Dead Trigger 2, Facebook’a Geldi

MADFINGER Games‘in iOS ve Android platformları için geliştirmiş olduğu zombi konulu Dead Trigger oyunu, kısa sürede oyun severlerin beğenisini kazanmıştı. Firma da oyuncuların bu olumlu tepkilerini göz önünde bulundurmuş ve serinin ikinci oyununu geçtiğimiz aylarda yayınlamıştı.

Free to Play olarak iOS ve Android‘in uygulama mağazalarında yer alan Dead Trigger 2 oyunu şimdi de Facebook‘a geldi. Shadowgun: DeadZone oyununu da Facebook üzerinden oynamaya açan MADFINGER Games, üyelik sistemi ile çalışan Dead Trigger 2’yi de oyuncuların Unity Web Player yardımı ile Facebook’tan oynanmasına imkan sağlıyor.

Dead Trigger 2’yi Mouse ve klavye ile oynayın

Dead Trigger 2‘yi Facebook üzerinden oynamak için bilgisayarınızda Unity Web Player‘in kurulu olması gerekiyor. Unity Web Player’ı buradan indirdikten sonra Dead Trigger 2‘nin resmi Facebook uygulama sayfasına buradan girip oyunu oynayabilirsiniz.

Eğer dokunmatik ekranda Dead Trigger 2‘yi oynamakta güçlük çektiyseniz, PC üzerinden klavye ve Mouse kombinasyonu ile rahatça oynayabilirsiniz.

:: Dead Trigger 2’yi Facebook’ta oynadınız mı?

Zaman Makinesi Değil Masaj Koltuğu

Sıradışı bir teknoloji haberi ile birlikteyiz. Biz teknolojiyi cep telefonlarımızda, bilgisayarlarımızda, televizyonlarımızda hayatımızın bir parçası haline getirdik ama o girebildiği her yere girmekiçin hızla gelişmeye devam ediyor.

Infinity Iyashi dünyanın en gelişmiş masaj koltuğu. Bluetooth teknolojisi ile Android veya iOS cihazınıza bağlanabilen bu koltuğu akıllı telefon veya tabletiniz ile yönetebiliyorsunuz. Sevdiğiniz parçaları masaj esnasında dinleyebiliyorsunuz. Ama yetenekleri bunlar ile sınırlı değil.

Ense kökünüzden başlayarak ayak ucunuza kadar gelişmiş masaj motorları sayesinde günün bütün stresini atmanız için size Asya’nın geleneksel masaj yöntemlerini mekanik olarak sağlıyor. ABD satış fiyatı 6.595 dolar olan bu masaj koltuğu verdiği sözü tutuyor mu? Tanıtım videosunu izleyip siz karar verin. 

#video_3879#

Ufak bir not: Bu firmanın Türkiye’de dağıtımcısı yok. Girişimcilere duyurulur. 

:: Siz olsaydınız bu koltuğa bu kadar para verir miydiz?

Intel Mobil Dünya Kongresi 2014’e Hazır

Intel, Mobil Dünya Kongresi 2014’te bugün ve yarının “Nesnelerin İnterneti” dünyası için tasarlanan geniş bilişim ve iletişim ürün yelpazesini, mobil dünyayı dönüştüren Intel Inside’lı ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunacak. Stantta 64-bit Intel Atom işlemcili tablet ve akıllı telefonlar da dahil olmak üzere Intel’in 4G LTE gelişmiş çözümleri, yeni giyilebilir referans tasarımları, en yeni 2’si 1 arada cihazlar, mobil güvenlik, ağ altyapıları ve mobil servisler de sergilenecek.

Uzmanlar, Intel yöneticileri ve mobil sektörün lider isimleri de; 5G, giyilebilir teknolojiler, kablosuz ağlar için büyük veri, mobil güvenlik gibi konuları Intel standında düzenlenecek toplantılarda masaya yatıracaklar.

Intel, App Planet’taki standında da, Intel mimarisi üzerinde yenilikçi uygulama ve hizmetler yaratan geliştiricilere yardımcı olan geniş araç ve kaynak yelpazesini sergileyecek. App Planet’ta ziyaretçiler Intel’in Android ve Windows demoları, Nesnelerin İnterneti, hizmet ve Uygulama Programlama Arayüzleri’ni (API) görebilecekler.

