Değişen Yahoo!

12

Son zamanlarda Google’ı keşfetmek için kıyıdan eğey uzaklaştığımızı fark ettik.  Yahoo! bu, boş durmuyor tabii. Her ne kadar arama  işinde Google açıkara önde gibi görünse de, Yahoo! da mücadeleye başka şekillerde devam ediyor. Özellikle MSN’in yaptığı gibi kendi "Messenger" yazılımını diğer hizmetleriyle birleştirmek ve bir Yahoo Messenger’ın İnternet üzerinde bir uzantısı oluşturmak konusunda yaptığı çalışmaların devamı geliyor.

:: Yahoo! Daimî Temsilcisi
Yahoo!’da ilk gözümüze
çarpan değişiklik kişisel olarak düzenlenebilen
temsilciler (avatar) oldu. Sims 2 oynayanlar bilirler; oyunda
bir karakter yaratacağınız zaman yüz ifadelerinden, saç,
göz ve ten rengine hatta kıyafetine kadar herşeyi
düzenleyebilirsiniz. Yahoo! da temsilciler için bu
uygulamayı çok benzer şekilde İnternet üzerine taşımış.
Tüm bu ayrıntıların yanı sıra, yarattığınız temsilci için
onlarca arka plan resminden birisini de seçebilirsiniz.
Kendiniz için 32 taneye kadar temsilci düzenleyebilir ve beğenilenler kısmında saklayabilirsiniz.

Yahoo! çalışanları
bu temsilcilere biraz olsun canlılık katmak için bir de göz
kırpma, gülme gibi hareketler eklemişler. “Herşey güzel
de, biz bu temsilcilerin turşusunu mu kuracağız?” derseniz; öncelikle bu temsilcilerden turşu olmayacağını hatırlatalım. Bu temsilciler, Yahoo! Messenger ve Yahoo Mail de dahil olmak üzere Yahoo!
ile ilgili pek çok kısımda sizi temsil etmek için kullanılacak. Tabii böyle bir şeye ne gerek var derseniz, bu bambaşka bir konu. Denemek için birbirini çiğneyip geçen insanlar arasına katılmak için tıklayın.

:: Yahoo! Messenger
MSN Messenger çılgınlığının
yaşandığı bu son zamanlarda diğer mesajlaşma yazılımlarını
unuttuk sayılır. Google Talk ve Skype gibi yazılımlar ise
internet üzerinden haberleşmenin geleceğini gördüler
ve sesli haberleşme yöntemi üzerine yatırım yapmaya
başladılar bile. MSN Messenger’da sesli iletişim yazılı
iletişime bir ek olarak sunulurken, Google Talk ve Skype konuşmayı
ön plana çıkararak yazılı haberleşmeyi onun yanında
ek olarak sunuyor. Tabii buna geleceği görmek yerine geleceği
belirlemek de diyebiliriz.

Google Talk, Skype, MSN Messenger
derken, Yahoo! Messenger’ın da bu gelişmelerden uzak kalmadığını
gördük. Yahoo! Messenger with Voice adıyla kullanıma
sunulan yeni Yahoo Messenger kesinlikle denemeye değer.
Bilgisayardan bilgisayarları ve bilgisayardan konvansiyonel telefonları arama
özelliği olan Yahoo! Messenger, Yahoo! hesabınızdaki adres
defteriyle de bütünleşik olarak çalışıyor. Zaten bütünleşmese şaşardık. Bu
sayede adres defterinizdeki bütün kişileri görebilir,
kimlere hangi yoldan ulaşabileceğinizi seçebilirsiniz. Tabii bütünleşme deyince Voltron ayarında bir işlevsellik (kendileri dünyayı falan kurtarıyor) bekliyorsanız, boşverin.

:: Daha Fazla Özellik

Yahoo! Messenger’ın seçenekleri arasında e-posta, SMS, sesli arama ve yazarak
mesajlaşma seçenekleri bulunuyor. Eğer Yahoo Messenger
aracılığı ile sabit bir telefonu ya da cep telefonunu
arayacaksanız ödeme yapmalısınız. Tarifelere ise bu adresten ulaşabilirsiniz. Yahoo Messenger’ın en güzel
özelliklerinden birisi ise bilgisayardan bilgisayara yapılan
aramalarda, aradığınız kişi çevrim dışı ise veya cevap
vermiyorsa sesli mesaj bırakabilmeniz. Karşınızdaki kişiyle
Messenger penceresi içinde oyun oynayabilmek ve resim
paylaşabilmek de mümkün.

