Acer Liquid’e Kardeş Geldi

Androidli akıllı telefonları ile Barcelona’da yer alan firmalardan biri olan Acer, daha önce piyasaya sürmüş olduğu Liquid modelinin “Liquid e” adını verdiği gelişmiş bir versiyonunu duyurdu. Sizlere burada yer alan haberimizde, firmanın Android ile pazardaki etkinliğini artırmaya çalışacağından bahsetmiştik. Liquid e modeli ile oldukça başarılı bir cihaz yaratan Acer, başarılı tasarımı ile beğeni kazanıyor.

Liquid e selefinden her anlamda bir adım ilerde bir cihaz. Android 2.1 işletim sistemine sahip olan akıllı telefon 768 MHz’lık kırpılmış bir Qualcomm 8250 Snapdragon işlemci ile donatılmış. 3.5 inçli WVGA ekranı ile makul bir çözünürlük sunan Liquid e, otomatik odaklamalı 5 megapiksel bir kamera ile de eğlenceden taviz vermiyor. Cihazın açıklanan diğer özellikleri ise şu şekilde sıralanmış:

– Acer’a özel kullanıcı arayüzü

– 512 MB Rom ve 256 MB Ram

5 Megapiksel otomatik odaklamalı led flaşlı kamera

32 GB’a kadar microSD bellek kartı desteği

– İvme ölçer, aydınlık sensörü ve yakınlık sensörü

A-GPS, 802.11 b/g Wi-Fi

– 1350 mAh pil ile 5 Saate kadar konuşma, 400 saate kadar bekleme süresi

:: Cihaz hakkındaki düşüncelerinizi SDN Forumlarında paylaşın.

Pardus Üniversite Öğrencileriyle Buluştu

TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen ulusal işletim sistemi Pardus, 10-12 Şubat tarihlerinde Muğla Üniversitesi’nde gerçekleşen Akademik Bilişim 2010 Konferansı çerçevesinde Üniversitelerde Özgür Yazılım temasıyla bir dizi etkinlik düzenledi.

Etkinlik süresince gerçekleştirilen panelde, üniversitelerde özgürleştirilmiş bilişim altyapısı kullanım yaygınlığının arttırılması için yapılması gerekenlere ve özgür yazılımın sunacağı, birlikte çalışılabilirlik platformların gerekliliklerine dikkat çekilmesi amaçlandı.

Üniversiteliler Pardus’u tartıştı

İki bölüm halinde gerçekleştirilen panelin Üniversitelerde Özgür Yazılım: Başarı Hikayeleri başlıklı birinci bölümünde, bilgi sistemleri altyapısında özgür yazılım çözümleri kullanan üniversitelerden yetkililerin paylaşacağı başarı hikayelerine yer verildi. Panelin özgün yazılımların  yaygınlaştırılması başlıklı ikinci bölümünde ise üniversitelerin bilgi işlem yöneticileri açık kodlu yazılımların geleceğini anlattı.

Başarı hikayelerinin paylaşıldığı, fikirlerin tartışılacağı panel süresince amaç, var olan özgür yazılım bilincinin uygulanabilirliğini görmek ve akademik süreçlerdeki iş modeleri, örneklerle gösterildi.  

:: Pardus kullanıyor musunuz?

 

 

Battlefield: Bad Company 2 Beta

Elde silahla, çoklu oyuncu üzerinden dehşet saçabildiğiniz oyunların müdavimiyseniz, en azından Counter Strike kültürünüz varsa, Battlefield serisine uzak değilsiniz demektir. Türünün kuşkusuz en iyi örneklerinden biri olan Battlefield, son yıllarda adeta hızlı bir çıkış yaşıyor.

Gerek grafik teknolojileri olsun, gerek oynanabilirliğiyle olsun, serinin her yeni yapımı büyük merakla beklenir oldu. Fan’lar haksız da değil. Zira klasik FPS görünümlü aksiyonun yanına sayısız araç ve silah alternatifi getiren yapım, son derece başarılı hazırlanmış haritalarıyla da heyecan serisini bir an olsun düşürmüyordu. Şimdilerde serinin yeni yapımı bekleniyor; Battlefield: Bad Company 2.

