Adobe Flash’a NVIDIA dopingi

Adobe Systems ve NVIDIA tarafından yapılan ortak açıklamada, iki şirketin bundan sonra Flash Player‘a grafik işlemci desteği getirmek amacıyla beraber çalışmaya başlayacakları belirtildi. NVIDIA’nın GeForce, Quadro serisi grafik işlemcileri ve Tegra platformunun sağladığı imkanları Flash Player’da kullanmak amacıyla geliştirilen proje özellikle taşınabilir cihazlarda daha kaliteli görsel içerik sunmayı amaçlıyor.

Grafik işlemci desteği sayesinde, NVIDIA ürünlerine sahip kullanıcıların çok daha zengin ve kaliteli Flash tabanlı içeriğe erişebileceği belirtiliyor.

:: NVIDIA destekli Flash Player hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Ücretsiz Ethical Hacking Kursu

Bilişim eğitimleri konusunda önemli hizmetler veren AcademyTech ile ShiftDelete.Net‘in ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete forum üzerinden katılabiliyorsunuz.

Soru, oldukça basit; “Hangi eğitimi almak istiyorsunuz?“. Yapmanız gereken tek şey; ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüz eğitimi seçmek ve konu hakkındaki düşüncelerinizi kısaca foruma yazmak.

Katılan Herkese Müthiş Ödül

Çekiliş ve kura olmadan, ankete katılan herkes, İstanbul‘daki AcademyTech eğitim merkezlerinde yarım gün Ethical Hacking eğitimini ücretsiz alacak ve konun uzmanları ile birebir görüşmeler yapabilecek.

Geleceğin mesleklerinden biri olan Ethical Hacking hakkında verilecek bu eğitimi, kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Ankete katılmak için
buraya tıklayın.

 

GPU Tabanlı Süper Sunucu

Nvidia ve Supermicro, Nvidia Tesla GPU’lardan oluşan bir sunucuyu piyasaya sürdü. 1 U raf sunucu için tasarlanan bu işlemciler, geleneksel dört çekirdekli CPU tabanlı 1U sunucuların sağladığı performansın 12 kat fazlasını sunmaları ile ilgi çekiyor.

Supermicro, NVIDIA’nın Tesla tabanlı ve 6016T-GF-TM2 adını alan süper sunucusunu Tayvan’da düzenlenen Computex 2009 fuarında tanıttı.

Supermicro Pazarlama Başkan Yardımcısı Don Clegg yaptığı açıklamada, Tesla GPU tabanlı Super Server 6016T-GF adlı sunucunun, piyasadaki diğer 1U çözümlerine kıyasla daha üstün güç tüketimi ve raf başına daha yüksek bir performans sunduğunu söyledi. Clegg, saniyede iki trilyon kayar nokta işlemi yapabilen bu sunucu,  kurumsal veri merkezlerinin en zorlayıcı gereksinimlerine bile rahatlıkla cevap verebildiğini de belirtildi.

 

Nvidia, Tesla işlemcileriyle sunucu pazarına el attı.

 

NVIDIA CUDA mimarisine dayanan bu yeni sunucular, kurumsal kullanıcılara eşi görülmemiş düzeylerde bütünleşme ve güvenilirlik sunuyorlar. 

Brezilya’nın  enerji şirketi  olan Petrobras, geçtiğimiz günlerde sismik kodlarının işlemesi için Tesla GPU tabanlı bir kümeye (Cluster Sunucu) yatırım yaptı. Petrobras Jeofizik Teknolojileri Müdürü Neiva Zago yaptığı açıklamada, GPU tabanlı sunucu (Cluster Sunucu) kümeyle geleneksel çok çekirdekli CPU tabanlı kümelere kıyasla 5 ile 20 kata kadar daha yüksek bir performans artışı elde ettiklerini söyledi.

:: Nvidia sunucu pazarında kendisine bir yer edinecek mi?

AMD Phenom 2 X2 550 Mercek Altında

Computex 2009 fıuarı bugün açıldı. Şu sıralarda Intel ve AMD firmaları yeni ürünlerini fuar katılımcılarına gösteriyorlar. Intel üst seviye sınıfındaki yeni işlemcisi Core i7 975 Extreme Edition işlemcisiyle oldukça popüler. Ama bu işlemciyi dünya genelinde satın alacak kişi sayısı oldukça az. Ürünün performansına diyeceğimiz hiçbir şey yok. Ama bu işlemci, fiyat açısından oldukça pahalı.

AMD’nin stratejisi ise Intel’e nazaran oldukça farklı. AMD daha popüler olan işlemcilere yöneliyor ve fiyat/performans oranını yakalayan ürünler ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. AMD’nin de Computex 2009 fuarında kullanıcılarına iki adet sürprizi bulunuyor. Bu işlemciler çift çekirdekli Phenom 2 ailesine üyeler. Deneb ailesine üye bu işlemciler Callisto ve Regor kod adlarını taşıyor. Ürünlerin isimleri ise Phenom 2 X2 550 ve Athlon 2 X2 250.

