Kara delik bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir mi?

Kara delik mevzusu uzay bilimlerine ilgisi olan insanların okumaktan sıkılmayacağı bir konu. Çünkü hem çok ”karanlık” hem de merak refleksi çok yüksek bir alan. Özellikle geçen yıl ilk kara delik fotoğrafının da çekilmesinin ardından konuya olan ilgide önemli bir artış yaşandı. Glasgow Üniversitesi’ndeki bilim insanları ise kara delik hakkında oldukça ilginç bir çalışmaya imza attılar. Kara delikten enerji kaynağı elde edebilme noktasında yapılan araştırmanın sonucu oldukça ilginç.

Kara delik hakkında bilgilendiren çok etkileyici 5 video

Kara delik hakkında bilgilendiren çok etkileyici 5 video

Uzayın bir diğer gizemli ve bir o kadar da merak edilen konusu kara delik hakkında bilgilendiren çok etkileyici 5 video listesi!

Kara delikten enerji kaynağı elde edilebilir mi?

Glasgow Üniversitesi’ndeki bilim insanları bu sorunun cevabını, ”süper gelişmiş bir uzaylı uygarlığının bir kara deliği enerji kaynağı olarak kullanabileceği” şeklinde veriyor. Bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre, çok gelişmiş uygarlıklar kara delik gibi devasa enerji kaynaklarını kullanabiliyor ya da kullanabilir.

Söz konusu durum aslında asırlık bir iddia. Bu iddiayı doğruladıklarını duyuran bilim insanları, ses dalgalarını kullanarak yaptıkları çalışma sayesinde bazı sonuçlara ulaştılar.

Kara deliğin herhangi bir şekilde kullanılması fikri üzerinde gelişen fenomenin karşımıza ilk olarak 1969’da İngiliz fizikçi Roger Penrose’un ortaya attığı fikirler ile çıktığını görüyoruz. Daha sonra 1970’lerde Doctor Who’nun ilk bölümlerinde karşımıza işlenerek çıkan bu fenomen, uzun bir süredir kafaları karıştırıyordu.

Kara-delikten-enerji-kaynagi-kara-delik-03

Roger Penrose, eğer süper gelişmiş bir uygarlığın üyesi iseniz, kara deliği enerji olarak kullanılabileceğini söylüyor. Peki bu nasıl oluyor? Bir nesneyi alıp bir kara deliğin olay ufkunun dış bölgesine indirebilirseniz ve hareketsiz kalmak için ışık hızında hareket edebilirseniz, enerjiyi üretebileceğinizi söylüyor.

Bu elbette kulağa çok anlamsız geliyor ancak gelişmiş teknoloji ile birlikte Penrose bunun mümkün olabileceğini iddia etmişti.

Söylemeye gerek yok, kara delikler verimlilik açısından uğraşmak harika bir mühendislik gerektirecektir, bu nedenle sadece çok gelişmiş bir medeniyetin böyle bir çalışmaya yapacağını söylemek yanlış olmaz. Penrose’un teorisini kanıtlamak isteyen fizikçi Yakov Zeldovich, 1971 yılında bükülmüş ışıkları içeren bir deney gerçekleştirdi.

Bükülmüş ışık, bir ışınının dalga cephesinde yani boş çekirdeği etrafında sarmal veya “bükülmüş” bir şekle geldiği noktaya doğru şekil değiştirmesi olarak tanımlanıyor.

Zeldovich, bükülmüş bir ışık hüzmesi doğru hızda dönen bir metal silindire yönelik olsaydı, yansıyan ışının Doppler etkisindeki bir tuhaflık nedeniyle silindirin dönüşünden ortaya çıkan enerjiyi alacağını söyledi. Yani bu durumda karşımıza dönüştürülmüş enerji çıkıyor.

NASA’dan etkileyici kara delik simülasyonu!

NASA’dan etkileyici kara delik simülasyonu!

En önemli ve unutulmaz bilimsel gelişmeleri arasında yer alan bir kara deliğin ilk kez fotoğrafının çekilmesinin ardından NASA kara delik simülasyonu oluşturdu.

Yapılan deneylere göre kara delik hala muamma

Olayın tıkandığı kısım ise şu; söz konusu silindirin saniyede milyarlarca kez dönmesi gerekiyor ve bu da bizi ‘’çok daha gelişmiş bir uygarlığın’’ gelişmiş, kusursuz mühendislik bilgisine götürüyor.

Glasgow Üniversitesi Fizik ve Astronomi Okulu’ndan Marion Cromb liderliğindeki bir grup bilim insanı 50 yıldır çözülemeyen fenomen üzerine odaklandı. Odaklandıkları konuysa, bizim aklımızın ve bilgimizin yetmeyeceği bükülmüş ışık yerine, daha düşük bir frekansta çalışan ve etrafımızda sadece insanlar tarafından inşa edilebilecek bir durumun değerlendirilmesiydi.

