Yoğun Baskı İhtiyacı Olan Kurumlar İçin: OKI B700

OKI, A4 siyah-beyaz baskı pazarında devam eden başarısını güçlendirmek, yoğun çalışan orta ve büyük kurumların baskı ihtiyacını karşılamak amacıyla  B700 serisini üretti (OKI’den Giriş Seviyesi A3 Yazıcı).

B700 serisi giriş seviyesi de dahil olmak üzere yüksek performanslı, yüksek baskı hızlarına sahip 3 modele sahip bulunuyor. B710 ile dakikada 40, B720 ile dakikada 45, B730 ile dakikada 50 sayfa baskı yapılabiliyor.

OKI’nin kullanıcıları tarafından çok beğenilen B6000 serisi yazıcılarının yerine geliştirilen B700 serisi kurumlara, hem sayfa başına düşük maliyet, hem de düşük toplam satın alma maliyeti avantajları sağlıyor.

 

B700 serisi, yoğun baskı ihtiyacı olan kurumların gereksinimlerinin eksiksiz karşılanmasına yönelik olarak geliştirdi.

 

B700 serisi 3 modelin B6000 serisi yazıcıları aşan performans özelliği ve  her birinin farklı ihtiyaçların giderilmesine yönelik özellikleri bulunuyor.

B710  düşük satın alma maliyeti ile öne çıkarken, B720 ve B730, cihaz arızalarını en aza indirme ve yüksek toner kapasitesiyle kartuş değiştirmeden uzun süre kesintisiz çalışmak üzere tasarlandı.

Üç modelde bulunan ortak özellikler ise: Yazıcının performansını takip etmeye yarayan 5 satır aydınlatmalı LCD panel, yazıcının sadece yetkili kişi tarafından  kullanılmasına izin veren pin kodu sisteminin parçası olan, kullanımı kolay numerik klavye.

B700 serisinde network özelliği standart olarak bulunuyor, ayrıca üzerinde bulunan  USB portlardan doğrudan çıktı almaya izin veriyor. Böylece profesyonel kalitede sonuç alma özelliği esneklik ve etkinlik ile destekleniyor.

:: Ofis yazıcılar kategorisinde en çok tercih ettiğiniz marka ve model hangisi?

 

 

 

 

CeBIT Bilişim Eurasia Tüm Beklentileri Karşıladı

Dün sona eren fuarlar, “İş Dünyası” odaklı içeriği ile hem sponsor hem de katılımcı ve ziyaretçilerden tam not aldı. Ziyaretçilerini 4 ana bölümde ağırlayan CeBIT Bilişim Eurasia, “İş Dünyası” bölümüyle ön plana çıktı.

Fuarlara aralarında Almanya, Fransa, İspanya, İngiltere, Azerbaycan, Tayvan, Belçika ve Güney Kore başta olmak üzere 16 ülkeden toplam 1.066 firma katıldı. CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Broadcast, Cable & Satellite Eurasia’nın iş dünyası bölümünü 63 bin 849 profesyonel ziyaret etti.

 

16 ülkeden 1066 firma katıldı. Farklı sektörlerden toplam 131 bin 318 kişi ziyaret etti.

 

Bu yıl toplam 19 bin 158 metrekare net alanda düzenlenen CeBIT Bilişim Eurasia ve Broadcast, Cable & Satellite fuarlarına Türksat, Siemens, IBM, Oracle, Motorola, Toshiba gibi dev markalar katıldı. Fuar süresince yazılım, donanım, hizmet ve mobil iletişimdeki en yeni teknolojilerin görücüye çıktığı fuarlara  3D teknolojisine ait en yeni ürünler, akıllı yaşam teknolojileri,kablosuz sistemler ve yeni nesil dokunmatik bilgisayarlar damgasını vurdu.

Fuarın anasponsoru Türksat’ın 3D yayın yapan TV kanalı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Kamu kuruluşları ve belediyelerin e-devlet teknolojilerini ziyaretçilerle paylaştığı CeBIT Bilişim Eurasia da, oyun dünyasının en yeni konsolları, araç teyp, uydu iletişimi, ses ve görüntü sistemleri de büyük ilgi gördü.

:: Cebit Eurasia sizin beklentinizi karşıladı mı?