{pagebreak::AMD’den Bir Sürpriz Daha}
Phenom 2 X2 550 ve Athlon 2 X2 250 arasındaki ana fark ön bellek sistemlerinin konfigürasyonu. Phenom 2 X2 550 tipik Phenom 2 işlemcilerdeki gibi 6 MB L3 önbelleğe sahip. Athlon II X2 250 de ise L3 önbellek yok. Bunun yerine sürpriz olarak 2 kat daha geniş L2 önbellek kullanılmış.

AMD geçtiğimiz hafta içersinde Pehenom 2 X2 550 işlemcisini yolladı. Bu işlemcinin test sonuçlarını size geç aktarmamızın sebebi ise AMD’nin bu işlemci üzerine uyguladığı ambargo. Ambargo bu gün bitti ve işlemcinin performansı karşınızda.

Çift çekirdekli Phenom 2 X2 550 işlemci 3,1 GHz saat hızına sahip. Bu yüksek frekans onun performansını oldukça olumlu etkiliyor. Ürün Soket AM3 yapısına sahip anakartlar üzerinde çalışıyor. 80 watt TDP değerine sahip bu işlemci 45 nm mimarisiyle üretilmiş. DDR2 1066/800 MHz ve DDR3 1600/1333 MHz bellekleri destekleyen bu işlemcinin 6 MB L3 önbelleği bulunuyor. Şimdi ürünün test sonuçlarına bakalım ve daha sonra değerlendirmemize geçelim.
{pagebreak::Kullandığımız Test Sistemi}
Test Sistemi

Anakart: Gigabyte GA-MA790XT-UD4P
Bellek: 4 GB Kingston DDR3 1600 MHz
Ekran Kartı: 512 MB PowerColor ATI Radeon HD 4870
Sabit disk: 1,5 TB 7200 RPM Seagate
Güç Kaynağı: Thermaltake 750 Watt
Soğutusu: Referans AMD

{pagebreak::PC Mark Vantage}

{GRAPH::67}

{GRAPH::68}
{GRAPH::69}
{GRAPH::70}
{GRAPH::71}
{GRAPH::72}
{GRAPH::73}
{GRAPH::74}
{pagebreak::wPrime}
{GRAPH::75}
{pagebreak::SuperPi}
{GRAPH::76}
{pagebreak::WinRaR}
{GRAPH::77}
{pagebreak::Everest}
{GRAPH::78}
{GRAPH::79}
{GRAPH::80}
{pagebreak::7zip}
{GRAPH::81}
{GRAPH::82}
{pagebreak::3D Mark Vantage}
{GRAPH::83}
{pagebreak::CineBench}
{GRAPH::84}
{GRAPH::85}
{pagebreak::Call of Juarez}
{GRAPH::86}
{pagebreak::DivX Convert}
{GRAPH::87}
{pagebreak::Sonuç}

Sonuç

AMD’nin yeni işlemcisinin performansı bizleri oldukça sevindirdi. Bu yeni işlemci çift çekirdekli olmasına rağmen birçok test yazılımında ağabeylerine yakın bir performans sergiliyor. AMD’nin bu işlemciyi oldukça uygun bir fiyatla satacağını tahmin ediyoruz. Testimizde gördüğünüz gibi beş işlemci arasında 73 puanla beşinci olan Phenom 2 X2 550’nin  fiyatı açıklanır açıklanmaz tahminlerimize göre  fiyat/performans ödülüne de sahip olacak.

{GRAPH::88}

İşlemci uygun fiyatlı olunca hemen overclock etmeyi denedik. Bu işlemci ovreclock açısından da oldukça başarılı bir performans sergiledi. Phenom 2 X2 550 işlemciyi 3.98 GHz’e kadar stabil bir şekilde overclock ettik. Bu sırada CPU voltajı ise 0,15 volt. 45 nm mimarisine sahip bu işlemcinin 3 veya 4 çekirdekli ağabeylerine göre daha fazla overclock olduğunu söyleyebilir.

Sonuçta AMD’nin Phenom 2 X2 550 işlemcisi bizden geçer not almayı başardı. Çıkan haberler doğruysa AMD bu işlemcinin konumlandırılmasına oldukça uygun fiyatla başlayacak. Ürünün son kullanıcı fiyatı birkaç gün içersinde açıklanacak.

:: AMD’nin bu işlemcisi sizin için yeterli mi?

Microsoft Porno Sitelere Karşı mı?

1

Dün, Melih Çelik imzası ile yayınlanan içerikte, Microsoft’un yeni arama motoru Bing hakkında bilgi aldınız. Yıldızı tüm dünyada parlayan yeni servisin Google‘dan farklı seçenekler sunması gerekiyor ve bu, gerçekten de çok zor.

Microsoft, tüm imkanlarını bu farklılıkları oluşturmak için seferber etmişe benziyor. Site içerisinde yapılan aramalarda bazı kısıtlamalara gidilmiş. Arama motorundan ziyade karar verme motoru olarak kendini tanıtan Bing içerisinde pornografi arattığınız zaman, uyarı alıyorsunuz.

