Haftanın bedava mobil oyun önerileri

Oyun sektörünün mobil cihazlara doğru yönelmesinden sonra geliştiriciler, birbirinden kaliteli oyunlarını iOS, Android ve Windows Phone platformları için yayınlamaya başladı.

Haftanın en iyi ve en yeni mobil oyunları

Her hafta yeni oyunlar ile çeşitlenen uygulama mağazalarında kaliteli oyunları bulmak bazen zor olabiliyor. Biz de her hafta yeni oyunları sizler için seçerek, bir araya getiriyoruz. Yani işinizi kolaylaştırıyoruz. İçeriğin video halini hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_13302#

DİĞER OYUNLARI GÖRMEK İÇİN 2. SAYFAYA GEÇİN.

{pagebreak::2}

16-10/23/haftanin-bedava-mobil-oyunlari-23-ekim-2.jpg

Mafia 3: Rivals

RPG tabanlı ve Mafia 3’ün hikayesinden nem alan bir oyun olan Mafia 3: Rivals çıktı. Kendi çetelerinizi oluşturup, sosyal bir ortam oluşturacağınız Mafia 3: Rivals, orijinal oyundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Bakalım New Bordeaux’un hakimi kim olacak?

:: Mafia 3: Rivals oyununu Android için buradan indirebilirsiniz.

:: Mafia 3: Rivals oyununu iOS için buradan indirebilirsiniz.

{pagebreak::3}

16-10/23/haftanin-bedava-mobil-oyunlari-23-ekim-3.png

Dan The Man

Sadece 15 gün içinde 1 milyondan fazla yüklenen bir oyunla karşınızdayız. Halfbrick tarafından geliştirilen Dan The Man müthiş bir platform tecrübesi sunuyor. Retro grafikleriyle dikkat çeken bu oyunu kaçırmayın.

:: Dan The Man oyununu Android için buradan indirebilirsiniz.

:: Dan The Man oyununu iOS için buradan indirebilirsiniz.

{pagebreak::4}

16-10/23/haftanin-bedava-mobil-oyunlari-23-ekim-4.png

Offroad Car LX

Lüks 4×4 araçları kontrol edebildiğimiz bu oyunda özellikle gerçekçi araba hasarı ile dikkat çekiyor. Şehir, orman ve çöl gibi ortamlarda sürüş keyfi yaşayın. 

:: Offroad Car LX oyununu Android için buradan indirebilirsiniz.

Ubuntu 16.04 LTS bir ilki sunuyor

Linux 4.0 sürümünün sunulmasıyla birlikte çekirdek (kernel) paketlerinin bilgisayarın yeniden başlatılması gerekmeden güncellenmesi özelliği gelmişti. Bu özelliği ilk kez sunan Linux dağıtımı ise Canonical tarafından geliştirilen Ubuntu olacak. Hem de Canonical bunun karşılığında herhangi bir ücret de talep etmiyor.

Ubuntu 16.10 Yakkety Yak yayımlandı

Ubuntu 16.04 LTS ile birlikte canlı çekirdek yamalama

Canonical Livepatch Service adı verilen hizmet ile kullanıcıların varolan kurulumlarını kolayca güncelleyebilecekleri belirtiliyor. Ubuntu için sunulan yeni servis Linux 4.4 çekirdeği kullanan herhangi bir Ubuntu 16.04 LTS sisteminde kullanılabilecek.

Bu arada ücretsiz olduğunu belirttiğimiz servisin bir sınırı bulunuyor. Servis üç bilgisayara kadar ücretsiz ve üç bilgisayardan sonra Ubuntu Advantage destek paketlerinden birisinin satın alınması gerekiyor.

Öte yandan bu servisin aslen kurumlar için öne çıktığını da belirtmek gerek. Malum kurumlarda bilgisayar kolay kolay kapatılmıyor. Özellikle de bu bilgisayar bir sunucuysa. Normal kullanıcıların ise güncelleme sonrası bilgisayarını kapatma veya tekrar başlatmayı pek dert etmediği malum.

