Hackerlar Yılda 34 Milyon Dolar Kazanıyor!

Tehdit istihbaratı ve siber güvenlik trendlerini inceleyen Cisco 2016 Yıllık Güvenlik Raporu’na göre,  saldırganların daha sofistike, cesur ve dirençli yöntemler kullanması nedeniyle dünya genelindeki kurumların sadece yüzde 45’i güvenlik ile ilgili pozisyonlarından ‘emin’ durumda. 

Yöneticiler şirket güvenliği konusunda emin olmamakla birlikte, yüzde 92’si düzenleyicilerin ve yatırımcıların şirketlerin siber güvenlik riskler konusunda kendilerinden etkin yönetim beklediğini düşünüyor. Bu nedenle de yöneticiler -özellikle operasyonlarını dijitalleştirme sürecinde- kurumlarının geleceğini güvenli bir hale getirmek için yeni önlemler alıyorlar.

16-01/25/sss.jpg

{pagebreak::1}

Raporu değerlendiren Cisco MEAR  (Ortadoğu- Afrika-Rusya) Siber Güvenlik Sistem Mühendisliği  Müdürü Hakan Tağmaç Güvenlik, yapısı itibariyle dayanıklılık, mahremiyet ve şeffaf bir şekilde görülen itimattır. Nesnelerin interneti ve dijitalleşme tüm sektörleri etkisi altına alırken, şirketler bu kavramları akılda tutarak teknoloji kapasitelerini geliştirmeli ve gerekli yatırımları yapmalılar. Daha faza teknik borç yaratamayız, bunun yerine sorunlarla bugün yüzleşmeli ve çözüm yolunda adım atmalıyız” dedi.

Hackerlar zengin oluyor

Rapor aynı zamanda işletmelerin hızla gelişen saldırılar karşısında yaşadıkları zorlukları da ortaya koyuyor. Hacker’lar kar getirecek etkin ataklar için meşru kaynaklardan faydalanıyor. Ayrıca siber suçlular gerçekleştirdikleri direkt saldırılarla –sadece fidye yazılımlar sayesinde- yılda 34 milyon dolar kazanıyorlar.  Bu kötü niyetli kişiler herhangi bir mevzuata takılmadan saldırılarına devam edebiliyorlar.

16-01/25/ddd.jpg

{pagebreak::2}

Şirketler bu profesyonel siber saldırıları tespit etmelerini, mücadele etmelerini ve sonuçlarını telafi etmelerini engelleyen güvenlik zorlukları ile karşı karşıya kalıyorlar. Eskimiş altyapılar, süresi dolmuş organizasyon yapıları ve uygulamalar kuruluşları tehlikeye atıyor.

Çalışma, bu yasadışı bir sektör haline gelmiş düşmanlara karşı korunmak için tüm süreçler, teknolojiler ve çalışanlara yatırım yapılması ve daha fazla işbirliği gerekliliğinin altını çiziyor.

Araştırmada öne çıkan detaylar

Azalan güven, artan şeffaflık: Görüşülen şirketlerin yarısından azı ağdaki açıkların kapsamını belirlemek ve zararı telafi etmek konusunda kendilerinden emin. Ancak finans ve regülasyon yöneticilerinin büyük çoğunluğu yatırımcıların ve düzenleyicilerin şirketlerden beklentilerinin gelecekteki siber güvenlik riskleri konusunda daha fazla şeffaflık beklediği konusunda hem fikir. Bu da güvenliğin artık yönetim kurulu seviyesinde bir endişe haline geldiğini gösteriyor.

16-01/25/hacker-1.jpg

{pagebreak::3}

Eski Altyapılar: Güvenlik altyapılarının güncel olduğunu belirten işletmelerin sayısı yüzde 2014 ve 2015 yılları arasında 10 azaldı. Araştırma internet cihazlarının yüzde 92’sinin bilinen zafiyetlere sahip olduğunu ortaya çıkardı. Analiz edilen tüm cihazların yüzde 31’i satıcı tarafından artık desteklenmiyor ya da bakımı yapılmıyor.

