2021’in sonlanmasına sadece bir ay kaldı. Dünyanın en büyük müzik akış platformlarından biri olan Apple Music, geçtiğimiz yıl içerisinde en çok dinlenen şarkılar ve en çok Shazam’lanan şarkılar gibi verileri yayınladı. Bununla birlikte üçüncü geleneksel Apple Music Ödülleri de sahiplerini buldu.
Hangi diziyi izleyeceğini bilmeyen kişiler için bu yazımızda en iyi Apple dizilerini listeledik. Peki en iyi Apple dizileri hangileri?
Apple Music ödüllerine The Weeknd damgası
Apple tarafından yayınlanan resmi istatistiklere göre 2021’in en fazla dinlenen şarkısı, Güney Koreli ünlü pop grubu BTS’in Dynamite şarkısı oldu. Bunu, Olivia Rodrigo’nun şarkısı Drivers Lisence takip etti. Bununla birlikte aynı şarkı, 2021’de lirikleri en fazla okunan şarkı da olmayı başardı.
Gelelim Apple tarafından üçüncü kez verilen Apple Music Ödülleri’ne… Geçtiğimiz yıla damgasını vuran The Weeknd, Dünya Çapında En İyi Müzisyen seçildi. Yılın En İyi Çıkış Yapan Müzisyeni ödülü ise Drivers License ile Olivia Rodrigo’ya gitti.
2021’de en çok dinlenen 10 şarkı:
BTS – Dynamite
Olivia Rodrigo – Drivers License
Ariana Grande – Positions
Pop Smoke – For The Night (feat. Lil Baby & Da Baby)
The Weeknd – Blinding Lights
Justin Bieber – Peaches (feat. Daniel Ceaser & Giveon)
Olivia Rodrigo – Good 4 U
The Kid LAROI & Justin Bieber – STAY
Bad Bunny & Jhay Cortez – Levitating (feat. Da Baby)
Bruno Mars & Anderson .Paak & Silk Sonic – Leave The Door Open
CKay – Love Nwantiti (feat. Axel & DJ Yo) [Remix]
Peki sizler yayınlanan listeler hakkında neler düşünüyorsunuz? Top 10 listelerinde sizin de favori müzisyeniniz veya parçanız mevcut mu? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Bilim dünyasının belki de değeri hiç bilinmeyen, ancak teknolojiye çağ atlatacak zamanın ötesinde fikirleri nedeniyle dikkatleri üzerine çeken bir mucitti Nikola Tesla. Öyle ki, hayal ettiği çalışmaları günümüzde hayata geçse, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz teknolojiler adeta çocuk oyuncağı gibi kalırdı. Tabii bu durum bazı kesimlerin hiç hoşuna gitmedi.
Ömrünü insan hayatını kolaylaştırmaya adayan Tesla’nın önü hep kesildi ve istediği desteği alamadığı için hiçbir zaman hedeflediği yere gelemedi. 1943 yılında da soğuk bir ocak akşamında New York’ta bir otel odasında sefalet içinde hayatını kaybetti. İşte herkesin kafasında soru işaretlerine neden olan olay burada yaşandı. FBI, apar topar Tesla’nın öldüğü otel odasına gelerek tüm çalışmalarına el koydu. Peki o gün otel odasında neler yaşandı? Yazımızda anlattık…
Uzayda ölürsek bedenimize ne olacağını düşündünüz mü? Biz düşündük ve sizin için bu süreci Dünya'daki süreçle kıyaslayarak yazdık...
FBI, Nikola Tesla’nın hangi önemli çalışmasına el koydu?
Uzun yıllar süren iddia ve komplo teorilerinin ardından 2016 yılında Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında Nikola Tesla ve çalışmalarına dair yüzlerce sayfalık belge yayınlandı. Ancak belgeler arasında doğal olarak çoğu kişinin beklediği ”Ölüm Işını” adlı proje bulunmuyordu. FBI’ın Tesla’nın çalışmalarına el koymasının ana nedeni olduğu iddia edilen projeyi en ince detaylarına kadar anlatmaya çalıştık.
Ölüm Işını
FBI tarafından yayınlanan belgelerde Tesla’nın dünyanın dört bir yanındaki devletleri peşine takan ‘’Ölüm Işını’’ adındaki süper silah projesi yer almıyordu. Bu noktada FBI’ın bazı çalışmaları paylaşmadığına yönelik çeşitli iddialar ortaya çıktı. Ancak bu iddialar daha önce kurum tarafından kesin bir dille defalarca reddedildi.
Nikola Tesla, 78. doğum gününde The New York Times’a bazı açıklamalarda bulundu. Mucit, yıllar önce savaş halindeki orduların peşine düşmesine neden olabilecek bir projesi olduğunu duyurdu. Ancak o dönem, kamuoyunda mucidin yaşlanması neden gösterilerek yaptığı açıklamalar çok fazla ciddiye alınmadı.
Eski ABD başkanı Donald Trump’ın amcası John G. Trump, mucidin ölümünden üç hafta sonra söz konusu çalışmalardan haberdar olduğunu, ancak hiçbirinin pratiğe dökülebilecek potansiyelde olmadığını ifade etmişti. Burada yorumu tamamen size bırakıyoruz.
İddialara göre icat, 400 km içerisinde bulunan uçak ve tank gibi binlerce askeri aracı tek bir atışla yok edebilme potansiyeline sahipti. Öte yandan zamanında Tesla’nın silahı ABD başta olmak üzere çok sayıda devlete teklif ettiği ve bunların arasından ilgi gösteren tek ülkenin Sovyetler Birliği olduğu da söylentiler arasında yer alıyor.
İşin ilginç tarafı ise Tesla’nın bu silahı bir kez test ettiği yönündeki iddialar. Görgü tanıklarına göre, Nikola Tesla 30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında Ölüm Işını’nı kullanarak 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğer sayılabilecek büyük bir gök patlamasına neden oldu.
Bu doğrultuda Tesla hayatını kaybettikten yaklaşık 20 yıl sonra Sovyetler Birliği’nden daha önce hiç görülmemiş fantastik bir silahın geliştirildiği açıklamaları da gelince, Soğuk Savaş nedeniyle ABD’de bu durum yeniden sorgulanmaya başlandı. Hatta proje ile ilgili yapılan açıklamadaki bazı bölümlerin Tesla’nın Ölüm Işını projesinin sızdırıldığı iddia edilen kısımları ile büyük ölçüde uyuşmasının ardından büyük bir kesim Tesla’nın zamanında bir şeyler bulduğuna gerçekten inanmaya başladı.
Bu noktada tüm gözler Tesla’nın ABD Yugoslav Büyükelçisi olan yeğeni Sava Kosanoviç’e döndü. 1952 yılında bir ABD mahkemesi tarafından amcasının mülkünün meşru varisi ilan edilen Kosanoviç, el koyulan belgelere erişim hakkı kazanmıştı. Kafalarda soru işareti oluşturan bir olay da burada yaşandı. FBI resmi kayıtlarında yer alan bilgilere göre, yeğene Tesla’nın otel odasında bulunan çalışmalarını da bünyesinde barındıran toplamda 80 sandık materyal teslim edildi.