16-10/22/ubuntul02.jpg

Canonical Livepatch Service kullanımı

Canonical Livepatch Service kullanımı için bu adresi ziyaret edebilir ve Ubuntu hesabınızla giriş yapabilirsiniz. Daha sonra Livepatch Snap paketini kurarak aktif etmek için aşağıdaki adımları uygulamanız gerekiyor.

– sudo snap install canonical-livepatch

– sudo canonical-livepatch enable [Token]

#video_13299#

:: Ubuntu 16.04 LTS için Canonical Livepatch Service’i kullanacak mısınız?

Google Pixel suya karşı!

Son yapılan bir test, Google Pixel akıllı telefonların suya karşı dayanıklılık anlamında oldukça başarılı olduğu bir kez daha gösterdi. IP53 sertifikalı olan ve bu anlamda piyasada IP67 ve IP68 sertifikalı ürünler varken biraz beklentilerin altında kalan akıllı telefon, bir kez daha zorlu bir testten geçti.

Google Pixel tanıtıldı! İşte özellikler!

Google Pixel XL duyuruldu!

Google Pixel suya dalarsa

Öncelikle, IP53 sertifikasının ne anlama geldiğini isterseniz tekrar hatırlatalım. Bu sertifikaya göre akıllı telefon sadece toza ve suya karşı dayanıklı oluyor. Tabii ki bu durumun da belirli bir yere kadar toleransı var.

Google Pixel’in suya karşı dayanıklılığını test eden 3 farklı senaryo uygulanmış. Bu testlerden birinde akıllı telefonu oldukça su birikintisi olan bir asfaltın üzerinde görüyoruz. Bir diğer senaryoda ise akıllı telefonun üzerine su püskürtülüyor. Son olarak ise artık klasikleşmiş olan suya batma senaryosu uygulanıyor ve telefon 30 dakika boyunca suyun altına kalıyor.

Google Pixel XL Parçalarına Ayrılıyor!

16-10/22/pixelw02.jpg

Sonuç başarılı

Neyse ki Google Pixel tüm bu senaryolardan alnının akıyla çıkmayı başarmış. Testlerden sonra kullanıcısını hiçbir sorunla karşı karşıya bırakmayan ve sorunsuz şekilde çalışmayı sürdüren akıllı telefon, bu anlamda güven tazeliyor. Öte yandan bu testte suyun sadece kısa dönemli etkilerini görüyoruz. Uzun vadede akıllı telefon sorunlar ortaya çıkarttı mı videoda gösterilmiyor.

Yine de size tavsiyemiz mümkün olduğunca tüm mobil cihazlarınızı sudan uzak tutmanız.

#video_13297#

:: Peki, siz suya dayanıklılık sertifikası olsa da akıllı telefonunuzu sudan koruyor musunuz?

Karşınızda Battlefield 1’in en ölümcül silahı!

Battlefield 1 piyasaya çıktı ve doğal olarak oyun gündeminin bir numaralı olayı haline geldi. Oyunun multiplayer kısmında sadece şırınga kullanan bir oyuncu ise anında dikkatleri üzerine çekti.

Battlefield 1 inceleme – Türkler nasıl olmuş?

Battlefield 1’i şırınga kullanarak oynamak

Aslında bu çok yeni bir olay değil. Geçmişte de örneklerini defalarca gördük. Battlefield serisinde sıhhiye sınıfı savaş sırasında düşen arkadaşlarını yeniden canlandırma için defibrilatör dediğimiz cihazı kullanır. Böylece hem kendisi puan alır, hem de oyun sırasında takım safları eksik kalmaz.

Bu cihazın diğer bir özelliği ise aynı elektrik şokunu kullanarak düşman askerlerini tek vuruşta öldürebilmesidir. Çok kullanılan bir yöntem gibi görünmeyebilir ama geçmişten beri özellikle zor durumlarda etkili olmuştur.

Battlefield 1’de gördükleriniz ne kadar gerçek?

Battlefield 1 söz konusu olduğunda oturup, defibrilatör arayacak halimiz yok. Malum, 1900‘lerin başındayız. Oyunun sıhhiye sınıfı bunun yerine şırınga kullanarak arkadaşlarını canlandırabiliyor. İşin ilginç kısmı ise şırınga aynı defibrilatör gibi düşman askerlerini öldürebiliyor. İki gereci karşılaştırdığımızda şırınga ile düşman öldürme fikri biraz saçma gelse de oyun deyip geçmek gerekiyor sanırım. 

It’s A Mirage isimli YouTube kanalı ise bu mekanikle ilgili çok ilginç bir video hazırlamış. İyi seyirler.

#video_13301#

:: Sizce bu durum oyunun geçmişten beri temel aldığı gerçekçiliğe darbe vurur mu?

Lenovo ThinkPad X1 Tablet inceleme

ThinkPad ailesinin sıra dışı üyelerinden olan Lenovo ThinkPad X1 Tablet, sunduğu şık tasarım ve başarılı teknik özellikler ile dikkatleri çekiyor. Bakalım modül desteği ile karşımıza çıkan ThinkPad X1 Tablet bizlere neler sunuyor?

:: Lenovo ThinkPad X1 Yoga İnceleme

Lenovo ThinkPad X1 Tablet fiyatı

Oldukça pahalı bir ürün olan Lenovo ThinkPad X1 Tablet, yaklaşık 15001600 dolar seviyelerinde bir fiyat etiketine sahip. ThinkPad X1 Tablet, oldukça fazla aksesuar sunan bir cihaz olsa da rakipleriyle kıyaslandığı takdirde o ciddi anlamda pahalı kalıyor.

:: Lenovo IdeaPad 510 15ISK İnceleme

Lenovo ThinkPad X1 Tablet özellikleri

İkisi bir arada bir ürün olan Lenovo ThinkPad X1 Tablet, kutu içerisinden çıkan başarılı ThinkPad klavyesi ile geliyor. Pinler sayesinde klavye ile iletişime geçebilen X1 Tablet, klavyesi ile birlikte toplamda 1 kg ağırlığında.

:: Yoga Book ile Yazı Nasıl Yazılıyor?

Özellikle klavye konusunda oldukça iddialı olan Lenovo ThinkPad X1 Tablet, taşınabilirlik konusunda çok avantajlı. 12 inçlik bir ekran ile gelen ThinkPad X1 Tablet2K yani 2160 x 1440 piksel çözünürlüğünde.

Gücünü Intel Core m7-6Y75 işlemcisinden alan Lenovo ThinkPad X1 Tablet, Intel HD Graphics 515 grafik işlemcisini kullanıyor. Üst düzey bir performans sunan ThinkPad X1 Tablet, 8 GB RAM ve 512 GB SSD ile birlikte geliyor.

Sahip olduğu modül teknolojisi sayesinde ilginç özelliklere de kavuşabilen cihaz, özellikle kullanma imkanı bulduğumuz üretkenlik modülü sayesinde daha uzun bir pil ömrü sunabiliyor. Windows 10 Pro işletim sistemini kullanan ThinkPad X1 TabletStylus Pen yani kalem desteğine de sahip durumda.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri Lenovo ThinkPad X1 Tablet inceleme videomuzla baş başa bırakalım. İyi seyirler.

#video_13300#

Lenovo ThinkPad X1 Tablet artıları

-Şık tasarım
-İkisi bir arada yapı
-Başarılı Performans
-Kalem ve modül desteği
-Yüksek çözünürlüklü ekran

Lenovo ThinkPad X1 Tablet eksileri

-Oldukça pahalı

Lenovo ThinkPad X1 Tablet fiyatı ve teknik özellikleri

Ekran: 12 inç 2160 x 1440 ekran
Kalınlık/Ağırlık: 13 mm / 1 kg
İşlemci: Intel Core m7-6Y75
Grafik İşlemci: Intel HD Graphics 515
RAM: 8 GB
Depolama: 512 GB SSD
İşletim Sistemi: Windows 10 Pro
Fiyat: 1500 – 1600 dolar

:: Lenovo ThinkPad X1 Tablet ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

iOS nükleer fizik profesörü oldu!

