BMW Mini Roket Gibi Geliyor

Lüks otomobil üreticisi, Alman BMW, yaklaşık 10 yıl kadar önce hayatının hatasını yaptı ve iflasla burun buruna geldi. İngilizlerin elit markası Rover’ı satın alıp büyümek isteyen firma, Rover satışlarının düşüşleri nedeniyle milyarlarca dolar kaybetti. Neyse ki BMW hatasından dönmekle kalmadı, İngiliz üreticiyi elden çıkardı ama Rover’a ait, Mini’nin tüm haklarını ele geçirdi.

Mini Gerçekten de Mini

Mini, retro otomobil kavramını toptan değiştirdi ve günümüzün moda otomobili haline gelerek, BMW’ye milyar eurolar kazandırdı. 4X4 Mini, Countryman Mini derken yepyeni bir Mini piyasaya sürülüyor. Adı da fazlasıyla uygun: Rocketman. 3.42 metrelik boyutuyla gerçekten küçük olan araç, 100 kilometrede yalnızca 3 litre benzin tüketiyor ve 3+1 oturma düzeni sunuyor. 

Araç, karbondan yapılmış monokok şasi ile sadece 1 ton ağırlığında. İç mekan ise, disko misali parlıyor. Sürücü, konsolu isterse mavi, isterse sarı, isterse kırmızı renk ile süslüyor. 7 havayastığı, ABS Plus, ESP gibi donanımlar zaten olmazsa olmaz. Rocketman, 2012 veya 2013 başında satışa sunulacak.

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

 

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

{pagebreak::Rocketman}

Mini Rocketman

:: Mini Rocketman hakkında ne düşünüyorsunuz?


 

İnternet Şirketleri Gözünü Büyüklere Dikti

Almanya‘da gerçekleştirilen CeBIT 2011‘de bir araya gelen teknoloji devleri, etkinliğin partner ülkesi olan Türkiye için ortak görüş olarak; ülkemizin en önemli değerinin; sahip olduğu genç nüfusu olduğunu dile getiriyorlar.

Özellikle de Avrupa ülkeleri, teknolojide hızlı yol almalarına rağmen, gelişen teknolojiyi gündelik hayata geçirme konusunda sıkıntı çekiyorlar.

Çünkü yaşlı nüfusa sahip olan bu ülkenin vatandaşları, teknolojiyi ve yeniliğe teslim olmakta güçlük çekiyorlar.

3 Çocuğun Faydaları!

Türkiye, şu anda bu avantajını sonuna kadar kullanıyor. Dünyadaki en önemli markalar, ülkemizi keşfedilmemiş Pazar olarak görüyor ve yatırım yapmaya devam ediyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın katıldığı her nikah töreninde “En az 3 çocuk” tavsiyesinin altında yatan nedenlerden biri de, bu olsa gerek.

Ticari markalar, genç nüfusa ulaşmak konusunda sıkıntı çekmeseler de, yine de gelirlerini artırmak ve daha fazla müşteriye ulaşmak için orta yaş ve üstü kişilere de ulaşmak için plan yapıyorlar. Bu markalar arasında internet servis sağlayıcıları da mevcut.

Vitamin, TTNET Çocuk vb. ürünlerle gençlerin yoğun rağbet ettiği servislere imza atan TTNET gibi çok geniş kitlelere hitap eden markaların yakında açıklanması beklenen ürünleri arasında, yetişkinlere özel içeriklerin de olduğu katma değerli servisler bulunuyor.

Bu servislerle beraber, alışkanlıklarını değiştirmekte güçlük çeken kişilerin de yeni teknolojilerden faydalandırılması hedefleniyor.

:: Yetişkinlere internet kullandırmak için sizin de fikirleriniz var mı?
Tıklayın, forumda tartışalım.

 

Google’dan Şaka Gibi Savunma

İçinde bulunduğumuz tarihten 2 ay kadar önce, birçok kişinin Hotmail e-postaları yok olup gitmiş ve geriye kızgın bir kalabalık kalmıştı. Maalesef, daha önceki haberlerimizde de değindiğimiz gibi, 120.000 kişinin adres listeleri ve e-postaları uçup gitti (Gmail’de Büyük Fiyasko).