Konu: Nesnelerin İnterneti

Şirket, 24 Şubat Pazartesi günü, Intel Başkanı Renée James ve Başkan Yardımcısı ve Mobil ve İletişim Grubu Genel Müdürü Herman Eul’ün katılımıyla, iletişim ve teknoloji alanında geleceğin “Nesnelerin İnterneti” dünyasını şekillendirecek stratejisini ve ürün yelpazesini tanıtacağı bir de basın toplantısı düzenleyecek.

Basın toplantısının ardından, Intel teknik basın mensupları ve yazılım geliştiricilere yönelik “Mobil Yazılım Araçları” konulu bir toplantı gerçekleştirecek. Windows, Android ve Tizen işletim sistemleri için en yeni yazılım geliştirme araçları hakkında bilgilerin verileceği ve demoların yapılacağı toplantıda Android için yeni araçlar üzerine önemli açıklamalar da verilecek.

SDN Teknosa Magazin’e göz atın

Nesnelerin interneti nedir? Sektörün deneyimli isimlerinden Ahmet Usta‘nın kaleminden ele alınan bu konuyu, çok detaylı bir analiz şeklinde SDN Teknosa Magazin‘in 63. sayısında bulabilirsiniz. Hala online yayınlanmakta olan dergiyi indirmediyseniz buraya tıklayıp detaylara göz atabilir, en alttaki indirme linklerinden dergiye erişebilirsiniz.

:: Nesnelerin interneti ve gelecek hakkında neler düşünüyorsunuz?

Thief’in Çıkış Videosu Yayınlandı

Square Enix‘in aynı geçtiğimiz sene yayınlanan Tomb Raider‘da olduğu gibi sıfırdan başlatma kararı aldığı Thief‘in yeni nesil oyununun çıkış videosu yayınlandı.

Serinin fanlarının da hatırlayacağı üzere serinin son oyunu olan Deadly Shadows 2004 yılında yayınlanmıştı. Square Enix ve Eidos işbirliği ile sıfırdan tekrardan başlatılacak olan serinin yeni oyunu ise 28 Şubat‘ta yayınlanacak. Yani yaklaşık olarak on sene sonra tekrardan işinin ehli karakterimiz ile karanlıklar içerisinde süzülmeye başlayacağız.

Yeni nesil Thief oyunu için yayınlanan çıkış videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_3877#

Thief, gizlilik ve aksiyon üzerine kurulu bir yapım olduğu için oyunun atmosferi genel itibari ile kasvetli bir yapıya sahip diyebiliriz. Splinter Cell ve Metal Gear Solid serilerinden gizlilik ve aksiyon kombinasyonuna alışık olan oyun severleri zorlayacak tek şey ise Thief‘ın FPS tarzında bir oynanışa sahip olması diyebiliriz.

Eidos Montreal‘in geliştirdiği ve Square Enix‘in dağıtımını üstlendiği Thief, PC, PS3, PS4, Xbox 360, Xbox One ve Wii U için 28 Şubat‘ta raflardaki yerini alacak.

:: Thief için yayınlanan çıkış videosunu nasıl buldunuz?

WhatsApp ile Öğrendiğimiz 7 Ders

Facebook önceki gece sürpriz bir açıklamayla anlık mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp’i satın aldığını duyurdu; hem de 16 milyar dolar ödeyerek! Aslında sosyal medya devinin gözünü WhatsApp’e diktiği biliniyordu, ancak böylesi bir rakamı kimse beklemiyordu.

Dünya tarihinde gerçekleşen en büyük yatırım destekli şirket satın alımlarından biri olan bu yatırım ile birlikte düşünenler için büyük hikmetler taşıyan sonuçlar ortaya çıktı. American Online (AOL) kurucusu ve aynı zamanda eski CEO’su olan Steve Case, bu derslerin bir kısmını Mashable’da adım adım anlattı:

İnsana İnsan Gerek

İnsanlar sosyal varlıklardır ve iletişim kurmaya ihtiyaç duyar. 25 yıl önce AOL’ü kurduğunda Case’in aklında da bu temel vardı. O dönemde CompuServe veya Prodigy gibi bazı rakip firmalar içerik veya ticarete odaklanırken, AOL’ün meyli tamamen topluluk üzerineydi. “En iyi uygulamanın” insanlar olduğuna inanıyorlardı.

