Videolar Kotayı Sömürmeyecek

Günümüzün en popüler içerik türlerinden biri videolar. Bir konuyu anlatmanın en kısa ve hızlı yolu olan videolarla ilgili en büyük sıkıntı ise kalite arttıkça boyutunun da aynı oranda artması.

  

Birçok kullanıcının kotalı internet kullandığı günümüzde videoların boyutları da ciddi bir sorun oluşturuyor. Bunun önüne geçmek isteyen araştırmacılar, High Effecieny Video Coding ya da kısa adıyla HEVC adı verilen bir video standardı geliştirdiler.

Yeni format mevcut standartlardan 2 kat daha verimli. Yani bu standartta hazırlanan bir video 2 kat daha az yer kaplayacak ve kalitesi aynı olacak. Yeni bir tür MPEG standardı olan HEVC önümüzdeki yıldan itibaren kullanılmaya başlanacak.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Ericsson araştırma biriminin Görsel Teknolojiler Birimi Müdürü Per Fröjdh, yeni formatın ticari olarak 2013 yılından itibaren kullanıma sunulabileceğini ifade etti. Ancak hangi tür ürünlerde bu formatın destekleneceği konusunda net bir bilgi yok.

Yine de yeni formatın telefonlar, tabletler ve medya oynatıcı gibi cihazlar tarafından desteklenmesi bekleniyor. Video kalitesinin aynı kalarak boyutunun yarıya inmesi özellikle ülkemiz gibi kotalı internetin yaygın olarak kullanıldığı ülkeler için önemli bir avantaj.

Ayrıca cep data paketlerinde de kota bulunduğundan bu tip bir video formatı aynı kota ile daha fazla video izlenebilmesi anlamına geliyor.

:: Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

HTC One S, Avrupa’nın En İyi Sosyal Telefonu

HTC , One S modelinin (The European Imaging Sound Association (EISA– Avrupa Görüntüleme ve Ses Birliği) tarafından, 2012-2013 Avrupa’nın En İyi Sosyal Medya Telefonu” olarak seçildiğini duyurdu.

Bu ödülle HTC, geçen yıl HTC ChaCha ile kazandığı ödülden sonra ikinci kez aynı kategoride bir ödül daha kazanmış oldu.

EISA, 19 Avrupa ülkesinden 50 özel hobi dergisinin bir araya gelerek oluşturduğu dünyanın tek ve en prestijli multimedya dergi grubudur. Her yıl, tüm EISA’nın Genel Yayın Yönetmenleri, yıl boyunca yayınlarında analiz edilen ürünler içerisinde, EISA Ödülünü hak edene karar vermek için bir araya geliyor.

“2012-2013 Avrupa’nın En İyi Sosyal Medya Telefonu” ödülü, sosyal medya entegrasyonu, ağ oluşturma, bir cep telefonunun birden fazla sosyal ağ arasında basit bir şekilde bağlantı sağlanması, aynı zamanda içerik paylaşımını ve sosyal etkileşimin de kolaylaştırılması gibi faktörler değerlendirilerek verildi.

HTC One S’in ülkemizde iki çeşit versiyonu satılıyor. Bunlardan bir tanesi Snapdragon S4 işlemcili 1.5 GHz hızında çalışan One S, bir tanesi de Snapdragon S3 işlemcili, 1.7 GHz hızında çalışan model. Snapdragon S4‘lük sürümü için hazırladığımız incelemeye buradan ulaşabilirsiniz.

:: HTC One S modelini  beğeniyor musunuz?

123Mac! – iLife ve iPhoto

Çoğu zaman bilgisayardan aktardığımız fotoğraflarımızı kategorize etmek ve aradığımız fotoğrafı kolayca bulabilmek sorun olur. Kendimize, fotoğraflarımızı derleyip toplayacak programlar bulmaya çalışırız.

Bazen de bu fotoğrafları web üzerinde saklamayı ve kolayca paylaşmayı düşünürüz. Bu yazımızda bu işleri yapabileceğimiz iPhoto uygulamasına göz atacağız.

