Acemi Mac OS X’çinin Hatıraları – 1

Uzun süredir kullandığım Sony Vaio Z51‘in eskimesi (Şubat 2010’dan beri kullanıyormuşum, onu fark ettim) üzerine yerine uygun bir Ultrabook bulamadığım şu zamanlarda kendimi Apple‘ın yeni nesil MacBook‘larını kurcalarken buldum.

Yine ani bir karar ile 13.3 inçlik bir MacBook Air siparişi verdim. Yaklaşık 4 gündür, bu ürünle beraberim. Benim için kolay bir değişim olmadı diyebilirim.

Bu değişimin bir benzerini, uzun süredir kullandığım Apple iPhone 4S’i çekmeceye koyup, HTC One X ile Android dünyasına geçişimde de yaşamıştım.

Günlük hayatımda kullandığım yazılımların neredeyse tamamı Mac OS X’te de bulunuyor. Zaten vaktimin çoğu, tarayıcıda geçiyor. Bilgisayara kurulan programlar, yerini Web uygulamalarına bırakmış durumda.

Tarayıcı yeter ama…

Tarayıcı dışında kullandığım olmazsa olmaz yazılımlar arasında Microsoft Office, Adobe Photoshop, Camtasia gibi programlar var. Bunların hepsinin de Mac için sürümleri mevcut. Çok oyun oynadığım da söylenemez.

Yeni nesil MacBook Air ön incelemesi için buraya tıklayın.

Sadece Microsoft Office 2011‘de biraz sıkıntı var. Türkçe arabirim olmaması ve tasarımın, Windows‘ta kullandığımız ve Office ile kıyasladığımız OpenOffice gibi kötü olması, her zaman alıştığımız Microsoft Office deneyimini aratıyor.

Benim gibi her zaman yazı yazan biriyseniz ve imla hataları, asla kabul edilemeyecek bir şey ise, o zaman yazım denetimi de çok önemli.

Office 2011‘i kurduğumda Türkçe yazım denetimi yoktu. Konuyu SDN Forum‘a sorduğumda üyelerimizden fyodor, burada çözümü paylaştı.

Apple‘ın sunduğu klavye tasarımı, Windows PC klavyelerinden farklı. Windows, Ctrl, tuşları yerine Apple tuşlarını kullanmaya alışmak 1-2 günü alıyor.

Windows’u en çok aradığım zamanlar

MacBook Air’de Windows‘u en çok özlediğim anlar, birden fazla pencere le aynı anda çalışmak istediğimde gerçekleşiyor. Windows 7 ile beraber gelen pencereyi sağa, sola veya üste yaslamak çok kolay yapılırken Mac OS X’te bunu nasıl kolay yapacağımı henüz bulamadım.

MacBook Air’in bana kazandırdığı en yeni alışkanlık ise dizüstü bilgisayar ile birlikte fare kullanma ihtiyacımın olmaması. TrackPad‘in sunduğu avantajlar, hem zaman kazandırıyor hem de daha önceden farenin çalışmayacağı ortamlarda da cihazınızı özgürce kullanmayı sağlıyor.

MacBook Air’den ve Mac OS X’ten sonra daha fazla yazı yazdığımı, SDN Forum‘da daha fazla vakit geçirdiğimi, e-postalarıma daha geniş zaman ayırdığımı belirteyim.

14 yıl sonra işletim sistemini değiştiren birisi olarak ilk birkaç günümü bu şekilde özetlemek istedim. Aslına bakarsanız, bu deneyimleri birçok kişi merak ediyor ama dile getirmeye çekiniyor.

Belki bu anlattıklarım, soru işaretlerinin yok olmasına sebep olur.

:: Radikal değişim için sizin görüşleriniz neler?
Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım
.

Galaxy Note 10.1 Hakkında Herşey

Amerika’da 15 Ağustos‘ta düzenleyeceği etkinlikle tanıtılması beklenen Galaxy Note 10.1‘i erken duyuran Samsung, merakla bekleyenler için teknik özellikleri açıkladı.

Türkiye’deki ilk ve en detaylı Samsung Galaxy Note 10.1 incelemesine buradan ulaşabilirsiniz

MWC 2012‘de tanıtılan ve bizim bir ön inceleme çektiğimiz Galaxy Note 10.1‘in donanımında güncellemeye giden Samsung, ürünün yeni versiyonunu bugün tanıttı.

Samsung Galaxy S3‘te kullanılan 4 çekirdekli Exynos 4 Quad işlemcisini kullanan Galaxy Note 10.1‘e, 2 GB RAM eşlik ediyor. Cihazda Mali 400 MP GPU‘su bulunuyor.

Galaxy Note 10.1‘de adından da anlaşıldığı gibi 1280 x 800 piksellik PLS  TFT LCD ekran kullanılıyor. Tabletin inç başına düşen piksel sayısı 149 ppi. 

Samsung, Galaxy Note 10.1 için 5.48 dakikalık geniş bir tanıtım filmi yayınladı. Tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_1822#

{pagebreak::2}

Galaxy Note 10.1‘de üç farklı dahili hafıza bulunuyor. Bunlar 16 GB, 32 GB ve 64 GB olarak değişiyor. Galaxy Note 10.1 ayrıca micro SD hafıza da desteklemekte.

Android 4.0.4 Ice Cream Sandwich ile gelecek olan tablette tabletler için geliştirilen son sürüm TouchWiz yer alıyor. Ayrıca Galaxy Note 10.1‘e özel yeni eklentiler bulunuyor.

Bunlardan bir tanesi MultiScreen özelliği. Bu özellik sayesinde aynı anda çalışan iki farklı uygulamayı ekrana bölüştürebiliyoruz. Kısacası Windows 7‘de pencereleri sağa ve sola yapıştırmak gibi düşünün. 

Samsung Galaxy Note 10.1 Multiscreen Görüntüsü

Ayrıca S-Pen kalem destekli olan Note 10.1‘de, Crayon Fizik, Adobe Photoshop Touch, Polaris Office uygulamalarında kalem desteği sunuluyor. Bu uygulamalar tablette ön yüklü olarak geliyor.

5 megapiksel ana kameranın kullanıldığı Galaxy Note 10.1‘de, 1.9 megapiksellik ön kamera mevcut.  Tablette SIM kart girişi de bulunuyor.

7000 mAh’lik batarya ile gelen tablet, pil açısından da tüketicileri memnun edecek gibi gözüküyor. Tabletin Avrupa fiyatlandırması da belli oldu.  Galaxy Note 10.1 WiFi 479 €, Galaxy Note 10.1 3G + WiFi ise 599 € fiyata sahip olacak.

Samsung’un Galaxy Note 10.1’i önümüzdeki aylarda Android 4.1.1 Jelly Bean’e güncellemesi de bekleniyor.

:: Samsung Galaxy Note 10.1’i almayı düşünüyor musunuz?

 

OGES Sonuçları SMS ile Öğrenin!

MEB tarafından düzenlenen Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi‘ndeki sınav sonuçlarını öğrenmek isteyenlerin imdadına mobil teknolojiler yetişiyor. Avea, Turkcell ve Vodafone‘da OGES yazıp boşluk bırakıp ardından öğrencinin TC kimlik nosunu yazarak 8383‘e gönderenler hangi okulu kazandıklarını öğrenebiliyorlar. Her üç operatörde de bu işlem için 1 TL ücret alınıyor.

Önce kayıt olmak gerekiyor

OGES sonuçlarını öğrenmek için önce https://e-okul.meb.gov.tr/ adresinden cep telefonunuzu kaydettirmek gerekiyor. Kayıt sonrasında cebinize gelen mesajı onayladıktan sonra sistemi kullanmaya başlıyorsunuz.

OGES Mobil Bilgi Servisi‘ne cep telefonundan da kayıt yapılabiliyor. Bunun için, OGES boşluk ÖĞRENCİ TCKİMLİK NO yazıp 8383’e göndermek yeterli oluyor. (Örn: OGES 12345678900)

Sisteme kayıt olduktan sorgulama yapabiliyor ve öğrencinin son yedek, asil ya da kayıt durumu hakkında bilgi alınabiliyor. Bunun için yine OGES boşluk ÖĞRENCİ TCKİMLİK NO yazıp 8383’e göndermeniz yeterli.

:: Hayatınızda mobil teknolojileri ne kadar kullanıyorsunuz? 

 

HTC One X için 4.0.4, Sense 4.1 ile Geliyor

HTC‘nin popüler arayüzü olan Sense, pek çok Android telefon alacak kişinin tercih sebebi olabiliyor. Görsel olarak Android’in çehresini değiştirdiği gibi çalışma noktasında da farklılıklar sunan Sense arayüzü, en son 4.0 sürümüyle piyasaya sunuldu.

HTC One ailesi ve Desire C modellerinde kullanılan Sense 4.0 arayüzü, genelde Qualcomm çipsetlerini kullanan HTC modellerinde gayet stabil çalışıyor. Fakat Nvidia‘nın Tegra 3 çipsetiyle gelen One X modeliyle Sense 4.0 pek uyuşmadı diyebiliriz.

Android 4.0.3 ve Sense 4.0 sürümüyle gelen HTC One X, arayüz açısından One S gibi diğer modellerin gerisinde bir deneyim sunabiliyordu.

HTC, Android 4.0.4 güncellemesi ile beraber bu arayüz sorunlarına çözüm getirmesi bekleniyor. 18 Ağustos‘ta global sürüm için yayınlanacak olan güncelleme, internetteki sızıntılara göre Sense 4.1 sürümünü getirecek.

Android 4.0.4 ve Sense 4.1 güncellemesiyle beraber alttaki sanal menü butonu kalkarken, sistemde gecikmelere sebep olan tüm 3D efektler kaldırılıyor. Bizim yüklediğimiz Android 4.0.4 ve Sense 4.1 ROM‘u, Nenamark 2 testinde 55 FPS seviyesini aşmayı başarıyor. Yani performans olarak Galaxy S3‘e yaklaşıyor. Yeni Kernel ve performans iyileştirmeleri sunan Android 4.0.4 ve Sense 4.1 tabanlı sızmış ROM internete düştü. Buradan indirebilirsiniz. 

Ayrıca Android 4.0.4 ve Sense 4.1‘li HTC One X‘e yakın zamanda göz atacağız. ROM’un kurulum rehberini de hazırlıyoruz. Kurulum konusunda tecrubeli okurlarımız, ROM’u buradan indirebilirler. Bizi takip etmeyi unutmayın.

:: One X’in 4.0.4 güncellemesinden neler bekliyor sunuz?

 

NFS: Most Wanted’ın Yeni Görselleri

Need for Speed serisinde en çok sevilen oyunlardan biri tabii ki Most Wanted. Electronic Arts’ın bugüne kadar ürettiği en başarılı yarış oyunlarından biri olarak kabul edilen Most Wanted, şimdi yeniden daha iyi grafikler ve geliştirilen oynanış ile birlikte karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Electronic Arts ise Most Wanted adını duyarak bile heyecanlanan oyunseverlere ilaç gibi gelecek yeni ekran görüntüleri ve videolar yayımlamaya devam ediyor.

Son olarak yayımladıkları dört yeni ekran görüntüsüyle oyunda yer alacak araçların modellemelerine, yarış ve kovalamaca görüntülerine göz atmamıza olanak tanıyorlar.

Sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri 2 Kasım tarihinde Microsoft Windows, PlayStation 3, Xbox 360, PlayStation Vita, iOS, Android platformları için piyasaya sürülecek olan Need for Speed: Most Wanted‘ın yeni ekran görüntüleriyle baş başa bırakalım.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

:: Most Wanted’ın grafiklerini nasıl buldunuz?

İnsan Adındaki Bilgisayar Sistemi

İnsanı bir bilgisayara benzetiyorum. Nasıl ki bir bilgisayarı düğmesine basarak açıyoruz, insan için de bu ‘düğmeye basma’ işlemi spermin ana rahmine düşmesi ve ceninin büyümesi ile başlıyor. Bir bilgisayar en fazla iki ila beş dakika arasında açılır ve her geçen gün bu süreyi hızlandırmak için mühendisler deli gibi çalışır.

Öte yandan insanda durum biraz farklı. İnsan denilen makinenin, var olduğu günden bu yana, açılması ve sistemin yüklenmesi, istisnai durumlar hariç, 9 ay 10 gün sürüyor.

İnsan sistemi açılır açılmaz bazı varsayılan programlar üzerinde yüklenmiş oluyor. Bu programlar şöyle örnekler verebiliriz; ağlayarak ihtiyaçlarını dile getirme programı, acıkma programı, uyuma programı, beş duyu ile çevresinden veri toplama programları, vücut parçalarını hareket ettirme programları.

Elbette bu programların varsayılan değerleri ile başlangıçta mükemmel olduğunu söylemek mümkün değil. Zaman içerisinde bu temel programlar ve yeni yüklenen programlar çevresel faktörler ile gelişiyor ve mükemmelleşiyor. Tabi mükemmelleşemeyen hatalı üretimler yok değil.

Örneğin emniyet şeridine gereksiz şekilde giren şoförler, zaten kaçak ve virüslü programlarla dolu beyin parçalarını balgam yoluyla sokağa tükürenler ve benzerleri.

Günün sonunda insana hangi programlar yüklenirse girdiler ve çıktılar bu kapsamda gerçekleşir. İnsan sistemi kaynaklarının kaldıramayacağı bir programı kişiye yüklemek ne kadar hatalı olacaksa, aynı sisteme yüklenmemiş bir programın üretebileceği çıktıları da beklemek o denli yanlış olacaktır.

Şimdi düşünelim; girdilerin doğru olduğunu düşündüğümüz, programın yüklü olduğuna inandığımız ve doğru çıktıları elde edeceğimizi ön gördüğümüz pek çok durum neden beklediğimiz gibi gelişmez? Hataları nerede aramak lazım? Gelecek yazımızın konusunda buluşmak ümidiyle…

Bu yazı Ahmet Usta tarafından yazılmıştır.

:: Gelecek yazı hakkında tahminleriniz nelerdir?

 

Tarihin En Çok Görüntülenen Fotoğrafı

Akıllı telefonlarımızın yükselen megapikselli kameraları, dijital fotoğraf makinelerinin ucuzlayarak hızla hayatımıza girişi derken artık herkesin bir fotoğrafçı olabildiği günleri yaşıyoruz.

Bu yüzden de artık çekilen fotoğrafların da değeri gittikçe düşüyor aslına bakarsanız. Yine de bazı fotoğraflar var ki, çekildiği günden bu yana milyonlarca kez görüntülenmeyi başarıyor.

Peki sizce dünyanın en çok görüntülenen fotoğrafı hangisidir? Bu sorunun yanıtını biraz düşünerek hızla bulabilirsiniz aslında. İsterseniz bir de ipucu verelim, Microsoft

Muhtemelen birçoğunuz hangi fotoğraftan bahsettiğimizi anladı bile. Anlayamayanlar için hemen belirtelim, Windows XP’nin masaüstünde görüntülenen fotoğraf, California’da bulunan Sonoma County’deki yeşil bir vadinin fotoğrafı.

İşte bu fotoğraf bugüne kadar 1 milyardan çok kez görüntülenerek, tarihin gelmiş geçmiş en çok görüntülenen fotoğrafı oldu. Fotoğrafın sahibi ise Charles O’Rear adlı bir profesyonel fotoğrafçı.

Bahsettiğimiz fotoğrafın hangisi olduğunu hala çıkaramadıysanız, sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri dünyanın en çok görüntülenen fotoğrafı ile baş başa bırakalım.

Hatta ek olarak aynı bölgenin yılın farklı dönemlerinde çekilen birkaç fotoğrafını da galerimize ekledik. Bakalım Sonoma County’nin yeşil vadileri yılın diğer zamanlarında nasıl görünüyormuş?

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

:: Dünyanın en çok görüntülenen fotoğrafı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İşte Curiosity’nin Mars’a İnişi

Dün belki bizim sitemizde olmasa da radyo, televizyon, gazete, internet siteleri ve hatta yoldaki vatandaştan dahi duymuş olduğunuz üzere Curiosity adlı insansız uzay aracı Mars’a başarılı bir iniş gerçekleştirdi ve görevine başladı.

Tabii en çok merak edilen konu da Curiosity‘nin iniş anının görüntüleriydi. Curiosity’nin ilk gönderdiği fotoğraflardan pek bir şey anlaşılamasa da ardından gönderdiği 280 fotoğraf, Curiosity’nin inişi ve öncesindeki 2.5 saatlik dilimi kapsıyor.

Stop Motion olarak montajlanan fotoğraflar sayesinde de Curiosity’nin Mars’a nasıl iniş yaptığını açık ve net bir şekilde görebiliyoruz.

Sözü hiç uzatmayalım ve sizleri Curiosity‘nin iniş görüntüleriyle baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1821#

:: Sizce Curiosity, Mars’taki görevinde başarılı olabilecek mi?

Samsung Avrupa’yı Ele Geçiriyor

Güney Kore menşeili elektronik eşya üreticisi Samsung, akıllı telefon satışları konusunda hayatından oldukça memnun görünüyor. Zira Galaxy S3’ün de piyasaya sürülmesiyle birlikte satış rakamları iyice yükselmiş durumda.

En büyük rakibi ise tabii ki Apple ve o da satış rakamları konusunda düşüş yaşadığını kabul ediyor. Bunun sebebi olarak da piyasadaki dengesizlik ve Apple fanatiklerinin yeni iPhone’u bekleyişleri olarak gösteriyor.

İngiltere, Fransa, İspanya, Almanya ve İtalya’da akıllı telefon satışlarının yüzde 45’ini Samsung oluşturuyor. Apple ise Samsung’un oldukça gerisinde kalarak yüzde 16’lık bir satış rakamına ulaşmış.

Aslında bu durum her açıdan normal karşılanabilir. Çünkü Apple yalnızca bir model iPhone tanıtıp önceki birkaç modelle birlikte satmaya devam ederken, Samsung her dakika yeni bir telefon tanıtmaya devam ediyor.

Hal böyle olunca akıllı telefon almak istediğinizde ister istemez eliniz Samsung marka bir akıllı telefona çarpıveriyor. Apple’ın bu durumu tersine çevirebilmek için yeni iPhone ile kullanıcılarını gerçekten etkilemesi gerekiyor. Firmanın yeni modeli önümüzdeki ay içerisinde tanıtması ve hatta piyasaya sürmesi ön görülüyor.

:: Hangi marka akıllı telefon kullanıyorsunuz?

Yakınıma Gel

Açılımı Near Field Communication olan, Türkçe’ye bazıları tarafından Yakın Saha İletişimi olan çevrilen, ancak mobil cihazın yakın çevresi için “saha”dan çok “alan” terimini kullanmanın daha uygun olduğunu düşünerek Yakın Alan İletişimi olarak anmayı tercih ettiğimiz NFC teknolojisi önümüzdeki dönemde mobil arenada yeni fırsatlar yaratacağa benziyor.

Aslında NFC’nin geçmişi 2004 yılına kadar gidiyor. Belki daha öncesine de götürülebilir, ancak Nokia, Sony ve Philips’in o yıl oluşturduğu NFC Forum adlı kuruluşla birlikte NFC çalışmaları da yeni bir şekil kazandı. Nokia’nın 2006 yılında çıkardığı 6131 modeli NFC destekli ilk cep telefonu olsa da, NFC teknolojisinin insanlar tarafından sıklıkla duyulması 2010’un sonlarında çıkan Android telefonu Nexus S’te bu özelliğin yer almasına kadar gerçekleşmedi.

Google‘ın bu işi biraz daha ön plana çıkarmasıyla birlikte NFC de adından daha sık söz edilen, insanların fırsat yaratmak için kullanmaya çalıştığı bir teknoloji hâline geldi. NFC teknolojisinin kullanım alanı olarak akıllara ilk gelen yer mobil ödeme sistemleri. Temassız kredi kartları gibi akıllı telefonları da mağazalarda yer alan özel okuyucu makinelere yaklaştırarak ödeme bilgilerinin sisteme aktarılmasını sağlamak ve alışveriş yapmak mümkün.

ABD’de Google Wallet ve bunun gibi servisler faaliyete geçmiş veya geçmeye hazırlanırken, Türkiye’de de özellikle Turkcell’in bu alanda önemli çalışmalar yaptığını gördük. Geçen yılın ortalarında tanıtılan ve ülkemizde en çok satılan akıllı telefonlardan biri olan T20‘de yer alan NFC özelliği bu cihazın yine bir Turkcell servisi olan Cep-T Cüzdan aracılığıyla temassız ödeme aracına dönüşmesine imkân tanıdı. 2012 yılıyla birlikte piyasaya çıkacak daha fazla NFC telefonunun Cep-T Cüzdan servisi için yeni kullanım alanları sunacağını tahmin ediyoruz.

 {pagebreak::iki}

Aslında NFC teknolojisi mobil ödeme sistemleriyle birlikte sıklıkla anılıyor, ancak kullanım alanı tahmin edilenden oldukça geniş. Nokia, 2011 yılından itibaren piyasaya sürdüğü çoğu Symbian telefonunda ve Nokia N9‘da NFC teknolojisine yer verdi ve bu teknolojiyi hoparlör, kulaklık gibi NFC destekli cihazların telefonla eşleştirilmesinde kullanıyor.

Ayrıca Rovio ile işbirliğine giderek Angry Birds’ün NFC destekli bir versiyonunu oluşturdu. Sony, Xperia S ile birlikte NFC disklerini de tanıttı. Bu disklerin her biri farklı bir profili tetikliyor, Xperia S’i bu disklere yaklaştırdığınızda telefonunuzun ayarları o diskte önceden depolanmış tercihlere göre düzenleniyor. NFC destekli Panasonic Eluga için de yine NFC destekli özel kapaklar çıkacak. Çeşitli desenlere sahip bu kapaklar telefona takıldığında telefonla NFC üzerinden haberleşecek ve kılıfın etrafındaki desenin ekrana duva rkağıdı olarak aktarılması sağlanacak.

Özetleyecek olursak, NFC teknolojisi hem iş sahipleri, hem yazılımcılar hem de kullanıcılar için yeni iş alanları, yeni fırsatlar ve yeni deneyimler işaret ediyor. Şubat sonunda Barselona‘da düzenlenen ve yerinde takip ettiğimiz Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtılan orta ve üst segment akıllı telefonlarda NFC teknolojisinin yer alıyor olması da, bu yıl içinde ekosistemin daha da genişleyeceğini gösteriyor.

Bu yazı Sabri Küstür tarafından yazılmıştır.

:: NFC teknolojisini kullanıyor musunuz? 

Android için Strike Soccer Euro 2012 Lite

Strike Soccer Euro 2012 Lite, U-Play Online’ın geliştirdiği  kaliteli 3D grafiklere ve başarılı oynanışa sahip bir futbol oyunu. Dilerseniz bu oyuna yakından bakalım.

Strike Soccer Euro 2012 Lite, 32 Megabyte boyutunda. Google Play Store puanı 4.2 olan yapım, Android 2.0.1 ve üzerinde çalışıyor. Bu sürümü ücretsiz olan oyunun tam sürümü 1,85 dolar.

{pagebreak::iki}

Strike Soccer Euro 2012 Lite, 3D grafikleri ile diğer ücretsiz futbol oyunları arasından hemen sıyrılıyor. Geçtiğimiz günlerde biten Avrupa şampiyonası için hazırlanmış olan bu oyunda, şampiyonaya katılan takımlar yer almakta. Doğal olarak Türkiye yok.

Oyunda üç modu bulunuyor. Dostluk maçı, kupa ve penaltılar. Kids adlı çocuk modunda da kontroller yapay zeka tarafından sağlanıyor. Size sadece ekrana dokunup pas atmak ve şut çekmek kalıyor. Oyuna alışmakta zorluk çekenlere önerebileceğimiz bir mod.

Oyuna başlarken, zorluk ve maç uzunluğu seçilebiliyor. Son olarak da taktik seçilebiliyor. Oynanış çok basit, ekranda bir adet sanal yön tuşu bulunuyor. Bununla birlikte pas atma ve şut çekmeyi ekrana dokularak yapıyoruz.

Maçlar çok eğlenceli geçiyor, ülke takımlarının olması güzel bir turnuva havası katmış. Zaten isterseniz bir turnuva açıp, bu turnuvada ilerleyebilirsiniz. İlerlemenizi kaydetmeniz de mümkün.

{pagebreak::uc}

Strike Soccer Euro 2012 Lite, başarılı bir oynanışa sahip. Grafikleri ve sesleri de oldukça başarılı. Oyuncular Xbox 360’ın Live sisteminde kullanılan avatar’lara oldukça benziyor.

Genel anlamda her yönüyle pozitif sonuçlar veren bu oyunun tek eksisi, ücretsiz olması sebebiyle kısıtlı olan özellikler. Oyunu beğenmeniz durumunda satın alabilirsiniz, parasının karşılığını verecektir.

İndirmek için tıklayın.

ya da Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Strike Soccer Euro 2012 Lite’ı denediniz mi? 

 

Londra 2012 engelli yarışlar için özel oyun

Londra 2012 engelli yarışlarına ait sonuçlar için hazırlanan özel sayfaya gitmeden önce Google‘ın hazırladığı özel logoda biraz eğlenceli zaman geçirebilirsiniz.

Londra 2012 engelli yarışlar logosu

Logo üzerine geldiğinizde oynatma ikonuna tıkladığınızda, klavyedeki sağ ve sol ok tuşlarına basarak yarışmacıya hız verebiliyorsunuz.

Londra 2012 engelli yarışlar

Engellere denk geldiğinizde ise doğru zamanda klavyedeki yukarı ok tuşuna basarak atlama yapabilirsiniz.

Sona geldiğinizde, kazandığınız puanı Google+ üzerinden paylaşabiliyorsunuz.

:: Google’ın bu oyunu için ne düşünüyorsunuz?