USB 3.0 ile İlgili Her Şey!

Ocak ayında Seagate, SuperSpeed USB 3.0 demosunu tanıttıktan sonra, 2009 senesinin sonlarına doğru bu teknolojiyi kullanan aygıtların bir bir duyurulması bekleniyordu. Bu tahminler boşa çıkmadı ve Freecom, USB 3.0 teknolojisini kullanan ürününü basına tanıttı bile. hızlı veri aktarımını sağlayan USB, ilk kullanıcıyla buluştuğundan bu yana 3 milyar aygıt tarafından tercih edilmesi, ne kadar doğru bir teknoloji olduğunu gösteriyor. USB 2.0 ile birlikte teknolojiyi bir adım öne taşıyan geliştiriciler, uzun süredir USB 3.0 üzerinde çalışıyordu.

USB Geliştiricileri Forumu USB-IF, bu teknolojiyi merak edenlerin başvurduğu ilk adres olarak biliniyor. Şimdi de USB-IF tarafından tüm USB 3.0 ürünleri yavaş yavaş mercek altına alınmaya başlandı. Uzun süredir de USB 3.0’ın kablosuz veri aktarım standardı olacağı ile ilgili dedikodular dolanıyordu. Bu dedikodular geçtiğimiz aylarda kesin bir dille yalanlandı ve USB 3.0’ın kablolu bir aktarım seçeneği olacağı açıklandı.

{pagebreak::USB 3.0 Nedir?}

USB 3.0 Nedir?

Peki tüm teknolojik aygıtlar kablolarını koparıp atarak, kablosuz olma yolunda hızla ilerliyorken, yeni bir kablolu aktarım standardına ihtiyacımız var mı gerçekten de? Açıkça söylemek gerekirse, evet var. Zira USB 2.0 artık dünya genelinde birçok kullanıcı tarafından yetersiz görülüyor. Bu yetersizliği aşabilmek için yeni bir standart şart.

USB 3.0 için, USB 2.0’dan 10 kat hızlı bir teknoloji demek yeterli midir? Tabii ki bu söylem eksik kalır. Peki tam olarak nedir USB 3.0?

SuperSpeed, yani süper hızlı teknoloji olarak adlandırılması USB 3.0‘ın hız konusunda ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Yeni nesil bağlantı standardından bahsediyorsak, hızın yanında başka özellikler de barındırmalı. Zira sadece bilgisayarlarda değil, dijital kameralardan taşınabilir medya oynatıcılarına, cep telefonlarına, harici hard disklere ve benzeri onlarca ürüne bağlantı sağlayacak bir teknoloji olacak USB 3.0.

{pagebreak::Ne İşe Yarar?}

Ne İşe Yarar?

USB 2.0, Hi-Speed olarak anılıyorken, USB 3.0 ise SuperSpeed olarak anılacak. Çıtayı bir sonraki standartta nasıl yüksek tutacaklar diye düşünmeden edemiyoruz. USB-IF‘ın açıklamasına göre, SuperSpeed USB, veri aktarım standardına çok önemli yenilikler ve geliştirmeler getirecek. USB 2.0’dan 10 kat hızlı olacağını söylemiş miydik?

Universal Serial Bus kelimelerinin baş harflerinden oluşan USB, 1996’dan bu yana teknoloji dünyasında kendine yer edinmeyi başarmıştır. Kullanıcılar USB 2.0 ile tanıştığında teknoloji, büyük sıçramayı çoktan yapmıştı. Öte yandan USB 2.0 ile birlikte teknoloji, çıkabileceği en üst seviyelere çıktı. 2007 yılı içerisinde ise Intel, IDF 2007’de (Intel Developer Forum), USB 3.0’a dair ilk resmi açıklamaları yapmıştı. 17 Kasım 2008‘de ise USB 3.0’ın özellikleri tamamlanmış ve teknolojinin nasıl bir kapasiteye sahip olabileceği ile ilgili sınırlar çizilmişti.

