Yeni tasarım anlayışıyla karşımıza çıkan otomobil piyasası, 2 boyutlu logo tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Renaulution etkinliğinde konsept otomobillerini tanıtan Renault, 1925’te tanıttığı logosundan esinlenerek oluşturduğu yeni logo ile karşımıza çıktı.
Renault, yeni logosunu tanıttı
Skoda, Nissan, Kia, General Motors ve Peugeot sonrasında Renault da yeni logosuyla otomobil tutkunlarının karşısına çıktı. Elektrikli araç atılımlarıyla birlikte yeni logolarını tanıtan otomobil üreticileri, köklü değişimle dikkat çekiyor.
Renault’un tanıttığı yeni logo
Renault Tasarım Direktörü Gilles Vidal, ” Renault 5 modeli bizim için zorlu bir süreçti. Logo konusunda aldığımız olumlu geri dönüşler logo değişikliğinin hızlı ilerlemesini sağladı. Aldığımız tepkiler gerçekten motive ediciydi. ” ifadelerini kullandı.
Fransız otomobil markası Peugeot, Peugeot Design Lab tarafından tasarlanan akıcı, kaliteli ve zarif yeni logosunu tanıttı.
Şirketin 1925’te tanıttığı ilk kez elmas şeklini kullandığı logosunun günümüz tasarım anlayışıyla yenilenmiş versiyonu olarak nitelendiriliyor. Elmas formuna sahip olan ilk tasarımda yer alan yatay şeritler 1972’de kademeli olarak kaldırıldı.
İlk olarak ZOE modelinde karşımıza çıkan logo, 2024 yılından sonra tüm Renault modellerinde yer alacak. Diğer firmalarda da olduğu gibi 2 boyutlu tasarım anlayışına sahip olan yeni logo, birçok kişi tarafından beğenildi.
Değişimin en büyük sebeplerinden birini elektrikli araç reformu ve yeni tasarım trendi olduğunu belirten analistler, geride kalan otomobil üreticilerinin de benzer değişiklikler ile karşımıza çıkacağını belirtti.
Şirketin CEO’su bugün Black Shark 4 serisi çıkış tarihleriyle ilgili müjdeli haberi sosyal medyadan paylaştı. Yeni oyun telefonları ile alakalı sevindiren gelişme Weibo üzerinden duyuruldu.
Xiaomi’in oyuncu odaklı alt markası, son amiral gemisi telefon serisini geçen yılın Mart ayında açıklamıştı. Black Shark 3 cihazları dünya genelinde ciddi satış rakamlarına ulaşırken; bugün serinin iddialı modellerinden Black Shark 3S telefonunun raflardan tükendiği açıklandı. Bunun üzerine beklenen açıklama geldi ve yeni seriye göz kırpıldı.
Birçok oyuncu tarafından hem eleştirilen hem de beğenilen Black Shark serisinin yeni modeli olan Black Shark 4 özellikleri neler olacak?
Black Shark 4 ailesi bu ay piyasaya çıkabilir
Black Shark 3’ün devamı niteliğindeki 4 serisi modelleri için artık sayılı zaman kaldı. Bu açıklama şirket CEO’su Luo Yuzhou‘ya ait. Çinli sosyal medya platformu Weibo hesabından yaptığı duyurularda 3S’in ‘sold out‘ olduğunu, yani tükendiğini ifade eden yetkili; yeni serinin çok yakında piyasaya sürüleceğini resmen açıkladı.
Şirket yöneticisinin dediği gibi gerçekten de Black Shark 3S şu anda piyasada yok. 128GB ve 256GB depolama alanı ile iki varyant halinde geçtiğimiz yıl piyasaya çıkan telefon şimdi tüm perakende satış sitelerinde tükenmiş durumda. Ayrıca Mi.com üzerinden de cihazı elde etmek mümkün değil.
Luo Yuzhou şimdilik Black Shark 4 çıkış tarihi konusunda kesin bir detay vermedi. Fakat geçen seneki amiral gemisi ailesinin Mart ayında çıktığını düşününce; açıklamasındaki ‘çok yakında‘ vurgusunun bu ayı işaret ettiği anlaşıldı.
Black Shark 4’ün beklenen teknik özellikleri
Beklenen oyuncu telefonu Black Shark 4 tahminlere göre 120Hz veya 144 Hz ekran tazeleme hızı ile gelebilir. Zira yenileme hızının yüksek olması, mobil oyun oynama deneyimi için olmazsa olmaz kurallardan bir tanesidir. Buna destek olarak cihazda ARM X1 CPU mimarisiyle gelecek Snapdragon 875 yonga setinin kullanılacağı ihtimali söylentiler arasında yer alıyor. Bu işlemcinin 4 adet Cortez-A55, 3 adet Cortex-A78 ve 1 adet Cortex-X1 ile karşımıza çıkacağı bilinmekte.
6,68 inçlik OLED ekran ile geliştirileceği söylenen telefonda Full HD+ çözünürlük kalitesi beklentiler arasında. Seride yatay bir kamera modülü olacağı iddia edilirken; kutudan çıkar çıkmaz Android 11 işletim sistemi ile çalışacağı düşünülmekte.
Cihazın önceki nesilde olduğu gibi yine 600 dolar fiyat bandında piyasaya çıkması bekleniyor. Peki ya sizce Black Shark 4 için ideal fiyat aralığı ne kadar? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!
İnternet üzerinden film ve dizi izlemenin en popüler yolu olan Netflix, hali hazırda ülkemizde 3.5 milyon aktif aboneye sahip. Şirket, belli bir ücret karşılığında alınan aboneliklerle yapımları izlemenize müsaade ediyor. Ancak son gelen haber, platformun kullanıcılarını üzecek gibi duruyor. Netflix, hesap paylaşımı dönemini bitirmeye hazırlanıyor.
Netflix tüm zamanların en çok izlenen sit-com yapımlarından biri olan Friends dizisinin 10 sezondan oluşan külliyatının yayın haklarını satın aldı.
13:15 Güncelleme: Netflix’ten konu hakkında bir basın açıklaması geldi;
“Netflix hesaplarını kullanan kişilerin bu hesapları kullanma yetkisine sahip olup olmadıklarını anlayabilmek amacıyla bir test yürütüyoruz.”
Netflix, hesap paylaşımı yapmanızı engelleyecek
Netflix, her kullanıcının kendi aboneliğini alması gereken bir şirket. Yine de platform, aynı evde yaşayan kullanıcılar için bazı çözümlere sahip. Temel, Standart HD ve Özel Ultra HD olarak üç paket sunan şirket, aldığını pakete göre dört cihaza kadar aynı anda kullanımı destekliyor. Ancak bu yöntem aynı evde yaşayan kullanıcılar kadar, hesabını ortak kullanarak masrafı azaltmak isteyen kullanıcıların da işine yarıyor.
Bu durumun farkında olan Netflix, görünüşe göre artık buna müsaade etmeyecek. Aynı evde yaşamamasına rağmen hesabını ortak kullanan bazı kullanıcılar, son dönemde bir bildirim almaya başladı. Bildirimde, “Eğer bu hesabın sahibiyle aynı evde yaşamıyorsan, izlemeye devam etmek için kendi hesabına ihtiyacın var.” yazıyor. Hemen ardından ise hesap sahibine gönderilen bir kodun girilmesi gerekiyor. Netflix, hesap paylaşımı konusunu bu şekilde azaltmak ve ortadan kaldırmak istiyor.
Bildirimi alan kullanıcıların kodu girmesi, ya da “sonra doğrula” seçeneğine tıklaması gerekiyor. Görünüşe göre uygulama, şu an için sadece küçük bir grubu hedef alıyor. Ancak zaman içinde tüm kullanıcıların uğraşması gereken bir sürece dönüşecek gibi duruyor. Netflix, hesap paylaşımını bu şekilde sonlandırabilecek mi merak konusu.
Polosmart Wireless akıllı ampul inceleme videosu ile karşınızdayız. Polosmart tarafından üretilen akıllı ampul, uzaktan kontrolün yanı sıra renk, renk sıcaklığı, parlaklık ve zaman ayarı gibi birçok ayarı bizlere sunuyor. Bakalım tamamen akıllı telefon üzerinden yönetilen Polosmart Wireless akıllı ampul özellikleri neler?
Vergiler sebebiyle 3.000 TL‘lik fiyatlara çıkan başlangıç segmentli modellerin fiyatları 1.300 TL‘lere kadar düştü. Peki durum Türkiye'de üretime başlayan Oppo ve Xiaomi için ne durumda?
Xiaomi’yi geçen 65 TL’lik Polosmart Wireless akıllı ampul inceleme
Polosmart Wireless akıllı ampul, kullanıcılara kablosuz olarak yönetilebilmesi sayesinde büyük bir erişim kolaylığı sağlıyor. Akıllı telefonunuz üzerinden yönetebileceğiniz akıllı ampul, herhangi bir ek aparat gerektirmeden Wi-Fi üzerinden telefonunuza bağlanıyor. Telefonunuz ile evin dışında da yönetebileceğiniz ampul; renk, zaman ve gün ışığı ayarlama gibi birçok seçenekle karşımıza çıkıyor. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri inceleme videosu ile baş başa bırakalım.
Bluetooth ve Wi-Fi ile çift bağlantı destekleyen akıllı ampul, 600 lümen parlaklık değeri sunuyor. RGB/3000K/5700K renk tipi ve sıcaklık aralığı ile gün ışığı başta olmak üzere çeşitli renkleri ince ayarlar kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz.
Işık şiddeti ayarlama, otomatik açma kapama, uzaktan kontrol edebilme ve müzik ile otomatik senkronizasyon olabilen Polosmart akıllı ampul, evine renk katmak isteyenlerin değerlendirebileceği bir ürün.
Çağatay Ulusoy‘un başrolünü üstlendiği Kağıttan Hayatlar filmi bugün Netflix platformunda yerini aldı. Can Ulkay imzalı film 190’dan fazla ülkede aynı anda gösterime girdi.
Netflix Türkiye orijinal içerikler üretmeye hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl ilk Türk prodüksiyonlu filmi olan Yarına Tek Bilet‘i izleyicileriyle buluşturan platform daha sonra 9 Kere Leyla ve Azizler filmleriyle çeşitliliğini arttırdı. Şimdi uzun bir süredir merakla beklenen Kağıttan Hayatlar seyirci karşısına çıktı. Daha önce Mücadele Çıkmazı adıyla duyurulan yapım değişen ismiyle prömiyerini gerçekleştirdi.
Son dönemlerin en çok konuşulan filmlerinden biri olacak Netflix projesi ilgiyle karşılandı. Çağatay Ulusoy canlandırdığı kağıt toplayıcısı rolü ile övgü dolu mesajlar alırken; Kağıttan Hayatlar’ın çocuk oyuncusu da sosyal medyanın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Gerek etkileyici hikayesi gerekse duygusal atmosferiyle beğeni toplayan OGM Pictures filmi Netflix’in Top 10 listesinde hızla yükselmeyi sürdürüyor.
Kağıttan Hayatlar konusu
Kağıttan Hayatlar filmi İstanbul sokaklarında kağıt toplayarak yaşamını idame ettiren Mehmet’in, 8 yaşındaki Ali adlı bir çocukla tanışmasıyla başlıyor. Ali’yi ailesi ile kavuşturmaya çalışan Mehmet bu sırada çocukla arasında bir bağ kuruyor. Adeta birbirlerine baba-oğul sıcaklığında yaklaşan ikilinin göz yaşartan hikayesi insanlara umut aşılıyor.
Kağıttan Hayatlar oyuncuları
Çağatay Ulusoy ve Emir Ali Doğrul filmin iki ana başrolü olarak karşımıza çıkıyor. İkiliye kadroda TurgayTanülkü, Selen Öztürk ve Ersin Arıcı gibi tecrübeli isimler eşlik ediyor. Yeni Netflix filminin yönetmen koltuğunda ise Ayla, Müslüm ve Türk İşi Dondurma gibi gişe rekortmeni filmlerin de yönetmeni olan Can Ulkay yer alıyor. Senaryo ise Behzat Ç. ve Saygı gibi polisiye dizilerin yazarı Ercan Mehmet Erdem‘e ait.
Ukraynalı bir yapımcı firma olan 4A Games’in başarılı bir tanıtım ile satışa sunduğu Metro 2033, birçok oyuncu tarafından halen sevilerek oynanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz saatlerde yaşanılan gelişme ile birlikte 4A Games’in başarılı oyunlarından biri olan Metro 2033 ücretsiz hale getirildi. Steam üzerinden kısa bir süreliğine tamamen ücretsiz hale getirilen oyun için elini çabuk tutmanız gerekiyor.
Microsoft'un Bethesda'yı satın alması nihayet resmiyet kazandı ve resmi evraklar tamamlandı. Bethesda oyunları, nihayet Xbox Game Pass sayesinde kullanıcılarla buluşacak.
Metro 2033 kısa süreliğine ücretsiz oldu
Çıkışını gerçekleştirdiği yıllarda oyun dünyasına damgasını vuran yapımlardan biri olan Metro 2033 ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı. Steam üzerinde çoğunlukla olumlu not alan Metro 2033, 3 günlüğüne tamamen ücretsiz hale getirildiğini de belirmekte yarar var.
4A Games, S.T.A.L.K.E.R.’ın da oyun motoru olan X-Ray ile geliştirilen 2033, etkileyici hikayesiyle de ön plana çıkıyor. Dmitry Glukhovsky adlı Rus yazarın aynı adlı bir romanından uyarlanan yapım, post apokaliptik, yani felaket sonrası bir dönemi konu alıyor. Günümüzden sonra nükleer bir süreç yaşanmış ve sağ kalan insanların bir kısmı, gelişmiş şehirlerin altlarında yer alan metro ağına saklanmıştır. Yüzeyde kalan şanssızlar ise radyasyonun geri dönüşü olmayan kalıcı etkilerine maruz kalır.
Artık dünya adeta ikiye ayrılmıştır; başkalaşım geçiren yüzeydekiler ve onlardan köşe bucak kaçan metrolarda yaşayan halk… Moskova’nın metro hattında yaşayan insanlardan biri de, yönettiğimiz “Artyom” karakteri.
Artyom ile macera ve korku dolu bir yolculukta yol arkadaşlığı yapacağınız oyunu buraya tıklayarak, 15 Mart 20:00’a kadar Steam kütüphanenize ekleyebilirsiniz.
Metro 2033 sistem gereksinimleri
Minimum
– İşletim sistemi: Windows XP, Vista, or 7 – İşlemci: Dual core CPU – Bellek: 1 GB RAM – Grafik: DirectX 9, Shader Model 3 destekli kartlar (GeForce 8800, GeForce GT220 veya daha yenisi) – DirectX: DirectX 9.0c
Önerilen
– İşlemci: Core i7 CPU – Bellek: 8 GB RAM ve üstü – Grafik: NVIDIA DirectX 11 destekli kartlar (GeForce GTX 480 ve 470) – DirectX: DirectX 11
Başarılı akıllı telefon üreticisi Oppo, Find X3 serisi lansmanı ile teknoloji gündemine oturdu. Standart X3‘ün yanı sıra seride X3Pro, X3 Neo ve X3 Lite modellerine yer verildi. Her biri yüksek donanım özellikleriyle dikkat çekerken; şık tasarımları da ilgi odağı haline geldi. İşte Oppo’nun yeni amiral gemisi telefonları…
Güçlü özellikleri ile dikkatleri üzerinde toplayan Oppo Find X3 modeli siyah, beyaz ve mavi renk seçenekleriyle tanıtıldı. İki farklı konfigürasyonda ön siparişe açılan telefon 128GB depolama seçeneğiyle 4.499 Yuan (yaklaşık 5 bin 230 TL + vergiler) karşılığında listelendi. Telefonun 256GB’lık depolama alanı versiyonu ise 4.999 Yuan (yaklaşık 5 bin 800 TL + vergiler) etiketiyle satışa sunuldu.
Serinin Pro modeli esas itibariyle standart sürüm olan Find X3 ile neredeyse aynı. İki cihaz arasında yalnızca yonga seti ve RAM kapasitesi arasında farklar mevcut. Bu telefonda Snapdragon 888 işlemci tercih edilirken; önceki modelde bulunan 8GB’lık bellek, 12GB‘a yükseltilmiş.
Siyah ve mavi renk seçenekleriyle geliştirilen modeller için belirlenen fiyat ise 1.149 Euro olarak açıklandı. Telefonun güncel kur oranına göre ülkemizdeki karşılığı yaklaşık 10 bin 380 TL‘ye ulaşıyor. Üzerine bu rakamlara bir de vergi ücretleri eklenecek.
İki ana modele göre daha küçük bir ekran boyutuyla gelen X3 Neo serinin fiyat bandını biraz aşağılara çekmek için tasarlandı. 14 Nisan’da satışları başlayacak cihaz siyah ve gümüş renk seçenekleriyle duyurulan modelin 815 dolardan (yaklaşık 7 bin 350 TL + vergiler) satışa sunulacağı kesinleşti.
Gelelim serinin en düşük donanımlı cihazına… Tasarımı Find X3 Neo cihazıyla neredeyse tıpatıp aynı olan telefon, kamera kurulumu gibi ufak noktalarda ayrışıyor. Neo’nun 50 megapiksellik kamerası burada 64 megapiksele yükseltilirken; RAM ve depolama alanında ise küçültmeye gidildiği dikkat çekiyor. Gümüş, mavi ve siyah renk opsiyonlarıyla cihaz 465 Euro (yaklaşık 4 bin 200 TL + vergiler) karşılığında raflara gelmeye hazırlanıyor.
Oppo Find X3 serisi telefonlarının Türkiye’ye gelip gelmeyeceği şimdilik belli değil. Ancak ülkemize geldiğini varsayarsak, sizin bu cihazlara yaklaşımınız nasıl olurdu? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Masaüstü işlemci pazarını AMD’ye kaptıran Intel, çalışmalarını hızlandırıyor. Ay sonunda Rocket Lake işlemcilerini tanıtacak olan şirket, esas çıkışı Alder Lake ile yapmayı planlıyor. Amerikalı üreticinin 2022 yılındaki yol haritası da ortaya çıktı. Sızdırılan bu harita doğrultusunda 13. nesil Intel Raptor Lake işlemci ailesi de gün yüzüne çıktı.
Alder Lake işlemci ailesi ile hibrit tasarıma geçen Intel, bu anlayışı 13. nesilde de sürdürecek.
AMD, masaüstü işlemci pazarında Intel'i geçmiş durumda. Aynı durumu mobil pazarda yaşamak istemeyen Intel, 12. nesil mobil işlemciler ile AMD'ye erken cevap vermenin peşinde.
12. nesil Intel Raptor Lake serisi neler vaat ediyor?
