Sertifika Alanların Sonraki Adımı Ne Olmalı?

Bilişim teknolojileri alanında verdiği eğitimlerle uzman personel ihtiyacını karşılayan AcademyTech, sertifika sahiplerine kariyerlerinin gelişimleriyle ilgili ücretsiz danışmanlık sunuyor. Konu hakkındaki detayları AcademyTech Ürün Sorumlusu Ediz Edip‘le yaptığımız söyleşide bulabilirsiniz.

İzleyin

#video_4805#

:: Konu hakkındaki sorularınızı AcademyTech uzmanlarına sorun.

Bilgi için: AcademyTech
Telefon: (216) 550 44 22

Yeni Bir Conficker Solucanı Bulundu

Trend Micro, bilinen bir Conficker P2P IP düğümünün kaynaklık ettiği yeni bir dosya keşfetti. Conficker solucanının bu yeni çeşidine WORM_DOWNAD.E adı verildi. Söz konusu gelişme, kötülüğüyle ün salmış Conficker solucanının ardındaki siber suçluların çok daha ciddi saldırılara hazırlandıklarını gösteriyor.

Trend Micro tehdit araştırmacıları, Conficker hareketliliğine dair bir iz bulabilmek için uzun zamandır ortamı izliyorlardı. Sonunda, Conficker eşdüzey düğümlerinde gittikçe daha fazla P2P iletişim olduğunu keşfettiler. Düğümlerin Kore’de barındırıldığı düşünülüyor. Windows Temp klasöründe bulunan dosya, 7 Nisan 2009’da öğleden sonra 07:41:21 (Pasifik Yaz Saati) yaratıldı.

Yeni WORM_DOWNAD.E, rasgele bir dosya ve servis adını kullanarak çalışıyor. Solucanın, şu sitelere bağlandığı biliniyor: myspace.com, msn.com, ebay.com, cnn.com ve aol.com. Aynı zamanda, internet ortamı mevcutsa, MS08-067 kanalıyla da harici IP’lere bulaşıyor. Ama, herhangi bir bağlantı bulunamazsa, yerel IP’leri kullanıyor.

Solucan, işletim sistemlerindeki hassas noktaları kullanarak yayılıyor. Her zamanki gibi, internet kullanıcılarına, bilgisayarlarını bu tür hızlı, hırsız ve ortaya çıkarılması zor web tehditlerine karşı korumaları için, güvenlik yazılımları kurmaları ve bunları güncellemeleri tavsiye ediliyor.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Netbook Satın Alma Rehberi

En yeni teknoloji, uygun fiyat ve kolay taşınabilir olma özellikleri sunan Netbook’lar kullanıcıların internet ve ofis ihtiyaçlarını karşılamak için üretildiler. İlk çıktığı günden bu yana oldukça popüler olan bu cihazları hemen hemen her yerden edinmeniz mümkün.

Bu cihazların üzerinde kullanılan Windows veya Linux işletim sistemi sayesinde cep telefonuyla yapamayacağınız birçok iş bu cihazlarla yapmak mümkün.

300 ila 999 USD arası bedellerle kullanıcıların beğenisine sunulan Netbook’ların ilk örnekleri geçtiğimiz Ağustos ayı içinde görülmeye başladı. Netbook’ların bu kadar ilgi göreceğini ummayan imalatçılar ilk parti üretim sayılarını cüzi miktarlarda tuttular. Bu pazarın kullanıcı yapısı genellikle ikinci bilgisayar satın alan kullanıcılardan oluşuyor. Çünkü Netbook’lar kullanıcıların tam bir bilgisayar gereksinimini desteklemiyor.

Netbook’lar kablosuz bağlantı, webcam, USB, Bluetooth, HDMI ve daha fazlasıyla birlikte geliyor. Bu yüzden Netbook seçimi konusunda oldukça dikkatli olmakta fayda var. Piyasada birçok marka ve model var. Bunlar arasında seçim yapmak oldukça güç. Seçim yapmadan önce kendi ihtiyaçlarınızı belirlemelisiniz.