Yıllar içerisinde “topluluk” diye adlandırılan şeyin adı “sosyal ağ” oldu ve yeni markalar büyük ölçüde gücünü insanlardan almaya başladı. On yıl önce sahneye çıkarak, insanlara iletişim kurmanın yeni ve iyi yollarını gösteren Facebook’un bugün bir milyarı aşkın üyesi ve 170 milyar dolarlık pazar değeri bulunuyor.  AOL’ün bile zirvede olduğu 2000 yılındaki Pazar değeri 150 milyar dolar idi. Son yıllarda ise en yaygın iletişim uygulamalarından biri olarak WhatsApp kullanılır oldu ve sonuç ortada.

{pagebreak::Startuplar Sektöre Yön Veriyor}

Yeni Girişimler Dünyayı Değiştiriyor

WhatsApp dört yıl kadar önce Jan Koum adlı Ukraynalı göçmen genç ve Facebook’a yaptığı iş başvurusu olumsuz sonuçlanan Brian Acton tarafından geliştirildi. İlk başladıklarında hiç şüphesiz piyasada yığınla mesajlaşma uygulaması olduğunu söyleyen ve şanslarını düşük bulan yıkıcı eleştirilerle karşılaştılar. Ancak kendi vizyonlarına inanıp, buna tutkuyla bağlı bir ekip kurarak tarih yazdılar.

Amerika’nın yükselen bir “girişim” olarak 250 yıl önce hayatına başlamasına karşın, bugün dünya lideri konumuna gelmesinde de bu “daha iyi bir yol var” inanışının etkili olduğunu söylüyor Steve Case. Zirai devrimden, sanayi devrimine ve bugün teknoloji devrimine kadar tüm süreçlerde girişimciler önemli rol oynadı. WhatsApp de bu girişimcilik ve inovasyon ruhunun bir sembolü.

 

İnternet Çok Büyüdü

WhatsApp’in aylık aktif kullanıcı sayısı 450 milyon civarında, her gün buna 1 milyon yeni kullanıcı daha ekleniyor. Satın almanın böylesi devasa bir ücretle gerçekleşmesinin altında bu istatistikler yatıyor. AOL ilk yayınlandığında dünya nüfusunun sadece yüzde 3’ü online idi, onlar da sadece haftada bir saat kadar internete girebiliyordu.

İnternetin hızla global bir platform halini almasıyla birlikte, bugün 2,5 milyar insan sanal dünyaya erişim olanağı buluyor. Sıfırdan başlayıp 450 milyona birkaç yıl içerisinde ulaşmayı da bu büyük kalabalık mümkün kılıyor.

{pagebreak::Pazarlamada Yeni Trend Viral}

Geleneksel Pazarlama Eskide Kaldı

Bugün pazarlama sektörü viral üzerinde dönüyor. Gerçekten iyi olan yenilikçi ürünler, kendilerini satmak için artık devasa reklam kampanyalarına ihtiyaç duymuyor. WhatsApp kendi kitlesini hiçbir reklam veya pazarlama ile uğraşmadan oluşturdu. İki genç harikulade bir uygulama geliştirdi ve insanların bunu arkadaşlarıyla paylaşmasını yeterince kolaylaştırdı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi.

Yetenek Her Şeydir

Bir milyar kullanıcıyı hedefleyen WhatsApp’in ekibi 50 kişiyi geçmiyor. Üstelik küçük bu ekip, platformu neredeyse bir gecede kurdu. Fortune 500’de yer alan pek çok şirketin bu örneği görüp kendine gelmesi gerekebilir. Sektöre etki etmek artık eskisinden daha kolay. Kilit noktayı insan oluşturuyor ve en iyi yetenekleri bünyesinde barındıran şirket kazanıyor.

{pagebreak::Hedefe Odaklanın}

Hedeften Şaşmamak Önemli

Yeni girişimler (startup), tek bir şeye tutkuyla hedeflenmenin, yeteri kadar odaklanmadan birçok şeyi hedeflemekten daha iyi olduğun adeta birer kanıtı. Girişim dünyasını bu kadar etkileyici yapan da bu. WhatsApp müşteri deneyimine bir lazer gibi odaklandı ve Facebook WhatsApp’ın bu işlevine devam etmesini istiyor. Girişim ruhunu koruyarak servisi büyütmenin en iyi yollarından biri de bu.