Kara-delikten-enerji-kaynagi-kara-delik-01
Söz konusu cihaz

Araştırmacıların yaptıkları şey, bükülmüş ses dalgaları oluşturmak için küçük bir hoparlör kurmaktı. Köpük yapıda tasarlanan nesnenin sesleri yakalayarak, sesi emmesi hedeflendi. Doppler efektinin Penrose ve Zeldovich teorilerinin kanıtlanması için çıkılan yolda, mikrofonlar kullanıldı ve ses dalgalarının belirlenen frekansları ölçüldü.

Bilim insanları söz konusu karmaşık deneylerini gerçekleştirdikten sonra ortaya çıkan sonucun umut verici olduğunu, daha bakir aşamada olan bu çalışmanın, ilerleyen evrelerinde çok daha sonuçlar vereceğini söylüyor. Söz konusu çalışma Doppler ve Zeldovich fenomenleriyle uyuştuğu söyleniyor.

Eski Intel çalışanı: “Hatalar Apple’ı ARM’a yöneltti”

Bilindiği üzere WWDC 2020’nin ilk gününde Apple, Intel işlemciler yerine ARM işlemcilere yöneleceğini duyurmuştu. Bu sistemin adı da Apple Silicon olarak duyurulmuştu. Bu gelişmenin ardından Intel sözcüsü de bir açıklama yapmıştı.

Şimdi de eski bir Intel çalışanından itiraf niteliğinde bir açıklama geldi. Habere göre Intel Skylake mimarisinde yer alan hatalar nedeniyle Apple, kendi işlemci sistemine yöneldi. İsmi François Piednoël olan eski mühendis, 2015’te duyurulan mimarinin sorunlar yaşadığını belirtti.

Intel’den Apple Silicon hakkında açıklama geldi

Intel’den Apple Silicon hakkında açıklama geldi

WWDC 2020'de yapılan duyuru sonrasında Intel, Apple Silicon hakkında açıklama yaptı. Apple'ın Mac modellerinde kendi işlemcilerine geçeceği duyurulmuştu.
Intel işlemcili Mac’lere veda: Apple Silicon duyuruldu!

Intel işlemcili Mac’lere veda: Apple Silicon duyuruldu!

Intel işlemcili Mac modelleri için yolun sonuna geliniyor. ARM tabanlı Apple Silicon döneminin başlayacağı WWDC 2020'de duyuruldu

Eski çalışan: Apple ARM kararı hatalar sonucu alındı

Apple, Mac modelleri için önemli bir gün olduğunu belirterek, Apple Silicon sistemini duyurmuştu. Daha önceden de firmanın ARM işlemciler üzerine çalıştığı ve kendi geliştireceği işlemcilerle Mac cihazları çalıştıracağı biliniyordu. Ancak bu kararda sadece Apple’ın kendi sistemini geliştirme isteği bulunmadığı, Intel mimarisinde yaşanan sorunlar nedeniyle kararın alındığı belirtildi.

François Piednoël isimli eski Intel mühendisi, PCGamer isimli siteye verdiği bilgilerde, 2015 yılında duyurulan Skylake mimarisinin, Apple’ı tatmin etmediğini söyledi. Raporlara göre mimarinin birçok soruna yol açtığı ve bu hatalar nedeniyle Apple’ın en çok etkilenenlerden biri olduğunu söyledi. Bu gelişme de Apple ARM gelişmesinin önemli sebeplerinden biri olarak görülüyor.

Sözlerinin devamında “Skylake mimarisinin güvencesi, kalitesine göre daha büyük bir problemdi. O anormal şekilde kötüydü. Skylake içinde yer alan bir çok ufak şey için yol kat etmiştik.   Apple’daki çalışan arkadaşlarımız, mimarideki hataları çözmede bir numara oldu. Bu çok gerçekten ama gerçekten kötüydü.” dedi.

intel apple arm

Apple, Skylake mimarisini ilk olarak 2015 iMac modelinde kullanmıştı. Daha sonra da 2016 MacBook ve MacBook Pro modellerinde kullanmıştı. Bu modellerde mimarinin kullanılmasının ardından Piednoël, Apple’ın Skylake mimarisinden nefret ettiğini söyledi. Sebep olarak da kötü kalite güvencesini gösterdi.

Apple, uzun zamandır iPhone ve iPad modellerinde kendi geliştirdiği işlemcileri kullanıyordu. Donanımsal ve yazılımsal olarak bütünleşmeyi benimseyen firmanın, Mac modelleri için de bu yolda ilerlediği görülüyor.

Intel, Apple ARM geliştirmesi için destek olabileceğini duyurmuştu.

