JBAK Taskman Güncellendi!

Symbian’ın güçlü isimlerinden JBAK tarafından geliştirilen görev yöneticisi uygulaması JBAK Taskman, hem ücretsiz oluşu hem de rakiplerinden ayrıldığı gelişmiş özellikleriyle Symbian’ın vazgeçilmez programlarından bir tanesi.

Yeni sürüme güncellenen JBAK Taskman, dokunmatik ekranlı Symbian’lara da bu sürümde destek sağlıyor. Ancak henüz dokunmatik ekran için optimize edilmiş bir arayüz ne yazık ki bulunmuyor.


Uygulamanın yeni sürümdeki “kill all” (tüm işlemleri kapat) özelliği oldukça kullanışlı.

Bilinen birçok hatanın giderildiği ve hızlı başlat sekmesinin eklendiği uygulama; QWERTY tuş takımına sahip Symbian’lı cihazlarda da artık sorunsuz çalışıyor. Ayrıca zaman zaman yaşanan çökmeler ve bazı dillerdeki çeviri hataları da tümüyle giderilmiş.

Buradan indirebileceğiniz yeni sürüm signed (sertifikalandırılmış) olarak sunuluyor.

:: Symbian’da üçüncü şahıs bir görev yöneticisi kullanıyor musunuz?

LCD Monitör Satın Alma Rehberi

CRT monitörlerin arkasından hayatımıza giren LCD monitörler bilgisayar kullanırken birçok avantaj sunuyor. Birçok model 16:9 geniş ekran sunduğu için film keyfi artıyor. Kullanıcıya daha fazla çalışma alanı sağlıyor. Oyun oynarken alacağınız zevk de CRT’lere göre kat kat fazla. Bu kadar avantaj sunan LCD monitörler, monitör pazarında da liderliğini sürdürüyor. LCD’ler pazarın yüzde 95‘ini elinde bulundururken, CRT monitörler ise yüzde 5 satış oranı ile kaybolmaya yüz tutmuş durumda.

Ekran Büyüklüğü

LCD monitör alacaksanız ilk yapacağınız işlerden biri monitörünüzün büyüklüğünü belirlemek. LCD monitör piyasasında 16 inç ekran büyüklüğünden tutun da 28 inç büyüklüğe kadar 14 farklı ekran boyutu bulunuyor. Bu boyutlar arasında seçim yaparken bilgisayarınızda kullanacağınız uygulamaları göz önüne getirmelisiniz. Mesela iki Word sayfasını yan yan görüntülemek istiyorsanız en az 20 inç büyüklüğe sahip bir monitör almalısınız.

Çünkü 19 inç ekranlarda iki word sayfasını yüzde yüz boyutlarla yan yana görüntüleyemezsiniz. Bu örnekleri kendi ihtiyaçlarına göre çoğaltabilirsiniz. Kullanacağınız programların görsel sunumuna göre ekran büyüklüğünü hayal edin. Bu uygulamaların sunumlarına göre ölçümler de yapabilirsiniz.
{pagebreak::Çözünürlük}

Çözünürlük

LCD monitörler en iyi görüntüyü tek bir çözünürlükte verir. Bu çözünürlükte LCD monitörün maksimum çözünürlüğüdür. Şu anda piyasa da bulunun LCD monitörlere baktığımızda 1280 x 800 piksel den tutunda 1920 x 1080‘e kadar oldukça fazla seçenek bulunuyor. Bu seçenekler arasında seçim yapmak oldukça güç gözükse de, ekran büyüklüğünü belirlediğinizde seçenekler oldukça az sayıya düşecektir.

Mesela 19 inç ekran büyüklüğüne sahip bir monitör alacaksınız ve bu monitörü sadece ofis uygulamaları ve internet için kullanmayı düşündüğünüz bir bilgisayara bağlayacaksınız. Bu monitör seçeneğinde iki adet çözünürlük seçeneği bulunuyor. Bunların arasında 1440 x 900 piksel olanını seçmeniz hem fiyat hem de görüntünüz açısından olumlu bir seçenek olacaktır. Tabii ki şunu unutmamanız gerekiyor, Full HD filmleri herhangi bir çözünürlükte izleyebilirsiniz ama 1920 x 1080 piksel ile alacağınız zevk bir başka olacaktır. Bu tarz ürünlerin fiyatı biraz pahalı olsa da hem ekran büyüklüğü hem de ekran çözünürlüğü bu bedele değecek türden.
{pagebreak::Bağlantılar}
Bağlantı