Mobil Her Zaman Kazanır

Masaüstü bilgisayarlar internetle insanların ilk kez tanışmasını ve onu benimsemesini sağlayarak bugüne kadar iyi iş çıkardı. Ancak artık PC’lerin önemi azalıyor. 15 yıl önce her yerde olan bilgisayarlar, 10 yıl önce temelde yer alıyor ve mobil teknolojiler tarafından destekleniyordu. Beş yıl önce mobile ağırlık veren girişimler kazanıyordu. Bugün ise hızlı büyüyen pek çok şirket için tek öncelik mobil kullanım.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Galatasaray–Beşiktaş Derbisi 4K Çözünürlükle Geliyor

Yeni nesil 4K yayıncılık alanında önde gelen teknoloji şirketleri arasında yer alan Sony ile Türkiye’nin ilk 4K canlı yayınını gerçekleştiren Digiturk, 4K eğlence deneyimini farklı bir boyuta taşımak üzere güçlerini birleştirdi. 22 Şubat Cumartesi günü gerçekleşecek olan Galatasaray – Beşiktaş maçına özel olarak düzenlenen etkinliğe katılanlar, Türkiye’de ilk kez, canlı bir 4K maç yayınına tanıklık edecek.

FIFA’nın resmi sponsoru olarak futbola uzun yıllardır büyük destek veren Sony ve yaptığı yatırımlarla Türkiye’de spora ve sporcuya büyük katkılar sunan Digiturk arasındaki iş birliği; 4K içeriğin oluşturulmasından çekim, yapım ve yayın aşamalarına kadar tüm süreçleri kapsıyor.

4K yayın teknolojisinin öncüleri Sony ve Digiturk’ten bir ilk

Sony ve Digiturk’ün etkinliğinde gerçekleşen özel yayında, canlı çekimi yapılan 4K maçın görüntü sinyalinin iletimi yepyeni teknolojilerle yapılacak. İlk nesil olan 4K sinyal iletimi altyapısı bu yıl sonunda, ikinci nesil sinyal iletimi ile daha kolay hale gelecek. Digiturk ve Sony, böylece, ikinci nesil sinyal iletimi teknolojisini beklemeden, uygulaması daha zor olan ilk nesil 4K sinyal iletim teknolojisini kullanarak ilk 4K canlı yayınını gerçekleştirmiş olacak. Eutelsat uydu operatörü sinyalin iletimi için uydu kapasitesi sağlayarak Sony ve Digiturk işbirliğine katkıda bulunuyor. 

4K nedir?

4K yayınlarda, çekimler daha net, daha yüksek çözünürlüklü ve daha canlı renklerde olacak. Ayrıca, sahnelerin çekim yöntemlerinde de değişime gidilecek. Tüketici, 4K ile birlikte daha büyük ekranları kullanacağından daha geniş açı ile çekilen görüntüleri en küçük detayına kadar ekrana sığdırmak mümkün olacak. 50 tam kare çekime olanak veren 4K ile özellikle spor karşılaşmaları ve özel efektlerin yer aldığı içeriklerde daha akıcı bir görüntü elde ediliyor.

:: 4K yayın teknolojisine hazır mısınız?

PC Pazarı Sekteye Uğradı

IDC’ye göre Türkiye PC pazarı 2013’ün son çeyreğinde yıllık bazda yükleme adetlerinde sert bir düşüş yaşadı. Global BİT pazarı araştırma firmasının son rakamları, ülkeye yapılan toplam PC pazarı yüklemelerinin 2013’ün dördüncü çeyreğinde toplamda 845,433 adetle %21,8 oranında düştüğünü gösterdi.

Masaüstü bilgisayar tarafında teslim edilen çeşitli kamu projeleri ve taşınabilir bilgisayar segmentinde ise birçok üreticinin yaptıkları agresif yüklemelere rağmen toplam kişisel bilgisayar pazarı geçtiğimiz yıla göre ciddi şekilde daraldı.

IDC Türkiye’de kıdemli araştırma analisti olarak çalışan Aslı Kockal “Yılın son çeyreğinde toplam PC pazarı, çeşitli makroekonomik faktörlerden olduğu kadar, tüketici segmentindeki talebin tablet bilgisayarlara kayışından da olumsuz bir şekilde etkilenmeye devam etti” diye konuştu. “Çeşitli kamu sektörü projesi teslimatları masaüstü bilgisayar segmentinde yapılırken, kur dalgalanmaları tüketici talebi üzerinde son derece olumsuz bir etki yarattı.

Ayrıca bazı notebook markalarının da, devam eden yeniden organizasyon süreçleri ve strateji değişikliklerinin bir sonucu olarak yılın son çeyreğinde çok daha az agresif yüklemeler yaptıklarını söylememiz mümkün.”