Örnek arama sonucu

Temiz Motor Böyle mi Olur?

Google‘ın böyle bir kısıtlaması bulunmuyor. Ancak bu durum, Microsoft‘un sütten çıkmış ak kaşık olduğunu göstermiyor. Pornografik içeriklerde kısıtlamaya giden Bing, yasal olmayan yazılımlar konusunda elinden geleni ardına koymuyor. O da tıpkı Google gibi her türlü yasal olmayan yazılıma sizi ulaştırmak için aramalar sonunda listeler hazırlıyor.

:: Bing, Google’ın rakibi olabilir mi? Forumda tartışalım.

İnternette Aramanın Yeni Şekli: Bing

Arama motorlarının başrol oyuncusu, şu kısa internet tarihinde sürekli değişti. Bir zamanların efsane, rakipler asla başedemez denilen isimleri birer birer ya piyasadan çekildi ya da farklı kulvarlarda ilerlemeye başladı. Altavista, Yahoo, Lycos ve Excite bu isimlerin ilk akla gelenleriyken şu an sadece Yahoo ve biraz da Lycos ayakta kalabilmiş durumda. 90’ların sonunda kurulan Google o zamandan beri sahneyi kimseye bırakmıyor.


Bing’in Türkçe ana sayfası şimdilik bu görünümde.

Zaman içerisinde Google’ın karşısına çeşitli rakipler de çıktı. Bu yazıda detaylarını aktaracağımız Bing, Microsoft’un arama motoru dünyasına kattığı yeni oyuncu olarak 3 Haziran’da tüm dünyada kullanılmaya başlayacak. Bakalım, Live.com ile istediği verimi alamayan Microsoft, Bing ile neler yapacak? Detaylar yazının devamında, buradan buyrun…

{pagebreak::Bing Nedir?}

Bing Nedir?

Bing için Microsoft ‘arama motoru’ yerine ‘karar verme motoru’ demeyi tercih ediyor. Zaten tanıtımlarda da “arama yapmayın, karar verin” mesajı vurgulanıyor. Teknolojisinin arkasında ise 1 Ağustos 2008’de satın alınan Powerset adlı firma bulunuyor. 2005’te kurulan San Fransisco merkezli bu firma semantik web üzerine uzmanlaşmış durumda. Zaten Bing de özellikleriyle bu teknolojiye uygun tasarlanmış olduğunu belli ediyor.


Bing’de İstanbul kelimesini arattığımızda karşımıza çıkan sonuçlar.

Bing, arama yaptığınızda verdiğiniz kelimeyi anahtar kelime olarak değil de ipucu olarak algılıyor, sizi yönlendiriyor ve doğru sonuçlara bu şekilde ulaşmanızı sağlıyor. Örneğin “istanbul” kelimesini arattığınızda size sonuçları listelerken dilerseniz sol taraftaki map (harita), hotels (oteller), airport (havalimanı), weather (hava durumu) gibi seçeneklerle bu sonuçları özelleştirebiliyorsunuz. Bing, ayrıca ilgili aramalar başlığı altında diğer seçenekleri de size listeliyor.

{pagebreak::Bing’i Keşfedin}

Bing’i Keşfedin

Bing’i açtığınızda ilk dikkatinizi çeken arka plan resmi. Mesela şu an karşınıza dev balonların uçtuğu bir Kapadokya fotoğrafı çıkarsa şaşırmayın. Bing, bu resmi her gün değiştiriyor. Değiştirilen bu resimlerin üzerine imleci getirdiğinizde farklı bölgelerde sarı çerçeve içerisinde kutular göreceksiniz. Bu kutuların üzerine geldiğinizde size o resimle ilgili kısa bir bilgi veriyor ve tıkladığınızda arama sonuçlarına götürüyor. Eğer bugün ne arasam sorusu zaman zaman aklınıza takılıyorsa iyi bir eğlencelik olabilir. Yalnız bu özelliğin yazıyı hazırladığımız sırada Türkiye seçeneği için bulunmadığını belirtmemiz gerek.


Bing’in İngilizce sayfasında Kapadokya resmi var. Bu resim günlük olarak değişiyor.

Microsoft, Bing için ayrıca özel bir tanıtım sitesi açmış durumda. Discoverbing.com adresinden yayın yapan bu sitede Bing’i nasıl kullanabileceğinize dair bilgiler aktarılıyor. Hatta bu sayfadan ulaşabileceğiniz özel ve eğlenceli bir tanıtım videosu da seyrinizi bekliyor.

{pagebreak::Neleri Arıyor?}

Neleri Arıyor?

Tabii ki interneti. Ama yukarıda kısaca bahsettiğimiz gibi özelleştirerek. Eğer herhangi bir seçenek üzerinden gitmezseniz internetin tamamını karşınıza çıkarabiliyor. Bu noktada Bing’in yerelleştirilmiş aramalar özelliği devreye giriyor. Henüz Türkçe versiyonda karşımıza çıkmayan bu yerelleştirmeyle yerel çiçekçileri, otelleri bulabilir, örneğin New York’tan Chicago’ya uçak tarifelerini görüntüleyip rezervasyon linklerine tıklayabilirsiniz.


