Warcraft’ı Oyunun Sesleriyle İzleyin

Bulundurduğu milyonlarca oyuncu sayısının yanı sıra bu başarısını beyaz perde de tekrarlamayı hedefleyen Warcraft’ın, filmi için özel içerikler ve videolar gelmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz yılın sonuna doğru yayınlanan ilk fragman, yaklaşık 20 milyon kez izlenme rakamına ulaşmış ve film için beklentileri ikiye katlamıştı.

Şimdi ise o fragman Robert Mermet adlı bir YouTuber tarafından tekrar elden geçirilerek oyunun müzikleriyle entegre edildi. Ortaya ise oldukça eğlenceli bir Warcraft film & oyun videosu çıktı. 

1995 yılında piyasaya sürülen Warcraft II oyununun seslerini ve müziklerini, film için yayınlanan fragmanla birleştiren Robert Mermet, oldukça ses getiren bir video hazırladı. Özellikle zamanın Warcraft II oyuncuları için özel bir anlam içeren video, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

#video_10697#

Yönetmen koltuğunda Duncan Jones‘ın oturduğu filmde Dominic Cooper, Ben Foster, Paula Patton ve Clancy Brown gibi ünlü oyuncular bulunuyor. Warcraft filmi, 10 Haziran 2016‘da ülkemizde dahil tüm dünyada gösterime girecek.

:: Warcraft filmi hakkında ne düşünüyorsunuz?

En Karizmatik Film Aktörleri

1890 yılında, dönem mucidi Thomas Edison tarafından saniyelerde 40 nokta gösterilerek temelleri atılan, 5 yıl sonrasında Lumier Kardeşlerle günümüzdeki tanımını oluşturan sinema, tarihinde birçok aktörün ve aktrisin bize tanıtılmasında ana rolü üstlendi.

Kimi zaman yaşamlarımızın bir parçası olarak kabul ettiğimiz aktörleri ise ayrı bir kefeye koyduk. 120 yılı geçen bir tarihten bahsettiğimiz ortamda, gelmiş geçmiş en karizmatik aktörleri ve film karakterlerini size hatırlatmak istedik. Subjektiflik, işin kaçınılmaz tarafı…

1- Clark Gable

Kendisini 1939 yılı yapımı “Gone With The Wind(Rüzgar Gibi Geçti)” ile tanıtan Clark Gable, filmde gösterdiği “kötü karakter” oyunculuğu ile izleyenleri kendine hayran bırakmıştı.

Kendisini dünyaya tanıttığı filmin ardından 8 filmde daha boy gösteren yakışıklı oyuncu, beklentileri çok yukarıya çektiği “Rüzgar Gibi Geçti”nin ardından aynı beklentileri karşılayamadı. 1901 doğumlu oyuncu, 1960 yılında 59 yaşında iken hayatını kaybetti. 

16-01/11/clark-gable.jpg

#video_10663#

{pagebreak::1}

2- James Dean

Kimilerine göre “Asrın Oyuncusu” olarak nitelenen James Dean, genç yaşında hayatını kaybetmesine rağmen oynadığı 3 film ile “ilah” olma özelliğine sahip olarak gözüküyor.

Indıana’da küçük bir köyde doğup büyüdükten sonra, onu “o” yapan özelliklerini kattığı New York’a yolu düşen “Asi Kral”, yaşadığı psikolojik bunalımlar, yöneldiği kötü alışkanlıklar beraberinde kendi sonunu kendi getirenlerden.

“Asi Gençlik”, “Devlerin Aşkı”, “Cennet’in Doğusu” filmlerinde oynayan James Dean 1955 yılında henüz 24 yaşında iken, arabasını ağaca çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybetmeden önce, çok hız yapması nedeniyle kendisini durduran polis memuruna verdiği yanıt ise, hayatını özetler niteliktedir: “Azrail ile randevum var memur bey…”

 16-01/11/james-dean.jpg

#video_10664#

{pagebreak::2}

3- Eroll Flynn

50 yıllık yaşamına 6 film sığdırabilen jön, az film ile özü çıkarabilenlerdendir. 1935 yılında oynadığı “ Kanlı Korsan” filmi ile kendini sinemaseverlerin karşısına çıkaran Flynn, ardından boy gösterdiği 5 film ile hafızalara kazınmıştır.

Oyunculuğu bir yana, profili bir yana olan aktöre biraz tanıdıktan sonra hayran olmamak elde değil. Bilmek isteyenler için, ayrıca kendisi 3 evlilik yapmıştır.