Hareketli arka planlar ise çok
çok uzun zamandır Yahoo Messenger’da olan özelliklerden.
Gözlemlediğimiz tek olumsuz nokta, gelen bir sesli arama
olduğunda ya da pencere içerisinde herhangi bir uygulama
başlatıldığında mesaj penceresinin boyutunun otomatik olarak
değişmesi. Onun haricinde hem görsel olarak hem de işlevsel
olarak oldukça güzel bir yazılım olmuş. Yazılımı
indirmek için tıklayın.

:: MSN İle Ortaklık
Yahoo Messenger’dan bu kadar
bahsettikten sonra bir de güzel haber verelim. Yahoo ve MSN
ortaklığı ile yakında tek bir hesaptan hem Yahoo hem de MSN
Messenger kullanan arkadaşlarınıza ulaşabileceksiniz. 2006’nın
ilk çeyreğinde hayata geçmesi beklenen proje sayesinde
Yahoo ve MSN mesajlaşma yazılımları arasındaki sınır kalkıyor.
İster Yahoo ister MSN Messenger kullanın artık farketmeyecek.
Böylece “Ben Yahoo Messenger kullanmak istiyorum ama herkes
MSN Messenger kullandığı için kullanamıyorum.”
hayıflanmaları sona erecek. Bu, her ne kadar bir ortaklık gibi
görünse de iki yazılım arasındaki rekabeti arttıracak
gibi görünüyor.

Özlem Özgöbek
Serbest Yazar

“Açık”lar Haftası

Yeni yayınlanan Firefox 1.5‘te bir açık bulundu. 7 Aralık’ta Packet Storm Security tarafından yapılan açıklamaya göre, Firefox’un bu yeni sürümünde karşılaşılan sayfaların açılmaması, yani servisin reddedilmesi (DoS) problemi, bu açıktan kaynaklanıyor. Web sitelerindeki bütün verileri history.dat adlı bir dosyada tutan Firefox, bu veriler belirli bir sınırı geçtiğinde (buffer overflow) hata vermeye başlıyor.

Aslında bu problemin çözümü oldukça basit. Kullanıcı tarafından "history.dat" dosyası bulunup silindiğinde sorun geçici olarak ortadan kalkıyor. Ancak bütün kullanıcılardan zaman zaman bunu yapmalarını beklemek pek mantıklı gibi görünmüyor.

Internet Explorer, Google ve Microsoft’u düşündürüyor
Geçtiğimiz hafta açıklanan ve Google Desktop ile birlikte kullanıldığında bir güvenlik açığı oluşturan Internet Explorer yaması için Microsoft çalışanları uğraşırken, bu hafta Google tarafından açığın riskini azaltan bir düzeltme çıkarıldı.

Çıkarılan düzeltme ile ilgili olarak Google’a teşekkür eden Microsoft, yama için çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Aslında Internet Explorer’daki açık Google Desktop olmadan da mevcut. Ancak Google Desktop ile birlikte kullanıldığında bu amaçla hazırlanmış bir web sitesine girdiğinizde, bilgisayarınızdaki kişisel bilgiler dışarıdan ulaşabilir hale geliyor.

Özlem Özgöbek
Serbest Yazar

SDN

Evliya Canon

Canon Foto – Video Ürünleri Türkiye Distribütörü Erkayalar Fotoğrafçılık tarafından gerçekleştirilen ve 4 Kasım’da başlayan Canon ürünleri tanıtım aktivitesi, 31 Aralık 2005 akşamına kadar tüm Cumartesi ve Pazar günleri devam edecek. Ülke genelinde on beş şehirdeki otuz noktada aynı anda devam edecek aktivite boyunca ziyaretçiler, standda sergilenen Canon dijital fotoğraf makinesi, video kamera ve taşınabilir kompakt yazıcıları yakından inceleme, deneme çekimleri yapma ve baskı alma fırsatı buluyor. Ayrıca dileyen ziyaretçilerin fotoğrafları çekilerek kompakt yazıcılardan anında 10×15 cm ebatlı baskı alınarak kendilerine hediye ediliyor.

Aktivitede tanıtılan ürünler arasında Türkiye’nin ilk Türkçe menülü dijital fotoğraf makinelerinden olan IXUS 55‘in yanı sıra MVX300 mini DV kamera ve taşınabilir yazıcı CP 510 bulunuyor.

Gidilecek şehirler
Erkayalar, Canon ürünleriyle çekim yapmanın farkını görmek isteyenleri İstanbul, Ankara, İzmir, İzmit, Bursa, Adana, Konya, Diyarbakır, Çorlu, Antalya‘daki çeşitli alışveriş merkezi ve teknoloji mağazalarında buluşmaya davet ediyor.