Sava Kosanoviç, daha sonra bunları Nikola Tesla Müzesi’nde sergilenmek üzere Sırbistan’ın Belgrad kentine gönderdi. Ancak Belgrad’a sadece 60 sandığın gitmesi oldukça dikkat çekti. Hatta 2016 yılında halka açılan belgelere göre FBI, o dönem ulusal güvenliği tehdit edebilecek önemli teknolojileri düşman devletlere sunmasından endişelenerek Sava Kosanoviç’i tutuklamayı bile düşünmüş.
20 sandığın aniden ortadan kaybolmasının ardından yeğenin FBI’dan önce otel odasına gelerek projeyi ele geçirdiği söylentileri ortaya çıktı. Bir kesim de bunun aksine 1980’li yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanki başkan Ronald Reagan tarafından tasarlanan bir askeri tasarı olan Stratejik Savunma Girişimi, bilinen adıyla Yıldız Savaşları’nda Ölüm Işını projesinin temel alındığını iddia etti.
Nikola Tesla’nın Ölüm Işını projesine ne olduğunu belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ancak insan yaşamını kolaylaştırmaya yönelik icatları ve projeleri ile tanınan bir mucidin başkalarının eline geçmesi halinde ciddi tehlike oluşturabilecek bir projeyi başka ülkelere pazarlamaya çalıştığı iddiaları oldukça mantıksız geliyor.
Bunun yanı sıra ABD ve Sovyetler Birliği’nin benzer çalışmalarının sonuçsuz kalması, söz konusu projenin (ellerinde olsa dahi) sadece Tesla tarafından doldurulabilecek büyük boşluklara sahip olduğunun en büyük göstergesi.
Sizlere Tesla’nın en merak edilen çalışmalarından birini detaylı bir şekilde iddialar eşliğinde aktarmaya çalıştık. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizlere hangi iddia daha mantıklı geliyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Rönesans döneminin en meşhur üç isminden biri olan Leonardo da Vinci, bilim ve teknoloji alanında önemli buluşlara imzasını attı. Daha çok çizdiği resimlerle tanıdığımız bu isim, aslında bilim ve teknik alanlarında da büyük gelişmelerin kaydedilmesine katkı sağladı.
1452 – 1519 yılları arasında İtalya’da yaşamış olan da Vinci, filozof, astronom, mimar, mühendis, mucit, matematikçi, anatomist, müzisyen, heykeltıraş, jeolog, ressam, yazar ve kartograf olarak tanınıyor. Özellikle Mona Lisa tablosuyla anılan da Vinci, 20’nci yüzyıla kadar yaygın olmayan birçok makine tasarladı.
Evrensel sabitlerden mimariye, tıptan basit ev eşyalarına kadar Antik Mısır döneminin bilim ve tekniğe çok sayıda önemli katkısı oldu.
Leonardo da Vinci, doğa ve bilimi nasıl gördü?
Ünlü ressam ve bilim insanı, Rönesans sanatının bilimsel temellerini (perspektif, ışık, orantılar ve anatomi) öğrendi. Üstelik bunları doğa araştırmalarına genişletti. Sanatı, doğanın işleyişini anlamaya dayalı görsel bilginin nihai biçimi olarak gördü.
Aslında tüm çalışmalarında doğadaki her şeyin işleyişini yöneten bir matematiksel kurallar çekirdeği aradı. Kurallar, insanların doğayı sanatta, bilimde ve teknolojide nasıl keşfetmesi gerektiğini belirledi. Her makine, doğadan esinlenilen ama onu doğrudan taklit etmeyen yeni bir şeydi. Tüm icatları doğa bilimi anlayışına dayanıyordu.
Sanatının yanı sıra, Leonardo da Vinci bilim ve teknolojideki vizyonu ile de bilinir. Sivil ve askeri mühendislik için önemli tasarımlar yaptı. Büyük icatlarını genellikle ‘bilinçli’ olarak kağıt üzerinde bıraktı. Uygulamaya koyduğu icatları ise pahalı ve devasa mekanizmalardı.
Mühendisliğe en önemli entelektüel katkısı, mekanik cihazların doğanın matematiksel yasalarına uygun olarak tasarlanması gerektiği konusunda ısrar eden ilk kişi olmasıydı. Ayrıca çeşitli cihazlara yerleştirilebilen ayrı bileşenleri veya makine parçalarını icat eden ilk kişiydi.
Leonardo da Vinci, 15’inci yüzyılda helikopter tasarladı
Tarihin en meşhur ressamlarından biri olan da Vinci, namlulu topu (otomatik silah) geliştirdi. Özellikle yeniden doldurma sırasında top atışlarındaki zaman kaybından ötürü böyle bir tekniği tasarladı. Çok namlulu bir topu tasarlayarak, modern makineli tüfeklerin ilkel atasını geliştirmiş oldu.
Leonardo da Vinci, bilim ve teknoloji alanında önemli bir buluş daha yapmıştır; hava vidası. Bu esasen 20’nci yüzyılda üretilmeye başlanan helikopterlerin öncüsüydü. 1493’te tasarladığı ‘helisel hava vidası‘, uçuşu başlatmak için havayı sıkıştırmak üzere dönen bir keten vidadan oluşuyordu. Yani günümüz helikopterlerinde kullanılana benzer bir mekanizma mevcut. Ancak bu tasarımı da kağıt üzerinde kaldı.
Anemometre (rüzgar ölçer) de da Vinci’nin teknolojiye önemli katkıları arasında. Bu tasarımı, uçuş çalışmalarıyla ilişkili kabul edilebilir. Rönesans hareketinin öncülerinden Leon Batista‘nın özgün tasarımından uyarlanan da Vinci’nin katkıları, cihazı önemli ölçüde daha kullanışlı hale getirdi.
Bir diğer Leonardo da Vinci teknolojisi ise döner köprü. Bu döner köprü sadece bir mühendislik harikası değildi, aynı zamanda demonte ürün tasarımının ilk örneklerindendi. 1480’lerde Duke Sforza için tasarladığı köprü, birliklerin nehirleri hızlı bir şekilde geçmesini sağlıyordu. Ayrıca başka bir bölgede kullanılmak üzere kolayca paketlenip taşınabiliyordu.
Teknik açıdan bu köprü, yapının her iki tarafının dengeli olmasını sağlayacak şekilde tanklara sahipti. Taşıma kolaylığına gelince, tekerleklere ve halat-kasnak sistemine sahip olacak şekilde tasarlandı.
Kanatlı uçan makine (uçak) tasarımı
Leonardo da Vinci, insan gücüyle uçan kanatlı bir makine yani uçak tasarımı yaptı. Bu ornithopter, esasen yarasaların uçma işlevini temel aldı. Kanat açıklığı yaklaşık 10 metreden fazla olan iki kanatlı ahşap bir çerçeve olarak tasarlandı. Araç, çam ağacının yanı sıra saf ipekten yapılacaktı.
Leonardo da Vinci, bilim ve teknoloji alanında gerçekten bir öncü. Bu hava aracı tasarımı da buna bir örnek. Bu arada, ornithopter gücünü pilotun kaslarından alacaktı. Ayrıca araç, kanatları kontrol edecek bir çubuk ve kasnak sistemine sahipti. Ancak bu araç havada uçuşa devam edebilecek tasarıma sahip olmasına rağmen, aracı yerden kaldırmak imkansızdı. Bunu modern uçaklardan ayıran ise bir motor mekanizmasının olmamasıdır.
