Okunma

Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5


12 Ekim 2015 Pazartesi 19:30
Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5

Bazı filmler vardır, etkisinden uzun süre kurtulamazsınız. Arkadaşlarınızla tartışırsınız, bir çıkış yolu ararsınız. Çünkü beyniniz yanmaya başlamıştır. Yatağınıza yatarsınız, düşünmekten uykunuz kaçar. Yolda, evde her yerde etkisinden kurutlana kadar düşünürsünüz. Bu etki üzerine bir kaç film izledikten sonra geçecektir ama o film aklınıza geldiğinde “Ne filmdi be” diye yüzünüzde ufak bir tebessüm, her zaman baki kalacaktır.

Gelin şimdi yazımızın beşinci bölümünde beyin hücrelerimizin ölümünü hızlandıran bu filmleri incelemeye devam edelim. Hepsini arka arkaya izlemenizi tavsiye etmeyiz. Zira ciddi sorunlar yaşayabilirsiniz.

Back To The Future – Geleceğe Dönüş Serisi (1985, 1989, 1990)

15-10/12/back.jpg

Zaman yolculuğu denilince hemen hemen herkesin aklına Geleceğe Dönüş Serisi mutlaka gelir. Özellikle 80 ve 90 jenerasyonu için, ilk beyin yanma tecrübesini yaşatan filmlerdir, diyebiliriz. Marty ve Doctor Brown’ın Delorean marka bir arabadan bozma zaman makinesiyle yaşadıkları yolculuklar ve bu yolculukların neden olduğu paradoksları anlatan müthiş seri, bu sene 30. yılını kutluyor! Üzerinden 100 sene bile geçse, halen keyifle izlenebilecek bir seri.

Project Almanac – Sonsuzluk Projesi (2014)

15-10/12/almanac.jpg

David, bir gün tavan arasında babasına ait bir kamera bulur. Babasının evi tekrettiği güne ait ve kendisinin de doğumgünü görüntüleri olan, geçmişe ait bir videodur. Videodaki bir detay dikkatini çeker; görüntüde şu anki hali vardır. Nasıl 10 sene önceki videoda bulunmaktadır? Bunun üzerine yaptıkları ufak bir araştırmayla, babasının bir zaman makinesi icat ettiğini farkeder. Başta oldukça eğlenseler de, bu makine ne yaparsa yapsın bazı şeylerin asla değişmeyeceğini, David ve arkadaşlarına öğretecektir. İzlerken “aslında daha iyi olabilirmiş” diyebileceğiniz ama yine de izlemesi oldukça keyifli.

Contact – Mesaj (1997)

15-10/12/contact.jpg

Eleanor, genç yaşta babasını kaybetmiş bir yıldız gözlemcisidir. Günün birinde uzayın derinliklerinden gelen bir mesaj keşfeder. Bu mesaj başta anlamsız bir gürültü gibi gelse de, çok karmaşık bir detay içermektedir. İzlerken gözünüzü bir an bile ayıramayacağınız, finaliyle kafanızı oldukça karıştırabilecek, tam bir bilim-kurgu başyapıtı.

Minority Report – Azınlık Raporu (2002)

15-10/12/minority.jpg

Gelecekte suçlar daha işlenmeden, kahinlerin bağlı oldukları bir sistem tarafından öngörülüp, durdurulmaktadır. Bu organizasyonun gözde memurlarından olan kahramınımız, daha işlemediği bir suç yüzünden göz altına alınmak istenir ama onu yakalamak öyle kolay olmayacaktır. Bilim-kurgu denilince akla ilk gelen isimlerden Philip K. Dick’in kısa bir hikayesinden uyarlanan filmi Steven Spielberg yönetiyor ve Tom Cruise da başrolde. Bunlar bile izlemek için yeterli.

The Adjustment Bureau – Kader Ajanları (2011)

15-10/12/adjustment.jpg

David, oldukça başarılı genç bir politikacıdır. Hayatında bazı şeyler ters gider ama bu hayatının aşkını bulmasına engel olmaz. Bütün bu olaylar olurken, görmemesi gereken bazı şeylere tanık olur. Kader ajanları peşindedir ve bütün hayatını yönetene kadar da durmayacaklardır. Herşeyi göze alıp, hayatının aşkını mı seçecektir yoksa kader ajanlarının istediği gibi mi yaşayacaktır? İki ucu…

Abre Los Ojos – Gözlerini Aç (1997)

15-10/12/openyoureyes.jpg

César, herkesin kıskandığı hem yakışıklı hem de oldukça zengin bir gençtir. Hayatta pek bir amacı olmadan yaşar. Günün birinde bir kıza aşık olur. Ama bu aşk, sevgilisinin pek hoşuna gitmeyecektir. Korkunç bir kazada en değerli şeyini kaybeder; yakışıklılığını. Geçirdiği ameliyatlara rağmen, yüzünde bir maskeyle, gerçekle rüyayı karıştıran bir hayat onu beklemektedir. Vanilla Sky adında bir de uyarlaması bulunan, oldukça sürprizli finaliyle çok etkileyici bir film.