Alt Tarafı 120.000 Kişi

Asıl bomba ise dün geç saatlerde, Google basın temsilcisinin yaptığı açıklamayla patlak verdi. Temsilci, “Yüzlerce milyon kullanıcımız var. Bunların yalnızca binde 8’i etkilenmiş. Büyütecek ne var? Kaldı ki, yakında sorunların üstesinden geliriz. Abartmayın.” ifadelerini kullanarak, şimşekleri üstüne çekti.

:: Açıklama hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Overclock’çuların Yeni Gözdesi

GeForce GTX 580 Lightning ve ATI 6970 Lightning modellerini kullanıcıların beğenisine sunan MSI soğutma çözümüyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Twin Frozr III soğutma teknolojisini kullanan ekran kartları bu gelişmiş soğutma teknolojisi sayesinde yüksek bir performans vaat ediyor.

Bu iki ekran kartı hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız sizin için hazırladığımız videomuza bir göz atın.

İzleyin!

#video_5523#

:: Ürünler hakkındaki yorumlarınızı buradan paylaşın.

Apple iPad 2 Hakkında Her Şey

Apple iPad ilk duyurulduğunda aslında bu cihazın böylesine başarılı olacağını dahası yepyeni bir mobil trendin öncüsü olacağı pek de kabul görmüş bir düşünce değildi aslında. Her yönüyle iyi düşünülmüş bir tablet bilgisayar kimliğinde karşımıza çıkan iPad, kısa sürede tüm dünyada yoğun ilgi gördü.


iPad bugüne kadar 15 Milyon’un üzerinde sattı.

iPad’in başarısı hemen rakibi ürünlerin pazarda sırasıyla yer almaya başlaması sonucunu ortaya çıkardı. Samsung’un Galaxy Tab adını verdiği cihazı iPad’in en önemli rakibiydi. Dahası iPad’in eleştirilen yönlerini de tamamlayarak pazara sunulmuştu.

Ancak tüm bu gelişmeler iPad’in başarısını gölgeleyemedi ve cihaz pazarın %80’e yakın bir kısmını domine ederek, açık ara farkla en çok satan tablet bilgisayar olma başarısını gösterdi. Şimdi Apple bu çok özel cihazının ikinci sürümünü kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Şimdi gelin Apple’ın ikinci nesil tabletinin tüm ayrıntılarına yakından bakalım.

{pagebreak::Apple iPad 1 Hakkında Detaylar}

Apple iPad 1 Hakkında Detaylar

iPad 2 sunumunu şaşırtıcı bir şekilde Steve Jobs yapıyor. Söze, “Bu cihaz üzerinde uzun süredir çalışıyorduk ve bunu kaçıramazdım.” diyerek başlayan Steve Jobs her zaman olduğu gibi istatistiki bilgileri sıralamaya başladı. İşte o veriler:

Bugüne kadar etkinleştirilen Apple hesabı sayısı 200 Milyon’u aşmış durumda.

Apple’ın bugüne kadar geliştiricilere ödemiş olduğu para ise 2 Milyar Doları geçmiş. Bu durum AppStore’un başarısını ortaya koyan oldukça iyi bir rakam.

100 Milyon’uncu iPhone da 2011 yılında adresine ulaşmış.

Pazara sunulduğu Nisan 2010’dan bu yana 15 Milyon’dan fazla iPad satılmış. Bu rakam sayesinde Apple şu anda tablet bilgisayar pazarının %90’ına hakim olmayı başarmış durumda.

Tanıtımda Android’in tablet versiyonu Honeycomb da payına düşeni alıyor. Apple rakibini en önemli gücü olan mobil uygulamalar ile vurmaya çalışmış. Açıklamada Honeycomb’a özel uygulama sayısı sadece 100. iPad için ise bu rakam 65.000 adet.