Apple’ın iOS işletim sistemi, bilim dünyasında çok büyük bir tartışmanın öznesi olmak üzere.

Yeni Zellanda’da bir üniversitede görevli olan bilim insanı Christoph Bartneck, hiç bilgi sahibi olmadığı nükleer fizik konusunda bir makale yazdı. Ancak makaleyi, iOS’un otomatik tamamlama özelliği ile tamamladı.

Christoph Bartneck’ın anlattığına göre tamamen saçmalık olan makaleyi oluşturmak için atomik, nükleer, fizik, elektron gibi kelimeler yazdı ve iOS’un kendisine önerdiği cümlelere rastgele onay vererek makaleyi kısa sürede bitirdi.

iOS’un yazdığı makale bilimsel konferansa kabul edildi

Daha sonra sahte bir isimle bu makaleyi ABD’deki bir bilimsel komiteye gönderen Christoph Bartneck, kısa süre komiteden mesaj aldığında ise çok şaşırdı çünkü komite bilim insanını, makalesini sunması için nükleer fizik konusundaki çok önemli bir konferansa çağırıyordu.

Makalesini süslemek için çizimler de kullanan bilim insanı bu çizimleri internetten alıp çizimlere dair metinleri de Wikipedia’daki Nükleer Fizik maddesinin içinden rastgele seçti.

iOS 10.0.3 çıktı!

Bilim insanı ABD’deki konferansa katılmayacak ancak iOS’un otomatik tamamlama özelliğinin ciddi bir bilimsel kurumu kandıracak kadar başarılı olduğunu fark ettiğinin altını çiziyor. 

Bilim dünyası şimdi bu “rezaleti” tartışacakken, ödevlerini/projelerini kısa yoldan bitirmek isteyen sayısız üniversite öğrencisinin bu yöntemi kullanmaya kalkışmalarından endişe ediliyor.

:: Siz iOS özelliklerini kullanarak hayatınızda nasıl değişimler yaşıyorsunuz?

Trump Time Warner satışını iptal edecek

ABD seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, AT&T’nin Time Warner’ı satın almasına ateş püskürüyor.

Time Warner’ın, sahibi olduğu medya gücüyle ona karşı kampanya yürüttüğünün altını çizen Trump, başkan seçilmesi halinde bu satın almayı iptal edeceğini açıkladı.

Bu kadar büyük bir gücün çok küçük bir kitlenin eline geçmesinin etik olarak doğru olmayacağının altını çizen Trump, “oylarımı engellemek ve ABD halkının sesini kısmak için çalışıyorlar,” dediği medya grubu olarak Time Warner’ı hedef gösterdi.

Trump tüm medyaya savaş mı açıyor?

Trump ayrıca, Comcast’ın 2013’te NBC Universal’i satın alma işlemini de incelemeye alarak iptal edeceğini vurguladı. Bu satın alma işlemlerini, “Demokrasiyi yok edecek alışverişler,” olarak tanımlayan Trump kendisinin seçilmesini engellemek için bir güç yapısı kurulduğunun da altını çizdi.

Trump, medyada kendisi hakkında yayınlanan kasetlerin ve haberlerin, hiçbir gazetecilik etiği gözetilmeden, doğruluk kontrolü yapılmadan, seçim sonuçlarını etkilemek için kasten oluşturulduğunu ve çarpıtıldığını savunuyor.

Facebook’tan Clinton’a 20 Milyon Dolar!

Başkanlık seçimini kazanması halinde, Trump’ın dev teknoloji ve medya şirketlerine savaş açması bekleniyor.

Hillary Clinton’ın başkan yardımcısı olarak atamayı planladığı Tim Cook’un Apple’ı da dahil olmak üzere, Trump’ın konuşmalarını yayın akışından kaldırmak isteyen çalışanlarla dolu Facebook, Demokrat Parti ile iyi ilişkiler olan Google, Microsoft ve Twitter Trump’ın gazabına uğrayacak ilk hedefler arasında yer alıyor.

:: Sizce Donal Trump seçimi kazanırsa teknoloji şirketleri ne tür yaptırımlarla karşılaşabilirler?

Cep Telefonunda İnternet Paylaşımı

İnternete bağlanan ya da internet bağlantısı gerektiren cihaz sayısında son yıllarda önemli bir artış meydana geldi. Artık her türlü cihaz internete bağlanabiliyor. Elbette bu bağlantı ihtiyacı beraberinde bazı sorunları da getiriyor. En önemlisi ise bu bağlantının nereden sağlanacağı.

Cep telefonunda internet paylaşımı nasıl yapılır?

Birçok cihazın kablosuz ağlara bağlanabildiği düşünüldüğünde etrafta bir kablosuz ağın olmasının internet erişimi için yeterli olacağını öngörebiliriz. Ancak bulunduğumuz yerde böyle bir ağ yoksa ne yapacağız? İşte burada imdadımıza telefonumuzdaki interneti kablosuz olarak paylaştırma teknolojisi yetişiyor.

İngilizce’de Tether ya da HotSpot adı verilen özellik bize cep telefonun internetini kablosuz olarak paylaştırma imkanı sunuyor. Önceleri kablolu olarak kullanılabilen bu teknoloji akıllı telefonlar ile birlikte kablosuza terfi etti. Cep telefonu üzerinden internet bağlantısını kablosuz olarak paylaşma hizmeti olarak tanımlayabileceğimiz bu fonksiyon operatörler tarafından pek hoş karşılanmıyor.

16-10/24/cep-telefonunda-internet-paylasimi-2.jpg

Hatta ABD’de bazı operatörler bir dönem Tether yapabilen uygulamaları online yazılım marketlerinden kaldırtma teşebbüsünde bile bulunmuşlardı.

Akıllı telefonların ilk dönemlerinde üçüncü parti yazılımlarla sağlanan bu özellik belli bir süre sonra işletim sistemi üreticileri tarafından da kabul gördü.

Bu özelliği kullanmadan önce bunları mutlaka okuyun!

{pagebreak::2}

Son 1-1,5 yıldır ise birçok akıllı telefon mobil işletim sisteminde standart olarak bu özellik bulunuyor. Genelde Ayarlar menüsünde bulunan ‘İnterneti Paylaş‘ ya da ‘Kişisel Erişim Noktası Oluştur’ bölümünden aktif hale getirilen bu hizmeti kullanırken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor:

  • Öncelikle bu servis pili sömüren bir uygulama. Çünkü bulunduğunuz yerde bir Wi-Fi alan oluşturduğundan telefonun pili çok çabuk bitiyor. Buna dikkat etmek gerekiyor.
  • Kişisel erişim noktası oluştururken ayarlar kısmında şifre vermeyi unutmayın. Yoksa herkes ağınıza girip internetinizi sömürebilir.
  • Kullanılan internetin operatörünüz tarafından üye olduğunuz data paketinden düştüğünü unutmayın. Çok fazla dosya indirimi ya da sürekli video izlemek gibi eylemlerden uzak durun. Paketiniz hızlı bir şekilde tükenebilir. Bu yüzden video izlemek ya da büyük boyutlu dosya alıp/göndermek gibi işlemlerden kaçının
  • Böyle bir özelliği aktif hale getirdiğinizde birçok işletim sisteminin en fazla 5 cihaza kadar bağlantı izni verdiğini unutmayın. Zaten çok fazla bağlantı internetinizin de yavaşlamasına sebep olacağından önerilmez.
  • Paylaştığınız internetin hızının cep telefonu şebekesinin durumuna ve baz istasyonuna olan uzaklığınıza bağlı olduğunu unutmayın.