Kendi kendine giden araba
Leonardo da Vinci, bir araba da tasarladı. Araç, itilmeden hareket edebilecek şekilde çizildi. Tasarımlara göre aracın sarmal yaylarla güçlendirilmiş olduğu aktarılıyor. Ayrıca fren ve direksiyon sistemlerine de sahipti. Muhtemelen günümüz otomobillerinin öncüsü olan kendinden tahrikli araba ‘eşsiz’ olarak tanımlanıyor.
İtalya’daki Bilim Tarihi Enstitüsü ve Müzesi‘ndeki araştırmacılar, tasarımları inceleyerek arabayı yeniden oluşturdu. Araştırmacılar, söz konusu aracın Mars Rover‘a şaşırtıcı derecede benzediğini açıkladı.
Bunların dışında da Vinci’nin onlarca tasarımı bulunuyor. Örneğin, ilk paraşüt Sebastian Lenormand‘a (1783) atfedilse de Leonardo’nun daha önce tasarladığı ortaya çıktı. Ayrıca robotik şövalye (insansı bir robot), insan anatomisi ve denizaltı tasarımları yaptı. Özellikle insan anatomisi üzerindeki çalışmaları çığır açtı. Bu konudaki çizimleri tıbbın gelişmesine katkı sağladı.
Sanat tutkunlarının ve teknoloji meraklılarının bir araya geldiği nokta, dijital çizim uygulamaları. Gerek vakit geçirmek için amatör bir uğraş, gerek tasarım yapmak, gerekse de çizim yeteneğinizi geliştirmek için olsun, birçok kullanışlı ve ücretsiz dijital çizim uygulamaları mevcut.
Eğer resim ile ilgiliyseniz ve telefon ya da tabletinizden de resim çizip tasarım yapmak istiyorsanız, en iyi dijital çizim uygulamalarını bir araya getirdik. İşte o uygulamalar…
Görüntülü konuşma hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. peki en iyi görüntülü konuşma uygulamaları hangileri?
Dijital çizim uygulamaları
Gijital çizim, geleneksel çizime kıyasla çok daha ucuz ve pratik bir yol. Resim konusunda büyük bir yeteneğiniz olmasına gerek olmadan uygulamalar içerisindeki araç gereçleri zaman içerisinde keşfedip, kendinizi bu konuda geliştirebilir ve çok daha iyi eserler ortaya çıkarabilirsiniz.
Geleneksel çizim araçları bütçenizi aşabilir ya da teknolojiye ilgili olduğunuzdan dijital çizim daha çok ilginizi çekebilir. Ücretsiz olarak kullanabileceğiniz kullanımı kolay uygulamalara bir göz atalım.
ibisPaint X uygulaması
Uygulama içerisinde çizmek istediğiniz resmin boyutunu ayarlayabilirsiniz. Farklı fırça seçenekleriyle çeşitli yöntemler deneyebilirsiniz. Ayrıca ibisPaint X, galerinizde olan bir fotoğrafın üzerine çizim yapma imkanı da tanıyor. Birkaç fotoğraf ya da resmi üst üste ekleyebileceğiniz bir özelliğe de sahip.
2.700‘ün üzerinde malzeme, 4.500 çeşit fırça, 800‘ün üzerinde yazı tipi, 78 ayrı filtre, 46 farklı ekran tonu ve 27 harmanlama modu ile resminizi çeşitlendirebilirsiniz. Kontur sabitleme, kayıt çizim süreci, simetri veya radyal çizgi cetvelleri ve kırpma özellikleri de mevcut. Resminizi tamamladıktan sonra ise PNG olarak indirebilirsiniz.
Ayrıca sizin gibi birçok sanat meraklısının eserlerini paylaşabildiği bir platform. Böylece yaptığınız resimleri diğer insanlara sergileyebilirsiniz. Google Play Store‘dan indirmek için buraya ve App Store‘dan indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Sketchbook uygulaması
Özelleştirilebilir fırçaları, istediğiniz sonuca ulaşmanız için büyük avantaj sağlıyor. Diğer uygulamadaki kadar çok olmasa da Sketchbook da birkaç yazı stiline sahip. Ayrıca simetrik olarak çizebilmeniz için kılavuz çizgileri ve ayna modu mevcut. Bu fonksiyon, özellikle portre çizimlerinde işe yarayabilir.
Renk paletiyle istediğiniz renkleri bulmanıza yardımcı oluyor. Arayüzü, eskiz için tasarlandığından çizime odaklanmak daha kolay olacaktır. Yine bu uygulamada da, galerinizdeki fotoğraflar üzerine çizim yapabilirsiniz. Google Play Store‘dan indirmek için buraya ve App Store‘dan indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.
MediBang Paint uygulaması
Diğer uygulamalarla büyük ölçüde aynı özelliklere sahip. Geniş renk paleti, farklı fırça seçenekleri, eklenebilir fotoğraf ve kullanılabilir birden fazla katman. Fakat MediBang Paint‘i kullanması gereken kişiler özellikle karikatür tutkunları. Uygulama, karikatür oluşturmak için özel bir arayüze sahip.
Geometrik şekilleri düzgün çizmenize yarayacak, boyutlandırılabilir çizim kalıpları da mevcut. Google Play Store‘dan indirmek için buraya ve App Store‘dan indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.
En önemli bilimsel keşifler neler olabilir? Bu sorunun cevabı herkes için aynı olmayacaktır. Kimi insanların aklına ilk önce matematiksel gelişmeler gelirken, kimileri tıptaki gelişmeleri hatırlayacaktır. Ancak sonuçta geçtiğimiz birkaç yüzyılda tanık olduğumuz önemli keşifler ve icatlar olmadan insanlığın nereye varacağını hayal etmek oldukça zor.
Pek çok gelişme hayatımızı büyük ölçüde iyileştirdi ve ömrümüzü uzattı. Bununla birlikte, birçok teknik gelişme insanlığa fayda sağlarken bazıları faydadan ziyade zararları ile ön plana çıkabiliyor. Sözün kısası, şimdi birlikte bize göre en önemli olan birkaç keşfe ve icada bakalım…
Birilerinin ilk keskin kenarlı aleti yapmak için bir kayayı yere vurduğu andan, tekerleğin icadına kadar insanlık büyük adımlar attı. Bunun sonucunda ise şu anda Mars’ta ve diğer gezegenlerde araştırmalar yapan gezgin araçları icat etmiş bir noktadayız.
Bilimsel keşifler, internetin geliştirilmesiyle daha da hızlandı. Özellikle birkaç önemli gelişme devrim niteliğinde sayılıyor. Bunlardan biri de penisilin. Evet, penisilin insanlık tarihi açısından çok çok önemli kabul ediliyor.
1928’den önce, şimdi zararsız olduğunu düşündüğümüz enfeksiyonlar tüm toplulukları yok edebilecek nitelikteydi. Alexander Fleming‘in dünyanın ilk antibiyotiği olan penisilini geliştirmesi gerçekten devrim! Fleming, laboratuvarındaki çalışmalarında küf ve mantarları büyüterek ilk antibiyotiği geliştirdi.
