iPhone X, iPhone 8 ve iPhone 8 Plus modelleri resmi olarak ilk kez hızlı şarj destekleyen Apple akıllı telefonları olarak karşımıza çıktı. Öte yandan, USB-C ile hızlı şarj olabilen bu modellerin amiral gemisi Android cihazların gerisinde kaldığı gözüküyor. Peki, iPhone X hızlı şarj konusunda ne kadar geride?
Apple ile patent savaşına devam eden Qualcomm, ABD'de iPhone X, iPhone 7 ve iPhone 8 satışlarının durdurulması için dava açtı.
iPhone 8 ve iPhone X hızlı şarj konusunda hangi sırada?
Tom’s Guide tarafından yapılan araştırma OnePlus 5T, LG V30, Google Pixel 2, Samsung Galaxy Note 8 modelleri ve beraber gelen hızlı şarj aksesuarları ile gerçekleştirilmiş. iPhone 8 ve iPhone X içinse Apple’ın 29 watt duvar adaptörü ve USB-C – Lightning kablosu kullanılmış.
İlk olarak gerçekleştirilen 30 dakika şarj süresinde OnePlus 5T yüzde 59 seviyesine ulaşmış. LG V30 ise yüzde 53 seviyesinde. iPhone X, iPhone 8 ve iPhone 8 Plus modellerine baktığımızdaysa sırasıyla yüzde 50, 49 ve 47 rakamlarını görüyoruz.
İkinci olarak 60 dakika şarj süresi tesinde de ilk test ile benzer sonuçları ortaya çıkarken, OnePlus 5T yine yüzde 93 ile zirvede kalmayı başarıyor. Ardından LG V30 yüzde 86, iPhone X yüzde 83, iPhone 8 yüzde 80 ve iPhone 8 Plus ise yüzde 79 şarj seviyesine ulaşmış durumda.
Bu arada iPhone modellerinden çıkan USB şarj aksesuarlarının sonuçlarına da bir göz atalım. iPhone 8, 30 dakikada yüzde 30 ve 60 dakikada yüzde 58 seviyesine ulaşıyor. iPhone 8 Plus için durum yüzde 26 ve yüzde 55. iPhone X batarya şarjı ise yüzde 17 ve yüzde 37 olarak geride kalıyor.
Genel tabloya bakıldığında tüm son model iPhone’ların Android akıllı telefonların gerisinde kaldığı ifade ediliyor. Ek olarak, hızlı şarjdan faydalanmak için ek masraf yapmak zorunda olduğunuzu da hatırlatalım.
Apple, iOS için uyguladığı kuralı macOS için de zorunlu hale getirdi. 1 Ocak 2018’den itibaren 32-bit macOS uygulamaları Apple tarafından marketten kaldırılacak.
Apple'ın Eylül ayında yayınladığı iOS 11 ile birlikte yaptığı değişiklikler iOS cihazları saldırganlara karşı daha savunmasız bıraktı
Geliştiricilere uygulamalarını güncellemeleri için süre veren Apple, bu tarihin herhangi bir şekilde uzatılmayacağını ve istisnai durumların oluşmayacağını açıkça belirtti. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte 32-bit uygulamaların artık eski teknoloji kalması üzerine Apple, iOS cihazlarda iOS 11‘in yayınlanmasıyla birlikte 32 bit uygulamaları marketten kaldırmıştı.
iOS kullanıcıları için sancısız atlatılan bu süreç macOS kullanıcılarını ne düzeyde etkileyecek? Umarız geliştiriciler verilen süre zarfı içerisinde uygulamaları günceller ve iOS’taki kadar sancısız bir geçiş olur.
Akıllı telefon bağımlılığı son dönemde dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen bir rahatsızlık. Bu konuda hali hazırda yapılan onlarca bilimsel çalışma var. Bu çalışmalara bir yenisi ise Kuzey Amerika Radyoloji Derneği‘nde ortaya çıktı.
Yapılan araştırmaya göre akıllı telefon bağımlılığı olan gençlerin depresyon, anksiyete ve insomni gibi durumları ölçen testlerden aldıkları sonuçlar bağımlılığı olmayan gençlere göre oldukça yüksek seviyede.
Akıllı telefon bağımlılığı artıyor!
Amerika Birleşik Devletleri‘nde yaşayan insanların yarısına yakın bir kısmı akıllı telefon olmadan yaşayamam demesi de bağımlılık seviyesinin oldukça yüksek olduğunun bir göstergesi.