Çoğu yeni monitör hem analog (D-Sub), hem de dijital (DVI) görüntü bağlantıyla birlikte geliyor. Burada sizi bağlayan durum bilgisayarınızın ekran kartında ki çıkışlar. Yeni PC’ler üzerinde gelen ekran kartlarının hemen hemen hepsinde DVI arabirimi bulunuyor. Bu sayede sistemi monitöre kolaylıkla bağlıyorsunuz. Eski bir PC’niz var ve DVI bağlantısı bulunmuyorsa sadece Analog bağlantılı modellere yönelebilirsiniz. Sadece bu bağlantıyı destekleyen monitörlerin fiyatı oldukça uygun değerler de. Ama şunu unutmamanız da fayda var.

Bir LCD monitör ile iki veya üç nesil bilgisayar sistemini kullanabilirsiniz. Bu yüzden DVI bağlantılı bir monitör almanızda fayda var. En son çıkan görüntü bağlantı arabirimlerinden biri olan HDMI yeni monitörler üzerinde bulunuyor. Bu bağlantı türü de monitörünüze diğer görüntü cihazlarının bağlantısı için başarılı bir seçenek sunuyor. Genellikle büyük ekran monitörlerde bunan HDMI bağlantısı tek bir kablo üzerinden hem ses hem de görüntü aktardığı için bu bağlantıya sahip monitörlerin üzerinde hoparlör de bulunabiliyor.
{pagebreak::Ergonomi}
Ergonomi

Ergonomi, bilgisayar donanımlarında da önem kazanan bir kriter. Bu kriter monitörünüzün ne kadar kullanışlı olduğu ile doğru orantılı aslında. Uzun boylu bir yapıya sahipseniz LCD monitör alırken yüksekliği ayarlanabilen bir model seçmenizde fayda var. Çünkü monitörünüzün masa üzerindeki konumu size uymayabilir ve monitöre tam karşısından bakmak için boynunuzu aşağı doğru bükebilirsiniz. Bu gelecekte sağlınız açısından sorunlar yaşayacağınız anlamına geliyor. Bu yüzden monitör seçerken kullanacağınız bölge hakkında iyi bilgi sahibi olmalısınız.

Bazı monitör modellerinin ekranları 90 derece dönebiliyor. Bu da özellikle çizim ve grafik ile uğraşan kullanıcılar için tasarlanmış. Bu sayede monitörü dik bir sayfa gibi kullanabiliyorlar. Bu tarz örnekler arttırılabilir aslında. Ergonominin sözlük anlamı fiziksel çevrenin insana uyum sağlaması. Bu tanım göz önünde bulundurulduğunda alacağınız monitörün size uyum sağlaması gerekiyor.
{pagebreak::Özellikler}
Özellikler

LCD monitörlerin teknik özelliklerine baktığımızda kontrast oranı ve parlaklık değerlerinin verildiğini görüyoruz. Bu değerler kontrast oranında 700:1 ve parlaklık değeri de 300 cd/m² altında olmamalı. Bu değerlerin altındaki ürünlerden beklediğiniz performansı alamayabilirsiniz. LCD monitörlerin tepki süresi de önemli özellikler arasında yer alıyor. Tepki süresinin 8 ms ve altında olması LCD monitör tarafından sorun olmadığı anlamına geliyor. Ama bilgisayarınızda fazlaca oyun oynamak istiyorsanız size tavsiyemiz 2 veya 3 ms değere sahip monitörlere yönelmeniz böylece oyun zevkiniz artacaktır.

Bu özelliklerin dışında bazı monitörlerin üzerinde hoparlör bulunuyor. Genellikle 2 watt değere sahip bu hoparlörler giriş seviyesi bir çözüm sunuyor. Bu hoparlörler ile bir yere kadar müzik dileyip film izleyebiliyorsunuz. Bu yüzden alacağınız monitörün üzerindeki hoparlörlere güvenmeyin. Hoparlörlü modellerin çoğunda monitör kasası üzerinde mikrofon ve kulaklık girişi bulunuyor. Bu da kasanın arkasına uzanma derdini ortadan kaldırıyor.
{pagebreak::Sonuç}
Sonuç

Söylediklerimize dikkat ederseniz kendinize uygun bir monitör seçebilirsiniz. Tabii ki son bir şeye de dikkat etmeyi unutmayın. LCD monitör almadan önce monitörü dünya gözüyle görün derim. Tabii ki test etme şansınız varsa süper. Monitör üzerinde karanlık sahneleri ağırlıkta bir DVD film oynatın, siyah ve detay sunumlarına dikkat edin. Bu görüntüler sizi mutlu ederse o monitörü alın derim. Ama beğendiğiniz monitörü test etme şansınız yoksa forum sitelerindeki yorumları okumanızı tavsiye edebilirim. Kim ne söylerse söylesin ürünün kalitesi kullanan bilir.