Antibiyotikler o zamandan beri bir dizi enfeksiyonla savaşmak için kullanılıyor. Bu ilaçlar geliştirilmeye devam ediyor. Gerçekten de insan ömrünü ve yaşam kalitesini artıran büyük bir keşif oldu.
X-ışınları nedir? Neden önemli?
1895 yılında Alman fizikçi Wilhelm Roentgen, tıp tarihi açısından önemli bir bilimsel keşif yaptı. X-ışınlarının keşfi (X-ray) tıp mesleğinin en yenilikçi kilometre taşlarından biri oldu. Bu nedenle Roentgen, fizikte ilk Nobel Ödülü’nü aldı.
X-ışınları direkt et veya tahta gibi maddelerden geçerek çalışıyor. Ancak en önemlisi kemik ve metal gibi maddelerce durduruluyor. Bu sayede bir görüntüyü inceleyen doktorlar kırık kemikleri tespit edebilir oldu. Aynı zamanda güvenlik açısından da önemli bir buluş. Çünkü şüpheli bavullar ve paketlerin içini gösteriyor.
Tartışmalı bilimsel keşifler de var: Atom bombası
Atom bombası gerçekten büyük bir icat ancak oldukça tartışmalı bir konu. Çünkü insanlığa verdiği büyük zarar yıllardır gündemimizde. İkinci Dünya Savaşı‘nı yıkıcı bir şekilde sonlandıran gelişme olarak tarihe geçti. Çünkü Japonya’daki binlerce insanın ölümüne neden oldu.
Aynı zamanda bu keşif, bugüne kadar devam eden nükleer silahlanma yarışına da öncülük ediyor. 1940’ların başında, dünyanın önde gelen bilim insanlarından oluşan bir ekibin atom bombası yapmak için uranyumun nasıl rafine edilebileceğini bulmak üzere bir araya gelmesiyle ilk adımlar atıldı.
Manhattan Projesi olarak bilinen bu ekibin uzun süreli yıkıma neden olan bu silahı geliştirmesi sadece beş yıl sürdü. Sonucunda ise ABD, Japonya’daki Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine attığı atom bombaları nedeniyle binlerce insanın ölümüne yol açtı.
Neyse ki 1945 yılındaki bu olayların devamı gelmedi. Her ne kadar pek çok ülke nükleer silahlanmaya gitse de atom bombalarının savaşta kullanıldığı tek olay olmaya devam ediyor.
Evrim teorisi anlayışı değiştirdi
1859’da İngiliz doğa bilimci Charles Darwin, evrim teorisini ortaya attı. Böylece Dünya’daki yaşamın nasıl geliştiği fikrini sonsuza dek değiştirdi. Bu nedenle evrim teorisi, en önemli bilimsel keşifler arasında. Darwin’in teorisi, özellikle yaratılışçılık fikrini benimseyen kesimler ile çelişmekte.
Darwin, tüm organizmaların zaman içinde yavaş bir hızda evrimleştiğini ileri sürdü. Evrimleşmenin bir türün değişen çevreye uyum sağlamasına ve bu ortamda hayatta kalmasına izin verdiğini savundu. Bir tür uyum sağlayamazsa o zaman yok olma riskiyle karşı karşıya kalır. Bu da Darwin’in doğal seçilim olarak adlandırdığı bir süreçtir.
En önemli bilimsel keşifler arasında elbette yer çekimi de var!
Pek çok kişi tarafından tüm zamanların en büyük bilim insanı olarak kabul edilen İngiliz matematikçi ve fizikçi Isaac Newton, dünyanın en önemli keşiflerinden birini yaptı. Newton, evrensel yer çekimi kanunu yani kısaca yer çekimini keşfetmesiyle tanınıyor.
1664 yılında Newton, yer çekiminin nesneleri birbirine doğru çeken kuvvet olduğunu fark etti. Gezegenlerin neden güneşin etrafında döndüğünü açıkladı. Zaten daha önce sizler için bu konuyu da açıklayan bir içerik yayımlamıştık. Newton’ın yer çekimi keşfini ayrıntısıyla okuyabilirsiniz.
Bununla birlikte, internetin geliştirilmesi de insanlık tarihinin en önemli icatlarından. Ayrıca yapay zekanın geliştirilmesi ve DNA alanındaki çalışmalar da oldukça önemli. CRISPR gen düzenleme teknolojisini de unutmamak lazım. İşte tüm bu alanlardaki gelişmeler gerçekten çığır açıcı. Gelecekte neler olacağını hep birlikte göreceğiz…
Son zamanların en büyük ve önemli teknoloji devlerinden biri olan Apple, 2019 yılında dijital platforma girmesiyle birlikte orijinal dizi içerikleri oluşturmak için hazırlıklara başladı. Dünyaca ünlü yıldızların yer aldığı dizilerle de beklentileri fazlasıyla yükseltti. Yüzlerce dizi ve filmin yer aldığı Apple TV+‘da her türe hitap edecek içerik bulunuyor. Eğer sıradaki izleyeceğiniz diziyi bilmiyorsanız sizler için Apple dizileri listesi yaptık
Dizi sektörünün IMDb'deki yansıması sizce nasıl? Sizler için güncel en iyi Netflix dizileri 2021 listesinde bunu yanıtlamaya çalıştık.
En popüler Apple TV+ dizileri
İster tüm aile ister gerçek dünyadan zihninizi uzaklaştıracak heyecan verici bir dizi arıyorsanız öne çıkan Apple TV+ dizileriyle anlarınızı daha keyifli hale getirin.
The Morning Show
Yönetmen: Kerry Ehrin
Türü: Dram
IMDb: 8,3
The Morning Show-2019
Dizinin başrollerinde Jennifer Aniston, Reese Witherspoon ve Steve Carrell bulunuyor. Dizi, popüler bir sabah programı sunucusu olan Mitch Kessler’in, kendisine yönelik bazı iddialar nedeniyle kovulmasıyla başlar. Bunun ardından dizide, kariyerinde parlayan Alex’in yaşadıklarını izliyoruz.
Foundation
Yönetmen: David S. Goyer, Josh Friedman
Türü: Bilim kurgu
IMDb: 7,4
Foundation-2021
Bilim kurgu sevenlerin tercih edebileceği Foundation, Isaac Asimov’un kalem almış olduğu kitaptan uyarlanmıştır. Türkçeye “Vakıf” ismiyle çevrilen dizi, galaksinin çoğunluğuna hükmeden bir imparatorluğu çökmesiyle başlıyor. Dizide Hari Seldon adıyla karşımıza çıkan Ared Harris, bu çökmeyi ön görüp “Foundation” adlı bir imparatorluk kurmak için hazırlanır.
Servant
Yönetmen: Tony Basgallop
Türü: Korku, gerilim
IMDb: 7,5
Servant-2019
Servant, yeni doğmuş olan bebeklerini kaybeden Philadelphialı bir çiftin hayatını konu alıyor. Çift, yaşadıkları trajediyle başa çıkmak için alışılmadık bir yönteme başvuruyor. Çift, bebeklerine benzeyen bir oyunca bebek alırlar. Sonrasında ise bebeklerine bakması için gizemli bir kadını işe alıyorlar.