Google’dan geçmişi silmeye yönelik hamle

Google yeni yayımladığı bir blog yazısında kullanıcılarının geçmişini silmeye yönelik bir hamle yapacağını aktardı. Gizlilik ve reklam hedefleme gibi konular noktasında attığı bu adım ile birlikte Google, 18 aylık geçmişinizi siliyor. İşte Google konum ve arama geçmişi silme hamlesi:

Google şifrelerinizi koruyacak yeni bir yol buldu

Google şifrelerinizi koruyacak yeni bir yol buldu

Google Şifre Kontrolü aracını güncelliyor. Bu ne demek oluyor? Google artık aynı şifreyi başka hesapta kullanmanın önüne geçmek istiyor.

Google konum ve arama geçmişi silme ile dikkat çekiyor

Google yeni duyurduğu kararıyla birlikte artık yeni kullanıcıları için varsayılan bir özellik olarak konumu ve arama geçmişini otomatik olarak silecek. Söz konusu adımı gizlilik noktasında attığını söyleyen arama motoru devinin bu hamlesi, yeni kullanıcılar için iyi görünüyor.

Blog yazısında şirketin CEO’su Sundar Pichai, şirketin gizlilik, güvenlik ve kullanıcı deneyimine yönelik dikkatlerini vurguladı. Google’ın otomatik silme özelliği, Google Asistan veya Google Home gibi cihazlar aracılığıyla toplanan arama geçmişi, internet veya uygulamalar arasında geçiş yaparken toplanan konum geçmişi ve sesli komutlar gibi kullanımlar için geçerli.

Google bu verileri kullanıcının hangi bilgilerinin saklandığını ya da toplandığını görebilecekleri ve elle bu verileri silebilecekleri hareketler sayfasını halihazırda içinde barındırıyor.

Google konum ve arama gecmisi silme-02

Google’ın kullanıcı verilerini saklaması şirketin başına hep dertler açmıştır, yine de belirli adımlarla şirket bunu kırmaya çalışıyor. En azından çabalıyor. Bu çabanın bir sonucu olarak da kullanıcılara seçilen ayara bağlı olarak üç ay veya 18 ay sonra veri noktalarını otomatik olarak silme imkanı tanıyor.

Bahsettiğimiz ayarlar yeni kullanıcılar için varsayılan olarak açılıyor. Google, kullanıcılar hiçbir işlem yapmasa bile internet ve uygulama aramalarını 18 ay sonra otomatik olarak silinecek şekilde ayarlıyor. Bunun yanında konum verilerini kaydetme özelliğini zaten kullanıcılar açıp kapatabiliyor, eğer bu konum verilerini kaydetme açıksa varsayılan olarak 18 aylık bir silme planına geçmiş oluyor.

Bu arada belirtmekte fayda var bu özellik yalnızca yeni kullanıcılar için şu anda aktif, eski kullanıcılar için geçerli değil ama eski kullanıcılar için de yeni gelen şeyler var. Google Chrome’un gizli mod özelliğini birçok kullanıcı kullanıyor, bunun için geliştirme yapan şirket, kullanıcıların işini kolaylaştıracak bir özellik sunuyor.

Akıllı telefonlardaki uygulaması için geliştirilen özellik sayesinde kullanıcılar profil fotoğraflarına uzun süre bastıkları takdirde gizli moda kolaylıkla geçmiş olacak. Özellik iOS kullanıcıları için yeni sunuldu, yakında da Android kullanıcılarına sunulacak.

Apple kullanıcılarına Windows engeli yolda!

Apple bilgisayarlarında Intel işlemcileri kullanmaya başladığından beri Windows gibi alternatif işletim sistemleri yükleyebiliyoruz. Bu hafta ARM tabanlı yeni nesil cihazların duyurulması ile birlikte Windows engeli gibi durumlar konuşulmaya başlandı. Bootcamp yazılımını kullanarak üçüncü parti işletim sistemlerini yükleyen Mac kullanıcıları telaşa kapıldı.

Apple ve Intel arasındaki ortaklık, Mac dünyasını PC’lere bir adım yaklaştırıyordu. Bu sayede Hackintosh kullanarak MacOS, PC’lere yüklenebiliyordu. Fakat ilerde durum aynı olmayacak.

Windows 10 güncellemesi kritik bir soruna yol açıyor!

Windows 10 güncellemesi kritik bir soruna yol açıyor!

Windows 10 Mayıs 2020 güncellemesi, birçok yeniliği de beraberinde getirdi. Salı günü gelen güncelleme ile, yeni sorunlar ortaya çıktı.