Gone Girl – Kayıp Kız (2014)

15-10/12/gonegirl.jpg

Nick’in karısı gizemli bir şekilde kaybolmuştur. Arkasında bıraktığı izler ve notlar, Nick’I işaret etmektedir ve başına olmadık işler açacaktır. Özellikle yarısından sonra çok farklı yönlere giden, izlerken hayretler içinde kalabileceğiniz bir film.

Revolver – Tabanca (2005)

15-10/12/revolver.jpg

Revolver için, özellikle suç filmleriyle ünlü Guy Ritchie’nin, değeri nedense pek bilinmeyen filmi, diyebiliriz. Başlangıçta oldukça standart bir suç filmi gibi gözükse de, ilerledikçe oldukça karmaşık bir psikolojik gerilime dönüşen filmi, kaçırmamanızı öneririz.

Total Recall – Gerçeğe Çağrı (1990)

15-10/12/total.jpg

Gelecekte geçen hikayede kahramanımız Douglas, hayatından pek memnun olmayan bir işçidir. Günün birinde Mars gezegenine sanal bir yolculuk programına katılmaya karar verir. Yaptığı bu yolculuk, kahramanımızın çok farklı yönlerini açığa çıkartacaktır. Arnold Schwarzenegger’in başrolde olduğu, bir döneme damga vurmuş bu bilimkurgu filmi, özellikle hayalle gerçeğin birbirine geçtiği, izlerken kafanızı oldukça karıştırabilecek bir hikayeye sahip. 2013 yılındaki tekrar çevriminden de uzak durmanızı öneririz.

:: Bu filmlerden hangilerini izlediniz?




yazarVolkan Bilgin

14 yıldır profosyonel olarak bilişim sektöründe çalışan Volkan tam bir teknoloji meraklısı, sinema tutkunu, oyun bağımlısı. Bir çok teknolojinin çıkışına şahitlik eden Volkan ayrıca müzik, resim ve heykelle de uğraşıyor.
Yazarın diğer haberlerine ulaşmak için tıklayın.

Yeni ! ShiftDelete.Net ya da SDN Forum hesabınız ile yorum yaparak yorumlarınızın rumuzunuz ile yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Giriş için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

18 yorum - “Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5”

  1. SDN Okuru dedi ki:

    Devam ettirilsin bu seri

  2. SDN Okuru dedi ki:

    the prisoner 2009 unutulmuş

  3. SDN Okuru dedi ki:

    Beyin yanması mi istiyorsunuz predestination – paralel evren izleyin

  4. SDN Okuru dedi ki:

    interstellar yeri ayrıdır marsli da guzeldir ikisi ayrı konudur kıyaslama yapamayız

  5. SDN Okuru dedi ki:

    Yeter da hücre kalmadı 😀

  6. SDN Okuru dedi ki:

    Total Recall filminin 2012 uyarlamasi uzak durulacak kadar kötü değil ancak orjinalini tutmaz

  7. SDN Okuru dedi ki:

    gözlerini aç flimin ismi degil sanki vanilla sky degil mi

  8. SDN Okuru dedi ki:

    Battlship ve transformens

  9. SDN Okuru dedi ki:

    Bu nasıl bi başlıktır abi…

  10. SDN Okuru dedi ki:

    inception intersteller vs bunlarıda eklerseniz bazı listede haketmeyen filmler var

  11. SDN Okuru dedi ki:

    Marsli nin kitabini okumus biri olarak filmide kitabi da muthisti kesinlikle yildizlararasindan sonraki favori filmim budur arkadas

  12. SDN Okuru dedi ki:

    Basit ve anlaşılır filmler yahu sizin beyin iphone işlemcisi seviyesinde falan mıdır nedir

  13. SDN Okuru dedi ki:

    ***** nerde? 🙂

  14. leylaley dedi ki:

    Evet total recalli bende izlemistim hic fena ***** en cok efektlerini begenmistim guzeldi yani.

  15. Mehmet.Yildiz dedi ki:

    Total Recall filminin 2012 uyarlamasi da gercekten iyiydi. Aksiyon dolu, efektleri, oyunculuklari vs iyiydi. En azindan ben sevdim

  16. neet dedi ki:

    contact cok saglam bir filmdir keza interstellar ve suan gosterimde ki martian(marsli) filmine de gitmeyi dort gozle bekliyorum.

  17. Troob dedi ki:

    neredeyse hepsini izlemis biri olarak pekte hucrelerimin oldugunu dusunmuyorum.. filmlerden sonra hic vay be nasil filmdi falan da demiyorum

" Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5 konulu haberimizde ShiftDelete.Net olarak sizlere Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5 ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Hemen yukarıda Beyin Hücrelerimizi Öldüren Filmler! Bölüm #5 ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "