilir belki ama dizüstü bilgisayarların yapımında kullanılan plastiğin yapısında yapılacak değişiklikler ile bu cihazlar inanılmaz dayanıklı olacaklar.

UCLA Üniversitesi Egzotik Materyaller Enstitüsü‘nde yapılan çalışmalar sonucunda kendi kendini tamir edebilen reçine benzeri bir madde yapıldı. Automend adı verilen bu madde ısıtıldığında, arasında oluşan çatlakları kapatabiliyor. Bu madde ile kaplanan dizüstü bilgisayar, yere düşürülüp çatladığı zaman saç kurutma makinesi ile bile tamir edebileceksiniz.

Bir diğer gelişme de aksesuarların boyutlarında olacak. Örneğin bir sigara paketi boyutlarındaki projektörler, dizüstü bilgisayarlarda standart hale gelebilir. Lazer ile çalışacak olan bu projektörler ile lens ayarlamak zorunda kalmadan, metrelerce uzaktan bile görüntü elde edilebilecek.

{pagebreak::Daha güçlü ve daha zeki}

Daha güçlü ve daha zeki

Yeni nesil dizüstü bilgisayarların daha güçlü olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Ayrıca dizüstü bilgisayarlar, bileşenlerin boyutları küçülüp, ufak bir alana daha çok sayıda sıkıştırılınca daha zeki olacaklar.

Bunun sonucu olarak, yakın bir gelecekte, dizüstü bilgisayarlar şimdilerde sadece hayal edebildiğimiz işlemleri yapabilecek hale gelecekler. Şimdi donanım bileşenlerinin nasıl gelişeceğini görelim.

{pagebreak::İşlemciler}

İşlemciler

2015 yılına geldiğimizde artık tek ya da çift çekirdekli işlemcileri geride bırakmamız büyük bir olasılık. Bu dönemde dizüstü bilgisayarlarda en az altı çekirdekli işlemciler kullanacağımız söyleniyor.

Günümüzde zaten bu teknolojiye sahibiz fakat henüz dizüstü bilgisayarlarda bu seviyeye ulaşamadık. Ancak yakın gelecekte dizüstü bilgisayarlarda da altı ya da daha fazla çekirdekli işlemcilerin standart hale geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Böylece bu cihazlarda her türlü uygulamayı çalıştırmak artık şaşırtıcı olmayacak.

{pagebreak::Front side bus}

Front side bus

İşlemcilerde bulunan FSB’lerin (Front Side Bus) 2015 yılına kadar ortadan kalkacağı söyleniyor. FSB, sistemin farklı bölümlerine veri trafiğini düzenleyen bir trafik polisi görevi görüyor. İşlemci çekirdeğinden daha düşük hızlarla çalışan FSB’lerin yakın bir gelecekte yerini tümleşik kontrolcülere bırakacağı belirtiliyor.

Çok çekirdekli işlemcilerin yaygınlaşması ile buna duyulan ihtiyaç biraz daha arttı. Örneğin, önümüzdeki yıl yeni Nehalem işlemci mimarisini çıkaracak olan Intel, FSB’ye olan ihtiyacı ortadan kaldıracak tümleşik bir kontrolcüye sahip olacak. Ancak bu trendin dizüstü bilgisayarlara adapte edilmesi biraz zaman alabilir. Yine de 2015’e kadar önümüzde uzun bir zaman olduğunu unutmamak gerek.

{pagebreak::Kapasite}

Kapasite

Daha az yer kaplayan, daha çok kapasiteye sahip olan ve daha az güç harcayan depolama çözümleri geliştirilmeye ve yaygınlaşmaya başladıkça, dizüstü bilgisayarların kapasiteleri de ona göre daha fazla olacak.

Şu an için dizüstü bilgisayarınıza 64 GB’lık bir SSD eklemek isterseniz yaklaşık 1000 $‘ı gözden çıkarmanız gerekiyor. 2015’e gelindiğinde bir dizüstü bilgisayarda standart olarak 2 TB kapasite olması bekleniyor. Daha küçük modellerde ise 250 GB’lık flash bellekler devreye girebilir ancak bu da doğal olarak maliyeti artıracaktır.