{pagebreak::Ekran Boyutu Belirleme}

Ekran Boyutu Belirleme

7 ila 10.2 inç arasında değişen ekran boyutlarına sahip ürünlerin ekran boyutlarının kasanın büyüklüğüyle orantılı olmadığını görüyoruz. Ekran ne kadar büyük ise Netbook’un kasası da o kadar büyüyor. Ama ekran küçüldüğünde kasaq orantılı küçülmüyor. Çünkü 10,2 veya 8,9 inç ekran büyüklüğüne sahip Netbook’lar içersinde kullanılan donanımlar aynı form faktörlere sahipler. 

Küçük boyutlu ekrana sahip olan modelleri kullanıcılar fazla tercih etmese de fiyat açısından makul bir çözüm sunuyorlar. 7 inç ekrana sahip modeller ürünlerin piyasaya çıktığı ilk günden bu yana oldukça azaldı. Çünkü Netbook üreticilerinin araştırmasına göre kullanıcıların internet memnuniyetini karşılayacak en küçük ekran boyutu 8,9 inç. Bunun altındaki ekran boyutu kullanıcının işini zorlaştırıyor.

{pagebreak::Çözünürlük}

Ürünlerin ekran çözünürlüklerine baktığımızda iki farklı çözünürlük görüyoruz. Ürünlerin 1024×600 piksel ve 1280×768 piksel çözünürlüleri bulunuyor. Bu günümüzde Netbook’lar için yeterli bir çözüm oluşturuyor. Ekran seçiminde dikkat edeceğimiz başlıca konu ürünlerin pil süresi. Küçük ekran seçimi dezavantaj gibi gözük e de pil süresi açısından oldukça uzun ömür sunuyorlar.

10.2 inç ekranlı bir Netbook’la 8,9 inç ekranlı bir Netbook’u karşılaştırdığınızda, pil süresi açısından % 15 ila %20 fark olduğunu görüyoruz. Bu da bir saate yakın bir zamana karşılık geliyor ki, bu kayda değer bir süre. Demek oluyor ki ekran seçimini bize gerekli olan pil süresine göre yapmalıyız.

Bu arada belirtmemiz gereken bir husus da şu ki, piyasadaki Netbook’ların en çok tercih edilenleri 10.2 inç ekran büyüklüğüne sahip olan modeller. Yeni 11 inç ekrana sahip olan Netbook’ların haberleri geldi ama ürünlerin satışları hakkında henüz bir bilgi yok.

{pagebreak::İşlemci Seçimi}
İşlemci Seçimi

Netbook seçerken dikkat etmeniz gereken ikinci konu ise işlemci seçimi. Bu konuda fazla alternatif olmadığı için hızlıca seçim yapılabilir. Günümüzde piyasada bulunan modellerin çoğunda Intel’in N270 (1,6 GHz) Atom işlemcisi bulunuyor. Bu işlemci Hyperthreading özelliğiyle birlikte kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak bir çözüm oluşturuyor. Bu işlemciye alternatif olarak Via’nın Nano C7M (1,6 GHz hızında) işlemcisi bulunuyor.

Bu iki işlemci arasında pek fazla fark olmasa da, bağlı oldukları cihazların pil süreleri açısından farklar var.  Bunun sebebi Intel Atom N270 işlemcinin 2,5 Watt güç harcamasına karşın, Via Nano C7M’in 3,5 Watt güç tüketmesi. Bu da dolaylı olarak cihazların pil sürelerini etkiliyor.

Intel Atom N280 işlemcili Netbook’lar yavaş yavaş ülkemize gelmeye başladı. Satışta bulunan bir iki model bulunuyor. Bu ürünlerin fiyatları N270 ile karşılaştırıldığında yüksek kalıyor. Üreticilerin de desteğini alan Intel’in Atom işlemcisi bu yarışta bir adım önde gidiyor. Fazla söze gerek yok. Yaptığımız testlerde Intel Atom N270 ve N280 performans açısından Via Nano C7M işlemcisine göre bir adım önde.