16-01/25/hacker-2.jpg

{pagebreak::4}

Potansiyel zayıf halka; KOBİ’ler: Gün geçtikçe daha fazla şirket tedarik zincirlerinin ve küçük iş ortaklıklarının daha az güvenlik aracı ve süreci kullandıklarını fark ediyorlar. Örneğin 2014- 2015 yılları arasında web güvenliği kullanan KOBİ’lerin oranı yüzde 10’dan fazla azaldı. Bu, şirketlerin yapısal zayıflıklardan kaynaklanan potansiyel risklerini gösteriyor.

16-01/25/hacker-3.jpg

{pagebreak::5}

Artan dış kaynak kullanımı: Kalifiye işgücü eksikliği hemen her ölçekteki şirketin güvenlik portföylerini dengelemek için dış kaynak kullanımının değerini fark etmesini sağlıyor. Bu danışmanlık, güvenlik denetimi ve saldırılara karşı müdahaleyi de içeriyor. 2015 yılında özellikle etkin bir güvenlik için yeterli kaynağı olmayan KOBİ’lerin yüzde 23’ü güvenlik yaklaşımlarını geliştirmek için dış kaynak kullanmayı tercih etti. Bir önceki yıl bu oran sadece yüzde 14’tü.

16-01/25/hacker-4.jpg

{pagebreak::6}

Sunucu aktiviteleri yer değiştiriyor: Online suçlular aktivitelerini desteklemek ve kötü niyetli amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla sosyal medya üzerinden WordPress sunucuları gibi riskli sunuculara kaymaya başladı. Örneğin siber suçlular tarafından kullanılan alan adları geçen yıl Şubat ve Ekim ayları arasında yüzde 221 arttı.

16-01/25/hacker-6.jpg

{pagebreak::7}

Tarayıcı temelli veri sızıntısı: Kötü amaçlı tarayıcı uzantıları çoğunlukla güvenlik ekipleri tarafından düşük seviye bir tehdit olarak görülmesine rağmen, şirketlerin yüzde 85’ini etkileyen büyük veri sızıntıları için potansiyel bir kaynak oluşturdu. Reklam yazılımları, kötü amaçlı reklamlar ve hatta kamuya açık web siteleri ya da ölüm ilanları sütunları yazılımlarını düzenli olarak güncellemeyenlerin açık vermesine neden oldu.

16-01/25/hacker-7.jpg

{pagebreak::8}

DNS Kör noktaları: Kötü olarak bilinen yazılımların yüzde 92’ye yakınının DNS’i kullandığı ortaya çıktı. Güvenlik ekipleri ve DNS uzmanları genellikle bir şirkette farklı BT gruplarında çalıştıkları ve işbirliği yapmadıkları için bu sıklıkla güvenlikte ‘kör nokta’ yaratıyor.

16-01/25/hacker.jpg

{pagebreak::9}

Daha hızlı tespit: Sektör siber suçların tespit edilme zamanını kabul edilemeyecek şekilde 100-200 gün arası olarak tahmin ediyor. Cisco 2015 Yarı Yıl Güvenlik raporu açıklandığından bu yana bu süreyi 46 saatten 17,5 saate indirdi. Daha hızlı tespit etmenin siber saldırının zararını minimize ettiği, zararı ve riski azalttığı görüldü.

16-01/25/hack.jpg

{pagebreak::10}

Güven önemli: Şirketlerin gittikçe daha fazla dijitalleşme stratejilerini benimsemesiyle oluşan veri, cihaz, sensör ve hizmet hacmi daha gazla şeffaflık, güven ve hesap verilebilirlik ihtiyacı doğuruyor.

:: Siber saldırılara karşı gerekli tedbirleri aldınız mı?

AMOLED Ekran Teknolojisinin Geleceği

Her ay ücretsiz olarak yayınlanan teknoloji derginiz SDN Teknosa Magazin‘in Ocak sayısındaki Dosya Konumuz “AMOLED Ekranların Geleceği“ydi. AMOLED ekranlar gerçekten geleceğin ekran teknolojisi mi? Okurlarımız için bu konuyu derinlemesine irdeledik.

SDN Teknosa Magazin‘de her ay yayınlanan Dosya Konusu makalelerini herkesten önce okumak istiyorsanız, dergimizi aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz. Her ay ücretsiz olarak yayınlanan SDN Teknosa Magazin uygulamasını Android ve iOS işletim sistemine sahip cihazlarınıza indirerek, yeni çıkan sayıları ilk okuyanlardan biri olabilirsiniz. 