MRS adı verilen bir sinir hücrelerini daha hareketli hale getiren bilim insanları, hastalara bu şekilde yaptıkları testlerde daha düşük puanlı sonuçlara ulaştırmayı başardı. Bu araştırmanın geliştirilerek bağımlılık konusunda ciddi anlamda tıbbi çözüm haline geleceğini düşünüyorlar.
Google temiz enerji hedeflerine ulaştı. Rüzgar enerjisinde yapılan son satın alımlar, Google’ın yüzde yüz yenilenebilir enerji kullanmasını sağladı. Google, 2016’da duyurduktan yaklaşık bir yıl sonra tamamen temiz enerjiyle çalışma hedefine ulaştı.
Isı bataryası, güneş enerjisinin depolanmasındaoldukça önemli bir araç. Yeni bir malzeme ile yapılan ısı bataryası artık ışık ile kontrol ediliyor.
Google temiz enerji
Aralık 2016’da Google, veri merkezlerinin yüz yüz temiz enerjiyle çalışmasına yönelik planlama yaptığını açıklamıştı. Twitter’dan yapılan açıklamada şirket, bu hedeflerine ulaştıklarını ve tamamen temiz enerjiye geçiş yaptıklarını duyurdu.
Electrek’e göre Google geçtiğimiz günlerde üç rüzgar santrali için toplam 535 MW’lık sözleşme imzaladı. Böylelikle toplam enerji altyapı yatırımı 3.5 milyar doları aşan şirket, 3 gigawatt kapasiteye ulaştı. Bu kapasite, Google’ın ürün ve hizmetlerinde yüzde yüz yenilenebilir enerjiyi kullanabildiği anlamına geliyor.
Google, temiz enerji yatırımlarına ilk sırdaki şirket konumunda bulunuyor. Ancak bu rekabette Google yalnız değil., Teksas’ta CEO Jeff Bezos’un gururla duyurduğu büyük bir rüzgar çiftliği inşa ediyor. Amazon’un toplam yenilenebilir enerji alımları şu an yaklaşık 1.5 GW’a ulaşmış durumda. Google’ın yaptığı satın alma ise bunun iki katı kadar.
Apple, kendi tasarımı güç yönetim çiplerini kullanarak iPhone batarya sürelerinin uzamasını sağlayacak. Peki, bu geçiş ne zaman gerçekleşecek?
iOS 11 ile cihazlar daha güvensiz!
Bir iPhone’da özel verilere erişmek için iki engeli geçmek gerekiyor. Cihazın kilit şifresini ve yedekleme şifresini aşmak. Rus güvenlik şirketi ElcomSoft’a göre Apple’ın iOS 11’de şifreli iOS yedeklemelerini koruma biçiminde yaptığı değişiklikler aygıtları belirli saldırı türlerine karşı daha savunmasız bıraktı.
Anahtar zinciri verilerini içeren şifrelenmiş yedekleme, telefonun sahibi tarafından kullanılan herhangi bir hesaba, uygulama verisine ve daha fazlasına kolayca erişmenize olanak tanır. Bu nedenle güvenlik ekipleri veya saldırganlar cihazın kendi şifrelerinden ziyade yedekleme şifrelerine yoğunlaşmakta.
iOS 11’den önce iTunes’a şifrelenmiş bir yedekleme yaptıysanız bu yedeklemeyi koruyan şifre bilgisayarı değiştirseniz bile her zaman kullanılabilir. Bunu değiştirmek veya kaldırmak için mutlaka şifreyi bilmeniz gerekiyor. Aksi halde cihazı fabrika ayarlarına döndürmekten başka çareniz kalmaz.
iOS 11 ile birlikte bu durum değişti. Mevcut şifreyi değiştiremezsiniz, ancak sıfırlayabilir ve daha sonra, seçtiğiniz yeni bir şifreyle yeni bir yedekleme yapabilirsiniz. Özel verilerinize erişmek için yeni şifreyi kullanabilirsiniz.
Apple cihazın şifresini kullanan herkesin cihaza yasal olarak erişimi olduğu görüşünü göz önüne almış. Bu sebeple yeni durum yedekleme parolasını unutanlara ve cihazın şifresini aile üyeleri ile paylaşan kişilere yardımcı olacaktır.
ElcomSoft, Apple’ın bu değişikliğinin saldırganların yedeklere ulaşmada işlerini kolaylaştırdığını düşünüyor. Bu sebeple en azından cihazın güvenliği için kolay kolay kırılamayacak bir şifre belirlenmesi gerektiği uyarısını yapıyor.