Yükleme adeti bazında, Lenovo %17,3 pazar payı ile 2013’ün dördüncü çeyreğinde toplam Türkiye PC pazarının lideri oldu ve aynı zamanda piyasanın taşınabilir segmentinde de en büyük payı aldı. Asus ikinci olurken, HP üçüncü olarak onu takip etti.

Grafiği görmek için tıklayınız.

Bu grafik, çevrimiçi haber makalelerinde ve sosyal medyada kamusal olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır.

:: Tableti mi yoksa PC’yi mi tercih ediyorsunuz?

Google’ın Ormansızlaşma Haritası Yayında

Google, Global Forest Watch adını alan yeni bir web sitesi (http://www.globalforestwatch.org/) projesinin Beta versiyonunun yayınına başladı. ‘Şu anda ormanlık alanlarda neler oluyor, öğrenin’ mottosuyla kullanıcıların karşısına çıkan ve buraya tıklanılarak ulaşabilecek platform, dünyanın tüm ülkelerini kapsayacak şekilde ormansızlaşma haritasını gözler önüne seriyor.

2000-2014 yılları arasında ormanların yok oluşunu ve bunun yanı sıra artışını, harita üzerinden görebileceğiniz Global Forest Watch, dünya genelindeki ormansızlaşma artışına karşı farkındalık yaratmaya ve gerçek zamanlı olarak dünya üzerindeki orman yapılarındaki değişimin izlenebilmesine olanak tanıyor.

Site nasıl kullanılıyor?

Siteyi tıkladıktan sonra kullanım şartlarını kabul ettiğiniz anda karşınıza bir dünya haritası çıkıyor. Harita üzerinden zoom in/zoom out (yakınlaştırma/uzaklaştırma) yaparak dilediğiniz coğrafi alanları, neredeyse kasaba kasaba görebiliyor, çok geniş bir detayı kapsayacak şekilde ormanlar üzerinde tespit edilen değişimleri gözlemleyebiliyorsunuz. Global orman değişimleri haritası olarak nitelendirilebilen haritada kırmızı bölgeler azalan ormanları, maviler ise artırılan ormanlık alanları gösteriyor.

Türkiye’ye dair detaylar için sonraki sayfaya tıklayınız.

{pagebreak:::: 2}

Sekmeler arasında ‘forest cover’ tıklandığında ise tüm ormanlık alanlar yeşil renk ile gösteriliyor. Haritada koruma altına alanlardan tutun da bazı kimselerin ormanlık alanlara dair tespitlerine kadar çok geniş bir çevreci hazine kullanıma sunuluyor. Ülke ülke de analiz yapılabilen platformun en önemli özelliği ise sahip olduğu olanağüstü aritmetik altyapı. Çok sayıda veriyi barındıran platformun gerek farkındalık gerekse politik karar mekanizmaları açısından çeşitli etkileri olabileceği konuşuluyor.

Türkiye’deki durum düşündürücü

Türkiye coğrafyasına bakıldığında edinilen izlenim kıyı bölgelerde ormanlık alanların bazı bölgelerde yoğun olarak azaldığı yönünde. Buna karşın Türkiye‘de koruma altına alınan arazinin de çevre ülkelere göre oldukça çok az olduğu görülüyor. 2000-2014 yılları arasında özellikle İstanbul‘un özellikle Anadolu yakasında ciddi seviyede ormanlık alanın yok edildiği dikkat çekiyor.

Bursa, İzmir, İzmit, Antalya gibi kıyı şehirlerinde de ormanlık alanlardaki yüksek seviyedeki tahribat gözlerden kaçmıyor. Türkiye’de 2012 yılında 26.124 hektar ormanlık alanın da kaybedildiği verisi paylaşılıyor.

Beta aşamasında olan sitenin tamamlandıktan sonra sosyal ağ işlevi de görebileceği, etkileşimi üst noktalarda yaşatmasının olası olduğu yönünde emareler bulunuyor.

:: Google’ın ormanlık alanlardaki dönüşüme yönelik haritası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Galaxy Camera 2’nin Fiyatı Belli Oldu

Samsung‘un merakla beklenen Android işletim sistemli akıllı fotoğraf makinası Galaxy Camera 2‘nin piyasaya çıkış tarihi ve fiyatı belli oldu. Techhive sitesinin haberine göre, Güney Koreli şirket bu hafta yaptığı açıklama ile ürünün satışının Mart ayı ortalarından itibaren başlayacağını duyurdu. Yeni cihazın başlangıç fiyatı ise 499 dolar olarak açıklandı.