{pagebreak::Oyundayız!}

Oyundayız!

Biliyoruz, zincirin yeni halkası 2 Mart’ta satışa sunulacak. Buna karşın kapalı betasına katılarak, kısıtlı da olsa Battlefield: Bad Company 2 deneyimi yaşama fırsatı bulduk. Zira kullandığımız sürüm, oyunun henüz tamamlanmamış hali. Dolayısıyla hatalar olduğu kadar, eksik noktalar da mevcut. Bunlara rağmen büyük bir heyecan ile yeni Battlefield’a giriş yaptık.

Önceliği detaylı sayılabilecek grafik ayarlarına verdik elbette. Zira betayı, görebileceğimiz en yüksek grafik kalitesinde test etme amacındayız. Ancak yapım tamamlanmadığı için, ayarları ne kadar sonlarsak sonlayalım, bazı görsellerden ve efektlerden mahrum kalıyoruz…

{pagebreak::Tarafını Seç}

Tarafını Seç

Saldırı ve Savunma olmak üzere iki taraftan birini seçerek başladığımız yapımda, bir sonraki aşama sınıf seçmek oluyor. Assault, Engineer, Medic ve Recon gibi alışılageldik seçeneklerden birini seçip (Öldükten sonra değiştirebiliyorsunuz), oyuna başlıyoruz.

Bu sınıflar arasındaki farkı bilmeyenler için Assault’ı seçerseniz, yakın ve orta mesafede etkili silahlarla donatılıyorsunuz. Bu seçenekte klasik taarruz askerisiniz. Eğer Engineer’ı seçerseniz, daha çok araç ve benzeri tamir işleriyle ilgileniyorsunuz. Yaptığınız işin çoğu lojistik destekten ibaret. Medic’in görevi çok kritik. Savaş alanında yaralı askerlerin peşine düşüp, onları iyileştirmesi gerekiyor. Recon ise sniper! Uzun menzilli tüfeğiniz ile dehşet saçmak istiyorsanız, tercihiniz Recon olmalı.

{pagebreak:: 32 Kişilik Çoklu Eğlence}

32 Kişilik Çoklu Eğlence

Oynadığımız kapalı betanın server’ında 32 kişi (Bu rakam maksimum oyuncu sayısını da belirtiyor) vardı. Seçebileceğimiz harita adedi de tekti. Harita geniş olmasına karşın, kalabalık olunduğu için aksiyona girmek sadece birkaç saniyeyi alıyor. Hava indirmeyle başlıyoruz yapıma.

Çevrede eğer sizden önce alan olmadıysa, bir kar aracı, tank, zırlı araç, helikopter gibi seçenekler mevcut. Bunları kullanabildiğiniz gibi, arkadaşlarınızla da aynı araçta yer alabiliyorsunuz. Biriniz aracı, diğeri ise silahı kullanabiliyor. Tabii bu anlarda üzerinize gelen roketleri ya da bombaları iyi takip etmelisiniz. Zira gafil avlanmanız olası.

{pagebreak::Kulağa Hoş Gelen Efektler }

Kulağa Hoş Gelen Efektler

Eğer zamanında aracı terk ederseniz, ölmeden kurtuluyorsunuz fakat büyük patlamaların ardından bir süre duyma kaybı yaşıyorsunuz. İşittiğiniz tek ses, iki metal çubuğun birbirine çarptığında oluşacak sesin boğuk ve uzun süreni oluyor…

Efektler bu kadarla da kalmıyor. Eğer ciddi derecede yaralanırsanız görüşünüz de bulanıklaşıyor. Bu anlarda bir süre saklanıp, kurşun yemeden dinlenmeniz gerek. Aksi halde, tekrar hava indirmeyle başlıyorsunuz. Respawn olmadan önce karakter sınıfınızı değiştirebileceğiniz gibi, diğer takıma geçme imkanınız da mevcut.

{pagebreak::Görsellik}

Görsellik

Yapımın etkileyici olan bir yanı da görsel efektleri. Modellemelerin göze gayet hoş göründüğü Battlefield: Bad Company 2’nin betasında, patlamalar ve fizik öğeleri de dikkat çekiyor. Betada yer alan tek haritanın karlı olması, büyük patlamaların ardından ortaya gayet güzel enstantaneler çıkarıyor.

Karların çevreye yayılmasıyla görüş alanı birkaç saniye kapandığı için, o anki aksiyonun seyri değişebiliyor. Yıkılan, parçalanan çevre öğeleriyle beraber Battlefield: Bad Company 2’nin atmosferi son derece başarılı gözüküyor. Zira girdiğiniz bir binada, bomba attığınız duvarı yıkabiliyorsunuz. Örneğin tankla bir binaya ya da duvara daldığınızda da, temas ettiğiniz yeri kırıp geçebiliyorsunuz… İletişim kulelerini yıkmak, kulübeleri parçalamak bir hayli zevkli.

{pagebreak::Meraklı Bekleyiş}

Meraklı Bekleyiş

Genel olarak bakıldığında, Battlefield: Bad Company 2 beta, 2 Mart’ta çıkacak oyun için bizi epey heveslendirdi. Henüz tamamlanmamış bir sürüm olmasına karşın, içeriğinde yer alan özellikleriyle ve başarılı oynanışıyla, övgüyü hak ediyor. Electronic Arts’ın Dice stüdyosu, beklemeye değer bir oyuna imza atmış. Bakalım tam sürümü, Call of Duty: Modern Warfare 2’nin karşısında nasıl bir sonuç elde edecek? Bizce şansı var.

:: Battlefield: Bad Company 2, sizce Call of Duty: Modern Warfare 2’nin tahtına kurulacak mı?

Ebeveynler İnternetten Endişeli

Avrupa Komisyonu‘nun güvenli internet programı kapsamında INSAFE tarafından 2004 yılında başlatılan güvenli internet günü, bu yıl ilk kez ülkemizde de gerçekleşecek. 23 Şubat‘ta yapılacak olan organizasyona Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu ev sahipliği yapacak.

MMI Türkiye, Turkcell, Türk Telekom ve Mynet’in sponsor olduğu etkinlik için, bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Dataprofil, ebeveynlerin internet algıları ve eğilimleri konulu bir araştırma yaptı.

Araştırmada günümüzde bir aile bireyi haline gelen interneti, anne-babaların nasıl algıladığı, internet kullanımı konusunda ailelerin yaşadığı temel problemlerin ne olduğu ve çocuklara internetin güvenli kullanımı bilincinin nasıl verilmesi gerektiği konusunda tespitlere yer verildi.

Ebeveynler internete güvenmiyor

Bu rapora göre, 6-17 yaş aralığında internet kullanıcısı çocuğu olan 10.992 anne-baba ve 12-17 yaş aralığında 2.816 çocuk üzerinde uygulanan araştırmanın en ilginç sonucu, Türkiye’deki ailelerin yüzde 90’ının çocuklarının internet kullanırken çeşitli risklerle karşı karşıya olduklarını düşünmesi oldu.

Anne-babaların çoğu, çocuklarının internet kullanırken müstehcen ve şiddet içerikli görüntülere maruz kalabileceğini ya da bu tür sitelere girebileceğini düşünüyor.

Bazı veliler ise çocuklarının  internete veya cep telefonuna bağımlı olabileceğini, kişisel ve özel bilgilerinin yabancıların eline geçebileceğini, hatta internet üzerinden istismara tacize maruz kalabileceğini ve kötü niyetli kişilerle tanışıp arkadaşlık edebileceğini düşünüp endişeleniyor.

Raporun ortaya koyduğu diğer bilgiler ise şöyle;

Çarpıcı rapordan diğer maddeler

  • Küçük yaşlarda günde 80 dakika kadar olan ortalama internet kullanımı, 15 yaşından sonra 2 saatin üzerine çıkıyor. Büyük yaş grupları internetten müzik dinlemek, film izlemek ve sohbet etmeye daha çok vakit ayırıyor. Küçük yaştaki çocuklar ise internette daha çok oyun oynuyor.
  • Çocuklar zararlı içeriklerle karşılaştıklarında genelde bunu anne-babaları ile paylaşıyor ama yaş ilerledikçe yardım talebi önemli ölçüde azalıyor.
  • Anne-babalar, internet kullanan çocuklarını çoğunlukla takip ediyor. Onlarla konuşmak en yaygın yöntem olmakla beraber, özellikle küçük yaş gruplarında çocukların yanına oturma veya gizlice gözleme daha çok tercih ediliyor. Çocukların yaşları büyüdükçe onları takip etmek ise zorlaşıyor.