 16-01/11/errol-flynn.jpeg

#video_10665#

{pagebreak::3}

4- Tarık Akan

Dünya sinemasındaki jönlerden bahsedildiği takdirde, bir asrı geride bırakan sinemamızın “en”i Tarık Akan’ı göz ardı edemezdik. Ediz Hun, Ekrem Bora, Cüneyt Arkın gibi isimlerin varlığında yalnızca onu çıkarabilmemiz ise listenin darlığından ileri gelmektedir.

Oynadığı her filmde “çapkın genç” rolü ile tanıdığımız aktörü, en çok “Damat Ferit” ismiyle tanıdık. 30’u aşkın filmde boy gösteren Tarık Akan’ı saygıyla selamlıyoruz. 

16-01/11/tarik-akan.jpg

#video_10666#

{pagebreak::4}

5- Antonio Banderas

Kimilerine aklına “Zorro”, kimilerinin aklına “Desperado” gelir. Ama Antonio Banderas denince akan sular durur. 90lı ve 2000li yıllar sinemasına damgasını vuran isimlerden olan Banderas, filmleri ile bizi kendisine hayran bırakmaya devam etmekte.

Malaga, İspanya doğumlu oyuncunun tam adının Jose Antonio Dominguez Banderas olduğunu söyleyerek, “ay ay ay ay ay amor, ay mi morena de mi crazon” ile sizi baş başa bırakıyoruz.

16-01/11/antonio-banderas.jpg

#video_10667#

 {pagebreak::5}

6- Tom Cruise

“Hiç yaşlanmayan adam” sıfatı ile hayatını devam ettiren aktör, 19 yaşındayken efsane “Endless Love” filminde 7 saniye rol alırken de, 2015 yılında “Görevimiz Tehlikesi 5” filminde yer alırken de, aynı adamı bize gösterdi.

Aksiyon-macera filmi ağırlıklı olarak boy gösterdiği beyaz perdede, film çekimleri sırasında genellikle dublör kullanmadığı gerçeği de ortada iken, daha fazla bir şey yapmana gerek yok Tom. 

16-01/11/tom-cruise.jpg

#video_10668#

{pagebreak::6}

7- Dolph Lundgren

1986 yılındaki unutulmaz film “Rocky 4” ile hiç hoş olmayan bir şekilde kendini bize tanıtan Dolph Lundgren, aradan geçen yıllar boyunca bize tattırdıkları ile bu açığını kapatmayı başardı.

Kendisi görüldüğünde algılarda öncelikli olarak “Ivan Drago” profilini oluşturan İsveç doğumlu aktör, sanatın yedinci dalı sinemada varlığını aratan isimlerden. Kendisi son olarak 2014 yapımı film, “Cehennem Melekleri”nde yer aldı.

16-01/11/dolph-lundgren.jpg

#video_10669#

{pagebreak::7}

8- Jason Statham

“Klaslık” denince akla ilk gelen isimlerden olan Birleşik Krallık doğumlu oyuncu, aksiyon ağırlıklı filmlerde kendini gösterdiği Hollywood sinemasında 40’ın üzerinde filmde rol aldı.

Neredeyse rol aldığı her filmde belirli bir başarı standardını yakalayan aktör, yaptıkları ile yapacaklarının teminatını vermekten geri kalmıyor. Sylvester Stallone, Arnold Schwarzeneger örneklerinin var olduğu düşünülürse 49 yaşındaki aktörün, önünde uzun bir zaman olduğunu söylesek yanılmış olmayız.

16-01/11/jason-statham.jpg

#video_10670#

{pagebreak::8}

9- Leonardo Di Caprio

Oscarsız aktör… Fazlasıyla hak ettiği düşünülmesine rağmen, bu prestijli ödüle şu ana dek kavuşamayan aktörün, gönüllerin Oscar’ını aldığını ifade edersek, bir sorun olmayacağını umarız. Rol aldığı filmlerden, 1997 yapımı Titanic ile kendini özel kılan Di Caprio, önümüzdeki aylarda vizyona girecek “The Revenant(Diriliş)” filmi ile yeniden gündeme oturacak gibi gözüküyor.