Bu videomuzda dünya genelinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarını sizler için derledik. Statista firması dünyada internet fiyatları nasıl sorusuna yanıt veriyor. Türkiye kaçıncı sırada? Yanıtlar videomuzda.
Dünyada internet fiyatları nasıl? En pahalı ve en ucuz internet hangi ülkede?
Statista’nın yaptığı araştırma ile dünya genelinde aylık ortalama genişbant internet fiyatları listelendi. Bu liste aylık ortalama ödeme miktarına göre yapılırken, birinci ve sonuncu ülkeler arasındaki rakam dudak uçuklatacak türden.
Dünyanın en pahalı interneti için aylık ödenen bedel yaklaşık 1000 dolar iken, en ucuz internetin bedeli ve hangi ülkeye ait olduğu biraz şaşırtacak. Peki, Türkiye bu listenin neresinde? Yanıtı sizler için derlediğimiz listede.
iOS mobil işletim sistemi tabanlı cihazların uygulama mağazası App Store’da yer alan farklı kategorilerdeki eğlenceli ve işlevsel uygulamalar ile karşınızdayız. İşte, Haftanın iOS Uygulamaları!
Her hafta olduğu gibi, bu hafta da en iyi iOS uygulamaları ile karşınızdayız. İşte sizler için App Store'dan derlediğimiz haftanın iOS uygulamaları.
Haftanın en iyi ve en yeni iOS uygulamaları
ShiftDelete.Net ekibi olarak, her hafta sizler için 5 başarılı iOS uygulamasını bir araya getiriyoruz.
Not: Haftanın iOS Uygulamaları, hem ücretli hem de ücretsiz uygulamalardan derlenmektedir.
Dubface
ARKit kullanan Dubface uygulaması sanal 3 boyutlu bir karaktere kendi yüzünüzü eklemenizi sağlıyor. Daha sonra yüzünüzü giymiş olan bu karakterle çekimler yapmanız mümkün. Bu eğlenceli uygulamaya bir göz atmanızda fayda var.
Başarılı özellikleri olan yeni bir e-posta istemcisi arıyorsanız, işte karşınızda Boomerang Mail. Zamanlanmış e-posta gönderme, e-posta cevaplarını takip, alarm ve bildirimler ile gelen kutusunu beklemeye alma gibi yetenekleri bulunan uygulama bütünleşik asistanı ile kendisini sesle kontrol etmenize de izin veriyor.
Görselliğin her alanda karşımıza çıktığı şu günlerde, akıllı telefonlarımızda en çok gördüğümüz kısım olan ana ekranlar, ayrı bir öneme sahip oluyor. Bu ana ekranlarda güzel bir duvar kağıdı kullanmak ise görselliği olumlu yönde etkiliyor ve telefonumuzu farklı bir sempati ile yaklaşmamızı sağlayabiliyor.
İşte sizlerin için derlediğimiz yüksek çözünürlüklü birbirinden güzel duvar kağıdı.
İşte akıllı telefonlarınız da kullanabileceğiniz yüksek çözünürlüklü 50 duvar kağıdı!
Diğer duvar kağıtlarını görmek için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.
Samsung Gear S3Tizen 3.0 güncellemesini geçtiğimiz hafta almıştı. Yeni sürümle birlikte Gear S3 pil ömrü konusunda çok daha iyi olacaktı. Ancak maalesef raporlar öyle söylemiyor.
Gear Sport akıllı saat modelinde yer alan Tizen 3.0 işletim sistemi, Gear S3 için de yayınlandı. Sizler için Gear S3 Tizen 3.0 güncellemesini yaptık
Gear S3 pil ömrü artık daha kötü!
Samsung’un geçtiğimiz günlerde yayınladığı 260 MB boyutundaki güncelleme ile Gear S3, Tizen 2.3.2.3 sürümünden Tizen 3.0 sürümüne yükseltildi.
Beraberinde birçok özellikle birlikte gelen Tizen3.0 güncellemesinin en çok dikkat çeken yeniliği ise 40 güne kadar varan pil ömrü sunuyor olmasıydı. Bu süreye özel bir modla ulaşan Gear S3, akıllı saatinizi artık akıllı olmaktan çıkartıyor ve düz bir dijital saate dönüştürüyor ve 40 güne kadar pil ömrü sunabiliyor.
