Windows 7 Oyunlarda Nasıl?

Vista bize çok şey vaat etmişti. Ancak bu vaatlerin daha sonra nasıl hayal kırıklıklarına dönüştüğüne hepimiz şahit olduk. Sürücü yapısını tamamen değiştiren Vista sorunsuz çalıştığını sandığı anlarda bile pek bir işe yaramayarak kullanıcılarını bir paradoksun içine düşürüyordu.  Sürücülerin Vista’ya uyum sağlayabilmeleri neredeyse bir yıldan fazla sürmüştü.

Özellikle 3B grafik sürücülerinde karşılaşılan sorunların kaynağı yeni WDDM 1.0 sürücü modeliydi. Bu model, XP’deki ile karşılaştırıldığında gerçekten çok radikal bir değişiklikti. Sorunsuz çalışma ve fazladan performans elde etmek için geliştirilen bu yeni model ne yazık ki uzun bir süre amacının tam tersinin olmasına yol açtı. Vista’nın ilk günlerinde, özellikle NVIDIA’nın sunduğu sürücüler işletim sisteminin çökmesine ve performans düşüşü yaşanmasına neden oluyordu.

Zaman içinde yapılan Windows güncellemeleri ve haddinden fazla sayıda çıkan sürücüler ile geçen sıkıntılı bir süreçten sonra Vista artık neredeyse sorunsuz çalışan bir işletim sistemi haline geldi.  Ancak “İnsanın adı çıkacağına canı çıksın” sözünün doğruluğunu kanıtlarcasına, ne yapılırsa yapılsın, kullanıcıların Vista’ya karşı olan önyargıları bir türlü kırılamadı. Vista tarihe “kötü, abartılmış, uyumsuz ve yavaş” bir işletim sistemi olarak geçmekten artık kurtulamaz.
Bu durumun farkında olan Microsoft, Vista’ın üzerinden çok fazla zaman geçmeden Windows 7’yi duyurdu.  Windows 7 için anti-Vista tabiri kullanıldığına şahit olmuş olabilirsiniz. Tam olarak bu tabire katılmak mümkün değil çünkü Windows 7, Vista kadar radikal değişiklikler barındırmıyor. Windows 7’deki WDDM 1.1 görüntü sürücüleri konusunda sadece ufak değişiklikler sunuyor. Bu yüzden ne ATI’nin ne de NVIDIA’nın yeni işletim sistemine geçerken zorluk yaşayacağını sanmıyoruz.

 

Bunun bir ispatı da iki firmanın da daha Windows 7 piyasaya sürülmeden bu işletim sistemi için sürücü yayınlamış olmaları. Şimdi ise akıllardaki soru şu: “Oyuncular Vista yerine Windows 7’yi tercih edecek mi?”

{pagebreak::Nasıl test ettik?}

Nasıl test ettik?

Windows 7’nin RC (Release Candidate) sürümü çıkmış olmasına rağmen halen geliştirme çalışmalarının sürdüğünü belirtmek gerek. Yani ne RC sürümü ne de daha önceki beta sürümleri gerçek sürüm ile aynı performansı vermeyebilir.  Biz testte RC’den önce çıkmış sürümlerden biri olan “build 7000 beta”yı kullandık. Bunun sebebi kullandığımız sürücülerin bu sürümden sonra RC’den önce çıkmış olması. Sürücülerin bu sürümle daha uyumlu olacağını düşünerek böyle bir yol izledik.

 

Test sonuçlarına geçmeden önce aklınızdan çıkarmamanız gereken bir iki nokta bulunuyor. Birincisi, halen geliştirilmekte olan bir işletim sistemi ile birlikte halen geliştirilmekte olan sürücüler kullandığımızı unutmayın. Windows 7 piyasaya sürüldüğünde şimdi elde ettiğimiz sonuçlardan farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. İkincisi ise, bu yaptığımız testte amaç ekran kartlarının karşılaştırması değil, sadece iki işletim sistemi arasındaki olası farkları belirleyebilmekti.

Testlerde ATI ve NVIDIA’dan ikişer kart kullandık. Üst seviye olarak GeForce GTX 285 ve Radeon HD 4870 X2, orta seviye içinse GeForce 9800 GTX+ ve Radeon HD 4850’yi tercih ettik. Sürücü olarak da NVIDIA’dan 181.71, ATI’den de Catalyst 9.3 kullanıldı.

{pagebreak::3DMark Vantage – NVIDIA}

3DMark Vantage

3Dmark Vantage Futuremark’ın DirectX 10 destekli tek benchmark uygulaması. Gerçek bir oyun kadar sistemi zorlamasa da oyunlardan daha ileri görüşlü olduğu kesin. Yani günümüzün oyunlarında bulunmayan bazı detayları bünyesinde barındırıyor. Bu açıdan bu program test ettiğiniz ürünün ömrü hakkında da fikir veriyor.