Kapasitenin artmasının yanı sıra yeni tip kapasite çözümleri sistem performansını artırmak için de kullanılacak. Hali hazırda Vista’nın Ready Boost özelliği ile USB bellekler sayesinde sistem performansını artırmak mümkün. Sabit sürücü için ön bellek vazifesi görecek olan bellek tipleri ile dizüstü bilgisayarların performansı gelecekte çok daha iyi olacak.

{pagebreak::Ekranlar}

Ekranlar

2015 yılına geldiğimizde artık dizüstü bilgisayarlarımızın ekranlarında farklı teknolojiler göreceğiz. Günümüzün LCD ekranlarında kullanılan soğuk katod flüoresan tüpler yerine OLED arka ışıklandırmalar standart hale gelecek. Bu ekranlar daha parlak görüntü vermesinin yanında daha az güç harcayacaklar OLED ekranların standart hale geleceği büyük bir ihtimal fakat bu teknoloji 2015’e yetişir mi yetişmez mi bunu zaman gösterecek.

Bunun da ötesinde yaklaşık 10 yıl içinde 3 boyutlu ekranlara da sahip olabilme ihtimalimiz var. Eğer bu teknoloji gerçek olursa sadece oyunlar için değil karmaşık verilerle çalışanlar ve bilgisayar tabanlı grafik tasarım yapanlar için de muhteşem bir deneyim olacak. İki boyutlu düz bir ekran yerine, derinliği ve perspektifi olan bir görüntü üzerinde çalıştığınızı hayal edin. Bu teknoloji bilgisayar kullanım deneymini kökünden değiştirecektir.

{pagebreak::Pil ömrü}

Pil ömrü

Dizüstü bilgisayarlar hakkında her zaman söylediğimiz bir şey var. Bu cihazların en önemli özelliklerinden biri pil ömürleri. Ancak uzmanların söylediğine göre dizüstü bilgisayarlar nasıl şimdi kısıtlı pil ömrüne sahipse gelecekte de öyle olacaklar.

Buna rağmen, bu durum mobil güç kaynakları konusunda hiçbir gelişme olmayacağı anlamına gelmiyor. Günümüzde kullanılan lityum-iyon pillerin yerini lityum-polimer pillerin alacağı belirtiliyor. Bu modeller daha ufak boyutlarda ve her şekilde olabilmesiyle, dizüstü bilgisayarların boyut ve ağırlık bakımından daha ufak olmasını sağlayacak.

{pagebreak::Nasıl şarj edeceğiz?}

Nasıl şarj edeceğiz?

Ayrıca pillerin şarj edilmesi konusunda da büyük değişiklikler olması bekleniyor. Compenion ve Cario tasarımlarının günümüzdeki kablo ile şarjın yerine kablosuz kullanılan platformların üzerine konularak şarj edilmesi düşünülüyor. Yani dizüstü bilgisayarınızı şarj etmeniz için yapmanız gereken şey onu bir platformun üzerine koymak olacak. Bu teknoloji yaygın bir şekilde hayata geçirilirse AC adaptörlerden kurtulacağız demektir.

Bunun dışında güneş enerjisi ile şarj etme yolları da göz ardı edilmiyor. Nikola Knezevic adlı bir tasarımcının Solar Laptop Concept adını verdiği klasik deniz kabuğu modeli konsept tasarımın kapağının üst kısmında bir güneş paneli bulunuyor. Cihaz böylece her yerde şarj edilse ve doğa dostu olsa da standart dizüstü bilgisayarlardan daha kalın oluyor.

Öyle ya da böyle gelecekte de bir şekilde dizüstü bilgiasyarlarımızı şarj etmek zorunda kalacağız. Kesintisiz bir enerji kaynağı olmayacağına göre buna katlanmak zorundayız. Ancak daha uzun pil ömrüne sahip olacağımız da kesin.

:: Sizce geleceğin dizüstü bilgisayarlarında hangi özellikler olacak?

Windows 7 RTM Çıkış Tarihi Belli Oldu

Geçtiğimiz hafta içerisinde torrent sitelerine Windows 7 RTM (Released To Manufacturing) sürümünün düştüğünü görmüştük. Kısa süre içerisinde bunların sahte içerikle dolu olduğunu fark ettik. Microsoft‘tan da kısa süre içerisinde, halen RTM sürümün üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı. 

