RIM, BlackBerry BBX’i Tanıttı

Research In Motion, BlackBerry DevCon Americas 2011’de, kullanıcıları, cihazları, içerikleri ve hizmetleri birbiri ile bağlantı kurması için BlackBerry platformunun ve QNX platformunun en iyilerini bir arada sunan gelecek nesil mobil platformu BlackBerry BBX‘i tanıttı.

RIM buna ek olarak, BlackBerry akıllı telefonları ve tabletleri için WebWorks, BlackBerry PlayBook için Native SDK ve BlackBerry PlayBook OS 2.0 Beta’da Android uygulamalarını destekleyen bir dizi geliştiricilere yönelik araç güncellemelerini de duyurdu.

RIM ayrıca geliştiricilere BlackBerry uygulamalarını hem bugün hem de gelecekte nasıl geliştirip bundan nasıl fayda sağlayabilecekleri konusunda bilgiler paylaştı.

RIM Başkanı ve Co-CEO’su Mike Lazaridis; “Günde yaklaşık 5 milyon BlackBerry uygulamasının indirilmesine paralel olarak müşterilerimiz BlackBerry’yi geliştiriciler için en kârlı platformlardan biri haline getirdi” diye konuştu ve sözlerine şöyle devam etti: “BlackBerry ve QNX platformları gelecek nesil BBX platformuna geçerken, geliştiricilere DevCon’da daha zengin uygulamalar geliştirmeleri için gereken araçları ve akıllı telefon ve tablet uygulamalarını en iyi şekilde nasıl geliştireceklerine dair yol gösteriyoruz.

{pagebreak::BlackBerry BBX}

BlackBerry BBX

BBX platformu, BBX-OS’yi kapsayıp BlackBerry bulut hizmetleri sağlayacak ve hem HTML5 hem de yerel geliştiriciler için geliştirme ortamlarını destekleyecek.

BBX ayrıca bugün–Native SDK, Adobe Air/Flash ve WebWorks/HTML5’in yanı sıra Android uygulamaları için BlackBerry Runtime dâhil mevcut olan BlackBerry PlayBook araçların herhangi birini kullanarak geliştirilen uygulamaları gelecekteki BBX tabanlı tablet ve akıllı telefonlarda da destekleyecek.

BBX’de ayrıca tanıtımı ilk kez yapılan gelişmiş grafikler için yeni BlackBerry Cascades UI Framework yer alıyor. Aynı zamanda uygulamalar ile sürekli açık Push hizmetleri, BBM™ Sosyal Platformu ve daha fazlası arasında derin entegrasyon dâhil pek çok gelişmiş özelliklere olanak vermek için “Super App” yetenekleri de destekliyor.

{pagebreak::BlackBerry WebWorks}

BlackBerry WebWorks

Mevcut akıllı telefonları (BlackBerry 6 ve BlackBerry 7 OS) ve BlackBerry PlayBook’u destekleyen uygulamalar geliştirmek isteyen geliştiriciler bunu HTML5, CSS ve JavaScript üzerinde inşa edilmiş uygulamaları destekleyen BlackBerry WebWorks ile yapabilecekler.

En son sürüm, BlackBerry WebWork SDK 2.2 (hem akıllı telefonları hem de tabletleri destekliyor) hazır olup PlayBook OS SDK, PlayBook Simulator ve daha fazlası için yeni güncellemeler içeriyor.

BlackBerry WebWorks API’ler, geliştiricilere uygulamalarını derleme veya simülatör kullanma gereği olmadan birden çok platform ve cihaz üstünde deneme ve problem taramadan geçirme olanağı veren bağımsız, yüksek duyarlıklı arama motoru-benzeri emülasyon aracı olan Ripple Emulatör tarafından destekleniyor.

Beta sürümü hazır olan Ripple Emülatör RIM’in WebWorks Geliştirici sitesi http://developer.blackberry.com/html5 adresinden indirilebilir.

{pagebreak::Zengin İçerikli, Hızlı ve Akıcı Uygulamalar}

Zengin İçerikli, Hızlı ve Akıcı Uygulamalar

RIM ayrıca, BlackBerry PlayBook (1.0 altın sürüm) için Native SDK’yi duyurdu. Native SDK geliştiricilerin yüksek performanslı, çoklu kullanımlı, yerel C/C++ uygulamaları geliştirmelerine ve gelişmiş 2D ve 3D oyunları ile OpenGL ES 2.0 ve Open AL erişimli diğer uygulamaların yanı sıra özel uygulamalar yaratmasına da olanak sağlıyor. Native SDK ile geliştirilen uygulamalar BlackBerry PlayBook üstünde çalışabilecek ve daha sonra BBX tabanlı tablet ve akıllı telefonlarla da uyumlu hale gelecek.

Native SDK, geliştiriciler açısından BlackBerry PlayBook için oyun uygulamaları geliştirmek ve taşımak açısından oldukça cazip. Tanınmış oyun yayıncıları, geliştiriciler ve büyük oyun motoru şirketleri kendi oyunlarının adlarını ve uygulamalarını şimdiden platforma getirmeye başladılar bile.

Mobilde en büyük ve en hızlı büyüyen çapraz-platform sosyal oyun ekosistemi Scoreloop`un beta sürümü şimdi BlackBerry® Beta Zone’da Native SDK için hazır bulunuyor. Scoreloop SDK, geliştiricilere kendi yerel PlayBook uygulamaları içine sosyal yetenekleri kolayca entegre edebilmeleri için gerekli olan tüm ihtiyaçları sağlıyor ve aynı zamanda Leaderboards, Oyun Sorgulama, Ödüller&Kazanımlar ve Oyuncu Profili’ni destekliyor.

{pagebreak::BlackBerry Cascades}

BlackBerry Cascades

RIM Native SDK’nın gelecek sürümünde yer alacak zengin bir kullanıcı arabirimi çerçeve çalışması olan BlackBerry Cascades’ı anlattı.

Cascades, yeni bir tasarım merkezli mobil uygulama neslini duyuruyor ve geliştiricilere özel yerleştirme, animasyonlar, efekt ve 3D grafikli, görsel olarak çarpıcı arayüzler oluşturmak için olağanüstü bir özellik seti sağlıyor.

Güçlü bir gömülü çekirdek kullanıcı arayüz bileşenleri seti ile birleşmiş olan bu özellikler, BlackBerry ile gelecekteki BBX tabanlı tablet ve akıllı telefonlar için yenilikçi kullanıcı arayüzlerine sahip güzel yerel uygulamalar geliştirilmesini kolaylaştıracak.

{pagebreak::Adobe AIR 3.0 Desteği}

Adobe AIR 3.0 Desteği

Adobe Flash geliştiricilere BlackBerry PlayBook için, arka plandaki işletim sistemi ile bütünleşik olabilen ve ileride BBX tabanlı tabletler ve akıllı telefonlarla desteklenecek çarpıcı görsellikte ve oldukça işlevsel uygulamalar geliştirmelerine imkan tanıyor.

BlackBerry PlayBook şimdi yeni Adobe AIR 3.0 runtime’ı destekliyor. Desteklenen özellikler arasında yazılımcılara hassas bilgileri cihaz üzerinde şifreleyip güvenli şekilde saklama imkanı ile şifreleri, anahtarları ya da kredi kartı bilgilerini uygulamada güvenle depolama imkanı tanıyan Advanced Encryption Standard (AES-İleri Şifreleme Standardı) kullanma imkanı veren Encrypted Local Store (Şifreli Yerel Depolama); yazılımcıların yerel metin kontrolü ve bu kontrollerin yerel etkileşim davranışlarından faydalanmasına imkan tanıyan StageText; kullanılabilirliği artırmak için uygulamalara gömülü çoklu dokunma ve jestlerin yanı sıra bir çok farklı özellik bulunuyor.