Mac kullanıcıları Windows yükleyemeyecek

2006 yılında Apple’ın PowerPC işlemciler yerine Intel işlemcilere yönelmesi ile Windows’un Mac platformuyla tanışmasının önü açılmıştı. Bootcamp yazılımı ile ikinci işletim sistemi olarak Windows edinen kullanıcılar ARM tabanlı Mac dönemi ile sorunlarla karşı karşıya kalabilir.

mac kullanıcıları için windows engeli

İşlemci desteğinden ötürü MacOS’in dışına çıkılabilmesi şuan için mümkün görünmüyor, ancak Microsoft’un desteği ile bu sorun çözülebilir. Zira Mac kullanıcıları arasında Windows 10 kullanan azımsanamayacak bir kesim var. Muhtemelen Microsoft bu kesimden vazgeçmek istemeyecektir.

Bu sorunun önüne VMWare gibi sanallaştırma programları kullanılarak geçilebilir, fakat işlemci farkından dolayı stabil bir kullanım elde edilmesi pek mümkün görünmüyor. Yani Windows’u yeni nesil ARM işlemcili cihazlarda kullanıp kullanamayacağımız verilen desteğe bağımlı olacak . WWDC 2020‘de BootCamp yazılımından bahsedilmemesi kullanıcıları şüpheye düşürdü, bakalım ilerleyen günlerde bir açıklama veya alternatif yol görecek miyiz.

100 milyondan fazla Mac kullanıcısı Windows engeli ile karşı karşıya kalabilir. Peki siz cihazınızda ikinci bir işletim sistemi tercih ediyor musunuz?

Antivirüs programları gerçekten işe yarıyor mu?

Biliyorsunuz ki yıllardır antivirüs programlarını kullanıyoruz. Fakat bu kullanımların gerçekten işe yarayıp yaramadığı konusunda bir fikrimiz yok. Bu videoda da bu sorunun cevabını veriyoruz. İşte antivirüs yazılımları işe yarıyor mu sorusunun tüm detayları!

Ofisin yenileri Windows’çu çıktı!

Ofisin yenileri Windows’çu çıktı!

Yeni bir ofis içi video ile karşınızdayız. ShiftDelete.Net ekibi içerisinde kim hangi işletim sistemini kullanıyor yakından bakıyoruz.

Antivirüs programları hakkında tüm gerçekler!

Son zamanlarda forum sayfamızda  ve YouTube yorumlarında bu konuyla alakalı birkaç yorum gördük. Bu yorumlar sonrası bu videoyu sizlere hazırladık. Antivirüs programları uzun süredir kullanılıyor ancak bazı kullanıcıların bu programlara karşı tereddütleri bulunuyordu. İşte bu videoda aklınızda oluşan soru işaretlerini tam 4 dakikada kaybediyoruz. Ben sözü daha fazla uzatmadan sizi video ile baş başa bırakıyorum.

Antivirüs yazılımları, virüslere karşı yazılmış, temizleme ve kurtarma işlemlerini yerine getiren koruyucu programlara verilen genel bir isim. Bu programlar bilgisayarınızdaki virüsleri bulmak ve silmek için çeşitli yöntemler izliyorlar. Evet antivirüs programlarının ne işe yaradığından bahsettik. Peki gerçekten gerekli mi? Bilgisayarımızda olmalı mı?

Bu sorunun cevabı ise tamamiyle kullanıcıdan geçiyor. Kullanıcının gezdiği internet sayfaları, bilgisayarına indirdiği dosyalar antivirüs programının gerekli olup olmadığı sorusunu yanıtlıyor. Siz bilgisayarınızda antivirüs programları kullanıyor musunuz?

Bu da oldu: Instagram’da iki aylık bebek satışı!

Instagram yalnızca ülkemizde değil, dünyanın da en çok kullanılan mobil uygulamaları arasında yer alıyor. Haliyle önemli bir kitleye hitap ediyor. Bu sosyal ağda daha çok tüketime yönelik satışlar görüyor olsak da İran’da çok ilginç bir olay yaşandı. İran’da üç kişi Instagram’da bebek satmaya çalıştığı şüphesiyle tutuklandı. Instagram’da iki aylık bebek satışı ile dikkat çeken olay BBC’de haber oldu.

Sağlık Bakanı Koca, Instagram’da rekor kırdı

Sağlık Bakanı Koca, Instagram’da rekor kırdı

Ülkemizde corona virüsü ile mücadelenin en kilit ismi olan Sağlık Bakanı Koca Instagram takipçi sayısı ile rekor kırdı. İşte ulaştığı takipçi

Kan donduran: Instagram’da iki aylık bebek satışı

Sosyal medya her ne kadar eğlenceli olsa da kan donduran bir yanı da bulunuyor. O kan donduran yanlarından birisi de yakın zaman önce ortaya çıktı. İran’da üç kişi, birisi 20 günlük bir diğeri ise 2 aylık olan bebekleri satılığa çıkartmaya çalıştı. Kulağa çok ilginç gelse de Tahran’da gerçekleşen olay kısa sürede ortaya çıktı.