Dijital fotoğraf makinanız ne olursa olsun, çekmiş olduğunuz fotoğrafları bilgisayarınıza aktarmak için USB kablosunu bilgisayara takmanız veya eğer hafıza kartınız SD kart tipindeyse fotoğraf makinanızdan çıkarıp bilgisayara takmanız yeterli.

iPhoto fotoğraflarınızı tarayacak ve sizin için tarih sırasına göre guruplayacaktır. Tek bir tuşa basarak ta tüm fotoğraflarınızı bilgisayarınıza transfer edecektir. Peki herşey bu kadarla mı kalacak?

Yüzler

iPhoto, Transfer etmiş olduğunuz fotoğraflardaki kişilerin yüzlerini otomatik olarak tanımaya başlayacak ve benzer yüzleri tespit ederek sizden bu yüzlere isim vermenizi isteyecek. Bir kişiyi isimle etiketledikten sonra her yeni fotoğraf aktarımından sonra o fotoğraftaki yüzleri tekrar tanıyacak ve ismini size sorarak kategorilendirmeye devam edecektir.

Böylece aradığınız bir kişinin fotoğrafını bulmak için o kişinin ismini yazmanız yeterli olacaktır. İsmini yazdığınız kişiyle ilgili tüm fotoğrafları tek bir ekranda görüntüleyebileceksiniz.

Yerler

Çekmiş olduğunuz fotoğrafı nerede çektiğinizi hatırlıyor musunuz? Eğer GPS destekli bir kameranız varsa veya fotoğraflarınızı Geo Tagging özellikli bir telefon ile çekmişseniz (geo tagging özelliği günümüzdeki pek çok akıllı telefonun sahip olduğu bir özelliktir) iPhoto fotoğrafların içine kodlanmış olan bu bilgileri okur ve fotoğrafın harita üzerindeki yerini tespit ederek işaretler. Bu şekilde çekmiş olduğunuz fotoğrafların yerlerini her zaman harita üzerinde görebilirsiniz.

{pagebreak::iki} 

Etkinlikler

Aktarmış olduğunuz fotoğrafları kategorilemek, benzer özellikteki fotoğrafların bir arada ve derli toplu görünmesi için oldukça önemlidir. Fotoğrafları aktarmaya başlamadan önce aynı grupta olmasını istediğiniz fotoğrafları seçerek bu fotoğraflara toplu bir isim verebilirsiniz.

Böylece arkadaşınızın doğumgününde çekmiş olduğunuz fotoğrafları kolayca bulabilirsiniz. Ya da çekmiş olduğunuz fotoğrafları tarih sırasına göre gruplayabilirsiniz.

Efektler

Çekmiş olduğunuz bir fotorağraftaki arkadaşınızın kıpkırmızı çıkan gözleri fotoğrafın tüm önemini silip atacaktır. Kırmızı göz sorununu düzeltmek için profesyonel fotoğraf işleme programlarına ihtiyacını kalmadan iPhoto’daki efektler bölümünde bir iki tıklama yapmanız yeterli. Ya da fotoğraflardaki parlaklık ve kontrast sorunlarını yine bir kaç tıklama ile ortadan kaldırmak çok kolay.

Paylaşın

Fotoğraflarınızı tek bir tıklama ile Facebook’ta paylaşabilir veya iPhoto’da özel tasarlanmış fotoğraf temaları ile profesyonel görünümde epostalar hazırlayabilirsiniz.

Fotoğraf gösterileri

Birbirinden özel efektler ve müzik eşliğinde slayt gösterileri hazırlayarak fotoğraflarınızı arkadaşlarınıza keyifli bir şekilde sunabilirsiniz. İsterseniz bu gösterileri QuickTime film formatında arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz.

Sonraki yazımızda iPhoto’nun diğer bileşenleriyle devam edeceğiz. O zamana kadar tüm fotoğraflarınızı organize etmeyi unutmayın.

Bu yazı Kayhan Belek tarafından yazılmıştır.

İlk yazımız olan Hoşgeldin Mac’e buradan,

İkinci yazımız Taşınıyoruz’a buradan, 

Üçüncü yazımız Program Yüklüyoruz’a buradan ulaşabilirsiniz.

:: iLife ve iPhoto programlarını kullanıyor musunuz?