 

Facebook Dünyaya Zarar Veriyor

Hafta içinde Greenpeace Mediterranean ofisinden ilginç bir mail geldi. Bu mail’de Facebook’un  yeni yatırımları ve bu yeni yatırımlar sayesinde dünyamıza ne gibi zararlar verebileceği yazıyordu.

Bu mail oldukça etkiliydi. Dolaysıyla ben de bu mail’i değiştirmeden okuyucularımızla paylaşmak istedim.

 

Mark Zuckerberg, ABD’nin Oregon Eyaleti’nde kömürle üretilen elektriği kullanan bir veri merkezi kuracağını açıkladı.

 

Facebook CEO’sunun Tehlikeli İlişkisi

Herkesin kendine zarar veren bir ilişkisi olmuştur; yani bir arkadaşınıza veya çevrenizdeki diğer insanlara uzun vadede zarar veren bir ilişki… Mark Zuckerberg ve şirketi Facebook’un da kesinlikle kömürle böylesine tehlikeli bir ilişkisi var ama bu ilişkinin çok sürmemesi gerektiği açık.

“İlişki”, Ocak ayında Mark Zuckerberg, ABD’nin Oregon Eyaleti’nde kömürle üretilen elektriği kullanan bir veri merkezi kuracağını kamuoyuna açıkladığı zaman başladı. Daha sonra bu depolama tesisinin kapasitesinin iki kat artacağı ve böylece kömüre bağımlılığın da iki kat fazla olacağı açıklandı.

 

 Kömür hepimizin zarar görmesine yol açacak. Bu ilişki artık sona ermeli!


Facebook Yüzünü Temiz Enerjiye Dön!

Mark Zuckerberg, güneş ya da rüzgar gibi temiz enerjiler yerine kömürü tercih edince, Greenpeace  bu konuda bir şeyler yapma ihtiyacı duydu. 1 Eylül 2010’da, Mark Zuckerberg’e yazdığı mektupla Greenpeace Uluslararası Direktörü Kumi Naidoo endişelerini şu şekilde dile getirdi:

Tüm dünyada tanınan bir şirketin yöneticisi, şirketin çevreye olan etkilerinin, o şirketin hem ününe hem de mali durumuna etkilerinin büyük olacağını bilmeli. Yarım milyon Facebook kullanıcısı Zuckerberg’i daha sağlıklı bir karara döndürmek adına bazı yenilenebilir enerji kaynaklarını tavsiye ettiler. Ne yazık ki Facebook’un cevabı, bu sosyal ağın halen bir taahhüt altına girmek istemediğini gösteriyor”.

Facebook’un güçlenmesini istiyoruz. Ayrıca şirketin yanlış kararlarından dolayı biz kullanıcıların ve dünyanın zarar görmesini istemiyoruz. 

{pagebreak::Facebook Ceo’sunu Öfkelendiren Film}

Facebook Ceo’sunu Öfkelendiren Film

Facebook’u eleştirenler sadece Greenpeace gibi kuruluşlar değil, farklı kesimler de değişik bakış açılarıyla Facebook’u hedef alıyor.

Geçen günlerde Cem Süer’in imzasını taşıyan bir makaleyi sizlere tekrardan paylaşmak istiyorum. Buradaki amacımız okuyucularımızı gelecekte bizi bekleyen tehlikeleri bir kez daha gün ışığına çıkarmak. 

İlginç bir fikre sahip olan Facebook, bugün 500 milyon kullanıcısıyla birlikte dünya çapında büyük bir çılgınlık haline geldi. Çoğu insanın hayatının değişmez bir parçası olan Facebook, giderek genişleyen sosyal ağ kavramanın yapı taşlarından biriydi.

 

Age of Stupid (Aptallık Çağı) adlı film, sosyal ağ kavramanın arkasında dönen olayları gözler  önüne seriyor.

 

Bugün 26 yaşında Mark Zuckerberg ve arkadaşlarının Harvard’da öğrenciyken bu siteyi nasıl kurduklarını ve sonucunda nasıl birbirlerine düşman olduklarını anlatan bir film oldukça büyük tepki doğurdu.

Zuckerberg ve arkadaşlarının gerçek hikayesini konu alan yapım, uzun süredir Facebook takipçileri tarafından merakla bekleniyordu. Arkadaşlarıyla birlikte okulda bulunan kızların resimlerine puan vererek vakit geçirmesiyle ortaya çıkan Facebook fikrinin nasıl kısa sürede çılgınlık haline geldiğine değinen film sosyal ağ kavramanın arkasında dönen olayları gözler  önüne serdi.

Sıradan bir öğrencinin kısa sürede dünyanın en popüler insanı haline gelmesini anlatan Social Network, Facebook CEO’sunun röportajlarında asla cevaplamadığı bir soruyu da tekrar gündeme getiriyor.

 

Fikrin orijinalliğini sorgulayan yapım, sıkı dostların para ve hırs uğruna nasıl düşman hale geldiğini işliyor.


Zuckerberg Filmi Neden Protesto Ediyor?

David Fincher’ın imzasını taşıyan film hâlâ sonuçlanmamış Facebook patent davalarının hikayesini de içeriyor.

Öte yandan büyük ses getireceği kesin olan filmin ana kahramanı ise filmi boykut etmiş durumda. Mark Zuckerberg katıldığı televizyon programlarında ‘Sosyal Ağ’ filmine hiçbir destek vermediğini ve bu yapımı protesto ettiğini açıklamıştı.

Amerika’da 1 Ekim 2010 tarihiyle vizyona girecek olan filmden sonra, çoğu kullanıcının Facebook yaşamlarını tekrar gözden geçirmesi bekleniyor.

:: Konu hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın

 

Kaderin Bir Oyunu mu Bu?

Activision ve Silicon Knights‘ın işbirliğiyle geliştirilemeye başlanan X-Men Destiny için henüz detaylı bilgi yok. Hatta satışa sunulacağı platformlar bile belli değil. Şimdilik açıklanan çıkış tarihi 2011’in son çeyreği. Oyun için verilen bir diğer bilgi de, yayınlanan şu video:


X-Men Destiny

#http://download.gametrailers.com/gt_vault/13974/t_x-md_debut.flv#

 

Yeni X-Men oyunu, 14 Ekim’de New York Comic Con’da tanıtılacak.

:: X-Men Destiny hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın.

 

3 TB Sabit Disk Kervanına WD de Katıldı

3 TB kapasiteli ilk sabit diskleri duyuran Seagate’in bu kapasitedeki rakipsizliği sona eriyor. Sabit disk alanında söz sahibi markalardan biri olan Western Digital de 3 TB kapasiteli modelini duyurdu. (3 TB’lık İlk Sabit Disk)

 

3 TB kapasiteli model MyBook Essential serisinde olacak

Taşınabilir Bir Model

Western Digital’in 3 TB’lık modeli MyBook Essential ailesine dahil olacak. Dahili bir sabit sürücü yerine harici bir sabit disk olarak piyasaya sürülecek ürün USB 3.0 arayüzünü kullanacak.

Böylece 5 Gbps hızında veri aktarımı yapılabilecek. Western Digital’in 3 TB’lık bir sabit sürücü piyasaya sürüp sürmeyeceği ise henüz bilinmiyor.

:: 3 TB’lık sabit diske ihtiyacınız var mı?

SDN Magazin 52. Sayı ile Karşınızda

Playbook nedir, ne değildir? Tüm detaylarıyla BlackBerry’nin yeni tabletini sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Basit Sorunlara Basit Çözümler

Teknoloji dünyasıyla ilgili ufak tefek problemler bazen bir hayli büyür. Sizlere, meseleleri büyütmeden kısa sürede çözmenize yarayacak ipuçları veriyoruz.

Yitip Giden Dünyayı Kurtarmak

Küresel ısınma ve felaketler, güç ve şaşa isteğimiz yüzünden artıyor. Petrol ve kömür santralleri, dünyayı yitip bitiriyor. Enerji Koruma Birliği, bu gerçeği değiştirebilecek mi?

İnternet’te Gördüğünüz Her Şeyi İndirin

Günümüzün büyük bir bölümünü İnternet’te geçiriyoruz. Peki orada karşılaştığınız içerikleri indirmeye ne dersiniz? Sizlere bu hafta Internet Download Manager’ı tanıtıyoruz. Artık gördüğünüz her şeyi indirebilirsiniz!

 

İndirmek için tıklayın

 

Anakart Nasıl Yapılır?

Bilgisayarların omuriliği anakartlar nasıl üretiliyor merak ediyor musunuz? Fabrikada hangi aşamalardan geçerek kullanıcıların beğenisine sunuluyor? Yanıtları bu özel dosya konumuzda.

Pro Evolution Soccer 2011 Tamam Türkçe!

Futbol meraklılarının yakından takip ettiği PES serisinin yeni halkası satışa sunuldu. Tamamen Türkçe olan Pro Evolution Soccer 2011’i test merkezimizde enine boyuna inceledik!

:: Dergi hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın

Arama Motoru Savaşları

Takvimler 1 Mart 1995 tarihini gösterirken, bilişim dünyasını sonsuza dek değiştirecek bir olay gerçekleşti. Slikon Vadisi olarak bilinen Sunnyvale Kaliforniya’da, Yahoo Inc. kuruldu. İlk günlerde otoriteler Yahoo’nun amacını anlayamamış ve sektöre hiçbir faydasının dokunmayacağını iddia etmişlerdi. “iPod saçma bir cihaz” diyen de aynı bilişim otoriteleri değil miydi?

 

{pagebreak::Bir Fenomen Doğuyor}

BİR FENOMEN DOĞUYOR!

Otoriteler, tarihin en büyük hatalarından birini yaptıklarının farkına geç varacaklardı. 18 Şubat 1995’de, “yahoo.com” alan isminin patenti Jerry Yang ve ve David Filo tarafından alınacaktı. Yang ve Filo, İnternet’in yaygınlaşması ile yaptıkları hamlenin, milyar dolar değerinde olduğunun farkındaydı. İş dünyası onlara gülerken, bu iki dahi girişimci muazzam bir başarıya imza atmaya hazırlanıyorlardı.

 

Yahoo, İnternet’te adeta bombası etkisi yarattı. Rocket Mail, Yahoo Mail, Yahoo Messenger gibi servisler ardı ardına kuruldu. Yahoo’nu sahipleri, Classicgames.com sitesini satın alıp, adını Yahoogames.com olarak değiştirerek, popülerliklerini artırma yolunda bir adım daha attı.

{pagebreak::Kara Şubat}

KARA ŞUBAT

7 Şubat 2000’de, Amerikalı şirket artık zirvenin tartışılmaz ismi olurken, arama motoruna olağandışı bir saldırı gerçekleştirdi. Yahoo.com, 24 saatten fazla kullanılmaz hale geldi ve doğal olarak bu, borsa değerlerine de yansıdı.

 

Aynı yıl içerisinde, eBay ve Yahoo arasında, bilişim sektörünün göreceği en büyük birleşmenin gerçekleşeceği haberleri gündeme geldi. Prensip anlaşması yapılmış, işin resmiyete dökülmesi artık imzaların atılmasına kalmıştı. Bununla birlikte Jerry Yang ve David Filo, son anda bu birleşmeden vazgeçti. Köprüler atılmamıştı, birleşme olmasa da, eBay ve Yahoo, 2006’da pazarlama ve reklam alanında ortak hareket etmeye karar verdi.

{pagebreak::Google’ın Yükselişi}

GOOGLE’IN YÜKSELİŞİ

4 Eylül 1998’de Eric E.Schmidt, Sergey M.Brin ve Lawrence E.Page, Yahoo’nun başarısından ilham alarak, Google arama motorunu yarattı. Google’ın, dünyaya lanse ettiği ilginç bir hedefi vardı: Bilgiyi evrenselleştirip, kolay erişebilir hale getirmek ve gezegenin dört bir yanındaki insanlarla paylaşmak. Şirketin, bir de resmi olmayan sloganı mevcuttu; “Kötü Olmayın!”

 

Google’ın kuruluşunda, Sun-Microsystems yöneticilerinden Andy Becholsteim’in önemli bir rolü olmuştu: 100.000 dolarlık katkı. 1999 yılının ilk günlerinde Eric Page ve M.Brin, bu parayı değerlendirip, Google hizmetlerini zenginleştirdi. O sıralarda sadece öğrenci olan Page ve Brin’in amacı geleceklerini kurtarıp, öğrenim yaşamlarına devam etmekten başka bir şey değildi.

{pagebreak::Bilişim Tarihinin En Büyük Hatası}

BİLİŞİM TARİHİNİN EN BÜYÜK HATASI

Page ve Brin, altyapıyı kurmuşlar ve Google’ı kârlı hale getirecek tüm adımları atmışlar… Heyecanla, Excite’ın CEO’su  George Bell’i ziyaret ettiler ve Google’ı, 1 milyon dolar karşılığında satmayı teklif ettiler. George Bell ise, teklifi gülünç bulup, iki öğrenciyi utandıracak biçimde davrandı. Hatasının farkına vardığında çok geçti çünkü Google, milyar dolarlık şirket konumuna gelmiş ve kurucularını, hisse satışlarından “dolar milyarderleri” yapmıştı.

 

{pagebreak::Kötü olmayın!}

KÖTÜ OLMAYIN, BİZ SİZİN YERİNİZE OLURUZ!

Takvimler artık 2005 senesini işaret ediyordu. Google, çağa Yahoo’dan çok daha hızlı uyum sağlıyor, Google Earth, Gmail, Google News, Google Maps gibi servislerle gücüne güç katıyordu. Yahoo, ilk olmanın rehavetiyle gerilemeye başlamış ve biraz hantal bir yönetim anlayışına sahip olmuştu.

 

1999 yılında Google’ın resmi olmayan sloganı “Kötü Olmayın” idi. Bununla birlikte işler değişmişti, Google uluslararası bir şirket konumuna dönüşmüş ve kullanıcılara ait, binlerce terabytelık bilgiyi elinde tutuyordu. 2007’de YouTube’u satın alan Google, basının hedefi haline geldi. Bir eleştirmen, “Bilişim sektörünün en büyük kötüsü Google’dır. Bilgilerimizi elinde tutmakla kalmıyor ve bunları, iznimiz olmadan reklam şirketlerine dağıtıyor.” iddiasında bulundu.

{pagebreak::11 Eylül}

11 EYLÜL

Google tepe yönetimi de, “11 Eylül sonrası Vatandaşlık Kanunu gereğince, Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti’nin talebi üzerine, gereken her bilgiyi vermek zorunda olduklarını” duyurdu. Terörden haklı olarak korkmasıyla tanınan Amerikalılar, bu duruma fazla tepki vermese de, dünyanın dört bir yanı için aynı şey geçerli değildi.

Google, 2010 yılında Çin’in sansürü ile yüzleşmek zorunda kaldı. Çin, İnternet siteleri için adeta bir yasaklar diyarıydı ve olur olmadık taleplerde bulunmakta sakınca görmüyordu. İnsan hakları örgütü mensuplarının Gmail hesapları kırılınca, Google patladı.

Birkaç ay süren soğuk savaştan sonra Çin, Google ve YouTube’u defterden sildi ve erişimi engelledi. Her şeye rağmen, Google, Yahoo’yu fersah fersah geride bıraktı ve 2010 yılında, yüzde 85’lik paya sahip oldu. Yahoo’nun artık tek bir şansı vardı; daha önce, kendisine yönelik alım teklifinde bulunan Microsoft ile işbirliği yapmak.

{pagebreak::Bing ve Yahoo İşbirliği}

BING VE YAHOO İŞBİRLİĞİ

Microsoft, gittikçe lezzet kazanan arama motoru pastasından, kendisine koca bir dilim istiyordu. Ne var ki o dilimler, Google tarafından, “obez olurcasına” yutulmuştu.  1 Haziran 2009’da “Bing” adı verilen arama motoru geliştirildi. Lakin aradan bir ay geçmeden Microsoft gerçeği gördü; mevcut durumda, Google ile mücadele etmek mümkün değildi.

 

Yahoo da, geri adım atmış ve Microsoft ile anlaşmaya sıcak bakar olmuştu. 20 Temmuz 2009’da, Bing ve Yahoo beraber hareket etme kararı aldı ve Bing, “Yahoo Power” motoruyla güçlendi. Anlaşma için “Dar alanda kısa paslaşmalar yapıp, Google sahasına girme” stratejisi denilebilirdi.

{pagebreak::Günümüz}

GÜNÜMÜZ

Google, “Great Firewall Of China”, yani bilişim dünyasının Çin Seddi’ne rağmen, dünyadaki açık ara liderliğini sürdürüyor. Cep telefonları, işletim sistemleri ve akıllı telefonları işgal eden Android işletim sistemiyle, daha da büyümek niyetinde. Microsoft -Yahoo ikilisi de boş durmuyor ve taht için gereken her şeyi yapacakları kesin. Geleceğin, bize ne sunacağı ise merak konusu.

 

:: Sizce Google’ın başarısının sırrı nedir?

Galeri: BMW’nin 6 Bombası, Paris’te Patladı!

BMW… Lüks otomobil sektörünün Mercedes ve Audi ile birlikte en çok satılan markası. Bu başarıyı, modellerinin muhteşem yol tutuşuna, harika işçiliğe ve olağandışı tasarımlarına borçlu. Ne var ki Alman üretici, en popüler otomobillerinden M6’nın üretiminin durdurulduğunu açıklayıp, otomobilseverleri fazlasıyla üzmüştü.

 

Lakin tüm bunların BMW’nin zekice bir pazarlama hamlesi olduğu ortaya çıktı. BMW, M6 ve diğer 6 serisi otomobillerinin, 2012 yılında, zümrüdü anka kuşu gibi küllerinden doğacağını duyurmakla kalmadı, Paris Otomobil Fuarı’nda, sanat eseri kara roketlerini açığa çıkardı. Teknik veriler, donanım özellikleri ve fiyat ise henüz belli değil. Bununla birlikte üç öğenin de Olimpos dağında dolaşacağına emin olabiliriz. Yani arka bahçesinizde derin bir petrol kuyusu yoksa, araba kılığına girmiş UFO’ya ulaşmanız epey zor.

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

 

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

 

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

1

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

 

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

 

{pagebreak::BMW 6 Serisi}

 

:: Sizce BMW, Mercedes, Audi rekabetinde kim önde?

Haftanın Yazılımı: Gimp

Gimp, dünyanın en çok tercih edilen grafik araçları arasında ve bu başarıyı, sonuna kadar hak ediyor. Tuval düzenleme, görselleri şeffaf hale getirme, onlarca efekt ekleme, boyut ayarlama, traşlama, kırpma, kırmızı göz sorununu ortadan kaldırma, biçim dönüştürme gibi bir çok becerisi bulunan araç, pek çok bilişim dergisi ve otorite tarafından “En iyi ücretsiz Photoshop Alternatifi” seçildi ve kanımızca, bu seçim, fazlasıyla yerinde.

 

Elbette Gimp’in, 1500 dolarlık bir bilişim fenomeninin, sunduklarının hepsini sunması beklenemez ve bunu ummak, biraz hayalperestlik olur. Bununla birlikte, çoğu ücretli grafik programına taş çıkartacak yetenekleri, ev kullanıcıları için fazlasıyla yeterli. Windows XP, Vista ve 7 ile uyumlu yazılımı indirmek için, bağlantıya tıklayabilirsiniz.

:: Hangi grafik düzenleme aracını, neden tercih ediyorsunuz?

Vodafone’dan Esnaflara Özel Tarife

Vodafone, daha önce KOBİ’lerin hizmetine sunduğu tarifeleri şimdi de esnafa sunuyor. Firmanın “Hesaplı Esnaf Tarifesi” ve “Bereketli Esnaf Tarifesi” adını verdiği bu yeni hizmetlere geçenler, özel bir haber servisine saihp olacak.(Vodafone Çiftçi Kulübü Eğitim Tırı Yollarda)

 

 

Özel İndirimler

Ayrıca, bu tarifelerdeki kullanıcılar KOBİ’lerin faydalanabildiği İş Ortaklarım Programı‘na 28 firmadan yüzde 60’a varan indirimlere sahip olacak. 

Ücretsiz haber alma hizmetinde ise esnaflar, banka kredileri, fiz indirimleri ve vergi düzenlemeleri hakkında bilgileri otomatik olarak SMS ile ulaşabilecek.

:: Vodafone’un bu yeni tarifesinden faydalanacak mısınız?

Acemi Bilgisayar Kullanıcılarına Tavsiyeler

Hepimiz öyle ya da böyle bilgisayar dünyasının içerisinde yer alıyoruz. Kimimiz bilgisayar teknolojilerini işi haline getirmişken, kimilerimiz ise gündelik işlerini halledip kapatır ya da oyun oynayıp internette vakit geçiririz. Fakat ne olursa olsun belli başlı temel bilgileri bilinçaltımıza yerleştirmiş durumdayız.

 

Bu bilgileri bir yerlerden öğrenmeden, kendi deneyimlerimizden yararlanarak da keşfedebiliyoruz. Mevzu bahis ettiğimiz bilgiler son derece önemli, hayat kurtarıcı ya da olmazsa olmaz bilgiler değil, baştan söyleyelim. Bunlar sadece ufak detaylar fakat; işlerinizi oldukça kolaylaştırıyor.

 

 

Birçok kere bu bilgiler sayesinde başınızın ağrımasını engelleyeceğinize eminiz hatta. Bu bilgiler arasında işlerinizi kolaylaştıracak olandan tutun da, sorunlarınızı daha kolay giderebileceğiniz ipuçlarına kadar birçok önemli bilgiyi bulabilirsiniz.

{pagebreak::Kolay Kullanım Tecrübesi}

Kolay Kullanım Tecrübesi

İlk olarak en temelden başlayalım. Örneğin en sık yapılan hatalardan biri (ki özellikle bilgisayar kullanmaya yeni başlamış kullanıcılar yapar bunu); tarayıcıdaki bir bağlantıya çift tıklamak ya da tıklamaya çalışmak. Bu hareketin sebebi, bilgisayarınızın masaüstünde ya da dosyaları arasında gezinirken, farenin çift tıklama komutunu kullanıyor olmamız.

 


Bazı farelerde turuncu bir tuş bulunur ve bu tuşa bir kere basarak çift tıklama ile aynı işlevi alabilirsiniz

 

Bilgisayar teknolojilerine yeni başlayan bir birey, aynı mantığı tarayıcıya da uyguluyor ve çift tıklamanın ne kadar kendisini zora soktuğunu görüyor. Bu sebeple, size bu bilgiyi vermeden geçmeye razı olamadık. Eğer Windows işletim sistemleriyle ilgili bir sistemciyseniz ya da programlama konusunda çalışmalar yapıyorsanız, “” sembolüne sık sık ihtiyaç duyuyorsunuzdur. “” bu işaret, Windows dizinlerinde ve programlamada kullanılır.

 


/ ile sembollerinin birbirlerinden farklı işlevlere sahip olduğunu hatırlatmakta fayda var

 

Diğer taraftan internet sitelerinde ise “” kullanılmaz. Onun yerine bu işaretin tersi olan / işareti kullanılır. Her ne kadar programlama konusunda aşama kaydetseniz de, bu sembollerden birinin işlevi hangisiydi, diğerininki hangisiydi kolayca unutabilirsiniz.

Dolayısıyla biz buradan bir kez daha hatırlatmış olalım. Windows dizinleri veya programlamacılıkta kullandığımız sembol iken, internet adreslerinde “/” sembolü kullanılır (Örneğin; http://www.shiftdelete.net/).

{pagebreak::Bir Hatayla Uğraşmak}

Bir Hatayla Uğraşmak

Şimdi de herhangi bir sorunla karşılaştığınız zaman, işin içinden nasıl daha kolay çıkabileceğinizden bahsedelim. Önemli hatalar için elbette bir uzmana başvurmakta fayda var. Fakat karşılaştığınız sorunun çözümü basit ise ve siz bunu kendi başınıza halledebilecekken, boş yere de uzmanlara başvurmaya gerek yok.

 


Karşılaştığınız hata mesajlarına önem gösterin. Sonuçta sizi kurtaracak olan bu mesajlardır

 

Yapmanız gereken en önemli şey, hatayla karşılaştığınız anda eğer varsa, hata raporunu kaydetmek. Diğer bir deyişle bilgisayarın size ne tür bir hata verdiğini bir kağıda ya da bilgisayar üzerinden bir metin belgesine kaydedin. Akabinde bu hata raporunu veya kodunu internette aratın. Çözümleri var mı ona bakın. Çözüm varsa, uygulamaya başlayın. Hiç beklemediğiniz bi şekilde belki de sorununuzu gidermiş olacaksınız.

{pagebreak::Veri Kurtarma}

Veri Kurtarma

Önemli bir dosyayı yanlışlıkla ya da başka sebeplerden bilgisayarınızdan sildikten sonra, o dosyaya ihtiyaç duyarsanız sakın telaşa kapılmayın. Zira siz, o dosyayı silerek dosyayı bilgisayardan tamamen kaldırmış olmuyorsunuz. Delete ya da çöp kutusunu boşaltma yöntemiyle birlikte verileriniz olduğu yerde kalıyor. Sadece o bilgiye giden index’ler değiştiriliyor ve dosyaya ulaşım sağlanamamış oluyor.

 

Dosya ise halen daha bit’ler halinde sabit diskteki yerini koruyor. Eğer iyi bir veri kurtarma yazılımınız varsa, herhangi bir dosyayı saniyeler içerisinde yeniden kullanabilir hale getirebilirsiniz.

 


Veri kurtarma yazılımlarının ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu
deneyimlemeden anlayamazsınız

 

Veri kurtarma yazılımı birçok zaman hayatınızı kurtaracaktır. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, kurtarmak istediğiniz veriyi sildikten sonra bilgisayarda olaildiğince az değişiklik yapın. Hatta mümkünse hiç yapmayın. Zira, en küçük bi değişiklik, kurtarmak istediğiniz verinin index’lenmesinde sorun çıkabiliyor.

{pagebreak::Yancı Yazılımlara Dikkat}

Yancı Yazılımlara Dikkat

Bilgisayarımıza bir program yüklerken, kurulm esnasında çeşitli aşamalardan geçmek durumunda kalıyoruz. Genelde ekranda ne yazdığına hiç bakmadan “Next” tuşuna basılır. Fakat siz öyle yapmayın. Dikkat edin, kurulumun bir adımında size, sistemden kaldırılması oldukça güç olan ve amacı o yazılımı satın almanızı sağlamak olan bir reklam yazılımı yükletebilir.

 


Sinsice kendini sisteme yükleyen ve genellikle tarayıcıların
adres satırı altına konumlanan bu yancılara izin vermeyin

 

Genelde araç çubuğu olarak yüklenen bu yancı programlar için, “Ne zaman yükledim bunu yahu?” sorusunu kendinize sorup, sistemden kaldırmaya çalışırken “Keşke o yazılımı kurarken daha dikkatli olsaydım” diyebilirsiniz. Zira “Bu yan programı yüklemeyi kabul ediyor musunuz?” sorusunun altında, yazılımın sistemden zor kaldırıldığını, satın almanız için çeşitli reklam yöntemlerine başvuracaklarını belirtiyorlar ve onu kabul ettiğinizi belirten işaret, varsayılan olarak seçili oluyor. Haliyle haksızlığa uğradığınızı da ima edemiyorsunuz.

{pagebreak::Yönetici Hesabı Rahatlığı}

Yönetici Hesabı Rahatlığı

Özellikle XP’nin yaygın olduğu dönemlerde bilgisayar kullanıcıları, genelde yönetici (adminstrator) hesabıyla sisteme giriş yapar ve bu şekilde kullanırdı. Bunun kendileri için önemli bir avantaj olduğunu düşünürdü.

 

Uygulama yüklerken veya geliştirme aşamasındayken bu yöntemin avantajlarından yararlanılırdı elbette, fakat unutmamanız gerekir ki yönetici hesabıyla giriş yapmanız demek, sisteminizin internet ya da başka ortamlardan gelecek olan saldırılara daha da fazla açık olması demektir. Dolayısıyla durduk yere yönetici hesabıyla giriş yapmanıza çok da gerek yok.

 


Yönetici hesabı kimi zaman sisteminizi saldırıya açık halde bırakabilir

 

Son olarak size söyleyebileceğimiz ufak ama önemli bir detay da, eski ve artık kullanmadığınız yazılımları sistemden kaldırmanız. Kullanmadığınız bu yazılımlar sisteminizi gereksiz yere şişirecek ve bir yerden sonra sisteminizin çalışmasına bir hayli olumsuz etki edecek.

:: Bilgisayar dünyasına yeni yeni ısınan kullanıcılara verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?