{pagebreak::Özellikleri}

Özellikleri

USB-IF bu vakitten sonra ipleri iyice eline aldı ve sıkıca kapanıp, USB 3.0 teknolojisini daha da geliştirmek için kolları sıvadı. USB 3.0 bize şu özellikleri sunuyor:

4.8 Gbps‘ye kadar ulaşan yüksek aktarım hızları

Geliştirilmiş veri yolu gücü

Çift veri aktarımı ve yeni aktarım tipi desteği

Yüksek hızlarda veri aktarımı için yeni konektörler ve kablolar

 

Muhtemelen birçoğunuzun en çok merak ettiği şeylerden birisi de, USB 3.0‘ın 2.0 ile uyumlu olup olmayacağıdır. Şüphesiz ki milyarlarca cihazın kullandığı USB 2.0 standardı bir anda terk edilemez. Dolayısıyla USB 3.0, bir önceki standart olan ve halen kullanılan USB 2.0 cihazlarını destekleyecek.

{pagebreak::USB 3.0 Yeterince Hızlı mı?}

USB 3.0 Yeterince Hızlı mı?

Yeni barındırdığı özellikleri sayesinde, Hi-Speed USB’den 10 kat hızlı olan USB 3.0, en fazla saniyede 4.8GB veri aktarımı yapabilecek. Aslında teorik olarak USB 3.0, ~5 Gbps bant genişliğine sahip. Bu da demek oluyor ki, 25GB‘lık bir dosyanın aktarımı yalnızca 70 saniye sürecek. Oldukça hızlı bir aktarım değil mi? İşin aslı pek de öyle değil.

Çeşitli protokoller yüzünden bu kadar büyük hızlara ulaşamayabiliriz. Fakat yine de USB 2.0’ın kat kat üstünde bir hıza sahip olacağımız bir gerçek. Örneğin, dediğimiz gibi, 25GB‘lık bir dosyayı USB 3.0 ile 70 saniyede aktarabiliyorken, USB 2.0 ile bu dosyayı ancak 14 dakikada taşıyabiliriz. USB 1.1‘den bahsetmeye bile gerek yok gerçi, fakat karşılaştırma için söyleyelim; bu işlem tam 9 saat sürer!

{pagebreak::Hızlıdan Öte, Çok Yönlü}

Hızlıdan Öte, Çok Yönlü

USB 2.0‘ın aksine, USB 3.0’da veri sadece tek seferde bir yönde taşınmayacak. Veri, hem okuma hem yazma işlemini eş zamanlı olarak yapabilecek. Bu sistem, USB 2.0‘da da yapılabilinir. Fakat bunun için 4 yeni bağlantı gerekiyor. Bu bağlantılardan ikisi veriyi yollamak, ikisi de veriyi almak için kullanılmalı.

USB 2.0 kablosunun ucuna baktığınızda, 4 adet tel görürsünüz. USB 3.0’da bu sayı 8’e çıkarılmış. Kısacası iki adet USB 2.0 içeriyor gibi düşünebilirsiniz. Bir önceki paragrafta da dediğimiz gibi, bunlardan biri veriyi alırken, diğeri veriyi yollama işini üstlenecek.

{pagebreak::Daha Az Güç, Daha Çok İş}

Daha Az Güç, Daha Çok İş

Usb 3.0 ayrıca, daha yüksek hıza rağmen daha az güç harcamaya yönelik olarak tasarlandı. Kısacası SuperSpeed, Hi-Speed’ten daha verimli bir teknoloji. Şöyle söyleyelim; USB-IF’in izin verdiği veri yolu gücü 500mA’dan (mili amper) 900 mA’ya kadar. Bu sayede yüksek güç gereksinimine sahip cihazlar, bilgisayarınızdan ve USB’nizden güç alabilecek. Hatta şarjla çalışan ve USB arabirimini kullanan aletleriniz daha hızlı şarj olabilecek.