{pagebreak::PlayBook OS 2.0 – Developer Beta }

PlayBook OS 2.0 – Developer Beta

RIM, BlackBerry PlayBookOS 2.0’ın Developer Beta sürümünü tanıttı. Developer Beta geliştiricilerin Android uygulamalarını kolayca ve hızlıca BlackBerry PlayBook tabletlere taşımasına imkan tanıyan Android uygulamaları için BlackBerry Runtime ve Android Development Tools (ADT) için BlackBerry eklentisi bulunuyor.

Android geliştiricileri Android uygulamalarını online olarak BlackBerry Packager for Android Apps kullanarak da BlackBerry PlayBook için yeniden derleyebilecekler.

Bu ağ aracı yazılımcılara süreç boyunca adım adım rehberlik ederek uygulamalarını herhangi bir araç indirmeden PlayBook uyumluluğu için test etmelerine ve yeniden derleyip BlackBerry App World‘e sunmak üzere imzalamalarına imkan tanıyor.

Android uygulamaları için geliştirilen BlackBerry Runtime ile bağlantılı araçlar Android uygulama geliştiricilerin pazarlarını kolaylıkla genişletip BlackBerry PlayBook kullanıcılarına da hitap etmekle birlikte aynı zamanda uygulama pazarı potansiyelini de artırıyor.

BlackBerry PlayBook 0S 2.0 Developer Beta aynı zamanda Adobe Air 3.0, Adobe Flash 11 ve ek bir yazılım yüklemeden hızlandırılmış donanımlı 3D grafiklerini tarayıcıya ulaştıran yeni bir web teknolojisi olan WebGL’yi de destekliyor. Uygulama geliştiriciler, BlackBerry WebWorks uygulamasıyla birlikte zengin, interaktif, 3D grafikleri oluşturabilecekler.

{pagebreak::BlackBerry Runtime}

BlackBerry PlayBook OS 2.0- Developer Beta ve Android uygulamaları için geliştirilen BlackBerry Runtime ile bağlantılı araçlar hakkında daha fazla bilgi için lütfen https://bdsc.webapps.blackberry.com/android/bpaa/ sayfasını ziyaret ediniz.

RIM, aynı zamanda popüler Open Source (açık kaynak) kütüphanelerini BlackBerry PlayBook platformuna taşıyan BlackBerry Open Source Initiative’i duyurdu.

Bu kütüphaneler şu anda Bullet Physics ve Box2DX gibi fizik motorlarında, Lua gibi betik dilinde, OpenAL and SDL gibi multimedya kütüphanelerinde, Cocos2DX gibi oyun çerçevelerinde ve Boost ile Qt gibi genel amaçlı kütüphanelerde bulunuyor.

Geliştiricilerin hızlı bir şekilde başlamak için kullanabilecekleri bir dizi kod örnekleri ve GamePlay adlı yeni bir 3D yerli oyun çerçevesi de ayrıca Open Source lisansı altında mevcut.

 

Adobe Photoshop & Premiere 10’u Deneyin!

Adobe, geçtiğimiz ay Photoshop Elements ve Adobe Premiere Elements’in yeni sürümünü tek pakette sunacağını  açıklamıştı. Ekim ayı ortalarında da deneme sürümünün piyasada olacağını belirten Adobe, geçtiğimiz günlerde yeni sürümü indirmeye açtı. Şimdi dilerseniz 10. sürüm ile birlikte gelen yeniliklere bir göz atalım:

Akıllı fırça

Akıllı fırçaya eklenen 3 (doku, renktonu, sanatsal) yeni ayar ve 30 yeni seçenek ile fotoğraflarınızın belirli bölümlerine efektler ekleyebilirsiniz.

Orton seçeneği

Kılavuzlu paneline eklenen Orton seçeneği ile rüya benzeri bir efekt oluşturabilir, Alan Derinliği seçeneği ile fotoğraflarınızın istediğiniz bölümünü önplana çıkarabilir, Resim Yığını seçeneği ile de fotoğraflarınızı kolaj sekline çevirebilirsiniz.

Yazım aracı

Yazım aracına eklenen yeni seçenekler ile metinlerinizi istediğiniz yönde, belirlediğiniz şekillerle yazabilir, fotoğraflarınıza estetik kazandırabilirsiniz.

Anlık arama

Düzenleyiciye eklenen anlık arama seçeneği ile fotoğraflarınıza görsel benzerlik, nesne ve yinelenen fotoğraf araması şeklinde 3 değişik şekilde kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Facebook ve Youtube

Video kliplerinizi içe aktararak Facebook ve Youtube sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Paylaşılan fotoğraflar

Facebook’ta paylaşacağınız fotoğraflar için Facebook Arkadaş Listesini İndir seçeneğini kullanarak kolaylıkla arkadaşlarınızı etiketleyebilirsiniz.

Yeni kırpma kılavuzları

Yeni Kırpma kılavuzlarını [altın oran (kırpma işleminde fotoğraflarınızın boyutu değişmez) ve üçüncüler oran] kullanarak fotoğraflarınızı daha ilginç hale getirebilirsiniz.

Kaydır ve yakınlaştır aracı

Yeni eklenen kaydır ve yakınlaştır aracı ile fotoğraf ve videolarınıza kolay kaydırma ve yakınlaştırma efekti uygulayabilirsiniz.

{pagebreak::2}

Yeniliklere yakından bakalım

Bu videomuzu izleyerek yenilikleri uygulamalı olarak görebilirsiniz.

#video_915# 

Sistem Gereksinimleri:

WINDOWS

  • 2 GHz veya daha hızlı işlemci ve SSE2 desteği; HDV veya AVCHD düzenleme ve Blu-ray veya AVCHD dışa aktarma için çift çekirdekli işlemci gerekir
  • Microsoft Windows XP Service Pack 2, Windows Media Center, Windows Vista® (tüm uygulamalar 32-bit işletim sistemlerinde yerel olarak ve 64-bit işletim sistemlerinde 32-bit uyumluluk modunda çalışır) veya Windows 7 (Adobe Premiere Elements Editor 32-bit ve 64-bit işletim sistemlerinde yerel olarak çalışır; tüm diğer uygulamalar 32-bit işletim sistemlerinde yerel olarak ve 64-bit işletim sistemlerinde 32-bit uyumluluk modunda çalışır)
  • 2 GB RAM
  • Uygulamaları yüklemek için 7GB kullanılabilir sabit disk; içeriği yüklemek için ek 5GB gerekir
  • En yeni güncelleştirilmiş sürücüleri içeren grafik kartı
  • 16 bit renkli video kartı ile renkli ekran
  • 1024×768 ekran çözünürlüğü
  • Microsoft DirectX 9 veya 10 uyumlu ses ve ekran sürücüsü
  • DVD-ROM sürücü (DVD disklere yazmak için uyumlu DVD yazıcı gerekir; Blu-ray disklere yazmak için uyumlu Blu-ray yazıcı gerekir)
  • Dijital 8 DV veya HDV video kamera bağlamak için DV/i.LINK/FireWire/IEEE 1394 arabirimi veya USB üzerinden DV uyumlu video kamera bağlamak için USB2 arabirimi
  • QuickTime 7 yazılımı
  • Windows Media Player (Windows Media formatları içe/dışa aktarılıyorsa gerekir)
  • Internet tabanlı hizmetler için Internet bağlantısı gerekir

MAC 

  • Çok çekirdekli Intel® işlemci
  • Mac OS X v10.5.8 – v10.7 (tüm uygulamalar 32-bit işletim sistemlerinde yerel olarak ve 64-bit işletim sistemlerinde 32-bit uyumluluk modunda çalışır)
  • 2 GB RAM
  • Uygulamaları yüklemek için 7GB kullanılabilir sabit disk; içeriği yüklemek için ek 5GB gerekir
  • En yeni güncelleştirilmiş sürücüleri içeren grafik kartı
  • 1024×768 ekran çözünürlüğü
  • DVD-ROM sürücü (DVD disklere yazmak için uyumlu DVD yazıcı gerekir; Blu-ray disklere yazmak için uyumlu Blu-ray yazıcı gerekir)
  • Dijital 8 DV veya HDV video kamera bağlamak için DV/i.LINK/FireWire/IEEE 1394 arabirimi veya USB üzerinden DV uyumlu video kamera bağlamak için USB2 arabirimi
  • QuickTime 7 yazılımı
  • Internet tabanlı hizmetler için Internet bağlantısı gerekir

:: Adobe’un yeni ürünlerini beğendiniz mi?