Videocardz‘ın özel haberine göre, Intel’in 2022 yılındaki yol haritası sızdırıldı. Sızdırılan yol haritası açıkça yeni değil. Tabloya göre, Rocket Lake ailesinin 2020 yılında tanıtılması gerekiyordu fakat bu işlemciler Mart ayının sonunda çıkış yapacak. Ancak buna rağmen, yeni gelecek 13. nesil işlemcilerin Raptor Lake ismini alacağı kesinleşti.
Sızdırılan tablo, 13. nesil Intel işlemcilerin Raptor Lake ismini alacağını doğrulamakla kalmıyor, bazı temel özellikleri de belirtiyor.
Raptor Lake masaüstü
Raptor Lake masaüstü işlemciler, temelde Alder Lake serisinin yenilenmiş versiyonu. Tamamen farklı bir çekirdek mimarisin gelmesi veya nm boyutunun küçülmesi planlanmıyor. Oyunlar için optimize edilen yeni bir önbellek ile gelen işlemci ailesi, gelişmiş 10 nm SuperFin üretiminden geçecek. Görünüşe göre Intel’in 7 nm macerası, 14. nesle kalıyor.
Raptor Lake mobil
İlginç olan, Intel’in hem masaüstü hem de mobil pazar için Raptor Lake’i piyasaya sürmeyi planlaması. Tiger Lake mobil işlemciler, aslında Intel’in masaüstü tarafında hiç çıkmamış bir serisine karşılık geliyor. Çünkü Intel, masaüstü pazarda 10 nm üretimeAlder Lake ile geçecek. Ancak geçtiğimiz yıl tanıtılan Tiger Lake işlemciler, hali hazırda 10 nm süreçten geçiyor.
Intel Raptor Lake mobil işlemciler, DLVR güç dağıtımına sahip olacak. Amerikalı üretici bu terimi ilk defa kullansa da dinamik voltaj regülatörü ile alakalı olduğu düşünülüyor Bu teknoloji ile işlemciye giden voltajın daha kontrollü ve dengeli ulaşması sağlanabilir. Buna ek olarak, yeni işlemciler ile LPDDR5X belleklerin destekleneceği de ortaya çıktı.
Tüm bunlara ek olarak, 12. nesil işlemciler ile gelen LGA 1700 soketinin üç nesil kullanılacağı belirtiliyor.
Christopher Nolan imzalı Tenet filmi Amerikalı bir YouTuber tarafından Game Boy Advance el konsoluna aktarıldı. Kısa sürede sosyal medya platformlarında viral haline gelen video, içerik üreticisinin sıkı emeğinden dolayı ilgi odağı haline geldi.
COVID-19 nedeniyle tam üç kez ertelenen Tenet nihayet geçen yıl 26 Ağustos’ta gösterime girmişti. Pandemi sürecinde gösterime giren ilk büyük Hollywood filmi olan yapım görkemli hikayesiyle yaza damgasını vurdu. Gişede istediği başarıyı elde edemese de fısıltı gazetesiyle kulaktan kulağa yayılan film, kısa sürede adını efsaneler arasına taşıdı. Tenet’i henüz bir dijital streaming ağında görmedik. Ancak yaratıcı içerik oluşturucusu, onu 90’ların efasne oyun konsolunun içine taşıdı.
Pandemi döneminde can çekişen sinema salonlarına ilaç gibi gelen Tenet, kısa sürede yakaladığı gişe başarısı ile göz dolduruyor.
Nostaljik konsola aktarılan Tenet videosu sosyal medyada çok konuşuluyor
Bob Wulff adlı YouTuber, yaklaşık 2 saat 30 dakika uzunluktaki filmi ilginç bir şekilde bu oldukça nostaljik makineye sığdırdı. Game Boy Advance kartuşları ortalama yarım saatlik bir maksimum kapasiteye sahip. Bunun için Wulff’un filmi beş kartuşa böldüğünü izliyoruz. Hatta kuru kuruya bir kartuşla karşımıza çıkmak istemeyen isim, şık DVD’leri aratmayacak bir kartuş tasarımı dahi yapıyor!
İşin biraz da teknik kısmına değinmek gerekirse, Wulff bu işlemi gerçekleştirebilmek için Tenet filmin çözünürlük değerlerini düşürdü. 192×128 piksel kalitesine getirilen yapım, aynı zamanda saniyede altı kareye kadar sıkıştırdı. Bilmeyenler için bu rakam standart bir filmde saniyede 24 kareye tekabül etmektedir.
Sonuç itibariyle Nolan’ın casusluk temalı zaman yolculuğu filmi ilk defa böylesine bir forma büründü! Elbette ki IMAX deneyimi ile bunu kıyaslamak oldukça saçma olacaktır. Ancak yine de sizin bu YouTuber’ın yukarıdaki zahmetli çalışmasıyla ilgili görüşleriniz neler? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Almanya’daki Yerli kardeşler tarafından geliştirilen Crysis, bir döneme damga vurmuş oyunlardan biri. Özellikle 2007 yılında yayınlanan ilk oyun, zamanla adeta bir efsane haline geldi. Kısa süre önce Remastered, versiyonu yayınlanan yapım, yeni teknolojiye uyum sağlayarak tekrar hayatımıza girdi. Görünen o ki gelişmeler bunlarla sınırlı değil. Crysis, battle royale geliyor.
Microsoft'un Bethesda'yı satın alması nihayet resmiyet kazandı ve resmi evraklar tamamlandı. Bethesda oyunları, nihayet Xbox Game Pass sayesinde kullanıcılarla buluşacak.
Crysis, battle royale modu kazanıyor
Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan bilgiler, geliştirici firma Crytek’in bir battle royale oyunu üzerinde çalıştığını gösteriyordu. Crysis Next olarak adlandırılan yapım, oynaması ücretsiz bir oyun olacaktı. Ancak proje, daha sonra bilinmeyen bir sebepten dolayı iptal oldu. Görünen o ki yeni oyun tamamen ölmüş değil. Crytek, kısa süre önce “Crysis Wars” isminin marka haklarını yeniledi. Bu durum serinin sevenlerini heyecanlandırırken, ortaya yeni bir video çıktı.
4Chan isimli siteye yüklenen video, gizlice bir kişinin oyunu oynarken çekilen görüntüsünden ibaret. Söz konusu oyun ise Crytek tarafından geliştirilen, Crysis battle royale. Görüntülerdeki bazı kaplamaların eksikliği, oyunun henüz erken geliştirme aşamasında olduğunu bizlere gösteriyor. Ne yazık ki video kısa sürede silindiği için detayları elimizde değil.
Battle royale nedir?
Battle royale, hayatta kalma üzerine kurulu olan bir oyun modu. Genellikle paraşütle bir alana bırakılan belli sayıdaki oyuncu, oyun alanındaki ekipmanları toplayarak hayatta kalan son kişi olmaya çalışıyor. Player Unknown Battle Royale, Fortnite ve Apex Legends gibi yapımlar, bu alanda çıkmış oldukça popüler oyunlardan bazıları.
Teknoloji devi Apple, ürün tasarımı konusunda görevli eski bir çalışanına dava açtı. Suçlanan kişi, şirketin gizli belgelerini çalmak ve gazetecilere sızdırmakla yargılanacak.
Kaliforniya’da ABD Bölge Mahkemesi’nde açılan davada eski çalışan Simon Lancaster ile isimsiz bir gazeteci arasındaki iş ilişkisinden bahsedildi. Apple’a göre eski personel şirkete gizli bilgiler toplamak ve bunu medyaya aktarmak için katıldı. Şimdi iki tarafın mahkeme karşısında yüzleşmesi beklenecek.
Güvenilir bir teknoloji analistinden gelen iddialara göre iPhone 13 serisi pil sisteminde değişikliğe gidiyor ve nihayet daha büyük bataryalar geliştiriyor.
