Facebook’a İçeriden Müdahale Edin!

Geçtiğimiz dönemde yeni hizmetlerini birbiri ardına sıralayan Facebook, bu servislere herkesten önce erişmek isteyen kullanıcılara bir güzellik yaparak Prototipler‘i duyurdu. “Facebook mühendisleri tarafından geliştirilen ürün deneyleri” olarak tanımlanan Prototipler, kullanıcılara yeni uygulama ve özellikleri “Facebook’un içine sızarak” deneme ve geliştiricilere doğrudan geri bildirimde bulunma imkanı tanıyor.

Uygulama Rehberi‘nde yer alan uygulamalardan Prototip işaretli olanlar süzerek, hemen testlere ve geri bildirimlere başlayıp, Facebook’ta hangi özelliklerin ve uygulamaların yer alacağına karar vermede etkin rol oynayabilirsiniz.

:: Facebook Prototipleri’ni kullanmayı düşünüyor musunuz?

Bilgi İçin : Facebook Blog

Windows 7 Satışa Çıktı

Hepimizin dört gözle beklediği Windows 7 işletim sistemi için online satış mağazası Hepsiburada.com üzerinden ön sipariş alımına başlandı. Hepsiburada 31 Ekim 2009 tarihinden itibaren ürünleri ön sipariş veren kullanıcılarına göndermeye başlayacak. Şimdilik Windows 7 işletim sisteminin dört farklı sürümü ön siparişe sunuldu.

Ürünlerin fiyatları Windows 7 Professional TR için 415.10 TL, Windows 7 Ultimate TR için 439.73 TL, Windows 7 Home Premium için 255.05 TL ve Windows 7 Home Basic TR için 216.34 TL olarak belirlenmiş. Hepsiburada’nın Windows 7 ön sipariş sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

:: Windows 7 işletim sisteminin fiyatları sizce nasıl?

Yeni Duvar Kağıtları

Görselliğin her alanda karşımıza çıktığı şu günlerde, sürekli bilgisayar başında çalışan kullanıcıların gündelik rutin içinde ele alabilecekleri güzel bir değişiklik olan duvar kağıtları, çalışma alanlarının tazelenmesi anlamına geliyor. Saatlerce karşısında oturduğumuz ekranda daha renkli ve canlı sahneler görmek istiyorsanız sizin için derlediğimiz duvar kağıtlarını indirerek kullanabilirsiniz.


Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

:: En beğendiğiniz duvar kağıdını bizimle paylaşın.

Bilgisayar Virüsleri Nasıl Çalışır?

Birçoğumuzun sisteminde antivirüs yazılımı mevcuttu. Eğer yoksa da bir an önce edinmeye çalışın zira internet ortamı ne kadar zengin içeriğe ve bilgiye dayalı olsa da, kötü niyetli insanlar da bu ortamın içerisinde yer alıyorlar. Bu kötü niyetli insanların amaçları sizin sisteminizde yer alan çeşitli bilgileri ele geçirmek olabileceği gibi, sadece zarar vermek de olabilir.

Zararlı yazılım deyince ne anlıyorsunuz? Virüs ile birlikte, worm denilen ve Türkçe’ye de solucan olarak çevrilen kod parçacıkları zararlı yazılımların arasına giriyor. Bu ikisi arasındaki fark nedir? Seneler içerisindeki gelişimleri ne şekilde olmuştur? Okuduğunuz makalede bu soruları cevaplayarak, kullanıcıların virüs ve zararlı yazılım mantığını iyice kavramasını amaçladık.

{pagebreak::Virüs Mantığı}

Virüs Mantığı

İlk ev kullanıcıları için bilgisayarlar piyasada yaygınlaştığından beri virüsler de yaygınlaşmaya başladı. Yani tarihleri bilgisayarlar kadar eski denilebilir. Virüs adını da buradan alıyor zaten. Virüsler, bir metabolizmaya bulaştıktan sonra o metabolizmadan başka metabolizmaya geçen (veya kopyalayan) ve bu şekilde yayılan bir yapıdır. Bilgisayar virüsleri de tam olarak bu işlevde olduklarından dolayı virüs adını almışlardır.