{pagebreak::USB 2.0 ile Uyumlu}

USB 2.0 ile Uyumlu

Önceki sayfalarda dediğimiz gibi, USB 3.0 teknolojisi, bir önceki USB 2.0 teknolojisi ile tamamen uyumlu olacak. Bu uyum, tıpkı USB 2.0 ile USB 1.1 teknolojisi arasındaki uyum gibi olacak. Dolayısıyla, yıllardır edindiğimiz USB 2.0 destekli kabloları ve ürünleri bir kenara atmayacağız. Eğer USB 3.0 destekli bir bilgisayarınız, USB 3.0 kablonuz ve USB 3.0 destekli dijital kameranız varsa, bu kombinasyonu kullanarak çok yüksek hızlarda veri aktarımı yapabilirsiniz.

Diğer bir yandan, kamerayı USB 3.0 destekli değil de, USB 2.0 destekli olarak değiştirirsek (bilgisayar ve kablo yine USB 3.0 destekli), aktarım hızı USB 2.0’ın maksimum hızlarına düşecek. Eğer bilgisayar ve kamera USB 3.0 destekli iken, kablo USB 2.0 kablosu olursa, yine USB 2.0 aktarım hızına erişiriz, ki bu zaten tahmin edilebilir bir şey.

Dolayısıyla USB 3.0 hizmetlerinden yararlanabilmek için, işlemdeki tüm ekipmanların o teknolojiyi destekliyor olması şart.

:: USB 3.0 sizce 2.0 kadar yaygınlaşacak mı? Yoksa standart veri aktarımı başka bir teknolojiye mi geçecek?

ASUS’tan ilk TUF Serisi Anakart

 

ASUS, SABERTOOTH 55i adlı yeni bir ürünle The Ultimate Force (TUF) serisini başlattı. TUF serisi yoğun hesaplama gerektiren uygulamaların altından rahatlıkla kalkmak üzere tasarlandı. Rakipsiz bir sistem kararlılığı ve dayanım için TUF serisi anakartlar dünyanın en çetin kalite kontrol testlerinden geçiyor. Sağlam malzeme ve bileşenler kullanılarak üretilen TUF serisi anakartlar askeri düzeydeki bu zor testlerden başarıyla sıyrılıyor ve en kötü çalışma koşullarında bile performansından hiçbir şey kaybetmiyor.


SABERTOOTH 55i modeli “Marine Cool” konseptini ve Intel P55 yongasetini temel alıyor.

 

ASUS SABERTOOTH 55i anakartı soğutma yüzey alanını büyük oranda arttıran mikron boyutlarında tırtık dokusuna sahip CeraM!X soğutucu bloğuyla donatılmış. Böylece anakart oldukça yüksek ısıda bile yeterince serin çalışabilmekte. Soğutucu bloğun yapısında kullanılan seramik malzeme bugün uzay ve uçak endüstrisinde de soğutma amacıyla kullanılıyor. Seramik malzemenin sahip olduğu tırtıklı yüzey, standart anakartlar için kullanılan anti-oksidan alaşımlardan daha da etkin bir soğutma sağlıyor. Kısacası sistemde açığa çıkan ısı daha hızlı bir şekilde dış ortama salınabiliyor. Bu da dolaylı yoldan sistem kararlılığını arttırıyor.

Benzersiz CeraM!X mikro-tırtıklı soğutucuyla mükemmel soğutma sağlanıyor.

 

Yedi gün, yirmi dört saat ve yıllarca yüksek performans isteyen kullanıcılar SABERTOOTH 55i’yi mutlaka listelerine eklemeliler. Çünkü bu anakartta askeri elektronik endüstrisinde de kullanılan yüksek kaliteli ve gerekli kalite kontrol testlerinden geçirilmiş parçalar bulunmakta. Örneğin anakartın tüm kapasitörleri 60 derece dolaylarında ani sıcaklık değişimlerine karşı termal şok testinden geçiriliyor.