İlerleyen sayfalardaki yönergeleri takip ederek akıllı telefonunuzdaki interneti kablosuz olarak paylaştırabilirsiniz. İşlemleri doğru yaparsanız örneğin elinizdeki tablet bilgisayar ile etrafınızda kablosuz ağ aradığınızda kendi kablosuz ağınızı görebileceksiniz.

Yukarıdaki uyarıları okuduysanız bir sonraki sayfaya geçerek Android işletim sistemindeki ayarları görebilirsiniz. 

{pagebreak::3}

Android internet paylaştırma

Bu uyarılardan sonra ilk olarak Android cihazlardaki internet paylaşımının nasıl yapıldığını anlatarak yazımıza başlıyoruz.

Ekran görüntülerini almak için kullandığımız telefon olan Samsung Glaxy S‘de bu seçenek Ayarlar menüsünde Kablosuz ve ağ seçeneğinin altında bulunan Bağlanıyor seçeneği altında yer alıyor.

Buraya girdiğinizde USB Bağlanıyor, Mobil AP ve Mobil AP ayarları bulunan bir bölüme geliyorsunuz. İlk önce Mobil Ayarları yapmanız gerekiyor.

Burada kablosuz ağınıza bir isim  ve şifre veriyorsunuz. Şifreyi unutmamanız önemli çünkü kablosuz ağı paylaştırdığınızda bağlantı için bu şifre gerekecek.

Gerekli ayarları yaptıktan sonra Mobil AP bölümüne tıkladığınızda bulunduğunuz yerde kablosuz bir ağ oluşturmuş oluyorsunuz.

Bizim işlem yaptığımız telefonda bu özellik Ayarlar bölümünde  bulunsa da örneğin HTC modellerinin bazılarında ana münede Wi-Fi Hotspot’ isimli özel bir kısayol da bulunuyor. Yukarıdaki ayarların benzerlerini yaparak yine aynı özelliği aktif hale getirebiliyorsunuz.

Android işletim sistemi kullanan telefon üreten birden fazla firma olduğundan menüler ufak tefek farklılıklar içerebiliyor. Ama genel olarak aynı yerde (Wi-Fi ayarları) bulunuyor.

Sonraki sayfada Apple’ın mobil cihazlarında kullandığı iOS işletim sistemindeki ayarları görebilirsiniz.

{pagebreak::4}

iPhone internet paylaştırma nasıl yapılır?

Apple’ın ürünlerinde görmeye alıştığımız kolay ve basit kullanıcı arayüzü iOS‘ta da var. Ayarlar menüne girdiğinizde karşınıza çıkan Kişisel Erişim Noktası seçeneğine tıklayarak internetinizi paylaşmaya başlıyorsunuz.

Bu bölümde kablosuz ağınıza özel bir isim ve şifre belirleyebilirsiniz (ki şifresiz kullanmayı aklınızdan bile geçirmeyin). 

Bir sonraki sayfamızda Nokia’nın MeeGo işletim sistemindeki ayarları görebilirsiniz.

{pagebreak::5}

MeeGo’da durum

Nokia tarafından geliştirilen Symbian’in farklı bir sürümü olan MeeGo işletim sistemini kullanan N9‘da da benzer bir özellik bulunuyor. Doğrudan ana menü üzerinde bulunan Wi-Fi Hotspot özelliği ile kolay ve hızlı bir şekilde bu ayarları yapabiliyorsunuz.

Bu menüye tıkladığınızda karşınıza kablosuz ağa isim ve şifre verebileceğiniz bölüm geliyor. Burada gerekli ayarları yapıp hemen üst kısımda bulunan Start düğmesine basarak aktif hale getiriyorsunuz.

Bu işletim sisteminde ek olarak gelen ve giden data miktarlarını da görebiliyorsunuz.

{pagebreak::7}

Telefonunuzun işletim sistemine göre bu ayarları yaptıktan sonra elinizdeki tablet, dizüstü bilgisayar ya da benzeri kablosuz ağlara bağlanan cihazınızla bulunduğunuz yerde Wi-Fi taraması yaparsanız kendi kablosuz ağınızı bulacaksınız. Bu ağa (ayarlar kısmında verdiğiniz) şifre ile bağlanarak internetin keyfini sürebilirsiniz.