Uçuş bilgilerini sorgulatmak mümkün. Ama Türkiye için sonuçları çok dikkate almayın deriz.

Bing, alt arama menülerini resim, vdeo, alışveriş, haber, harita ve seyahat olarak listeliyor.  Ama Bing’in yeni olmasının da etkisiyle henüz Türkiye için tam bir yerelleştirmeden bahsedebilmek mümkün değil. Örneğin alışveriş sayfasında karşınıza çıkan sonuçlar Türkiye’deki fiyatlar değil. Ama kapkara bir tablo çizmeye de gerek yok. Mesela Travel sayfasından uçak kalkış yerini İstanbul, varış yerini de Ankara yazdığınızda sonuçlar yabancı bir site kaynaklı olsa da ekranınızda listelenebiliyor. Fakat şimdilik buradaki fiyatları baz almamanızı da önermeliyiz.

{pagebreak::Bing’i Kişiselleştirmek}

Bing’i Kişiselleştirmek

Bing üzerinde yapacağınız işlemleri bir miktar kişiselleştirebilmeniz mümkün. Bunun için ekranın sağ üstünde göreceğiniz “Ek Özellikler” linkine tıklamanız gerekiyor. Karşınıza çıkan açılır penceredeki Tercihler menüsünde cinsellikle ilgili sonuçları filtrelemek isteyip istemediğiniz, yaşadığınız şehir, görüntülenme dili, her sayfada kaç sonucun çıkacağı gibi bilgiler belirleyip, değişiklik yapabiliyorsunuz.


Bing’in detaylı özellikler sayfasına ulaşabilmek için önce ülkelerden ABD’yi seçin.

Yine tercihler sayfasında arama dilini de özelleştirerek sadece Türkçe olanları, bir başka dildeki sonuçların görüntülenmesini isteyebilir veya standart olarak gelen “her dilde yazılmış sayfaları ara” seçeneğini olduğu gibi bırakabilirsiniz. Bing, ilgisiz sonuçlarla yorulmamanız için birkaç dildeki sonuçları karşınıza çıkarabilmek için çoktan seçmeli bir listeyi de yine bu sayfada size sunuyor.

{pagebreak::Live ve Kumo’ya Ne Oldu?}

Live ve Kumo’ya Ne Oldu?


Bing ekibi Twitter üzerinden sorularınızı yanıtlıyor.

Microsoft, arama konusunda Live için uzunca bir süredir yatırım yapıyordu. Yeni nesil arama motoru hazırlığında olduğu da uzun süredir dolaşan dedikodular arasındaydı. Kumo adıyla anılan bu yeni arama motoru bing ismiyle karşımıza çıkmış durumda. Peki ya Live? Live.com artık yok. Microsoft’un bu alandaki yeni markası Bing olacak. Bu konuyla ilgili değişiklikleri gerçekleştiren Microsoft, Live.com’un bing.com’a yönlenmesi dışında Twitter’daki Live Search hesabının adını Bing olarak değiştirmeyi de unutmamış.

{pagebreak::Netice İtibariyle}

Netice İtibariyle

Bing.com’u sadece web’i tarama dışında tüm özellikleriyle kullanmak, yerelleştirilmiş şeklini de kullanabilmek istiyorsanız henüz erken. Ama internette herhangi bir içeriği bulmak bana yetiyor, alışveriş için yerli karşılaştırma siteleri işimi görüyor, tatil rezervasyonunu da kolayca yapabiliyorum diyorsanız deneyebilirsiniz.


Microsoft, Bing için özel bir tanıtım sitesi de açmış durumda.

Bing’in sunduğu özelliklere bakınca size şu an için geçerli bir kullanım önerisi de sunmamız gerekiyor. Bing.com’u açtığınızda karşınıza Türkiye sayfası gelecek. Sağ üst tarafta Türkiye yazısını göreceksiniz. Bu linke tıklayıp ‘bir ülke/bölge seçin‘ başlığı altından Amerika Birleşik Devletleri – İngilizce linkini seçin. İngilizceniz yeterli değilse yine sağ üstten Türkçe yazısına tıklayıp değiştirebilirsiniz. İşte şimdi Bing’in yukarıda bahsettiğimiz diğer özelliklerini de kullanmaya başlayabilirsiniz. Unutmadan son bir not; adres olarak bing.com.tr’yi değil, bing.com’u deneyin. Hatay’da bir firmaya ait görünüyor ve Microsoft’tan edindiğimiz bilgiye göre com.tr uzantılı adresi almak için bir girişimde bulunmayacaklar.

:: Bing arama alışkanlıklarınızı değiştirebilir mi?

Bilgi için:
Bing

Skyfire’dan Yeni Sürüm!