{GRAPH::92}

{GRAPH::93}

3DMark Vantage, NVIDIA kartlarının iki işletim sisteminde de çok yakın sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Aradaki performans farkı yok denecek kadar az. Bu yüzden Vista ya da Windows 7 için “daha iyi” demek zor.

{pagebreak::3DMark Vantage – ATI}

{GRAPH::94}

{GRAPH::95}

Aynı durum ATI kartlarında da geçerliliğini koruyor. Çift grafik işlemcili Radeon HD 4870 X2’nin Windows 7’de Vista’ya oranla biraz daha iyi olduğunu söylemek mümkün olsa da, yine de bu fark çok da önemsenecek bir seviyede değil.

{pagebreak::Crysis – NVIDIA}

Crysis

Piyasaya çıkmasının üzerinden yaklaşık iki sene geçmesine rağmen Crysis hala grafik işlemcileri en çok zorlayan oyun olma özelliğini koruyor. DX 10 modunda, tüm ayarlar en yüksek seviyedeyken ve 1920×1200 çözünürlükte tek bir grafik işlemciden çok fazla şey beklemek hata olur.

{GRAPH::96}

{GRAPH::97}

GTS 250 ile hemen hemen aynı özelliklere sahip olan 512 MB’lık GeForce 9800 GTX, AA kapalıyken Windows 7’de, açıkken ise Vista’da daha iyi performans verdi. 1 GB’lık GTX 285 ise AA kapalıyken iki işletim sisteminde hiçbir fark göstermezken, AA’yı açtığımızda Windows 7’de yaklaşık %6 daha iyi performans vermeyi başardı.

{pagebreak::Crysis – ATI}

{GRAPH::98}

{GRAPH::99}

ATI ile aldığımız sonuçlar gerçekten enteresan. HD 4850, AA açıkken Windows 7’de daha iyi sonuçlar verdi. HD 4870 X2’de ise her iki durumda da Vista’da Windows 7’ye göre %8-10 arası daha yüksek performans gösterdi.

{pagebreak::Far Cry 2 – NVIDIA}

Far Cry 2

Hem DX10 desteği hem de geniş alanları ile grafik işlemcileri zorlayan Far Cry 2’de yaptığımız testlerde de cimri davranmayıp, “Ultra High” grafik seviyesini kullandık.

{GRAPH::100}

{GRAPH::101}

NVIDIA kartları ile Far Cry 2’de AA açıldığında Windows 7’de büyük performans düşüşleri ortaya çıktı. GTX 285’te yaklaşık %20, 9800 GTX+’te ise yaklaşık %30’luk bir düşüşü göz ardı edebilmek mümkün değil. AA kapatıldığında ise aradaki fark çok az oldu.

{pagebreak::Far Cry 2 – ATI}

{GRAPH::102}

{GRAPH::103}

HD 4850, hem Vista hem de Windows 7’de neredeyse eşit sonuçlar verdi. Bu kartla iki işletim sistemi arasındaki fark en fazla 1 FPS oldu. HD 4870 X2 ise Windows 7’de az da olsa daha başarılı olmayı başarabildi.

{pagebreak::Left 4 Dead – NVIDIA}

Left 4 Dead

Left 4 Dead grafik işlemcileri çok fazla zorlayan bir oyun değil. Özellikle üst seviye ekran kartları bu oyunu en yüksek detayda çalıştırırken bile pek fazla zorlanmadı.

{GRAPH::104}

{GRAPH::105}

512 MB’lık NVIDIA’da iki işletim sistemi arasında pek bir fark ortaya çıkmadı. GTX 285’te ise AA açıkken Vista, kapalıyken de Windows 7 daha iyiydi. Ancak aradaki farklar çok fazla çıkmadı.

{pagebreak::Left 4 Dead – ATI}

{GRAPH::106}

{GRAPH::107}

ATI’nin bu testte daha iyi işler yaptığını kabul etmek gerek. HD 4850’de Vista ve Windows 7 arasında bir fark yokken, HD 4870 X2’de Windows 7 ile daha iyi performans alınabildiğini gördük.

{pagebreak::World in Conflict – NVIDIA}

World in Conflict

World in Conflict strateji oyunları arasında en iyi grafiklere sahip olanlardan biri. Detayları en üst seviyeye getirdiğinizde ekran kartlarını gayet zorlayan bir oyun olduğu için testlerin de demirbaşlarından biri olma özelliğine sahip.

{GRAPH::108}

{GRAPH::109}

NVIDIA bu oyunda işletim sistemi farkı gözetmeksizin aynı sonuçları verdi. İki kartın aldığı sonuçlar arasındaki fark en fazla 1 FPS oldu.

{pagebreak::World in Conflict – ATI}

{GRAPH::110}

{GRAPH::111}

ATI tarafında ise iki kartta da Windows 7’de daha iyi sonuçlar alabildik. HD 4850’de fark %5, 4870 X2’de ise %10 seviyesinde gezindi.

{pagebreak::Company of Heroes – NVIDIA}

Company of Heroes

DX10’u destekleyen ilk oyunlardan olan Company of Heroes de bu modda ekran kartlarını zorlamaya devam ediyor.

{GRAPH::114}

{GRAPH::113}

NVIDIA bu oyunda da iki işletim sistemi arasında büyük farklar göstermedi. AA açık ve kapalı olduğunda da performanstaki değişiklik iki işletim sisteminde de aynı seviyede kaldı.

{pagebreak::Company of Heroes – ATI}

{GRAPH::115}

{GRAPH::116}

HD 4870 X2, Windows 7 ve Vista arasında neredeyse hiçbir fark göstermezken , HD 4850’nin Windows 7’de %8’e yakın bir performans artışı göstermesi bizi şaşırttı.

{pagebreak::Sonuç}

Sonuç

Windows 7’nin duyurulmasından itibaren hem NVIDIA hem de ATI yeni sürücüleri geliştirmekte gecikmediler. Bunda elbet WDDM 1.1’in büyük bir rolü var. Sürücü modelinin çok değişmemesi firmaların XP’den Vista’ya geçişte yaşadığı zorlukları bir daha yaşamayacakları anlamına geliyor.

Test sonuçlarına baktığımızda Windows 7’ye daha hazır olan tarafın ATI olduğunu görüyoruz. ATI kartlarının Windows 7’de Vista’ya göre daha az performans verdiğini nadiren gördük. Bundan daha önemlisi bazı durumlarda iki işletim sistemi arasındaki performans farkının %10 seviyesine ulaşmasıydı. Windows 7 piyasaya çıktığında ATI kullanıcılarının sürücüler açısından pek bir sorun yaşamayacağını bu testler ile öngörebilmek mümkün.

NVIDIA cephesine baktığımızda da çok kötü sonuçlar gördüğümüzü söyleyemeyiz. Ancak biraz daha çalışmalarının gerektiği de açık. Birçok oyunda Vista ile Windows 7 arasında neredeyse hiç fark yok. Hatta bazen Vista’da daha iyi performans elde edildiğine de rastladık.

Yaptığımız testten çıkarılacak en önemli sonuç ise şu: Windows 7 piyasaya sürüldüğünde Vista zamanında yaşadığımız sorunlarla karşılaşma olasılığımız çok düşük. Vista ilk günlerinde yaşattığı sorunların kurbanı oldu, Windows 7 bundan büyük dersler çıkarmış gibi gözüküyor. Tabii henüz kesin konuşmak için erken.

:: Windows 7’nin oyun performansı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

Sam, PC’lerimize de gelecek

0

E3’teki Splinter Cell: Conviction standına asılan tanıtım afişinde sadece Xbox360 logosunun görünmesi sonrasında, oyunun sadece o konsola özgü olacağı yönünde çıkan dedikodular yalanlandı.


Yeni yapım için çıkış tarihi olarak yılın son çeyreği işaret ediliyor.

Konu hakkında Ubisoft E3 Basın toplantısı sırasında yapılan açıklamada, oyunun PC’ler için de hazırlanmakta olduğu belirtildi. Ama oyunun PS3’e ve başka konsollara da çıkıp çıkmayacağı yönünde yeni bir bilgi verilmedi. Ubisoft yetkilileri oyunun 2008’deki ilk tanıtımı sırasında, PS3 platformu için bir hazırlık yapmadıklarını açıklamıştı.

:: Yeni Splinter Cell oyunundan beklentileriniz nelerdir?

Yazan: Uğurcan Orçun

Microsoft Project Natal

10

Bu sene hiç kimse E3’ün en büyük sürprizinin Microsoft’tan gelmesini beklemiyordu. Ama Microsoft‘un sessiz sedasız tanıtmaya başladığı “Project Natal” isimli kamera, şimdilerde bütün oyuncuların dilinde.

İki lens, bir mikrofon ve özel bir yazılımdan ibaret olan bu kamera, “Kontrol cihazı” kavramını tamamen ortadan kaldırarak, karşısındaki oyuncunun her türlü hareketini algılayıp ona göre tepki veriyor.