15-11/23/1.jpg          15-11/23/2.jpg

{pagebreak::1}

Bugün akıllı telefon pazarında en büyük payı elinde bulunduran markalardan Samsung, başarısının büyük bir bölümünü çok fazla konuşulmayan Samsung Display adındaki alt markasına borçlu. Yıllardır Samsung’un telefonlarında gördüğümüz AMOLED ekranlar, Samsung Display tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde büyük gelişme gösterdi.

Peki, AMOLED ekranlar hakkında neler biliyoruz? Gelin AMOLED ekran teknolojisine daha yakından bakıp, sonrasında bu ekranların geleceğine doğru ufkunuzu genişletelim.

16-01/25/amoled-1.jpg

{pagebreak::2}

Geçmişten geleceğe AMOLED ekranlar

Akıllı telefondan, televizyona pek çok elektronik cihazda gördüğümüz AMOLED ekran teknolojisi, bundan 12 yıl önce Samsung tarafından geliştirilmiştir. 2003 yılında duyurusu gerçekleşen ilk AMOLED ekranlar, esasında bugün kullanılanlar ile benzer şekilde çalışıyorlardı.

Her pikselin ayrı bir transistöre bağlı olduğu AMOLED ekran teknolojisi, esasında OLED ekran teknolojisini temel almıştır. Açılımı “Active Matrix Organic Light-Emitting Diode” olan AMOLED, biraz teknik açıklamak gerekirse, OLED ekranlardaki organik katmanın altına TFT katmanın yerleştirilmesi ve bu sayede her pikselin ayrı transistöre bağlı olması mantığı ile ortaya çıkmıştır. Açıklamamızda çok basit görünse de Samsung’un üzerinde uzun süre çalıştığı AMOLED ekran teknolojisinin bugünkü noktaya ulaşması için çok ciddi Ar-Ge bütçelerinin ayrıldığı bilinmektedir.

16-01/25/amoled-2.jpg

{pagebreak::3}

AMOLED ekranların büyük değişimi

2003 yılından bu yana büyük değişimler geçiren AMOLED ekranlar, ilk olarak AMOLED adı ile duyurulmuş olsa da, gelişimi ile birlikte yeni isimler kullanılmıştır. Bu isimleri sıralayacak olursak, ilk olarak AMOLED şekilde adlanlandırılan bu ekranlar, gelişimler sonrasında SuperAMOLED, SuperAMOLED Advanced, SuperAMOLED Plus, HD SuperAMOLED, HD SuperAMOLED Plus, Full HD SuperAMOLED ve Quad HD SuperAMOLED şekilde isimlere sahiptirler.

Son olarak bugün Samsung‘un amiral gemisi modellerinde kullanılmakta olan Quad HD SuperAMOLED ekranlar, mobilde ilk olarak Galaxy S5 LTE-A modelinde kullanılmış, daha sonra Galaxy S6 ve Galaxy Note 5 gibi modellerde de yer almıştır.

16-01/25/amoled-3.jpg

{pagebreak::4}

Kavisli AMOLED ekran teknolojisi

Esasında bugün reklamlarda SuperAMOLED olarak paylaşılan ekranlar, aynı gibi görünseler de öyle değillerdir. Örneğin Samsung Galaxy A8 ve Galaxy Note 5 reklamlarında aynı SuperAMOLED teriminin kullanıldığı görülür. Fakat bu sadece kısaltma maksatlıdır. Gerçekte Galaxy A8, Full HD SuperAMOLED ekran, Galaxy Note 5 ise Quad HD SuperAMOLED ekran kullanmaktadır.

16-01/25/amoled-4.jpg

{pagebreak::5}

Çözünürlüğün yanı sıra şekil bakımından da değişikliklere uğrayan AMOLED ekranlar, Samsung’un 2011 yılından bu yana yaptığı çalışmalar ile bükülebilir ve kavisli olarak gelişimlerine devam etmişlerdir. Bükülebilir ekranlar uygun şekilde son kullanıcıya ulaşamasa da, kavisli Quad HD SuperAMOLED ekranları son olarak Galaxy Note Edge ve Galaxy S6 Edge+ gibi modellerde görüyoruz.

AMOLED ekranlar gelecekte nasıl olacak?

AMOLED ekranların geleceği için, farklı görüşler olmasına karşın, bu teknolojinin gelecekte saydam ve yeniden boyutlandırılabilir şekilde gelişebileceği tahmin edilmektedir. 

Bu tahminin çıkış noktası ise bugün Samsung Display‘in halen üzerinde çalışmaya devam ettiği kırılmaz şeffaf SuperAMOLED ekran çalışmalarıdır. Tahminlere göre gelecekte bu çalışmalar başarıya ulaşacak daha sonra esneyerek yeniden boyutlandırılabilen ekranlar üretilecek.

16-01/25/amoled-5.jpg

{pagebreak::6}

Ayrıca AMOLED ekranların gelecekte 3D görüntüler sunabilmek için üzerindeki kamera yardımı ile gözü takip edeceği, bu şekilde 3D stereoskopik görüntülerin oluşturulabileceği de düşünülmektedir.

:: Sizce AMOLED ekranlar gelecekte, etki alanını daha da arttırabilecek mi? 

Snapchat’e Sesli Yayın Özelliği Geliyor!

Sosyal içerik paylaşım platformu olan Snapchat, daha çok gençler tarafından tercih ediliyor. İlk çıktığında süre ile sınırlandırılmış fotoğraf ve videolar göndermeyi sağlayan Snapchat, daha sonra filtre ve keşfet özellikleri ile hızla gelişmişti.

WhatsApp, Snapchat’i Solladı!

Snapchat şimdi de arayüzünü baştan aşağı yenilemeye hazırlanıyor. Yeni arayüzde dikkat çeken ilk şey sesli yayın özelliği oluyor. Bu özellikle ile Snapchat kullanıcıları Periscope benzeri yayın yapabilecek. Ancak bu yayın görünene göre şimdilik sadece ses ile olacak.

Güncelleme ile yeni özelliğe ve arayüze kavuşacak olan Snapchat, bu hamlesi ile diğer sosyal medya platformlarına da rakip olacak gibi duruyor.

16-01/25/snapchat.jpg

:: Snapchat kullanıyor musunuz?

Game of Thrones’a İkinci Türk Oyuncu!

Günümüzün en popüler dizilerinden birisi olan Game of Thrones, Nisan ayında altıncı sezonu ile karşımıza çıkacak. Büyük bir kesim tarafından merakla beklenilen dizinin altıncı sezonunda ikinci defa bir Türk oyuncu yer alacak.

Son Döneme Damgasını Vuran Diziler

Dothrakilerin yeni lideri bir Türk!

George R. R Martin’in aynı isimli kitabından esinlenerek HBO kanalında yayınlanan Game of Thrones dizisininin altıncı sezonunda, Londra doğumlu Kıbrıslı Tamer Hassan yer alacak. Daha önceleri bir çok önemli yapımda yer alan 47 yaşındaki Tamer Hassan, Game of Thrones dizisinde Dotrakilerin yeni liderini canlandıracak.

16-01/25/tamer-hassan-game-of-thrones.jpg

Türk oyuncu Tamer Hassan yaptığı açıklamasında “Yeni sezonda beni çokça göreceksiniz.” dedi. Oldukça heyecanlı olduğunu vurgulayan Tamer Hassan, Dothraki dilini öğrendiğini ve sadece bunun bile başlı başına bir iş olduğunu belirtti.

Daha önceleri NCIS, 24, Dracula gibi başarılı dizilerde ve Batman Begins (Batman Başlıyor), Clash of Titans (Titanların Savaşı) gibi birçok önemli yapımda rol alan Tamer Hassan’ın sıradaki işi ise Game of Thrones oldu.

16-01/25/sibel-kekilli-game-of-thrones.jpg

Game of Thrones setinin ilk Türk oyuncusu 

Game of Thrones dizisinin bir önceki Türk oyuncusu ise birçoğunuzun bildiği gibi Sibel Kekilli idi. Shae isimli bir karakteri canlandıran Sibel Kekilli, 1 bölümlük konuk oyunculuğunun ardından ikinci sezondan itibaren dizinin kadrosuna girmişti.

Dördüncü sezonda ise senaryo gereği öldürülen Shae yani Sibel Kekilli, Game of Thrones setine veda etmişti.