SABERTOOTH 55i’nin desteklediği E.S.P teknolojisi, işlemci ve belleğe yalnızca gerektiği kadar güç sağladığı gibi PCI Express genişleme kartları ve anakart üzerindeki tümleşik yongalara da aynı teknoloji sayesinde lazım olduğu kadar güç veriyor. Bu da kullanıcıya tasarruf ve serinlik olarak geri dönüyor. Geleneksel lineer güç tasarımlarının verimliliği %60’larda kalırken, E.S.P teknolojisiyle gücün %90’ı faydalı işlere dönüştürülüyor.

:: Bu ürün ilginizi çekti mi?

Kriz, Şirketleri Düşünmeye Teşvik Etti

Yazılım sektöründe 2009 yılında yaşananlar, ekonomik krizin etkileri ve 2010 yılı beklentilerinin konuşulduğu toplantıda, IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer ekonomik krizin iş yaşamına etkilerine değinerek, “Kriz’in, 2009’da şirketleri yeniden düşünmeye teşvik ettiğini, Bilgi teknolojilerinin işe etkisinin ve yasalarla uyumluluğunun önemini ortaya çıkarttığını, şirketlerin daha rekabetçi olabilmek için hizmet kalitesini artırmak zorunda kaldıklarını, ürün ve hizmetlerin tekrar gözden geçirdiklerini, ayrıca riske ve finansal durumlara odaklı yatırım yapmaları gerektiğini” söyledi.

Toplantıda, dünyanın her geçen gün daha akıllı hale geldiğine dikkat çeken IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer, “Artık iş yapış şekilleri, süreçler, sistemler, ürünler, hizmetler, kısacası her şey akıllı geleceğe hazırlanıyor. IBM olarak biz de ‘Akıllı Dünya‘ vizyonumuz çerçevesinde, alt birimlerimizde birçok çalışma yürütüyoruz. IBM Türk’ün yazılım portföyü, kriz yönetimiyle ilgili ürettiği akıllı çözümlerle, şirketlerin maliyetlerini azaltmasına, kaynaklarını daha etkin kullanmasına ve yeni pazarlar bulmasına yardımcı oldu. Dünya lideri yazılımlarımızla, sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

 

IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer yazılım sektöründe yaşananlar, ekonomik krizin etkileri ve beklentilerinden bahsetti.

 

Yazılım sektörünün 2009 yılını değerlendiren IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer şöyle devam etti: “Ekonomik kriz, kurumların, iş yapma biçimlerini değiştirme konusunda arayışlara yönelmesine sebep oldu. Bunun yazılım sektörüne geri dönüşü, ilgi ve talep patlaması şeklinde yaşandı. IBM Türk olarak, 2009 yılında, şu ana kadar hem gelir hem de kadro açısından büyüdük. Yazılım portföyümüzü zenginleştirmeye devam ettik ve pazarın gelişimine katkıda bulunduk. 2. yarıda büyüme hedefimiz devam ediyor.

Pazara bakacak olursak, entegrasyon çözümleri konusunda gelişmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra en hızlı gelişim alanlarından biri, veri etrafında olacak. 2010’da daha hızlı büyümek için güçlü nedenler var. Krizin etkilerinin azalmasıyla pazarın da büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.


Çabuk olun başkasından önce bunu foruma bildirin

:: IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer’e katılıyor musunuz?

GT300 Nasıl Bir Şey Olacak?

NVIDIA’nın DirectX 11 destekli modeli hakkında hergün yeni bilgiler geliyor. GT300 adıyla bilinen kartın kod adının Fermi olduğu belirtildi. Fermi adının ilk nükleer reaktörü yapan kişi olan Enrico Fermi’den geldiği söyleniyor. NVIDIA’nın yeni kart için çok iddialı bir kod adı seçtiğini söylemek gerek.

GT300 ya da Fermi kod adlı bu yeni kartın tasarımının bittiği ve çok üst düzey yetkililere tanıtıldığı söyleniyor. 2009’un sonlarına doğru piyasada olması beklenen kartın 40 nm’lik GPU’sunun özellikle paralel işlemler üzerinde yoğunlaştığı da söylenenler arasında. NVIDIA’nın GPU’ya sırf bu özellik için özel birimler yerleştirdiği belirtiliyor.