:: LCD monitör kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız hangi marka?

Windows 7 Kütüphanelerle Geliyor!

Microsoft‘un Vista‘dan sonra yeni gözdesi Windows 7, arabirim olarak Vista’dan daha gelişmiş olarak bizlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Windows 7’nin görsel olarak geliştirilmiş olmasının yanında altyapısında da son derece yararlı geliştirmeler olacak. Kütüphane de bunların başında geliyor.


Büyük yeniliklerle gelen Windows 7, Vista’dan daha çok tutulacak gibi.

Windows 7’de Explorer veya Başlat menüsünden Bilgisayar simgesine tıkladığınızda artık karşınıza “Kütüphane” adında yeni bir bölüm çıkacak. Win 7 kütüphanelerini bir çeşit dizin sistemleri gibi düşünebilirsiniz. Olayın arkasındaki mantık basit: birden fazla sabit sürücüye sahip olduğumuzda dosyaları bir düzen içerisinde tutabilmek. Zira bilgisayar kullanıcılarının birçoğu, dağınık bir dosyalama düzenine sahip.

{pagebreak::Kütüphane Nedir?}

Kütüphane Nedir?

Sisteminize rastgele dağılmış dosyalarınızı düzenleyebilmek, kategorize etmek ve kolayca ulaşabilmek, sanıldığından daha önemli bir konu. Vista’daki gibi Win 7 de bir favoriler sistemine sahip. Fakat kütüphaneler bu oalyı bir adım daha öne taşıyor.


Bilgisayar simgesine tıkladığınızda Library kavramı ile karşılaşacaksınız.

Win 7, bünyesinde 4 farklı kütüphane ile kullanıcının karşısına çıkacak. Bunlar “Documents” (Belgeler), “Music” (Müzik), “Pictures” (Resimler) ve “Videos” (Videolar). Vista ve XP’de bu kütüphanelere, Belgelerim klasörü içerisinden tanıyoruz. Win 7’nin, Vista ve XP’den farklı olarak bu klasörlere nasıl bir yenilik katacağını sorabilirsiniz.

{pagebreak::Ne İşe Yarar?}

Ne İşe Yarar?

Örneğin Müzik klasörü içerisinde bir sürü farklı klasör ve müzik dosyası bulunuyor olsun. Vista ve XP’de bu klasörler karışabildiği kadar karışır ve işin içinden yalnızca Windows Media Player‘ın kütüphane özelliğinden yararlanarak çıkabilirdik. Win 7’deki mantık da buna benziyor zaten. Tek farkı, bir yazılım aracılığıyla değil, Win 7’nin kendi içerisinde bu sistemin barınıyor olması.


Kütüphaneler sayesinde dosyalarınız elinizin altında olacak.

Win 7’deki kütüphane özelliği ile dosyalara, başka dosyalardan link verebileceğiz. Bunun için herhangi bir kısıtlamamız olmayacak. Sistemimizdeki herhangi iki dosya arasında bağlantı kurabileceğiz. Büyük bir binanın güvenlik masasını düşünün. Tek bir yerden binadaki tüm kameralar izlenebiliyor. Aynı sistemi Win 7’de klasörlerimiz için yapabileceğiz. Her bir kütüphaneye istediğimiz kadar konum bağlantısı ekleyebileceğiz ve kütüphaneleri her açtığımızda, bu bağlantılardan dilediğimiz konuma geçiş yapabileceğiz.

{pagebreak::Bir Örnek}

Bir Örnek

Bir örnekle olayı daha da pekiştirelim. Arşivlenmiş elektronik postalarınız ile ilgili bir kütüphane olsun. Bu kütüphane ile birlikte, birden fazla sabit diskte bulunan tüm PST Outlook dosyalarına bağlantı kurmak isteyelim. Bu dosyaları da yıllardır arşivliyor olalım. 5 senedir her yeni Windows işletim sistemi kurduğumuzda, Office’i yükleyerek yeni Outlook veri dosyaları yükleniyor olsun.