Yazan: Erkan Calp
 

Edimax BR-6258n İnceleme

Teknolojinin uçma seviyesinde ilerlediği günümüzde, bildiğiniz gibi çeşit çeşit ürünler akıllı cihaz haline geliyor. Akıllı cihazların da yeterince akıllı olabilmeleri için internet bağlantısının olması gerektiğini biliyorsunuz.

Cihazlar akıllanıyor, akıllanan cihazlar internet ihtiyacı duyuyor, internet ihtiyacı olunca daha çok kablolu / kablosuz ağa ihtiyaç oluyor… Edimax’in BR-6258n model routerı, ağ bağlantısı ihtiyacını çözümlemek amacıyla sunulan bir ürün. Şimdi Edimax’i biraz da yakından tanıyalım.

{pagebreak::2}

Edimax BR-6258n, ilk bakışta bir hayli küçük olmasıyla dikkat çeken bir ürün. Sadece 51 x 42 x 17 mm boyutlarında olan ürün, herhangi bir yere yerleştirdiğiniz zaman, orada olduğunu bile unutturabilecek kadar küçük. Bu kadar ufak bir kasanın üzerinde, 2 tane ethernet portunu üzerinde barındırıyor. Bu portlardan bir tanesi WAN girişini sağlarken, diğeri ise standart ethernet çıkışını sağlıyor.

Ürünün içerisinden çıkan güç kablosu, standart USB bağlantısı şeklinde tasarlanarak beraberinde USB adaptör getirmesi sağlanmış. Bu tasarımın çok sayıda artısı var aslında. Adaptör kablosunun routera giren ucu, günümüz akıllı telefonlarda kullanılan çıkışın bire bir aynısı. Böylece çok sıkıştığınızda geçici olarak bu kabloyu alabiliyorsunuz. Ayrıca eğer bilgisayara yakın bir yerde kullanacaksanız, direk olarak USB portuna bağlayarak gerekli gücü sağlayabilirsiniz. Böyle bir bağlantı sağladığımızda ise hem elimizde bir tane fazladan USB adaptörü olacak, hem de prizde yer açılmış olacak. Çok yönlü kullanım dedikleri böyle bir şey olsa gerek 🙂

{pagebreak::3}

BR-6258n’in üst tarafında yer alan 4 tane LED uyarı ışığı, ethernet, internet, kablosuz ağ ve güç bağlantılarının durumlarını gösteriyor. LED’ler ile ilgili ufak bir sıkıntı, alanın çok dar olması sebebiyle ışıklarının birbirlerini etkiliyor olması. Yani eğer WAN ışığı yanıyorsa, karanlıkta LAN ve WLAN ışıklarının da yandığını sanabiliyorsunuz. Bu, çok da büyük bir problem değil tabi ki.

Sol yanda yer alan WPS tuşu, destekleyen cihazlar ile sıfır ayar ile ağ kurulumu yapmanıza olanak sağlıyor. BR-6258n, aynı zamanda Universal Repeater olarak da kullanılabiliyor. Bu özellik sayesinde kablosuz ağınızı, güç haricinde başka kabloya bağlı kalmadan genişletebiliyorsunuz.

{pagebreak::4}

150 Mbps kablosuz bağlantı hızını destekleyen ürün, Virtual Server ve DMZ desteklerini de beraberinde getiriyor. Kablosuz ağ cihazlarında artık standart olan WEP, WPA ve WPA2 güvenlik özelliklerini de desteklediğini belirtmeden geçmeyelim. Kutu içerisinden çıkan mini CD aracılığıyla çok kolay bir kuruluma sahip olan ürün, Türkçe desteği de sunuyor.

Kaliteli ve kullanımı kolay ağ ürünleriyle dikkat çeken Edimax, bir kere daha kalitesini konuşturarak oldukça hoş bir ürün ile karşımıza çıkmış. 60 lira seviyesindeki fiyatıyla keseye zararsız olan BR-6258n, küçük boyutuna rağmen çok iş başarabiliyor. İhtiyaçlarınızı göz önünde bulundurarak, Edimax BR-6258n’i rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Edimax BR-6258n

Router

Kablosuz desteği: 802.11n

Kablosuz maksimum hızı: 150 Mbps

WPS tuşu: Var

Türkçe dil desteği: Var

Kolay kurulum sihirbazı: Var

Güvenlik desteği: WPA, WPA2, WEP

Boyutlar: 51 x 42 x 17

Anten: Dahili

Bilgi için: Edimax
Telefon: 0212 312 50 00

:: Evinizdeki kablosuz ağın kapsama alanı size yetiyor mu? Universal Repeater cihazına ihtiyaç duyuyor musunuz?

 

Buzdağları Kutuplardan Taşınabilir Mi?

Dassault Systèmes ve National Geographic Film işbirliğiyle hazırlanan “Buzdağı Projesi” belgesel filminin Türkiye gösterimi, 19 Ekim’de İstanbul Astoria Cinebonus’da yapıldı.

Filmde Dassault Systèmes teknolojileri kullanılarak Fransız mühendis Georges Mougin’in 40 yıldır hayalini kurduğu “Buzdağı Projesi”nin 3 boyutlu sanal gerçeklik ortamlarında nasıl simüle edildiği detaylarıyla anlatılıyor.

#video_914#

Su sıkıntısı yaşayan ülkelere buzdağlarını yüzdürerek temiz su taşımayı hedefleyen Fransız mühendis Georges Mougin’in 40 yıllık hayalinin ve çalışmalarının anlatıldığı belgesel filmde, Dassault Systèmes’in projeyi çarpıcı çözüm ve teknolojilerini kullanarak 3 boyutlu simülasyonlarla test etmesine yer veriliyor.

Türkiye’de izleyiciyle buluşan belgesel filmde Kanada’nın Newfoundland kıyılarındaki dev buzdağlarının büyük römorkörlerle çekildiğini gösteren animasyonlarda, ağırlıkları 100 milyon tona ulaşan buzdağları uzun mesafeler boyunca minumum kayıpla taşınmaya çalışıyor.

Antarktika’da her yıl ağırlıkları 180 bin ile 30 milyon ton arasında değişen en az 40 bin buzdağı olduğu biliniyor. 30 milyon tonluk bir buzdağı 30 milyar litre içme suyu anlamına geliyor ki bu miktar 555 bin kişinin 1 yıllık içme suyu demek.

Buzdağlarından içme suyu elde etme fikri yeni bir düşünce değil, 1970’lerden bu yana mühendisler ve araştırmacılar tarafından inceleniyor. Ancak o tarihlerde, bu dev buzdağlarını, erimeden ya da devrilip dev dalgalara yol açmadan kıtalararası yolculukla hareket ettirmenin mümkün olup olamayacağı öngörülemiyordu.

Georges Mougin bu çarpıcı projesi üzerinde 1970’lerde çalışmaya başladı ancak Mougin’in projesinin ekolojik, finansal ve teknik yönden geçerliliğinin ispatlanması ancak 2009’da Dassault Systèmes’in teknoloji desteğiyle mümkün oldu.

{pagebreak::141 günde Kanarya Adaları’na taşındı}

Dassault Systemes’in simülasyonlarında 7 milyon ton ağırlığında, 163 metre derinliğinde, 236 metre uzunluğunda ve 189 metre genişliğinde sanal bir buzdağı kullanıldı.

Her simülasyon yıl boyunca kaydedilen meteorolojik ve oşinografik veriler ışığında hazırlandı. Sanal simülasyonlarda rüzgar yönü ve gücü, deniz hareketleri ve sıcaklığı gibi veriler de kullanılarak gerçeğe en yakın ortamlar yaratıldı.

Simülasyonlarda buzdağları römorkörler tarafından rüzgar gücünden yararlanılarak saatte 1.8 km hızla taşındı. Dassault Systemes’in 3 boyutlu simulasyonu sonucunda buzdağlarının Kanarya Adaları’na toplamda 141 günde taşınabileceği ve bu yolculukta buzdağlarının sadece yüzde 38’inin eriyeceği hesaplandı.

Dassault Systèmes’in dev buzdağlarının büyük römorkörlerle çekilmesini gösteren 3 boyutlu animasyonları 0 bütçe ve 0 riskle hazırlandı. Oysa bu çalışma reel bir ortamda test edilseydi, projenin sadece test aşaması için yaklaşık 8 milyon euro’luk bütçe gerekiyordu.

Belgesel film gösterimi öncesinde bir konuşma yapan Dassault Systemes Ülke Satış Müdürü Burak Süsoy, Dassault Systèmes’in “İnovasyon Tutkusu” (Passion for Innovation) başlığı altında bir çok destek çalışması bulunduğunu, “Inovasyon Tutkusu” sponsorluk programında Dassault Systemes’in sunduğu teknolojilerle insanların hayallerini gerçekleştirmelerine destek olunduğunu söyledi.

Bunlardan birinin de Buzdağı Projesi olduğunu söyleyen Süsoy sözlerine şöyle devam etti: “Dassault Systèmes Buzdağı Projesi’nde özel çözümleri ve teknolojileriyle yer alıyor. Georges Mougin’in 40 yıllık çalışmalarını CATIA, SIMULIA, DYMOLA ve 3DVIA isimli çözümlerimizden yararlanarak 3 boyutlu olarak modelleyip, simule ettik. Böylece milyonlarca tonluk bir buzdağını eritmeden Kanada’nın Newfoundland kıyılarından Kanarya Adaları’na sanal olarak taşıdık.

Bugün bile Mougin’in hayaline ‘imkansız’ diyecek milyonlarca insan çıkabilir. Oysa Dassault Systèmes olarak biz hiçbir projeyi ‘imkansız’ görmüyoruz. İşte bu nedenle Georges Mougin’in hayalini bir inovasyon projesi olarak ele alıp, gerçekleşme ihtimalini görmek istedik” diye konuşan Süsoy, “Buzdağı Projesi’nde Dassault Systèmes mühendisleri tarafından hava şartlarından, römorkörlerin çekme kuvvetine; taşınacak buzdağının şeklinden, rüzgarın kuvvetine kadar pek çok detay 3 boyutlu olarak modellendi, simule ve analiz edildi. Sahip olduğumuz ileri teknolojileri bu ilginç ve farklı projenin fizibilite çalışmalarını simüle etmek için kullandık” dedi.

{pagebreak::Suya alternatif üretmek mümkün değil}

Suya alternatif üretmek mümkün değil

Günümüzde 1 milyardan fazla insan içme suyu kaynaklarına erişemiyor. Dünyada 2.5 milyar insan ise su arıtma sistemlerine sahip değil.

Bu durum topraktan ürün alınamaması ve beslenme bozuklarıyla beraber hastalıklara yol açıyor.

Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı rakamlara göre Avrupa nüfusunun yüzde 20’si su sıkıntısı yaşamaya başladı bile.

Bu durumun 2050’de ‘mavi altın’ olarak adlandırılan su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle yeni bir dünya savaşına yol açması bekleniyor.

Petrol ve gaz gibi, su da kaybolmakta olan bir kaynak ancak diğerlerinin aksine suya bir alternatif üretmek mümkün değil…

:: Sizce buzdağlarını sıcak bölgelere gemilerle çekmek mantıklı mı?

Bir İş Fikrin Varsa Adresin Avea!

Avea’nın Stratejik Ortaklık Programı’nın açılış konuşmasını yapan Avea CEO’su Erkan Akdemir, Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon kişinin işsiz olduğunu belirterek girişimciliğin işsizliği önlemedeki rolüne dikkat çekti.

Avrupa ülkelerinden de örnekler veren Akdemir, 25 yaş altı dikkate alındığında İspanya‘da işsizliğin %50‘lere kadar çıktığını Avrupa ortalamasının da %20’lerde olduğunu söyledi.

Türkiye’de şirket kuran kişi sayısının %4’lerde kaldığını söyleyen Akdemir, bu oranın ABD’de %12’leri bulduğunu söyleyerek daha fazla kişinin iş kurmasını teşvik edilmesi için Avea’nın yaptığı çalışmalardan bahsetti.

Mobil teknolojilerle ilgili girişimciler için 25 milyon TL harcayarak bir GSM test laboratuvarı kuran Avea bu konuda liderliğini sürdürüyor. 210 kişinin çalıştığı Ar-Ge merkezinin yıllık 35 milyon TL bütçesi bulunuyor.

Avea Stratejik Ortaklık Programı ile büyümek için finansman ve pazarlama gibi konularda desteğe ihtiyaç duyan firmalara yardım etmeyi amaçladıklarını söyleyen Akdemir, Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı Ar-Ge merkezine sahip olan Avea’nın programına dahil olan firmalara kuluçka merkezi desteği, pazarlama ve yatırım desteği, eğitim ve sertifika programları ile gelişim ve bilgilendirme desteğinin yanı sıra lokal ve global pazarlara açılım konusunda işbirliklerinin sağlanması gibi faydalar sunacaklarını söyledi.

Ülkemizin büyüme ve kalkınmasını çok daha iyi noktalara taşıması için daha fazla girişimciliğe ihtiyacı olduğunun altını çizen Akdemir kriz dönemlerinde bile yatırımlara ara vermediklerini belirterek girişimci sayısının artmasının işsizlik sorununa da önemli bir çözüm merkezi oluşturabileceğini düşündüğünü söyledi.

:: Siz de kendi işinizi kurmak ve bir girişimci olmak istiyor musunuz?

Microsoft Uyarıyor

Microsoft Türkiye, Microsoft’un bir test üzerine çalıştığı ve gelen bu e-postayı başkalarına iletirseniz çek göndereceğine yönelik gelen e-postalar’ın tamamen gerçek dışı olduğunu basına duyurdu. Bu tarz söylemlerin kötü niyetli kişilerce internet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşmak amacıyla hazırlandığı belirtti.

Ayrıca Microsoft Türkiye, kötü niyetli kişilere karşı internet kullanıcılarının daha dikkatli olması konusuna parmak bastı.

:: Güvenmediğiniz e postaları açıyor musunuz?

 

Hepsiburada 2011 Yarıyıl Raporu’nu Açıkladı

Hepsiburada.com, aldığı düzenli rapor yayınlama kararına göre, ilk olarak Şubat 2011’de “Hepsiburada.com 2010 Raporu”nu yayınladı.

”Hepsiburada.com 2011 1. Çeyrek Yıl Raporu”nun ardından şimdi de ”Hepsiburada.com 2011 Yarıyıl Raporu”nu yayınlıyor.

Türkiye’de online alışveriş yapan 6 milyon insanın, 3.3 milyonu Hepsiburada.com üyesi. Dolayısıyla, Hepsiburada.com raporu, Türkiye’nin online alışveriş alışkanlıklarını göstermesinin yanı sıra, sunulan rakamlar ile e-ticaret sektörüne ışık tutması açısından da büyük önem taşıyor.

Hepsiburada.com 2011 Yarıyıl Raporu ve raporun anlattıkları ve 2011 1. Çeyrek Yıl Raporu’na göre artış ve büyüme rakamları ile birlikte aşağıda yer alıyor.