Hızla artan tehditleri karşısında sistem uzmanları bu virüsleri sistemden uzaklaştıran ve koruyan çeşitli yazılımlar geliştirmeye başladı. Bunlara da antivirüs adı verildi. Bugünlerde bilgisayar kullanıcılarının büyük bir bölümü virüsleri internet üzerinden kapmaktadır. Flash belleklerden yayılan virüsler de üst düzeyde yaygın olmasına karşın etkisiz olmalarından dolayı kolayca bertaraf edilebiliyorlar.

Bir internet sitesine girdiğinizde, sitenin kodları arasında yer alan bir kod parçacığı, virüsü aktif hale getirip sizden habersiz bir şekilde o virüsü sisteminize yükleyebiliyor. Bir diğer yaygın yol da, kod parçacığının, tarayıcınızdaki açıklardan faydalanarak kayıtlı şifrelerinizi almasıdır. Her ikisi de son derece tehlikeli olmasına karşın, antivirüs yazılımları bu tür tehditleri anında tespit edip gerekeni yapıyorlar ve sisteminizi beladan uzak tutuyorlar.

{pagebreak::Enfeksiyonun Taşınımı}

Enfeksiyonun Taşınımı

Tıpta bir deyim vardır; “Mikroplar zıplayamaz“. Örneğin laboratuarda bulunan bir cam tüp içerisindeki bakteriler, zıplayarak tüpten dışarı çıkamazlar. Grip virüsü gibi insanlara etki eden virüsler de aynı şekilde kafalarına göre zıplayıp, dolaşamıyor. Bu tür virüslerin yayılması için hijyen bakımından zayıf bir ortam olması gerekiyor. Buna enfeksiyon taşınımı deniyor. Yani; bir virüs kafasına göre hareket edemez, yayılması için uygun ortamların oluşması gerekiyor.

Benzer şekilde bilgisayar virüsleri de bir sistemden başka sisteme kendi kafalarına göre hareket edemezler. Bu işlem için uygun ortam oluşması gerekiyor. Virüsün yayılması için şartları uygun hale getiren etken de kötü niyetli kullanıcının ta kendisi oluyor. Yani dijital ortamda bir virüsün yayılabilmesi ancak ve ancak bir başka insanın yönlendirmesiyle mümkün olur.

{pagebreak::Virüslerin Tarihi}

Virüslerin Tarihi

Günümüzde, antivirüs yazılımları sık sık sistemin belleğini (RAM’ini) kontrol ederek, olmaması gereken bir kod parçasının orada olup olmadığını araştırır ve bulursa yok eder. Eskiden ise işler bu şekilde yürümüyordu. Dolayısıyla virüsler ufak kod parçaları sayesinde kendilerine bellekte yer bulabiliyorlardı.

Kalıcı virüsler gibi, bir de kalıcı olmayan virüsler vardır. Bunlar kendilerini çalıştırılabilir uygulamalara saklayarak, o uygulamaların çalıştırılmasını beklemektedirler. Kullanıcı, bu virüslü uygulamalardan birini çalıştırdığında virüsün içerisinde bulunan ve hedef bulucu olarak adlandırılan virüs sistemi, uygulamadan önce çalışmaya başlar ve kendisine bir başka çalıştırılabilir uygulama aramaya başlar. Burada çalıştırılabilir uygulamadan kasıt, .exe uzantılı dosyalardır.

{pagebreak::1980ler}

1980ler

İlk modern virüsler bilgisayarları vurduğunda takvim yaprakları 1980 yılını gösteriyordu. Enfeksiyon, floppy disketleri aracılığıyla gerçekleşiyordu. Sistemin açılmasını sağlayan sektöre etki eden virüsler, ilk modern virüslere örnek olarak verilebilir. Tanınan ilk virüslerden biri de Elk Cloner Virüsü’dür. 1981 senesinde 15 yaşındaki Rich Skrenta tarafından yazılmış olan virüs, yazıldığı platform olan Apple II sistem disketlerindeki, açılış sektöründe kendine yer edinip saklanıyordu.