{pagebreak::Bellek}

Bellek

Netbook’ların bellek miktarları 512 MB ila 2 GB arasında değişiyor. Tavsiyemiz 2 GB kullanmanız yönünde. Ama fiyat açısından 1 GB’lık modellerde uygun bir çözüm oluşturuyor. 512 MB’lık modellerden ise uzak durmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü 512 MB ile 1 GB’lık modellerin test sonuçlarına baktığımızda çok az fark olduğunu görüyoruz. Farka fiyat açısından baktığımızda ise arada 10 dolar bile yok.

{pagebreak::Sabit Disk mi? SSD mi?}
Sabit Disk mi? SSD mi?

Netbooklar’da depolama tercihi için ikji seçenek bulunuyor. Bu seçenekler SSD disk ve Mekanik sabit disk. Alacağınız Netbook SSD disk kullanılıyor ise veri işleme hızı daha fazla. Çünkü SSD disklerin performansı normal sabit disklere göre daha iyi. Ama fiyatı oldukça yüksek olan bu disklerin tercih edilme sebebi sadece hız ile sınırlı kalıyor. Şu anda Netbook’larda maksimum 256 GB kapasiteye sahip SSD sabit disk kullanılıyor. Bu diskin kullanılması ürünün fiyatını tavana çıkartıyor.

Sabit diskli Netbook’lar ise fiyat açısından daha uygun bir seçenek oluşturuyorlar. Standart sabit disklerin kapasite boyutu 640 GB’a kadar çıkıyor. Bu yüksek kapasite tercihini daha Netbook’larda görmesek de, günümüzde en fazla 500 GB kapasiteye sahip modellere rastlıyoruz. Ama fiyat açısından uygun model arıyorsanız 120 GB^lık modellere yönelmelisiniz.

{pagebreak::SSD Daha Hızlı}

Seçim kararı depolama donanımı için oldukça güç. SSD disklerin performans değerleri normal sabit disklere göre oldukça fazla. Ama şunu unutmayın ki alacağınız cihaz Netbook ve sistem kaynakları sınırlı. Bu yüzden Netbook üzerinde kullanılan SSD disk tam performansını kullanıcılara sunamıyor. Normal sabit diskli modellerin hızı daha düşük olsa da, iş uygulamaya geldiğinde hem fiyat, hem de kapasite açısından SSD diskli modellere göre daha makul bir çözüm sunuyor.


{pagebreak::En önemlisi Klavye }

En önemlisi Klavye

Bilgisayarlarla ana iletişim elemanımız olan klavyelerin, Netbook’lar üzerinde konumlandırılmaları oldukça karışık bir konu. Neredeyse her marka diziliş ve boyut farklılığı gösteren klavye türlerini kullanıyor. 8.9 inç ekran boyutuna sahip Netbook’larda genellikle klavye boyutu oldukça küçük. Bu durum eliniz normalden büyükse sorun yaratabiliyor. 10.2 inç ekran büyüklüğüne sahip modellerde ise klavye normal dizüstü bilgisayarlara yakın bir dizilişte konumlandırılmış.

Seçim yaparken hangi klavyede daha rahat edeceğinizi biliyorsanız sorun yok. Ama bilmiyorsanız size tavsiyem ürünlerin teşhir edildiği satıcı mağazalarda deneme yapmanız. Bu sayede size daha rahat gelen modeli seçme şansınız olacaktır.

 

{pagebreak::İşletim Sistemi}
İşletim Sistemi

Netbook’ların sistem performansları oldukça kısıtlı. Bu yüzden üzerinde bulunan işletim sisteminin önemi bir kat daha artıyor. İşletim sistemi Netbook’u hem az yormalı, hem de kullanıcıya sistem kaynaklarını maksimum sunmalı. Bu yüzden sizin görüşleriniz burada bir kat daha önem kazanıyor. Windows işletim sistemine alışkınsanız bu tarz modellere yönelmeniz daha doğru olacaktır. 

Bunun yanı sıra Linux işletim sistemi yüklü modellerin de Windows’tan aşağı kalır yanı yok. Bu tarz bir ürüne alışabilmek için biraz vakit geçirmeniz şart. Çünkü başlarda neyin nerede olduğunu bulmak için uğraşıyorsunuz. Ama eliniz alıştıysa tam gaz devam. Bu arada şunu söylemeden geçmeyelim,  Windows işletim sistemiyle birlikte  gelen modellerde Türkçe desteğine rastlamak mümkün. Ama üzerinde Linux işletim sistemi olan Netbook’larda bu desteği göremedik.

{pagebreak::Ne Kadar Ağırlar?}
Ne Kadar Ağırlar?

Netbook üretiminin amaçlarından biri olan ağırlığı azaltmak ne kadar başarılmışsa, kullanıcıların o kadar hoşuna gidiyor. Yanınızda taşırken hissetmediğiniz bir PC’yi kim istemez ki? Bu yüzden ağırlığı bir kilonun altındaki modellere yönelmenizde fayda var. Bir kilonun üzerindeki model sayısı az olsa da, bu ürünlerin de performans açısından diğer ürünlere nazaran daha iyi olduğunu söyleyebiliriz.

{pagebreak::Batarya Ömrü}
Batarya Ömrü

Netbook’unuzun adaptörsüz çalışma ömrü o kadar uzun olmalı ki aldığınıza değsin. Bu da ürünün üzerinde kullanılan platform ve ekran büyüklüğüyle ilgili. Ekranınız ne kadar büyük ise pil ömrü de o kadar azalacaktır. Platformlara baktığımızda Intel’in Via’lı modellere göre biraz daha fazla pil ömrü sunduğunu görüyoruz. Tabii ki burada asıl amaç kullanıcının ihtiyacı. Siz bir Netbook’u ne kadar süre batarya ile kullanmayı düşünüyorsunuz?

Bu sorunun cevabı size Netbook seçiminde yol gösterecektir. Burada size tavsiyemiz 6 hücreli bataryaya sahip modellere yönelmeniz. Bu Netbook’unuzun ağırlığını 100-200 gram etkileyebilir. Ama bu tarz bataryaya sahip bir ürünün adaptörsüz hayatta kalma süresi 6 saate yakın olacaktır.

{pagebreak::Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?}

Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?

2009 yılı Netbook’ların yılı olacak. Çünkü satış rakamları günden güne artıyor. Bu durum yeni platform ve markaların kullanıcıların beğenisine sunulmasına sebep olacak. Bu yarışta geride kalan AMD yeni Yukon platformu üzerinde Huron işlemcisiyle Intel’in Atom’una rakip olmayı hedefliyor.

Tabii ki Intel suskun değil. O da 2009 yılının sonlarına doğru yeni Moorestown platformunu piyasaya sürecek. Bu platform üzerinde yeni 32 nm mimarisine sahip Menlow işlemcisi Atom’un yerine geçecek. Tabii ki Çinli işlemci üreticilerini de unutmamak gerekiyor.

Onlar da hazırlıklarını sürdürüyorlar ve 2009 yılının ikinci çeyreğinden itibaren yeni işlemci ve platforma sahip ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunacaklar. 2009 yılında Netbook tasarımında büyük ilerlemeler bekleniyor. Çift çekirdek işlemcili modellerin çıkışına çok az süre kaldı.

Bu konuda oldukça hızlı ilerleyen piyasa kriz sürecinde neler gösterecek oldukça meçhul. Ama üreticilerin beklentisinin oldukça yüksek olduğunu söylememizde fayda var.

:: Neden Netbook? Görüşlerinizi buradan paylaşın.