:: Sizce Tamer Hassan Game of Thrones dizisinde başarılı olabilecek mi?

HTC Desire Tablet Geliyor

Tablet piyasasında ismini duymaya pek alışık olmadığımız HTC, yeni bir tablet ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Kriter testlerinde ortaya çıkan HTC Desire T7 tablet, Tayvanlı üreticinin Google ile birlikte 2014 yılında satışa sunduğu Nexus 9 modelinden sonra ürettiği ilk tablet olacak.

HTC One A9 İçin Güvenlik Güncelleştirmesi!

HTC Desire T7 tablet geliyor

Tayvanlı üretici HTC’nin yeni tableti olması beklenilen Desire T7, GFXBench kriter testinde ortaya çıktı. Giriş seviyesi özelliklere sahip olduğu görülen HTC Desire T7, GFXBench testinde yer alan bilgilere göre 6,9 inç büyüklüğünde ekrana sahip olacak.

16-01/25/htc-desire-t7-2.jpg

HD çözünürlüklü bir ekranın kullanıldığı HTC Desire T7 tablet gücünü ise 1,3 GHz saat hızında çalışan dört çekirdekli Spreadtrum SC8830 işlemcisinden alıyor. 1 GB RAM ve 16 GB dahili depolama alanın yer aldığı tablette HTC, kamera tarafında ise 5 Megapiksellik ön ve arka kameraları tercih etmiş.

Android 5.0 Lollipop işletim sistemi ile çalıştığını gördüğümüz HTC Desire T7 tabletin Şubat ayında düzenlenecek olan MWC 2016 kapsamında tanıtılması bekleniyor.

Haberde kullanılan görsel temsilidir.

:: HTC Desire T7 tableti bu özelliklerle çıkarsa satın alır mısınız?

Android Oyunları için Google+’dan Vazgeçildi!

Şirketin 2013 yılında duyurduğu, Android dünyasında oyunların verilerinin tutulduğu ve aynı zamanda oyun severleri ortak bir platformda buluşturan hizmet olan Google Play Oyunlar için beklenen değişiklik geliyor! 

Tanıtıldığı yıldan itibaren günümüze dek Google Play Oyunlar için bir Google+ hesabı oluşturma zorunluluğu bulunuyor.

Uzun süredir tepki çeken bu zorunluluğun sonu geliyor. Google bu hareketle hem Google+ servisinin popülaritesini arttırmayı hem de Google Play Oyunlar hizmetini yaygınlaştırmayı amaçlıyordu.

Google Geliştiriciler Blog‘u üzerinden yapılan duyuruya göre bu zorunluluk önümüzdeki ay içerisinde kalkıyor!

16-01/25/google-play-games-update-20-1.jpg

Yeni sistem, eski Google+ üyeliklerinin yerine kişisel bir kullanıcı adı verilmesi şeklinde işliyor.

Ayrıca bu güncelleme ile birlikte Google Play Oyunlar, her yeni oyun için Google+ hesabı üzerinden izin vermek gibi zaman alıcı ve can sıkıcı olmaya başlayan bir süreçten de arındırılmış oluyor.

Ancak bu güncelleme maalesef mevcut kullanıcılar için herhangi bir değişiklik getirmiyor. Eğer hesabınızı Google+ ile kullanıyorsanız ve yeni sisteme geçmek istiyorsanız hesabınızı silmeniz gerekecek.

Yeni sistem Apple‘ın iOS işletim sisteminde kullandığı GameCenter hizmetine de oldukça benziyor.

:: Google Play Oyunlar getirdiği bu yenilikle kullanıcılarının beğenisini kazanabilecek mi?

The Division Beta Videosu Sızdı!

The Division çok uzun süredir bekleniyor. İlk olarak 2013 yılında tanıtılan oyun, sürekli ertelenmiş ve 2016 yılına kadar sarkmıştı.

Oyuncuların büyük bir beklenti içinde olduğu oyuna, Ubisoft‘un Watchdogs faciası da göz önüne alınınca, ilgi de oldukça büyük.

Yakın zamanda Beta’sı başlamış olan The Division, 8 Mart’ta raflardaki yerini alacak. Ancak birkaç oyuncu, oyunun Beta görüntülerini sızdırmayı başarmış. Videoyu silinmeden izlemenizi tavsiye ederiz.