Örnekte görüleceği gibi, kendi kütüphanelerinizi oluşturabilmek mümkün.

Arşivlediğimiz veriler bir vakit sonra karmakarışık bir hale gelecek ve istediğimiz e-postaya erişebilmemiz için saç baş yolmaya başlayacağız. Bunun yerine her klasöre ayrı bir link vererek, sorunu baştan çözmüş olabiliriz. Böylece keyfimize göre oluşturduğumuz kategoriler, bizim bilgisayar karşısında dakikalarca veri aramamıza engel olacak.

{pagebreak::Bir Örnek (devam)}

Bir Örnek (devam)

Yeni bir kütüphane oluşturmak için Explorer’ı açın, sağ tıklayın ve “Libraries” (Kütüphaneler) ikonuna tıklayın. New > Library sırasını izleyin ve kütüphaneye bir isim verin. Görseldeki örnekte “Archived Email” ismi verilmiş. Yeni klasöre sağ tıklayın ve “Properties” (Özellikler) sekmesine tıklayın. Ardından “Include a Folder“a tıklayın ve kütüphaneye dahil etmek istediğiniz klasöre yönlendirin.


Kütüphaneler sayesinde verilerinizi her zaman düzenli tutabilirsiniz.

Bu işlemleri, bütün istediğiniz dosyalar için tekrarlayın. “Optimize this Library” açılır menü ile birlikte bu kütüphaneyi, Win 7 ile birlikte gelen kütüphanelere dahil etmek isteyip istemediğinizi belirleyebiliyorsunuz. eğer dosya türlerini de tek tek belirtirseniz, sizin için daha yararlı olur. Bundan sonrası, Win 7‘nin kabiliyetlerine kalıyor. Sistem, seçtiğiniz dosyaları düzenli olarak takip edecek ve bir değişiklik olduğunda otomatik olarak kütüphaneyi yenileyecek.

{pagebreak::Yöntemler}

Yöntemler

Bir kütüphaneye konum eklemek istediğinizde birkaç farklı yöntemi uygulayabilirsiniz. Kütüphanenin “Properties” (özellikler) sayfasını yeniden açıp, tekrar “Include a Folder” diyerek ekleyebilirsiniz. İkinci bir yol olarak Explorer kullanarak eklemek istediğiniz dosyayı ya da klasörü kütüphanenin başlığına sürükleyip bırakarak “Create Link in Folder” yazısının çıkmasını sağlayabilir ve işinizi halletmiş olabilirsiniz.


İleriki vakitlerde içeriği değiştirmek, güncel tutmak mümkün.

Üçüncü bir yol olarak da, eklemek istediğiniz dosyaya sağ tıklayarak “Include in Library” seçeneğini seçebilirsiniz. Belirlediğiniz konumları daha sonraki vakitlerde değiştirebilir, yeni konumlar ekleyebilir veya çıkarabilirsiniz. Bunun için “Includes” etiketinin yanındaki linke tıklamanız gerekiyor.

:: Windows 7 kütüphanelerini yararlı buldunuz mu?

 

Asphalt 4: Elite Racing

1

Hep bir yarışçı olmak isteyip de, tehlikeli bulduğunuz için bu kararını erteleyenlerden misiniz? Öyleyse artık yola çıkmanın vakti geldi! Cep telefonunuza kuracağınız Asphalt 4: Elite Racing ile parkurlardaki yolcuğunuz start alacak demektir. Funclub.tr.samsungmobile.com sitesinden edinebileceğiniz yapım, detaylı kariyer moduyla, kullanıcıyı yarış dünyasının içine çekmekte zorlanmıyor.

Oyun açıldığında evvela bir deneme yarışı yapmanızı tavsiye ederim. Hızla başladığınız müsabakada, hem tuşları öğrenir, hem de acemiliğinizi atabilirsiniz. “2” ile hızlanıp, aynı tuşa tekrar basarak nitro‘yu aktif edebildiğiniz yapımda, ayrıca “5” tuşu da diğer nitro’yu çalıştırıyor. Bu sayede rakiplerinizi hızla geçebildiğiniz yapımın en heyecanlı kısmı şüphesiz ki “Kariyer” modu.