İşin bir diğer ilginç yanı ise bu kişiler bebekleri 500 dolar karşılığında satın almışlardı ve sanki cansız bir ürünmüş gibi üstüne kâr koyarak 2 bin dolar ile 2 bin 500 dolar aralığında, satmaya çalışmışlardı. Şaşkınlık yaratan olayın ardından tutuklanan kişilerden birisi, bebeklerin daha iyi geleceklerinin olması için bu satışı yapmaya çalıştıklarını söylemiş.

Maalesef ki bu İran’da yaşanan ilk olay değil. Önceki yıllarda da yoksul olan kadınlardan, bebek satın alan kişiler yargılanmış ve olay hakkında inceleme yapılmıştı. Mahkeme, Instagram‘ın söz konusu satışları engellemek noktasında adımlar atması için çalışmalarını sürdürüyor.

PUBG Mobile’ın gizli haritası ortaya çıktı: Livik

Popülerliğini korumaya devam eden PUBG Mobile, Livik haritası sayesinde bir kez daha gündeme geldi. Tencent Games tarafından duyurulan bu harita, birçok yeni çatışmaya ev sahipliği yapacak.

PUBG Mobile için sızdırılan Erangel 2.0 haritası

PUBG Mobile için sızdırılan Erangel 2.0 haritası

Geçen günlerde Gizemli Orman Modu'ndaki put detayıyla kullanıcıların tepkisini çekmişti. PUBG Mobile Erangel 2.0 haritası sızdırıldı.

PUBG Mobile Livik haritası eşliğinde neler sunacak?

Daha önce 0.19.0 güncellemesi hakkında konuşan PUBG Mobile yönetimi, bu oyuna yeni bir haritanın daha ekleneceğini açıklamıştı. Birçok kişi, ilk olarak, bu açıklamanın Erangel 2.0 haritasını ima ettiğini düşünüyordu.

Alınan bilgilere göre PUBG Mobile adına farklı bir harita hazırlandı. Bazı oyuncular, bu haritanın adını Fourex olarak açıklasa da bu ismin doğru olmadığı ortaya çıktı. PUBG Mobile, Twitter profilinden Livik haritası hakkında paylaşımlar yaptı.

PUBG Mobile Livik haritası

Bu harita, PUBG Mobile’ın Beta sürümü için geliştirildi. Ayrıca bu savaş alanı yalnızca PUBG’nin mobil sürümü için tasarlandı. Daha önce oyuncuların beğenisine sunulan haritalardan ikisi olan Miramar ve Vikendi, PUBG’nin PC sürümünden alınmıştı.

Livik haritası, PUBG Mobile’da yer alan diğer bütün haritaların doğasından esinlenilerek tasarlanmış bir harita olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıyeten bu haritada beton yığınları yerine devasa kamyonlar, oyuncuları iyileştiren göletler ve ihtişamlı havuzlar yer alacak.

PUBG Mobile Livik

PUBG’nin bilgisayar sürümünde bulunmayan bu harita, PUBG Mobile’ın en küçük haritası olarak oyundaki yerini aldı. 0.19.0 sürümünün geliştirilme aşamasında olması, bu haritanın diğer oyuncular adına da geçerli olması beklenen çıkış tarihini geciktiriyor.

Bu harita şu an sadece belli oyuncular tarafından denenebiliyor. Sadece Beta sürümüne kayıt olan oyuncular tarafından deneyimlenebilen Livik haritasının muhtemel çıkış tarihi temmuz ayının ikinci haftası olabilir.

Livik haritası

Bu konu hakkında henüz kesin bir bilgi mevcut değil. PUBG Mobile yönetimi, bu haritanın çok özel bir harita olduğunu vurguluyor. Son olarak bu haritada yer alan objelerin değiştirilebileceğini de belirtelim.

Oyuncular, PUBG Mobile’da çalışan yetkililerden Livik ile ilgili daha fazla bilgi bekliyor. Önümüzdeki günlerde bu proje hakkında daha fazla haber alabiliriz. Yeni savaş alanı hakkında neler düşünüyorsunuz?

realme X3 tanıtıldı! İşte özellikleri ve fiyatı

Ülkemizde de faaliyet gösteren realme yeni modelini tanıttı. realme X3 özellikleri belli oldu. Özellikleriyle dikkat çeken realme X3, fiyatı ile de adından söz ettirecek. Model, online olarak yapılan etkinlikle tanıtıldı.

Son zamanlarda satışını artıran akıllı telefon üreticilerinden olan realme, yeni modelleri için de çalışmalara devam ediyor. Aynı model daha önceden de SuperZoom ismiyle farklı bir sürüm olarak kullanıcılarla buluşmuştu.