16-01/11/leonardo-di-caprio.jpg

#video_10671#

{pagebreak::9}

10- Brad Pitt

Göz önünde olan harika birliktelikleri göz önüne alındığında eşi Angelina Jolie ile var olan dönem sineması aktörü, çeşitli profillerde yer aldığı film karakterleri ile daima izleyicinin sempatisini kazanmayı başardı. Edward Norton ile imza attıkları proje ise paha biçilemez olsa gerek.

16-01/11/brad-pitt.jpg

#video_10672#

:: Sizin favori aktörünüz hangisi?

Ceviz Kıran Telefon Ultron X1 Testte!

Ülkemize yeni merhaba diyen Ultron akıllı telefon ailesinin ilk temsilcisi Ultron X1 incelemesiyle karşınızdayız. 

Ultron X1 fiyatı

Ülkemizde 599 TL fiyatıyla satışa sunulan Ultron X1, fiyatına göre sunduğu teknik özelliklerle dikkat çekiyor.

Ultron X1 teknik özellikler

5 inç büyüklüğünde ve 720p çözünürlüğünde IPS ekran ile gelen Ultron X1‘in en büyük özelliği ise darbelere karşı aşırı dayanıklı camı.

Videoda ceviz kırdığımız, başka pek çok ilginç darbelerle test edebileceğiniz Ultron X1‘in ekranı darbelere karşı oldukça dayanıklı.

Segmentinin üzerinde bir kasa kalitesine sahip olan Ultron X1, alüminyum alaşımlı kasasıyla beğenimizi topladı.

MediaTek’in 4 çekirdekli işlemcisi, Mali 400 MP grafik işlemcisi, 2 GB RAM, 16 GB dahili hafıza ve microSD kart desteği, önde LED flaşlı 5 Megapiksel kamera, arkada ise 13 Megapiksel çözünürlüğünde çift LED flaşlı ana kamera gibi gelişmiş özelliklere sahip Ultron X1, segmentinin ötesinde bir teknik özellik tablosuyla karşımızda.

Cihazın bataryası ise 2200 mAh.

Dilerseniz Ultron X1 için hazırladığımız inceleme videosuyla sizleri baş başa bırakalım. İyi seyirler…

#video_10698#

Ultron X1 Artıları

– Dayanıklı ekran!
– Segmentinin çok üzerinde tasarım ve malzeme kalitesi
– Segmentinin üzerinde ekran özellikleri
– Başarılı kamera özellikleri, üst segmentte bile yeri çok bulunmayan ön flaş ve arka çift led flaş
– Giriş seviyesinde 16 GB dahili hafıza ve microSD kart desteği

Ultron X1’da bunlar da olsa güzel olurdu

– Android 4.4 KitKat yerine doğrudan 5.0 ile gelebilirdi.

16-01/12/hepsiburada-buton-1-1440084189-1451488300.jpg

 

:: Ultron X1’i nasıl buldunuz?

Şiir Tadındaki Fotoğraflar Türkiye’de!

Dünyaca ünlü İranlı sanatçı Abbas Kiarostami, Türkiye’deki en kapsamlı sergisini Canon’un baskı sponsorluğunda 10 Nisan’a kadar Ankara CerModern’de sanatseverlerle buluşturuyor.

Yönetmen, şair ve fotoğrafçı kimliğiyle çok yönlü bir sanatçı olan Abbas Kiarostami, Monaco’dan önce Türkiye’de sergilenen 43 eserinde sinema ve fotoğraf arasındaki uyumu şiirsel bir dille anlatıyor.

Tek bir fotoğraf, bir film sebebi olabilir

İran sinemasının popülerliğini borçlu olduğu Abbas Kiarostami, fotoğraf ve sinemanın birbirini bütünlediğini, “Tek bir fotoğraf bir film sebebi olabilir.

Sinemanın başladığı yer işte tam orasıdır, tek bir fotoğraf” sözleriyle anlatıyor. İran yeni akım sinemasının öncüsü olarak kabul edilen Kiarostami, çoğunlukla senarist, kurgu sorumlusu ve yönetmen olarak bilinse de şair, fotoğrafçı ve ressam kimliğiyle de önemli başarılara imza atmış bir isim.

{pagebreak::1}

Fotoğrafları, EOS 5D Mark III ile çekti

CerModern’de sergilenen büyük ölçekli 43 fotoğraf çalışmasının yanı sıra, sergi alanı içerisinde oluşturulan sinema salonunda sanatçının video işleri de izlenebiliyor. Abbas Kiarostami’nin Canon EOS 5D Mark III ile çektiği 43 fotoğraf, büyük ölçekli olarak Canon’un geniş formatlı yazıcısı imagePROGRAF serisi iPF 9100 ile gerçeğe en yakın renklerde basıldı.

Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ve Akira Kurosawa Ödülü gibi birçok ödül alan Kiarostami, sanatını şiir, set tasarımı, resim ya da fotoğraf ile ifade eden sayılı yeteneklerden biri olarak biliniyor. Kiarostami’nin sergisi, kar manzaraları, yol ve ağaç fotoğraflarıyla otomobilden çekilen görüntülerden oluşuyor.

Kiarostami’nin sergisinde yer alan bazı fotoğraflara aşağıdan göz atabilirsiniz.

{pagebreak::2}

16-01/12/-abbas-kiarostami.jpg

{pagebreak::3}

16-01/12/-abbas-kiarostami1.jpg

{pagebreak::4}

16-01/12/-abbas-kiarostami2.jpg

{pagebreak::5}

16-01/12/-abbas-kiarostami3.jpeg

:: Abbas kiarostami’nin sergisine katılmayı düşünüyor musunuz? 

En Büyük Gerçek, Bir Uydurma mı?

Her ay ücretsiz olarak yayınlanan teknoloji derginiz SDN Teknosa Magazin‘in Ocak sayısındaki TeknoBilim konumuz “Rakamların bilim üzerine etkisi“ydi. İnsanlar tarafından, yoktan var edilen rakamlar gerçekten bilimin temellerini oluşturabilir mi? Okurlarımız için bu konuyu derinlemesine irdeledik.

SDN Teknosa Magazin‘de her ay yayınlanan TeknoBilim makalelerini herkesten önce okumak istiyorsanız, dergimizi aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz. Her ay ücretsiz olarak yayınlanan SDN Teknosa Magazin uygulamasını Android ve iOS işletim sistemine sahip cihazlarınıza indirerek, yeni çıkan sayıları ilk okuyanlardan biri olabilirsiniz. 

15-11/23/1.jpg       15-11/23/2.jpg

{pagebreak::1}

Matematik ve Fizik, bilim için en güvenilir temel olarak görülüyor. Birçok bilimsel çalışma da Matematik ve Fiziği temel alıyor, bu doğrultuda açıklama yaparak kesinlik sunuyor. Peki, en çok güvenilen rakamlar, aslında bir uydurmadan mı ibaret?

16-01/12/einstein_1921_by_f_schmutzer_-_restoration.jpg

{pagebreak::2}

En büyük gerçek: Rakamlar! 

İnsanoğlu, evren ile ilgili gelişimlerini, her daim rakamları baz alarak gerçekleştiriyor. Kullandığımız bilgisayarların esas temeli, sadece 1 ve 0 rakamlarından oluşuyor. Bir teoriyi kanıtlamak için de rakamlar ilk gereksinim olarak aranıyor.

Ancak farklı bir açıdan düşünmek gerekirse aslında rakamlar, en büyük ve en geçerli insan uydurması…

İnsanlık, evreni anlamak ve kavrayabilmek için çeşitli teoriler ve çıkarımlar yapıyor. İşte bu teoriler ve çıkarımlar, aslında tamamen insan uydurması olan rakamlara dayanıyor.

16-01/12/newton_wide.jpg

Bu açıdan bakıldığı zaman, kimileri için trajikomik bir seviyede olan bu düşünce, takdir edileceği üzere reddedilebilecek bir şey de değil. Zira insanoğlu, kendine bir dayanak oluşturabilmek amacıyla bir temele ihtiyaç duyuyordu. Bu temeli ise, rakamları “uydurarak” oluşturmayı tercih etmiş ve günümüzde en gerçek şey olan Matematik ve Fizik, aslında en büyük “uydurmayı” temel alıyor.

{pagebreak::3}

Fonksiyonlar, kurallar ve dahası… Hepsi bir yalan mı?

Fonksiyonlar, kurallar, işlemler ve hatta tabirler bile günümüz için bilimin temeli ama “uydurma” olan rakamlara dayanıyor.

Aslında bu durum da evreni anlamak için yapılan çalışmaların çıkarımlardan ibaret olabileceği gerçeğine de vurgu yapıyor. 

16-01/12/2-2.jpg

Türev, İntegral bir yana Newton ve Einstein da hep bu gerçek olmayan rakamlarla dünyayı açıklıyor ve evrenin derinlikleri için bunları temel alıyor. 