{pagebreak::İşte iPad 2}

İşte iPad 2

iPad 2’de Apple A5 işlemci yer alıyor. Bu işlemcinin bir önceki A4 işlemciden en önemli farkı baştan aşağı yenilenen mimarisi ve hızı olmuş. Apple A5 çift çekirdekli bir işlemci. Apple bu işlemciyi tanımlarken 2kat daha fazla hız, 9 kat daha güçlü grafik işleme kapasitesi, daha az enerji tüketimi gibi dikkat çekici ayrıntılara değinmiş.

iPad 2’nin dikkat çekici bir diğer ayrıntısı da ön kamerası olacak. iPad 1’in en çok eleştirilen ayrıntılarından birine Apple kulak vermiş.

iPad 2, ilk iPad’den %33 daha ince olarak tasarlanmış. iPad 1 13.4mm inceliğindeyken iPad 2 sadece 8.8mm.

iPad 2 o kadar inceki bu haliyle incelik konusunda iPhone 4’ü bile geride bırakıyor.

{pagebreak::iPad 2 Görüntüleri}

iPad 2 Görüntüleri

Tüm Apple ürünlerinde olduğu gibi iPad 2 de iki farklı renk seçeneği ile satışa sunulacak. Amerika’da AT&T ile Verizon iPad 2’yi satmaya yetkili iki operatör olacak.

{pagebreak::iPad 2 Özellikleri}

iPad 2 Özellikleri ve Fiyatı

iPad 2 kamera, gyroscope, daha hızlı ve çift çekirdekli bir işlemci gibi yeni ve daha fazla güç isteyen özelliklere rağmen aynı batarya performansını korumayı başarmış. iPad 1’de olduğu gibi yeni iPad de 10 saate kadar pil ömrü sağlıyor. Bekleme süresi ise bir ayın üzerinde.

Cihazın fiyat politikası da yine bizi şaşırtmıyor. iPad 1’de olduğu gibi taban fiyat 499$ olarak belirlenmiş. En pahalı iPad fiyatı ise 829$ ile Wi-Fi ve 3G destekli, 64GB kapasiteli iPad 2 olmuş.

iPad 2 ilk olarak 11 Mart’ta satışa sunulacak. 25 Mart’a kadar belirlenen satış programında ise Türkiye bulunmuyor.

Cihazın işlemcisi 1.2GHz hızında çalışacakmış. Ekran genişliği de yine aynı boyutta ve 9.7inç.

{pagebreak::iPad 2 Aksesuarları}

iPad 2 Aksesuarları

iPad2’de HDMI çıkışı desteği bulunuyor. FullHD 1080p çözünürlüğe kadar destek sağlayan bu aksesuar, standart Apple bağlantısını HDMI bağlantısına çeviriyor. Bu aparatın fiyatı ise 39$ olarak belirlenmiş.

iPad 2’ye özel olarak geliştirilmiş bir aksesuar daha mevcut. Bu inovatif aksesuar bir çeşit kılıf. Sadece iPad’in ekranını korumaya yönelik geliştirilen aksesuar manyetik bir yapıda hazırlanmış. İnce ve hafif bir koruma olanağı tanıyan bu aksesuar, mikro fiber kapsüllere sahipmiş ve kapatıldığında cihazın ekranını temizliyormuş.

Bu aksesuarın bir diğer önemli özelliği de kapatıldığı anda cihazı uyku durumuna alması ve açıldığında cihazı kapatıldığı duruma geri getirmesi olmuş.

{pagebreak::iOS 4.3 Duyuruluyor}

iOS 4.3 Duyuruluyor

Apple beklenildiği gibi iPad 2 ile birlikte iOS 4.3’ün de duyurusunu yapıyor. iOS 4.3’ün üzerinde durulan en önemli ayrıntısı Safari performansındaki gelişmeler olmuş. Nitro Javascript engine’i kullanmaya başlayan Safari bu şekilde, daha az sistem kaynakları tüketimiyle daha fazla performansa ulaşıyor.

iOS 4.3’ün bir diğer ayrıntısı da iTunes Home Sharing özelliği olmuş. Bu sayede iOS 4.3’lü cihazınıza doğrudan Wi-Fi üzerinden bağlantı sağlayabiliyorsunuz.

iOS 4.3’te iPad 2 için Photo Booth isimli bir yazılım geliştirilmiş. Bu uygulamayı kullanarak iPad 2’nin kamerasını kullanarak çektiğiniz fotoğraflara çeşitli efektler uygulayabiliyorsunuz.