See
Yönetmen: Steven Knight
Türü: Dram, bilim kurgu
IMDb: 7,7
See-2019
Distopik olan dizide insan ırkının görme duygusunu kaybettiğini ve insanlarla iletişim kurmak, hayatta kalmak için farklı yollar bulmak zorunda kaldığı görülür. Ancak yeni doğmuş olan ikiz bebeklerin görme yetisine sahip olmasıyla birlikte işler daha da karışacaktır.
Ted Lasso
Yönetmen: Bill Lawrance, Jason Sudeikis
Türü: Komedi, dram, spor
IMDb: 8,8
Ted Lasso-2020
Dizi, Kansas’ta Amerikan futbolu koçluğundan sonra İngiltere futbolunu bilmemesine rağmen futbol takımını çalıştıran Ted Lasso‘yu anlatıyor. Futbol antrenörü deneyimi olmayan Lasso, başarılı olmak için elinden geleni yapıyor.
Kocasının eyalet meclisine olan adaylığına destek olan ve sessiz bir ev hanımı olarak bilinen Sheila Rubin‘i konu alıyor. Sheila, adaylıkta kocasını destekliyor gibi dursa da kimsenin görmediği bir hayat yaşayacaktır.
Truth Be Told
Yönetmen: Mikkel Norgaard, Rosemary Rodriguez, Sarah Pia Anderson
Türü: Suç, dram, gizem
IMDb: 7,1
Truth Be Told-2019
Gerilim, suç ve dram içeren dizi, ikiz kız kardeşler Lanie ve Cosie’nin babalarının öldürülmesiyle başlar. Öldüren kişi olarak komşuları Warren Cave düşünülmektedir. Zaman geçtikçe yeni delillerin ortaya çıkmasıyla dizi ilerler.
Home Before Dark
Yönetmen: Kat Candler, Rosemary Rodriguez, Jon M. Chu
Türü: Suç, dram, gizem
IMDb: 7,5
Home Before Dark-2020
Dizide ailesiyle birlikte göl kenarında bir eve taşınan Hilde’nin, kasabadaki herkesin örtbas etmeye çalıştığı bir davayı ortaya çıkarması anlatılıyor. Gazeteciliğe karşı oldukça ilgili olan Hilde’nin cinayeti ortaya çıkarması tüm ülkede ses getiriyor.
For All Mankind
Yönetmen: Meera Menon, Sergio Mimica-Gezzan, Andrew Stanton
Türü: Dram, bilim kurgu
IMDb: 7,9
For All Mankind-2019
Dizide özellikle alternatif bir dünya resmediliyor. For All Mankind, uzay yarışının merkezde olduğu mühendisler ve astronotların yaşadıklarına değinir.
Dickinson
Yönetmen: Silas Howard, Staicie Passon
Türü: Biyografi, komedi, dram
IMDb: 7,5
Dickinson-2019
Dizi, Amerikan edebiyatının en ilgi çekici isimlerinden olan Emily Dickinson‘ı ve Dickinson ailesini konu almaktadır. Dickonson dizisinde, genç kızın hem ailesiyle olan ilişkisini hem de şiire olan yeteneğini anlatıyor.
Apple TV+ aylık ücreti ne kadardır?
Apple TV, ilk kez üye olanlar için 1 ay boyunca ücretsiz bir deneme sunuluyor. Ücretsiz deneme süresi bittikten sonra ise kullanıcılardan aylık olarak 34,99 TL üyelik ücreti alınıyor.
Aynı zamanda sizlere sunulan aile içi paylaşım özelliğiyle aboneliği ailenizde bulunan beş kişiyle de paylaşabilmeniz mümkündür.
ASMR, son dönemlerde sosyal medyada oldukça ilgi gören bir trend oldu. YouTube içerik üreticilerinin, izleyicinin ilgisi ve isteği doğrultusunda çektiği çeşitli videolar, bu üne büyük katkı sağladı. Peki bu ASMR ne demek? Farklı türde seslerin mikrofona yakın çıkarılmasıyla oluşan bu içerik türü, birçok dala ayrılıyor. Geniş bir çeşit yelpazesine sahip olması, YouTube içerisinde yalnızca bu konsepte uygun içerik üreticilerinin ortaya çıkmasını bile sağladı.
Açılımı ”Autonomous Sensory Meridian Response” olan trendin Türkçesi ”otonom duyusal meridyen tepki”dir. Sheffield ve Manchester Metropolitan Üniversitesi, ASMR hakkında araştırmalar yaptı. Sonuçlara göre, videoların genellikle uykuya dalmak, rahatlamak veya stresi azaltmak için kullanıldığı ortaya çıktı. Doktor Poerio, çalışmaların, dinleyiciler üzerinde gerçekten rahatlatıcı bir etki bıraktığını açıkladı. Müzik ve seslerin, kişilerin kalp ritmini düşürdüğünü ve sakinleştirdiğini de ekledi.
Yanlış bilgilendirme ile mücadele konusunda kararlı adımlar atan YouTube, pek çok içerik üreticisini etkileyen yeni politikasını açıkladı.
ASMR nasıl yapılır ve türleri nelerdir?
ASMR videolarında birçok yaratıcı içerik türü var. Farklı teknik, eşya ve tetikleyiciler kullanılarak çekilen bu videolardan bazıları özellikle daha çok izleniyor. Bunlardan en popüler olanlarını birkaç başlık altında topladık. Fısıltı veya uysal konuşma: Bu içerik türünde ses tonu, vurgu, duygu ve ayrıca konuşma hızı ön planda. Yavaş konuşmanız, anlatacağınız şeyi sakin ve anlaşılır bir şekilde söylemeniz gerekiyor.
Dokunma veya tırnakla çizme: Herhangi bir maddeye veya direkt mikrofonun kendisine dokunma, tırnaklarını gezdirme yoluyla uygulanan bir teknik. Özellikle bir zamanların trendi olan slime videoları buna önderlik ediyor. Kağıt buruşturma, yırtma, ambalaj sesleri gibi içerikler oldukça ilgi görüyor.
Yeme sesleri:ASMR dünyasının en popüler türlerinden olan yeme-içme sesleri, mukbang adıyla da biliniyor. Özellikle yerken çıtırtı veya şapırtı çıkaracak yiyecekler tercih ediliyor. Bunun yanı sıra sadece ağız sesine odaklı videolar da mevcut. Rol yapma: Normal hayatta yapmaktan zevk alacağınız ve sizi rahatlatacak eylemlerin sesleri de popüler ASMR türlerinden. Genelde saç kesimi, tıraş, spa, masaj gibi kişisel etkinliklerden oluşan bir içeriğe sahip.
Tüm ASMR türleri
Youtube’da başarılı bir ASMRtist olmak için ne yapmak gerekir?
ASMRtist olarak YouTube‘da içerik üretmek istiyorsanız izlemeniz gereken adımlar ve dikkat etmeniz gereken noktalar var. Öneri ve ipuçlarını uyguladığınız taktirde kayda değer sonuçlar elde etmeniz mümkün.
Kaynak
Başarılı bir ASMR kaydı için öncelikle bir kaynağa ihtiyacınız olacak. Hangi tür içeriği üretecekseniz buna uygun materyalleri edinmeniz gerekiyor. Eğer bunu sesiniz ile yapacaksanız mikrofon ve ses hakimiyetine dikkat etmenizde fayda var.