Kısaca özetlemek gerekirse rakamlar, insanlık için en büyük yapay unsur olarak tabir edilebiliyor. Farklı bir bakış açısı ile göz önüne alınan bu durum, insanoğlunun evrene karşı ne derece basit kaldığının da en büyük yansıması olsa gerek…

Yazan: Eren Ertem

:: Rakamlar hakkındaki düşünceleriniz neler? Gerçekten rakamlar insanlar tarafından uydurulmuş olan basit bir anlam karmaşası olabilir mi?

ZTE, Türkiye’de Teknik Servis Açıyor

Çin merkezli ZTE, dünyada özellikle operatörler başta olmak üzere pek çok firmaya cihaz üreten global bir firma. Ülkemizde satışta olan pek çok operatör telefonu da ZTE’nin imzasını taşıyor.

Daha önce incelediğimiz Turkcell T60, Vodafone Smart 6 ve Avea Intouch 4 modelleri ZTE tarafından üretilmişti.

ZTE, Türkiye’de teknik servis açıyor

ZTE, Türkiye’de hizmete açacağı teknik servis merkeziyle, kullanıcılarının satış sonrasındaki memnuniyetlerini arttırmak için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Serviste, ZTE üretimi tüm cihazlara en hızlı ve ekstra ayrıcalıklı satış sonrası hizmetlerinin sunulması hedefleniyor.

:: ZTE Blade v6 kutusundan çıkıyor

ZTE Türkiye servisi nereye açılacak?

İstanbul Anadolu yakasında açılması planlanan ZTE Türkiye teknik servis merkezi, satış sonrası müşteri memnuniyeti alanında da tavizsiz bakış açısıyla müşterilerin beklentilerini karşılama hedefinde.

Ürünlerin servis aşamasında yedek telefon temini, 1 saat içinde yüz yüze onarım-tamir, kargo ile gelen cihazlara 24 saat içinde tamir imkânı sağlanacak.

20 büyük ilde satış noktalarına kurye hizmeti,  garanti dışı tamirlerde %50 işçilik indirimi ve online olarak sıfır komisyonla 6 ay taksitle ödeme imkânı teknik servisin sunacağı hizmetlerden sadece birkaçı.  

2016’da yatırımlar sürecek       

ZTE Türkiye Pazarlama ve İletişim Müdürü Murat Sungur Özkan “Planlarımız arasında Türkiye’de büyük ortaklıklarla açılacak fabrikada çok sayıda istihdam sağlanması ve yerli üretim gerçekleştirilmesi yer alıyor. Bu doğrultuda ZTE Türkiye teknik servisinin açılması gelecek planlarımız açısından büyük önem taşıyor. ZTE Türkiye olarak önceliğimiz müşteri memnuniyetini kısa sürede en üst seviyeye çıkarmak. Küresel alanda ve Türkiye de en çok güvenilen ve sevilen marka olmak adına kaliteli hizmet için tüm planlarımız hazır ve bunları birer birer gerçekleştiriyoruz. Kısa zaman önce ZTE Blade V6 ile Türkiye pazarına önemli bir giriş yaptık. Seriyi devam ettirmeyi düşündüğümüz ZTE Blade V7, Axon ve Nubia, Spro (Akıllı Projektör )önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de satışa çıkarmayı planladığımız ürünler arasında yer alıyor” dedi.

:: ZTE hakkında düşünceleriniz neler?

ShiftDelete.Net Cevaplıyor #24

Video içerik konusunda internetteki öncü platform olan ShiftDelete.Net, canlı yayınlarına devam ediyor. 

Salı akşamları vazgeçilmezi haline gelen “ShiftDelete.Net Cevaplıyor” programıyla karşınıza canlı olarak çıkmaya devam ediyoruz.

ShiftDelete.Net Cevaplıyor‘un yeni bölümünde de teknolojiye ilişkin tüm sorularınızı yanıtlamaya çalışacağız.

ShiftDelete.Net cevaplıyor programımız, her hafta Salı akşamı saat 18.00’da karşınızda.

:: Önceki tüm bölümleri izlemek için buraya tıklamanız yeterli…

ShiftDelete.Net’e soru nasıl soracaksınız?

#SDNcevaplıyor hashtagiyle yazdığınız soruları, canlı yayında cevaplıyoruz.

Canlı yayın kaçtı diye üzülme!