{pagebreak::En büyük mimari değişiklik}

En büyük mimari değişiklik

NVIDIA’nın GT300 ile G80′den beri yaptığı en büyük mimari değişikliği yaptığı iddia ediliyor. Kartın göze çarpan özelliklerinden biri de GDDR5 belleklere sahip olacak olması. NVIDIA daha önce bu tip belleklere kartlarında yer vermemişti. ATI ise uzun süredir GDDR5’lere yer veriyordu.

GT300′ün frekans değerleri hakkında kesin bir bilgi yok fakat bunların HD 5870 ile aynı olacağı da söylenenler arasında. Hem GPU hem de bellek frekansının HD 5870 ile aynı seviyede olması bekleniyor. DirectX 11′in yanı sıra Open GL 3.1′e de destek verecek olan GT300′de ne kadar shader bulunduğu ve iç yapısı henüz tam olarak bilinmediğinden ATI’nin kartına karşılık ne kadar performans göstereceği konusunda tahmin yapmak güç.

:: GT300 sizce HD 5870’i performans açısından geçebilecek mi?

Asus, MicroATX P7P55-M’e Hazırlanıyor

Aslında P7P55-M Asus’un ilk P55 yonga setine sahip microATX anakartı değil. Firma bu anakarttan önce Maximus III Gene modelini çıkartmıştı. Bu model gelişmiş özellikleriyle ve yüksek fiyatıyla dikkat çekiyor.

Yeni microATX P7P55-M model anakart ise uygun fiyatıyla dikkat çekiyor. Anakartın özellikleri Maximus III Gene modeline göre biraz kırpılmış. Soket LGA1156 işlemcilerle uyumlu çalışan anakart üzerinde yeni core i7 ve core i5 işlemcileri çalıştırabiliyorsunuz. Ürünün üzerinde bir adet PCI-E x16 slotu, iki adet PCI-E x1 slotu ve bir adet PCI slotu bulunuyor.

Anakart Asus’un tipik TurboV overclocking özelliğini ve ExpressGate işletim sistemini üzerinde taşıyor. Ürünün fiyatı ve ne zaman piyasaya çıkacağı hakkında bir bilgi yok.

::
Intel’in yeni işlemcileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Intel 2012’de Geçilir mi?

Information Network adlı araştırma şirketinden analist Robert Castellano, ARM’nin 2012 yılına gelindiğinde dizüstü bilgisayar pazarında Intel’i geride bırakacağını iddia etti. Dizüstü bilgisayarların geleceğinin küçük boyutlara sahip ARM tabanlı cihazlarda olduğunu söyleyen Castellano “smartbook” adı verilen bu sınıftaki ürünlerin 2009 yılında çok başarılı olmadığını fakat önümüzdeki yıllarda istikrarlı bir şekilde artacağını düşündüğünü belirtti.

Castellano’nun bu iddiasını destekleyen bazı durumlar yok değil. Örneğin 3G destekli smartbook’ların hem düşük fiyatlı, hem de taşınabilir olması netbook’lara nazaran bazı durumlarda daha fazla ilgi çekmesini sağlıyor. Ancak yine de bu tahminlerin gerçekleşmesi için çok büyük engeller var. 2009 yılı sonuna kadar  1,4 milyon adet ARM tabanlı smartbook ürünün piyasada olacağı tahmin ediliyor. Intel tabanlı dizüstü ürünlerin sayısının 52,9 milyon adet olduğu düşünülecek olursa, Castellano’nun iddiasının gerçek olmasının çok zor olduğunu rahatça söylemek mümkün.

:: ARM sizce Intel’i geçebilir mi?

Logitech, Yeni Ürünlerini Tanıttı

Logitech hayranlık uyandıran yeni ürün ve teknolojilerini; Logitech Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Uyar‘ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. Logitech, bu yıl geçtiğimiz senelerden farklı olarak yeni ürünlerinin yanı sıra iki yeni teknolojiyi de profesyonellerin beğenisine sundu. Logitech Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Uyar ile yapığımız röportajı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

#video_4928#

{pagebreak::Fare Camda Çalışıyor!}

Logitech, bilgisayar faresini daha önce hiçbir farenin gitmediği bir noktaya götürdü. Sınırlar kalktı. Ve Logitech Darkfield Lazer İzleme teknolojisi ile artık fareniz cam ve çok parlak yüzeylerde bile kullanılabilir. Logitech’in bu yeni teknolojiye sahip fareleri tam boyutlu fare Logitech Performance MX ve kompakt tasarımlı dizüstü faresi Logitech Anywhere MX.

{pagebreak::Tek Receiver’la 6 Cihazı Kontrolü }

Tek bir Logitech Unifying receiver altı adet Logitech fare ve klavyeyle eşleştirilebiliyor; böylece bu teknoloji hem bilgisayarınızdaki USB girişlerinin boş kalmasını sağlıyor hem de nerede olursanız olun farklı aksesuarları mevcut kurulumunuza hızlıca eklemenize imkân veriyor. Logitech Unifying receiver teknolojisi, dört yeni Logitech ürünü; Logitech Wireless Keyboard K350, Logitech Wireless Keyboard K340, Logitech Marathon Mouse M705 ve Logitech Wireless Mouse M505 ile birlikte başlıyor.

{pagebreak::Ev Eğlence Sektöründe Devrim}

Logitech’in yeni uzaktan kumandası Harmony 900, dolap kapaklarının arkasında gizlenmiş ev eğlence cihazlarını bile kontrol etmenizi sağlıyor. Harmony 900, yeniden tasarlanmış RF teknolojisi, tam renkli dokunmatik ekranı ve sezgisel tuş düzeniyle şarj edilebilirliğin lüksünü de yaşatıyor.

{pagebreak::İki Yeni İpod Dock’u}

Müziği her an her yerde yaşamak isteyenler için Logitech iki yeni iPod hoparlör dock’u; Logitech Rechargeable Speaker S315i ve Logitech Portable Speaker S125i’yi geliştirdi. Şaşılacak kadar uzun pil ömrüne sahip Rechargeable Speaker S315i, şarj edildiğinde 20 saat kesintisiz müzik dinleme keyfi sunuyor. Logitech Portable Speaker S125i ise taşınabilir özelliği sayesinde yatak odası, mutfak, salon hatta dış mekanlarda bile müzik dinleme imkanı sunarak müziği özgürleştiriyor.

{pagebreak::Oyunda Düşlenen Hız}

Logitech, zafer kapınızdayken bir seçim yapmanıza yardımcı olacak Logitech ödüllü G serisi oyun aksesuarlarına yenilerini ekledi. Logitech G serisinin bu yeni ürünleri: Logitech Gaming Mouse G500 ve Logitech Gaming Headset G330. Logitech Gaming Mouse G500, en son oyun sınıfı lazer motoru ve mücadeleci görüntüsüyle popüler Logitech G5 laser mouse‘un yeni modeli olarak ortaya çıkıyor. Gaming Headset G330 ise uzun saatler süren mücadelelerde bile hiç bitmeyecek bir konfor imkanı yaratıyor.

{pagebreak::İki Yeni Kablosuz Presenter}

Logitech, Professional Presenter R800 ve Wireless Presenter R400’ü piyasaya sundu. Lazer işaretleme, kablosuz rahatlık ve slayt gösterisi kontrol tuşlarına sahip bu yeni Logitech presenter’lar size sunum yaparken bulunduğunuz mekanın içinde özgürce dolaşma rahatlığı veriyor. Böylece daha etkili ve güçlü bir sunum yapmaya odaklanmanıza da yardımcı oluyor.