Toshiba’dan PC için SSD Kitleri Geldi

Toshiba, kendi SSD‘lerini kullandığı yeni geliştirme kitlerini duyurdu. Kitler değişik kapasite opsiyonları sunuyor.  60, 120 ve 240 GB‘lık SDD seçeneklerinin olduğu kitlerin ardışık yazma hızı 526 MB/sni ardışık okuma hızı ise 557 MB/sn olarak belirtiliyor.

Toshiba, SSD geliştirme kitini PC‘ler başta olmak üzere hazırlamış. 2.5 inçlik SSD‘leri, 3.5 inç boyutuna dönüştüren aparat, SATA sinyal kablosu, Molex‘ten SATA güç dönüştürücü ve diskleri USB‘den okutmamızı sağlayan aparatlar kit içine yerleştirilmiş.

Toshiba 60 GB, 120 GB, 240 GB’lık kitleri için sırasıyla 109.99, 209.99 ve 309.99 dolar fiyat  belirlemiş. ToshibaDirect.com’da şuan alınabilir durumda.

:: SSD güncelleme kitlerine sıcak bakıyor musunuz?

 

SkyDrive Android’e Geliyor

Büyük bir rekabetin yaşandığı bulut depolama servislerinden olan ve Microsoft‘un geliştirdiği SkyDrive bir dizi yenilikle abonelerinin karşısına çıkıyor. Android uygulaması ile bu işletim sistemini kullanan cihazlara da hizmet vermeye başlayacak SkyDrive, bu sayede etki alanını genişletiyor.

Web arayüzünde de ciddi düzenlemeler yapan servis, daha modern bir arayüze kavuştu. Anında Arama fonksiyonu ile bütün dosyalar içinde arama yapılabilen yeni arayüz ile Windows 8 uygulamasında da benzer bir tasarıma geçildi. SkyDrive’in yeni arayüzünü aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

#video_6406#

Şimdilik Android uygulamasını sadece duyuran Microsoft, önümüzdeki haftalarda uygulamanın kullanıma da sunulacağını açıkladı.

Bulut depolama sektöründe Microsoft‘un SkyDrive‘ının karşısında Google‘ın Drive, Apple‘ın iCloud gibi rakipler bulunuyor. Bunların yanısıra Dropbox gibi bağımsız alternatifler de farklı kapasitelerle hizmet veriyor.

:: Bulut depolama servislerini kullanıyor musun? Kullanıyorsanız hangi servisi tercih ediyorsunuz?

Retinalı MacBook Pro’ya OWC’den SSD

Daha önce incelemesini buradan sizlerle paylaştığımız retinalı yeni MacBook Pro‘ya ilk SSD güncellemesi geldi. Farklı SSD seçenekleriyle gelen üründe en 768 GB‘lık disk kullanabiliyorduk.

OWC‘nin MacBook Pro için geliştirdiği disk, 480 GB boyutunda. Apple, MacBook Pro‘da, kullandığı SSD‘ler 461 MB/sn  okuma yazma hızlarına sahip. OWC‘nin geliştirdiği SSD‘de hız biraz daha yükseliyor ve 500 MB/sn seviyesine çıkıyor.

30 Eylül’e kadar 480 GB‘lık OWC SSD alanlara, MAC uyumlu USB 3.0 arabirimini kullanan disk kutusu hediye ediliyor. Böylece içinden çıkan SSD‘yi ek bir ücret ödemeden kutu içerisinde değerlendirebilirsiniz. Ek disk kutusunun dış görünüşü de MacBook Pro‘ya uyum sağlayan, kaliteli bir görüntüye sahip.

OWC‘nin 480 GB’lık SSD’si 580 dolar fiyata sahip. Ülkemize gelir mi bilinmez fakat yurt dışından getirtme imkanı olan MacBook Pro kullanıcılarının dikkatine diyelim.

:: Sizce yeni MacBook Pro için böyle bir yükseltme gerekli mi?

Android için Soccer Kicks

Daha önce tanıttığımız frikik oyunları ile belli ölçülerde benzerlik gösteren bu yapıma yakından bakıyoruz. İşte Soccer Kicks.

Soccer Kicks, 9,2 Megabyte boyutunda. Spor oyunları kategorisinde bulunan yapım Android 2.1 ve üzerinde çalışıyor. Soccer Kicks, Google Play Store’da 4,4 gibi yüksek bir puan almayı başarmış.