Bilgi için: http://www.erkayalar.com.tr

SDN

A4Tech X-718: Oyuncular İçin

12

Tehlikeli, evet kesinlikle tehlikeli! En azından elinizde 150 YTL’lik bir oyun faresi tutmuyorken onlara neler yapabileceğinizi bilmeyenler için çok tehlikeli. Gösterişsiz ve sade; buna karşın ummayacağınız kadar da başarılı. A4Tech’in X-7 serisi farelerinden bahsediyoruz. Yalnızca 20$+KDV’ye (bu yazı yazıldığında yaklaşık 32 YTL) alabileceğiniz bir farede ne gibi özellikle olabileceğini öğrendiğinizde, siz de bizim kadar şaşıracaksınız.

:: Bütün Olay Algılayıcıda
A4Tech’in daha önceleri ürettiği optik fareler, en düzgün yüzeylerde bile fazla hızlı hareketi algılama konusunda çok başarılı olmuyordu. Bunun sebebini tahmin etmek güç değil: Basit bir algılayıcı, düşük görüntü örneklemi, düşük tarama hızları… Şimdi ise Agilent üretimi bir sinyal işleyici ile her şey değişmiş görünüyor ve karşımızda düzgün bir yüzeyde hiç bir şey kaçırmayan bir fare var.

Bize gönderilen fare, serinin en üst modeli olan X-718. Bu ürün 2000 DPI çözünürlüğe sahip ve 30×30 piksellik algılayıcıyla saniyede 6500 defa tarama yapıyor. Bunun sonucunda ortaya pürüzsüz bir tarama çıkıyor. Bu taramanın ne kadar yüksek hızda etkili olduğunu merak ediyorsanız, teknik detaylarında 1 m/s olarak belirtilen bir hız ve 15g (150 m/s

Aklın Yolu Bir!

Nokia, bu anlaşmayla 60 Serisi
ile Symbian İşletim Sistemi’ne sahip mobil araçlarını Symantec Mobil Güvenlik’i
yükleyerek sunabilecek. Symantec’in mobil güvenlik çözümü, kötü niyetli yazılım
tehditlerine karşı bireysel ve kurumsal kullanıcılara daha fazla koruma sağlıyor.

Symantec, 2 yıldan uzun bir süredir mobil araçlara yönelik sistemler ve mobil
güvenlik teknolojisi geliştirmek amacıyla Nokia ile ortak çalışma yürütüyor.Yeni
anlaşma, Nokia’nın 60 Serisi platformundaki akıllı telefonlar için artırılmış
koruma sağlarken, her iki şirket arasındaki varolan ilişkinin daha da güçlenmesine
imkan verecek. Anlaşma ayrıca, 60 serilerindeki akıllı telefonlar için kullanılacak
Symantec’in mobil güvenlik çözümlerinin diğer 60 serisi lisansörlerine test
ve değerlendirme olanağı da sunacak.

Symantec Mobil Güvenlik
Symbian İşletim Sistemi için hazırlanan Symantec Mobil Güvenlik, entegre güvenlik
istemcisi olup, akıllı telefonları kablosuz tehlikelerden koruyor. Cep telefonları,
bilgisayarların özelliklerine daha fazla sahip oldukça hacker ve virüs saldırılarına
da açık hale geliyor.

Symbian İşletim Sistemi için hazırlanan Symantec Mobil
Güvenlik, bu risklere karşı koruma sağlıyor. Telefona kurulduğu andan itibaren
koruma sağlayan yazılım, virüslere karşı korumayı otomatik olarak başlatırken,
tehditlere açık olabilecek girişleri de kapatıyor.

Otomatik yok ediyor
Symantec virüs korumasıyla;
virüs, solucan ve ‘Truva At’ları otomatik olarak bulunup yokediliyor. OtoKoruma
özelliği ise kötü niyetli kodlarla ilgili bilgi birikiminden de yararlanarak,
e-posta dosyaları ile SMS, EMS, MMS ve HTTP’yi sürekli izliyor.

Cepte Firewall!
Kullanıcılar
ayrıca uygulamaları ve dosya arşivlerini tarayabiliyor. Bunlara ek olarak güvenlik
yazılımında varolan firewall, telefonların LAN/WAN bağlantılarına şüpheli giriş
ve çıkış teşebbüslerini engelliyor.

Symantec LiveUpdate, kablosuz ağ üzerinden
güncel koruma ve yazılımları indirerek, yeni tehlikelere karşı kolay ve sürekli
koruma sağlıyor.

SDN

Sırada HD Radio Var!

