Helyum Bilişim Tufin Distribütörü Oldu

Güvenlik proje süreci yönetimi çözümleri konusunda lider konumunda bulunan sağlayıcı Tufin; şirketlere, ağ güvenlik politikalarını gerçekleştirebilmeleri ve yönetebilmeleri için gerekli olan standartları sağlıyor.

2005’te kurulan, yetkin firewall ve kurumsal sistem uzmanlarına sahip olan Tufin, finans sektöründen enerji sektörüne, ulaşımdan eczacılığa kadar tüm sektörlere maksimum özel çözümler sunuyor.

Türkiye’de Helyum Bilişim ile distribütörlük anlaşması yapan Tufin; Checkpoint, Cisco, Juniper Network, Palo Alto Networks, Fortinet, Blue Coat, F5, Mc Afee ve BMC Software gibi önde gelen birçok global tedarikçi ile birlikte çalışıyor.

Bilişim sektöründe ihtiyacı hissedilen ve çözümleriyle değişim yönetimi stratejilerine yeni bir boyut kazandıracak olan Tufin’in satışlarının 2012’nin ilk çeyreğinde üst seviyelere ulaşacağına inanan Helyum Bilişim Ürün Müdürü Sinem Tirkeş;

Bilişim teknolojileri ile ilgili riskleri azaltmayı hedefleyen firmalar; firewall operasyonları yönetimi konusunda SecureTrack’e, denetleme ve uyum konusunda ise SecureChange’e güvenebilirler, çünkü Tufin’in ağ güvenliği çözümleri, operasyonlarınızı düzenlerken, ağınızı otomasyona dahil eder, risklerinizi azaltır ve yönetim performansınızı maksimum düzeye yükseltir.” dedi.  

Çok disiplinli ağ yapılarında maksimum kontrol ve yönetim sağlayan Tufin, hayati öneme sahip olan fakat aynı zamanda hata yapmaya son derece açık manuel ağ güvenlik süreçlerini otomatikleştirme becerisine sahip.

Tufin ürünleri; bu süreçlerin yönetim süresini ve maliyetini ortalama olarak yarı yarıya azaltırken, hızlı büyüyen IT güvenliği sektöründe ikna edici bir teklif olarak öne çıkıyor.

Helyum Bilişim’in Türkiye Distribütörlüğü’nü üstlendiği TUFIN, Deloitte Technology‘nin En Hızlı Büyüyen 50 Şirket sıralamasında ilk sırada yer alıyor.

:: Tufin ürünleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

RIM Yeni İşletim Sistemini Duyurdu

Duyurulan işletim sistemi aslına bakarsanız BlackBerry PlayBook’larda kullanılan işletim sistemi QNX olacak. Tabii ki adının BBX olacağını, akıllı telefonlarda, tabletlerde ve RIM firmasının “gömülü cihazlar” olarak tanımladığı, araç kitleri ve akıllı TV’lerde de çalışacağını belirtelim.

Yeni işletim sistemi ile birlikte tanıtılan ve The Astonishing Tribe tarafından hazırlanan Cascades HMI Engine adlı üç boyutlu grafik motoru da BlackBerry’nin cihazlarının çok daha yüksek üç boyutlu oyun ve uygulama performansı sağlamasına yardımcı olacak. 

RIM firması, yeni bir telefon henüz duyurmayacaklarını belirtirken, yeni telefonlarının çoklu işlemci desteğine sahip olacağını da belirtti.

:: BlackBerry kullanıyor musunuz?

Rage İnceleme

2004 yılında keşfedilen Apophis adlı göktaşını hatırlarsınız belki. Bu Apophis, dünyamıza çarpma ihtimali bulunmasa da, 2029 yılında yakın bir mesafeden geçecek. Nasıl etkileri olacak bilinmiyor tabii ama fiziksel açıdan büyük değişimler olmayacağı söyleniyor. Gerçi olsaydı da panik yaratılmaması adına saklanırdı zaten.

Neden böyle bir giriş yaptım hemen söyleyeyim. Çünkü Rage’i anlayabilmek adına, öncelikle işlediği konudan bahsetmemiz gerekiyor. Zira Rage aslında gerçek olan bir konuyu, alternatif bir gerçeklik yaratarak önümüze koymaya hazırlanıyor.

Apophis konusunu ele alıyor ama alternatif bir dünya yaratarak, “Apophis dünyaya çarpacak olsaydı neler yaşardık?” diye bize sormak istiyor. Aslında bu bir soru değil çünkü cevaplarını kendileri vermişler zaten diyebilirim.

Post Apocalyptic olarak adlandırılan dünyamıza hoş geldiniz. Artık yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan insanlar sığınaklarda yaşıyor, yeni bir uygarlığın ilk adımlarını atmaya çalışıyor. Biz ise, geçmişten günümüze kadar dondurularak korunduk ve bu yeni uygarlığa alışmaya çalışıyoruz.

{pagebreak::rage-1}

Rage nedir? Yenilir mi?

Doom 3’ü piyasaya sürdükten sonra maddi anlamda bazı ufak sıkıntılar yaşayan id Software firması, yeni oyunu olarak Rage’i belirledi. Tabii arada iptal edilen bir The Darkness projesi vardı ama kendisi konumuzun dışında kalıyor. Aslına bakarsanız id Software’in The Darkness ile birlikte 20 milyon dolara yakın bir maddi zarara uğradığını da belirtmemiz gerekiyor.

Bunun ardından yeni bir FPS oyunu hazırlıklarına başlayan John Carmack ve ekibi, aradıkları cevabı Rage projesinde bulmuş olacaklar ki, şu anda bu incelemeyi yazıyorum. Fakat Carmack’ın kafasında bu kez koridorlara sıkışan bir FPS oyunu yapmak değil, açık dünya oynanışa sahip bir FPS oyunu yapmak vardı.

Yıllar yılı daracık koridorlara sıkışan Carmack’ın böyle bir karar alması gayet mantıklı geldi bana açıkcası. Ardından oyunun hazırlıkları başladı ve duyurulduktan neredeyse beş yıl sonra, Rage oyuncularla buluştu.

{pagebreak::rage-8}

Wastelands’e hoş geldiniz

Rage, Wastelands adı verilen bir harita üzerinde geçiyor. Haritayı inceleyecek olursak, oldukça büyük olduğunu ve farklı bölgelerden oluştuğunu söyleyebilirim. Haritanın birçok bölgesinde yan görevleri alabileceğiniz NPC’ler bulunuyor.

Oyunda araç kullanımı da mevcut olduğundan, rahat rahat harita üzerinde dolaşabilir, yan görevleri arayabilir ve oynanış sürenizi oldukça uzatabilirsiniz. Tabii bu, “rahat rahat” kavramı aslında doğru değil çünkü yolunuzu birçok haydut sürekli olarak kesecek ve yok edilene kadar da rahat vermeyecekler.

Oyuna başladığınızda klasik bir RPG oyunu oynarmışcasına, “Al şunu şuraya götür, onu getir. Yok yok vazgeçtim geri götür, al şu bombayla kampın yarısını havaya uçur da gel.” gibi görevler alıyoruz. Yalnızca oyunun başında değil, tümünde bu tarz görevlerle karşılaşacaksınız zaten.

Başlarda kolay ve anlamsız gelen görevler, oyun ilerledikçe yerini biraz daha zor görevlere bırakıyor ama yine de hiçbir görev için çok zor demeye dilim varmıyor. Zira oyun oldukça kolay bir oyun gibi geldi bana. Yalnızca görevlerde değil, araçlarla katıldığınız yarışlarda da birinci olmamak için görme engelli falan olmak gerekiyor.

{pagebreak::rage-2}

Oynanışı da oldukça basit olan bir oyun Rage. Birçok silahımızı aynı anda taşıyabiliyoruz ve yanına dört farklı malzeme alarak, silahlarımızın değiştirilebilir olan mermi varyasyonlarından birini ya da birkaçını seçerek yola koyuluyoruz.

Ardından harita üzerinde yola çıktığımızda, dost bölgelerde bulunan şehirlerde yok olmaya yüz tutsalar bile hala yaşamasını bilen insanlarla karşılaşıyoruz. Çünkü insanlar yine de iş sahibi, dükkan sahibi olarak hayatlarını kazanmaya çalışıyorlar. Kimileri kumar oynuyor, kimileri elbise satıyor, kimileri yarışlar düzenliyor.

Kısacası Wastelands’de hayat devam ediyor. Ayrıca şehirlerde harita olmadığından, hangi NPC’nin nerede durduğunu da gide gele öğreniyoruz. Yalnız diyaloglarımız çok kısıtlı ve diyalog ağacı mevcut değil. Ayrıca sesimiz de yok oyunda. Biz düşünüyoruz, onlar cevap veriyor diyebilirim.

Sizde o arabaların çakmaklıklarına takılan şeyden var mı?

Rage’in oynanışından sayfalarca bahsedebilirim aslında. Çünkü oldukça farklı varyasyonlara sahip ve yalnızca silah kullanımı ve birilerini vurmaca değil, daha önce de belirttiğim gibi araba yarışları, kumar oynama imkanları gibi seçeneklerimiz de var.

Eh seçenekler bol olunca, oyunda geçirdiğiniz vakit de bir hayli uzuyor açıkcası. Bir görevi yapacakken, gözünüze takılan bir kumar masasının başında uzun süre vakit geçirebiliyorsunuz. Belki de ben biraz fazla kumarbazım, saatlerim gitti para kazanacağım diye.

{pagebreak::rage-3}

Bunların haricinde araç konusuna değinirsek, araçlarınız yükseltmeler yapabileceğiniz türde araçlar. Turbonuzu güçlendirebilir, aracınızın zırhını sağlamlaştırabilir, farklı silahlarla farklı mermiler ve bombalar seçebilirsiniz.

Seçimleriniz şehirleri terkederken size soruluyor ve hangi aracı hangi malzemelerle birlikte seçeceğinizi belirleyip harita üzerinde başlıyorsunuz bitmek bilmeyen yolları geçmeye. Haritanın bir noktasında ise Mutant Bash TV adlı bir bina ile karşılaşırsanız, mutlaka içeri dalın ve videolarda da bol bol gördüğünüz şişman arkadaşla tanışın.

Kendisi sizi alıp bir yarışmaya sokuyor ve TV şovunda yer almanızı sağlıyor. Bu şov pek başka şovlara benzemiyor yalnız, tamamen ölümcül bir yarışmanın içerisinde bulacaksınız kendinizi. Beş seviyeden oluşan bir yarışma ve cephanenizin dolu olduğuna emin olmadan katılmanızı tavsiye etmiyorum.


Zira her yerden yaratıklar fışkıracak, üzerinize molotof kokteylleri yağacak, dev ucubeler etrafınızı saracak. Aksiyon duygusunu oyunda en iyi hissettiren bölüm olarak ayrı bir paragraf açılması gerekiyordu Mutant Bash TV’ye açıkcası. Gerçekten gaza gelip bir yandan üstüme koşan mutasyona uğramış yaratıkları vurmaya çalışırken, bir elimle fırlattığım “wingstick”lerle kendimden geçtiğimi söyleyebilirim.

{pagebreak::rage-4}

Ey görsellik sen nelere kadirsin

Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere, bu paragraftan itibaren oyunun grafik ve animasyonlarına değineceğiz. Rage için John Carmack, “öncü platform asla PC değildi, oyunu konsollar için hazırladık” gibi gevşek bir açıklama yapmış olsa da, grafiklerin her zaman PC’de daha iyi olacağını kestirmek güç değil.

Fakat kazın ayağı öyle değil sevgili okuyucular. Zira oyun PC’de o kadar problemli bir şekilde piyasaya sürülmüş ki, Carmack’ın neden böyle bir açıklama yaptığını anlamış olduk. Kendisi “Biz biraz batırdık, şimdi de sıvayalım” demek yerine böyle bir açıklama yapma yoluna gitmiş diyebilirim.

Oyunda yer alan kaplamaların geç yüklenmesi problemi, yayımlanan ekran kartı sürücüleri ve oyun yamalarına rağmen hala düzelmemişken, yeni yamaların da yolda olduğu haberini biz bu incelemeyi yaparken aldık. Ne zaman hazır olacak bilinmez ama Rage şu anda PC’de oynanabilecek bir durumda değil açıkcası.

Farenizi her çevirdiğinizde kaplamalar bir süre geç yüklenecek ve bu da insanda mide bulantısı ve baş dönmesi gibi sorunlara yol açabiliyor. Baş dönmesini bilmem ama mide bulantısı konusunda hem fikirim çünkü gerçekten göz oldukça hassas bir konu ve mide bulantısına yol açması çok normal.

{pagebreak::rage-5}

Ayrıca kaplamaların yetersizliği de göze hemen çarpıyor. Rage isterse 60 değil, 160 FPS olarak çalışabilir ama öncelikle bu tür hataları düzeltmeleri gerekirdi. Kaplamalar o kadar kalitesiz ki, acilen PC için bir yamaya ihtiyaç duyuyor bu oyun. Özellikle yüksek çözünürlükler için yapılması şart bir hamle.

Bunlara değindikten sonra, oyunun grafiklerinin genel anlamda iyi olduğunu da söylemem gerekiyor. Hatalar var ama güzel grafiklere sahip kısacası. Daha iyi olabilir miydi? Tabii ki olabilirdi ve konsolların öncü platform olarak görülmesi bu konuda oyunun tamamen önünü kesmiş.

Karakter modellemeleri güzel ve oyunun kendine has bir stili var. İnsanlar gerçekçiliğe yakın çizilmek yerine sanatçıların yaratıcılıklarına güvenildiği çok belli. Oldukça güzel bir iş çıkarmışlar zaten onlarda ortaya.

Rage’in sesi, uzaktan hoş gelir

Oyun ses ve atmosfer konusunda ise grafiklere oranla daha başarılı. Gerçi atmosfer konusunda biraz tekliyor. Çünkü özellikle araçla gezinirken dünya çok boş. Nadiren bir iki başka araç görüyoruz ama sonuçta kilometrekarelerce bir dünyamız yok ve elbet birileri bir yerden bir yere yolculuk yapıyordur değil mi?

En azından araçla olmasa bile yürümeye çalışan insanlar da görmek isterdim. Fakat göremedim. Onun yerine yollarda haydutlar var ve bu da oyunun atmosferinden çok şey götürüyor açıkcası.

{pagebreak::rage-6}

Sesler ise oyunun başarılı olduğu konulardan biri. Gayet güzel, tokluk hissine sahip sesleri var Rage’in. Silah sesleri, yaratıkların çıkardığı sesler, konuşmalar, seslendirmeler başarılı. Ortalamanın oldukça üzerinde de diyebilirim açıkcası.

Yalnız oyunun birkaç yerinde altyazı ve senkron kayması problemleri ile karşılaştım. Belki yalnızca benim bilgisayarıma özel bir konudur bilemiyorum ama yine de belirtmek istedim.

Hazır son sözlerime gelmişken, yapay zeka konusuna da değinelim. Oyunun yapay zekası vasatın üzerinde. Profesyonel askerler, asker gibi davranıp taktikler hazırlarken, yaratıklar çok daha “aptal” olmuşlar. Bunun zaten özellikle yapıldığı çok belli zira kendilerinin zeka konusunda biraz “yavaş” olmaları gerekiyor.

Askerler etrafınızı sarıp, haberleşiyor ve taktikler oluşturuyor, gerektiği yerlerde gizlenmesini bildiklerinden gözünüz kapalı öldüremiyorsunuz. Fakat genel anlamda baktığımızda, gerçekten çok başarılı bir yapay zekası var demek, bundan önce piyasaya sürülen birçok oyuna hakaret olacaktır.

{pagebreak::rage-7}

Rage Against the Machine

Aslında başlığı Rage, makinelere karşı olarak düşünürsek yerli yerinde bir başlık oluyor. Zira Rage, PC’lerimize karşı bir oyun. Konsolda FPS oynama konusunda bir yaşında bir çocukla aynı efektifliğe sahip olduğumdan, bu tür oyunları hem grafiklerin daha iyi olacağını hem de oynanış konusunda sıkıntı çekmeyeceğimi düşünerek PC’de oynamak huyumdur.

Rage’e aynı sistemi uyguladığımda ise, karşılaştığım çoğu şey, hatalar oldu. NPC’lerin kafalarından fırlayan yırtılmış grafikler, yüklenmeyen ve düşük çözünürlükteki kaplamalar olarak Rage hafızamdaki yerini alıverdi bir anda.

Tabii bundan ibaret değil oyun. Klasik denemez ama yine de başarılı olmuş denebilir. id Software ve FPS’yi aynı cümle içerisinde duyunca bile heyecanlanan bazı insanlar için koleksiyona katılacak bir oyun olacağı kesin ama yine de id Software’in bundan çok daha iyi işler çıkardığını biliyorum.

FPS tutkunuysanız ve RPG öğeleri hoşunuza gidiyorsa, Rage tam sizin için yapılmış bir oyun. Ne saf aksiyon, ne saf RPG olduğundan kırma diye tabir edebileceğim bir oyun olmuş Rage. Oynarsanız pişman olmazsınız ama oyunun sonuna dek devam edip etmeyeceğinizi ise FPS oyunlarını ne kadar sevdiğiniz belirleyecek.

Son olarak oyunun devamının geleceğini de söyleyebilirim. Eğer satış rakamları ile ilgili bir şok yaşanmazsa (ki bu yazıyı yazarken satışlar gayet iyi gidiyordu), senaryonun bittiği nokta oyunun devam edeceğini gösteriyor gibiydi. Bakalım Carmack, Rage 2’yi hazırlayacak mı? Fakat daha durun, sırada Doom 4 var.

Puan: 8/10

:: Rage’i oynamayı düşünüyor musunuz?

 

Yandex Güncel Trafik Bilgisi Sunuyor

Herkesin Google‘dan beklediği (Street View) hizmetini Rus rakibi Türkiye’de sunmaya başladı.

Yandex.Haritalar ile trafikte yol durumu ve uydu görüntüleri gibi bilgilere erişilebiliniyor.

Bugünden itibaren kullanıma sunulan servisin içinde 360 derece panoramik fotoğraflarla cadde ve sokak görüntüleri de bulunuyor.

Trafik durumu ile ilgili bilgiler şimdilik sadece İstanbul ve Ankara‘yı kapsıyor.

Yandex.Haritalar’ın Panorama adlı hizmeti kullanıcılara yüksek çözünürlüklü (HD), 360 derecelik açıya sahip görüntüler sunarak İstanbul veya Ankara’daki caddeleri gezebilme; bu şehirlerin tarihi mekanlarını, sokaklarını, caddelerini ve muhteşem manzaralarını sanal ortamda izleyebilme, nereleri gezip göreceklerine önceden karar verebilme imkanı sunuyor.

İstanbul’u Marmara’dan Karadeniz’e kadar tarayan Panorama ayrıca şehri deniz kıyısından da görüntüleyerek Türkiye’nin kültür başkentine denizden dördüncü bir boyut ekliyor.

Harita hizmetinden faydalanmak ve trafik durumu ile panoramik fotoğrafları görmek için buraya tıklayın.

Servisleri aynı zamanda Android işletim sistemine sahip cep telefonları üzerinden http://mobil.yandex.com.tr/haritalar/android/ adresinden kullanabilirsiniz.

:: Yandex’in bu hizmetini beğendiniz mi?

 

HP Devasa Verileri İşleyebilecek

Bu yılın Şubat ayında Vertica isimli veri analizi şirketini satın alan HP, Türkiye‘de de bu satın alma ile ilgili olarak harekete geçti.

Konuyla ilgili olarak dün İstanbul‘da HP BCS Ürün Müdürü İbrahim Karaca ve HP Sunucular Satış Müdürü Merden Kahvecioğlu‘nun katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda yeni çözümlerle ilgili bilgi veren Karaca ve Kahvecioğlu, veri analizinde yeni bir dönemin başladığını, artık bütün piyasanın yeniden şekilleneceğini ifade ettiler.

Bugüne kadar böyle büyük verileri işleyebilecek bir sistem olmadığını belirten İbrahim Karaca, Vertica satın almasıyla bu alana giriş yaptıklarını, işleyebilecekleri veri miktarının üst sınırının olmadığını ifade etti. Minimum 3 TB veriyi işleyebilecek bir altyapıdan bahseden Merden Kahvecioğlu ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden otomobile biniyorduk ve daha pahalı/güçlü bir otomobil alsak da trafikten dolayı ilerleyemiyorduk. Artık helikopter aldık ve önümüzde yeni fırsatlar çıktı. Sunduğumuz çözümler yeni bir çığır açacak, rekabet şartları değişecek.”

#video_5879#

Bankacılık, telekom ve benzeri sektörlerde devasa boyutta verileri işleyebilen çözümler üreten Vertica, HP ile gücünü artırıyor. Firmalar için minimum 3-4 TB’tan büyük verileri işleyip istenen çözümleri sunan HP, yeni bir dönemi de başlatıyor.

Yeni çözümler sayesinde bankacılık, telekom, perakende gibi sektörlerde kişiye özel kampanya ve fırsatlar oluşturulabilecek. Örneğin en son otomobilini 3 yıl önce almış ve kredi borcunu bitirmiş birine yeni bir kampanya ile ilgili bilgi anında iletilebilecek. Ya da spor düşkünü bir kişi, sosyal ağ entegrasyonu ile ziyaret ettiği alışveriş merkezindeki spor salonunda indirim olduğunu önünden geçerken cebine gelen mesaj ile öğrenebilecek.

:: 

 

Türk Telekom Grubu Dev Yatırımlara Devam Ediyor

Türk Telekom Grubu’nun altyapıya ve teknolojiye yatırımları hız kesmeden devam etti. 2011 yılının ilk 9 ayında konsolide yatırım miktarı yüzde 80 artarak 1,5 milyar TL‘ye ulaştı.

Yapılan yatırımlar ile birlikte Türk Telekom Grubu çalışan sayısı 9 ayda yaklaşık 1500 kişilik artışla 35 bin 614 oldu.

Başarılı operasyonel ve finansal faaliyetler sonucunda 9 aylık konsolide cirosu yüzde 12 artarak 8,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

Türk Telekom Grubu CEO’su Hakam Kanafani Türk Telekom’un 2011 üçüncü çeyrek sonuçlarına dair şu değerlendirmelerde bulundu:

Hem sabit hem de mobil faaliyetlerimiz, ilk dokuz ayda umut verici kârlılık seviyeleri ile birlikte, yıldan yıla iki haneli ciro büyümesi ile de ortaya koyduğumuz bu başarıya katkıda bulundu.

Mobil iştirakimiz Avea kayda değer operasyonel performans gösterdi ve güçlü rekabete rağmen üçüncü çeyrekte 816 milyon TL gelir ile kendi çeyrek geliri rekorunu kırdı.

Çoğu faturalı olmak üzere yaklaşık 300 bin net müşteri kazanılırken, 3. Çeyrek itibariyle müşteri sayısı 12,5 milyona yükseldi.

Perakende Internet Servis Sağlayıcımız TTNET sabit internet, mobil 3G internet, TV ve ücretsiz Wi-Fi erişimini içeren yeni bir dörtlü teklif (quad play) paketini milyonlarca müşterisine sundu.

Bu çeyrekte Türk Telekom, İstanbul Teknik Üniversitesi ile işbirliği yaparak Teknoloji Üssü‘nün açılışını da gerçekleştirdi.

Türk Telekom Grubu Ar-Ge Merkezi, Grubumuzun teknoloji şirketlerine, ileri seviye teknoloji araştırmaları yapmalarına imkân verecek tasarım ve test laboratuarları sağlayacaktır. Merkez ayrıca, üniversite öğrencilerine yarı zamanlı iş olanakları sağlamaktadır.

Buna ek olarak, bu çeyrekte, beş girişimci şirketle beraber Avea Ar-Ge Kuluçka Merkezi‘ni de devreye aldık. Türk Telekom Grubu’nun teknoloji ve insan sermayesine yatırımının, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir Türkiye’ye katkıda bulunacağına inanıyoruz.

Droid Razr, Galaxy Nexus’e Karşı

Akıllı telefon pazarı, bir yeni iPhone’un çıkmasıyla yeniden karışıyor. Android telefon üreticileri en iyisini üretmek için birbirleriyle yarışırlarken, bir yandan da işletim sisteminin gelişmesiyle “Nasıl daha iyi kullanırım?” sorusuna cevap arıyorlar.

Dün ve bugün ortaya çıkan iki telefon Motorola Droid Razr ve Samsung Galaxy Nexus de, cep telefonu piyasasını hareketlendirecek ürünler. Droid Razr Android’in 2.3.5 sürümünü kullanırken, aynı zamanda Motorola’nın amiral gemisi olma özelliğini de taşıyor. Samsung Galaxy Nexus ise Android 4.0’ın beraber tanıtıldığı telefon olma özelliğine sahip.

{pagebreak::2}

Aşağıda yer alan tabloda, her iki akıllı telefonun da teknik özellikleri yer alıyor. Bazı özelliklerde Samsung ön plana çıkarken, bazı özelliklerde ise Droid Razr önce geçiyor. Tabi işlemci ve RAM konusunda bire bir aynı olduklarını da belirtmeden geçmeyelim. Her iki telefonda da yer alan çift çekirdekli 1.2 GHz işlemci, 1 GB RAM tarafından destekleniyor.

İki akıllı telefonun da özelliklerine baktığımızda, öncelikli olarak Samsung’un ekranının alışılmışın üzerinde çözünürlük sunduğunu görüyoruz. 1280 x 720 piksellik ekran çözünürlüğü, ekranın “cam gibi net” görünmesini sağlayacaktır. Samsung’un 5 megapiksellik kamerası da, o telefon için biraz düşük kalmış gibi. Motorola’nın eski Android sürümünü kullanıyor olması da aslında biraz ilginç aslına bakarsanız…

Samsung Galaxy Nexus ile Motorola Droid Razr’ın benzeştiği bir diğer konu ise fiyatları. Her iki akıllı telefon da, 2 yıl sözleşmeli olarak 299 dolarlık bir yurtdışı fiyatına sahip.

:: Bu iki telefondan hangisini tercih edersiniz?

 

Karşınızda Android 4.0

Android’in merakla beklenen işletim sistemi Ice Cream Sandwich, diğer bir adıyla Android 4.0 tanıtıldı. Google’ın Hong Kong’da Samsung ile birlikte düzenlediği etkinlikte Android 4.0’ın yanı sıra Samsung Galaxy Nexus da tanıtıldı.

Android 4.0; yeni arayüz, yeni dahili Android uygulamaları, geliştirilmiş özellikler, NFC tabanlı Android Beam özelliği ve yüz tanıma özelliği Face Unlock ile dikkat çekiyor.

Kasım’da geliyor

Uygulama geliştiriciler için Android 4.0 SDK’sı yayınlanmış durumda. Son kullanıcıya ise ilk olarak Samsung Galaxy Nexus ile birlikte gelmesi gelmesi bekeniyor. Galaxy Nexus’un Kasım ayında piyasaya çıkacağını da belirtelim.

Android 4.0‘ın özelliklerini ve ilk resimlerini derledik.

{pagebreak::2}

Android 4.0’ın başlıca özellikleri

  • Widget’lar için uygulama menüsüne widget sekmesi eklendi. Menünün görünümü uygulama menüsüyle aynı.
  • Klasör oluşturmak çok daha kolay hale getirilmiş. Tutup sürükleme tekniği de iOS’a benziyor.
  • Kişiselleştirilebilir başlangıç ekranı.
  • Voicemail özelliğiyle birlikte telefon uygulaması yenilenmiş. Mesaj yazarken de voicemail için ses hızı ayarı yapılabiliyor.
  • Takvime yeni yakınlaştırma özellikleri.
  • Gmail’e çevrimdışı arama özelliği, mailler için iki satır ön izleme yazısı ve en alta yeni işlem menüsü.
  • Gmail’de parmağı sağa ya da sola kaydırarak önceki ve sonraki mailler arasında gezinebilme.
  • Güç ve ses azaltma tuşlarına birlikte basıldığında ekran görüntüsü alabilme.
  • Kilit ekranından, uygulamara direkt geçmeyi sağlayan yeni ekran.
  • Geliştirilmiş kopyala ve yapıştır özelliği.
  • Önceki sürümlere gore daha iyi ses entegrasyonu.
  • Yeni “Face Unlock” özelliği. Yüz tanıma servisi.
  • Sekmelerden oluşan yeni tarayıcı. 16 sekmeye kadar izin veriyor.
  • Android’deki tarayıcı ve bilgisayarnızdaki Chrome artık otomatik olarak sık kullanılanlarınızı senkronize edecek.
  • Yeni Roboto yazı tipi.
  • İnternet kullanımına yeni uyarı sistemi. Kotayı belirlediğiniz zaman; internet kullanımı kotaya yaklaştığı ve ulaştığı zaman uyarı verecek.
  • Arkaplanda veri kullanırken de uygulamaları kapatabilme özelliği.
  • Kamera uygulaması da yenilendi. Enstantene hatası giderilmiş, zaman ayarlı çekim modu, kayıttayken zoom yapabilme imkanı.
  • Dahili fotoğraf düzenleme özelliği.
  • Yeni fotoğraf galerisi dizaynı. Kişi ve lokasyon bazlı olarak da düzenlenebiliyor.
  • Kişilerin sosyal ağ entegrasyonu, durum güncellemeleri özelliği geliştirilmiş ve yüksek çözünürlüklü resim gösterebilme eklenmiş.
  • Android Beam ile NFC teknolojisine sahip iki telefon yakınlaştırıldığında web sitesi, kişi bilgileri, yol tarifi, Youtube ve benzeri birçok veri transfer edilebiliyor.

{pagebreak::3}

Kilit ekranı

Android 4.0’da kilit ekranı böyle gözüküyor. Kilit tuşuna bir kere basıldığında hızlı kamerayı aktif etme ikonu ve bildirimler gözüyor. Kilidi açmak için kilit simgesini tutup sağa çekmek gerekiyor.

{pagebreak::4}

Ana ekran

Kilit açıldıktan sonra gözüken ekran. Buraya diğer Android’lerde olduğu gibi istenilen şekilde widget konulabiliyor.

{pagebreak::5}

Uygulama menüsü

Uygulama menüsü de hafif tasarım değişikliğiyle karşınızda. Burada en büyük yenilik uygulamaların üstüne Apps’in yanında Widgets seçeneğinin olması. Widgets seçildiğinde, aynı uygulamalar gibi gözüken bir Widgets menüsü açılıyor.

{pagebreak::6}

Android Beam

NFC teknolojisi kullanan bu sistem sayesinde iki Android telefonu yakınlaştırdığınızda ya da tokuşturduğunuzda Youtube videosu, kişi bilgileri, resim ve birçok bilgi transfer edilebiliyor. Resimde de Youtube linkinin transferi gözüküyor.

{pagebreak::7}

Face Unlock

Kilit ekranına gelen en büyük yenilik yüz tanıması. Yüzünüzü tanıyarak kilidi açan sistem, arkadaşlarınızın izinsiz açmasını da engelliyor. Akıllı telefonlar için gelen en güzel yeniliklerden biri diyebiliriz.

{pagebreak::8}

Tarayıcı

Tarayıcıda yeni getirilen sekmeler bu şekilde gözüküyor. 16 adete kadar sekme açılabiliyor. Bu da iOS’dan daha fazla sekme açılması anlamına geliyor.

{pagebreak::9}

Takvim

Yeni takvim hem görsel olarak geliştirilmiş hem de daha fazla ayrıntı eklenmiş. Dokunarak günleri detaylarıyla görüntülemek mümkün.

{pagebreak::10}

Sosyal ağ bağlantısı

Adres defterindeki kişilere bağlantı adıyla sosyal ağ adresleri eklemek mümkün.

{pagebreak::11}

Kamera

Dahili fotoğraf düzenleme özelliği sayesinde fotoğrafları kırpmak, çevirmek, kırmızı göz yok etmek ve efekt vermek mümkün.

Kamera uygulaması da yenilenmiş. Zaman ayarlı özellik gibi yenilikler bulunuyor.

{pagebreak::12}

Açık uygulamalar

Açık uygulamaları gösteren bencere. Yeni bir dizayna sahip ve kullanımı oldukça kolay.

{pagebreak::13}

İnternet kullanımı

Özellikle ülkemizde çok kullanılacak bir özellik diyebiliriz. İnterent data limiti belirlendiği zaman Android otomatik olarak uyarıyor. Örneğin 1 GB internet paketiniz varsa, ayarladığınızda hem 750 MB’da yaklaştı uyarısı, hem de 1 GB’a geldiğinde kotanız doldu uyarısı veriyor. 

:: Android 4.0’ı beğendiniz mi?

 

Need for Speed: The Run’a Yeni Video

PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için demosu indirilebilir durumda olan Need for Speed: The Run’ın yeni bir oynanış videosu yayımlandı. Bu videoda, Lamborghini’nin Gallardo modeliyle birlikte oyun içi görüntülere göz atma fırsatına sahip oluyoruz. Görüntülerin demo versiyonundan kaydedildiğini de belirtelim.

Need for Speed: The Run, 18 Kasım tarihinde iOS, PC, PlayStation 3, Xbox 360, Nintendo Wii ve 3DS platformları için piyasada olacak.

#video_902#

:: Need for Speed, eski başarısını yakalayabilecek mi dersiniz?

Bethesda, PlayStation 3’ü Çözdü

Oyun geliştiricilerinin PlayStation 3 platformuna oyun geliştirmek konusunda ne kadar şikayetçi olduklarını hatırlıyor musunuz? Bunun sebebi PlayStation 3’ün alışılmamış bir mimariye sahip olması ve bu yüzden diğer sistemlerden oyunların “port” etmenin imkansız derecesinde zor olmasıydı.

Artık bu zamanlar geride kalmış gibi görünüyor. Zira Elder Scrolls ve Fallout gibi oyunların arkasındaki isim olan Bethesda firması, PlayStation 3 konsoluna oyun hazırlamanın artık kendileri için bir problem teşkil etmediğini açıkladı. Kısacası herkes için olmasa bile, en azından Bethesda için PlayStation 3 konsolunun artık gizemli bir alet olmadığını söyleyebiliriz.

Bethesda çalışanlarından Mike Carofano, “Artık bu konunun bizim için bir problem olmadığını düşünüyorum. PlayStation 3 için üçüncü oyunumuzu da hazırladık ve bu konsolun nasıl çalıştığı konusunda çok fazla deneyime sahip olduğumuzu söyleyebilirim.”

“Konunun temeli, PlayStation 3’e Xbox 360 ya da PC platformlarından daha farklı yaklaşarak, konsolun avantajlarından faydalanmaya dayanıyor.” diyerek açıklamasını noktalamış.

:: Bethesda’nın açıklamaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Motorola Bombayı Patlattı

Droid RAZR isimli yeni model, üst seviye akıllı telefon özelliklerine sahip.

Yeni telefonun 4.3 inçlik qHD Süper AMOLED ekran, 1.2 GHz çift çekirdekli işlemci, Gorilla Glass ekran, 1 GB RAM, 16 GB bütünleşik bellek ve 1800 mAh pil gibi özellikleri bulunuyor. Telefon firmanın diğer ürünlerinde olduğu gibi Android işletim sistemini kullanıyor. Tercih edilen versiyon ise 2.3.5 Gingerbread.

Motorola DROID RAZR 

  • 4.3 inç qHD Süper AMOLED ekran 
  • Gorilla Glass koruma özelliği 
  • 1.2 GHz çift çekirdek TI OMAP4430 işlemci 
  • 16 GB dahili bellek 
  • microSD bellek yuvası 
  • 1800 mAh pil 
  • Android 2.3.5 Gingerbread işletim sistemi 
  • 7.1 mm kalınlık 
  • 8 MP kamera 
  • Ön yüz kamerası 
  • 4G/LTE desteği 
  • Bluetooth 4.0 desteği 
  • Wi-Fi özelliği 
  • 127 gram ağırlık

{pagebreak::2}

4G desteği de veren telefonun bu özelliği sunan en ince model (7.1 mm) olarak tanıtıldı. Hem ön yüzde hem arka yüzde kamerası bulunan telefon, arka yüzünde 8 MP çözünürlük sunuyor. 1080p Full HD video kayıt fonksiyonuna sahip olan ürünün gövdesi ise KEVLAR malzemeden üretildi.

ABD‘de bu ayın sonunda iki yıllık sözleşme ile 299.99 dolardan satışa sunulacak telefonun Türkiye‘ye gelip gelmeyeceği ve fiyatı ile ilgili net bir bilgi bulunmuyor.

::

  


Nokia’dan Şık Görünümlü Bluetooth Kulaklık

Nokia, Luna isimli şık tasarıma sahip bluetooth kulaklığını tanıttı. 5 farklı renk seçeneğine sahip olan Nokia Luna, kulaklığın yanı sıra uyumlu bir şarj tutucu ile birlikte geliyor. 

Luna, şıklığı kadar özellikleriyle de başarılı gözüküyor. NFC teknolojisine sahip bluetooth kulaklıklar 8 saate kadar kesintisiz konuşma süresinin yanı sıra 2 telefona birden bağlanma özelliğiyle dikkat çekiyor. Şık gözüken ve birbirine takıldığında çok uyumlu olan kablosuz tutucusu ise cihazın şarjının dolmasına yardımcı oluyor. İstenildiği zaman USB kablo ile de tutucu şarj edilebiliyor.

Nokia N9 gibi telefonlar ile kullanımı da oldukça basit. Telefonu Nokia Luna‘ya yakınlaştırmak, aktifleştirme için yeterli oluyor.

#video_901#

:: Luna’yı beğendiniz mi?