{pagebreak::iki}

Oyunda iki mod bulunuyor. Hedefi vurma ve zamana karşı. Hedefi vurmayı seçerseniz, kalenin içinde beliren hedefi vurarak yüksek puan alıyorsunuz ve topladığınız puanlarla bir sonraki bölüme geçiyorsunuz. Zamana karşı da hemen hemen aynı mantıkla çalışıyor. Bölümleri geçmek için hedefleri vurmalı ve zamanı arttırmalısınız.

Ekranın üstünde bir çubuk bulunuyor. Enerji çubuğu isimli bu çubuk, isabetsiz atışlar sonucunda küçülüyor. Bitmesi halinde de oyun bitiyor. Oyunda bir de antreman bölümü var. Buradan topu nasıl kaleye atacağınızı, topu barajdan nasıl geçireceğinizi öğrenebiliyorsunuz.

Soccer Kicks‘i oynamak çok basit. Diğer frikik atma oyunlarında olduğu gibi topu kaleye doğru sürüklemek yeterli. Sürükleme şiddetiniz topun hızını belirlerken, parmağınızla yapacağınız kavis hareketi topun falso almasını sağlıyor. Oyunda bölüm geçtikçe defans oyuncuları baraj kurmaya başlıyor. Oyun bu anlarda daha eğlenceli bir hale geliyor. 

{pagebreak::uc}

Görsel açıdan başarılı olduğu ekran görüntülerinden de belli olan Soccer Kicks, kale arkasındaki detayları ile göz dolduruyor. Stadyum ışıklarından, pankartlara kadar çok başarılı hazırlanmış olduklarını söylemeliyiz. Oyuncuların modellemesi, kalecinin hareketleri de oldukça başarılı.

Hem oynanış hem görsel açıdan iddialı bir yapım olan Soccer Kicks, alanındaki en başarılı oyunlardan birisi olmayı başarıyor.

İndirmek için tıklayın.

ya da Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Soccer Kicks’i denediniz mi? 

Pinterest’in iPad ve Android Sürümleri Geldi

Kullanıcıların mobil sürümlerini merakla beklediği Pinterest, harekete geçerek iPad ve Android versiyonunu çıkarttı. Bu versiyonlarını çıkartmakla kalmadı, uygulamanın iPhone versiyonunu da güncelledi.

Kısa bir süre önce davetiyesiz üye alımı için düğmeye basan Pinterest, kullanıcı sayılarını hızla arttırmaya başladığı gibi mobil tarafta da böyle gücünü arttırması, Pinterest için oldukça önemli.

Yatırımla birlikte atağa geçti

Pinterest, geçtiğimiz Mayıs ayında Japonya’nın e-ticaret devi Rakuten‘den 100 milyon dolarlık bir yatırım almıştı. Bu yatırımın ardından Pinterest‘in davetiyesiz üye alımına başlaması ve mobil uygulamaları kanalında hızla aksiyon alması bu yatırımın Pinterest‘in ne kadar işine yaradığının bir göstergesi.

Pinterest iPad uygulamasını buradan, Pinterest Android uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.

:: Pinterest’in iPad ve Android Sürümleri Geldi

Canon 650D’nin Sorunu Büyüyor

Temmuz ayının başında haberini yaptığımız ve 650D‘de (ABD’de Rebel T4i ismiyle satılıyor) ortaya çıkan alerji sorunu giderek büyüyor. İkinci kez bir açıklama yapan Canon, 650D modelinde bulunan bazı kauçuk malzemelerin zamanla beyazlayabileceğini ve alerji yapabileceğini yeniledi.

Tüm dünya çapında geçerli olan duyuru ile birlikte olaydan etkilenen fotoğraf makinelerinin seri numalarını kontrol edilebileceği bir sitenin linkini de veren firma ürünleri tamir edilmek üzere geri çağırıyor.

Fotoğraf makinenizin seri numarasının altıncı rakamı 2 ya da daha büyükse bu sorundan etkilenilmediği anlamına geliyor. Eğer burada 1 rakamını görüyorsunuz cihazı servise götürmeniz gerekiyor. Sorun yaşanan fotoğraf makinelerinin 31 Mayıs – 27 Temmuz arasında üretilen cihazlar olduğu da açıklamada belirtiliyor.