Bunun yanında ortaya çıkan yeni raporlara göre Gear S3’ün normal kullanımda pil ömründe iyileşme olması gerekirken tam aksine gerileme oldu.
Samsung’un henüz net bir açıklama yapmadığı konu hakkında sorunun ne denli yaygın olduğunu söylemekte bu doğrultuda pek mümkün değil. Ancak bu durumun her modelde görülmediği de raporda yazılanlar arasında.
Gear S3 Tizen 3.0 güncellemesiyle yaşanan sorunlardan bir diğerininse özelleştirilebilir saat arayüzlerinde olduğu belirtilmiş. Bu sorunu ortadan kaldırmak içinse cihazını güncellemeden sonra fabrika ayarlarına döndürmenin etkili olabileceği raporlarda belirtilmiş.
Günün sonunda baktığımızda Samsung’un durumu toparlamak için bir güncellemeye yayınlanması bekleniyor. Güncellemenin ne zaman geleceği bilinmezken eğer pil konusunda dengesizlik hissediyorsanız saatinizin sizi yarı yolda bırakmaması için günlük olarak şarj etmenizi tavsiye ediyoruz.
:: Tizen 3.0 güncellemesini yaptınız mı? Herhangi bir pil sorunu yaşıyor musunuz?
Drone ve küçük insansız hava araçlarının, bilinçsiz kişilerce kullanımı ciddi tehlikeleri beraberinde getiriyor. Bu kapsamda yüzlerce yolcuyu taşıyan uçakların, en büyük risk grubu içerisinde yer aldığı tartışmasız bir gerçek.
Geçtiğimiz yıl Atatürk Havalimanı üzerinde uçuş gerçekleştiren Aspet Manukyan, ülkemizde drone ile hapis cezası alan ilk kişi olarak kayıtlara geçerken, son dönemde yaşananlar havacılık otoritelerini harekete geçirdi.
ABD Federal Havacılık İdaresi ( FAA ) uzmanları gerçekleştirdikleri testler sonucunda, kuş çarpması dikkate alınarak tasarlanan uçakların, drone çarpmasına karşı koyabilecek mukavemete sahip olmadığını açıkladı.
Drone bir uçak için kuşlardan çok daha tehlikeli!
Son bir aylık dönemde yolcu uçaklarının drone ile çarpışma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığına dair 250’den fazla vakanın yaşandığını dile getiren FAA, plastik, metal, pil ve kamera gibi farklı materyallerden oluşan drone’ların, çarptığında kuşa kıyasla çok daha yıkıcı olduğunu ifade ediyor.
Uçak üreticilerinin bu tarz hava araçlarına karşı koruyucu teknolojiler geliştireceklerini dile getiren kurum, düşük irtifada yaşanan olası bir çarpışmasının uçağın düşmesine bile neden olabileceğini belirtiyor.
Yaklaşık 3 kilogramlık bir drone’un, yolcu uçağı ile çarpışmasını bilgisayar ortamında test eden uzmanlar, uçağın gövdesinin delindiğini dile getiriyor.
Bu konuda en büyük tedirginlik ise, uçakların kalkış ve inişi sırasında yaşanıyor. Zira, oldukça düşük irtifada olan bir uçağın drone nedeniyle motor arızası gibi kritik bir sorun yaşaması büyük kaza yol açabilir.
Birlikte İyi Gelecek vizyonuyla hareket eden Samsung Electronics Türkiye ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliği ile siber zorbalık konusunda çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen Siber Zorba Olma! #farkinavar hareketini başlatıyor.
Apple elini oldukça çabuk tutarak macOS High Sierra işletim sisteminde yer alan önemli bir güvenlik riskini ortadan kaldırmış durumda.
Elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eden siber zorbalık kavramı her gün binlerce çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep oluyor.
Kampanya dahilinde pilot 20 okul ile başlayacak eğitimlerde çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin teknolojinin kötü amaçlı kullanımına karşı farkındalıklarının ve kişilik haklarının korunması konusunda duyarlılıklarının artması hedefleniyor.
ShiftDeleteneNet ekibi olarak bu özel etkinliğin katılımcıları arasındaydık ve merak ettiğiniz soruları BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan ile konuştuk.
Siber Zorba Olma hareketini duyurmak amacıyla siber zorbalığa uğrayan gençlerin duygularını çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ve Nejat İşler’in seslendirdiği dijital reklam filmi yapıldı. Okullarda verilecek eğitimlerin yanısıra siber zorbalığa dikkat çekmek için 13 Aralık günü SamsungTürkiye ve BTK sosyal medya hesaplarını karartıp, Siber Zorba Olma! sloganını #farkinavar hashtag’i ile paylaşarak herkesi sosyal medyadaki bu hareketin bir parçası olmaya davet edecek.
Ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20
Ülkelere göre siber zorbalık oranlarını paylaşan BTK Başkanı Fatih Sayan, “İnternet kullanıcılarının Kanada’da yüzde 21’i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 69’unun siber zorbalığa tanıklık ettiği görülüyor. İngiltere’de bu rakam yüzde 20 ve üzeri olarak kayıtlara geçerken, ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20.
Amerika’da siber zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanların yüzde 20’si intiharıdüşündüğünü açıklaması en ilginç verilerden biri. Bu rakamlar üstelik siber zorbalığa maruz kaldığını açıklayan kişilerden oluşuyor. Bunu açıklamamış kişiler de göz önünde bulundurulduğunda bu oranlar daha yükseliyor” açıklamasında bulundu.
Siber zorbalık hangi şekillerde karşımıza çıkar?
Mobil cihazlar aracılığı ile bireylerin görüntülerini izinsizce çekip paylaşmak,
Çevrimiçi ortamlarda bireyleri aşağılayıcı, alay edici, tehditkâr, cinsel taciz veya şiddet içeren mesajlar göndermek,
Birinin kişisel bilgilerini rızası ve haberi olmadan sosyal medya aracılığıyla paylaşmak,
Sosyal ağlarda birisi hakkında dedikodu yaymak,
Bir kişiye ilişkin karalayıcı, aşağılayıcı web sayfaları hazırlamak,
Başkası adına sahte hesap açıp, onun kimliğine bürünmek,
Bir kişinin çevrimiçi ortamdaki tüm hesaplarını ısrarlı biçimde takibe almak,
Ortak tanıdıkları etkileyerek hedef olarak seçilen bireyi arkadaş listelerinden silmelerini ve bloke etmelerini, yani sosyal olarak dışlamalarını sağlamak.
Kocaeli Üniversitesi‘nin TÜBİTAK işbirliğiyle yürüttüğü Siber Zorbalık araştırmasına dair sonuçlar:
Araştırmaya katılan öğrencilerin % 90’nının Facebook’ta hesabı bulunuyor.
% 11.64’ü sözlü siber zorbalığa maruz kaldığını; % 10.13’ü ise siber zorbalık yaptığını belirtmiş.
Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık %56.5’i internette tanımadığı kişilerle konuştuğunu söylemiş.
Öğrencilerin %57.6’sı sosyal ağlarda “kullanıcıyı şikayet et/bildir” linkini kullanarak şikayette bulunduğunu ifade etmiş.
Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4
Araştırmaya katılan öğrencilerin %32,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde kanıt içeriği siliyorlar.
Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun buluyor. Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4 olmuş.
iPhone X ile birlikte sunulmaya başlanılan Face ID yüz tanıma sisteminin Touch ID parmak izi okumada olduğu gibi çoklu kullanıcı desteği sunup sunmayacağı merak konusu. Peki, Face ID çoklu kullanıcı desteği için ne düşünülüyor? Apple yöneticilerinden Craig Federighi bu konuya açıklık getirmiş durumda.
Apple tarafından iPhone X modeline yerleştirilen TrueDepth Kamera sisteminin yüz tanıma özelliği hakkındaki tartışmalar devam ediyor.
Apple, Face ID çoklu kullanıcı desteği sunmayı düşünmüyor!
Federighi, çoklu kullanıcı erişiminin aslında Touch ID için bile tasarlanmamış olduğunu açıklamış durumda. Hatta iPhone sahibinin cihazını her iki elinin sadece baş parmakları ile açabilmesi düşünülmüş.
Şu an için Face ID özelliği için tek bir kullanıcının yetkilendirilmesine odaklanıldığının altı çiziliyor. Öte yandan, şirketin Face ID planları geliştikçe geri bildirimleri dikkate alacağı da ifade ediliyor. Yani zaman içerisinde yüz tanıma teknolojisinin de çoklu kullanıcı desteği sunabileceği konusuna açık kapı bırakılmakta.
Ayrıca, iPhone 5S modelindeki tek kullanıcı desteğinden, Touch Bar ve Touch ID destekli MacBook Pro dizüstü bilgisayarlarda hızlı hesap değiştirme özelliğine geçildiğini de hatırlamak gerek.