{pagebreak::Sayfa 2}

Bu bölüme tıkladığınızda, standart olarak Nissan marka bir otomobil ile kariyerinize başlıyorsunuz. Yarışa katılıp başarılı olursanız, kazandığınız para ile yeni parçalar alabiliyorsunuz. Hatta iyi para kazanırsanız, yeni otomobillere de merhaba diyebilirsiniz. Ya tek bir aracı geliştirerek yolunuza devam edeceksiniz ya da yeni arabalar veya motosikletler ile yarış dünyasında kendinize yol çizeceksiniz. Asphalt 4: Elite Racing’de hepsi mümkün.

Yarış sırasında diğer araçlara da dikkat etmek gerekiyor. Zira sizi yoldan çıkaracak şekilde yandan çarpabiliyorlar. Eğer hızla ilerliyorsanız, önünüzdeki otomobile çarpıp onun takla atıp epey zaman kaybetmesine de yol açabilirsiniz. Öyle ki, bu sayede uzun süredir peşinde olduğunuz rakibinize ağır bir darbe vurabilirsiniz. Tabii siz rakiplerinizi böyle geçerken, bu sefer de peşinize polis takılıyor.

{pagebreak::Sayfa 3}

Polisten yakanızı sıyırmanız da öyle kolay değil. Epey bir süre peşinizden geliyorlar ve genellikle de kaza yapmıyorlar. Dolayısıyla bir yandan rakipleriniz ile uğraşırken, bir yandan polise dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer uzun müddet kaçarsanız, arkanızdaki aynasız sayısı artıyor…

Genel olarak bakıldığında eğlenceli bir oyun Asphalt 4: Elite Racing. Eğer cep telefonunuzu küçük bir eğlence platformuna çevirmek istiyorsanız, mutlaka denemelisiniz. Nissan’dan Ferrari’ye, Bugatti’den Ducati‘ye kadar birçok aracı sürebileceğiniz yapımda, Monte Carlo, Shanghai, Beverly Hills ve Paris gibi bilindik şehirlerden parkular da mevcut. Eğer telefonunuzda global bir yarış organizasyonu olsun istiyorsanız, yapıma göz atmanızda fayda var. Ayrıntılı bilgi ve satın almak için Funclub.tr.samsungmobile.com adresine tıklayabilirsiniz.

Puan: 10/7

:: Cep telefonunda en çok hangi tür oyunları oynamak ilginizi çekiyor?

USB 3.0’lı İlk Anakart

Aşağıda gördüğünüz resim, USB 3.0 girişine sahip ilk anakartın bir görüntüsü. ASUS’un P6X58 Premium adını evrdiği anakart Intel’in Core i7 işlemci ailesi için tasarlanmış. Altı adet DDR3, üç adet PCI Express 2.0 yuvasına sahip olan kartta iki adet de USB 3.0 girişi dikkat çekiyor.

Teorik olarak 4,8 Gbps transfer hızına sahip olan USB 3.0 girişleri anakart üzerinde mavi renkte yer alıyor. Ayrıca bu girişler geri uyumlu olma özelliğine de sahip. Yani USB 2.0 cihazlarınızı da bu girişlere takabiliyorsunuz.

ASUS’un bu yeni anakartı hakkında henüz detaylı bir bilgi yok. Ürünün piyasaya çıkış tarihi ve fiyatı henüz açıklanmadı. Ancak isminde bulunan Premium ifadesi fiyatın biraz pahalı olacağını düşündürüyor.

:: USB 3.0 söylenen teorik hıza ulaşabilecek mi?

 

 

 

Samsung Yatırımlarını Artırıyor

Bu yatırımın 40 nm DRAM teknolojisi ve 30 nm NAND bellek teknolojisi için yapılacağı söyleniyor. Fakat işletmelerin genişletilmesi için Samsung’un üretim kapasitesi hala temkinli. Çünkü flash bellek pazarında satış konusunda sıkıntı bulunuyor. Firmanın önümüzdeki hafta içersinde resmi açıklama yapması bekleniyor.

:: Samsung’un yatırımı Türkiye’ye nasıl yansır?

Seagate, SSD Pazarına mı Giriyor?

Seagate’in firma sözcüsü bir açıklamasında, bellek yongaları yapımı için bir planları olmadığını, ama geçerli endüstri standartlarının peşini bırakmayacaklarını belirtmişti. Uzamanlar Seagate’in en geç 2011 yılında kendi SSD diskini piyasaya süreceğini belirtiyor.