{pagebreak::2}

HEPSİBURADA.COM 2011 Yarıyıl Raporu

2011 ilk 6 ayda kazanılan yeni üye sayısı : 300 bin

Toplam üye sayısı : 3.3 milyon

Aylık ortalama ziyaret sayısı : 13,5 milyon

Ziyaretçilerin sitede kalma süresi : Ortalama 10 dakika

Sitede yer alan ürün sayısı : 350.000’nin üzerinde

Sitede en çok aranan kelimeler :

  • I Phone 4
  • Denge Bilekliği
  • Nokia C5-03
  • Samsung Galaxy S II
  • Blackberry Curve

En çok ziyaret edilen ürünler :

  • Nokia C5-03
  • Samsung S5620
  • I Phone 4 16GB
  • Arnica Bora
  • HTC Desire

Aylık gönderilen toplam ürün sayısı : 550 Bin adet

{pagebreak::3}

Satış bazında en çok artış kaydedilen kategoriler:

  • Kozmetik %90
  • Giyim %80
  • Gıda %70
  • Anne & Bebek %50

En çok satan ürünler

  • Camera-bag CB001 Fotoğraf Makinesi Çantası 
  • Nokia 6303i 
  • Samsung S5620 Monte 
  • Sweat Sauna Eşofmanı 
  • Samsung ST80 14.2MP 3″ Dokunmatik LCD Wi-fi Dijital Fotoğraf Makinesi 
  • Fujifilm AV150 14.0MP 2.7″LCD Dijital Fotoğraf Makinesi 
  • Nokia C5-03 
  • Philips Genie 18 W Enerji Tasarruflu Ampul 
  • Ravel Deri Body ( Ağırlık ) Eldiveni 
  • Pastel Oje 

En çok yorum alan ürünler

  • Samsung S5620 Monte
  • Nokia 5800 Xpressmusic Nokia C5-03
  • Samsung ST80 14.2MP 3″ Dokunmatik LCD Wi-fi Dijital Fotoğraf Makinesi
  • Arnica Bora 2400 Watt Elektrik Süpürgesi

{pagebreak::4}

Anadolu’da en fazla alışveriş yapan iller: 2011’in ilk yarısında aylık ortalama 550 bin ürün gönderildi. Büyük şehirler diye adlandırılan İstanbul, Ankara ve İzmir bu sıralamanın dışında tutulmuştur.

2011’in ilk yarısında en fazla alışveriş yapan iller:

1.BURSA
2.ANTALYA
3.KOCAELİ
4.BALIKESİR
5.MUĞLA
6.TEKİRDAĞ
7.MANİSA
8.KONYA
9.ZONGULDAK
10.HATAY
11.ADANA
12.ESKİŞEHİR
13.SAMSUN
14.AYDIN
15.İÇEL
16.ÇANAKKALE
17.EDİRNE
18.SAKARYA
19.DENİZLİ
20.KÜTAHYA
21.KAYSERİ
22.TRABZON
23.SİVAS
24.TOKAT
25.ERZURUM
26.KAHRAMANMARAŞ
27.DİYARBAKIR
28.AFYON
29.KIRKLARELİ
30.KASTAMONU
31.GAZİANTEP
32.ORDU

Satış bazında en çok artış kaydedilen iller: Aşağıdaki illerde %50’yi aşan büyümeler yaşandı. En çok artış Kilis ve Şanlıurfa‘da görüldü. 

1. KİLİS
2. ŞANLIURFA
3. ADANA
4. BAYBURT
5. IĞDIR
6. KARAMAN
7. KIRŞEHİR
8. ERZURUM
9. GAZİANTEP
10. HATAY

{pagebreak::5}

Hediye dönemlerinde verilen sipariş oranı

  • 2011 Mayıs döneminde, 2010 Mayıs dönemine göre; sipariş adedi ve ciro karşılaştırıldığında ev elektroniği- mutfak ürünleri-kozmetik- oyun-gıda ve bilgisayar kategorilerinde %60’ı aşan artışlar yaşandı.
  • 2010 yılına göre; Sevgililer Günü- Anneler Günü-Babalar Günü gibi özel günlerde gerçekleşen siparişlerde %50’ye varan artışlar yaşandı.

Ramazan verileri

  • 2010 yılı ramazan ayına göre kullanıcılar sahur vakitlerinde internette daha çok vakit geçirdiler. Geçen yıla oranla sahur vakitlerinde geçirilen sürede %25’in üzerinde bir artış yaşandı. Müşterilerin gezdiği ürün sayfasında geçirilen süre ise %30 oranında arttı.
  • Kadınlar, Ramazan ayında kişisel bakımlarına daha çok zaman ayırdılar. 2010 Ramazan ve 2011 Ramazan aylarını kıyasladığımızda giyim-gıda-kozmetik- ayakkabı & çanta kategorilerinde %50’nin üzerinde büyüme yaşandı.
  • Ramazan ayında; kitap- cep telefonu- araç bakım ürünleri-kol saati-parfüm-taşınabilir disk-ayakkabı-pilates ürünleri- kondisyon aletleri adet olarak en çok satılan ürünler arasında yer aldı.

Raporun Anlattıkları

  • 2011’in ilk yarısında üyelerimiz en çok kozmetik, giyim-ayakkabı, gıda, anne-bebek kategorilerinde geçen yıla oranla daha fazla alışveriş yaptı.
  • Türk insanının teknoloji merakı günden güne artıyor. Kullanıcılar telefon yerine yine akıllı telefonları tercih etti.
  • İnsanlar, en çok yeni ürünleri merak ediyor. Özellikle son dönemde trend olan denge bilekliği sitede en çok aranan ürünler arasında yer aldı.  
  • Kadınlar, uzun zamandır erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü online alışverişte ağırlığını ortaya koymaya devam ediyor. Geçen yıla oranla kadınların yaptığı alışverişlerde kozmetikte %90, giyim kategorisinde %80, gıda satışlarında %70, anne & bebek kategorisinde ise %50 oranında artış yaşandı.
  • Hepsiburada.com üyeleri 2011’in ilk yarısında yemek yemenin keyfine vardı. Gıda satışlarında %70 oranında artış yaşandı.
  • Kadınların kendi kişisel bakımlarına olan ilgisinin yanı sıra çocuklarına olan ilgisi de artış gösterdi. Anne & Bebek ürünlerinin satışında %50 oranında bir artış kaydedildi.
  • Anadolu’nun online alışverişte sahip olduğu pay sürekli artıyor. Anadolu, ilk 6 ay içerisinde % 50’yi aşan oranlarda artış kaydederek online alışverişte ağırlığını hissettirmeye devam ediyor.
  • Bu yıl en fazla online alışveriş yapan il Bursa oldu. Geçen yılın en fazla online alışveriş yapan ili Antalya, bu yıl ikinci sırada yer aldı.

:: Rapor hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

PlayStation TV Kasım’da Geliyor

Sony, içinde dahili PlayStation 3 bulunan PlayStation 3D Display, diğer bir adıyla da PlayStation TV’nin resmi çıkış tarihini açıkladı. Resmi PlayStation 3 blogundan yapılan açıklamaya göre PlayStation TV 13 Kasım‘da piyasaya çıkacak.

PlayStation 3’ün tüm nimetlerinden yararlanan ve 3D desteği olan ekranın en önemli özelliği çift görünümlü olması. SimulView ismindeki teknoloji sayesinde iki oyuncu aynı oyunu kendi ekranlarını görerek oynayabiliyor. Yani iki oyunculu oyunlarda ekran ortadan ikiye ayrılmıyor, onun yerine sağdaki ve soldaki oyuncular kendi görüntülerini görüyor.

2 Adet HDMI girişi bulunan 24 inç boyutundaki PlayStation 3D Display’in fiyatı ise 500 dolar. Pakete gözlük ve SimulView destekli Motorstorm Apocalypse dahil.

:: PlayStation 3D Display almayı düşünür müsünüz?