Ülkemizde resmi olarak da satılan 650D modellerinde bu sorunun olup olmadığı bilinmiyor. Türkiye’deki Canon temsilcisi Canon Eurasia resmi kanallardan satılan ürünlerde bu tip bir sorun oluştuğunda tamir garantisi veriyor. Ancak yurtdışından getirilen ve spot olarak tabir edilen ürünlerde bu sıkıntı yaşanabilir. bu yüzden Canon‘un resmi sitesindeki bulunan bu sayfadan elinizdeki ürünün seri numarasını kontrol ettirmenizi öneriyoruz.

:: Hangi tür dijital fotoğraf makinesi kullanıyorsunuz?

 

Elektronik Ticaret Devrimi

İnternetin hayatımıza girdiği kadar hızlı bir şekilde alışveriş alışkanlıklarımız da hızla değişmekte. Çok fazla değil, sadece onbeş yıl kadar önce alış veriş yaparken, bir ürün hakkında bilgi alabildiğimiz kaynaklar iki elimizin parmaklarını bile geçmiyordu.

Genellikle dost ve ahbab ilişkileri ile babalarımız bir buzdolabı alırken satıcının sözlerine güvenirlerdi. Oysa günümüzde forumlardan, sosyal medyaya uzanan yüzlerce farklı sitede kullanıcılar deneyimlerini paylaşırken, bir ürünü satın almadan önce çeşitli şikayet sitelerine bakmak nerdeyse adet haline geldi. 

Türkiye’de hacim yetersiz

comScore’un 2011 Kuzey Amerika e-Ticaret analizine göre 161 milyar dolara ulaşan e-ticaret pazar büyüklüğü her çeyrekte ortalama yüzde 14 civarında büyümekte. J. P. Morgan’ın Kıdemli Analistlerinden Imran Kahn ise dünya e-ticaret pazarı büyüklüğünün 2013 yılında 963 milyar dolara erişeceğini tahmin ediyor.

Her ne kadar bu rakamlar kulağa inanılmaz büyük gibi gelse de aslında konvansiyonel perakende pazarının henüz yüzde 5’ine dahi erişmemiş olduğunu görmekteyiz. Türkiye’de ise e-ticaret işlem hacmi perakende pazarın henüz yüzde birine bile ulaşmış değil.

Bir başka deyiş ile e-ticaret adına bildiğimiz her şey aslında henüz başlangıç aşamasında bile olmadığımızı göstermekte. Peki gelecekte e-ticaret nasıl şekillenecek? Bu soruya kimse kesin cevap verebilecek durumda değil ancak güçlü tahminler yapmak mümkün.

{pagebreak::iki}

Principal Analyst Başkan Yardımcısı Brian Walker’a göre artık e-ticaret kavramından ”e” yi atma zamanı geldi. ”E-ticaret kavramı artık sadece internet siteleri için kullandığımız bir kavram olmaktan çıktı” diyor Walker ve ekliyor; ”mobil uygulamalar, mağaza içlerindeki etkileşimli kiosklar, çağrı merkezleri gibi pek çok alan ile e-ticaret uygulamaları bütünleşik hale geldi.”

Doğrudan tüketiciye ulaşılıyor

Elektronik ticaretin hayatımıza getirdiği bir başka yenilik ise konvansiyonel üretici – tüketici ilişkisi arasında yer alan kanal yapısının hızla değişmesi oluyor. Artık üreticiler dağıtımcılara, fiziksel satış noktalarına eskisi kadar çok ihtiyaç duymuyorlar.

 

eBay, Sahibinden.com veya GittiGidiyor.com gibi internet servisleri sayesinde sıradan tüketiciler dahi e-ticarette dağıtım kanalının birer parçası haline geliyorlar. Bu gelişmelerin yakın bir gelecekte üreticilerin sadece doğrudan doğruya tüketicilere ulaştığı satış modellerine dönmesine yol açabilir zira üretici ile tüketici arasındaki kanal sayısı azaldıkça ürün fiyatları tüketici için düşerken, üreticinin kâr marjı yükselebiliyor.