Elk Cloner Virüsü’nün çalışma mantığı.

Sistem, virüslü disket aracılığıya yeniden başlatıldığında virüs, işletim sisteminin bir parçası gibi davranıyordu ve o da kendini çalıştırıyordu. Her 50’de 1 açılışta, Elk Cloner ekranda küçük bir şiir yazdırıyordu. Elk Cloner’ın görevi buydu. Sistemi o disketten başlatan bir başka kullanıcı da, virüsü kendi sistemine bulaştırmış oluyordu.

{pagebreak::1990lar}

1990lar

1990lı yılların başında, Microsoft Office yazılımı popülerliğe kavuşmaya başladıktan sonra virüs programcıları hedef tahtalarının ortasına Office yazılım paketini koydu. Office’i hedef alan virüsler de kalıcı olmayan virüsler kategorisine giriyordu. Office, bir doküman açtığınız zaman Word Basic‘te yazılmış makroları doküman içerisine ekleyebilmenize olanak sağlıyordu. Eğer bu makrolar kötü niyetli programcılar tarafından yazılmış iseler, o zaman başınız dertte demek oluyordu.

Concept Virüsü‘nün 1995 yılında çalışmasını sağlayan da buydu. Bu virüs, zamanının en yaygın virüslerinin başında geliyordu. Kendisi Word için yazılmış makro virüs idi. Sosyal iletişim, virüslerin yayılmasında her zaman en iyi dağıtıcı olmuştur. Concept’in de yayılması bu şekilde oldu. Herkes bu ücretsiz makroyu edinmek istedi ve virüs giderek yayılmış oldu.

{pagebreak::2000ler}

2000ler

1999 yılına geldiğimizde ise bilişim tarihinin en bilinen virüslerinden birine rastlıyoruz. Melissa virüsünden söz ediyoruz. Makro dil ile hazırlanmış bir başka virüs olan Melissa, toplu mailleşme yoluyla yayılmıştır ve internet mail sistemlerini bir süre geçersiz kılmıştır. İşin ilginç yanı ise, Melissa virüsüne aslında bir virüs bile denilemez. Virüs olarak kodlandığı doğru, fakat hiçbir zaman zarar verme amacı içermiyordu. Makro dil ile yazılan bu virüs, mail sunucularının aşırı yüklenme yaşamasına ve planlanmayan sorunların doğmasına yol açmıştır.


İşte karşınızda Melissa Virüsü.

Gerekli önlem alınmadığı için de makroyu çalıştıran herkeste aynı sorun görülmüştür. Gerçek virüsler, tek bir sistemdeki dosyalara bulaşırken, Melissa, herhangi bir insan müdahalesi bulunmadan kendini bir başka bilgisayara kopyalayabiliyordu. Aynı teknikle birlikte 2000li yılların başında I Love You virüsü yayılmaya başlamıştı. Bu virüsün özelliği, en popüler virüslerden biri olmasıdır ve yayıldığı sistemlerde değişiklikler yapmasıyla tanınır.

Hedef bulucu, programcısının kendisinde tanımladığı çeşitli teknikleri kullanarak kendisine, yayılacak yeni bir sistem aramaya başlar. Örneğin Outlook Express‘inizde kayıtlı elektronik posta adreslerine ulaşan virüs, bu adreslere otomatik posta yollatarak yayılabilir. Melissa da tam olarak bunu yapıyordu. Bazı hedef bulucular ise, kendilerine rastgele bir IP aralığı tanımlayarak, yine rastgele olarak bu aralıktaki IP’lere sızmayı deniyordu. Eğer ağ içerisinde o IP’de bir istemci bulunuyorsa, geçmiş olsun dileklerini kabul etmeye hazır demekti.