 

Turkcell Blog Ödülleri 2011 İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin en iyi blogları, Turkcell ana sponsorluğunda düzenlenen Turkcell Blog Ödülleri 2011’de belirlenecek. Okurlarının gücünü arkasına alan bloglar, 15 farklı kategorinin en iyileri olup blog dünyasının zirvesine yerleşmek için mücadele verecekler.

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, 2008 yılından bu yana her yıl düzenlenen Blog Ödülleri’nin (BÖ!) ana
sponsoru oldu. Türkiye’nin en iyilerinin belirleneceği yarışmada dereceye giren bloglar, internet kullanıcılarının elemesinden geçtikten sonra jüri tarafından seçilecek.

Yarışmacı ve oy sayısı her geçen yıl daha da artan Blog Ödülleri’nde kategorileri de blog okur-yazarları şekillendirdi ve Turkcell Blog Ödülleri 2011’de hangi kategorilerin yer alacağı geçtiğimiz günlerde belirlendi. Ayrıştırılan ve yeni eklenen kategoriler sayesinde bu yıl yarışan blogların çeşitliliği de artmış oldu.

{pagebreak::2}

Buna göre Turkcell Blog Ödülleri bu yıl Aile, Gezi, Haber-Gündem, Hobi, İş Dünyası, Kadın, Kişisel, Kültür-Sanat, Moda, Otomotiv, Oyun-Eğlence, Reklam-Pazarlama,
Spor, Teknoloji ve Yemek olmak üzere 15 ayrı kategoride verilecek. Ana sponsorluğunu Turkcell’in üstlendiği yarışmada Kişisel Bloglar kategorisinin sponsoru ise gnctrkcll.

Turkcell, Türkçe özgün içerik yayıncılığını destekliyor

İnternet kullanıcılarını blog yazmaya teşvik ederek sanal dünyada Türkiye kaynaklı özgün içeriğin artmasını hedefleyen Turkcell Blog Ödülleri, blogları iki aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçirecek. Her kategoride ilk 10’a girecek blogları internet kullanıcıları seçecek. Yani okuyucularının gücünü arkasına alan bloglar ilk elemeyi onların oylarıyla geçebilecekler. Ardından, sektörün başarılı isimlerinden oluşan jüri, ilk 10’a giren adaylar arasından her kategorinin ilk üçünü belirleyecek.

Başvurular 20 Ekim’de başlıyor

Turkcell Blog Ödülleri’ne başvurular, 20 Ekim 2011 tarihinden itibaren www.blogodulleri.com üzerinden yapılabilecek. Değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından ise kazananlar açıklanacak ve ödül töreni gerçekleştirilecek.

2008 yılından bu yana 3.751 blogun yarıştığı ve toplamda 89.811 oyun kullanıldığı Blog Ödülleri ile ilgili istatistiki bilgilere yarışmanın web sitesinden ulaşılabiliyor. Turkcell Blog Ödülleri’nde dereceye giren bloglar, hem okuyucuların hem de blog dünyası tarafından ödüllendirilmiş olmanın yanı sıra daha geniş bir medya görünürlüğü elde edecekler. Bu da onlara yeni okuyucu kitlelerine ulaşmak ve çeşitli iş birlikleri için referans sağlayacak.

:: Sizce bu senenin kazananı kim olacak?

 

Android 4.0’ı Ne Zaman Kullanacağız?

Dün yapılan Android 4.0 tanıtımından sonra çoğu kullanıcının kafasında oluşan soru işaretinin cevabı, hemen hemen tüm telefon üreticileri tarafından verildi. “Yeni Android benim telefonumda çalışacak mı?” sorusunu cevaplayan telefon üreticileri, genel olarak 2011’de geçmeyi düşünmediklerini belirttiler. İşte üreticilerin Android 4.0: Ice Cream Sandwich’in geleceği hakkındaki açıklamaları…

{pagebreak::2}

Motorola

Tanıtımı henüz yapılan Motorola Droid Razr’ın 2.3.5 sürümüyle çıkacağını yazmıştık hatırlarsanız. Droid Razr’ın Android 4.0’a göre üretildiğini vurgulayan Motorola, 2012’nin başlarında geçişi gerçekleştirmeyi planlıyor.

LG

LG, telefonlarının Ice Cream Sandwich’e geçişiyle alakalı henüz herhangi bir açıklama yapmadı.

Asus

Asus’un Eee Pad Transformer model tablet bilgisayarı, Ice Cream Sandwich güncellemesinden faydalanacak. Fakat bu güncellemenin ne zaman gerçekleşeceği hakkında bir bilgi bulunmuyor.

{pagebreak::3}

Sony Ericsson

Sony Ericsson’dan gelen açıklama ise biraz daha farklı. SE, tüm 2011 Xperia telefonlarını 2.3.4’e geçirmek için çalışıyor şu sıralar. Sony Ericsson’dan gelen açıklamaya göre Gingerbread 2.3.4’ten sonra yine tüm 2011 Xperia’lar, gelecek Android platformuna geçişi tamamlayacak.

HTC

HTC, Android’in son güncellemesini ilgi çekici bulduklarını ve şu sıralar gelecekteki planlarını yapmak üzere incelemekte olduklarını belirtti. Hedeflerinin her Android güncellemesi için daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmak olduğunu hatırlatan HTC, telefonların donanımı ile yazılımı dengede tutmak istediklerini vurguladı. Olabildiğince fazla sayıda ürününün bu güncellemeden faydalanmasını isteyen HTC, planları hakkında daha sonra konuşacaklarını belirtti.

{pagebreak::4}

Samsung

Samsung’un Galaxy Nexus model telefonu, zaten hali hazırda Android 4.0’ın tanıtıldığı telefon olma ünvanını elinde tutuyor. Galaxy Nexus’ün çıkış tarihine baktığımızda ise, Kasım ayıyla karşılaşıyoruz. Android 4.0’ın kullanılacağı ilk telefon olan Galaxy Nexus, Android fanları tarafından heyecanla bekleniyor.

:: Android 4.0 ilginizi çekiyor mu? Hangi markanın Ice Cream Sandwich cihazını almayı düşünürsünüz?

 

Football Manager 2012 İnceleme

Eğer bir futbol sevdalısıysanız, hangi takımı destekliyor olduğunuz asla farketmez. Futbol sizin için bir yaşam biçimidir ve her oynanan maç sizin için önemlidir. Yalnızca en büyük ligler değil, biraz daha küçük ligler bile takibiniz altındadır. Bahis oynarsınız, maça gidersiniz, TV’de maç izlersiniz.


Bütün bunlar yetmezmiş gibi, üzerine maç sonrası yorumları dinler, TV’de konuşan insanları beğenmez ve eleştirirsiniz. Bu konuda haklısınızdır çünkü TV’de futbol yorumlayan insanlar, futbolu sokaktaki herhangi bir insandan daha fazla bilmezler.

Tuttuğunuz takım bir türlü istediğiniz kadar başarılı olamaz. Bunun üzerine geriye yapılacak tek bir şey kalır. Gidip Football Manager 2012’yi satın alırsınız. Bilgisayarınıza kurup, başlarsınız oynamaya. Artık takımınızın kaderi sizin ellerinizdedir.

{pagebreak::fm1}

Ronaldo kafasını kaldırdı

Her yıl gelenek haline gelen Football Manager serisi, bu yıl da piyasaya sürüldü ve getirdiği yenilikler konusunda bir hayli eleştiri aldı. Gerçi ön inceleme sürümünü inceleyip sizlere tecrübelerimi aktarmıştım ama tabii ki ön inceleme ile tam sürüm arasında bazen farklılık gösteren noktalar oluyor.

FM 2012’ye önce Beşiktaş ile başlayıp iki sezon geçirdim, ardından yeni bir oyun açarak her yıl olduğu gibi Manchester City ile oynamaya başladım. Bu sezon diğerlerine göre oldukça farklı bir oyun deneyimi sundu bana Man City doğal olarak.