The Division Sistem Gereksinimleri Belli Oldu

paylaşan: GaMerBoyS

:: The Division’ı oynayacak mısınız?

En Eski Torrent Hala İndiriliyor!

Günümüzde Torrent sistemi, ne yazık ki illegal içeriklerin paylaşım aracısı olarak yoğun biçimde kullanılıyor. Üstelik bu yoğunluk öyle bir arşiv haline gelmiş durumda ki 4419 gündür, aktif kalmaya devam eden ve paylaşımları süren bir dosya dahi bulunuyor.

:: Torrent Yasal mı?

The Matrix Torrent dosyası, 4419 gündür aktif!

İlk olarak 2003 yılında Torrent aracılığında sisteme dahil edilen The Matrix filmi, o zamandan bu yana tam 4419 gündür aktif olarak indiriliyor ve paylaşılıyor.

16-01/25/news_1-en-eski-torrent-matrix-torrent-indir-2016.jpg

Bilindiği gibi Torrent paylaşımları, aktifliğine göre verimlilik kazanan bir yapıya dayanıyor. Bu nedenle eski paylaşımlara ulaşmak beklendiği kadar kolay olmuyor.

Ancak anlaşılan o ki The Matrix Torrent, 13 yıldır aktif paylaşımını kaybetmiş değil.

:: The Matrix Torrent dosyasının, bunca zamandır aktif paylaşılmaya devam edilmesi ile ilgili, siz ne düşünüyorsunuz?

Samsung Galaxy Alpha İndirimde!

Samsung‘un 2014 yılında satışa sunmuş olduğu Galaxy Alpha modeli tasarımsal ve donanımsal açıdan çok beğenilmişti. Android 5.0.2 Lollipop güncellemesini alan Galaxy Alpha, segmentinin sınırlarını zorluyor.

Samsung Galaxy Alpha: Uzun Kullanım Testi

Gücünü 1.8 GHz hızında çalışan Exynos 5 Octa 5430 yonga setinden ve 2 GB RAM‘den alan Galaxy Alpha, 4.7 inç büyüklüğünde 720P çözünürlüklü ekran ile geliyor.

16-01/25/galaxy-alpha-1453721818.jpg

Samsung Galaxy Alpha, 12 Megapiksel çözünürlüğünde arka ve 2.1 Megapiksel çözünürlüğünde ön kameraya sahip. Wi-Fi 802.11ac ve Bluetooth 4.0 bağlantı noktalarını barındıran Galaxy Alpha, Hepsiburada.com‘un düzenlemiş olduğu kampanya ile indirime girdi.

Stoklarla sınırlı kampanyada Galaxy Alpha fiyatı 1.059 TL‘ye düşüyor.

Cihazı hemen teslim satın almak için görsele tıklayın:

16-01/25/alpha.jpg

ADVERTORIAL

:: Samsung Galaxy Alpha modelini satın almayı düşünüyor musunuz?

Lauren Cohan, Batman v Superman’de!

Lauren Cohan, Mart ayında vizyona girecek olan 2016’nın en iddialı filmlerinden birisi olarak gösterilen Superman v Batman: Adeletin Şafağı filminde yer alacak.

2016 Yılında Vizyona Girecek Filmler

Lauren Cohan, Martha Wayne oluyor!

Lauren Cohan, Superman v Batman: Adaletin Şafağı filmine küçük ama bir o kadarda önemli bir rolle katıldı. Sevilen oyuncu Lauren Cohan, filmde sonradan Batman olarak karşımıza çıkacak olan Bruce Wayne’in öldürülen annesi olarak karşımıza çıkacak.

16-01/25/lauren-cohan-superman-v-batman.PNG 

1982 doğumlu Lauren Cohan, daha önceleri Supernatural dizisinde Bela Talbot olarak ve The Vampire Diaries dizisinde ise Rose olarak karşımıza çıkmıştı.

Zack Snyder ile Watchmen filminde de beraber çalışan Lauren Cohan, şimdi ise 2016 yılının en çok merak edilen filmlerinden Superman v Batman: Adaletin Şafağı filminde yer alacak.