Apple o çalışanını ‘ticari sırları çalmak’ suçlamasıyla dava etti
Lancaster yaklaşık on bir yıl boyunca Apple’da çalıştı. LinkedIn sayfasındaki bilgilere göre MacBook Pro TouchBar, Apple Watch ve iPhone cihazları üzerinde çalıştı. Şirkette, gelecekteki donanım cihazları için malzemeleri değerlendirmek ve yeniliklerin prototipini oluşturmak olan adam, iddialara göre 1 Kasım 2019’a kadar şirket belgelerini çalmaya devam etti. Bu belgeler gazetede “Apple’dan gizli bir kaynaktan” imzasıyla yayınlandı.
Lancaster henüz bu iddialara ilişkin hiçbir yorum yapmadı. Apple ise konuya ilişkin sert çıkışlar yapmayı sürdürüyor. Şirket sözcüsü şu açıklamalarla olayı değerlendirdi:
“On binlerce Apple çalışanı, müşterilerimizi memnu etmek ve dünyayı değiştirmeleri için onları güçlendirmek umuduyla her gün yeni ürünler, hizmetler ve özellikler üzerinde yorulmadan çalışıyor. Fikirleri ve gizli bilgileri çalmak, çabalarımızı baltalar. Apple’a ve müşterilere zarar verir.”
Apple şimdi Lancaster’ın çaldığı ticari sırların sonucunda meydana gelen zararları tespit etmeye çalışıyor. Duruşma sırasında bu kaybı açıklayacak şirket ayrıca belge hırsızlığı yoluyla elde edilen tüm kazançları da Lancaster’dan geri almak istiyor.
Kısa süre önce ülkemizdeki faaliyetlerine yeniden başlamasıyla gündeme gelen Uber, ilginç bir duyuru yaptı. Şirket benzer bir taksi hizmeti sunan ezeli rakibi Lyft ile stratejik bir ortaklığa gidiyor. İki şirket güçlerini, platformdan kovulan sürücülere karşı birleştiriyor.
Taksilerin bir numaralı alternatifi Uber, İstanbul'dan sonra şimdi de Ankara için hizmet vermeye başladı. Uygulama başkente şık bir hediyeyle geldi.
Uber ve Lyft, ortak bir veritabanı oluşturacak
iki şirket, dün ortak bir duyuru yaptı. Bir araştırma şirketi olan HireRightile anlaşan Uber ve Lyft, ortak bir veritabanı oluşturacak. Ortaklığın amacı, ciddi suçlardan dolayı bir platformdan kovulan bir sürücünün, ötekinde işe alınmasını engellemek olacak. Bu sistem özellikle geçmişte cinsel ve fiziksel saldırı suçları bulunan sürücüleri hedef alıyor.
Program ilk olarak ABD’de başlıyor. Ancak zaman içinde diğer ülkelere yayılarak, yeni şirketlere de açık olacak. İsteyen her firma, veri güvenliği politikalarını ihlal etmemek koşuluyla dahil olabilecek. Uber ve Lyft yetkilileri, konuyla ilgili ortak bir açıklama yaptı. Yetkililer, ” Hangi platformu seçerseniz seçin, önemli olan güvende olmanız. Daha çok şirketi bu projenin parçası olmaya davet ediyoruz.” dedi.
Uber ve Lyft gibi platformlarla iş yapan sürücüler, bağımsız kontratlarla çalışıyor. HireRight, her iki şirketten eski ve mevcut çalışanların bilgisini alacak. Bu bilgilerle oluşturulan veritabanı, sektör standartlarına uymayan sürücülerin tespitini sağlayacak. Aslında hiçbir şirket, cinsel saldırı suçu bulunan sürücüleri işe almıyor. Ancak bu kötü tecrübeyi deneyimleyen pek çok insan polisle irtibata geçmeye çekindiği için suçlular, radara yakalanmadan çalışabiliyor. Umarız uygulama, bu sorunun çözümüne yardımcı olur.