Butonların ve “sınırların” olmadığı bu kontrol şeklinde, kamera kişinin konumuna göre görüntü üzerinde oynama yaparak “gerçek üçüncü boyut”a bir adım daha yaklaşıyor.

İzleyin

#2009_06_03_natal.flv#

Karşısındakinin fiziksel özellikleri dışında, ses tanıma ve konuşmaları algılama yeteneğine de sahip olan cihazın, XBox 360 uyumlu olması bekleniyor.

:: Project Natal ile oyun dünyası için yeni bir çağ başlayacağına inanıyor musunuz?

Yazan: Uğurcan Orçun

Netbook’ları Unutun!

Artık elektronik firmaları ARM işlemci kullanan Netbook guruplarını SmartBook’a dönüştürüyor. Dün başlayan Computex fuarında, yeni mobil ürünler görüntülendi ve ürünlerin donanım detayları paylaşıldı. Bu yeni ürünler Intel’in Atom işlemcisinden çok ARM işlemci yapısıyla dikkatleri üzerlerine çekiyor. 

ARM yonga üreticileri, Qualcomm ve Freescale gibi, Intel’in Netbook’ları ile birlikte savaşmaya çalışacak. Bu firmalar PC üreticilerinin ARM tabanlı Netbooklerı SmartBook olarak tanımasını istiyor.

ARM temelli SmartBook’ların Netbook satışlarını etkileyip etkilemeyeceği bilinmez. Ama özellik açısından iki ürün arasında farklar bulunuyor. Batarya ömürleri 8 saate karşı 2 saat, ARM işlemciler Intel Atom işlemcilere göre daha az güce sahip, Intel Atom Microsoft Windows işletim sistemi ve ARM işlemcili ürünler ise Linux işletim sistemiyle birlikte geliyor.

Bunun yanı sıra SmartBook’larla ilgili olumlu gelişmelerde yok değil. Adobe, yüksek çözünürlüklü Flash desteğinin yakında SmartBook’lar da olabileceğini anons etti.

SmartBook’lar genel anlamda web arayüzü sağlayan cep telefonlarını (smartphone) taklit ediyor. Bazı PC üreticileri Netbook kullanımı üzerinde ağız dalaşı içindeler. Bunlardan biri olan Dell, genel terimlerin kullanılmasını istiyor. Endüstri analistçileri “mini dizüstü” üzerinde durulurken bunun tonlaması beğenilmedi. Microsoft’un deyimi “ultra mobil PC’ler” ise  bir tarafta duruyor.

Fakat bu yılın yeni ürün patlaması, soruna yardımcı olacak gibi. Bundan sonra bilgisayar ürünlerini tüm boyut ve şekillerde görebileceğiz.

::
SmartBook mu? Yoksa Netbook mu?

İlk Android Acer’dan Gelecek

Dünyanın önde gelen firmalarının Google’ın Android işletim sistemini kullanan dizüstü bilgisayarları piyasaya sürmeye hazırlandığı haberleri duyuluyordu. Görülen o ki Acer bu yarışı kazanan isim olmaya en yakın aday.

Firmadan yapılan bir açıklamada Android ile çalışan yeni bir Aspire One modelinin bu yılın üçüncü çeyreğinde piyasaya çıkacağı belirtildi. Ürün 10 inç ekrana ve Intel Atom işlemcisine sahip olacak.

Acer bu vaadini belirttiği tarhite gerçekleştirmeyi başarırsa dünyada Android kullanan ilk netbook‘a sahip firma olacak. Acer’ın üst düzey yöneticilerinden Jim Wong, firma olarak Android ile birlikte çalışmak için hızlı davranmaya karar verdiklerini, yazılımın yapısının geliştirmeye oldukça açık olduğunu belirtti.

:: Google Android dizüstü bilgisayarlarda ne kadar başarılı olabilir?

James Cameron’dan Avatar

0

Son yıllarda Ubisoft’un yaptığı ataklar, firmayı epeyce popüler bir noktaya taşıdı. Şüphesiz ki bu durumun oluşmasında Ubisoft’un bilindik başlıkları seçmesi ve sıfırdan ürettiği ses getiren yapımların payı büyük. Deneyimli firmanın sıradaki oyunu, James Cameron’un yazıp yönettiği Avatar


Avatar, James Cameron imzalı bir film oyunu.

Yıl sonunda raflarda yer bulması planlanan Avatar’ın oyunu da bir aksilik olmazsa aynı tarihlerde Xbox360 ve PlayStation 3 için marketlere dağıtılacak. Filmin yapımcı ekibiyle anlaşan yetkililer, oyunu profesyonellerle ortaklaşa geliştiriyor. Araç kullanımının da bulunacağı yapım, fantastik evreniyle dikkat çekiyor.