Palm, Netbook’ta da İddialı

İçinde bulunduğumuz 2009 yılı Palm için oldukça hareketli geçiyor. İlk olarak CES‘te iPhone‘un en büyük rakiplerinden biri olması beklenilen Pre‘yi duyuran firma ayrıca Treo Pro adlı yeni modelini de satışa sunmuştu. Firmanın son yeniliği ise ilk olarak Pre’de kullanacağı yeni işletim sistemi webOS‘un bir netbook’ta boy gösterecek olması.


İlk olarak Pre’yle gelecek webOS, Palm’in yeni netbook’unda da kullanılabilir.

Palm’in netbook, daha doğrusu netbook ölçüsünde benzeri ürün piyasasına girişi, bu tarz ürünlerin çok da gündemde olmadığı bir yıla, 2007’ye dayanıyor. Foleo adını taşıyan bu ürün bildiğimiz netbook’lardan farklı olarak Intel’in Atom işlemcisini değil, mobil cihazlar için geliştirdiği 416MHz’lik PXA27x işlemcisini kullanıyordu. Palm mühendisleri webOS’u yeni Foleo’ya uyarlamak için harıl harıl çalışıyor. webOS işletim sistemi yeni Foleo’nun öncekinden farklı olarak 3G desteği, daha fazla bellek gibi birkaç küçük değişiklikle gelmesi bekleniyor.

:: Yeni Foleo olur da ülkemize getirilirse almayı düşünür müsünüz?

 

Avea ile 3G Deneme Sürüşü!

Uzunca bir süredir beklenen ve operatörler arasında Numara Taşınabilirliği temelli anlaşmazlıklar nedeniyle ertelenen 3G ağlarında son viraja girdik. Öyle ki Avea 3G deneyimini abonelerine daha iyi anlatabilmek için Avea Hizmet Merkez’lerinde 3G demosu yapmaya başladı.

Gidemeyenler ve 3G’yi yalnızca görüntülü iletişim olarak düşünenler için Beşiktaş’taki Avea Hizmet Merkezi’ne gittik ve Avea Pazarlama – Katma Değerli Servis Direktörlüğü – Ürünü Yöneticisi Avşar Dirgin ile 3G test sürüşüne çıktık.

Avea Hizmet Merkezi’nde 3G Keyfi

Henüz başlangıç noktasında olan 3G deneyiminde yakın gelecekte görüntülerdeki hızların kat ve kat üzerine çıkacağını göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin.

İşte Avea’nın 3G USB Stick ile bilgisayar üzerinde, cep telefonumuzda görüntülü görüşme ve uzaktan erişim sağlanabilen güvenlik kamerası ile  mobil eğlence sağlayan mobilvizyon servisi ile hareket halinde iken televizyon keyfi sunan 3G Demosu.

İzleyin.

#video_4804#

:: Avea 3G hakkındaki düşüncelerinizi burada paylaşabilirsiniz.

Avermedia AVerTV DVB-S Trinity

Bilgisayarda TV keyfini kim istemez ki. İstediğiniz zaman uydu yayınlarını alın, analog yayınlarına geçin veya FM radyo özelliğinden faydalanın. Tüm bunlara ek olarak henüz deneme aşamasında olan DVB-T teknolojisine hazır olun. Her bir fonksiyon tek bir ürün üzerinden faydalanabilsin ve her bir teknoloji ile tek bir kumanda ile hükmedin. Bu ürün bilgisayarınızı bir mültimedya eğlence istasyonuna dönüştürsün. Film ve müzik bile bu kumanda üzerinden gerçekleşsin. Hatta tüm bu özellikleri fare bile kullanmadan yapın.

Kulağa hoş geliyor değil mi? Üstelikte imkansız değil. Çünkü inceleme fırsatı bulduğumuz  AVerTV Trinity işte tüm bu özellikleri yapan bir TV kartı.

Tek bir kart üzerinden DVB-S, DVB-T, Analog ve FM Radyo özelliklerine sahip.