Nefesinizi, keskin harflerin çıkışlarını, mikrofona olan yakınlığınızı iyi ayarlamanız öneriliyor. Ayrıca mikrofonun türü ve kalitesine göre bu sesin algılanma seviyesi de değişiklik gösterebiliyor. Bunu da kayıt öncesi mikrofonunuzu test ederek öğrenebilir ve sonrasında buna göre adım atabilirsiniz.
Ortam
Atmanız gereken bir diğer adım ise ASMR için uygun bir ortam seçmek. Bir çoğunuzun profesyonel bir stüdyo kullanma imkanı olmayabiliyor fakat bu bir engel değil. Odanızda yapacağınız ufak değişiklerle gereken ortam ve şartlara ulaşmak mümkün.
Öncelikle olası gürültü faktörlerinden kurtulmanız gerek. Sessiz bir ortam, çekeceğiniz içerik için büyük önem teşkil ediyor. Sonra kaydı alacağınız yeri belirlemeniz gerekiyor. En iyi yankı ve sesi hangi konumda elde edeceğinizi deneme yanılma yoluyla bulacaksınız.
Ekipman
Bir video için en önemli faktörlerden biri de iyi bir ekipmana sahip olmak. İlk ASMR videonuz için elbette telefonunuzu kullanabilirsiniz. Kullanacağınız teknolojik ürünlerin önemli olmasının yanında teknik de büyük önem teşkil ediyor.
Kendinizi ve kanalınızı geliştirdikçe çok daha iyi ekipmanlara geçiş yapabilirsiniz. Bu noktada hassas ve kaliteli bir mikrofon seçmeniz alacağınız verimi arttıracak. Ayrıca kamera seçiminiz de görsel açısından önemli.
Yazılım
Kayıt işlemini tamamlamakla bitmiyor. Sonrasında video düzenlemesi yapmanız gerekiyor. Eğer YouTube‘da içerik üretmek konusunda deneyimliyseniz bu sizin için kolay olacaktır. Fakat yeni başladıysanız iMovie ve DaVinci Resolve ücretsiz kullanabileceğiniz uygulamalar arasında. Adobe Premiere ve Final Cut da ASMRtistler tarafından tercih edilen ücretli uygulamalar arasında.
Ses ve görüntü senkronizasyonunun başarılı olduğundan emin olmayı unutmayın. Birçok YouTuber, bunu sağlamak ve istenmeyen ses ve gürültüleri önlemek için dijital ses işleme istasyonu (DAW) kullanıyor. Ayrıca Audacity, Cakewalk veya Garageband kullanabileceğiniz ücretsiz ses kayıt yazılımları arasında.
ASMR hakkında yeni olarak neler öğrendiniz ve düşünceleriniz neler? Yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz…
Oyun dünyası içerisinde yer alan en zengin şirketler hep göz önünde olmuşlardır. Piyasaya yön veren stüdyolar, ulaştıkları oyuncu sayıları ve yaptıkları yenilikçi hamlelerle gündemden asla düşmüyorlar diyebiliriz. İlginin yüksek seviyede olduğu bu firmalar, kazandıkları paralar ile de adlarından söz ettiriyorlar.
Peki güncel piyasada oyun dünyasının en zenginleri kimler? İşte bu yazımızda sektörün öncülerini ve devlerini sizler için derledik.
Fortnite ile Marvel arasındaki işbirliği sürüyor. Sevilen oyuna çizgi roman evreninden önemli bir karakter daha eklendi.
Sektördeki en zengin şirketler
Teknolojinin gelişmesi ile beraber, oyun dünyasına giren paranın hacminde de gözle görülür bir büyüme dikkat çekti. Firmalar kimi zaman yaptıkları oyunlarla kimi zaman da ürettikleri donanımlarla oldukça önemli seviyelerde gelirler elde etmekteler. Aynı anda ikisini birden yapabilen şirketler ise gerçekten farklı konumlarda olabiliyor. İşte en güncel verilere göre piyasanın milyarderlerini inceleyelim.
10. SEGA – 4.9 milyar dolar
Oyun dünyasındaki en zengin şirketler listemize, tanıdık bir isim ile başlıyoruz. Japon oyun devi SEGA, son açıklanan güncel verilere göre 4.9 milyar dolarlık değere sahip. Hemen her oyun kategorisinde bir ürünü olan şirket, son dönemlerde daha çok dağıtıcılık rolünü üstleniyor.
9. King.com Limited – 5.9 milyar dolar
En zengin şirketler listemizin en sıra dışı üyelerinden biriyle beraberiz. Mobil oyun sektörünün öncülerinden olan ve Candy Crush gibi bir efsaneyi yaratan King, piyasanın ilham kaynakları arasında yer alıyor. Tamamen akıllı telefon, tablet platformlarına oyun çıkaran şirket, 5.9 milyar dolarlık değeri ile dikkat çekiyor.
8. Bandai Namco – 6.72 milyar dolar
Japonya merkezli çok uluslu bir şirket olan Bandai Namco, günümüzde birçok oyuna ev sahipliği yapmakta. Oldukça sevilen Dark Souls serisini dünyaya tanıtan şirket, anime kültürünün de oyun dünyasındaki önemli temsilcilerinden. Daha çok yayıncılık ile para kazanan Bandai Namco, güncel verilere göre sadece oyun dünyasın 6.72 milyar dolarlık servete sahip.
7. Valve – 10 milyar dolar
Steam ile bir endüstrinin gidişatını komple değiştiren Valve‘a listede yer vermemek haksızlık olur. 1996 yılında kurulan ve hemen 2 yıl sonra Half-Life ile hayatımıza giren şirket, iş planı değişikliğinin yanı sıra oyunlarıyla da öncü stüdyolar arasına girdi. Şirketin son verilere göre ise 10 milyar dolarlık değeri bulunmakta.
6. Tencent – 50 milyar dolar
Çin’in son dönemlerdeki en büyük firmaları arasında yer alan Tencent, listemize dahil olmayı başarıyor. Normal şartlarda 500 milyar doları aşkın değeri ile dikkat çeken şirketin, sadece oyun ile alakalı departmanlarının değeri 50 milyar dolara ulaştı. Epic Games‘in de hisselerinin önemli bir kısmına sahip olan firma, PUBG Mobile‘in de dağıtıcısı konumunda.
5. Nintendo – 71.2 milyar dolar
Oyun dünyasının kuşkusuz en sevilen şirketlerinden biri de Nintendo diyebiliriz. Gerek konsol rekabetinde yer alan gerekse de çıkardığı oyunlarla adından söz ettiren Japon devi, piyasanın en zengin şirketleri arasında. Nintendo‘nun güncel verilere göre 71.2 milyar dolarlık bir serveti bulunmakta.
4. Activision Blizzard – 72 milyar dolar
Çok konuşulan birleşmenin ardından işleri bir türlü yoluna koyamayan Activision Blizzard, en zengin şirketler arasında yer almayı başarıyor. Ayrı ayrı pek çok kült eseri piyasaya sunan ikili, son dönemlerde eleştiri odaklarının hedefinde. Özellikle şirket içi skandalların bitmediği firma, tüm her şeye rağmen 72 milyar dolarlık değeri ile dikkat çekiyor.