İnternet erişimini paylaştırarak acil durumlarda internet bağlantısı sağlamanız mümkün. Ayrıca yolda, otobüste ya da dışarıda istediğiniz bir noktada kablosuz ağ oluşturabilir ve izin verdiğiniz cihazların internete bağlanmasını sağlayabilirsiniz. Zaten şehirlerarası otobüslerde sunulan internet, yukarıda anlattığımız yöntemin daha gelişmiş ve profesyonel cihazlarla yapılmış halinden başka bir şey değildir.

Bu yöntemin Bluetooth ve kablo yardımı ile yapılabilen versiyonları da olmakla beraber biz bu yazımızda en yaygın olan kablosuz ağ bağlantı türünü tercih ettik.

:: Bu yöntemi daha önce kullandınız mı? 

İnterneti buzdolaplarıyla patlatmışlar!

Geçtiğimiz Cuma günü Twitter, Spotify ve Reddit gibi dev servislere erişimin kesilmesine neden olan hacker saldırılarının ardından internet nesneleri ve akıllı ev cihazları çıktı.

Diğer bir deyişler, hacker’lar tüm dünyanın internet bağlantısında sorunların yaşanmasına neden olan saldırıda silah olarak buzdolaplarını, kahve ısıtıcılarını, çamaşır makineleri ve kombileri kullanmışlar.

Zombi PC yerine zombi buzdolabı

Hacker’lar DDoS saldırıları için zombi PC’lere ihtiyaç duyuyorlar ancak kullanıcıların bilinçlenmesi ve güvenlik uygulamalarının yaygınlaşması sayesinde PC’leri zombileştirmek artık eskisi kadar kolay değil. 

Öte yandan hızla yaygınlaşan akıllı ev cihazları internete bağlı küçük bilgisayarlar gibi çalışıyorlar ve güvenlik konusunda çok fazla açığa sahipler. 

21 Ekim’deki saldırıda kullanılan zombi cihazların büyük bölümünün ise Çin üretimi olduğu dikkat çekti. Çinli üreticilerin kullandıkları düşük güvenlikli donanım ve yazılımları nedeniyle hacker’ların işinin çok kolay olduğu düşünülüyor.

Hacker’ların bu açıkları affetmeyerek tüm dünyayı etkileyebilen bir saldırı gerçekleştirmiş olmaları şimdi akıllara şu soruyu getiriyor: İnternet nesneleri tüm hayatımızı ele geçirdiklerinde, onları kullanarak dünyayı felç etmek isteyen kötü niyetli grupları durdurmak nasıl mümkün olacak? 

İnterneti çökerten DDoS saldırıları

Öyle görünüyor ki, 21 Ekim’de yaşanan saldırı, teknoloji devlerinin güvenlik konusundaki standartlarını yükseltmesi için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Akıllı buzdolapları, akıllı ampuller, akıllı çamaşır makineleri, akıllı saatler, akıllı gözlükler, akıllı otomobiller yeterince güvenli olmadığında, tüm dünyayı felç edebilecek silahlara dönüşebilecek.

::Akıllı ev cihazları veya internet nesneleri kullanıyor musunuz, güvenlik konusunda önlem alıyor musunuz?

Time Warner 85 milyar dolar’a satıldı

ABD’nin en büyük telekomünikasyon şirketlerinden AT&T, rakibi Verizon’un Yahoo’yu satın almasına karşılık olarak dünyanın en büyük medya şirketlerinden olan Time Warner’ı 85,4 milyar dolar fiyatlandırma ile satın alarak rekora imza attı.

Time Warner’ın satış dedikoduları bir yıla yakındır piyasada dolaşıyordu. 2016 başında ise Apple’ın Time Warner ile görüştüğü bilgisi basına sızdı ancak pazarlıklar sonuca ulaşmadı.