AVerTV Trinity, dijital uydu keyfini bilgisayarınıza taşıyan bir ürün. DVB-S teknolojisini destekleyen bu kart, aynı zamanda dijital karasal (DVB-T), Analog TV ve FM radyo yayınlarını destekliyor. Dört adet işlevi tek bir kart üzerinde bulunduran AVerTV Trinity, aldığınız yayınları kayıt bile edebiliyor. Tüm bunlara ek olarak  1080i desteği ile ilgi çekiyor. 

{pagebreak::Windows Media Center’a Uyumlu}
Windows Media Center’a Uyumlu

AVerTV Trinity, PCI-e arabirimini destekleyen bir ürün. Bu ürünü çalıştırabilmek için anakart üzerinden PCIe x1 yuvasına sahip olmanız gerekiyor. AverTV Trinity bu yuvaya takıldığında yapmanız gereken tek şey birlikte verilen kurulum CD’sini yüklemek. CD yüklendikten sonra, Avermedia’nın sitesinden Turksat uydu frekansları yama paketini indirmeniz gerekiyor. Bu yama paketinde kanalların listesi yer alıyor. Bu liste sayesinde, yerli kanalları seyrediyorsunuz. Aksi takdirde tüm ayarları manuel olarakyapmalısınız.

Uzaktan kumanda MCE’ye uyumlu ve TV, video, müzik ve resimler arasında geçiş yapabiliyor.

 

AverTV Trinity, Windows Media Center Edition (MCE) altında çalışabiliyor. Universal DVB Plugin adlı yazılımı yüklediğinizde MCE altında  DVB-S, DVB-T, analog ve FM radyo yayınlarını seyredebiliyorsunuz. Buna ek olarak kendi yazılımı olan My TV altında da yayınlarını kayıt edebiliyor.

AverMedia, VistaMCE Video Gaming ve Video Quality Enhancement özelliği sayesinde  video ve seslerin parlaklık/kontrast oranlarının daha doygun olmasını sağlıyor. Bu ürün MCE video gaming plug-in desteği ile birlikte oyun konsol ve video kameralarına direkt olarak bağlanabiliyor.

{pagebreak::Yüksek Çözünürlüklü Yayınları Alabiliyor}

Yüksek Çözünürlüklü Yayınları Alabiliyor

AverTV Trinity, kendisini 1080i çözünürlük desteği ile farklılaştırıyor. Bu ürün ile HD uydu yayınlarını almanız mümkün. Üründe beğendiğimiz bir özellik Türkçe dil paketine sahip olması.

Yaptığımız denemelerde yayınları rahatlıkla seyrettiğimizi söylemeliyiz. Hatta düşük konfigürasyonlu bir PC sisteminde bile yayınlarımızı rahatlıkla izleyebildiğini gördük. Fakat işin içine şifre çözme (ProgDVB özellikle) ve HD yayınlar girince Avermedia’nın güçlü bir sistem’e ihtiyaç duyduğunu söylemeliyiz.

 

Trinity, Türkçe yazılım desteğine sahip.

 

Avermedia’nın, Aver Media Center yazılımı oldukça başarılı. Önceki Avermedia ekran kartlarındaki yazılımlara baktıkça farkın çok büyük olduğunu söylemeliyiz. Benzer bir durum birlikte verilen kumanda için de geçerli. Kumanda kısa yol tuşlarına sahip. Bu tuşlar sayesinde Media Center yazılımını rahatlıkla kontrol edebiliyorsunuz.
AverTV Trinity, oldukça başarılı bir görüntü kalitesi sunuyor. Kayıt özelliği de oldukça başarılı. Bu yüzden de yeni bir TV kartı almayı düşünen kişilere AverTV Trinity’yi gözden kaçırmamalarını tavsiye ediyoruz.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

 

Avermedia AVerTV DVB-S Trinity
TV Kartı

Arabirim: PCI-e
TV Sistemi: Hybrid
Dijital TV: DVB-S, DVB-T
FM Radyo: Analog
Uzaktan Kumanda: var
Kayıt: MPEG – 1/2/4 & H.264
İşletim Sistemi: Windows 2000 / XP / XP MCE / Vista / Vista MCE
Çıkış: Kompozit (RCA), S – Video ve Ses çıkışı

Bilgi İçin: Multimedya
Web: www.multimedya.com
Fiyat: 228 TL

Ürünü Satın Almak İçin Tıklayın

:: Hangi TV kartını kullanıyorsunuz?