Lauren Cohan’ın yanı sıra Louis Lane rolünde Amy Adams, Lex Luthor rolünde Jesse Eisenberg, Flash rölünde Ezra Miller, Alfred rolünde Jeremy Irons, Wonder Woman rolünde Gal Gadot ve Martha Kent rolünde Diane Lane’ın oynadığı Superman v Batman: Adaletin Şafağı filmini izlemek için 25 Mart‘ı beklemeniz gerekiyor.

:: Sizce Lauren Cohan, Martha Wayne için doğru bir seçim olmuş mu?

Davos’un Gündemi Sanayi 4.0

Her yıl bu mevsimde yapılan Davos toplantıları yanı Dünya Ekonomik Forumu zirvesi, genelde siyasi buluşmalarıyla medyaya yansıyor. Ancak, her yıl belirlediği gündemler, dünyanın geleceğinin yol işaretleri hükmündedir.

Türkiye’de 4. Endüstri Devrimi Başlıyor!

Bu yıl belirlenen “Sanayi 4.0” gibi… Sanayi 4.0 tanımlaması, konuyu izah eden tam bir ifade olmadığını söyleyen çok kişi var. Otomasyon karşılığı kullanılan Sanayi 4.0 yerine “2. Makine Çağı”, “Robotlar Çağı” diyenler de var. Özellik olarak bakacak olursak, makinelerin akıllanması ve istihdamın insandan makinelere geçmesinin tamamlanması dönemi olarak dikkat çekiyor.

16-01/25/basliksiz-1-1453719014.jpg

Eğer insan yerine makine dersek, buzdağını tanımlayan bir ipucu göstermiş oluruz. Öyle vahim sonuçlar ortaya çıkar ki Fransa, geçen hafta olağanüstü hal ilan etti. Gelecekte ortaya çıkacak istihdam sorunu ile nasıl baş edeceğini şimdiden düşünmeye başladı.

Matbaanın bulunuşundan bu yana yaşanacak en büyük dönüşümden bahsediyoruz. Sanayinin bir de tarihi sürecine bakalım: 1784 yılı olarak kabul edilen buharlı makinelerin bulunması, sanayinin başlangıcı kabul edilir.

İngiltere, buharlı makineler ile yanı gemileri sayesinde dünyanın dört bir tarafına giderek, imparatorluğunu kurdu ve dönemin bütün ekonomik kaynaklarını ve ticaretini ele geçirdi.

Amerika’daki Kuzey – Güney Savaşının galibini belirleyen ise buharlı trenler ve telgraf oldu. Telgraf, matbaadan sonra bilginin üretim süreçlerine girmesine katkı sağlayan ikinci üründür. Bu sürece 1870 yılında elektriğin bulunmasi hız verdi. Makineler elektriklenince, hem fonksiyonunu hem de ivmesini artırdı.

Makine çağını anlamlandıran ise makinelerin seri üretime geçmesi oldu. 1908 yılında Ford Otomobil fabrikasında uygulanan üretim bandı, yeni bir çağın başlangıcı oldu.

Artık üretim bantları sadece o fabrikaların üretimlerini artırmakla kalmadı, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini de belirleyen göstergeler oldu.

Her iki dünya savaşı da seri üretimin sanayi çağının toplumları olumlu ve olumsuz nasıl etkilediğini gösterdi. 1969 yılı insanlığın aya gidişinin tarihi kadar, elektronik çağının da başlangıcıdır.

Aslında elektronik ile birlikte bilgisayarın da hayatımıza girmeye başlaması anlamına geliyor bu. Aslında bütün bu sanayi birikimini, ülkelerin zenginliğine taşıyan en önemli gelişme Küreselleşme oldu. 1989 yılında Berlin Duvarı‘nın yıkılması bunun miladıdır.

Küreselleşme ile birlikte bütün geleneksel kavramlar yıkılmaya başladı ve ülkelerden daha çok markalar yaygınlaşmaya başladı.

Bu sürece en büyük katkıyı bilgisayar yapmakla birlikte, ivme kazanmasına ise mobil telefonlar katkı sağladı. Robotlar eskiden beri vardı. Bundan sonra olması niye Sanayi 4.0 olarak niteleniyor, sorusu akla gelebilir. Şu anda dünyada 10 bin çalışana göre robotlaşma sadece 66 adet olarak var sayılıyor.