Büyük radyo şirketleri arasında yer alan 
Bonneville, Citadel, Clear Channel, Cumulus, Emmis, Entercom, Greater Media ve Infinity, bu teknolojiyi geliştirmek için ortak karar aldılar. Bu konuda diğer teknoloji markalarından yardım alarak önümüzdeki aylarda önemli adımların atılacağı da söylenenler arasında. Yüksek kalitede ses iletimi yapabilecek olan HD Radio ile ilgili gelişmeleri sitemizden duyurmaya devam edeceğiz.

SDN

Office Yardımcınızın İlk Görüntüleri

Microsoft Office 12 geliştiricilerinden Jensen Herris’in blogunda belirtildiği gibi Office 12’deki yardımcı, ezbere çalışan bilgiler yerine kullanıcıya daha fazla yardımcı olabilmek için önemli ipuçlarını içeriyor. Şu an Microsoft’un en son Office ailesi Office 11, bilinen adıyla Microsoft Office 2003. Önümüzdeki yıl çıkacak olan Microsoft Office 12’nin ekran görüntülerini de daha önce ShiftDelete.Net’te yayınlamıştık.

Ofis yardımcınızdan görüntüler

SDN

Google Milyarderleri

Geçtiğimiz birkaç hafta içinde Google hisseleri en yüksek değerine
ulaştı. Kasım ayının son döneminde 14 Google yöneticisi hisselerinin
18.6 milyonunu satarak 4.3 milyar dolar gelir elde ettiler. Tabii bu 14
yönetici arasında en büyük pay, kişisel hisselerinin 5.3 milyonunu satan
ve 1.3 milyar dolar gelir eden Google kurucularından Larry Page ve
Sergey Brin’in oldu.

Bütün bu satışlardan sonra bile Page ve Brin’in
ellerinde, şu anki değeri 13 milyar dolardan fazla eden 33 milyon Google
hissesi olduğu açıklandı.

SDN

Kodak EasyShare P880

12

P880, 24-140 mm (35 mm eşdeğeri) geniş açı,
f/2.8-f/4.1, profesyonel kalitede Schneider-Kreuznach Variogon zoom’lu lens
ile, fotoğraf çekme yeteneklerini artırıyor. 24 mm geniş açı ayarı, manzara fotoğrafçılığı
için ideal olup nesnelere daha fazla yaklaşmayı mümkün kılıyor; ön plandaki
nesneleri daha derin bir alanla “çekerek” mekan algısını güçlendiriyor. Öte
yandan, duvar gibi engellerin istenen tüm nesneleri fotoğraf karesine sığdırmayı
zorlaştırdığı iç mekan çekimleri için de ideal. 

İstenilen odaklama kalitesi
Kullanıcılar, aynı entegre lensle, çerçeveyi tam oluşturmak için manuel zoom
halkasını kullanarak, 140mm’ye kadar optik zoom’lama yapabiliyorlar. Seçilebilir
25 noktalı, ileri düzey, hibrid Otomatik Odak Sistemi ya da manuel odak halkası
ile, loş ışıkta bile doğru odaklama yapılabiliyor. Özel flaş bağlantıları ve
PC senkronizasyon yuvası ile, gelişmiş ve esnek ışıklandırma kontrolü sağlamak
mümkün oluyor.


Kodak P880

P880 modeli, program, diyafram aralığı ve obtüratör öncelikleri dahil, birden
fazla çekim modu arasında seçim yapma özgürlüğü veriyor. Bu modlar tamamen elle
kontrol ediliyor ve geleneksel nitelik taşıyor. Hızlı kamera ayarları için,
önceden belirlenmiş manzara modları ya da otomatik mod seçilebiliyor.

Video çekimi
P880, saniyede 30 karelik
video çekilebiliyor. Tam optik zoom kullanılabiliyor ve fotoğraf makinesinde
kırpma, kesme, ekleme ve birleştirme yapılabiliyor. JPEG formatında 640×480
çözünürlüklü tek video kareleri de elde edilebiliyor. Çeşitli patlama modlarına
yüksek hızlı bir alternatif oluşturan bu kareler, daha sonra paylaşılabiliyor
ve en fazla 10×15 cm olarak basılabiliyor.


Geniş LCD ekran

Meraklılar için çekim sonrası esnekliği artırmak amacıyla, EasyShare
fotoğraf makinelerine ilk kez RAW dosya desteği eklenmiş. Bu dosyalar, fotoğraf
makinesinin içinde JPEG ve TIFF dokümanları oluşturma ve yeni Kodak EasyShare
v5.1 yazılımıyla RAW düzeltmeleri yapma imkanı veriyor. Yeni Kodak RAW formatı,
dinamik JPEG dokümanını dosyaya gömüyor ve RAW dönüşümüne gerek bırakmaksızın,
yazılımın içinde hızlı RAW dosya görüntüleme ve düzenleme olanağı sağlıyor.

Geniş ekran
Ürün, başka özelliklere de sahip bulunuyor. Örneğin, canlı histogramla, fotoğraf
makinesi üzerinde poz değerlendirmesi yaparken ışıklı ya da gölgeli kısımları
kırpmak mümkün oluyor. Ürün ayrıca, 2,5 inçlik ve yüksek çözünürlüklü LCD ekrana,
237 bin pikselli ve diyopterli elektronik vizöre, yüksek kapasiteli lityum iyon
pile, 16-1/4000 saniye arasında değişen obtüratör hızına ve ampül ayarına, tek
tuşla beyaz dengesi sağlama özelliğine, kırmızı göz oluşumunu dijital olarak
azaltma işlevine ve elle kaldırılan bir pop-up flaşa sahip. P880’i P20 Zoom
Flash ile kullanarak daha fazla ışık kontrolü sağlanabiliyor. Pil ve SD kart
dahil 556 gr. ağırlığındaki fotoğraf makinesi, lens dahil 11,5 (en) x 9,5 (yükseklik)
x 9 (derinlik) cm’lik boyutlara sahip olup elde rahatlıkla taşınabiliyor.


Üstten görünüşü

Bütün EasyShare fotoğraf makinelerinde olduğu gibi, bu model de Kodak EasyShare
yazıcı ve makine birimleri, Imagelink baskı sistemi ve PictBridge teknolojisi
ile uyumlu çalışıyor.

Kolay baskı ve yazılım desteği
P880, Windows ve Macintosh sistemleri için geliştirilen yeni Kodak EasyShare
yazılımının 5. sürümünü içeriyor. Bu da dijital fotoğraf organizasyonunu, düzenlemeyi,
paylaşmayı ve basmayı çok kolaylaştırıyor. Tek Dokunuşta Daha İyi Fotoğraflar
özelliği, Kodak tarafından geliştirilen özel renk teknolojilerinden yararlanıyor.
Böylece kullanıcılar, inkjet yazıcılardan, canlı ve gerçeği yansıtan baskılar
alabiliyorlar. Kodak web sitesinden ücretsiz indirilebilen bu sürüm, gelişmiş
video düzeltme özelliklerine de sahip.


Kolay baskı imkanı

P880 sahipleri, Kodak EasyShare Gallery’ye de bağlanabiliyorlar. Bu sayede,
dünyanın her yerinde arkadaşları, aileleri ve meslektaşları ile görüntülerin
tamamını ya da bir kısmını paylaşabiliyorlar. Bu online hizmet, yalnızca çeşiti
boyutlarda elekronik paylaşım ve fotoğraf çekimine olanak vermekle kalmıyor; fotoğraf kitapları, fotoğraf takvimleri, hatta çerçeveleme için yaratıcı seçenekler
sağlıyor.

Bilgi için: Kodak Türkiye
Fiyat: 639 Dolar+KDV
Satın almak için: Hepsiburada

SDN

Ne Kadar Tık? O Kadar Hediye!

Pazartesi günlerine en iyi başlamanın yolu gelen yüzlerce e-postayı okumak ya da biriken işlerinizin listesine bakıp iç geçirmek değil tabi. En iyisi hem zamanınızı fazla almayan hem de sizi doyasıya eğlendiren minik flash oyunlardan birinin peşinden gitmek. Bizim önerimiz ise aşağıda.

Bir saniyede kaç kez tıklıyorsunuz?

http://www.miniclip.com/merrychristmas.htm
adresindeki oyuna başlamadan önce kısaca bahsedelim. "Click here to play" butonuna bastıktan sonra geri sayım başlıyor. Süre başlar başlamaz farenin sol butonuna tıklamaya başlayın.

Ne kadar fazla tıklarsanız o kadar çok hediye yağıyor. 5 saniyelik süre bittiğinde de hediyeleriniz, yani tıklama adediniz sayılıyor.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/12/stumble/tiktikekran.jpg|||1|T

Compex’e Gittiniz mi? Biz Gittik!

Yazının girişinde gittik dediğimize bakmayın. Gitmeye çalıştık önce. Kadıköy’den Beşiktaş’a giden vapurdaki gibi geçseydi keşke her saat. Beşiktaş’a iner inmez durumun, tahmin ettiğimiz gibi olmadığını anladık.  Taksi ile gitmeniz imkansız. Haftasonu olmasından dolayı inanılmaz bir kalabalık, inanılmaz bir trafik. Yarım saat içerisinde geçen 3246421 taksinin hepsinin dolu olması nedeniyle bir şekilde otobüs ile gidebildik.

Fuar alanına geldiğimizde biraz yorgunduk ama ne de olsa bilgisayar fuarı. Adı bile tüm yorgunluğumuzu almaya yetiyor. Girişte ne davetiye soran vardı ne de arama yapan. Sitemizde ücretsiz davetiye için bağlantı vermiştik oysa. Davetiye olayı için affınıza sığınarak "Yalan oldu" diyerek fuara elimizi kolumuzu sallayarak girdiğimizi söyleyelim.

Girer girmez hemen elinize vermeye kalkanları göreceksiniz. Biz de aldık. Tanıtım broşürlerini, çantaları, klasörleri, poşetleri. Mümkün olduğunca her yerden sadece bir kez geçmek daha iyi olur diye düşündük. Yarım saat önce zorla elimize kağıt tutuşturan "tanıtım görevlisi" (biz paralı asker olduğunu düşünüyoruz) kişiler, sizi daha yeni görmüş gibi ısrarla yeniden birşeyler vermeye çalışıyor.


Markom. Yardımcı olsalardı daha iyi olurdu ama…

Bir yakınımızın verdiği konfigürasyon için Markom’un standına gittiğimizde fiyat için Kadıköy’deki arkadaşlarının yardımcı olacaklarını söyleyince ilk dumur anımızı yaşamış olduk.  Görülen sarı şapkalı arkadaşların devlet meseleleri ile meşgul olduklarını düşünerek, bilgisayar konfigürasyonu oluşturmanın ve hesaplamanın, onların işi olmadığını sorgulayarak ayrıldık.


Erman Hoca, Fatih ile fotoğraf çektirdi.

Hürriyet gazetesinin dev alanında ise bu kabinler vardı. Beğendiğiniz yazarlarla beraber fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Ne işimiz olur Ertuğrul Özkök ile Erman Hoca dururken dedik ve sıraya girdik fotoğraf için. Fatih’e göre, Erman Hoca onunla fotoğraf çektiriyor.


Eurosoft, renkli ürünlerle ilgi odağı oldu.

Türkiye’deki en gözü kara ve en başarılı yazılım firmalarından Eurosoft da fuar alanında en fazla ziyaret edilen yerlerden biri oldu. Neden gözü kara derseniz, işletim sistemine bile para vermenin enayilik sayıldığı ülkemizde, yemek pişirmek için yardımcı yazılımı satmaya kalkmak, gözü karalıktan başka birşey değildir. Çok sayıda satmak ise, başarılı olmaktır. Tebrikler Eurosoft.


Yakından incelenmesi gereken dergi: T3

Bilgisayar ve iletişim ürünlerini magazinle birleştiren başarılı dergi T3’ün kapaklarını incelemekte fayda gördük. İnternette sörf yapmak yerine Aliye’yi izleyen bir yakınınız varsa ilgi alanlarınızın ortak olmasını istiyorsanız kendisini T3 ile tanıştırabilirsiniz. T3 editörleri ile kısa da olsa sohbetten sonra fuar sonrası ofislerinde buluşma teklifi ile ayrıldık.


Alo, Telekom’dan arıyoruz. Kablolara yağ basacağız.

Görüntülü telefonlar, fuarların vazgeçilmez ürünlerinden olmaya aday. Giderek daha da gelişen bu telefonu da oldukça başarılı bulduk. VoIP teknolojisi ile internet üzerinden görüşme sağlayarak hem en son teknolojileri size sunuyor hem de bu işi çok uygun fiyatlara yaptırıyor.


Minton’dan serin duruş.

Alıştık hep güzel kızların bulunduğu standlara. Bir anda Minton’un bölümünde bu manzara ile karşılaşınca şaşırmadık desek yalan olur. Minton, fuarda sadece bu durumdan dolayı değil, gelen ziyaretçilerle olan yakın ve güleryüzlü ilişkileri ile de dikkatleri üzerine çekti.


Takoz. SMS özelliği yok henüz.

Nostalji vitrininde neler yoktu ki? Bulabileceğiniz en eski telefonları asmışlardı. Ericsson (Sony değil o zamanlar) 628’den tutun da resimde gördüğünüz bir kiloya yakın olan Netaş’a kadar. Görenlerin belki de en fazla eğlendiği bölümdü diyebiliriz.


Nerde kalmıştık?

Fuar alanını son derece kötü kullananlar da vardı. Ofislerini oraya taşıyarak "çok çalışıyoruz, bildiğiniz gibi değil" imajını vermeye çalışan firmalar bizi gülümsetti.


Neyim var ki Samsung’dan başka…

Plazma TV’lerin hepsini bir arada görünce hemen değerlendirme yapalım istedik göz kararı ile. Bizim seçimimiz sağdan en üstteki Plazma TV oldu. Tabii ki Samsung. Sağ alttaki her ne kadar parlak görünse de fuara gidenler bize hak vereceklerdir.