Android 4.3 işletim sistemi ile gelen cihaz 4.8 inç LCD ekran ve dört çekirdekli işlemciye sahip. Bir önceki nesline göre hafifleyen ve daha taşınabilir hale gelen fotoğraf makinası 283 gr ağırlında.

21 kat optik kaydırma

Üzerinde 16.3 megapiksel CMOS sensor bulunan Galaxy Camera 2, 21 kat optik zum yapabiliyor ve 3200 ISO‘ya kadar ışık hassasiyeti sunuyor. 8GB dahili hafızaya sahip cihazın depolama kapasitesi Micro SD kart desteği ile 64GB‘a kadar yükseltilebiliyor.

Geniş video formatı desteği

Saniyede 30 kare standartlı, Full HD çözünürlükte videolar yakalayabilen cihaz AVI, MP4, MKV, FLV, WEBM ve WMV video formatlarına destek sunuyor. Galaxy Camera 2 ile çekilen fotoğraf ve videolar Wi-Fi, Bluetooth, NFC üzerinden kolayca paylaşılabiliyor.

:: Android işletim sistemini telefon dışında başka hangi cihazlarda görmek isterdiniz?

 

Galaxy S4, Note 3’e Android 4.4.2 Yakın

ABD’deki Samsung Galaxy S4 ve Galaxy Note 3 modelleri için Sprint cihazların ardından US Cellular cihazları üzerinden de Android 4.4.2 KitKat‘ın dağıtımına başlandı. OTA ya da USB üzerinden ulaşılabilen güncelleme ile birlikte ülkemizdeki ilgili modellerin de Android 4.4.2‘ye kavuşma tarihinin yaklaştığına dair önemli bir emare günyüzüne çıkmış oldu.

Samsung Galaxy S4 ve Galaxy Note 3 modellerinin Android 4.4.2 sürümüne ilişkin yapılan açıklamada ilgili cihazların sırasıyla N900R4TYUCNAB ve R970TYUFNAE versiyonlarının güncellemeyi öncelikli olarak alacağı belirtildi. Yani tüm Galaxy S4 ve Note 3 kullanıcıları güncellemeyi aynı anda alamıyor. Benzer durum Türkiye için de gerçekçi olacak.

Geri sayım…

Google, Android 4.4.2 sürümü ile ilgili olarak daha önce gerçekleştirdiği tanıtımda tüm özelliklere ek olarak güncellemenin yeni bir kullanıcı arayüzü içermesi öne çıkmıştı. Şimdiye kadar birçok cihazda kullanılmış çok renkli simgelerin yerine, beyaz durum çubuğu kullanımı öne çıktı. Telefon ayrıca son güncelleme ile performans artışı gösterdi.

Bunlara ek olarak yeni bir telefon numarası çevirici, videoyla sohbete SMS, kablosuz baskı ve daha gelişmiş Emoloji entegrasyonları sunulduğu belirtilmişti. Ayrıca yeni bir ses tanıma sistemi de güncellemeyle birlikte ABD‘deki Galaxy S4 ve Note 3 kullanıcıları ile buluştu. Bakalım güncelleme ülkemize ne zaman gelecek? Beklemeye devam ediyoruz.

:: Android 4.4.2 güncellemesi ile ilgili olarak zamanlama beklentinizi paylaşır mısınız?

Şirketlerin Teknoloji Vizyonu Ne Olmalı?

Son yirmi yıl içinde teknolojik dönüşüm geçmişi yüzlerce yıl geriye giden köklü firmalar için bir tehdit haline dönüşmeye başladı. Bunun arkasında yatan en büyük neden; teknolojiyi kullanan yenilikçi çevik girişimlerin geleneksel iş yaklaşımlarını değiştiren yöntemler kullanmaları. Böylece farklı sektörlere giren bu girişimler tüketicilerin satın alma kararlarını hiç olmadığı kadar hızlı değiştirebiliyorlar.

Bu durumu gören dev firmalar ise çıkışı yine teknolojide arayarak buluyorlar. Ancak köklü kurumsal yapıları yeterince hızlı ve çevik hareket etmelerine olanak tanımıyor.

Küresel ölçekte 120 ülkede yönetim danışmanlığı, teknoloji ve dış kaynak hizmetleri sunan Accenture bu durumu analiz ederek 2014 yılında büyük şirketlerin izlemesi gereken teknolojik vizyonu ortaya koyan bir rapor yayınladı. Bu rapora göre büyük işletmeler altı noktayı göz önüne alarak Pazar hakimiyetlerini ve rekabet üstünlüklerini koruyabilirler. Bu vizyon şu altı maddeden oluşuyor;

{pagebreak:::: 2} 

1. Dijital – Fiziksel Sınırının Kalkması: Akıllı cihazlar ve araçlar, giyilebilir teknolojiler bizlere gerçek zamanlı bilgiyi sunarak, yaşam ve iş yapış şeklimizi değiştirip, gerçek hayatı internet ile birleştirmeye başladı. Bu yeni anlamlı ve anlık bilgi, iş gücü yetkinliklerini değiştiriyor, süreçleri otomatikleştiriyor ve cihazları hayatlarımızın içine daha fazla dahil ediyor. Tüketicilere daha fazla farkındalık ve güç kazandırırken, organizasyonlara gerçek zamanlı verilerin daha hızlı toplanmasını ve anlamlandırılmasını sağlayarak hem çalışanların hem de cihazların daha çevik ve akıllı çözümler üretme fırsatını sunuyor. Örnek vermek gerekirse, Philips bir Google Glass uygulaması geliştirerek, doktorların bir hastanın yaşamsal belirtilerini ve operasyonel müdahalelere tepkilerini, işlemlerini kesmeden, eş zamanlı olarak izlemelerine imkân sağlıyor.

{pagebreak:::: 3} 

2. Kitlenin Gücü: Çalışanları, internet üzerindeki herkes olan bir iş yeri hayal edin.Teknoloji artık organizasyonların, dünyanın sınırsız kaynak havuzlarından faydalanmasına imkân veriyor. Örneğin MasterCard ve Facebook gibi şirketler en uygun uçak biletini bulmaktan, satış mağazası yerlerinin optimize edilmesine kadar sayısız soruya cevap arayan bilgisayar mühendisleri, matematikçiler ve veri mühendislerinden oluşan global bir ağ olan Kaggle ile çalışarak problemlerine çözüm bulmaya çalışıyor.

Bu tür kaynakları, iş hedeflerini gerçekleştirmek için kullanmak oldukça zor ancak başarıldığı durumda işletmeye sağlayacağı fayda da muazzam. Günümüzün en zor iş problemlerini çözme yetkinliğine sahip, çevik ve aynı zamanda bu işi çoğu kez ücretsiz olarak yapmaya gönüllü olan olağanüstü boyutta bir iş gücüne erişim sağlıyor.

{pagebreak:::: 4} 

3. Veri Yönetiminin Değişmesi: Veri teknolojileri hızlı bir biçimde gelişiyor ancak değişikliklerin birçoğu kademeli olarak kullanılmaya başlanabiliyor. Bu yüzden de şirketler sahip olduğu verilerden yeterince yararlanamıyor. Hâlihazırda, her beş organizasyondan yalnızca biri kurum içi veri entegrasyonunu gerçekleştirmiş durumda. Verinin potansiyel değerini gerçek anlamda etkinleştirmek isteyen şirketlerin, bunu daha çok bir tedarik zinciri gibi değerlendirerek, verinin öncelikle kendi işletmelerinde sonrasında ise bulundukları ekosistem içerisinde kolay, hızlı ve faydalı bir şekilde akışını sağlamaları gerekiyor. Örnek vermek gerekirse, Google ve Walgreens gibi şirketler bu yaklaşımı, servislerini (API) dış dünyaya açarak uyguluyorlar. Google bu uygulaması ile 800 binden fazla internet sayfasının Google Maps verilerini kullanmasına olanak sağladı. Walgreens ise iş ortakları tarafından reçetelerin barkodlarının okunmasını sağlayan hizmeti ile barkodların taranıp, sistemlerine yüklenerek, insanların reçetelerini yenilemelerini kolaylaştıran bir hizmet sunuyor.

{pagebreak:::: 5}

4. Donanım Geri Döndü (Aslında Hiç Gitmemişti): Günümüzde daha güçlü ve daha hızlı veri merkezi ihtiyaçları ve bu doğrultuda artan talepler donanım dünyasını yeniliklerin merkezi haline getirdi. Güç tüketimi, işlemciler, bellekler ve mimari altyapı alanlarındaki gelişmeler, şirketlerin verimliliklerini arttırmalarına, maliyetlerini düşürmelerine ve sistemlerinin eskiye göre daha üst seviyelerde çalışmasını sağlamalarına imkân tanıyor. Şirketler işlerini dijitalleştirdikçe, bir sonraki büyüme hamlelerine ulaşmak için donanımın daha da önemli olduğunun farkına varacak.