Telekomünikasyon sektörü içerik üreticisi oluyor

Bu sırada Yahoo’nun Verizon tarafından satın alınması, telekomünikasyon şirketlerinin medya şirketine evrilme tartışmalarını yeniden hortlattı.

Google ve Apple’ın sahip olduğu güçlü içerik altyapısının yanında kendi başına internet servisi sağlayan telekom şirketine dönüşmek üzere olması da, yeni dönemde telekom şirketlerinin içerik üzerinden rekabet edeceği gerçeğini daha fazla öne çıkardı.

Uzun zamandır içerik konusunda zayıf kalan ve rakiplerinin güçlü ortaklıklar kurmasını seyreden AT&T şimdi, televizyon kanalları, web servisleri, kitap yayıncılığı, sinema yapımcılığı gibi alanlarda dünyanın en büyükleri arasında yer alan Time Warner’ı satın alarak, rakiplerinin önüne geçmiş durumda.

Apple, Time Warner’ı satın mı alıyor?

CNN, HBO, TNT gibi TV kanallarının ve ünlü çizgi roman yayıncısı DC Comics’in de sahibi olan Time Warner’ın AT&T’nin mülkiyetine geçmesi, içerik yayıncılığının artık telekomünikasyon şirketleri için en büyük öncelik olduğunu da kanıtlıyor. 

AT&T geçtiğimiz yıl da streaming video/TV servisi Direct TV’yi 49 milyar dolar’a satın almıştı. Time Warner’ın içerik desteği ve Direct TV alt yapısı ile birlikte AT&T artık durdurulamaz bir dijital medya şirketine dönüşmek üzere. 

Satın alma işleminin rekabet kurulundan onay alması halinde, Verizon, Google, Apple hatta Facebook gibi dev internet şirketleri için artık çok farklı bir rekabet ortamı oluşacak. 

Satın alma işlemi 2017 yılı içinde tamamlanacak.

:: Sizce telekom şirketleri hayatta kalmak için medya şirketine dönüşmek zorunda mı?

Bankalar Bitcoin depolamaya başlıyor

Finans dünyasının önemli merkezlerinden Londra’daki bankalar büyük boyutlarda Bitcoin satın almaya başladı.

Bankaların bu hamlesi ise önemli bir güvenlik politikası değişiminin sonucu. 

21 Ekim’de yaşanan ve tüm dünyada internetin yavaşlamasına veya dev sitelere erişimin kesilmesine neden olan DDoS saldırılarına şahit olan Londra bankerleri, kritik IT alt yapılarına sızma ihtimali olan hackerlar’a fidye ödemesi teklif edecekler. Böylece hacker’ların bankaya büyük bir zarar vermesini engellemeyi umuyorlar.

Daha büyük saldırılar bekleniyor

21 Ekim’deki saldırıları hacker’ların küçük bir denemesi olarak değerlendiren bankalar, yakın gelecekte daha büyük çaplı ve daha kritik saldırıların gerçekleşeceğine inanıyorlar.

Bu saldırılardan bazılarının ise kendilerine yöneleceğinden emin olan bankalar, güvenlik sistemlerini geçebilecek saldırganlarla hızlı şekilde anlaşmak için kasalarında Bitcoin saklamaya karar verdiler.

Piyasadan önemli miktarda Bitcoin toplayacak olan banklar, herhangi bir saldırı anında, hacker’lara saldıradan vazgeçmeleri için Bitcoin teklif edecekler. 

Bitcoin Nedir? Bitcoin Hakkında Her Şey!

ABD ve müttefiki İngiltere’nin, Rusya, Çin veya Kuzey Kore’den yönelen siber saldırıların ana hedefi olması da Londra bankalarının yaşadığı tedirginliğin bir diğer sebebi.

Üçüncü Dünya Savaşı tartışmalarının yaşandığı bir dönemde bu savaşın ilk adımının siber saldırılar olacağını düşünen bankalar, fidye ödeyerek daha büyük zarara uğramaktan kurtulmayı umut ediyorlar.

:: Dijital para birimleri suç dünyasını destekliyor olabilir mi?