{pagebreak::Solucan Virüs Farkı}

Solucan Virüs Farkı

Bir solucan, yeni bir bilgisayara bulaştı mı, hedefine doğru ilerlemeye başlar. Bunu sağlayan ise yine programcısının yazdığı kodlardır. Bu tür solucanlar son derece zararlıdır. Örneğin kredi kartı detaylarını çalmak için bu tür solucanlar kullanılır. 2004 senesindeki Witty solucanı da oldukça yıkıcı bir etkiye sahipti. Bulaştığı bilgisayarın sabit diskindeki çeşitli bölümleri silen Witty de, unutulmayan zararlı yazılımlar arasındaki yerini aldı.

Virüs yazarlarının aksine, solucan yazarlarının işi daha kolaydı. 1990ların başında üretilen yeni modüller aracılığıyla, güncellemeler üzerinden etkili olan solucanlar oldukça baş ağrıttı. Sonra da botnet solucanı doğdu.

{pagebreak::Antivirüs’ünüzü Test Edin}

Antivirüs’ünüzü Test Edin

Yeni bir antivirüs yazılımı kurduğunuzda, veya mevcut olanı güncellediğinizde o yazılımı test etmeniz gerekir. Bu şekilde düzgün çalışıp çalışmadığını anlayabilirsiniz ancak. Fakat kasten de sisteminize virüs bulaştırmak pek tavsiye edilen bir yöntem değil. Neyse ki sisteminizdeki antivirüsü test etmenin daha basit yollara başvurabiliyoruz. Antivirüs yazılımlarını test etmek için çeşitli sahte virüsler mevcut.

EICAR virüsü tamamen iyi niyetle yazılmış, herhangi bir zararı bulunmayan ve amacı sadece antivirüs yazılımınızı test etmek olan bir kod parçası. Virüs sisteme bulaştığında antivirüs yazılımının davranışına göre testi gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Antivirüs yazılımınız başarılıysa bu tehdidi silmeyi teklif ediyor. EICAR, Avrupa Bilgisayar ve Antivirüs Araştırmaları Enstitüsü‘nün baş harflerinden oluşmaktadır. Orijinal adı: “European Institute for Computer Antivirus Research“.

Virüsün tek yaptığı boş bir metin belgesi açmak. Onun virüs olmasını sağlayan etken ise, içerisinde barındırdığı ve onun virüs olmasını sağlayan kod parçası. Antivirüs yazılımlarının veritabanlarında bulunan bu kod parçacığı, tespit edildiği anda antivirüs yazılımının kullanıcıyı uyarmasını sağlıyor. O kod parçacığı ise şu şekilde;

 

EICAR adlı zararsız test virüsünü buradan indirebilirsiniz.

Mobil Cihazınıza Özel 20 Yeni Duvar Kağıdı

Dokunmatik ekrana OS9 çekirdeğini taşıyan 5.Sürüm ile merhaba diyen Symbian, geniş ekranın hakkını da her alanda sonuna kadar vermekten de geri durmuyor.

Nokia 5800XM, N97 ve 5530’un yanı sıra Samsung i8910HD ile de kullanabileceğiniz duvar kâğıtları, telefonunuza son derece şık bir görünüm katacak. İşte 360×480 piksel çözünürlüğe sahip, telefonunuzun ekran büyüklüğüne tam oturan resimler.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

{pagebreak::12}

{pagebreak::13}

{pagebreak::14}

{pagebreak::15}

{pagebreak::16}

{pagebreak::17}

{pagebreak::18}

{pagebreak::19}

{pagebreak::20}

 

:: En beğendiğiniz duvar kâğıdını SDN forumlarında diğer üyelerle paylaşın.

Pro Evolution Soccer 2010 Demo Yarın!

Merakla beklenen Pro Evolution Soccer 2010‘un demosunun yayın tarihi açıklandı. Bugün onaylanan tarihe göre 17 Eylül’de oyunun demosu yayınlanacak. Yapımda yer alacak kulüp takımları Liverpool ve Barcelona olacak. Milli takımlar arasında ise Almanya, İtalya, Fransa, İspanya bulunuyor.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11422/t_pes2010_gc09_features.flv#

Demonun yayınlanacağı platformlar ise PC, Xbox360 ve PlayStation 3 olarak belirlendi. Yarına kadar ayrıntılı bilgi Konami’nin resmi sayfasında yayınlanacak. Tam sürüm ise 22 Ekim’de raflarda olacak.