Canlı yayınımız kayıt ediliyor ve daha önceki 5 Çayı bölümleri gibi sonradan da izlenebiliyor. Yani üzülmeyin ve canlı yayını kaçırdıysanız, mevcut kaydı izleyerek aynı heyecanı yaşayabilirsiniz…

O zaman lafı çok uzatmadan, programımızın 24. bölümüyle sizi başbaşa bırakalım. Saat 18.00’da görüşmek üzere.

İyi seyirler…

 #video_10699#

:: Sorun cevaplayalım…

Android Tabanlı Remix OS 2.0 Yayınlandı!

CES 2016 etkinliğinde boy gösteren Jide, Android tabanlı işletim sistemi Remix OS 2.0 sürümünü tanıtmıştı. Masaüstü ve dizüstü çözümler için geliştirilen Remix OS 2.0, sunduğu hızın yanında ücretsiz olmasıyla da dikkat çekmişti.

Android platformundaki tüm uygulama ve oyunları işletim sistemi üzerinde çalıştırabilen Remix OS 2.0Android-x86 Project kapsamında geliştirildi. Düşük özelliklere sahip 32 Bit sistemlerde bile hızlı bir şekilde çalışan Remix OS 2.0, bugün itibariyle ücretsiz olarak indirime sunuldu.

Remix 2.0‘ın şimdilik geliştirici sürümü yayınlanıyor. Remix 2.0 indirme linklerinde sürümün Alpha olarak görünmesi, henüz tam anlamıyla işletim sisteminin stabil çalışmama ihtimalini doğuruyor.

Ancak kullanıcılardan gelen yorumlar şimdilik Remix 2.0‘ın akıcı bir şekilde çalıştığı ve sıkıntı yaşatmadığı doğrultusunda.

690 MB büyüklüğündeki Remix 2.0‘ı indirdikten sonra Rufus yardımı ile USB belleğinize yazdırıp yükleyebilirsiniz.

Remix OS 2.0 indirmek için tıklayın

16-01/12/remix-os-2-0-1452609335.jpg

:: Remix OS 2.0’ı yüklediniz mi?

Twitter’dan Canlı Yayın Özelliği!

2015 yılının en popüler uygulamalarından biri olmayı başaran Periscope, bilindiği gibi Twitter çatısı altında yer alıyordu. Ancak Twitter, Periscope uygulamasını bağımsız olarak devam ettiriyordu.

:: Tweet Atarak Drone Kullanılabilecek!

Son yapılan bir açıklamaya göre ise Twitter, Periscope canlı yayın uygulamasını tweetlere entegre edecek ve kullanıcılara tweet yoluyla canlı yayın yapma imkanı verecek.

Twitter’a canlı yayın özelliği geliyor!

16-01/12/news_1-twitter-canli-yayin-ozelligi-2016.jpg

Birçok farklı tartışmaya ve skandala konu olsa da Periscope, popülaritesini kaybetmiş değil. Twitter da bu yoğun kullanıcı kitlesini Twitter’dan ayırmayarak, kendi bünyesi altında sunmaya hazırlanıyor.

Söz konusu bu birleşmeden sonra kullanıcılar, herhangi bir tweet atıyormuş gibi canlı yayınlarını Twitter üzerinde yapabilecekler

Böylece Twitter, Periscope kullanıcılarını da Twitter tarafına taşımayı amaçlamışa benziyor. Ancak bu noktada, Periscope yayınlarının doğrudan Twitter üzerine mi aktarılacağı, yoksa Periscope bildirimlerinin tweet olarak mı yayınlanacağı sorusu, henüz netlik kazanmış değil.

Şu an için Twitter, canlı yayın özelliğini ne zaman aktif kullanıma açacağını belirtmedi. Ancak bu sürecin çok uzamayacağı dile getiriliyor.

:: Twitter-Periscope birleşmesi ve Twitter canlı yayın özelliği ile ilgili, siz ne düşünüyorsunuz?

Homefront: The Revolution Ne Zaman Çıkacak?

2014 yılında THQ tarafından duyurulan ve şirketin batmasıyla birlikte lisans haklarını Deep Silver’ın satın aldığı Homefront: The Revolution‘ın, çıkış tarihi resmi olarak açıklandı.

Homefront: The Revolution Çıkış Tarihi Sızdı!

Geçtiğimiz günlerde ünlü Amerikan perakende şirketi Target, oyunun çıkış tarihini sızdırmış ve yapımcı şirket tarafından da herhangi bir yalanlama gelmemişti. Bugün ise Deep Silver, oyunun çıkış tarihini açıkladı ve sızıntılara netlik getirdi.

16-01/12/321bf34f59ca36b0c5bb12d5505b3617ea4c8967jpg__940x420_q85_crop-smart_upscale.jpg

Homefront: The Revolution çıkış tarihi 17 Mayıs!

Yapımcı ve yayıncı şirket konumundaki Deep Silver, Target tarafından sızılan çıkış tarihini değiştirmedi ve Homefront: The Revolution’ın 17 Mayıs tarihinde oyun raflarındaki yerini alacağını belirtti.

Avrupa için ise 20 Mayıs tarihinde çıkışını gerçekleştirecek olan oyunun ayrıca Xbox One konsoluna özel bir kapalı betasının olacağı söylendi.

Konu olarak Amerika’nın Kuzey Kore tarafından işgalini ele alacak olan yapım, Philadelphia bölgesinde geçecek. Bir grup Amerikalı olarak ise bağımsızlığı tekrar kazanabilmek için işgalci güçlere karşı mücadele vereceğiz. 

#video_10696#

:: Homefront hakkında ne düşünüyorsunuz?

MAD Glass ile Anında Çeviri Yapılabilecek

Akıllı gözlüklerin bir dönem popüler olması, ancak sonrasında beklenen başarıyı yakalayamamasının farkında olan Dragon Creative firması, daha iyisini yapabileceklerine inanıyor. Bunun için Android mobil işletim sistemiyle çalışan MAD Glass akıllı gözlükleri geliştiriliyor.

16-01/12/mad-glass-akilli-gozluk.png

MAD Glass yetenekleri

MAD Glass için Android işletim sistemi özellikleri ile birlikte 4 ana yetenekten bahsediliyor.

Anında çeviri: Bu akıllı gözlüklerin içinde bulunan otomatik çeviri uygulaması, gördüğünüz her şeyi istediğiniz dile çevirmenize olanak sağlıyor. Böylece başka bir ülkede gezerken, gördüklerinizi anlayabileceksiniz.

Google Glass 2 Görüntülendi!

Sosyal: MAD Glass, telefon görüşmeleri yapmanıza, mesaj atmaya veya medya içerikleri gönderilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca herhangi bir içerik de gözlük ile görüntülenebiliyor. Bunun bir ana özellik olarak listelenme sebebi ise, insanları bu işlemleri telefonlarında, ellerini kullanarak yapma zorunluluğundan kurtarmak.

Eğlence ve Oyun: Artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanan gözlük, herhangi bir yere bakma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor ve bulunduğunuz çevreyi sizin için interaktif bir alan haline dönüştürüyor.

GPS Navigasyon: MAD Glass içinde bulunan GPS ile birlikte hiçbir zaman kaybolmayacağınızın garantisi veriliyor. Harita ve size verilen yönlendirme ile birlikte hiçbir dönüşü kaçırmayacaksınız. Tamamen ses kontrolleriyle çalışabilen harita, yolunuzu bulmanıza yardımcı olurken, ellerinizi de meşgul etmiyor.

#video_10695#

Tabii ki gözlükte bu 4 ana özellikten daha fazlası vaat ediliyor. Hatta MAD Glass, tam anlamıyla bir akıllı telefonda yapılabilecek her şeyi, elleri kullanmadan gözlük ile yapma şansını sunuyor. Bunlara fotoğraf ve video çekme de dahil.

Kendi camlarıyla gelen MAD Glass, herkese hitap edebilsin diye ana parçası çıkartılabilir şekilde yapılmış. Böylece kullanıcılar cihazı söküp, kendi gözlüklerine takabiliyor. Gümüş, titanyum ve Rose Gold şeklinde 3 renk seçeneğiyle gelen gözlük, içine yüklenebilecek uygulamaları, MAD Store adı verilen mağazadan indirecek.

MAD Glass, 2 GB RAM, 1.5 GHz çift çekirdek işlemci, 800 x 480 çözünürlükte ekran, 9 hareket algılayan sensör, touch pad, 32 GB depolama alanına sahip. 62 x 151 x 34 mm boyutlarında olan gözlüğün kamerası ise 5 Megapiksel.

Google, Project Aura ile Neyin Peşinde?

100 bin dolar hedefi olan MAD Glass, bitimine 13 gün kala 104 bin dolar ile istediği parayı toplamayı başardı. Minimum 839 dolar ödeyerek, bir adet çerçeve, kulaklık ve güç adaptörüne kavuşmak mümkün.