:: James Cameron’un filmlerini sever misiniz?

AMD Yeni İşlemcilerini Piyasaya Sürdü

AMD, 10 yıldır piyasada bulunan Athlon işlemcisi yenilendi. 45 nm mimarisine sahip olan ve AMD Athlon II X2 250 olarak adlandırılan bu yeni işlemci yüksek performans ve verimlilik arayan kullanıcılar için geliştirildi. Athlon X2 250,  daha doğrusu AMD yonga seti ve tümleşik grafik işlemcisi bulunduran AMD platformlar için düşünülüyor. Yani çok yüksek bir performans’a ihtiyaç duymayan kullanıcıların ilgisini çekmek için geliştirildi.

65 Watt’lık güç tüketimine sahip olan bu işlemci, temel görevler yürütürken güç tüketimini %50 oranına kadar düşürmesi ile ilgi çekiyor. 3 GHz’lik bir saat frekansına sahip olan Athlon X2 250, Windows 7 işletim sistemi ile kullanıldığında AMD PowerNow! 3.0 adlı enerji yönetim sistemini çok daha etkili kullanabiliyor. İşte bu özellik PC sistemin daha sesiz ve serin olmasını sağlıyor.

 

Athlon II X2 250, 2 x 1 MByte L2 önbelleğe sahip. Phenom II ile farkı L3 önbelleğinin olmaması.

3.1 GHz’lik saat frekansında çalışan Phenom II X2 550 Black Edition işlemcisi, çok daha fazla performans arayan kişiler için geliştirildi. 2×512 KByte L2 ve 6 MByte L3 önbelleğe sahip olan ve Overclock tutkunlarına da hitap eden bu işlemci Dragon platformuna yeni bir soluk getiriyor.  AMD OverDrive 3.0 teknolojisini destekleyen bu işlemci, Overclock işlemini hızlı ve kolayca yapıyor.

 

Black Edition çarpan kilidine sahip değil. Fiyatı yaklaşık 110 Dolar olmasi bekleniyor.

:: AMD’nin bu yeni işlemcileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Google Ticarete mi Atılıyor?

İnternet devi Google‘ın, bu yıl bitmeden önce e-kitap satmaya başlayacağı söyleniyor. Üstelik bu kitaplar PDF tarzı bir indirilebilir formatta değil, online olarak okunabilir halde satılacak. Tarayıcı üzerinden görüntüleyebileceğiniz e-kitapları ayrıca Google Gears ile indirmeniz de mümkün olacak.

Hayli dolambaçlı görünen bu yöntem tutar mı bilinmez, ancak Google, Amazon‘un aksine kendi fiyatlarını koymak yerine, veritabanındaki dijital kitaplar için ücreti yayıncıların belirlemesine izin verecek.

:: Google bu işte başarılı olur mu?

Bilgi İçin : Google Kitaplar

iTunes 8.2 ve Quicktime 7.6.2 Çıktı!

1

Güncellenen yazılımlar arasında olan iTunes‘un sunduğu ciddi yenilikler bulunmuyor. Geliştiriciler, yaz aylarında yayınlanacak olan iPhone ve iPod Touch‘ın yeni işletim sistemine hazır olunması için bu güncellemelerin yapıldığını dile getiriyorlar.

Yenilikler ve Download

Quicktime‘ın yeni sürümündeki en önemli değişiklik, Apple‘ın video düzenleme işlemleri için çıkardı ProRes dosya biçimini de destekliyor olması.

Otomatik güncelleme işlemi

Her iki yazılım da otomatik olarak güncelleniyor. Eğer güncelleme işlemi gerçekleşmezse Apple‘ın web sitesinden de indirebilirsiniz.

:: En güncel yazılımları kullanıyor musunuz?

 

 

Nihayet: Windows 7 Çıkış Tarihi!

Windows 7’yi sonbahar dönemine hazırlamak için hummalı bir çalışma yapan Microsoft, nihayet resmi tarihi açıkladı. Windows 7, 22 Ekim 2009‘da çıkacak. Yani 22 Ekim’den itibaren bir teknoloji mağazasına girdiğinizde, Windows 7 kurulu sıfır PC’ler veya kutulu Windows 7 ürünlerini görebileceksiniz. Bakalım işletim sisteminin çıkış tarihine kadar yeni bir RC sürüm daha görebilecek miyiz.

:: Windows 7’nin çıkış tarihi sizce uygun mu?

Dijital Evrenin Son Hali

Bilgi altyapısına yönelik çözümler konusunda dünya lideri olan EMC Corporation sponsorluğunda IDC tarafından 2008 verilerine ilişkin olarak gerçekleştirilen global araştırma sonuçlarını açıkladı. IDC’nin gerçekleştirdiği “Ekonomi Daraldıkça, Dijital Dünya Genişliyor” başlıklı araştırma, dünya çapında bireyler ve ticari kurumlar tarafından yaratılan ve kopyalanan dijital bilgilerin miktarını ve çeşitlerini ölçen ve öngören bir çalışma olma özelliğini taşıyor.

İzleyin

#video_4842#

EMC Türkiye iş ortakları ve müşterilerine yönelik olarak; EMC Türkiye – Mısır – Libya Genel Müdürü Cem Fındıkoğlu ve IDC Sunucu ve Veri Depolama Sistemleri Kıdemli Analisti  Zeeshan Gaya’nın katılımı ile gerçekleşen ve şirketlerin risk yönetimi, değer üretme ve maliyet düşürme konularında en iyi yöntemlerinde paylaşıldığı toplantıda 2008 yılında dijital evrende var olan toplam veri miktarının; bir önceki yıla oranla yaklaşık 2 kat artış göstererek; 486.522 Milyar Gigabayt’a, bir başka deyişle 3 Sekstilyon, 892 Kentilyon, 179 Katrilyon, 868 Trilyon, 480 Milyar, 350 Milyon  byte‘a ulaştığı belirtildi. Kişi başına düşen dijital veri miktarı ise yaklaşık 90 GB`a ulaştı.

{pagebreak::30 Milyar iPod Touch}

486,522 Milyar Gigabayt Ne Kadar Büyük?

IDC Dijital Evren Araştırması her yıl yaratılan ve kopyalanan dijital verilerin farklı türlerini ve miktarlarını ölçümleyen ve tahminlerde bulunan bir çalışma. 2008 yılında boyutu yaklaşık 487 milyar gigabayt olarak hesaplanan veri miktarı aşağıdaki adetlere eşit;

:: 30 milyar adet tamamen dolu Apple iPOD Touch
:: 237 milyar adet tamamen dolu Amazon Kindle kablosuz okuma cihazı
:: 4.8 katrilyon adet internet bankacılığı işlemi
:: 3 katrilyon adet Twitter beslemesi
:: 162 trilyon adet dijital fotoğraf
:: 19 milyar adet tamamen dolu Blu-Ray DVD

Toplantıda sanallaştırmanın ve verimliliğin neden önemli olduğunun da altı çizildi. Şirketlerin günümüzde EMC teknolojileri sayesinde bilgi altyapılarının her açıdan verimliliğinin arttığı belirtildi. Şirketlerin verimliliklerini artırmak için en verimli depolama platformları kurarak enerji tasarrufu yapabilecekleri, masaüstünden veri merkezine kadar her ortamı sanallaştırabilecekleri ve yasal düzenlemeler ve ilkelerle uyumluluk sürecini basitleştirebileceklerinin de altı çizildi. Bir uçtan diğer uca BT yönetiminin otomatikleşmesinin bilgileri tüm yaşam döngüleri boyunca güvenlikte tutmayı sağlayacakları da belirtildi.


EMC Türkiye, Mısır ve Libya Genel Müdürü Cem Fındıkoğlu dijital veri üretiminde mesleklerin önemli olmadığını belirtiyor.

Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımın tasarruf yüzünün üretici firmalar tarafında çok daha fazla vurgulanıyor olacağını da belirten konuşmacılar, kurumsal alanda üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik önlemlerde, BT ortamlarının daha az enerji tüketen dolayısı ile daha düşük maliyetli BT bileşenleri üzerine kuruluyor olmasının önem kazanacağına dikkat çektiler.

{pagebreak::Her 18 Ayda İki Kat Büyüyor}

Her 18 Ayda İki Kat Büyüme

Toplantıda IDC sonuçları ve bunların ekonomiye katkılarının da altı çizilerek IDC’nin önceki tahminlerine oranla 2008 senesinde yaratılan dijital veri miktarının %3 oranında daha hızlı büyüdüğü ifade edilirken; yakın gelecekte, Dijital Evren’in her 18 ayda iki kat büyüme kaydedeceği beklentisi vurgulandı. 2012 yılına gelindiğinde ise; 2008’e oranla dijital veri miktarında beş kat artış gözlemleneceği öngörülüyor.

Ne İş Yaptığınız Önemli Değil

EMC Türkiye – Mısır – Libya Genel Müdürü Cem Fındıkoğlu; konuyla ilgili olarak, “Öğrenci, üst düzey yönetici, cerrah ya da ev hanımı da olsanız dijital veri miktarındaki artış günlük yaşamı ve iş yaşamını ve dolayısıyla da sizi etkiler. Veri miktarındaki artışı kendi avantajı için kullananlar hızla miktarı artan verileri yönetmek, güvenliğini sağlamak ve korumak için yeni ve yaratıcı yöntemler arayışı içinde. Dijital Evren’in %70’inden fazlası bireyler tarafından yaratılmış olsa da, sorumluluğun büyük kısmı- yüzde 85’in üstünde bir oran-kurumlara ait.” şeklinde konuştu.

Sürekli ve artarak büyüyen bilgi yığınının bugün sahip olduğumuz IT altyapılarının üzerinde oldukça büyük bir yük oluşturduğundan söz eden Fındıkoğlu; patlayıcı etkisindeki büyümenin, kurumların ve IT profesyonellerinin iş yapma tarzlarını ve tüketicilerin bilgiyi kullanma şekillerini daha da değiştireceğini anlattı. Fındıkoğlu; “Yaratılan ve kopyalanan verilerin %85’inden kurumlar ve ticari işletmelerin sorumlu olacağını göz önüne alırsak, sektör olarak önemli adımlar atmalı ve bu tufanla başa çıkmak için esnek, güvenilir ve güvenli bilgi altyapıları geliştireceğimizin garantisini vermeliyiz.” dedi.

{pagebreak::Önümüzdeki Dört Yılda}

2008 IDC Dijital Evren araştırmasının önemli bulguları, veri miktarındaki artış, güvenlik, uyumluluk ve yönetim alanlarında esaslı bir değişime işaret ediyor.

Büyümeyi teşvik edici unsurlar;

:: Önümüzdeki dört yılda, veri üretmeye yönelik teknoloji ve etkileşimlerin sayısında önemli seviyede artış görülecek
:: Mobil kullanıcılar 3.0 çarpan katsayısı ile büyüyecek. Önümüzdeki dört senede 600 milyon insan daha internet kullanıcısı olacak. İnternet kullanıcılarının neredeyse üçte ikisi internete kısa süreli de olsa mobil cihazlarla erişecek.    
:: Kablosuz sayaçlar, otomobillerde kullanılan navigasyon sistemleri, endüstriyel makineler, RFID okuyucuları ve akıllı sensör kontrol cihazları gibi alışılmadık BT cihazları 3.6 çarpan katsayısı ile büyüyecek.
:: E-posta, mesajlaşma, sosyal ağlar vb yöntemlerle gerçekleşen insanlararası etkileşim 8.0 çarpan katsayısı ile büyüyecek.
:: Dünyadaki ekonomiyi hareketlendirme çabaları da üretilen dijital veri miktarında artışa sebep olacak. Bu artış, genişbantlı iletişim araçlarına daha fazla erişim, elektronik hasta kayıtları, akıllı elektrik şebekeleri, akıllı binalar ve otomobillerin bir sonucu olarak ortaya çıkacak.
:: 2012 yılına gelindiğine, 850 milyon insan internet üzerinden ürün ve hizmet satacak ve satın alacak; 2008’e oranla e-ticaret iki katına çıkacak. İnternet üzerinden ticaret 13 trilyon ABD Doları değerinde bir sektör olacak ve ticaretin büyük kısmını B2B (firmadan firmaya) ticaret oluşturacak.

{pagebreak::Veri Güvenliliği Önem Kazanıyor}

Veri Güvenliği

:: Bugün yaratılan verilerin %30’undan fazlası “güvenlikle ilgili”. Bu nedenle de yüksek standartlarda güvenlik gerektiriyor. Bu oran 2012 sonuna kadar yaklaşık %45’e ulaşacak.
:: BT kuruluşlarının güvenliğini sağlamaları gereken verilerin çoğu veri merkezleri dışında ve hatta şirket dışında yaratılıyor. Bu verilerin büyük kısmı mobil kullanıcılar tarafından yaratılıyor – çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, iş ortakları vb. Bu da yönetim ve güvenlik konusundaki karmaşıklığı bir kat daha artırıyor.
:: Güvenlikle ilgili verilere örnek olarak, hastaların medikal kayıtları, görüntüleri, kredi kartı bilgileri, sosyal güvenlik numaraları, e-ticaret işlemleri, kameralı gözetleme, büyük önem taşıyan gizli yasal evraklar ve kurumsal fikri mülkiyet hakları verilebilir.

Veri Uyumluluğu

:: Uyumlulukla ilgili olarak sınıflandırılan ya da nasıl depolanacağı ya da erişileceği yasal yürütmelik ve mevzuatlara tabii olan verilerin miktarı 2008 Dijital Evren verilerine göre %25 iken, bu oran 2012’de %35’e ulaşacak.
:: Finans sektöründeki çöküş, hükümetlerin bu konudaki denetlemelerini artıracak ve daha fazla yönetmelik çıkarmalarına sebep olacak. Bu da kayıt tutma zorunluluğunun kapsamını genişletecek ve dolayısıyla da uyumluluk için çok daha fazla dijital veri üretilecek.
:: Uyumlulukla ilgili verilere örnek olarak, kişisel olarak tanımlanabilen veriler, çalışanların e-posta arşivleri, muhasebe kayıtları, insan kaynakları kayıtları, yasal evraklar verilebilir.

:: Dijital Evren’e bir yılda ne kadar katkı yapıyor olabilirsiniz?

Bilgi için: EMC

SANYO Xacti Dual Kameralar Türkiye’de!

Japonya’nın elektronik devlerinden olan SANYO’nun en iddialı ürünleri, C5 Electronics güvencesiyle Türkiye’de satılacak. SANYO Gulf FZE Yönetim Kurulu ve  MEA & Hindistan Bölge Başkanı Takashi Hirao, SANYO Gulf FZE Türkiye Genel Müdürü Gökhan Hasan Gökmen ve C5 Electronics Genel Müdürü Süha Çolakoğlu ev sahipliğinde Ritz Carlton Oteli’nde gerçekleştirilen bir toplantıyla SANYO Xacti Dual Camera ürünleri basına tanıtıldı.

Tabanca şeklindeki su geçirmez SANYO Xacti Dual Kamera

Basın toplantısında SANYO Gulf FZE Yönetim Kurulu ve MEA & Hindistan Bölge Başkanı  Takashi Hirao, SANYO’nun dünya pazarındaki faaliyetleri ve görüntü teknolojilerindeki son trendler konusunda basın mensuplarına bilgi verdi. Hirao şunları söyledi: “SANYO, enerji, elektronik ve ekolojik alanlardaki üretimleriyle dünya lideri olmayı hedeflemektedir. Tüketici elektroniğinde enerji tasarruflu ve ekolojik ürünler ile çığır açan SANYO,  dünyada ilkleri ve farklılıkları başarmıştır. Üstün teknolojisini tüketici elektroniği ile buluşturan SANYO Dual kameralarda da Türkiye pazarında lider olmayı hedeflemektedir”.

{pagebreak::SANYO Türkiye ofisini açtı}

SANYO Türkiye Ofisini Açtı

SANYO Gulf FZE Türkiye Genel Müdürü Gökhan Hasan Gökmen, SANYO’nun Türkiye ofisini açmış olmaktan büyük mutluluk duyduklarını kaydederek “2010 yılında SANYO, Dual kamera pazarında dünyada 3 milyon, Türkiye’de ise 50.000 adet satmayı hedeflemektedir. Dünyada SANYO Dual kameraları yeni bir ürün kategorisi yaratarak video kamera ve fotoğraf makinesi özelliklerini bir arada tüketicinin beğenisine sunmaktadır. Üç kategoride (FULLHD, Compact ve su geçirmez) ve  iki farklı dizaynda (tabanca ve yatay) üretilen bu ürünler kendi kategorisinde, teknolojik nitelikleri ile de dünyada önde gelen ürünlerdendir” dedi.


SANYO Gulf FZE Yönetim Kurulu’ndan Takashi Hirao, C5 Electronics Genel Müdürü Süha Çolakoğlu ile birlikte.

 

Mobil iletişim pazarında müşteri odaklı kanal yönetim modeli ile en hızlı ve etkin biçimde sunma misyonuyla hareket eden C5 Electronics Genel Müdürü Süha Çolakoğlu ise şunları söyledi: “C5 Electronics olarak SANYO distribütörlüğü ile kapsama alanımızı, Dünya ve Türkiye’deki teknolojik gelişmeler ve pazar ihtiyaçları paralelinde genişlettik. Mobil iletişim, tüketici elektroniği ve enerji ürünleri pazarlarında etkili bir oyuncu olarak kendimizi konumlandırdık. SANYO’nun tüketici elektroniği ve enerji ürünleri ile markaya olan güveni ve talebi arttırarak pazarda etkili oyuncu olmasını ve doğru ürünleri, doğru satış kanallarıyla buluşturmayı hedeflemekteyiz.”

:: Sanyo’nun yeni kameralarıyla ilgili düşüncelerinizi burada paylaşabilirsiniz.