:: Logitech’in yeni ürünleri hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Kablosuz Şarj Olan Laptop

Dünyanın en önemli dizüstü bilgisayar üreticilerinden Dell en yeni modeli Latitude Z’i tanıttı. Daha çok iş amaçlı kullanım için tasarlanmış olan ürün Intel’in düşük güç tüketen 1,6 GHz’lik Core 2 Duo serisi işlemcilerini kullancak. Dell’in sunduğu Latitude ON adlı teknoloji ile bünyesinde bir adet de ARM tabanlı işlemci bulunduran ürün bu sayede Linux işletim sistemi kullandığınız zaman pil ömrünü uzatmak için bu işlemciyi kullanıyor. Üründe ayrıca 4 GB bellek bulunacak.

Lattidue Z’nin en ilginç özelliklerinden biri de kablosuz olarak şarj edilebilmesi. Kablosuz şarj teknolojilerinin revaçta olmaya başladığı bu dönemlerde bu yönde bir adım atan Dell, Latitude Z’nin bir platform aracılığıyla şarj edilmesini sağlıyor.

Ancak bunu yapabilmek için ayrıca 200 $ ödemek gerekiyor. 2 kg ağırlığındaki Latitude Z’nin yurtdışındaki piyasaya çıkış fiyatı 2000 $ olacak.

:: Kablosuz şarj cihazları ilginizi çekiyor mu?

Turuncu iPhone Geliyor

Apple’ın tüm dünyada büyük sükse yapan cep telefonu iPhone, cep telefonu operatörü Orange’a özel turuncu arka kapaklı üretilecek. Orange firması tarafından yapılan açıklamada bu isteğin kullanıcılardan geldiği belirtiliyor. Yakın süre içersinde öncelikle İngiltere de satışa çıkartılacak turuncu iPhone’ların fiyatı hakkında ise henüz bir bilgi yok.

:: Sizin iPhone’unuz ne renk olsun?

DX 11’e Tam Destek

Microsoft DirectX 11, ATI Eyefinity Teknolojisi, ATI Stream (Akış) Teknolojisi, Quad modlu ATI CrossFireX çoklu grafik işlemcisi desteği ve PowerPlay. HD5800, birçok yeni özellik sağlamakla kalmıyor daha gerçekçi bir HD oyun deneyimi ve benzersiz bir performans sunuyor.

GIGABYTE GV-R587D5-1GD-B ve GV-R585D5-1GD-B olarak adlandırılan kartlar, sırasıyla 1600 ve 1440 akış işlemcisi ile gücü 2 teraFLOPS‘un üstünde arttıran, ATI’nin en son teknoloji 2. Nesil TeraScale grafik motorunu barındırıyor. Bu ürünlerin sahip oldukları 1 GB GDDR5 bellek sayesinde, çalıştıkları aynı saat hızlarında, GDDR3 bellek pini başına iki katı daha fazla veri sağlıyor.

ATI Eyefinity Teknolojisinden faydalanarak, her oyuncu tek bir ekran kartı ile 3 ekran çalıştırabiliyor.

 

GIGABYTE GV-R587D5-1GD-B ve GV-R585D5-1GD-B, HD oyun deneyiminden herhangi bir ödün vermeden, her deneyimli oyuncunun isteklerini karşılayabilmek için Microsoft DirectX 11 desteği sunuyor. Oyuncular, Tessellation (Mozaik), HDR Texture Compression (HDR Doku Sıkıştırma), Multi-threading (Çoklu Kullanım) ve DirectCompute (Doğrudan Bilgisayar Kullanımı) gibi özelliklerle birlikte 3D görsel efektlerinde yeni standartlar yakalayacaklar.


GIGABYTE GV-R587D5-1GD-B ve GV-R585D5-1GD-B hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

 

GIGABYTE GV-R587D5-1GD-B ve GV-R585D5-1GD-B, bilgisayar ve monitör veya ev sinema sistemi arasında en iyi ses/görüntü bağlantısını sağlamak için, DisplayPort sinyallerini verebilme özelliğine sahip. Yeni nesil DisplayPort arayüzü; DVI, LVDS ve VGA gibi önceki nesil bağlantı seçenekleri ile karşılaştırıldığında, 10.8Gbps bant genişliği sağlayarak daha yüksek çözünürlükleri, daha zengin renk derinliklerini destekler ve kesinlikle çok daha iyi bir görüntü performansı sağlar.