Realme X3 SuperZoom tanıtıldı! Özellikleri iddialı!

Realme X3 SuperZoom tanıtıldı! Özellikleri iddialı!

Realme bugün tanıttığı cihazla amiral gemisi telefonlara meydan okuyacak. Realme X3 SuperZoom özellikleri ve fiyatı açıklandı. İşte detaylar...

realme X3 özellikleri

Yeni model, 6.6 inç büyüklüğünde, 2400 x 1080 Full HD+ çözünürlüğe sahip. 120 Hz tazeleme hızına sahip olan modelde ekran kasa oranı yüzde 90.5 olarak dikkat çekiyor. Ön kamera da ekranın sol üst tarafında konumlandırılmış durumda. Ekranı, Gorilla Glass 5 koruyor.

Modele, 7 nm fabrikasyon süreciyle üretilen Snapdragon 855+ güç veriyor. Bu işlemci 2.96 GHz hızına kadar çıkabilen Kryo 485 CPU çekirdekler ile çalışıyor. Modelin RAM ve depolama alanı için iki farklı seçeneği bulunuyor. Kullanıcılar 6 GB LPDDR4x RAM ve 128 GB depolama alanı ya da 8 GB LPDDR4x RAM ve 256 GB depolama alanına sahip olacak. Model, UFS 3.0 Boost desteğine de sahip.

realme x3 özellikleri

Model kamera konusunda da oldukça iddialı. Dörtlü kamera tasarımı bulunan yeni modelde 64 Megapiksel f/1.8 diyafram açıklığında ana kamera, 8 Megapiksel f/2.3 diyafram açıklığında ultra geniş açılı kamera, 8 Megapiksel f/3.4 diyafram açıklığında periscope lens ve 2 Megapiksel f/2.4 diyafram açıklığında makro kamera bulunuyor. Model, ön tarafta da 16 Megapiksel kamera ve 8 Megapiksel ultra geniş açılı kameraya sahip.

realme X3 özellikleri arasında bir diğer bilgi ise modelin 4.200 mAh kapasiteli bataryası oldu. Bu batarya 30 W hızlı şarjı da destekleyecek. 55 dakikada 0’dan 100’e şarj mümkün olacak. Şarj, USB-C girişiyle şarj olacak.

Yeni model Android 10 tabanlı realme UI ile kullanıcılarla buluşacak. Renk seçeneği olarak da mavi ve beyaz yer alacak.

realme X3 fiyatı

Yeni modelin tanıtımıyla birlikte fiyatı da duyuruldu. Etkinlikte realme X3 fiyatı olarak, 8 GB RAM ve 128 GB depolama alanı için 25.999 rupi (343 dolar), 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanı için 24.999 rupi (330 dolar) duyuruldu.

realme x3 fiyatı

YouTube Music şarkı atlamayı kolaylaştırıyor

YouTube Music hayatımıza gireli uzun bir süre olmadı, günden güne yeni özellikler kazanan uygulama bir güncelleme daha aldı. Önemsiz gibi görülse de uygulamaya yeni eklenen şarkı atlama özelliği bazen toplu taşıma gibi yerlerde hayat kurtarıcı olabiliyor. Rakiplerinde halihazırda bulunan bu yenilik platforma eklenmiş oldu.

YouTube Premium dahilinde sunulan uygulamanın en iddialı yönü kütüphanesinin çok geniş olması. Müziklerin bir bakıma topluluk tarafından aktarılıyor olması büyük bir avantaj.

Hacklenen YouTube hesapları satışa çıktı!

Hacklenen YouTube hesapları satışa çıktı!

Hacklenen YouTube hesapları dark web üzerinde para karşılığında satışa çıktı. Bu hesaplar abone sayısına göre biçildiği fiyat ile forumlarda satılıyor.

YouTube Music kaydırarak şarkı atlamayı sağlayacak

Uygulamaya yeni eklenen özellik şarkının kapağını görüntülediğiniz sekmede sağa veya sola kaydırarak önceki ya da sonraki şarkıya gitmenizi sağlıyor. Bu özellik Spotify’da mevcuttu, daha işlevsel bir hal alan şarkı atlama özelliği bir Reddit kullanıcısı tarafından farkedildi. Özellik şuan için Android kullanıcıların yalnızca küçük bir bölümü için mevcut. Alınan geribildirimler sonucunda yakın zamanda herkes için kullanılabilir olacak.

youtube music şarkı atlama özelliği

Özelliği kullanıp kullanamadığınızı görmek için uygulamanızı güncel tutmayı unutmayın. Zira bu özelliği kullanan küçük kesim, YouTube Music uygulamasını güncel tutanlardan oluşuyor. Gittikçe popüler hale gelen platform yakın zamanda öneri algoritmalarında değişikliğe gitmişti. Ana sayfada ve şarkıların sekmesinde öneriler gösterildiğinden beri kullanıcılar yeni tarzlar keşfedebiliyor.

Bakalım uygulamanın yeni özelliği ne zaman tüm kullanıcılara sunulacak…

ABD’de yaşayan Türk girişimciden vize çıkışı

ABD’de yaşayan Türk girişimciden vize çıkışı geldi. Adından söz ettiren firmalar kuran ve CEO görevini yürüten Eren Bali, ABD’de son günlerde gündem olan vize tartışmaları hakkında bir tweet serisi hazırladı. Açıklamasında, göçmen çalışanlara verilmemesi kararlaştırılan vize sistemini eleştirdi.

Eren Bali, Udemy isimli çevrim içi eğitim platformunu kurmuş ve CEO’luğunu yapmıştı. Bali, halihazırda Carbon Health isimli firmada kurucu CEO olarak görevine devam ediyor. Aynı zamanda Udemy’de de çalışmasını sürdürüyor.

Apple ne zaman popüler oldu?

Apple ne zaman popüler oldu?

Birçoğumuz Apple ürünlerine sahipken, çok azı şirketin geçmişini biliyor. Bu yazımızda Apple ne zaman popüler oldu sorusuna cevap vereceğiz.

Türk girişimciden vize çıkışı

Ünlü girişimlere ev sahipliği yapan ABD, yeni aldığı kararla göçmen işçi ve girişimcileri memnun etmedi. Çünkü karara göre H1, L ve J vize tipine sahip olup ABD’de yaşayanların vizeleri, yenilenmeyecek. H1 vizesi özel mesleği olan kişilere, L vizesi ülke içi personel transferinde ve J vizesi değişim ile staj programlarına verilen bir vize tipi. J vizesi göçmen statüsünde de yer almıyor.

Eren Bali de H1B vizesi aldığı süreci anlatarak, ilk olarak kabul edilmediğini, 2009 krizinden sonra alınan ek kabullerle vizesini aldığını belirtti. Bunun ardından Udemy isimli girişimine ABD’de devam eden Bali, bugün Corbon Health firmasında ABD’li ve yabancı 350 civarında işçinin çalıştığını söyledi. Ayrıca Udemy için aldığı destekle birlikte geliştirmelere başladığını, bugün Udemy’nin 2 milyar dolar değere yaklaştığını belirtti.

türk girişimciden vize çıkışı

Türk girişimciden vize çıkışı haberine konu olan Bali, 100 civarında çalışanı istihdam etmesine rağmen Yeşil Kart alamadığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın, başkan olmasından önce, 2015 yılında kalıcı ikametgah izni alabildiğini belirtti.

Şimdi de ABD’de yaşanan corona virüs salgını sonrasında işsiz kalan 40 milyon kişi sorunun, 85 bin H1 başvurusunu kabul etmemekle düzelemeyeceğini belirtti. Ekonomiyi zenginleştiren göçmen işçilere haksızlık edildiğini belirtti.

Eren Bali’nin paylaştığı tweetlere de göz atabilirsiniz.

Olympus kamera, kullanıcıları şaşırtan bir karar aldı

Dünyanın önde gelen kamera firmalarından olan Olympus, fotoğraf tutkunlarını şaşırtacak bir karara imza attı. En popüler markalardan biri olarak bilinen firma, artık bu alanda iş yapmayacak. Kamera firması, satılıyor.

Satın alımı yapacak firma ise bilindik bir firma. Firmanın kamera bölümünü Japan Industrial Partners (JIP) aldı. Bu fon daha önce de Sony’nin Vaio firmasını satın alarak kendisini göstermişti. Satış anlaşmasına göre markanın tamamının satıldığı belirtiliyor.

Sony yeni kompakt vlog kamerasını tanıttı!

Sony yeni kompakt vlog kamerasını tanıttı!

Sony bugün yeni YouTuber kamerası ile karşımıza çıktı. Kompakt Sony ZV-1 vlog kamerası özellikleri ve fiyatı tüm detaylarıyla belli oldu!

Olympus kamera satılıyor

Kamera sektöründe öncü firmalardan olan Olympus, kamera bölümünü satma kararı aldı. Firmanın bu kararı almasının arkasında bazı nedenlerin bulunduğu söyleniyor. Bunlardan ilki olarak firmanın, çalışma alanlarındaki yükü azaltmayı amaçladığı söyleniyor. Bir diğer sebep olarak da firmanın sağlık ekipmanları için kaynak hazırladığı belirtiliyor. Diğer sebep ise kameranın satışlarında, azalan satış rakamları nedeniyle kâr etmediği belirtiliyor.