Kısa bir süre önce beta sürümden kurtulan Skyfire, yayınlanan alfa sürümüyle sevenlerini fazla bekletmeyeceğini göstermişti. Beklendiği gibi ilk stabil sürüm bugün kullanıcılara sunuldu. Yeni sürümle birlikte geliştirilen favori seçeneği ile sayfaların önizlemelerini anlık olarak görüntüleyebiliyorsunuz. Ayrıca otomatik olarak ayarlanan sayfa boyutlarını elle ayarlamak için zoom fonksiyonu daha etkin kullanılmaya başlanmış.


Skyfire ilk stabil sürümüyle tüm platformlar için kullanılabilir durumda

Ayrıca bu sürüm ile birlikte dokunmatik ekranlı Symbian platformları için; dokunmatik ekran desteği daha aktif hale getirilmiş. Skyfire ile ilgili bilgi almak ve cihazınıza uygun sürümü seçmek için buradaki linki kullanabileceğiniz gibi, Skyfire 1.0 Symbian sürümü için hazırlanan  pdf dosyasına da yine buradan ulaşabilirsiniz.

:: Skyfire’ı hangi mobil platformda kullanıyorsunuz?

 

Ahmet Gözütok (Forum: alabula)

Çılgın Klavye Tasarımları

Bilgisayar teknolojisi Orta Çağ‘da icat edilse nasıl tasarımlarla karşılaşırdık hiç düşündünüz mü? Yabancıların “steampunk” olarak adlandırdığı ve geçmişle teknolojiyi harmanlayan bu klavye tasarımları sizin de hoşunuza gidecek. Viktorya Dönemi‘nden çıkmış gibi görünen klavyeler, kendi klavyenizle aranızı bozabilir:


Galeriyi gezmek için tıklayın.

:: En çok hangi klavyeyi beğendiniz?

Kendi Sorununu Kendin Çöz

Sorun çözmek zor iştir. Biraz detektiflik, biraz deneme yanılma, biraz öngörü ve son olarak da biraz felsefi yaklaşım gerektirir. Böyle söyleyince kulağa biraz zor geliyor olabilir fakat sorunu tanımlayıp gerekli adımları atabilmek için tüm bunlara gerçekten ihtiyacınız var.

Bilgisayarların nasıl çalıştığını bilmek de işinize yarar ama bir yere kadar. Önceden bildiklerinizin çok fazla önemi olduğunu söylemek zor çünkü artık istediğimiz tüm bilgiye İnternet üzerinden kısa bir arama yaparak ulaşabildiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. O yüzden çok fazla şey biliyor olmasanız bile ihtiyacınız olan bilgiye birkaç dakikada sahip olabilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Aradığınız cevaplara ulaşabilmek için doğru soruları sormalısınız. İşte, felsefi yaklaşım burada devreye giriyor: Felsefede önemli olan cevaplar değil, sorulardır.

{pagebreak::Cevaplar Değil Sorular Önemli}

Sizlere bu yazıda ne balık vereceğiz ne de balık tutmasını öğreteceğiz. Bundan daha ötesine geçerek size bir balıkçı teknesi nasıl yapılır onu göstereceğiz. Bu yazıda anlatılanlardan sonra artık sizler de bilgisayarınızda yaşadığınız sorunları kimseye muhtaç kalmadan giderebileceksiniz. İşte en sık yaşanan sorunlar ve onların çözümleri:
{pagebreak::Çalışmayan şeyler}
Durup Dururken Çalışmamaya Başlayan Şeyler

Bilgisayar kullanıcılarının belki de en sık rastladıkları sorun budur. Her gün kullandığınız ve düzgün çalışan bir yazılım ya da donanım birden bire çalışmamaya başlar. Bu durumun en kötü şekli bilgisayarın hiç açılmamasıdır. Hiçbir şeyden habersiz, her gün çalıştığınız bilgisayarı açarsınız ve kötü bir sürprizle karşılaşırsınız, sistem bir türlü açılmıyordur. Bu sorun ayrıca İnternet’e girememek ya da sesin kesilmesi gibi şekillerde de karşımıza çıkabilir.


Mavi ölüm ekranı! Görmeyeli uzun zaman olmadı mı yoksa?

Bu sinir bozucu durumdan kurtulmak için ilk yapılması gereken şey sorunla karşılaşmadan önce sisteminizde yaptığınız değişiklikleri belirlemektir. Eğer sorundan önce yeni bir yazılım yüklediyseniz silin, yeni bir donanım eklediyseniz çıkarın. Kayıt defterinde oluşan değişiklikleri geri almak için System Restore’u kullanın. Hemen sistemi yeniden biçimlendirmeye kalkmayın. Böyle yaparsanız gereğinden fazla bilgi kaybetmiş olursunuz. Bunun yerine sorundan önce yaptığınız şeyleri kronolojik olarak geriye almanız sizin için daha faydalı olacaktır.

 

{pagebreak::Yaptığınız Bir Hata Mutlaka Olmalı}

Yaşadığınız sorundan önce hiçbir değişiklik yapmadığınızı düşünmeyin. Mutlaka bir şey yapmışsınızdır. Hatırlayın, bozulan şey bir gün öncesine kadar gayet güzel çalışıyordu. Yaşanan sorunun mutlaka bir sebebi vardır. Hiçbir sorun sebepsiz yere baş göstermez.

Bilgisayarlarda yaşanan sorunları çözmenin birçok kişiye zor gelmesinin sebebi “bozulmuş” deyip kestirip atmak ve işletim sistemini yeninden kurmak ya da yeni donanım almak gibi şeylere yönelmektir. Böyle bir hata yapmadan önce bilgisayarınızda yaptığınız tüm değişiklikleri geri alın. Sonradan kurduğunuz tüm yazılımları, tüm sürücü güncellemelerini, tüm yamaları silin. Eklediğiniz tüm yeni donanımları çıkarın ve bir daha deneyin. Sorun mutlaka bunlardan birinden kaynaklanıyordur.

Eğer tüm bunlar da bir sonuç vermezse o zaman kaba kuvvete başvurup sistemi yeniden biçimlendirebilir ya da yeni donanım satın alabilirsiniz.
{pagebreak::Hata uyarıları}
Hata uyarıları

Sisteminizde bir şey düzgün çalışmadığında karşınıza hata uyarısı çıkar. Standart bir kullanıcının asla anlayamayacağı hata kodlarının aslında ne demek istediğini öğrenmenin çok kolay bir yolu var. Hata mesajını olduğu gibi kopyalayıp, Google benzeri bir arama motorunda arattığınızda karşınıza çıkan sonuçlar sizi aydınlatacaktır.

Hata uyarılarının bir iyi yönü varsa, o da aynı sorunun daha önce başkasının da başına gelmiş ve bir çözümünün olmasıdır. Kötü olan ise çıkan çözüm önerileri arasından doğru olanını bulabilmenin zorluğudur. Yahoo Answers ya da Ask.com’da çıkan çözüm önerilerinin çoğunun pek işe yaramadığını bilmelisiniz. Bu sebeple çözüm için iyi bir araştırma yapmanız şart.

Kullandığınız arama motorlarından işe yarar bir sonuç elde edemediğinizde hemen umutsuzluğa kapılmayın. Yaptığınız aramayı biraz daha özelleştirerek sonuca ulaşabilmeniz mümkün. Karşınıza çıkan hata uyarısının sadece belli bir bölümünü aratarak daha sağlıklı sonuçlar elde edebilirsiniz. Örneğin hata kodunun içinde bulunan sayıları çıkarıp bir arama yapabilirsiniz. Böylece çözüme ulaşmanız daha kısa sürebilir.

Çözüm ararken doğru yolda olup olmadığınızı anlamanın basit bir yolu var. Eğer doğru şekilde bir arama yapıyorsanız, aradığınız sonuç Google’da ilk üç sayfanın içinde mutlaka çıkacaktır. İlk üç sayfada aradığınız şeyi bulamıyorsanız bir yerlerde bir yanlışlık yapıyorsunuz demektir.
{pagebreak::Mavi Ekrannı Çözümü Microsoft}
Hata uyarıları ile karşılaştığınızda elinizi kolunuzu bağlayan tek şey mavi ekranlardır. Bu ekranda karşınıza çıkan hata kodunu kopyalayıp, arama motoruna yapıştırmanız mümkün değil. Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız, çözüm için en iyi kaynak Microsoft’un kendisi olacaktır.

Mavi ekran sorunu yaşadığınızda ilk yapmanız gereken şey, bir şekilde hata kodunu bir yere kaydetmektir. Bunu yaptıktan sonra support.microsoft.com adresine girerek hata kodunu girmeli ve önerilenleri yapmanız gerekiyor. Mavi ekran hatasının ilk maddede bahsedilen sorunla benzer özelliklere sahip olması nedeniyle orada bahsedilen yöntemleri de deneyebilirsiniz.

Ancak bunun çok da verimli bir yöntem olmadığını söylemek gerek. Bunun sebebi hatanın ne olduğuna bakılmaksızın bazı işlemleri geri almanızın gerekmesidir. Bu yöntemi sadece Microsoft’un resmi sitesinde söylenenler işe yaramadığında kullanmanızı tavsiye ediyoruz.
{pagebreak::Yavaşlayan sistemler}
Yavaşlayan sistemler

Bu kategoriye birçok sorunu dahil edebilmek mümkün. Düşen ses kalitesi, bastığınız tuşu on dakika sonra algılayan klavye, birden bire bağırmaya başlayan fanları bile bu kategoriye sokabilmek mümkün. Eğer sürekli oyun oynayan birisiyseniz düşen performans en çok sizin sinirinizi bozacaktır. Dün bir oyundan 80 FPS alıyorken bir sonraki gün birden bire 30 FPS’ye düşmenin ne demek olduğunu en iyi oyuncular bilir.

Sisteminiz gerçekten yavaşladı mı yoksa sizin beklentileriniz mi arttı, ilk önce bunu belirlemelisiniz. Yeni bir sistem kuran herkes ilk başta onu zorlamaya çalışır. Teknolojinin gelişme hızını göz önünde bulundurursanız, iki sene önce aldığınız bir sistemden bugün ilk günkü performansı alamayacağınızı bilmelisiniz.

Bu tip bir yavaşlama sorunuyla karşılaşanların çoğunun yaptığı iki şey var: Sistemi yenilemek veya işletim sistemini baştan kurmak. Bu iki yaklaşımın da yanlış olduğunu söylemek gerek. Yeni donanıma para harcamak sadece sistemi tamamen yenilemeniz gereken süreyi ileri atar, o kadar. Yeni sistem almaktan daha verimsiz bir çözüm olması da cabası. Sisteme 1 GB bellek eklemek bir süre işinizi görecektir ama bir süre sonra o da yetmeyecek, yeni işlemci, yeni sabit disk ya da yeni güç kaynağına ihtiyaç doğacaktır.

{pagebreak::Sürünen Sistemlerden Kurtulun}
İşletim sistemini baştan kurmak ise bir süreliğine bilgisayarınızın ilk günlerine dönmenizi sağlayacaktır fakat bir süre sonra tüm o yavaşlığa neden olan yamalara, sürücü güncellemelerine ve uygulamalara ihtiyaç duyacaksınız. Bu yüzden güzel günler çok kısa sürecektir.

Peki, böyle bir durumda atılacak en doğru adım nedir? Gereksiz her şeyi sisteminizden uzaklaştırmak en doğru yaklaşım olacaktır. Oynamadığınız tüm oyunları ve demoları, hiçbir zaman kullanmadığınız tarayıcı araç çubuklarını ve uygulamaları kaldırın. Görev çubuğuna (Windows masaüstünde ekranın sağ alt köşesindeki bölüm) bir göz atın, eğer 8-10 adet simge görüyorsanız bunların en az yarsısından kurtulmaya bakın.

Bilgisayarınıza kurduğunuz çoğu yazılımın kendini çok önemli zannetmek gibi kötü bir huyu var. Bu yazılımlar kendilerini çok önemli zannettikleri için arka planda sürekli çalışma ihtiyacı da hissediyorlar ki bu durum sistemleri yavaşlatan en önemli unsurlardan biri. Bu yüzden işe yaramayan uygulamaları belirleyip her an çalışmalarını engellemek ya da tümden ortadan kaldırmak bilgisayarınıza rahat bir nefes aldıracaktır.

{pagebreak::Rastgele gelişen olaylar}
Rastgele gelişen olaylar

Sonsuz evreni ve her şeyin birbiriyle muhteşem uyumunu düşündüğünüzde şaşırmamak imkansız. Tüm bu düzen Yaratıcının koyduğu ve henüz hepsini kavrayamadığımız fizik kuralları sayesinde sağlanıyor.  Tüm bu kuralları bilmediğimizden zaman zaman şahit olduğumuz bazı olaylara bir anlam vermekte zorlanıyoruz. Bilgisayarı da ufak bir evren olarak düşünebiliriz ve aynı fizik kuralları bu evren için de geçerli.

Bilgisayarınız çöktüğünde muhtemelen önceki maddelerde belirttiğimiz sorunlardan biri ile karşılaşmışsınızdır. Ancak bu sorunlar her zaman değil de arada sırada karşınıza çıkıyorsa durum biraz farklı olur. Çoğu zaman kolayca fark edilemeyen sebepler yüzünden rastgele sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

 

Bu tip sorunlara verilebilecek en iyi örnek aşırı ısınma olabilir. Bilgisayarınızı açtıktan kısa bir süre sonra ya da birkaç saat sonra aninden sistem kendi kendini yeniden başlatabilir ya da görüntü bozulabilir. Bu gibi sorunların en yaygın sebebi aşırı ısınmadır ve kolaylıkla anlaşılabilir. Bilgisayarınızı bir süreliğine kapatarak bu soruna geçici bir çözüm getirebilirsiniz.

Ancak ne yazık ki ara sıra karşımıza çıkan bu “rastgele” sorunların sebepleri her zaman böyle kolayca bulunmuyor. Ayrıca sorunun kaynağını belirlemiş olsanız bile çözüm o kadar basit olmayabiliyor. Karşılaşılan rastgele sorunların kaynağı, yakında duran elektrikli bir cihazdan yayılan radyo dalgalarından, yoğun ağ trafiğine, voltaj düşüklüğünden, kısa devreye kadar birçok şey olabilir. Eğer sorunun kaynağını belirlerseniz çözümü bulmanın elbet bir yolu bulunur. Ancak kaynağı belirlemek daha önce de dediğimiz gibi çok kolay değil.
{pagebreak::Yeniye alışmak}
Yeniye alışmak

“Yeni” kelimesi herkesi heyecanlandırır. Yeni olan her şey çok daha heyecan verici olmakla beraber herkes onların bir öncekinden çok daha iyi olduğunu varsayar. Bu varsayım her zaman doğru olmasa da genel düşünülürse çok da yanlış olmadığını söyleyebiliriz.

Ancak her yeni ürün eski bilgisayarınızda çalışmaz. Sürekli gelişen teknolojiye ayak uydurabilmenin tek yolu, başında yeni sıfatını taşıyan ürünleri takip etmekten geçer. Yeni bir donanım eski anakartınıza uymaz, ya farklı bir giriş kullanıyordur ya da pin sayısı değişmiştir. Yeni bir oyun eski sisteminizde çalışmaz, ya daha iyi bir grafik işlemci gerektiriyordur ya da daha fazla belleğe ihtiyaç duyuyordur.

 

Yeni bir ürün (yazılım ya da donanım olması fark etmez) yeni bir bilgisayarda düzgün çalışacak diye de bir kaide yok. Yeni ürünlerin hata barındırma olasılığı eski ürünlere oranla daha fazladır.

Yeni olanı tercih etmek hata değil tabii ki. Hata, yeni ürünlerin sorunsuz çalışacağını düşünmekten kaynaklanıyor. Bu yüzden her yeni ürünü hemen almamak gerekiyor. Teknolojinin hızını da göz önünde bulundurarak, yeni çıkan bir ürünü hemen almak yerine birkaç ay beklemek çok daha akıllıca olacaktır. Bu süre içinde bu tip ürünlerin sahip olduğu özellikler daha iyi anlaşılabilir, hatalar ortaya çıkabilir. Akıllı bir kullanıcının yapması gereken şey bu süreyi beklemektir. Böylece istenmeyen sürprizlerle karşılaşma olasılığınız daha az olacaktır.

:: Kendi sorunlarınızı çözebilmek daha iyi olmaz mıydı?

 

 

 

 

Prototype’a Sisteminiz Hazır mı?

8

Üçüncü şahıs görünümlü aksiyon oyunu tutkunlarının merakla beklediği Prototype’in sistem gereksinimi belli oldu. 12 Haziran’da Avrupa’da marketlere dağıtılacak olan yapımı çalıştırabilmek için SP3 destekli Windows XP veya SP2 destekli Windows Vista şart. Intel Core 2 Duo 2.6 GHz ya da AMD Athlon 64 X2 3800+ işlemci gerektiren oyun, XP için 1 GB, Vista için 2 GB RAM’e ihtiyaç duyuyor. En az 256 MB GeForce 7800 veya Radeon X1800 ile çalışacak olan Prototype’ın sabit diskinizde kaplayacağı alan da 8 GB olacak.


Oyunda özel güçlerimiz sayesinde düşmanları elimine ediyoruz.

Aksiyon türünde boy gösterecek olan yapımda, özel güçlere sahip olan karakterimiz ile, New York sokaklarını altını üstüne getireceğiz. Geliştirilebilen özelliklerimiz ile bir nebze de olsa RPG havası estiren Prototype, PC’nin yanında X360 ve PS3 için de geliştirildi.

:: Prototype’ın sistem gereksinimlerini nasıl buldunuz?

Yazan: Aykut Göker

Basit İhtiyaçlarınıza Pratik Çözümler

Japonya’nın en büyük elektronik markaları arasında yer alan beyaz eşya üreticisi Hitachi, üstün teknoloji ürünü Bozdolaplarını müşterileri ile çok daha cazip imkanlarla buluşturmak için yeni bir kampanya başlattı.

Kampanya kapsamında eski buzdolapları geri alınarak yeni Hitachi Buzdolabında 200 TL’den başlayan ve 500’TL’ye varan indirimler yapılıyor. Geri alım kampanyasında herhangi bir yaş ve marka sınırlaması bulunmuyor.

220 litreden 700 litreye kadar 21 farklı modelde buzdolabı ile Türkiye pazarına giriş yapan Hitachi, ürünlerinde A sınıfı enerji tasarrufu sağlarken renk alternatifleri ile de dikkat çekiyor.

Su pınarı, otomatik buz üretimi, ayarlanabilir özel şişe rafı ve döner buz haznesi ile basit ihtiyaçlarınıza pratik çözümler sunan Hitachi buzdolapları 73 cm lik geniş iç hacmi ile en geniş ailelerin bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilmektedir.

Hitachi, 2009 yılı son çeyreğinde ürün yelpazesini geliştirerek, Türkiye pazarında tüm beyaz eşya ihtiyaçlarına cevap vermeyi hedefliyor.

:: Hitachi’nin beyaz eşyalarını nasıl buluyorsunuz?

Örümcek Adam, Transformers ve Bond

1

Yayıncılığını Activision’ın üstlendiği bir dizi yeni yapım, 2010’da raflarda yer bulacak. Firmanın CEO’su Mike Griffith’in açıklamasına göre, popüler süper kahraman Spider-Man’in yeni oyunundan tutun da, Transformers’a ve hatta James Bond’a kadar birçok yapım önümüzdeki yıl kullanıcılarla buluşacak.


Autobot’lar ve Decepticon’ların savaşı 2010’a da sıçrayabilir.

Mike Griffith, bu üç ismin haricinde yeni Tony Hawk oyununu da müjdeledi. Tamamı Activision tarafından yayınlanacak olan yapımlar ile ilgili ayrıntılı bilgi, önümüzdeki günlerde E3’te verilecek.

:: Yapılan film oyunlarından memnun musunuz?

Yazan: Aykut Göker