 

Sonunda Microsoft’tan açıklama geldi ve RTM sürümünün piyasaya çıkış tarihi duyuruldu. Açıklamaya göre Microsoft, Windows 7 RTM’yi 6 Ağustos‘ta MSDN üzerinden alabilecek.

:: Windows 7’den beklentileriniz nelerdir?

Microsoft Soapbox’tan vazgeçti

YouTube‘un popülerliğinin hızla arttığı dönemde Microsoft, boş durmamış ve Soapbox adını verdiği bir video paylaşım sitesi açmıştı. İnternet kullanıcıları, Soapbox’a hiçbir zaman ilgi göstermeyince de Microsoft tarafından sitenin kapatılma kararı dün açıklandı.

 


Soapbox  piyasada tutunamayınca kapatılma kararı verildi.

Microsoft yetkililerinden Erik Jorgensen, yaptığı açıklamada “Soapbox’un yayın hayatına son veriyoruz. 29 Temmuz‘dan sonra kullanıcılar, videolarını siteye yükleyemeyecek. 31 Ağustos‘ta da tamamen kapatılacak” dedi.

:: Soapbox’ı kullanıyor muydunuz?

Google Wave Davetiyeleri Yolda

Geçtiğimiz ayın başında ortaya çıkan Google Wave hakkında detaylı bir incelemeyi sizlerle paylaşmıştık. Aradan geçen sürede yaklaşık 6 bin geliştiriciye hesap açan Google, önümüzdeki ay bu kadroyu 20 bin kişiyle daha genişletmek istiyor. Son kullanıcılar ise Google Wave beta testlerine 30 Eylül‘den sonra başlayacak.

Siz de Google Wave sayfasına giriş yapıp kayıt olarak, eylül sonunda dağıtılacak olan 100 bin beta davetiyesinden birini alabilirsiniz.

:: Google Wave sizce yeni bir akım başlatacak mı?

Bilgi İçin : Google Wave

Online Messenger Nasıl Kullanılır?

Kimi zaman verdiği hatalar, kimi zaman da kullanılan bilgisayarlardaki kısıtlamalar nedeniyle Windows Live Messenger ve benzeri masaüstü sohbet yazılımlarını kullanmak tam bir eziyete dönüşebilir. Bu gibi durumlarda hiçbir kurulum yapmadan, sadece birkaç tıklamayla web tarayıcınız üzerinden Messenger‘da oturum açmak ve arkadaşlarınızla sohbete kaldığınız yerden devam etmek mümkün.

İnternet üzerinde bu işe yarayan birçok servis arasında, güvenilirliği, kolay kullanımı ve performansı ile öne çıkan eBuddy‘de Windows Live ID’niz ile birkaç saniyede oturum açıp, arayüzün hakimi olmanız için gereken her şeyi eğitim videomuzda bulabilirsiniz:

:: Eğitim videosunu izlemek için tıklayın.

:: Siz hangi online Messenger servisini kullanıyorsunuz?

Tam QWERTY Klavyeli Nokia: 6760

Nokia, kısa bir süre önce AT&T için ürettiği Surge isimli mobil cihazını, Nokia 6760 olarak duyurdu. Mesajlaşma odaklı bir telefon görüntüsü çizen Nokia 6760, yatay açılan tam QWERTY klavyeye sahip.

Symbian S60 3.sürüm FP2 (OS9.3) ile donatılan cihaz, Nokia Messaging ve Ovi Maps 3 yüklü olarak gelecek. Ön yüklü olarak gelen widgetlar ile özellikle sosyal ağlara kolayca erişim sağlanabilecek.

Yardımlı GPS, 3.2 megapiksel kamera ve QVGA (320*240) boyutlarında video kaydı, 2.4 inç 320*240 çözünürlükte ekran, ivmeölçer, 1500mah batarya ile uzun pil ömrü, 128MB dahili hafıza, 32GB’a kadar microSD kart yuvası gibi özelliklerle çağı yakalayan bir mobil cihaz görüntüsü çizen Nokia 6760, alt seviye bir Nokia modeli olacak.


Nokia 6760; 97.6 x 58 x 15.6 mm ebatlarında ve 124.3 g ağırlığında olacak.

2009’un 3. çeyreğinde vitrinlerde olması beklenen cihazın Avrupa satış fiyatı vergiler hariç 200€ olarak belirlenmiş. 