Fuarda görmek istemediğimiz görüntüler.

Toshiba standından geçerken kafanıza düşecek gibi duran bu diz üstü bilgisayar reklamının verdiği tedirginlik, stand yetkilileri ile görüştükten sonra daha da arttı. Yetkili arkadaşların internet sitelerine olan bakışı Toshiba standına arkamızı dönüp kaçmamızı sağladı.


Eklembacaklılar hepimizi öldürecek

Samsung’un ye raldığı bölümdeki bu dev plazma tv ise bizi bizden alan ürünlerin başında yer aldı. Zaten fuarda yeni ürün yok 🙂 Ama bu TV’deki gerçek görüntü sizi büyülüyor. Gerçek boyutunu anlamak için her ne kadar güzel hanımları objektiflerimizin karşısına geçirmeye çalıştıysak da bu bey bize yardımcı oldu.


Özlem’in Vaio aşkı…

Adını hatırlayamadığım bir üyemizin "rüyamda bile vitrinin arkasında" dediği Sony Vaio dizüstü bilgisayarları da görmedem geçemedik. Fuarda belki de en fazla bulunan ürün dizüstü bilgisayar. Toshiba standında gördüğümüz 4 kilograma yakın olan dizüstü bilgisayarlardan sonra 1920*1200 çözünütlüğe sahip olan bu ürünü görünce dizüstü bilgisayarlara olan saygımızı yeniden kazandık.


En beğendiğimiz fotoğraf.

Fuardan ayrılırken merdivenleri usul usul çıkıyoruz. Nedeni ise elinize kağıt tutuşturmak isteyen kişiler. Kafanızı sallayarak "Hayır" dediğinizde "Aaa oldu mu şimdi? Ayıp olur almazsan" diyerek sevgilerini sunan bu kişilerin arasında bu miniği göünce dayanamadık, çektik fotoğrafını.

Sonuç:
Yeni bir ürünün olmadığı fuarda, Özlem’e bir kulaklık almak için gezmediğimiz stand kalmadı. Ve istediğimiz gibi bir kulaklık bulamadık. Yer zaten küçük. AMD, Intel, Asus gibi bilinen markaların yerine "Daha yaratıcı bir isim bulamadınız mı?" diye sormaktan çekinmediğimiz "Sunyo Elektronik" gibi firmaların hiçbirinde Philips HP 900 kulaklık bulamadık.

SDN Tayfası
(Özlem, Fatih, Troy)

Telefonda Yeni Nesil: W900i

19

Cep telefonu sektöründe kameralarda belli bir noktaya gelindikten sonra bazı
açıkların oluştuğunu söylesek haksız sayılmayız. Piyasalarda zaten yeterince telefon
vardı. Akıllı mobilphone, ucuz mobilphone, jon jon mobilphone, deniz kabuğu
şeklinde mobilphone… Bu kadar telefona rağmen ben dahil bir çok kişi, müzik
özelliklerini içinde barındıran bir telefon bulamadık. Ta ki, Walkman’i dünyaya
kazandıran marka olan Sony bu durumdan haberdar olana kadar.

Zencileri ağır müzik çalarlardan kurtaran Sony
Zencilerin omuzlarında taşıdıkları kocaman müzik çalarları cepte taşınan Walkman
haline getiren Sony, bunu mu yapamayacaktı. Zaten piyasada olan telefonlarda
bu özellikler tek tek veya birlikte vardı ama bir müzik telefon olabilmek için
daha fazlası gerekiyordu. Telefona bile megabass‘ı katacak know-how olmalıydı.

Bu şartlar altında çıkarılan Walkman telefon özelliği çok tuttu. Neden diye
sorarsanız benim cevabım; MP3 çalar taşımaya üşenmek.
Nasılsa telefon taşıyorum bir de MP3 çalara üşendiğimden böyle bir telefon bekliyordum.
Bu telefonda ise çıkanlardan farklı olarak birçok özellik biraradaydı. (Kapatınca
MP3 çalar olabilme, bunun yanında radyoyu barındırabilme, güçlü bir kamera,
yanında düşmelerle bozulmucak 512 MB gibi tatminkar ve artırılabilir hafıza
kartı ve azımsanmayacak kadar uzun süre dayanan bir batarya). Bunların hepsi
bir arada bu telefonun tutması ve bu telefona Walkman denmesine sebep gösterilebilir.