Otomotiv sanayi öncü durumunda ve Japon otomotiv sanayiinde 10 bin kişiye karşılık 1.520 robot kullanılıyor. Aslında sektörlerdeki büyüme oranları da dikkat çekici durumunda.

16-01/25/industry-2.jpg

Otomotivde 2010 yılına göre 2013 yılında yüzde 82 oranında robot kullanımı artmış görünüyor. Bu sektörü yüzde 80 ile metal sanayi, yüzde 44 ile gıda sanayi, yüzde 35 ile ilaç sanayi izliyor. Sanayi 4.0 Çağını anlamlandıran 5G olacak.

Yani nesneler arası internet, robotlar ve otomasyonun alt yapısı olacak. Hız, verimlilik ve en önemlisi Big Data ile birlikte bütün üretim süreçlerinin yeniden yapılanacak ve tanımlanacak bir dönem geliyor.

Önümüzdeki 20 yıl içinde Nesneler Arası İnternetin (IoT) oluşturacağı ekonomik büyüklük 17 trilyon dolar olacak. Mac Kinsey’in araştırmasına göre ise 2024 yılında 11 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük bizi bekliyor. Veya konuyu bilmeyen yüzde 87’yi IoT bekliyor..

Cisco ise önümüzdeki 10 yıl içinde, IoT alanında kamuda 4.6 trilyon dolar, özel sektörde ise 14.4 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük olacağını öngörüyor. Gelecek siyasi stratejiler konusunda araştırmalarıyla ünlü Rand Corporation da Sanayi 4.0 üzerine bir rapor yayınlandı.

TOBB bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) da, Türkiye’nin sürecin dışında kalmaması için konuya dikkat çekti. Bazı sanayi odaları yeni dalgayı gündemlerine aldı.

Yine de, yol haritası ortaya çıkacak kadar etki oluşturmadı. Bu sadece sanayiyi ilgilendiren bir süreç değil. Yeni bir üründen bahsetmiyoruz. Geometrik katlanan bir işlemci kapasitesinden, buna karşılık matematik katlarla azalan istihdamdan ve değişen iş süreçlerinden bahsediyoruz.

Enerji, lojistik, emek tasarruflarının yanı sıra toplumsal yapıyı etkileyecek bir dip dalgasından söz edebiliriz. Sonuçta dünyanın gündemi Sanayi 4.0 ve bu gündem 5G ile birlikte ana akım olacak. Bu entegrasyon ve dönüşümü ne kadar idrak edebilirsek, gelecek için umutlu olabileceğiz.

:: Sanayi 4.0 hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gameloft, Reklama Yeni Bir Soluk Getiriyor

Gameloft Advertising Solutions oyunculara programatik olarak özel hedeflenmiş video reklamlar sunmak amacıyla, video envanter yönetim platformu SpotX ile anlaştı.

Gameloft Advertising Solutions detaylı birinci taraf verileri sayesinde reklam verenler kampanyalarını en ayrıntılı seviyede hedefleme olanağı yakaladıkları gibi, programatik olarak seçkin video envanterine de erişebilecekler.

Asphalt, Order & Chaos, Modern Combat ve Dragon Mania Legends gibi başarılı markaları içeren geniş oyun portfolyosuyla Gameloft, 2015 yılında iOS ve Android’de en çok indirilen mobil oyun yayıncısı konumuna yerleşti.

Ayda 173 milyondan fazla ayrı oyuncudan oluşan kitlesi ve tüketicilerine dair kapsamlı birinci taraf verileriyle Gameloft Advertising Solutions, SpotX platformunun en yeni teknolojileriyle uyumlu seçkin video envanteriyle eşsiz bir görünürlük düzeyi sunuyor.

16-01/25/gameloft-1453718235.jpg

Bu ortaklık sayesinde reklam verenler hangi oyunda tam olarak hangi reklamların göründüğünü takip edebilecek.

Gameloft Advertising Solutions, SpotX’in reklam sunucusunu kullanarak yaratıcı içeriği henüz sunuma girmeden denetleyerek, çocuk ve yetişkin kitlelere hitap eden oyunlarında yalnızca markaya uygun reklamların görünmesini sağlayabilecek.

:: Oyunlardaki reklamlar hakkında ne düşünüyorsunuz?