MAD Glass hakkında daha fazla görsel ve prototip videoları için, buraya tıklayarak Kickstarter sayfasına gidebilirsiniz.

:: MAD Glass akıllı gözlük hakkında ne düşünüyorsunuz?

Turkcell’den Enerji Tasarrufu

Enerji tasarrufuna yönelik teknoloji ve uygulamaları iş süreçlerinin her aşamasında hayata geçiren Turkcell, hem çevre korumasına hem de Türkiye’nin enerji faturasının azaltılmasına katkı sağlıyor.

2015 yılı boyunca uygulanan verimlilik ve tasarruf çözümleri sayesinde 105 milyon kilovat saate yakın enerji tasarrufu sağlandı.

Ortaya çıkan tasarruf miktarı ise 29 milyon TL oldu. Bu tasarrufla çevreye yaklaşık 62 bin 950 ton daha az karbondioksit salınımı gerçekleştirilirken, ortaya çıkan enerji tasarrufunun miktarı ise 38 bin 858 hanenin bir yıllık toplam elektrik tüketimi seviyesine ulaştı.

Turkcell ayrıca, bir yılda yaptığı toplam karbondioksit azaltımıyla, 101 bin adet yetişkin kızılçam ağacının yaptığına eşit oranda karbondioksit azaltımı yapmış oldu.  

Turkcell ayrıca hibrit iletişim ünitelerinin yanı sıra elektrik şebekesinin ulaşamadığı 26 noktaya kurduğu güneş panelleri ve rüzgâr tribünleriyle çalışan iletişim üniteleriyle de enerji tasarrufuna katkı sağladı.

Turkcell Plazalarında bir yılda yapılan enerji tasarrufu 5 milyon kilovat saat 

Tasarruf konusunda yaptığı çalışmaları sadece altyapı ile kısıtlı tutmayan Turkcell, binalarındaki elektrik ve mekanik sistemlerde de enerji tasarrufu çalışmalarını sürdürdü.

Bu sayede de 2015’de bin 850 hanenin yıllık enerji tüketimine karşılık gelen 5 milyon kilovat saat enerji tasarrufu sağlandı.

Turkcell, Türkiye’de ISO 14064 alan ilk GSM operatörü oldu

Turkcell’in, sera gazı salımlarını belirlemesi, izlemesi, raporlaması ve azaltımı konularında tutarlılık ve şeffaflık göstermesi ve şirkette sera gazı yönetimi stratejileri geliştirmesiyle uygulamasının yanı sıra gelecek için planlar oluşturması gibi çalışmaları, bağımsız denetçi kuruluşlar tarafından doğrulandı.

Bu sayede Turkcell, kurumsal sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanması belgesi olan ISO 14064’ü Türkiye’de almaya hak kazanan ilk GSM operatörü oldu.

16-01/12/turkcell.jpg

E-fatura ve SMS-fatura kullanımıyla yılda 21.559 ağaç kesilmekten kurtuluyor

Turkcell, enerji tasarrufu bilincini şirketle sınırlamayarak abonelerine de yaymayı amaçlıyor.

Bu amaçla hem kağıt tüketimini hem karbon salınımını azaltan çevre dostu bir uygulama olarak e-fatura ve SMS-fatura kullanımını teşvik ediyor. Bu sayede toplamda sadece bir ayda 105 ton daha az kağıt kullanımı gerçekleşerek ayda bin 799 ağaç kesilmekten kurtarılıyor.

Böylece bir yılda 21 bin 588 ağacın varlığı korunmuş oluyor.

2015’te M2M çözümleriyle daha az yakıt tüketildi

Turkcell makineler arası iletişim (M2M) çözümlerinin daha fazla kullanılmasıyla, birçok alanda da enerji tasarrufu ve ülke ekonomisine katkı sağlandı.

Lojistikten tarıma, su ve elektrik sayaçlarından beyaz eşya sektörüne ve konutlara kadar kullanım alanı çok geniş olan teknoloji sayesinde 2015’te ülke ekonomisine, 2,1 milyar TL’den fazla fayda sağlandı.

Turkcell M2M Akıllı Araç çözümleri sayesinde ise sadece trafikteki araçların yakıt tüketiminin azalmasıyla 1,5 milyar TL tasarruf sağlanmış oldu.

:: Turkcell’in enerji tasarrufu hakkında ne düşünüyorsunuz?