:: Nokia’nın E75 ile başlayan yatay açılır tam QWERTY klavyeli modellerini beğeniyor musunuz?

Facebook Kapatılır mı?

Kılıçdaroğlu, son yerel seçimler öncesinde, Facebook‘ta ismiyle kurulan bir grupla kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle avukatı Mutluhan Karagözoğlu aracılığıyla mahkemeye başvurmuş, mümkünse gruba, mümkün olmaması halindeyse Facebook’a erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu.

Başvuruyu yerinde bulan Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi, gruba olmadığı takdirde, Facebook’a erişimin engellenmesine hükmetti.

Kararın tebliğ edildiği Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ise 20 Mart 2009‘da, mahkeme kararının uygulanmasının, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığını bildirdi.

Bunun üzerine Kılıçdaroğlu’nun avukatları, Şimşek hakkında, “mahkeme kararını yerine getirmemek suretiyle görevi kötüye kullandığı” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Kararda, kurumun, 5651 Sayılı Kanunun “Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi” başlıklı 8. maddesinde sayılan suçlar dışında kurumun uygulayabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığını belirttiği kaydedilerek, “kurum başkanlığının, katalog suç içinde yer almayan olayla ilgili tedbire yönelik mahkeme kararını infaz etme görev ve sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığı” ifade edildi.

Şimşek’in, “mahkeme kararını yerine getirmeme kastı ile eylemde bulunmadığı” belirtilen kararda, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirildi.

Takipsizliğe İtiraz

Kılıçdaroğlu’nun avukatları ise kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki karara, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla itirazda bulundu.

İtiraz dilekçesinde, bağımsız mahkemelerin kararına herkesin uyması gerektiği vurgulanarak, “İdari makamların ve bunların başında bulunan yöneticilerin, temyiz ve itiraz mercii gibi davranarak, mahkemelerin kararlarının hukuken geçerli olup olmadığını tartışma gibi bir hak ve yetkileri bulunmamaktadır” denildi.

Dilekçede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırılarak, Şimşek hakkında kamu davası açılması talep edildi.

:: Sizce, Facebook kapatılır mı?

PES 2010’un Master League’inden Detaylar

10

Futbol sever oyuncuların merakla beklediği Pro Evolution Soccer 2010‘un Master League ile ilgili detaylar ve ekran görüntüleri yayınlandı. Görsel olarak evrim geçirdiği gözlenen Master League moduna bir dizi yeni özellik de eklenmiş. Öyle ki, artık sponsorluk anlaşmaları, genç takım bilgileri gibi yeni verilere de sahip olacağız. Bunun yanında, Stadium Walk, Office ve Club House olmak üzere üç başlığa ayrılan Master League ile ilgili tüm opsiyonları bu sekmeler vasıtasıyla gerçekleştireceğiz. Kendi içerlerinde alt dallara ayrılan bu bölümler, şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor. İşte PES 2010 Master League’den görseller:

Stadium Walk

{pagebreak::Club House}

Club House

Bu menüde en çok dikkat çeken Youth Team Data seçeneği. Daha önceki versiyonlarda bulunmayan bu özellik ile genç oyuncular yetiştirebileceğiz.

{pagebreak::Office}

Office

Finansal tabloların ağırlıkta olduğu bu bölümde, Sponsor List dikkat çekiyor. Görünen o ki, Master League’de yeni bir gelir kapımız olacak.

{pagebreak::Sponsor}

Sponsor

Sponsor List başlığına tıkladığımızda açılan bu pencerede, kulübün sponsor gelirlerini daha detaylı görüyoruz. Edinilen başarılara göre kazanılan bonuslar, oyundaki ekonomik faaliyetlerin arttığını resmediyor.

{pagebreak::Youth Team Data}

Youth Team Data

Oldukça merak edilen bu bölümde, genç oyuncularımız hakkında detaylı bilgi alıyoruz. Onların transfer seçeneklerinden, yeteneklerine kadar birçok veri, bir tabloya sıkışıtırılmış.

:: Master League’in yeni halini beğendiniz mi?

Lexmark’dan Yeni Web Yazıcısı

Bu yazıcının avantajı, bilgisayardan bağımsız olarak direkt internete bağlanılabilmesi ve kullanıcının yazıcı işlemlerini uzaktan yönetebilmesi. Lexmark‘ın Web yazıcısı 4.3 inç dokunmatik ekrana sahip. Bu yazıcı üzerinden direkt olarak internete girip haberleri okuyabilir ve yazabilirsiniz. Ayrıca yerel hava durumu bilgilerini yazıcınıza indirebilirsiniz.

Geniş ekran dokunmatik ekran kullanımından dolayı yazıcı işlemleri grafik arabirim ile tamamlanıyor. Ek olarak, kullanıcı faks ve mail gibi işlemlerin kısa yolunu oluşturabiliyor. Lexmark’ın Web yazıcıları yaklaşık 200 ila 400 dolar arasında Kasım ayında iyasaya sürülecek.

:: Yazıcınızın web özelliğinin olmasını ister misiniz?

10 Soruda Google Chrome OS

Google ile ilgili haberler artık kullanıcıları şaşırtmıyor. Zira artık herkes Google’ın sürprizleri seven bir firma olduğunu ve 2 ayda bir sürpriz bir haberle ortaya çıktığını biliyor. Geçtiğimiz ay içerisinde basına tanıtılan Chrome OS, birçok kullanıcıyı şaşırtmamış, Google’dan beklenilen bir hareket olarak adlandırılmıştı.


Soru işaretleri her yanımızı sardı.

Chrome OS ilk etapta netbook’lar için hazırlanılacak. İnternet tarayıcı tabanlı işletim sistemi Chrome OS ile ilgili birçok merak edilen konu var. Bu soruların amacı, yeni işletim sistemini daha iyi tanıyabilmek. Eğer bu 10 soruya cevap alabilirsek, Google Chrome OS’i daha kapsamlı anlayabileceğiz.

{pagebreak::Chrome OS’e Neden İhtiyacımız Var?}

1. Chrome OS’e Neden İhtiyacımız Var?

Dünya çapında birçok farklı bilgisayar ve teknoloji kullanıcısı var. Birçoğunun bilgisayar kullanım amaçları birbirinden farklı. Piyasada bulunan onlarca ürün arasından hangisinin, sizin amacınıza uygun olduğunu kestirebilmek ise kapsamlı bir araştırma gerektiriyor. Halihazırda kullanım amaçlarına uygun ürünü kullanan müşteriler ise, yeni bir ürüne geçmek için çok çekimser davranabiliyor

Chrome OS için de bu geçerli olacaktır. İnternet tarayıcısı tabanlı olacak Chrome OS, daha iyi bir işletim sistemi vaadediyor. Fakat Google Chrome halihazırda eksikleri olan bir tarayıcısı. Chrome OS’de de bu açıklar var olacak mı? Yoksa bütün açıklar kapatılıp, sonra mı üzerine bir işletim sistemi entegre edilecek?

{pagebreak::Donanım Desteği Olacak mı?}

2. Donanım Desteği Olacak mı?

Chrome OS’te donanım desteğinin olup olmayacağını bilmek güzel olurdu. Google’ın blog’unda yazdığı yazılarda Chrome OS’in donanım desteğiyle ilgili herhangi bir cümle yer almıyordu. Kullanıcıların, donanım-yazılım arasındaki konfigürasyonla zamanlarını harcamaları bir işletim sistemi için çok büyük bir eksi puan olur. Dolayısıyla Chrome OS, tüm donanım parçalarıyla uyumlu olmak durumunda.

 


Donanıma dikkat etmek gerekiyor.

Bilindiği üzere Chrome OS, Linux çekirdeği kullanıyor olacak ve donanım parçalarının sürücülerini tanımlayabilmek gerekecek. Peki Google, donanım parçaları üreticileri ile bir anlaşma sağlayıp, Chrome OS’i tam destekli bir şekilde mi kullanıma sokacak? Tek tek sürücü indirmeye devam mı edeceğiz yoksa?

{pagebreak::Linux Tabanlı Olması Doğru mu?}

3. Linux Tabanlı Olması Doğru mu?

Defalarca kere yazılıp çizildiği üzere Linux dağıtımları, Windows İşletim Sistemi için en iyi alternatiflerden biridir. Örneğin Ubuntu dünya çapında büyük bir üne sahipken, Türklerin geliştirdiği Pardus da son derece güzel bir Linux dağıtımı. Fakat bunların hiçbiri Windows kadar kolay kullanıma sahip değil.



Yediden yetmişe herkes Linux’a kolayca alışabilir.

Chrome OS, Windows’un başarısını geçmeyi planlarken, Linux çekirdeği kullanacak olması Google için bir dezavantaj olarak sayılır mı? Zira gördük ki Vista gibi bir işletim sistemi hezimetinden sonra kullanıcıların “büyük çoğunluğu” Linux’a geçmek yerine Vista kullanmaya devam etti. Bu sorunu Google göremiyor mu?

{pagebreak::Bir Andorid Vardı Ona Ne Oldu?}

4. Bir Andorid Vardı Ona Ne Oldu?

Google işini çok iyi yapan bir firma. Firmanın mobil işletim sistemi çözümü olan Android, çok iyi bir alternatif olma yolunda ilerliyor. Durum böyleyken Android, yeni nesil netbook’larda da iyi bir çözüm olabilir. Fakat bu gelişimin yavaş ve derinden olması bekleniyor. Çünkü Android, Linux dağıtımlarıyla aynı kaderi paylaşabilir.

 


Google Android kendinden emin adımlarla yükseliyor.

Kullanıcılar, eski alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor. Şimdi Chrome OS de netbook’lar için hazırlanırken, Android’in bu konudaki gelişimi nasıl olacak merak içerisinde bekliyoruz.

{pagebreak::Hangi Firmalar?}

5. Hangi Firmalar?

Birçok PC üreticisi Linux ile birlikte çalışmaya başlayacağını açıkladı. Fakat daha ortada fol yok yumurta yok. Herhangi bir reklam kampanyası şimdilik göremiyoruz. İnternet sitelerinde de ilgili açıklamalar yok. Öte yandan biliniyor ki Google, Acer, Dell ve HP ile bir anlaşma yapmaya hazırlanıyor – veya yaptı.


Firmaların desteği olmadan Chrome OS’nin işi zor.

Bu firmalar Google’a ne kadar olumlu yaklaşacaklar bu konu büyük merak konusu. Şu aralar tüm firmalar Microsoft’un Windows 7′si ile ilgileniyor. Google, bu konuyla ilgili herhangi bir çalışma içerisine girdi mi? Girdiyse hangi firmalar Google’a daha yakın olacak?

{pagebreak::Açık Kaynağa Güvenebilir miyiz?}

6. Açık Kaynağa Güvenebilir miyiz?

Şu bir gerçek ki Chrome OS ile birlikte insanların Linux’a olan eğilimleri artacak. Dünya çapında daha çok Linux tabanlı dağıtım kullanılmaya başlanacak. Açık kaynak komünitesi de belli başlı prensiplere ve hoşgörüye sahip. Bu yeni potansiyel kullanıcılar, komünite ile iyi geçinebilecek mi? Yoksa açık kaynak komünitesi kendi içerisinde farklılaşma mı gösterecek?

 

{pagebreak::Chrome OS Beta’yla mı Gelecek?}

7. Chrome OS Beta’yla mı Gelecek?

Geçtiğimiz haftalarda Google, birçok servisini beta sürümden çıkarmış, final sürümüne geçmişti. Biliyoruz ki Google, hizmetlerini önce beta sürümle piyasaya çıkarmayı seviyor. Chrome OS için de aynı tarife geçerli olacak mı yoksa başka bir strateji mi izlenecek?


Google’ın hayatına beta başlayan hizmetlerinden birkaçı.

Firmanın Chrome OS’i beta sürümle piyasaya sürmesi beklenen bir şey. Fakat olay bir işletim sistemi olunca, Google’ın tek bir seferde ürünü piyasaya sürmesi de mümkün.

{pagebreak::Chrome OS, Chrome mu?}

8. Chrome OS, Chrome mu?

Chrome OS ile ilgili açık olmayan konulardan biri de, işletim sisteminin arayüzüyle ilgili. Yeni bir tasarım mı yoksa Chrome tarayıcısının tasarımına benzer bir tasarım mı tercih edilecek bilemiyoruz. Linux altyapısını kullanacak olan bir Chrome OS, internet tarayıcısının tasarımını kullanırsa, çok ilginç bir ürünle karşı karşıya kalacağız demektir.

 


Animasyon dünyası da Google’ı tercih ediyor.

Bu nedenle Google’ın farklı bir arayüz tasarımını tercih edeceğini düşünüyoruz. Diğer bir yandan, sadeliği seven Google, yeni bir ürününe eski ürünlerinden birinin ismini verdiğine göre soru işaretleri mevcudiyetini koruyor.

{pagebreak::Google Yeni Bir Şey mi Kuruyor?}

9. Google Yeni Bir Şey mi Kuruyor?

Bir önceki sorumuzun cevabı, “Chrome OS, gerçekten de bir Chrome” ise bu; Google’ın pek de yeni bir ürünle karşımıza çıkmayacağını gösteriyor olabilir. Zira bizi Chrome görünümlü bir Android işletim sistemi bekliyor demektir. Tabii ki yenilikler ve geliştirmeler olacaktır fakat genel görünüm itibariyle işletim sistemi, Chrome-Android hibriti bir ürün bizleri bekliyor demektir.

 

Google’ın yeni bir ürünle karşımıza çıkması, hedefleri doğrultusunda daha mantıklı bir karar olacaktır. Diğer bir yandan Chrome’a benzemeyen bir arayüze sahip işletim sisteminin adında niye Chrome kelimesi geçer sorusuna cevap veremediğimizden bu konudaki kararsızlık da mevcudiyetini koruyor.

{pagebreak::Chrome OS Ücretsiz mi?}

10. Chrome OS Ücretsiz mi?

Google, para karşılığı hizmet vermeyi pek tercih etmiyor. Ürünlerinin büyük çoğunluğu ücretsiz ve herkese açık oluyor. Chrome OS için de bu tarife geçerli olacak mı merak ediyoruz. Linux altyapısını kullanan bir işletim sisteminin ücretli olacağına pek ihtimal vermiyoruz. Fakat yine de Chrome OS’in ücretli olup olmayacağını merak ediyoruz.

Ücretsiz bir işletim sistemi şüphesiz ki daha çok tercih edilecek ve daha fazla kullanıcıya hitap edecek. Windows işletim sistemleriyle rekabet haline girmeyi planlayan bir işletim sistemi, ücretsiz olursa başarılı olmaya daha mı yakın olur bu da merak edilenler arasında.

:: Eklemek istediğiniz sorular var mı?

Elimizi Fare Gibi Kullanacağız!

Tayvanlı bir yazılım firması olan ITRI (Industrial Technology Research Institute), kullanıcıların, ellerini kullanarak bilgisayardaki imleci kullanabilmelerini sağlayan bir yazılım geliştirdiğini açıkladı. Üstelik bu yazılımı, hiçbir ekstra donanıma ihtiyaç olmadan kullanabileceğiz!

 


İmleci elimizle kontrol edebilmek artık hayal değil.

Geliştiricilerden Ming-Wheng Lin yaptığı açıklamaya göre, bu sıradışı yazılım, Microsoft Windows‘un satışta bulunan tüm sürümleriyle ve Linux işletim sistemiyle yüzde yüz uyumlu olacak. Lin ayrıca ITRI’nin, dağıtımcı rolü oynayacak bir ortağa ihtiyacı olduklarını söyledi.

:: Bu sıradışı yazılım kullanışlı olur mu?

WarCraft Filmini Kim Yönetecek?

Blizzard ve Legendary Pictures, bugün itibariyle WarCraft filmini kimin yöneteceğini açıkladı. Bu taze bilgiye göre, Spider-Man serisini sinemaya aktaran, Evil Dead‘in de yönetmenliğini yapan Sam Raimi, WarCraft’ın rejisini üstlenecek. Konuyla ilgili Sam Raimi’nin şu sözlerine yer verildi: “Aksiyon yüklü hikayesiyle WarCraft fantastik bir yapım. Böyle bir projeyi, bu güçlü ekip ile beyaz perdeye aktaracağım için heyecan duyuyorum”.

Henüz hakkında detaylı bilgi olmayan WarCraft filminin cast ve teknik ekip belirleme süreci başlamış durumda. Oyundan filme aktarılan yapımlara eklenecek olan WarCraft, şüphesiz ki fan’lar tarafından büyük ilgi görecek. Maalesef filmin yayınlanacağı tarih ile ilgili bir bilgi verilmiş değil.

:: WarCraft filminden beklentileriniz neler? Yönetmenin Sam Raimi olmasından memnun musunuz?