Bunun yanı sıra Facetime uygulaması da iPad 2’deki yerini almış olacak.

:: iPad 2 hakındaki düşünceleriniz neler?

Bu Anakart Oyuncuları Sevindirecek

MSI’ın hız aşırtma tutkunları için özel olarak hazırladığı yeni ürünü Big Bang Marshall üzerinde taşıdığı üstün özelliklerle dikkatleri üzerine çekiyor. ATI ve Nvidia‘nın ekran kartlarını aynı anda bu anakartın üzerinde çalıştırabiliyorsunuz.

Almanya’da Türkiye rüzgarı esiyor.

Yeni B3 revizyon P67 yonga setiyle kullanıcıların beğenisine sunulan anakart hakkında daha detaylı bilgi istiyorsanız aşağıda sizler için hazırladığımız videomuzu izleyebilirsiniz.

İzleyin!
#video_5522#

:: Hız aşırtma deneyimlerinizi bizimle paylaşın.

İstemediğiniz E-Posta, Size Uğramayacak!

Endersys tarafından geliştirilen ve profesyonel bir Anti Spam (İstenmeyen e-postaları engelleyen) çözümü olan Surgate, CeBIT 2011 fuarında yurt dışına açıldı.

Teknolojide ülkemizi bekleyen
tehlikeler neler?

Fuar ziyaretçileri tarafından büyük ilgi gören Surgate, KOBİ’lerin e-posta trafiğini yönetip, istenmeyen mailleri dışarıda bırakan donanım ve yazılım bazlı bir ürün.

Videoyu İzleyin

#video_5521#

Birçok büyük şirket tarafından tercih edilen ve Türk mühendisleri tarafından geliştirilen bu ürün, istenmeyen e-posta’ları engellediği gibi e-posta sunucusunu da gereksiz bir trafikten koruyor.

Surgate, virus ve spam veritabanını otomatik olarak merkezdeki sunuculardan yarım saatte bir güncelliyor. Sürekli değişmekte olan Spam ve virüslere karşı kendini geliştirdiği gibi özel veritabanı da oluşturarak, bu sayede başarı oranını yükseltiyor.

:: Bu tür bir çözüme sahip olmak ister miydiniz?

 

Bu Tablette Windows 7 Var

2011 yılı ile birlikte piyasadaki tablet sayısında da bir artış oldu. Apple‘ın iPad’i ve Samsung’un GALAXY Tab’ının tetiklediği bu sektörde nerdeyse her hafta yeni bir ürün kullanıcıların beğenisine sunuyor.

CeBIT’teki En Yeni Monitör HKC’den.

HKC’nin de hali hazırda kullanıcıların beğenisine sunduğu birçok ürün var. Bu ürünler ekranlarının büyüklüklerine göre farklılık gösteriyorlar. Aşağıdaki videoda göreceğiniz tabletin ekran büyüklüğü 10.1 inç.

Windows 7 işletim sistemini kullanan bu tablet Android ürünlere meydan okuyor. Ürünün detaylarını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

İzleyin!
#video_5520#

:: Eğer bir tablet alacak olsanız işletim sistemi olarak iOS’u mu, Android‘i mi yoksa Windows 7 mi tercih edersiniz?

CeBIT’teki En Yeni Monitör HKC’den

Özellikle LED monitörlerini öne çıkartmak isteyen HKC’nin özellikle büyük ekran modelleri oldukça ilgi çekici. Türkiye’deki markalara OEM üretimde yapan firmanın monitör tasarımı açısından da oldukça ileri düzeyde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu tablette Windows 7 var.

Aşağıdaki videoda HKC Türkiye Müdürü Güral Bey ile yaptığımız keyifli söyleşiyi izleyebilirsiniz.

İzleyin!
#video_5519#

:: HKC monitörleriyle ilgili görüşlerinizi buradan paylaşın.

Windows Marketplace Büyüyor

Nokia’nın da Windows Phone 7’yi tercih edeceğini duyurmasıyla hayli güçlü bir duruma geldi Microsoft’un mobil işletim sistemi. Dünyanın en çok satan üreticilerinden biri olan Nokia’nın sadece müşteri potansiyeli ile değil, sahip olduğu kaynaklar ile de Windows Phone 7’de ciddi bir hareketlilik yaratacağı kesin.

Kısa bir süre önce mevcut mobil uygulama sayısının 6500 dolaylarında olduğu duyurulan Marketplace, aradan geçen süreçte tabiri caizse patlama yaptı. 9000’in üzerine çıkmayı başaran Windows Phone 7, Android ve iOS gibi rakiplerin başarısından bir hayli uzak kalmış olsa da iyi bir seyirde diyebiliriz şu an için.

Microsoft’un geliştiricilere, eklenebilecek ücretsiz uygulama sayısını 5’ten 100’e çıkarması durumun ortaya çıkmasındaki en önemli etken olduğu söyleniyor. Bu rakamlarla en azından BlackBerry AppWorld’den daha iyi bir konumda olan Microsoft’un, ilerleyen günlerde mobil uygulama sayısını artırabilmek adına çeşitli teşvik edici adımlar atacağı söyleniyor.

:: Sizce Windows Phone 7, Nokia’nın da desteği ile üçüncü şahıs yazılım konusunda daha geniş bir arşive ulaşabilecek mi?

İnternette İtibar Nasıl Kazanılır?

Dünyanın en iyi şirketleri listesine baktığımız zaman ilk 10‘u paylaşan tüm firmaların itibarlarıyla tanındığını görürüz. Bir şirket için çoğu zaman paradan bile daha önemli bir ölçü biçimi olan itibar 21.yüzyıla birlikte farklı platformlara da taşınmaya başladı. Müşterinin ve piyasanın gözündeki değerindeki itibarınızla doğru orantıda iş yapabilirsiniz.

İnternet İtibarı Neler Katar?

İnternetin ortaya çıkmasıyla birlikte itibar kavramı da değişiklik göstermeye başladı. Artık gerçek dünyadaki kadar sanal dünyadaki itibar ve yorumlar da şirketlerin stratejilerinde büyük önem taşıyor.

Peki, sanal dünyada itibar nasıl kazanılır? İnternetin nimetleri şirketinize nasıl yarar? İşte bu konudaki araştırmamız.

{pagebreak::Bu Kavram Nasıl Doğdu?}

Bu Kavram Nasıl Doğdu?

Şirketler müşterilerinin gözündeki itibarı artırmak için büyük reklam ve sosyal yardım kampanyaları düzenlemekten hiç kaçınmazlar. 90‘lı yıllarla birlikte internet tüm dünyada yaygınlaşınca bu konuda yatırım yapan firmalar rakiplerine göre bazı üstünlükler kazanmaya başladı.

Müşteriler ve yorumcular bu şirketlerin geleceği düşündüğünü ve vizyon sahibi olduğunu varsaydılar. Kısa sürede dünyada sözü geçen büyük ve küçük sayısız şirket aslında hiçbir işe yaramayan web sitelerini sanal dünyada yayına sokmaya başladı. Çoğu site çağrı merkezlerinden bile daha az kişiye hitap ediyordu.

Sanal itibar anlayışı bu dönemde yavaş yavaş oluşmaya başladı. O zaman internet üzerinden itibar kazanmak için sadece bir resmi web sitesi açmak yeterliydi. Ancak gelişen sanal dünya ve tüketicilerin istekleriyle birlikte internet sektörü de değişmeye başladı.

Bu kavramı ciddi anlamda ortaya koyan olay ise ebay gibi sanal müzayede sitelerinin yaygınlaşmasıydı. İtibar sahibi olmayan satıcılar, ürünlerini ne kadar ucuz fiyata satmak isteseler de müşteriler tarafından dikkate alınmıyordu. Ebay bu konuda ilginç bir sistem geliştirdi ve satıcılar itibar kazanmak için bir birleriyle yarıştı.

{pagebreak::Sanal İtibar Anlayışı Nasıl Gelişti?}

Sanal İtibar Anlayışı Nasıl Gelişti?

2000‘li yıllarla birlikte tüm dünyadaki internet anlayışı kökten değişmeye başladı. Bu dönemde sıradan kullanıcılar da kendilerine internet sitesi açarak sanal yarışa katıldılar. Büyük şirketler sadece kendilerini tanıtan resmi ve sıkıcı web siteleri hazırlarken fan sayfası kavramı internet kullanıcıları tarafından daha çok sevilmeye başlandı.

Filmlerden şirketlerin ürünlerine kadar sayısız fan sayfası, resmi sitelerden daha çok bilgi içerdiği için insanları kendisine çekiyordu. Ancak bu güven ortamı dolandırıcıların durumu kullanmasıyla birlikte değişiklik göstermeye başladı. Sanal efsaneler ve dolandırıcılık faaliyetleri yayılırken büyük şirketler fan sayfalarıyla yarışmak zorunda kaldılar.

Fan sayfasında okuduğu bilgileri gerçek sanıp kandırılan insanlar ya da resmi site sandığı site üzerinden ürün almak isteyen mağdurlar karşısında şirketler itibar kaybediyordu. İlk başlarda fan sayfalarını kapatmaya çalışan şirketler bu işten fayda sağlamayacaklarını anlayınca bu siteleri hazırlayan kişileri kendi bünyelerine aldılar.

İnternette bu denli önem veren şirketleri gören kişiler için firmaların itibarı artmaya başlamıştı. Şirketler yavaş yavaş daha çok içerik sunan siteleriyle tüketicileri kendilerine çekmeye başladı. Ebay‘deki satış yöntemlerinden şikayetçi firmalar ise bu platforma rakip siteler kurup tüketicilere daha ucuza ürünler sattılar.

{pagebreak::Şirketler İtibarı Nasıl Kazandı?}

Şirketler Sanal İtibarı Nasıl Kazandı

Günümüzde internet durdurulamayacak kadar güçlü ve hızlı büyüyen bir güç haline geldi. İnternet o kadar hızlı ki kullanıcılar için bir gün çok önemli olan içerikler ertesi gün unutulup gidebiliyor bile. Bu hızlı dönemde büyük şirketler bile ayakta kalmak için internet üzerinden itibara sahip olmalılar.

İnternet üzerinde yüzlerce farklı satış sitesi bulunuyor. Ancak yine de tüketiciler Amazon.com, ebay.com gibi sitelerden alışverişlerini yapmayı tercih ediyor. Bu büyük siteler ufak rakipleri kadar ucuz değil. Peki, tüketicileri daha pahalıya yönlendiren en büyük etken nedir?

Bu siteler insanlar üzerinde büyük bir itibar kazandı. Bunu yapmak için ise tüketicilerle birebir diyaloğa girmeyi tercih ettiler.

{pagebreak::Amazon ve Ebay Nasıl Kazandı?}

Amazon ve Ebay Nasıl Kazandı?

Ebay sadece güvenilir kullanıcıların hayatta kalabileceği bir sistem oturttu. Özel indirimler ve kampanyalar düzenlemekten çekinmedi.

Amazon ise uzun süre hiçbir hesap sormadan kargosunu alamadığını iddia eden müşterilerine ürünün yenisini yolladı. Tüketicilerine sürpriz hediyeler yollayan Amazon itibarını kazanmak için uzun süre kâr elde etmemeyi bile göze aldı.

Bugün sırf Amazon ve ebay üzerinden yaşanan dolandırıcılıklar için Interpol ve FBI‘da özel masalar oluşturulmuş durumda. Ancak bu iki şirketin itibar için verdikleri fedakarlıklar sayesinde tüketiciler tüm olumsuzlukları rağmen rakipleri değil ikiliyi seçiyor.

Popüler film ve sosyal ağlara şirketler sponsor olarak tüm dünyada güvenilecek şirketler olduklarını tüketicilerine anlatmaya çalışıyor.

{pagebreak::Şirketinize İtibar Nasıl Kazandırırsınız?}

Şirketinize İtibar Nasıl Kazandırırsınız?

Bu uzun süreç sonucunda son yıllarda sanal itibar kavramı tam anlamıyla oturmuş oldu. Artık şirketler internette itibar kazandıracak projeler ve içeriklere basılı medyalara kıyasla yüzde 60‘a varan daha fazla bütçe ayırıyor. İşin kurallarının yazıldığı bu dönemde ise itibarınızı artırmak için yapmanız gerekenler keskin çizgilerle belirlendi.