GIGABYTE GV-R5800 serisi kartlar, ihtiyaç duyulduğunda en yüksek performans seviyesini sağlayan ve grafik işlemcisindeki talep seviyesi düşük olduğunda da güçten tasarruf eden ATI PowerPlay teknolojisi ile donatılmış olduğunu söylemeliyiz.

:: Ekran kartlarında hangi markayı tercih edersiniz?

 

%38’e Varan Performans Artışı

Her iki kart Microsoft DirectX 11 ve Windows 7‘yi desteklemesi sayesinde eski nesil kartlara göre çok daha gerçekçi grafikler sunuyor. Yeni 40nm üretim süreci ve GDDR5 bellek teknolojisiyle birleşince ortaya sistem genel performansını büyük ölçüde arttıran ürünler çıkıyor. Ürünlerin destekledikleri DisplayPort ve Eyefinity teknolojileri, sadece bir ekran kartıyla üç adet ekranı birleştirip aynı anda kullanılmasına olanak veriyor. ASUS EAH5800 serisi ekran kartları, oyuncuların sabırsızlıkla beklediği DirectX 11 destekli en yeni ralli yarış oyunu DiRT 2 ile beraber geliyor.

ASUS EAH5800 Serisi ekran kartları 40nm üretim teknolojisi sayesinde daha yüksek performans sağlarken daha az güce ihtiyaç duyuyorlar.

 

ASUS EAH5870/2DIS/1GD5 ve EAH5850/2DIS/1GD5, SmartDoctor uygulamasıyla beraber çalışan Voltage Tweak teknolojisine sahip. Bu teknolojilerle kullanıcılar, GPU gerilimlerini sırasıyla 1.15-1.35 V ve 1.088-1.4 V arasında değiştirebiliyorlar. Bu voltaj sınırlarında GPU hızları sırasıyla 850’dan 1035 MHz’e ve 725’den 1050 MHz’e, bellek hızları ise 4800’den 5200 MHz’e ve 4000 MHz’den 5200 MHz’e çıkarılabiliyor. Böylesine büyük frekans yükselişleri sayesinde EAH5870 ve EAH5850’nin 3DMark Vantage Extreme Preset puanı sırasıyla 8087’den 9252’ye ve 6501’den 8987’ye çıkıyor.

GDDR5 bellek teknolojisi eski GDDR3’ün sunduğu bant genişliğinin iki katını sağlıyor. Bu da kullanıcıya çoklu işlem ve oyunlarda üstün performans artışı olarak geri dönüyor.

 

ASUS SmartDoctor aynı zamanda GPU geriliminin Windows üzerinden değiştirilmesine imkan tanıyan ilk overclock yazılımı olma özelliği taşıyor. Yani kullanıcıların BIOS’u yükseltme yoluna gitmeden veya ekran kartına zarar verme riskine girmeden, yalnızca birkaç mouse tıklamasıyla performans sınırlarına ulaşması mümkün.

:: AMD ATI’nin bu yeni kartı hakkında ne düşünüyorsunuz

Usta Şöförlere Dirt 2 Turnuvası

0

Dirt 2 için ilginç bir tanıtım çalışması başlıyor. Yapılan en zor ralli oyunlarından biri olan oyunda ustalığınıza güveniyorsanız 3-4 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek olan turnuvada şansınızı deneyin.

Aral İthalat ve Logitech‘in ortaklığıyla düzenlenen organizasyon, 3 Ekim’de Electroworld Viaport, Bimeks Teknoport, Media Markt Meydan, Media Markt 212, Teknosa Profilo ve 4 Ekim’de Electroworld Capacity, Bimeks İzmir Forum, Media Markt Optimum, Teknosa Ankamall, Teknosa Cevahir’de gerçekleşecek.  Her turnavada dereceye girenlere çeşitli hediyeler dağıtılacak.

:: Bu tür turnuvalara katılıyor musunuz?