Fakat oyunda ilk dikkatimi çeken şey, değişen menülerin işlevselliği nasıl arttırdığı oldu. Artık her şey elinizin altında yer alıyor diyebilirim. Eskiden üç ya da dört ayrı menü üzerinden ulaşabildiğiniz çoğu şey artık tek bir tıklamayla karşınıza geliyor.

Hal böyle olunca oynanış konusunda oldukça hız kazanıyor FM 2012. Zaten oynanış konusunda tek ihtiyacı olan şey hızlanmaktır FM’nin. Menülerin basitliği ve göz yormaması, istediğiniz noktaya istediğiniz anda erişebilmeniz önemlidir. Sports Interactive, FM 2012 ile bunu başarmış diyebilirim gönül rahatlığıyla.

{pagebreak::fm2}

Bunun haricinde maç ekranı içerisindeki taktiksel değişimler de yerli yerinde olmuş. Artık taktik ekranımız bir hayli farklı onu söyleyeyim. Hatta CM serisine oldukça benziyor diyebilirim.

Her oyuncunun oynayacağı oyun tipini, oyun mentalitesini taktik ekranında oyuncunun altındaki ufak bara tıklayarak değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca maç içerisinde “Quick Tactics” adlı sekmeden hızlıca oyuncu değişikliği yapabiliyor, oyuncunun mevkisini değiştirebiliyorsunuz.


Şöyle bir kaleye baktı

Aslına bakarsanız FM incelemelerini yazmak her zaman daha zordur. Zira her yıl çok benzer özelliklerin değişen detaylarını açıklamak gerekir. Hele bir de bu yıl olduğu gibi detaylar oldukça derinlerde gizliyse, oyunun altını üstüne getirmeniz gerekir.

Football Manager 2012’nin en önemli değişikliği menülerinde ve takım konuşmalarında olduğundan, menüler kısmının kalan özelliklerine değinip, oyunun eksik yönlerine geçmek istiyorum. Transfer ekranı, taktik hazırlama ekranı, basın toplantıları ve maça girişlerdeki ekranların çoğu, bir önceki oyun ile aynı kalmış.

Zaten köklü bir değişikliğe ihtiyaç duymadığımızdan yerli yerinde bir hareket olmuş. Eğer menülerin her yıl değişeceğini düşünürseniz, her yıl yeni bir oyuna alışmak zorunda kalacağınızı ve oynadığınız oyunun FM olduğunu unutacağınızı da hatırlatmam gerekiyor.

{pagebreak::fm3}

Daha önce de belirttiğim gibi önemli olan tek şey işlevsellik, hızlı erişimler ve kolay bir oynanış. Bunların hepsi FM 2012’de mevcut. Her yıl düşünüp beklentilerimizi listeliyoruz belki kafamızda ama Sports Interactive bunlardan çok daha farklı özellikleri daha da detaylandırıp karşımıza koyuveriyor.


Vuracakmış gibi yaptı, vurmadı

Örneğin oyuncu diyalogları. Tamam birçoğumuz diyalogların gelişmesi gerektiğini söylüyordu zaten ama bu yıl yapılan değişiklik işlevsel ve işlevsel olduğu kadar da hantal bir değişiklik. Neden böyle söylediğimi hemen açıklayayım.

Eğer oyuna, “Maç öncesi konuşmaları asistanım yapsın.” gibi bir seçenek koyuyorsanız insanların bu konuyla pek uğraşmak istemediklerini ve hatta daha da ötesinde, aslında çok da işe yarayan bir opsiyon olmadığını yüzümüze vuruyorsunuz demektir.

Hal böyle olunca, oyuncu konuşmaları konusunda yaptığınız değişikliklerin, kiminle ne tür bir konuşma yapacağımız değil, bu hantallığın ortadan nasıl kaldırılacağı şeklinde olması gerekiyor. Ön inceleme versiyonunda da söylediğim gibi gerçekten işe yarıyor artık konuşmalar ama her oyuncuyla her maç öncesi tek tek konuşmaya çalışmak başta eğlenceli gibi görünse de, oyunda beşinci sezonunuzu geçirirken yalnızca külfet haline geliyor.

{pagebreak::fm4}

Angarya işlerle uğraşmak da pek zevkli olmadığından haliyle oyun biraz daha iç karartıcı bir hal alıyor. Şahsi tecrübem, birkaç sezondan sonra konuşmaları asistanıma devrettiğim ve yalnızca işin taktiksel kısmı ile ilgilenmeye başladığım yönünde.

Çünkü bu oyunun en önemli yanı, hazırladığınız taktikler ve taktiklerin maçlara yansımasıdır. Kritik bir maçınızda 2-0 geriye düştüksen sonra yapacağınız hayati müdahaleler sayesinde maçı çevirmek insanın kendisini bir Mourinho ya da Van Gaal gibi hissetmesine yol açabiliyor açıkcası.

Benim hiç anlayamadığım bir şekilde, oyunun taktiksel yönüne eğilmektense, bizi çok yönlü bir menajere çevirmeye çalışan Sports Interactive, bu yıl da taktik konusunda bir müdahale yapmayarak bizleri hayal kırıklığına uğratmayı başardı.

Yahu ben bu oyunda gerçekten kişiselleştirilmiş taktikler yapmak istiyorum. Oyuncularıma nerelere koşmaları gerektiğini, türlü duran top organizasyonları öğretebilmek istiyorum. Teknik direktörlük böyle bir iş değil midir?

Yalnızca oyuncu alıp satıp, oynamadığı için ağlayan futbolcunuzla ilgilenip, geriye düştüğünüz maçlarda yalnızca 4-2-4’e dönerek maç kazanmak mıdır teknik direktörlük? Bence değildir diyorum ve Football Manager 2012’nin hanesine büyük bir eksiyi yazıyorum.

{pagebreak::fm5}

Karşısında iki kişi var

Eh, taktik yönünden oldukça zayıf kalan Football Manager 2012, antrenman bölümünde de sınıfta kalacak gibi görünüyor. Eğer oyunun resmi ya da resmi olmayan forumlarını araştıracak olursanız, insanların sürekli olarak antrenman bölümünün geliştirilmesi gerektiğini ve yıldız oyuncuların gelişimini hiçbir şekilde etkileyemememizin çok rahatsız edici olduğunu söylediğini göreceksiniz.

Etkileyemiyoruz demek haksızlık olacaktır ama yine de o kadar az etkimiz oluyor ki oyuncular üzerinde, “Wonderkid” olarak tabir edilen oyuncuları, pozisyonlarında istediğimiz türde adamlara çevirme girişimlerimiz hep havada kalıyor.

Hele bir de FM 2012’de oyuncuların ağır antrenmandan dolayı sürekli olarak sızlanmaları ve takımda huzursuzluk çıkarıp, mutsuz olup takımın kaderini etkilemeleri olayı var ki, evlere şenlik denebilir. Arkadaşlar, ben bu antrenmanları size işkence olsun diye değil, hepimizin iyiliği için yaptırıyorum da diyemiyorsunuz.


Ya antrenman programını değiştirip oyuncuyu mutlu ederek taviz vereceksiniz ya da resti çekip karşınızdaki futbolcunun size karşı ayaklanmamasını umacaksınız. Zira ayaklanacak olursa, emin olun ki onunla birlikte karşınıza dikilecek birçok oyuncu olacaktır.

{pagebreak::fm6}

Bir çalım attı

Oyunun eksik kalan yönlerine değindikten sonra, gelelim diğer yeniliklere. Öncelikle piyasada Football Manager 2012 kadar iyi bir menajerlik oyunu yok onu belirtmem gerekiyor. Sports Interactive de bunun farkında olacak ki, her yıl mini değişiklikler yaparak oyunu piyasaya sürüyor.