Ayrıca bu telefonu temin edenleri tatmin eden ses kalitesi, megabass gibi
detaylarda alanlarda bağımlılık yarattı. Bu bağımlılık kısa süreliydi tabiki.
Insanoğlu bu, çiğ süt emmiş onda tatmin duygusu çok çabuk yok olur. Hemen, “Edge’si
yok!”, “Görüntülü konuşma yapamıyorum!”, “512 MB artık az geliyor, kendi hafızası
neden az?”, “Bluetooth 2.0’ı niye barındırmıyor?” diye sorular sormaya başladı.
İşte bu noktada, soruları soran insanlara bir cevap olarak çıka geldi W900i.

W900i’ye değinirken bazı özellikleri bakımından W800i’yi baz aldım. Fakat telefon
S700 yapısı örnek alınarak hazırlanmış. Bunun artısı da olmuş tabii ki. Ekran
büyüklüğü daha net ve büyük görüntüler olarak dönmüş. 240 x 320 piksellik 256
bin renge sahip bir ekranı var. Büyük bir ekran olması ve telefonun S700 gibi
büyük bir telefon gibi yaratılması, boyutlarını da büyük olarak sunmuş. (109
x 49 x 24 mm,148 gr) Bu büyüklük içine birçok yeni özelliğin katılmasıyla bir
dezavantajdan çok bir avantaja dönüşmüş.

Bu kasa içine biri 2 Megapiksel (1632×1280
piksel) otomatik fokuslu, flaşlı ve QVGA video çekme özelliğine sahip, diğeri
ise görüntülü konuşma için kullanılan standart kamera olmak üzere 2 kamera konmuş.
Polifonik özelliği W800’de 40 kanal iken bu modelde 72 kanala çıkartılmış. Bluetooth
2.0 desteği eklenmiş. USB desteği ve kapalıyken çalma özellikleri korunmuş.

Bunun yanı sıra 38 MB iç hafızaya sahip olan W800i’den sonra 470 MB + 2 GB’a
kadar artırılabilen hafıza kartıyla birlikte “Bana 512 yetmez” diyenlerin de
almasını sağlayacak bir telefon haline gelmiş. Ayrıca MP3 çalar ve radyo özelliği
kullanırken illaki telefona bakmak gerektiği hesaba katılmış. Ve telefona bir
de uzaktan kumanda cihazı eklenmiş. Bu sayede müzik dinlenirken telefonu sürekli
çıkarıp da kanal ve parçaya bakmak gerekmiyor.

 

Telefonun can alıcı özelliklerine gelmek gerekirse: telefon, 3. nesil olarak
piyasaya sürüldüğünden, internet hızı ve tarayıcısı geliştirmiş. GSM 900 / 1800
/ 1900 ve UMTS desteği verilmesiyle internet hızı 384 kbps’ye kadar çıkartılmış.
Netfront tarayıcısı sayesinde internet sitelerinde tam bir HTML Tarayıcısı gibi
gezinilebilir.  RSS yayınlarını takip edebilirsiniz. Uzaktan güncelleme desteğiyle
telefonun yazılımını güncelleyebilirsiniz.

Bunların yanı sıra ikinci kamerayla
şebekenin desteğiyle video görüşme yapabilirsiniz. Göründüğü gibi diğer telefonlarda
biraz unutulan internet desteği, bu telefonda biraz daha üst katmalara çıkıyor.
Bu da gayet sevindirici.

Telefonun diğer bir can alıcı özelliğiyse stili. Bu telefon, görüntü ve renkler
acısından bende iyi kanaatler uyandırdı. Gerçekten de ister siyahı ister beyazı
olsun her ikiside ayrı bir zerafet içinde. Açılır klavyeyle uyumlu çoğu telefonda
unutulan bu özellik, gayet şık olmuş.

W900i’ye şöyle bir baktık ve…
W900i bir üçüncü nesil telefon olmak özelliklerinin yanında walkman özelliklerinden
de vazgeçmiyor. Bu sayede “Hem bir walkman telefonum olsun hem de yeni nesil
özelliklerden feragat etmeyeyim” diyenlere hitap ediyor.

Bu telefonla birlikte
ayrıca bir çok yan üründe satmayı hedeflediğini duyduğum Sonyericsson, gerçektende
iyi bir iş çıkarmış. Telefonun bence en büyük eksisi Symbian içermemesi. Bunun
dışında ister internet isterse walkman özellikleriyle 4 -4 lük bir telefon.

Ben hem kamera, hem MP3 çalar, hem telefon taşıyamam. Hepsi tek bir alette olsun.
“Bunun yanında diğer güncel özellikleri de olsun diyenler beklemesinler durmadan
koşsunlar” diyeceğim de telefon, şu an Türkiye piyasasına adım atmadı. Ama Aralık
ayı içinde bu telefonun piyasalarda olması bekleniyor.

Fiyatı: 800 Dolar
Bilgi için: Sony Ericsson

SDN