{pagebreak:::: 6} 

5. Dijital Dünyanın Vazgeçilmezi Olarak Yazılım: İşletmeler tüketici dünyasındaki değişime ayak uydurabilmek için operasyonel yetkinliklerini artırmak amacıyla geleneksel uygulamalarını (yazılım) hızlı bir şekilde farklı kanallardan kullanılabilecek türden akıllı uygulamalara dönüştürme yolunu seçiyor. Accenture araştırmalarına göre, yüksek performanslı BT ekiplerinin %54’ü zaten çalışanları için daha basit ve modüler uygulamaları sağlayan akıllı uygulamalarını yaygınlaştırmış durumda. İş dünyası tarafından yöneltilen bu değişim baskısı karşısında, BT ve diğer yöneticilerin, teknoloji organizasyonlarının uygulama geliştirme safhalarında kimin hangi rolü üstlendiğini doğru saptaması ve organize etmesi gerekiyor. Bununla birlikte, yeni teknolojileri kurum uygulamalarına hızla adapte etmek ve bunun faydalarından yararlanabilmek için şirketlerin, uygulama geliştirme süreçlerini de dönüştürmesi, periyodik iyileştirmeleri destekleyerek işletmenin büyümesini hızlandırması gerekiyor.

{pagebreak:::: 7}

6. “Sorunlar Karşısında Ayakta Kalmak”: Dijital dünyada işletmelerden, iş süreçleri, hizmetleri ve sistemleri üzerinde ortaya çıkan ve durmak bilmeyen yeni talepleri desteklemeleri bekleniyor. Bu durum, marka değerinin erozyonu ile “günlük işleyiş” arasındaki fark anlamına gelebileceğinden, işletmenin tüm birimlerinde, özellikle de “7/24 açık” olması gereken altyapıyı sağlayan BT birimleri üzerinde gittikçe büyüyen bir baskı yaratıyor. Otomatik test araçları kullanarak, devamlı kendi sistemlerine saldırmalarını sağlayıp, altyapı dirençlerini arttırmayı amaçlayan Netflix gibi şirketler, günümüzün önde gelen teknoloji liderleri arasında yer alıyor. Bu tür işletmeler teknolojik altyapılarını, olağan durumları karşılamak için tasarlamak yerine, modüler teknolojiler ve gelişmiş test süreçlerinin avantajlarından yararlanarak, sorun ve aksaklıklar karşısında sağlam kalması temeline göre tasarlıyor.

:: Sizce dev şirketlerin 2014 teknoloji vizyonu ne olmalı? 

WhatsApp Parasına Alınabilecek 10 Şey

Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook‘un çarpaz platform anlık mesajlaşma servisi WhatsApp‘ı satın alması teknoloji gündemine bomba gibi düştü. Özellikle 16 milyar dolarlık inanılması güç satın alma bedeli uzun bir süre daha tartışılacağa benziyor.

Bu tartışmalar, beraberinde çeşitli karşılaştırmaları da getirdi. Mashable sitesinin yayımladığı bir haber, bu rakama yapılabileceklerin boyutlarını gözler önüne serdi. Facebook, 16 Milyar dolar para harcayarak WhatsApp yerine neler satın alabilirdi, neler yapabilirdi?

İşte Facebook‘un 16 milyar dolar ile WhatsApp’ı almak yerine gerçekleştirebileceği 10 şey…

{pagebreak::1}

500 bin öğrencinin borcunu sıfırlayabilirdi…

{pagebreak::2}

ABD‘deki tüm evsizlere 17’şer ev alabilirdi…

{pagebreak::3}

381 ton külçe altın alabilirdi…

{pagebreak::4}

Detroit şehrinin 6 yıllık bütçesini finanse edebilirdi…

{pagebreak::5}

Facebook‘un halka arz edilmiş kısmını tamamen satın alabilirdi…

{pagebreak::6}


13 NLF takımının sahibi olabilirdi…

{pagebreak::7}

4 adet World Trade Center inşaa edebilirdi…

{pagebreak::8}

300 kişiyi Beyonce kadar zengin yapabilirdi…

{pagebreak::9}

En yeni Boing 747s filosu ile havayolu şirketi kurabilirdi…

{pagebreak::10}

25 ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasını karşılayabilirdi.

:: Facebook’un satın alım kararını sizi şaşırttı mı?