:: PES 2010 demoyu indirecek misiniz?

 

Samsung N510 Geliyor

Samsung ailesinin yeni üyesi N510, 11.6 inçlik ekranıyla göz dolduruyor. Ürünün ekranı maksimum 1366 x 768 piksel çözünürlüğü vaat ediyor. Ürün içersinde işlemci olarak Intel Atom N270 (1.6 GHz) veya N280 (1.66 GHz) kullanılacak. Bu işlemci Nvidia’nın ION platformu üzerinde çalışacak. Bu yüzden N510’nun grafik yongası GeForce 9400.

Samsung’un yeni Netbook’u da tipik Netbook’lar gibi 1 GB DDR2 bellek ve 160 ila 250 GB arası sabit disk seçeneğiyle birlikte geliyor. Ürünün üzerinde LAN, WLAN, Bluetooth, USB, VGA, Webcam ve kart okuyucu bağlantıları yer alıyor. Samsung bu modelinde 6 hücreli batarya kullanılmış. Bu bataryanın gücü 5,200 mAh ve ortalama tüketimde 7 saata yakın Netbook’u ayakta tutabiliyor. ağırlığındaki bu Netbook 289 x 199.5 x 26.5 mm boyutlarında. Windows XP işletim sistemiyle gelecek ürünün Avrupa satış fiyatı 499 ila 599 euro arasında olacak. Ürünün önümüzdeki aydan itibaren piyasada olacağı söyleniyor.

:: Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Dünyanın En Ucuz 3D Tarayıcısı

Z Corporation adlı bir firma dünyanın en ucuzu olduğunu iddia ettiği yeni bir 3D tarayıcıyı piyasaya sürdü. ZScanner 600 adlı bu cihaz dünyanın en ucuzu olabilir belki ama yine de fiyatı birçoğumuz için hala oldukça pahalı gelecektir. ZScanner’ın  piyasaya çıkış fiyatı sadece ve sadece 28.900 dolarcık(!)

Nesneleri üç boyutlu olarak tarayarak elde ettiği veriyi bilgisayara aktarmaya yarayan bu aletlerin fiyatları genelde 100.000$ civarında değişiyor. ZScanner’ın en güzel özelliklerinden biri alanların tek tek görüntüsünü çekip aktarmak yerine bir adet devamlı görüntüyle veriyi elde edebilmesi.

Beraberinde 3D CAD yazılım paketi ile birlikte gelen ZScanner yurt dışında piyasya çıktı.

:: ZScanner’ın fiyatı sizce ucuz mu?

Bu Servise Üye Olan Aşkta Kazanıyor

Mobil içerik, sosyal ağlar, bilgi servisleri ve strateji oyunları kategorilerindeki katma değerli servisler alanının iddialı ismi CETECH, katma değerli servisler alanında bir ‘ilk’e imza atarak aşkta kazanmak isteyen beylere ipuçları veriyor. Erkekler İçin İlişki Rehberi, yazar Dusty White tarafından kaleme alınan dünyaca ünlü “The Easiest Way To Meet And Pick Up Girls” adlı kitaptan kullanıcıların cep telefonlarına ilişki kurmanın inceliklerinin ve kolay yollarının günlük olarak gönderildiği bir servis niteliği taşıyor.

 

Abonelik gerçekleştikten sonra ise kullanıcıların cep telefonlarına her gün ilişki kurmanın yolları SMS olarak gönderiliyor.

 

The Easiest Way To Meet And Pick Up Girls (Kızlarla Tanışmanın ve Onları Elde Etmenin En Kolay Yolları)” adlı kitap 21 ülkede 14 dile çevrildi ve yayınlandığı ülkelerde kendi kategorisinde listelerin ilk sırasında yer aldı. Kitap ayrıca, The New York Time Advice, How to Miscellaneous Best Seller Listesi’nde 14 hafta, www.amazon.com’da Health, Body, Mind Relationships kategorisinde de tam 56 hafta birinci sırada kalarak büyük bir başarıya imza attı. A.B.D’de SMS formatına çevrilen ve perfectmatch.com adlı servis ile at&t ve T-Mobile abonesi 2.650.000 kişiye ulaşan bu kitaptaki ipuçları, Erkekler İçin İlişki Rehberi Servisi ile cebe geliyor.

Kadınlarla her yerde iletişim kurabilirsiniz. Tanrı onlarla tanışmanız için kafeleri, barları, kulüpleri, partileri, düğünleri ve interneti yarattı,” gibi ipuçları sunan Erkekler İçin İlişki Rehberi servisine abone olmak isteyen kullanıcıların www.iliskirehberi.net adresine girerek cep telefonu numaralarını yazmaları yeterli oluyor.

:: Böyle bir servise ihtiyaç var mı?

Sürdürülebilirlik Endeksinde Lider SAP

SAP, şirketlerin sürdürülebilirlik performansları konusunda en önemli referans kaynağı olan Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nin 2009 yılı raporunda, yazılım sektörü kategorisinde 34 şirket arasında bir numaralı firma olarak tanımlandı. Yapılan bu değerlendirme sonucunda SAP, bu alanda üç sene üst üste lider gösterilen yazılım şirketi unvanına sahip oldu.

Toplam 20 kategorinin analiz edildiği Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde SAP, 2008 yılı sonuçları ile karşılaştırıldığında, operasyonel eko-verimlilik, marka yönetimi, insan kaynağını geliştirme, kurumsal vatandaşlık gibi kriterleri içine alan 12 ayrı başlıkta başarılı olarak tanımlandı. SAP ayrıca, çevre raporlama konusunda 100 üzerinden 100 reyting puanı alma başarısını gösterdi.

 

SAP, dünyanın dört bir tarafındaki en iyi sürdürülebilirlik performansına sahip şirketlerin bulunduğu “Global 100” adı verilen listede gösterilirken, şeffaflığa ve yolsuzluğa karşı yürüttüğü politikalar sonucunda “Global Challenges Index”inde de üst sıralarda yer alıyor.

 

SAP, hem kurum içi operasyonlarını yönetirken, hem de müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan çözümler sunarken ana strateji olarak, sürdürülebilir iş uygulamalarını temel alıyor. Sürdürülebilir yönetimin bir parçası olarak SAP, karbon ayak izini 2020 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltmayı amaçlıyor. SAP bunun yanı sıra, iş ortakları ile birlikte enerji verimliliği, kaynak dağıtımı, karbon ölçümü ve yönetimini içine alan çeşitli sürdürülebilir çözümleri aktif olarak araştırıyor ve geliştiriyor.

Global ve bölgesel olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketler, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde, ekonomik performansları, sosyal ve çevre politikaları göz önüne alınarak değerlendiriliyor. Ayrıca bu şirketlerin kurumsal yönetişim, risk yönetimi, markalaşma, iklim değişikliği, tedarik zinciri standartları ve iş gücü politikaları da detaylı olarak inceleniyor.

:: SAP’nin yazılım sektörünün önemli oyunculardan biri olduğunu biliyor muydunuz?

Dizüstünde DX11 Planları

AMD dizüstü grafik yongalarını üç ana grupta kullanıcıların beğenisine sunacak. Bu gruplar Mobil Radeon HD 5700 serisi, Mobil Radeon HD 5600 serisi ve Mobil Radeon HD 5400 serisi. Bu ürünlerin çıkacağı kesinleşse de resmi gönderim tarihleri ve fiyatları henüz belli değil. Sanıyoruz bu grafik yongalarını görmek için önümüzdeki yılın ortalarına kadar bekleyeceğiz.

Mobil Radeon HD 5000 serisinin kod adı Manhattan. AMD bu serinin içersindeki gruplara da farklı kod adları vermiş. Broadway kod adıyla satışa çıkacak ürünler performans serisi olarak da adlandırılabilir. Bu serinin içersinde üç model olacak. Broadway-XT Mobil Radeon HD 5870, Broadway-PRO Mobil Radeon HD 5850 ve Broadway-LP Mobil Radeon HD 5830. Bu üç modelin hafıza hızları farklı olacak. 5870 ve 5850 GDDR5 hafıza destekleyecek. 5830 ise GDDR3 hafıza destekleyecek. Fakat tüm seri CrossFireX teknolojisini destekliyor.
{pagebreak::1}
Mobil Radeon HD 5700 serisinde de 3 farklı model bulunuyor. Bu yongaların kod adı ise Madison. Madison-XT Mobil Radeon HD 5770, Madison-PRO Mobility Radeon HD 5750 ve Madison-LP Mobil Radeon HD 5730 bu seri içersinde yer alacak ürünler. 5770 ve 5750 GDDR5 hafıza destekleyecek. 5730 ise GDDR3 hafıza destekleyecek.

Diğer yanda bu grupta birde Mobil Radeon HD 5600 grafik yongası piyasaya sürülecek. Bu modelin kod adı Madison-LE. Bu ekran kartının 5700 serisinden fazla farkı olmaması bekleniyor.
{pagebreak::1}

Giriş seviyesinde ise Mobil Radeon HD 5400 ürün hattını göreceğiz. Bu gruptada üç ekran kartı bulunacak. Park-XT Mobil Radeon HD 5470, Park-PRO Mobil Radeon HD 5450 ve Park-LP Mobil Radeon HD 5430. Bu ekran kartlarının üçü de 64-bit hafıza birimine sahip. Ayrıca GDDR3 hafız desteğine sahipler.

2009 yılının ilk çeyreğine dair sonuçlara bakıldığında AMD mobil grafik yongalarının liderli sürüyor. AMD bu büyük piyasada bulunduğu yeri kaybetmek istemiyor. Bu yüzden Mobil grafik yongalarının üzerine fazlaca düşüyor.
{pagebreak::1}

Manhattan: Mobility Radeon HD 5000 serisi

Broadway-XT: Mobility Radeon HD 5870
Broadway-PRO: Mobility Radeon HD 5850
Broadway-LP: Mobility Radeon HD 5830

Madison-XT: Mobility Radeon HD 5770
Madison-PRO: Mobility Radeon HD 5750
Madison-LP: Mobility Radeon HD 5730

Madison-LE: Mobility Radeon HD 5650

Park-XT: Mobility Radeon HD 5470
Park-PRO: Mobility Radeon HD 5450
Park-LP: Mobility Radeon HD 5430

:: Dizüstü bilgisayarınızda hangi grafik yongasını kullanıyorsunuz?

NVIDIA DirectX 11 Konusunda Çok İddialı

AMD, DirectX 11 destekli ekran kartlarını yakın bir zamanda piyasaya sürecekken NVIDIA’dan henüz bu konuda pek ses seda yok. Şu ana kadar sadece adı ve birkaç detayı bilinen GeForce GT300′ün performansı hakkında NVIDIA’nın içinden bazı bilgiler sızdırıldı. ATI Radeon HD 5870′ün henüz açıklanması resmi olarak yasak olan performans sonuçlarına ulaşan bazı NVIDIA yetkilileri kendi kartlarının bundan çok daha iyi sonuçlar vereceğinden eminler. NVIDIA yetkililerinden farklı bir açıklama gelmesi elbette ki mümkün değil fakat kendilerinden bu kadar emin olmaları akıllarda soru işaretleri de oluşturmuyor değil.

GT300 hakkında şimdiye kadar gelen bilgiler çok kısıtlı. Kesin olduğu söylenen bir şey varsa o da GT300’ün GT200′ün 40 nm’lik ve DirectX 11 destekli bir sürümü olmadığı. Yani GT300′ün tamamen baştan tasarlanan bir grafik işlemciye sahip olacağı belirtiliyor. GT300′ün Kasım ayının sonlarına doğru piyasada olacağı söylenirken NVIDIA henüz bunu doğrulamış değil.

:: DirectX 11 destekli yeni nesil ekran kartları arasında yaşanacak rekabette hangi firmayı daha şanslı görüyorsunuz?