Bilge Adam’da SAP Eğitimleri Başlıyor

Bilge Adam’ın vereceği SAP eğitimleri üç ana gruba ayrılıyor. İlk grupta; kurumlara yönelik müşteriye özgü ve açık sınıf eğitimleri yer alıyor. Bu kapsamda verilen eğitimler müşterilerdeki anahtar kullanıcıların ihtiyacı belirlenerek, 3 ile 5 gün arasında veriliyor ve modül eğitimlerini kapsıyor. İkinci grupta; SAP Çözüm Akademisi eğitimleri bulunuyor. Bu eğitimlerle sertifikalı SAP danışmanı yetiştirmek amaçlanıyor. SAP Akademi eğitimleri, bireylere yönelik kapsamlı ve uygulamalı içeriği yoğunlaştırılmış eğitim programları olarak tanımlanıyor. Üçüncü grup ise Bilge Adam’ın bireylere yönelik düzenlediği 300 saatlik kariyer eğitimlerinden biri olan ve SAP-Finans modülünde kullanıcı bazında bilgi sahibi bireyler yetiştiren, “Bilgisayarlı Muhasebe ve Finans Uzmanlığı” kapsamında verilecek olan SAP kullanıcı eğitimi.


SAP öğrenmek isteyenler artık Bilge Adam’a da uğrayabilecek.

Bu eğitimlerden; üniversite mezunu ve İngilizce bilenler, SAP’nin belirli modüllerinde bilgiye ihtiyaç duyanlar, SAP kullanan kurumlarda çalışan IT personeli, proje ekibinde yer alanlar ve anahtar kullanıcılar yararlanabilecek. Ayrıca eğitimlerden, ileri düzeyde muhasebe öğrenen, bunu SAP’nin finansal modül bilgileriyle zenginleştirmek ve farklılaştırmak isteyen son kullanıcılar da faydalanabilecek.

:: Bu eğitimi almayı düşünür müsünüz?

Bilgi için: SAP / Bilge Adam

Pirate Bay Davasında Şok Gelişmeler

Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan ve sitenin sahiplerini bir süreliğine hapse gönderip telif hakkı sahiplerine büyük miktarlarda tazminat ödemeleri yönünde ceza veren dava, bittikten sonra bile İsveç‘te ortalığı karıştırdı. Davanın hakimi olan Tomas Norström‘un savcı ve davacılarla önceden bir bağlantısı bulunduğunu ortaya çıktı. Bu bağlantıların kökü ise, fikri mülkiyet haklarının korunmasıyla ilgili dernek ve kuruluşlar olunca, hakimi Pirate Bay davasına kimin, nasıl uygun gördüğü sorgulanmaya başladı.

Hangi Derneklere Üye?

Hakim Tomas Norstöm, iki ayrı fikri mülkiyetlerin korunmasyıla ilgili derneğe üye olması soğuk duş etkisi yaratırken, bu iki derneğin isimleri de belli oldu. Bunlardan bir tanesi İsveç Sınai Mülkiyet Koruma Derneği (Svenska föreningen för industriellt rättsskydd) diğeri ise İsveç Telif Hakkı Derneği (Svenska föreningen för upphovsrät).

Siyasi Yansıma

Bu olay siyasi arenada da bazı yansımalara sahip. İsveç’in en büyük dördüncü siyasi partisi olarak anılan ve telif hakları ve dijital özgürlükler konusunda katı açılımlara sahip olan Korsan Partisi‘nin başkanı Rickard Falkvinge konuyla ilgili olarak “Fikri mülkiyet lobisi İsveç’e de yozlaşmayı getirmiş gibi görünüyor” şeklinde sert bir açıklama yaptı.

:: Bu gelişmeler Pirate Bay için umut ışığı olur mu?

Lara Croft Kaç Sattı?

Eidos’u 120 milyon dolara satın alan Square Enix, her iki firmanın da önemli oyunlarının yakaladığı satış başarısını açıklamaktan çekinmedi. Buna göre Square Enix’in efsane RPG serisi Final Fantasy 85 milyon satışı geçerken, Dragon Quest de 47 milyon sattı. Nazaran daha yeni olan ve daha az oyunu bulunan Kingdom Hearts serisinin toplam satışı ise 12 milyona ulaşmış durumda.

Eidos’ta Durum Ne?

Eidos’un iki kilit oyunu; Tomb Raider ve Hitman de önemli satış başarılarına erişmiş görünüyor. Lara Croft toplamda 30 milyon satışı devirirken, barkod kafalı dostumuz Agent 47 de 8 milyon oyuncuyu aksiyona doyurdu. Diğer yandan Kane & Lynch‘in 1,75 milyon, Deus Ex‘in de 2 milyon satışı, Eidos’u Japon sahibinin kollarından kurtarmaya yetmemişe benziyor.

:: Tomb Raider ve Hitman serilerinden hangi oyunları oynadınız?

Bilgi İçin : Eidos

Sahte iPhone Tasarımları

Daha iyi kamera, 802.11n kablosuz ağ desteği, radyo, video düzenleme gibi özellikler iPhone 4G’den beklenen yenilikler arasında yerini almış durumda. Yeni iPhone’nun çıkış tarihi geciktikçe fanatik iPhone taraftarları kendi iPhone’larını tasarlamaya başladılar. Aşağıdaki resimde sahte iPhone tasarımlarını görebilirsiniz.


Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

:: Sahte tasarımlar ile ilgili yorumlarınızı buradan paylaşın.

MySpace CEO’su İşi Bıraktı

Bir zamanlar rakipsiz iken, son dönemde tahtı Facebook‘a kaptırmama telaşına düşen MySpace‘de sular durulmuyor. Şimdi de şirketin kurucularından Chris DeWolfe, CEO’luk görevinden ayrılıyor. MySpace ile bitmek üzere olan anlaşmasını yenilemeyeceği öğrenilen DeWolfe, şirketin yönetim kurulunda kalmaya ve stratejik danışmanlık yapmaya devam edecek.

Eski Facebook’çu mu Gelecek?

DeWolfe’tan boşalan CEO makamına düşünülen isimler ise hayli ilginç. Eski Facebook CEO’su Owen Van Natta ya da diğer MySpace kurucularından Tom Anderson, yakın zamanda MySpace CEO’su olarak göreve başlayabilir. MySpace bu yılın başlarında üç kilit adamını daha kaybetmişti. Bakalım yeni yapılanma sürecinde, şirkete başarıyı getirecek yenilikler sağlanabilecek mi.

:: Konuyla ilgili görüşlerinizi forumda paylaşın.

Bilgi İçin : MySpace

GeoCities Kapanıyor!

Yahoo, 1998 yılında 3,57 milyar dolara aldığı ve ücretsiz ya da çok düşük fiyata web sitesi barındırma servisi sunan GeoCities’i yaz aylarında kapatacağını duyurdu. Geçtiğimiz yıl 177 milyon ziyaretçiyi konuk eden GeoCities için yeni hesap alımı kapatılırken, müşteriler de firmanın diğer ücretsiz servisi Yahoo! Web Hosting‘e yönlendiriliyor. Bakalım GeoCities kullanıcılarının bu karara tepkisi ne olacak.

:: GeoCities servisini kullanıyor muydunuz?

Bilgi İçin : GeoCities