Her geçen gün yeni uygulamalar gördüğümüz bir diğer elektronik ticaret alanı ise iş ortaklıkları ve gelir paylaşımı modellerindeki uygulamalar. Basit banner yönlendirmelerinin ötesinde kişiler artık sadece birer bağımsız dağıtım ve teslim noktaları gibi faaliyet göstererek gelir edel edebiliyorlar.

Tüm bu işlemler gerçekleşirken resmi bir firma kurma ihtiyacı hissetmiyorlar. Bu değişim o kadar hızlı ki açıkçası yasal düzenlemeleri yapan devlet kurumları bile uyumlu yasaları nasıl hazırlayacaklarından emin olamıyorlar. Elbette bu değişimin alışveriş merkezlerinin gelecekteki pozisyonunun ne olacağı sorusunu akla getirebilir ancak bu dönüşüm ve değişim tek yönlü gerçekleşmiyor.

Cep telefonunuz ile aldığınız görüntüyü analiz ederek size en doğru ev sinema sistemini önerecek bir Dijital Teknosa Çağrı Merkezine ne kadar uzakta olabiliriz? Muhtemelen bu süre iki elimizin parmak sayısını geçmeyecek kadar bizlere yakın.

Bu yazı Ahmet Usta tarafından yazılmıştır.

:: Ne sıklıkla internetten alışveriş yapıyorsunuz? 

Outlook.com, 10 Milyon Kullanıcıya Ulaştı

Microsoft, Hotmail servisini yenileyerek yeni bir e-posta servisi hizmeti vermeye başladığını sizlere duyurmuştuk. Henüz üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen, Outlook.com tam 10 milyon kullanıcıya ulaştı.

Outlook.com‘un böylesine ilgi görmesinin yanı sıra, kullanıcıların kendi adları, soyadları ya da kullanıcı adlarını kapışmasına da sebep oldu.

Yeni bir nefes

Son zamanlarda, e-posta servislerinde özellikle istenmeyen e-posta’ların gelen kutularına düşmesi ve bazı güvenlik problemleri yaşanmaktaydı. Bunu aşmak için bu tür yeni adres alternatiflerinin açılması, Microsoft açısından güzel bir hamle. Ayrıca milyonlarca hesap, pek çok isim kombinasyonunu doldurunca kullanıcılar çok uzun kullanıcı adları almak zorunda kaldığı durumlar olabiliyordu.

Outlook.com‘dan nasıl e-posta adresi alacağınızı buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

:: Outlook.com, 10 Milyon Kullanıcıya Ulaştı

Herkese Bedava En Az 20 GB Bulut

Google, Microsoft, Yandex, Dropbox gibi internet devleri tarafından bir süredir sunulan online depolama servisi, ülkemizdeki en büyük internet servis sağlayıcı konumunda olan TTNET tarafından NETDİSK adıyla hizmet veriyor.

Şu anda dileyen herkesin ücret vermeden 1 GB alan ile kullanabileceği NETDİSK ile dosyalarınızı güvenli bir şekilde internet ortamına aktarabilir, internete bağlı istediğiniz herhangi bir cihazdan (bilgisayar, tablet, akıllı telefon) bu dosyalara işletim sisteminden bağımsız olarak erişebiliyorsunuz.

1 GB alanın düşük olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Bu alanı yükseltmek isterseniz 50 GB için internet faturanıza ayda 4.99 TL ekletebiliyorsunuz.

Kimler, ne kadar veriyor?

Dünyada online depolama ve kişisel bulut alanında önemli markalar, ciddi yatırımlar yapıyorlar. Ülkemize ciddi bir yatırım ve kararlılıkla giriş yapan Yandex, isteyen her üyesine 10 GB bedava alan veriyor.

Google ise Google Drive adını verdiği hizmetiyle ilk başlayanlara 5 GB alan verirken, Microsoft ise ağırlığını koyarak SkyDrive adını verdiği online depolama hizmetinde 25 GB veriyor.

TTNET‘in NETDİSK‘i de dahil olmak üzere yukarıda saydığım tüm hizmetler, kullanıcı sayısı hızla artan akıllı telefonlar üzerinden kullanılabiliyor. Hatta akıllı telefonların anlaşma sağladığı Dropbox, bu konuda çok cesur çıkışlar yapabiliyor.

Samsung Galaxy S3 aldıysanız, size 50 GB bedava alan verilirken, HTC One X kullanıcıları ise 25 GB ek alan kullanabiliyor. Yalnız, akıllı telefonlarda bu hizmetlerin verdiği geniş kapasitelere aldanmamak gerek. Çünkü bu hacimler, süreyle sınırlı.

HTC One X kullanıcıları, 25 GB alanı 2 yıl boyunca kullanabiliyorlar ve bu süre sonunda ücretli seçeneklerden birine abone olmak zorundalar. Çünkü Dropbox, herkese sadece 2 GB alanı ücretsiz veriyor.

Dropbox, bir adım önde

Yalnız, Dropbox‘ın hakkını vermemiz gereken güzel bir taktiği var. Bir Dropbox kullanıcısı, daha önce DropBox kullanmayan birini teşvik ettiğinde, şirket adına yapılan bu çalışma ödülsüz kalmıyor ve ücretsiz kullanacağı alan yükseltiliyor.

Bu şekilde, başta SDN Forum‘da olmak üzere diğer sosyal paylaşım ortamlarında paylaştığı bağlantılar sayesinde 100 GB‘ı geçen çok arkadaşım olduğunu belirtmeliyim.

Tekrar TTNET‘e dönecek olursak, fazla bekletmeden güzel haberi vereyim. TTNET‘in planlarına göre NETDİSK hizmetinde tüm dünyadaki rakipleri bile kıskandıracak ciddi çıkışlar planlanıyor.

Sonraki sayfa: NETDİSK’in planları
{pagebreak::NETDİSK’in planları}

NETDİSK’in planlarını açıklıyoruz

Yetkili kişilerden dinlediğim bu planlara göre isteyen her TTNET abonesi, ücretsiz olarak en az 20 GB alana sahip olan NETDİSK hizmetinden faydalanabilecek.

Üstelik, sunucular Türkiye’de olduğu için bu verilere ulaşım, yabancı rakiplere çok daha hızlı olacak. İşin bir de teknik destek kısmı var. Ayrıca, Dropbox gibi, etrafınıza tavsiye ettikçe artacak olan sadakat sistemi mevcut olacak.

Okurlarımız arasında teknoloji uzmanı çok olsa da, bu hizmetlerle yeni tanışan kişilerin telefon açabilecekleri, mesaj yazabilecekleri Türkçe konuşan kişilerin de olması büyük bir avantaj.

NETDİSK’in eksikleri neler?

Ülkemizde, bu alanda hizmet veren küresel markalarka rekabet edecek olan TTNET‘in NETDİSK için yapması gereken önemli güncellemeler var. İlki, mobil uygulamalara bazı yeteneklerin kazandırılması gerekiyor.

Bunlar; otomatik güncelleme, veri yönetimi gibi küçük görünen ama kullanıcı tarafında seçim yaparken önemli olan ihtiyaçlar.

Diğer önerim ise web üzerinden bu hizmete ulaşmak istediğimizde karşımıza gelen arabirimin yeniden tasarlanması. Modern bulut hizmetlerinde sunulan basitlik, içerik odaklı tasarımdan uzak olan NETDİSK web sayfasının yeniden elden geçirilmesi gerekiyor.

Son olarak, bu hizmeti arama motorunda arattığınızda karşınıza ttnetbulutu.com çıkıyor. Her ne kadar netdisk.com alan adı şu anda yabancı bir hosting şirketinde park edilmiş olsa da, netdisk.com.tr alan adı da yine TTNET tarafından yönetiliyor.

Marka bilinirliği açısından bu alanları tek bir çatıda toplamakta fayda var. ShiftDelete.Net farkıyla okuduğunuz ve yakında gelmesi beklenen güncellemeyle ve eksikleriyle beraber anlatmaya çalıştığım bu hizmet için pozitif ayrımcılık yapılması taraftarıyım.

Pozitif ayrımcılık yapmak gerekiyor

Hem kurumlar hem de bizim gibi bireysel kullanıcılar için çok değerli olan verilerin, ülkemizin yasalarını tanıyan ve vergilerini ödeyen girişimlerde olması, küresel boyutta hizmet veren markalarımızın ortaya çıkması için de ülkemiz açısından önemli bir güç olacaktır.

:: 20 GB ücretsiz alan verse, NETDİSK’i kullanır mısınız? Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım.