Fotomontajın En Kolay Yolu

Photoshop gibi fotoğraf düzenleme yazılımları sayesinde fotomontaj eskiye göre oldukça kolaylaştı. Ancak bu tabii ki Photoshop’la fotomontaj yapmanın kolay olduğu anlamına gelmiyor. Eğer siz de fotoğraflarınızdaki suratları kırparak, başka fotoğraflar üzerine kolayca yerleştirmek istiyorsanız bunu yapmanın basit bir yolu var.

IncrediFace, yüzünüzü sinema filmlerinin afişlerine ya da sizin için gitmesi zor olan yerlere kendi fotoğrafınızı yerleştirmenizi sağlayan bir uygulama. Hazırladığınız fotoğrafları isterseniz e-posta ile gönderebilir ya da CD‘ye yazabilirsiniz.

Hazır temalar yeterince fazla olmasına karşın, yapabilecekleriniz size sunulan temalarla sınırlı değil. IncrediFace sadece fotonontaj özelliğiyle yetinmiyor. Örneğin fotoğraflarınıza arkaplan müziği ya da mikforonunuzla kaydedeceğiniz bir sesi ekleyip etkileşimli videolar hazırlamanıza da yardımcı oluyor.

İndir: IncrediFace 1.5

:: Siz de yaptığınız fotomontajları bizimle paylaşın

 

FIFA 12 – PES 12 Kapışmasında İlk Round

Geçtiğimiz hafta, Konami‘nin PES 2012 demosunu Xbox 360 konsoluna çıkarmasıyla birlikte, FIFA ve PES‘in demoları bütün önemli platformlarda görücüye çıkmış oldu.

Bu gelişmede, bütün oyun dünyasına her iki yapımı da kıyaslama fırsatını sundu. İsterseniz, en önemli bir kaç oyun sitesinden derleyerek ir araya getirdiğimiz fikirleri sizlerle de paylaşmaya başlayalım.

Konami, son yıllarını PES serisini bir sisteme oturtmak, bir kurguyu hayranlarına kabul ettirmek ve yeni yapımlarını bunun üzerine inşa etmek için harcadı. Bunun yanında FIFA ise, zaten var olan bir iskelet üzerine, her sene adım adım gelişme gösterdi ve özellikle son iki-üç yılda büyük bir sıçrama gerçekleştirdi.

PES geçtiğimiz seneye kadar, grafiklerinde kullanılan motor sayesinde hep bizlerde farklı bir his uyandırmıştı. Similasyon oyunlarında olması gereken bir histi bu ve yapıma büyük bir artı kazandırıyordu.

{pagebreak::2}

Ortak Fikir: FIFA 12 Daha İyi

Ancak geçtiğimiz seneden itibaren artık bu bir fark olmaktan çıktı çünkü, FIFA‘da da aynı hissiyatı yaşamaya başladık. Bunun akabinde, futbol oyunu sevenlerin büyük çoğunluğu yarışta FIFA’nın önde gittiğini kabul ettiler. Hatta uzun soluklu PES hayranları bile, en unutulmaz yapımların PES 4 ve 5 olduğunu, halen bu yapımların büyüsünün yakalanamadığını itiraf etmek zorunda kaldılar.

Sonuçta, Konami‘nin yıllardır süren üstünlük mücadelesi ve takdire şayan gelişimine rağmen, özellikle bu seneden itibaren FIFA‘nın gerçekçiliği ve bu alandaki tecrübesiyle mağlubiyeti kabul etmesi gerekecek. Ancak tüm bu görüşlerin hakim olduğu sitelerde yinede bir açık kapı bırakılması ihmal edilmemiş. Ortak görüş, henüz oyunların tam sürümlerinin görülmediği, uzun soluklu bir oyunda belki görüşlerin değişebileceği şeklinde.

:: FIFA 12 ve PES 2012’nin her ikisini de deneyen oyun severler, sizce hangisi?

PS Vita Hafıza Kartı Fiyatları Uçmuş!

Artısıyla eksisiyle uzun süredir gündemden düşmeyen PS Vita, bu seferde Tokyo Oyun Fuar‘ına damgasını vurdu. Belki de oyunseverlerin, fuarda en çok merak ettiği konu başlığı olan PS Vita, önemli detaylarının gün yüzüne çıkmasıyla bu beklentilere cevap vermiş oldu.

Daha önceleri bu konsol hakkında en çok merak edilen konuları başında pil ömrü geliyordu ancak, bu açıklama için Tokyo Oyun Fuarı beklenmedi ve konsolun 3-5 saatlik bir pil ömrünün olduğu açıklaması geldi.

Bu açıklamanın ardından artık tüm gözler Sony‘nin yeni yıldızının hafıza kartı fiyatlarına döndü. Çünkü, oyun oynamak, film izlemek ve bolca dosya bulundurabilmek için en önemli anahtar hiç şüphe yok ki hafıza kartı olacak.

İşte bunun farkında olan ve oyunseverlerin hafıza kartlarını hayati bir ihtiyaç olarak gördüğünü bilen Sony, bu küçük ama yararlı parçacıkların fiyatlarını oldukça yüksek tutmuş.

{pagebreak::Bu Fiyatlar Cep Yakar}

Bu Fiyatlar Cep Yakar

Tokya Oyun Fuarı‘nda sırası geldiği zaman kürsüye çıkan ve PS Vita hakkında ki detayları açıklayan Sony yöneticileri, hafıza kartı fiyatlarını açıkladığında birçok oyunseverin yüzünün düşmesine sebep oldu.

Yapılan açıklamada hafıza kartı fiyatlarının, 4GB‘lık model için 2.200 yen (29$), 8GB’lık model için 3,200 yen(42$), 16GB’lık model için 5,500 yen(72$) ve en büyüğünden isterim diyenler için hazırlanan 32GB‘lık model için de 9,500 yen(124$) şeklinde olacağı duyuruldu.

Yani neredeyse iki 32 GB’lık hafıza kartının bir konsola eşit olduğu gerçeği ortaya çıkıyor ki, bu sanki normalden biraz daha fazla bir fiyat olmuş. Ancak yine de, birçok oyunseverin, “yeterki PS Vita iyi olsun, bir kere alacağız nasılsa” diyerek bu fiyatları görmezden gelebileceği ve bu sayede Sony‘nin kasasını dolduracağı düşünülüyor.

:: PS Vita almayı düşünenler bu hafıza kartlarından hangisini tercih etmeli?

Bilgisayar Dergileri Neden Satmıyor?

Bir okur olarak bilgisayar dergileriyle tanışıklığım,90’lı yıllara denk gelse de, bu dergilere içerik üretmeye 2002 yılında başladım. O zamanlar, bazı aylarda 100 binden fazla aylık satış adedine ulaştığımız dönemler vardı.

Okurlarımız, dergi editörlerini birer pop star gibi görüyordu. Öyle ki, bilgisayar başında nasıl yazı yazdığımızı 3-5 dakika da olsa yerinde izlemek için şehir dışından gelen fanatik okurlarımız bile vardı. Aldığımız mektupların (e-posta değil) sayısı inanılmazdı.

Konuyu mizahi açıdan değerlendiren Zaytung, bilgisayar dergileriyle ilgili çok ilginç bir görsel paylaşmış. İlgili kapağın büyük haline, buradan ulaşabilirsiniz.

Yıl 2011…

Dergilerin çoğu kapandı, kalanlar da satış rakamlarının azlığıyla mücadele ediyor. PC World, Byte, PC Magazine gibi önemli markalar artık yok. Yayına devam eden iki dergi de (PCNet ve Chip) Doğan Yayın Holding bünyesinde devam ediyor.
{pagebreak::Sorun Var}

Bu İşte Bir Sorun Var!

Teknolojiye ilgi duyan kişi sayısı artıyor, genç nüfusun tamamı hedef kitleyken, orta yaşlı kesim de bu dünyadan soyutlanmamak için kendini geliştirmek istiyor. Kısaca; bilgisayar dergilerinin hedefinde 100 binlerce okur kitlesi var. Ancak, satış rakamları 20 binin üzerinde, çoğu zaman da altında.

ShiftDelete.Net‘i ilk kurduğumuz dönemlerde, her ay düzenli olarak yayınladığımız bir makale vardı. Benim için önemli bir okul olan bu dergilere destek olmak için “Bilgisayar dergilerinde bu ay” başlıklı içeriklerle, o aya ait dergilerin tanıtımını yapıyorduk.

Hemen hemen tüm dergilere aboneydik. 7-8 sayfada anlattığımız, her biri on binlerce kişi tarafından okunan, yüzlerce yorum alan bu içerikler için şu anda sadece 2 dergi kalınca, bu içeriklerden de vazgeçtik.
{pagebreak::Neden Bu Halde?}

Dergiler Bu Hale Nasıl Geldi?

Başlıktaki bu sorunun cevabını, farklı açılardan değerlendirerek vermekte fayda var. Herkesin ilk tahmin ettiği gibi, İnternet. Kişiler, merak ettikleri teknoloji konularını dergiler yerine, internetteki arama motorları sayesinde buluyoralar.

Bu, kesinlikle doğru bir tespit.

Dergilerin çok sattığı zamanlara dönelim. Eve bir bilgisayar alınacaksa, önce bir bilgisayar dergisi satın alınıyordu ve arka sayfalarında bulunan market ilanlarından faydalanılarak bu bilgisayar toplanıyordu.

Burada bir başka sebep daha kendini göstermiş oldu. Teknoloji…

O zamanlar, ses için ayrı, Ethernet için ayrı bileşenler almak gerektiğinden (şimdi hepsi onboard) çok iyi bir analiz yaparak, hem uyumlu hem de uygun fiyatlı bir çözüm bulmak hedefleniyordu.

Şimdi, bazı robotlar bu işi sizin yerinize yapıyor. Zaten çoğu kullanıcı, masaüstü bilgisayar yerine dizüstü bilgisayar tercih ettiğinden, konfigürasyona da pek dikkat edilmeden markaya ve bütçeye göre karar veriliyor.

Bir diğer önemli sebep de, okur kitlesi olacak kişilerin tüketim alışkanlıkları. Bu durum, nüfusumuz açısından ezici üstünlük sağladığımız Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında daha net ortaya çıkıyor.

Bir yılda kişi başına okunan kitap sayısı Türkiye’de birkaç tane iken, bu rakam diğer ülkelerde onlarca kat daha fazla. Bu eğilim, dergilerde de kendini gösteriyor.

Kişiler, okumaktan uzaklaşıyor. Aylık dergileri okumak için para harcamak, çoğu kişiye gereksiz geliyor.

Şimdi bir neden daha ortaya çıktı. Aylık…
{pagebreak::Geç Kalınıyor!}

Aylık Dergiler Geç Kalıyor

Bilgisayar dergileri, ayda bir yayınlanıyor. Dergi yapmak gerçekten çok zor bir iş. İçerik planı yapmak, bu içerikleri üretmek, baskı ve dağıtım işleri… Her biri, başlı başına ayrı uzmanlık alanı demek.

Ayda bir çıkan dergiler bile tam vaktinde çıkmak için çalışanlar, çoğu geceler ofiste sabahlıyorlar. Bu durum ise, hızlı bir şekilde haber almak isteyen okur kitlesinin iştahını kapatmıyor.

En basiti, teknoloji tutkunları Eylül’ün 12’sinde gösterilen Windows 8‘i internet sitelerinden takip ettiler, indirdiler, denediler bile. Dergiler ise bunu Ekim’in ilk haftası çıkacak olan sayılarında yer verecekler ve bu süreç, Ekim sonuna kadar devam edecek. Yani, ayda bir dergi demek, teknoloji, dünyasına geç kalmakla aynı anlamı taşıyor.

İçeriklerden bahsetmişken, eskiden sıkı dergi okuyan ama şimdi bu takibi bırakan okurlarla yaptığım sohbetlerde şu sözleri çok duyuyorum; “Her ay kendini tekrar eden yazılar okumaktan sıkıldık“, “Windows’u hızlandırmanın bilmem kaç yolunu okumak istemiyoruz artık” gibi samimi itiraflar.

Dergiler, içerik üretirken ister istemez kısır döngüye giriyor ve okurun karşısına geçen yıla ait olan ama güncellenmiş makalelerle çıktığı zamanlar olabiliyor. Önceki sayfalarda paylaştığımız Zaytung görseli, bu konuyu en iyi şekilde anlatıyor diyebilirim.
{pagebreak::Yüksek Maliyetler}

Dergi, Çok Maliyetli!