Şirketinizin itibarını sanal dünyada artırmak için ilk önce, doyurucu içeriğe ve modern tasarıma sahip bir web siteniz olmalı. Sizi anlatan kurumsal bir yazı ya da içerik yerine videolu reklamlarla tüketicilerin ilgisini daha fazla çekebilirsiniz. Sitenizi CV mantığından çok bu kişilerin görmesi gereken bir sosyal ağ duvarı gibi düşünün.

İletişim ise sanal dünyada en büyük etkenlerden biri. Sosyal ağların artmasıyla birlikte kullanıcılar bu tarz sitelere daha fazla önem vermeye başladı. Hedef kitlenizle internet üzerinden sürekli iletişime geçmek zorundasınız. Şirketinize samimi ve ilgi çekici içerikler sunan birkaç sosyal ağ sayfası açın.

Burada ise sürekli olarak gelen soruları yanıtlayın. Yüzlerce müşteriye telefondan yardımcı olabilirsiniz ancak bunu hiçbir tüketici fark edemez. Facebook sayfanızda yardım ettiğiniz tek bir kullanıcın memnuniyetine ve sizin ilginize ise tüm hayran sayfanızdaki tüketiciler şahitlik yapacak.

İnternet sayfanız üzerinden ücretsiz hediyeler dağıtmaktan ise asla çekinmeyin. Apple’ın sitesi özel indirimler ve hediyeler sayesinde hergün tıklanma rekorları kırıyor.

iPhone 4 satışa sunulduğu zaman tüm stok sadece 15 dakika içinde tükendi. Çünkü site üzerindeki ilk 50 kullanıcıya cihaz özel bir fiyatla satılıyordu. İlk 50 telefonun satılması ise 1 dakika bile sürmedi.

{pagebreak::Sosyal Ağların Kullanımı}

Sosyal Ağların Kullanımı

Sosyal ağlar artık tüketiciler için vazgeçilmez bir platform haline geldi. Buradaki profilleriniz tüketicinin gözündeki itibarınızı artıracak. Sosyal ağ sayfalarınız, tüketicileri reklamlarla ve açıklamalarla boğacak kadar resmi ve sıkıcı olmamalı. Coca Cola, McDonalds, Dell ve Nissan‘ın sayfalarına göz attığımız zaman bu şirketlerin sayfalarının sıradan bir arkadaş profilinizden pek farklı olmadığını görebilirsiniz.

Sosyal ağ sayfanızda şirketinizin günlük yaşantısından kareler koymaktan çekinmeyin. İş başvurularını buradan alırsanız tüketiciler hem size güvenir hem de hedef kitlenizin gözündeki itibarınız artar. Şirket yönetici kişiliğinizle sosyal ağdaki kullanıcılığınızı birbirinize karıştırmayın. Şirketinizde belki sıradan müşteriler sizinle irtibat kuramaz ancak sosyal ağda aradaki duvarlar kalkmış durumda.

 

Bu duvarları oluşturmaya çalışmak ise size kötü itibar kazandıracaktır. Yönetici kişiliğinizi bir kenara bırakıp, sayfanızda paylaşılan videolara ve fotoğraflara yorum yapmaktan çekinmeyin. Özellikle Steve Ballmer’ın bu konuda hem kendi çalışanlarını hem de müşterileri fazlasıyla şaşırtan eylemleri bulunuyor.

LastFM üzerinden bir anda podcast yayınına başlayan Steve Ballmer bu sayede günlerce medyada konuşulmayı başarmıştı. Facebook, Twitter hesaplarınız ise kesinlikle bulunmalı. Facebook üzerinden kullanıcılar eğlendirecek paylaşımlar yaparken, Twitter’da ise şirketinizin yaşadığı ilginç durumları, kampanyalarınızı ve durumlarla ilgili kurumsal fikirlerinizi paylaşmanız hedef kitlerinizin ilgisini fazlasıyla çekecektir.

Dell şu anda Twitter üzerinden açtığı outlet mağazası sayesinde her ay milyonlarca dolarlık ek gelire sahip oluyor.

:: Sanal dünyada itibar kazanmak için bir çalışmanız var mı? Rehber size yardımcı oldu mu?