Depolama konusundaki deneyimlerini SSD diskler için kullanacak firmanın önümüzdeki günlerde bellek yongası üreten bir firma ile masaya oturacağı tahmin ediliyor. Hatta bu firmanın ismi kulaktan kulağa yayılıyor. 2009 yılı bitmeden Seagate’in SSD konusundaki haritası belli olacak.

::
Sizce Seagate SSD üretmeli mi?

Güvenliğinizi Elden Bırakmayın

İş güvenliği, profesyonel sağlık hizmetleri koruması ve tüketici sağlığı koruması alanında 3 kıtada faaliyet gösteren bariyer koruyucu çözümlerinde lider firmalardan biri olan Ansell, iş güvenliği ve koruma konusundaki bilgilendirme faaliyetlerine yeni bir halka daha ekliyor.

Ansell, Türkçeleştirdiği bu geniş bilgi kaynağını farklı sektörlerde iş güvenliği konusunda görev alan kurum ve kişilerin hizmetine sunarak iş güvenliği ve bariyer koruyucu çözümleri konusunda Türkiye çapında bilgilendirme ve bilinçlenmeye destek olma misyonunun bir parçası olarak değerlendiriyor.

 

Ansell, Türkçeleştirilen ve www.anselleurope.com/ansell_tr/ adresinden Türk iş dünyasının kullanımına açılan web sitesi ile endüstriyel, medikal ve kişisel koruma alanlarındaki çeşitli çözümler, ürünler ve standartlar hakkında detaylı bilgiler veriyor.

 

İş güvenliği ve koruma alanında yapılacak seçimlere yol gösterme amacı ile yapılandırılan internet sitesinden ayrıca, Ansell‘in faaliyet gösterdiği alanların pazar verilerine, global olarak gerçekleştirdiği etkinliklerine ve dünya çapında faaliyet gösteren iş ortakları hakkında da bilgilere ulaşılabiliyor.

:: İş güvenliği konusunda uzman olan web siteleri bizimle paylaşın?

iPhone 4G Yüzünden İntihar Etti

Foxconn bünyesinde çalışan Sun Danyong adlı kişi kendisine emanet edilen iPhone 4G prototipini kaybettikten kısa bir süre sonra intihar etti. 25 yaşındaki Danyong, şirketin ürün iletişimi bölümünde çalışıyordu ve görebi Foxconn ile Apple arasındaki prototip alışverişini düzenlemekti.

iPhone 4G prototipini kaybettikten sonra bunu Foxconn ve Apple yetkililerine bildiren Danyong daha sonra bunu yaptığına pişman oldu. Foxconn yetkilileri tarafından evi izinsiz bir şekilde aranan adam daha sonra alıkonularak, fiziksel şiddete maruz kalıp sorgulandı. Daha sonra serbest bırakılan Danyong gece evinin camından atlayarak intihar etti.

İlk iPhone prototipi

Yaşanan bu olay Apple’ın gizlilik konusunda üretici firmalara ne derece baskı yaptığının bir kanıtı olarak yorumlanıyor. En ufak bir bilgi sızdırılması durumunda bile üretici firmalara zor anlar yaşatan Apple, dolayısıyla böyle olayların yaşanmasına da zemin hazırlamış oluyor. Apple’ın daha önceleri, bilgi sızdıran üretici firmalar ile anlaşmasını iptal ettiğine tanık olmuştuk. Foxconn’un da bu durumdan çekinerek böyle korkunç bir davranışta bulunması ise gerçekten kabul edilemez.

:: iPhone 4G insan hayatından daha mı değerli?

Üç Saniyede Kupkuru Eller

 

Umumi tuvaletlerde sıkça rastladığımız el kurutma makinelerinin pek işe yarar aletler olmadığını kabul etmek gerek. Ellerinizi tam olarak kurutabilmeniz için herhalde bir yarım saat boyunca elinizi altında tutmanız gerek. Hatta yıllar önce yayınlanan bir listede bu aletler dünyanın en gereksiz ve işe yaramaz aleti olarak seçilmişti.

Ancak teknoloji her alanda olduğu gibi bu alanda da yardımıza koşuyor. Panasonic‘in geliştirdiği yeni el kurutma makinesi, önceki modellerin aksine gerçekten ellerinizi kurutabiliyor. Hem de bunu sadece 2-3 saniye içerisinde yapabiliyor. Dünyanın en hızlı el kurutma makinesi unvanını alan Panasonic FJ-T13V1-W bunu saatte 448 km hızla sıcak hava üfleyerek başarıyor.

Bundan önce dünyanın en hızlı el kurutma makinesi olan Dyson Airblade, 640 km/s hızla hava üflemesine rağmen 12 saniyede kurutabiliyordu.

:: Umumi tuvaletlerdeki el kurutma makineleri sizce bir işe yarıyor mu?

Michael Jackson Şarkıları Söyleyin

0

Geçtiğimiz günlerde ölüm haberini aldığımız Michael Jackson‘ın adı bu aralar sıklıkla oyunlarla anılmaya başladı. Pop müziğin kralı olarak anılan Jackson’ın adına bir aksiyon oyunu yapılması gündemdeydi. Kendi yapım şirketi olan MJJ Productions’ın başında bulunacağı proje şu an yapım aşamasında. Ancak popun bir numaralı ismini göreceğimiz tek oyun elbetteki bu olmayacak.

Dünyaca ünlü karaoke oyunu Singstar‘ın da Michael Jackson için bir versiyonu yayınlanacak. Yalnızca PlayStation 3 için geliştirilecek yapımın tam adı Singstar: Michael Jackson. Yakın gelecekte satışa sunulacağı belirtilen oyun, Jackson fanatiklerini çok sevindireceğe benziyor.

:: Michael Jackson’ın en çok hangi parçasını seviyorsunuz?

HP’den Sun Müşterilerine: Bize Güvenin

HP, daha uygun maliyetli ve dayanıklı bir sunucu ve depolama platformuna geçmek isteyen Sun müşterilerinin tercihlerini destekleyecek HP Sun Complete Care programını duyurdu.

Son altı aydır 100’ün üzerinde şirket, yatırım getirilerini belirgin şekilde arttırmak amacıyla HP sunucu ve depolama platformlarına geçiş yapmış bulunuyor. Sun müşterileri, Sun SPARC sunucuları için HP Integrity sunuculara sahip müşterilere nazaran yüzde 80’e kadar daha fazla toplam sahip olma maliyeti ödüyorlar. SPARC sunucularında birçok uygulamayı çalıştırmak da HP sunucularla karşılaştırıldığında çok daha masraflı bir hal alıyor. Oracle’ın veritabanı yazılımının SPARC’ta çalıştırılması, her bir çekirdek başına, HP
Integrity’de çalıştırılmasından yüzde 50 daha fazla lisans maliyeti getiriyor.

  

HP, Sun Complete Care programıyla, sektördeki en geniş teknoloji portföylerinden birini ve şirketin yüksek tecrübeye sahip uzman ekibini, müşterilerine değer kazandıracak çeşitli geçiş ve modernizasyon hizmetleriyle birleştiriyor.

 

HP çözümlerine geçiş yapan müşteriler, maliyetlerini minimuma indirmede, HP’nin ve ortaklarının sahip oldukları yılların birikiminden faydalanabiliyorlar. Geçişi hiç olmadığı kadar kolay kılan HP Sun Complete Care programı, müşterilere çok çeşitli uzmanlık hizmetleri, destek programları ve finansal teşvikler sunuyor. Bunlar arasında iş incelemesi geliştirme, değerlendirme, tasarım, geçiş ve finansal opsiyonları desteklemenin yanı sıra eğitim programları ve donanım ile yazılıma yönelik takas fırsatları da yer alıyor. Ayrıca, şirketin “çevreci” girişimi kapsamında HP, müşterilerinin emekliye ayrılmış ya da eskimiş teknoloji varlıklarını da topluyor.

Müşteriler, Solaris işletim ortamında kalmaya devam ederken, HP sunucu platformu kullandıklarında, kayda değer maliyet tasarruflarını fark edebiliyorlar. Müşteriler aynı zamanda Linux, HP-UX veya Microsoft Windows işletim sistemine geçiş yapmayı tercih edebiliyorlar. HP, geçişi kolaylaştırmak için HP sunucularda, Solaris’in satın alınması ve ömür boyu desteklenmesi için tek bir sorumluluk noktası sağlıyor. Müşteriler, Solaris tabanlı uygulamalar için HP sunucularını seçerek üstün performans, ölçeklenebilirlik ve sanallaştırma becerileri elde edebiliyorlar.

:: Hangi sunucu sistemini tercih edersiniz?