Tabii piyasanın en iyi menajerlik oyunu olmasını sağlayan birçok özelliği var. Bu yıl bu özelliklere eklenenler ise, maç esnasında dinamik olarak değişen hava durumları ve oyuna eklenen kar yağışı, yeni oyuncu animasyonları gibi özelliklerin dışında, oyuncularla gelişen diyaloglarımız ve takımla toplantı yapmamız gibi opsiyonlar olarak sıralanabilir.

Basın toplantılarına yeni diyaloglar eklenmiş ve yeni sorulara yeni cevaplar verebilmemiz sağlanmış. Yine de geçen yıldan kalan sorular ve aynı cevaplar mevcut, belirteyim. Unutmadan söyleyeyim, oyuna artık başladığınız sayıda lig ile devam etmek gibi bir zorunluluğunuz da yok. İsterseniz sezonların sonunda eklenmek üzere yeni ligler seçebilir ve transfer olabilirsiniz.

Grafiksel açıdan minik geliştirmelerini sürdürmüş Sports Interactive. Ön incelemede söylediğim gibi bu hızla giderlerse yıllar sonra gerçeğe yakın grafikler görebileceğiz gibime geliyor. Neler olacak, hep birlikte göreceğiz.

{pagebreak::fm7}

Transferler konusunda daha isabetli rakamlar istenmesini beklerken, Man City ile Porto’dan Hulk’u almak istediğimde 131 milyon Euro gibi bir rakam istendiğini gördüğümde hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu görmem de beni üzenler listesine eklendi. Porto ile ben oynuyor olsaydım ve Man City Hulk’u isteseydi, değeri olan 8.75 milyon Euro’nun ancak iki katını alabilirdim transferde. Hadi 30 milyon Euro alayım.

Transferlerdeki dengesizliği umarım anlatabilmişimdir sizlere. Gerçi sıkı FM oyuncuları ne üzerine konuştuğumuzu şu an çok net anlamış olacaklardır eminim. Her yıl olduğu gibi yine transfer konusunda canımız çok yanacak gibi duruyor. Hazır transfer konusuna girişmişken, belirtmem gereken bir yeni özellik daha var.

Artık oyuncu kontratlarına “Loyalty Bonus” yani takıma sadık olma bonusu ekleyebiliyorsunuz. Küçük takımların büyük oyuncuları ellerinde tutabilmeleri için güzel bir gelişme olmuş diyebilirim. Tabii Loyalty puanı düşük bir oyuncu her zaman takımdan gitmek isteyecektir ama en azından takımı seven oyuncuların da artık oyunda yer alabileceğini bilmek güzel bir his. Sonuçta bir iskelet oluşturmaya çalışıyoruz şunun şurasında değil mi?

Son olarak Türkiye liglerinden de bahsedeyim. Türkiye veritabanı eski sezonlara göre biraz daha isabetli olmuş diyebilirim. Beşiktaş’a yıllardır eklenmesi beklenen Muhammed Demirci’de eklenmiş durumda. 16 yaşında ve 19 teknik gibi inanılmaz bir özelliğe sahip. Oldukça iyi bir oyuncu haline geldiğini de ekleyeyim. Ayrıca ligdeki yabancı sınırlaması da kalkmış durumda.

Tüm takımların kadroları gerçeğe yakın olarak oyuna aktarılmış ama yine de biraz daha özen gösterilse daha iyi olabilirmiş gibi geldi bana. Oyuncuların performanslarına bakarak yetenek puanlarını dağıtan SI Games, bu yıl biraz daha özensiz davranmış ve sanırım veritabanı hazırlayan Türk’lerin, belli bir takımın taraftarı olmasının etkisinde kalmış.

{pagebreak::fm8}

Bir çalım, bir çalım daha. Kaleye baktı, şuuuuuut ve gooooooooooooool!

Oyunla ilgili son sözlerime geldim ve incelemenin Football Manager hayranları tarafından sevilmeyecek noktaları olduğuna adım gibi eminim. Şunu söylemem gerekiyor ki, kendimi bildim bileli Football Manager ile sürekli olarak haşır neşir olan bir insanım.

Aslında ben de ilk paragrafta anlattığım gibi bir futbol insanıyım belki de. Bu yüzden FM 2012 ya da yeni herhangi bir versiyonda yapılacak değişiklikler beni de çok yakından ilgilendiriyor. Fakat FM 2012’de yapılan yenilikler oyunda kısa bir oynanış süresi geçirdikten sonra tekrar baktığımızda, gerçekten “ufak” yenilikler olarak kalıyor aklımızda.

Eksi yön olarak söylediklerim, oyunda yer almasını istediğimiz ama göremediğimiz noktalar. Zira oyunun “şurası kötü olmuş” diyebileceğimiz bir eksisi yok. Fakat eski FM’lerden de büyük bir artısı olmadığını belirtmem gerekiyor.

Football Manager hayranı olarak, bu oyunu da bir yıl boyunca oynayacağıma eminim. Aynı şekilde siz futbol hayranlarının da bu konuda hem fikir olduğundan eminim. Ne kadar “çok eksik var” desek de yine bizi başına bağlayacak ve aylarımız bu oyunla geçecek. O yüzden kafanızdaki beklentileri bir kenara koyun ve futbol dünyasına hızlı bir giriş yapın.

Football Manager 2012, zaten krallık tahtında oturuyor ve her yıl tahtını ufak hamlelerle daha da sağlamlaştırıyor. Karşısında yükselen rakibi FIFA Manager serisi var belki ama bu yıl henüz piyasaya sürülmediğinden bir karşılaştırma yapmamız şimdilik olası bir durum değil.

Oynayınca pişman olmayacaksınız ama aslında pişman olabilirsiniz. Bu pişmanlığın sebebi de yalnızca oyunun başında geçirdiğiniz vaktin tahmin edebileceğinizden daha uzun olması olacaktır. Önümüzdeki yıl, yeni bir Football Manager incelemesinde tekrar görüşmek üzere. Futbol şansı sizinle olsun.

Puan : 8/10

:: Football Manager 2012’yi satın alacak mısınız?

Windows Phone’lu Nokia’lar Haftaya Geliyor

Nokia’nın, sene başında Microsoft ile anlaşmasından sonra merakla beklenen Windows Phone 7 kullanan Nokia telefonlar sonunda geliyor. Gelecek hafta düzenlenecek olan Nokia World’de Windows Phone 7’li telefon tanıtılacağı kesin gibi.
İlk Windows Phone 7’ye sahip modelin Nokia 800 olacağı ortaya çıktı. Nokia 800; mavi, siyah ve pembe renk modelleriyle satışa çıkacak. Windows Phone 7.5 yani Mango işletim sistemini kullanacak olan Nokia 800’ün özellikleri ise henüz tam olarak bilinmiyor. 
İddialara göre Nokia, 26 Ekim’de gerçekleştireceği Nokia World’de Nokia 800 dışında farklı Windows Phone 7’li modellerini de tanıtabilir. Şuan için ortaya çıkan model sadece Nokia 800.
:: Nokia’nın Windows Phone 7’li modelleri başarılı olabilir mi?

Nokia’nın, sene başında Microsoft ile anlaşmasından sonra merakla beklenen Windows Phone 7 kullanan Nokia telefonlar sonunda geliyor. Gelecek hafta düzenlenecek olan Nokia World‘de Windows Phone 7’li telefon tanıtılacağı kesin gibi.

İlk Windows Phone 7‘ye sahip modelin Nokia 800 olacağı ortaya çıktı. Nokia 800; mavi, siyah ve pembe renk modelleriyle satışa çıkacak. Windows Phone 7.5 yani Mango işletim sistemini kullanacak olan Nokia 800’ün özellikleri ise henüz tam olarak bilinmiyor. 

İddialara göre Nokia, 26 Ekim‘de gerçekleştireceği Nokia World’de Nokia 800 dışında farklı Windows Phone 7’li modellerini de tanıtabilir. Şuan için ortaya çıkan model sadece Nokia 800.

:: Nokia’nın Windows Phone 7’li modelleri başarılı olabilir mi?