3. Electronic Arts – 133.88 milyar dolar
Oyun dünyasının kimilerine göre kötü adamları arasında yer alan bir şirket Electronic Arts.FIFA, Battlefield, Mass Effect, Sims gibi serilerle adından söz ettiren firma, hem yayıncı hem de yapımcı. Bugünlerde çok beğenilen Game Pass abonelik sisteminin de EA Play ile asıl öncülerinden olan Electronic Arts, tam 133.88 milyar dolarlık değeri ile bizleri karşılıyor.
2. Sony – 137.3 milyar dolar
PlayStation oyun konsollarını oyuncularla buluşturan Sony, en zengin şirketler listemizin ikinci sırasında yer alıyor. Hem konsol hem de özel oyunlarıyla oyuncularının beğenisini kazanan firma, kimilerine göre dünyanın en iyi oyun markası. Microsoft ve Xbox cephesiyle yoğun bir rekabette olan Sony, son nesil oyun konsolu deneyiminde biraz geri kalsa da, arayı kapatabilecek gibi duruyor. Şirketin 137.3 milyar dolarlık bir serveti bulunmakta.
1. Microsoft – 1 trilyon dolar
Oyun dünyasındaki en zengin şirketler listemizin bir numarasına gelmiş bulunmaktayız. Sony‘nin belki de en büyük rakibi olan Microsoft, 1 trilyon dolarlık değeri ile dikkat çekiyor. Şirketin sadece oyun konsolları ile ilgilenen departmanı olan Xbox 600 milyar dolar değere sahip olurken, son dönemde atılan doğru adımların, bu servette katkısı büyük. Özellikle Game Pass abonelik sistemi ve yeni nesil konsollar ile büyük beğeni toplayan şirket, uzun süre daha yerini kaptırmayacağa benziyor.
Peki sizler liste hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Söz konusu kendinizi profesyonel olarak kanıtlamak olduğunda, göstermek ve anlatmak oldukça önemlidir. İyi bir portfolyo, peşinde olduğunuz müşterileri yakalamanıza ve kariyerinizi ilerletebilecek profesyonellerin dikkatini çekmeye yardımcı oluyor. Ayrıca iyi hazırlanmış portfolyo, yeni müşteriler çekmenize, işverenlere becerileriniz hakkında fikir vermenize ve markanızı geliştirmeye katkıda bulunur. Peki iyi bir portfolyo nasıl hazırlanır?
Steve Jobs imzalı 1973 tarihinde yazılmış bir iş başvurusu hem NFT hem de fiziksel ortamda rekor fiyattan alıcı buldu.
Portfolyo nasıl hazırlanır? Nelere dikkat edilmelidir?
Belirli bir amaç edinin
Portfolyo hazırlamanızın bir teması ve amacı olmalıdır. Eğer bir iş arayışındaysanız kendinizi geliştirmek istediğiniz alanla ilgili yaptıklarınızı ön plana çıkarmanız gerekir. Aynı zamanda şahsi olarak gerçekleştirdiğiniz işleri de eklemeniz müşterilerin ilgisi daha da çekecektir.
İlgi çekici bir giriş yapın
Dosyanıza ilk olarak açık, kısa ve net bir paragrafla kendinizi tanıtangiriş yapmanız gerekir. Ayrıca kişiliğinizle ilgili ipuçları vermeniz gerekiyor. Bu sayede portfolyonuza bakan kişilerin ilk bakışta ihtiyacı olan bilgiye ulaşması mümkündür.
Hedeflerinizi kişisel bir açıklamayla tanımlayın
Ayrı bir sayfada, kısa ve uzun süreli hedeflerinizi detaylı bir şekilde anlatan paragraf yazın. Bu paragrafta ileriki yıllarda neler yapmak istediğinizi ve kendinizi nerede gördüğünüzü açıklayın. Ayrıca bu sayfada iş etiği vb. açılardan neyi temsil ettiğiniz de bulunmalıdır.
Bakması eğlenceli ve kolay portfolyo hazırlayın
Böyle bir portfolyo hazırlamanız için yapmanız gereken kısa, net ve okuması kolay bir çalışma yapmak olmalıdır. Portfolyo içerisindeki bilgiler tamamen işlerinize odaklı olmalıdır. Aynı zamanda estetik açıdan da sizi yansıtacak bir dosya daha çok ilgi çekecektir.
Başarılarınızı kanıtını sağlayın
Başarılarınız hakkında makale yazılmışsa ya da başarınızı kanıtlayacak herhangi bir dosya bulunuyorsa bunları portfolyunuza ekleyin.
İşleri düzenli tutun
İyi bir portfolyoda gezinmek için kolay okunması gerekiyor. Okuması kolay bir portfolyo, kişiyi onu okumaya teşvik eder. Ancak düzensiz bir dosya, herhangi birinin onu düzene sokması bakımından zaman harcamasına neden olur.
Basılı kopyalara ek olarak dijital kopyalar oluşturun
Portfolyonuzun basılı bir kopyasının olması son derece önemlidir. Ancak teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte dijital kopyalar da sizlere yardımcı olacaktır. Aynı zamanda porfolyonuzu çevrimiçi olarak sabit bir yerde bulundurmak, işverenlerin ve müşterilerin sizi bulmasını kolaylaştıracaktır.
Portfolyo nedir?
Bir sunum için hazırlanan dosyalara genel olarak portfolyo deniyor. CV ile benzerlikleri bulunuyor olsa da portfolyo, daha detaylı bir şekilde hazırlanır. Kişilerin özgeçmişini kapsayan bu dosyaları iyi bir şekilde hazırlanması büyük imkân sunuyor.
Amazon Web Services (AWS), bugün Las Vegas’ta düzenlenen etkinlikte yeni ürün ve hizmetlerini tanıtmaya devam ediyor. Bunlardan sonuncusu ise şirketin yeni makine öğrenme servisi oldu. Aslında uzun süredir yapay zeka ve ML ile içli dışlı olan şirket, mühendisleri ve veri uzmanlarını değil daha genel kullanıcıyı ilgilendiren yeni hizmetini duyurdu.
SageMaker Canvas isimli yeni hizmet, hiçbir yapay zeka bilgisine ve eğitimine sahip olmayan müşterileri hedefliyor. Şirketin iddiasına göre, özel geliştirilen arayüz sayesinde isteyen herkes tek tıkla makine öğrenme temelli tahmin algoritmaları oluşturabilecek.
Amazon tarafından her yıl Las Vegas'ta gerçekleştirilen re:Invent etkinliğinde yaptığı duyuruları sizler için derledik.
SageMaker Canvas, yapay zekaya bakış açınızı değiştirecek
Makine öğrenme ve yapay zeka, özellikle pazarlama için oldukça önemlidir. Devasa şirket, milyonlara hatta milyarlara ulaşan müşteri kitleleri için bu hizmetlerden faydalanır. Hedefli reklamlar, stratejik hamleler ve daha pek çok önemli hamle, bunlar sayesinde gerçekleşir.
Ancak bu durum, belirttiğimiz üzere sadece devasa şirketler içindir. Çünkü sadece onlar hali hazırda olan verileri işleyip doğru algoritmaları oluşturacak iş gücünü karşılayabilir. Ancak Amazon, bu duruma bir çözüm getiriyor. SageMaker Canvas sayesinde, hiçbir eğitime sahip olmayan insanlar bile, makine öğrenme teknolojisinden faydalanabiliyor.