Firmanın CEO’su Yasuo Takeuchi, akıllı telefonların kameralarının gelişmesiyle, kamera sektörünün de kötü etkilendiği belirtti. Bu da firmanın durumla başa çıkmasını gerekecek adımlar atmaya yönelttiğini söyledi.

olympus kamera

JIP, kullanıcılarla buluşan ve buluşacak olan bütün kamera modellerini satın aldı. Kullanıcılar bir Olympus kamera satın aldığında, bir JIP ürünü satın almış olacak. Ayrıca firma sahibi olduğu OM-D ve Zuiko firmalarını da satışa çıkardı.

Anlaşan iki tarafının, 30 Eylül tarihine kadar işlemleri tamamlayacağı belirtildi.

Konuyla ilgili yapılan açıklamada Olympus, Fotoğraf Makineli Bölümü (Görüntüleme Bölümü) kısmının, JIP Yatırım fonu’na devredilmesi üzerine görüşmelere başlanıldığı belirtildi. Devirde Fotoğraf Makinesi bölümünde yer alan Ar-Ge, servis, fabrikalar ve çalışanları dahil tüm çalışanların devredilmesi ve 2020 yılı sonuna kadar işlemin tamamlanması öngörülüyor.

JIP’ın ünlü fotoğraf makinesi firmasını bünyesine katarak, Japonya ve Amerika’daki pazar payları gibi Avrupa’da da pazar payına sahip olmak istediği belirtiliyor. Firmanın devirle birlikte yeni bir döneme başlayacağı ve çağın gereklerine kolayca ayak uyduracağı belirtildi.

Fotoğraf sektöründeki zor şartlara dikkat çekilerek, Olympus’un JIP tarafından satın alınmasına dikkat çekildi.

https://youtu.be/bKjJ33MZ8ok

Safari ile şifre kullanmadan giriş dönemi!

iOS ve MacOS cihazların gözde tarayıcısı olan Safari için yeni bir dönem başlıyor. Google’ın bir süredir üzerinde çalıştığı biyometrik doğrulama ile giriş yöntemi Apple’ın da ağına düştü. Geçtiğimiz günlerde tarayıcının yeni sürümünün çıkmasıyla bazı yenilikler konuşulmaya başlandı.

Uygulamanın beta sürümü notlarından anlıyoruz ki gelecek yıla kadar uygulamayı kullanan herkes bu özelliğe erişebilecek.

iOS ve Android güvenliği için Microsoft’tan hamle!

iOS ve Android güvenliği için Microsoft’tan hamle!

Windows platformundan tanıdığımız meşhur anti-virüs programı Microsoft Defender mobil cihazlar için geliyor. Yakında indirilebilir olacak.

Safari biyometrik doğrulama kullanacak

Safari beta sürümüne eklenen özellik ile kullandığınız şifreler tarayıcıya kaydediliyor, ardından tekrar giriş yapabilmek için Face ID veya Touch ID kullanmanız yeterli oluyor. Bu yöntem ile her seferinde şifre kullanmaya gerek olmuyor. Bu özellik hem daha güvenli hem de daha hızlı giriş imkanı sunuyor. Google kullanıcıları giriş yapmak ve ödemeleri tamamlamak için bu özelliği bir süredir kullanabiliyordu. Şimdi ise Apple tarafından bir hamle görebilmek yakın gelecekte şifrelerin tarihe karışabileceğinin bir işareti.

safari biyometrik doğrulama giriş

Tarayıcının yeni sürümüyle gelen nihai sistem WebAuthn adlı bir API’ye dayanıyor, bu yazılım bizlere yalnızca biyometrik doğrulama değil; her konuda daha güvenli ve hızlı giriş imkanı sağlıyor. Genel anahtar şifrelemesi metotunu kullanan sistem, şifrelerimizi belli bir yönteme göre yeniden oluşturup karşı tarafa o şekilde iletiyor. Bu sayede biyometrik doğrulama özelliğinin güvenli bir şekilde kullanılmasının önü açılıyor. Beta sürümü için yayınlanan notlar bu özelliğin Safari tarafından destekleneceğini görüyoruz.

Önümüzde bir engel var ki bu API yalnızca destekleyen sitelerde kullanılabiliyor, yani internet sitelerinin tek tek bu yazılımı desteklemesi gerekiyor. Yine de Safari gibi önde gelen bir tarayıcının bu sistemi desteklemesi büyük bir teşvik olacak. Apple’ın bu konudaki çalışmalarından biri de geçen yıl 13.3 sürümde şifreleri ortadan kaldıran bu özelliği çok işlevsel olmasa da eklemesiydi. Bu şekilde Google gibi servislere parmak izimizi kullanarak bir yıldan uzun süredir giriş yapabiliyoruz.

Şifre kullanmadan giriş için çalışmalar devam ediyor, bakalım Apple tarafında ne gibi yenilikler göreceğiz.