Çöküşü hızlandıran bir diğer faktör de, dergi yöneticilerinin dünyadaki değişimi yakından takip edemiyor olması. Dergiler için şimdi yeni bir fırsat var; tablet bilgisayarlar. Yurt dışındaki dergiler, kendilerini çoktan bu ortamlara taşıdılar bile.

Ayrı içerik ekipleri, ayrı gelir modelleri oluştu. Tıpkı zamanında internete yatırım yapan dergiler gibi. Ülkemizde ise henüz tablet cihazlara özel olarak çıkan bir bilgisayar dergisi yok. Olanlar, aylık yayınları tarayıp küçülterek tablet ekranlarında okurun karşısına çıkıyorlar.

İşin bir de yatırım kısmı var. Dergicilik, eskiden olduğu gibi yatırımcılar için çok kazançlı bir iş gibi görünmüyor. Geniş insan kaynağı, baskı ve dağıtım maliyetleri, dergi başına elde edilen karı çok aza indiriyor.

Çoğu dergi, yurt dışındaki lisanslı yayınların Türkiye‘deki yansıması olduğundan, sadece adı için bile her ay önemli bedeller ödeniyor.

Yayınların büyük kısmı zarar ediyor ama yayın grupları, bu dergileri yayınlamaya devam ediyor. Kayıpları, diğer gelir modelleriyle karşılamaya çalışıyorlar.
{pagebreak::Sonuç}

Özet

Bilgisayar dergilerinin önemi çok büyük. Kapanan her dergi için üzüldüğümü itiraf etmeliyim. Hem değişen şartlara ayak uydurmada, hem de farklı gelir modellerini zamanında kurmamaları nedeniyle raflarda gövde gösterisi yapamıyor olmaları, bilişim yayıncılığı adına kötü bir son.

Giden gitti ama kalan sağlar, belki bu değişimi çok daha iyi izleyerek, eskiden olduğu gibi çok daha fazla geniş kitlelere ulaşmak için önemli adımlar atabilir.

Ama bunun için de yürekli yatırımcılar gerekiyor. 

:: Konuyu, SDN Forum’da bu başlık altında tartışıyoruz.
Katılmak için tıklayın.

Vodafone Mobile Clicks 2011 Sonuçlandı!

Vodafone Grubu’nun mobil internet sektöründe global olarak düzenlediği Mobile Clicks 2011’in Amsterdam finali gerçekleştirildi. Türkiye‘de finale kalan toplam beş proje arasından seçilen Bill Gastro, Amsterdam’da gerçekleştirilen büyük finalde Türkiye‘yi temsil etti.

Dünya çapında mobil internet sektöründeki girişimcilere yönelik düzenlenen en geniş çaplı yarışma olma özelliğini taşıyan Vodafone Mobile Clicks 2011’in kazananları, 17 Eylül 2011 tarihinde Amsterdam PICNIC Festivali’nde, tüm ülke finalistlerinin davet edildiği büyük finalde açıklandı. SDN olarak etkinliği yerinde takip ettik.

2011 ayağı toplam yedi ülkede gerçekleştirilen Mobile Clicks; Almanya, Hollanda, Portekiz, İrlanda, İspanya ve İngiltere’ye ilaveten bu sene ilk defa Türkiye‘den de girişimcilerin katılımıyla düzenlendi. Yarışmanın Türkiye elemesinde finale kalan Whonear, GorDinle, Please Mobile Me, BillGastro ve Phoneist.com arasından birinci seçilen Bill Gastro, Amsterdam finalinde ülkemizi temsil etti.

Amsterdam finalinin jüri üyeleri arasında Vodafone İçerik Servisleri Direktörü Lee Epting, Roulette Cricket Genel Müdürü Dave Tharp, Vodafone Ventures VC ve Girişim Şefi Peter Barry, Neuhaus Partners Başkan Yardımcısı Paul Jozefak, Seedcamp Ortağı Reshma Sohoni ve The Next Web AB Editörü Martin Bryant gibi mobil iletişim dünyasının önde gelen önemli isimleri yer aldı.

 

Yarışmada orijinallik, yaratıcılık ve inovasyon, teknik ve operasyonel uygulanabilirlik, son kullanıcılara sağlanan değer ve yönetim ekibi kalitesi olmak üzere toplam 5 kriter üzerinden değerlendirilen projeler arasından birinci seçilen Frogtek 150 bin Euro almaya hak kazanırken; ikinci seçilen Parcel Genie 50 bin Euro, üçüncülüğe yerleşen Wunderlist ise ise 25 bin Euro ile ödüllendirildi.

Bill Gastro Hakkında


Bill Gastro, restoranların işlerini mobil ve online kanallar üzerinden yönetmelerini ve tanıtmalarını sağlayan yenilikçi bir mobil POS çözümü. Bill Gastro projesinin sahibi olan grup, aynı isimli şirketin sahibi Berkant Kölem ve İsmail Ürün’den oluşuyor. Mayıs 2011 tarihinde kurulan şirket, mobil internet sektöründe faaliyet gösteriyor ve bu alanda yenilikçi çözümler üretiyor.

{pagebreak::konuşmalar}

 

 

Vodafone Türkiye Bireysel Data Ürün ve Servisleri Bölüm Başkanı Ömer Kuyucu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Mobil iletişim dünyasına yeni bir soluk kazandıracak öncü teknolojilerin gelişiminde üstlendiğimiz rolün bilinciyle, Türkiye’deki nitelikli insan kaynağına ciddi şekilde yatırım yapıyor ve Türkiye’deki girişimcilerimizin uluslararası arenaya taşınmasına katkı sağlıyoruz. Mobile Clicks 2011, bu sene ilk defa Türkiye’den de girişimcilerin katılımıyla düzenleniyor olması dolayısıyla bizim için ayrı bir değer arz ediyor. Bugün Türkiye’deki girişimcilerimizin ürettiği çözümlerin uluslararası arenada rekabet edebilecek seviyeye gelmiş olması bizim için son derece mutluluk verici. Mobile Clicks 2011’de Bill Gastro projesiyle ülkemizi temsil eden ve Türkiye’nin girişimcilik alanındaki sesini duyuran Berkant Kölem ve İsmail Ürün’ü başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Vodafone Türkiye olarak, bu ikiliye dünya kapılarını açmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendilerinin önümüzdeki süreçte uluslararası anlamda daha pek çok başarılı girişime imza atacaklarına olan inancımız tam.” şeklinde konuştu.

Vodafone Grup Tüketici Servisleri Direktörü Antonio Garcia Urgeles ise Mobile Clicks’in, Vodafone’un global anlamda AR-GE’ye ve inovasyona yaptığı yatırımların önemli bir ayağını temsil ettiğini belirttiği konuşmasında şu şekilde konuştu: “Vodafone olarak dünyanın önde gelen mobil iletişim teknolojilerini kullanıcılarımız ile buluşturmak üzere inovasyon kavramını her zaman için en önemli gündem maddelerimizden biri olarak ele alıyoruz. Mobile Clicks 2011 aracılığıyla, iki farklı ve zengin dünyayı bir araya getiren ve son derece geniş bir inovasyon alanı sağlayan mobil internet konusunda etkin girişimcileri bilgilendirip, bu alanda yaratıcı çözümler oluşturulmasına katkıda bulunuyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz” şeklinde konuştu.

 

::Türkiye’de girişimcilik adına yapılan yarışmaları yeterli buluyor musunuz?

Call of Duty: Rezurrection’dan Yeni Video

Call of Duty: Black Ops için çıkmaya hazırlanan Rezurrection adlı zombi harita paketi, yeni tanıtım videosuyla konuşuluyor. Neden mi? Çünkü video fazlasıyla iğrençlik barındırmakta. Elbette kanı da unutmamak lazım!

#video_742#

Rezurrection adlı harita paketi, geçen ay Xbox 360 için çıkışını gerçekleştirdi. PlayStation 3 ve PC içinse 22 Eylül’de satışa sunulacak.

:: Black Ops’ın zombi modunu beğendiniz mi?


MW3’ün Prestij Sürümü Olmayacak

Geliştiric firma Infiniy Ward’ın önemli isimlerinden Robert Bowling, yazdığı tweet ile Modern Warfare 3 için Prestij sürüm olmayacağını onayladı. Modern Warfare 3’ün bu sürümü olmayacak evet ama Hardened versiyonu yine de satışa çıkacak.

Yok, ben sadece oyunu almak isterim derseniz elbette tekil oyunu alabilirsiniz. Ama ben Modern Warfare hayranıyım derseniz elinizi cebinize sokmanız gerekecek. Çünkü bu paketin etiket fiyatı 99 dolar.

:: Hiç herhangi bir oyunun özel versiyonunu satın aldınız mı?

Dünyanın En Büyük Sensörü İşbaşı Yapıyor

Canon’un en büyük ebatlı ticari CMOS sensöründen 40 kat daha büyük olan bu dev sensörün duyurusu geçen yıl yapılmıştı.

Dünyanın en büyük CMOS sensörü olma ünvanını da taşyan cihaz 202 x 205 mm boyutlarında.

Tam bir mühendislik harikası olan dev sensör uzay araştırmalarında kullanılmak üzere Tokyo’ya doğru yola çıktı.

Tokyo Üniversitesi‘ndeki Schmidt teleskobunda kullanılacak olan dev sensör ayrıca saniyede 60 kare video kaydı da yapabiliyor.

  :: Dev sensör hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Siemens Nükleer İşinden Çıktı!

Alman Hükümeti’nin Fukushima kazasından sonra gelen tepkiler üzerine önümüzdeki 10 yıl içinde nükleer enerjiden tamamen vazgeçileceğini açıklamasından sonra ülkenin ve hatta Avrupa’nın en büyük mühendislik şirketi olan Siemens de nükleer işinden çıktığını açıkladı.

Artık nükleer santral kurulumu yapılmayacağı bilgisi bizzat şirketin CEO’su Peter Loescher tarafından dile getirildi.

Yıllık milyarlarca avro gelir elde eden nükleer enerji bölümünü kapatıp, farklı enerji yatırımlarına yöneleceğini açıklayan Siemens’in Rus Rosatom firması ile olan işbirliği de sonlanmış oldu.

:: Sizce nükleer enerjiye gerçekten ihtiyaç var mı?
Siemens bu karlı işten neden çekilmiş olabilir?

Microsoft, XP’nizden Kurtulun Diyor

Geçtiğimiz Temmuz ayında Microsoft, Windows blog sitesinde yaptığı açıklamada halen Windows XP kullanan firmaların, işletim sistemlerini Windows 7‘e yükseltmesini tavsiye etmişti.

Bu haftaki Microsoft BUILD Conference sırasında firmaların mevcut sistemlerinde kurulu Windows XP’leri çöpe atmalarını önerdi.

Microsoft’tan Kevin Turner, “XP ve Office 2003‘ün hayatına Nisan 2014‘te son vereceğiz” dedi.

Aynı gün, yapılan açıklamalarda halen birçok firmanın Windows XP’den Windows 7’e geçmediği, ancak firmaların yakın zamanda Windows XP’den kurtulmaları gerektiğini de bildirdiler.

Analistlerin hazırladığı raporlarda şu an özellikle ev kullanıcılarının Windows 7’ye çoktan geçtiğini, ancak firmaların 2001 yılından beri Windows XP kullandıklarını da belirttiler.

:: Siz de hala XP kullanıyor musunuz?

 

Dragon Age 2’ye Yeni DLC, Yeni Trailer

BioWare, Dragon Age II için çalışmaya devam ediyor. Tüm zamanların en iyi RPG oyun serilerinden birisi olarak gösterilen Dragon Age ‘in ikinci oyunu için, daha önceden “Legacy” isimli bir DLC duyurulmuş ve hazırlanmıştı. Şirketin, yeni bir paket daha çıkartıp çıkarmayacağını merak eden oyunseverlerin bekleyişi nihayet son buldu.

Şirketten yapılan açıklamada, Mark of the Assassin isimli yeni bir eklentinin daha hazırlandığı ve 11 Ekimden itibaren Dragon Age 2 hayranlarının beğenisine sunulacağı belirtildi. Ayrıca BioWare, Mark of the Assassins ile ilgili bir de video yayımlamayı ihmal etmedi.

:: Sizce gelmiş geçmiş en güzel RPG oyunu hangisi?