Azure ve benzeri rakipler tarafından da sunulan bu hizmet, özellikle Amazon’un depolama gücü ile birleştirildiğinde çok daha iyi bir hizmet ortaya çıkıyor. Şirketin yaptığı duyuruda, “SageMaker Canvas , verilerinizi otomatik olarak temizlemek ve birleştirmek, kaputun altında yüzlerce model oluşturmak, en iyi performans göstereni seçmek ve yeni bireysel veya toplu tahminler oluşturmak için Amazon SageMaker ile aynı teknolojiden yararlanıyor.” ifadeleri kullanıldı.
Buna göre Canvas, standart SageMaker ile aynı özellikleri taşırken, onun sahip olduğu kompleks yapıya ve kullanım zorluklarına sahip. Bu gelişmenin ileride iş dünyasında ciddi değişimler yaratması bekleniyor.
Amazon’un web çözümleri sağlayan alt şirketi Amazon Web Services (AWS), bugün gerçekleştirdiği Re-Invent etkinliğinde birtakım yeni donanımlarını duyurdu. AWS’nin yeni nesil çipi Graviton3 bugün tanıtılsa da mevcut nesil Graviton2 çipini kullanan yeni bir sunucu karşımıza çıktı. Gücünü Graviton2’den alan Amazon EC2 G5g, yüksek performans iddiasıyla tanıtıldı.
Amazon Web Services, re:Invent etkinliğinde yaptığı tanıtımla yeni nesil Graviton3 işlemcisini resmen duyurdu.
Amazon EC2 G5g, oyun geliştirme performansıyla iddialı
AWS Graviton2, Amazon tarafından tasarlanmış yüksek verimlilik sunan bir çiptir. Bu çip yüksek performans kadar enerji verimliliğine de ağırlık vererek olabiliğince ekonomik bir web çözümü ortaya çıkartmaya çalışır. Graviton2’nin kullanıldığı yeni Amazon EC2 G5g, başta oyun geliştirme olmak üzere pek çok iş için daha yüksek performans sunuyor.
İçerisinde NVIDIA T4G Tensor Core grafik işlemcisini barındıran Graviton2’nin Android oyun sunucuları için en iyi fiyat/performans oranını sunduğunu iddia ediyor. 25 Gbps’e kadar ulaşabilen bağlantı hızı ve 19 Gbps EBS bant genişliği, ağ konusunda sunduğu özellikleridir.
Amazon EC2 G5g’nin özelleştirilebilirliği de epey geniş. Sunucuyu özelleştirmenizle çekirdek sayısı 4’den 64’e kadar çıkabiliyor. RAM boyutu ise 8GB’dan 128GB’a kadar yükseltilebiliyor. Üst paketlerde GPU sayısını 2’ye çıkararak performansı katlamanız da mümkün.
Sunucunun başlıca vadettikleri Android oyun geliştirmesi, otonom araç simülasyonları, grafik render işlemleri ve makine öğrenmesi geliştirmesidir. Bu tür yüksek işlem gücü gerektiren işler, Amazon’un söylemine göre Amazon EC2 G5g ile kolayca halledilebiliyor.
Sanal masaüstü oluşturma özelliği Windows kullanıcılarının hayatına Windows 10 ile girdi. Bilgisayarı farklı amaçlar için kullanıyorsanız (örneğin bir yandan video kurgu, diğer yandan oyun oynama), hepsini tek ekranda yapmanın zorluklarını yaşamışsınızdır.
Video düzenlerken dikkatinizin dağılmaması için ekranda başka bir program görmek istemeyebilirsiniz. Düzenleme yaptığınız taslak dosyalarıyla oyunu, ödevleri veya diğer dosyaları aynı masaüstünde depolamak kafa karışıklığı yaratabilir. Tek ekranda birden fazla kişisel alan oluşturmanızı sağlayan sanal masaüstü özelliğiyle bu karışıklığın önüne geçmeniz mümkündür.
Microsoft'un birkaç ay önce kullanıma sunduğu Windows 11 işletim sistemine yükseltmek için ürün anahtarı nasıl bulunur?
Windows 11 ile sanal masaüstü oluşturma
Microsoft, Windows 11 işletim sisteminde sanal masaüstüne yeni özellikler ekledi. Artık her masaüstü için farklı bir duvar kağıdı belirleyebilirsiniz. Bu sayede birini diğerinden ayırt etmeniz kolaylaşacaktır. Windows 11 ile sanal masaüsüt oluşturma için aşağıdaki adımları takip edin.
Görev çubuğundaki “Görev Görünümü” simgesinin üzerine gelin veya tıklayın.
“Yeni masaüstü” veya “New Desktop” butonuna basın.
Win+Ctrl+D tuş kombinasyonunu da kullanabilirsiniz. Bu tuşlara aynı anda bastığınızda Windows 11 otomatik olarak sanal masaüstü oluşturacaktır. Artık ayrı masaüstlerinize farklı uygulamalar yerleştirebilirsiniz. Bir masaüstünden diğerine geçiş yapmak için “Görev Görünümü”simgesine gelip istediğinize tıklayabilirsiniz. Ayrıca Alt-Tab tuşlarıyla da gezinebilirsiniz.
Bir masaüstünü kaldırmak için “Görev Görünümü” simgesinin üzerine gelin. Sonra kaldırmak istediğiniz sanal masaüstünün üzerine gelin ve sağ üst köşedeki “X” işaretine tıklayın.
Sanal masaüstünü kişiselleştirme
Windows 11 bilgisayarınızda sanal masaüstü kişiselleştirmenin birkaç yolu vardır. Öncelikle duvar kağıdını değiştirmekle başlayalım:
Görev çubuğundaki “Görev Görünümü” simgesine tıklayın.
Değiştirmek istediğiniz masaüstüne sağ tıklayın.
“Arka plan seç” veya “Choose background” seçeneğine tıklayın.
Her masaüstünün duvar kağıdını ayrıca değiştirebilirsiniz.
Butona bastığınızda, arka plan için bir fotoğraf, düz bir renk veya bir slayt gösterisi oluşturabileceğiniz Kişiselleştirme > Arka Plan sayfası karşınıza gelecektir. Burada, kullanmak istediğiniz duvar kağıdını seçmek için fotoğraflarınıza göz atabilir ve istediğiniz döşeme türünü (sığdırma, döşe, doldurma gibi) de belirleyebilirsiniz.
Masaüstünüze özel bir isim verin
Varsayılan olarak Windows 11, sanal masaüstü için ‘Masaüstü 1’, ‘Masaüstü 2’ gibi klasik isimler belirler. Fakat siz bu isimleri dilediğiniz gibi değiştirebilirsiniz.
“Görev Görünümü” simgesine tıklayın veya üzerine gelin.
Değiştirmek istediğiniz masaüstünün adına tıklayın.
Yeni adı yazın.
Masaüstüne isim vererek ayırt edici hale getirebilirsiniz.
Windows 11 hakkında merak ettiğiniz başka konular varsa, bunları SDN Forum’daki Windows 11 başlığımızda belirterek tartışma başlatabilirsiniz. Ayrıca diğer Nasıl Yapılır? içeriklerimize de göz atmayı unutmayın.