  • Genelde çocuklara internet kullanımıyla ilgili çeşitli kısıtlamalar ve yasaklar getiriliyor. Zararlı içerikli sitelere girilmesi ve internette uzun zaman geçirmelerini engelleme yazılımlarına başvuruluyor.
  • Anne-babaların yarısından fazlası çocukların internette oyun oynamasının onlar üzerinde olumlu etkileri olduğuna inanıyor. Yalnız çocukların yaşları ve internet başında geçirilen süreler arttıkça bu algı geriliyor.
  • Anne-babaların çoğu zararlı içerikli siteyle karşılaştıklarında şikayette bulunacağını belirtiyor. En bilinen şikayet mercii olarak ise BTK Bilgi İhbar Merkezi (www.ihbarweb.org.tr) belirtiliyor.
  • Küçük yaşlarda çocuklar, internet kullanımındaki en temel bilgiyi ailelerinden alırken, yaş ilerledikçe arkadaşlar ve internet siteleri önem kazanıyor.
  • Evebeynlerin yarıdan fazlası güvenli internet kullanımı konusunda yeterli bilgilendirme olmadığını düşünüyor.

:: Ailelerin endişesini yerinde buluyor musunuz? Sizce internet çocuklar için büyük bir tehlike mi?

 

Öğrencilere Özel Portal 1 Milyon Oldu

2D ve 3D yazılımlarıyla dünyanın önde gelen şirketleri arasında olan Autodesk, internette oluşturduğu eğitim topluluğuna kayıtlı öğrenci sayısının 1 milyon kişiye ulaştığını açıkladı.

İçerisinde 147 ülkeden 28 binden fazla eğitim kuruluşu temsilcisinin yer aldığı Autodesk Student Community, 2006’dan bu yana hizmet veriyor. Portal, endüstri tasarımı, mimarlık, inşaat, mühendislik, dijital sanat dallarında eğitim gören üniversite öğrencilerinin, eğitim ve eğitim sonrası süreçte de Autodesk’in bilgisayar destekli tasarım yazılımlarını ücretsiz olarak kullanma imkanı sunuyor.

25 ürünü bulunan Autodesk, 2010 versiyonunu öğrenci ve eğitmenlere bedava (13 aya kadar lisanslı kullanım) yükleme serbestliği tanıyor. Öğrenciler, Autodesk 3ds Max, Autodesk 3ds Max Design ve Autodesk Maya yazılımlarının 6 aylık deneme sürümlerine de Autodesk Education Community‘den ulaşabiliyor.

Bu özelliklerden yararlanmak için öğrencilerin sahip oldukları edu.tr uzantılı e-posta adresleriyle http://students.autodesk.com/ internet sitesine kayıt yapmaları gerekiyor.

:: Autodesk’in bu hizmetinden yararlanmayı düşünüyor musunuz?

Motorola Quench Gün Yüzüne Çıktı

Android’i öncelikli mobil işletim sistemi belirleyen Motorola, bu doğrultuda en yeni akıllı telefonlarını da duyurmaya devam ediyor. Mobil World Congress’te sergilenen modellerden biri de bir süredir merakla beklenen Motorola Quench.

Amerikalı üreticinin MOTOBLUR adını verdiği kendi kullanıcı arayüzüne sahip olan akıllı telefon, bu arayüze sahip cihazların aksine fiziksel bir QWERTY klavyeye sahip değil. Tümüyle dokunmatik olarak tasarlanan telefonun, küçük yapısı dikkat çekiyor. Firma tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda telefonun özellikleri ise şu şekilde:

– 3.1 inçlik 320×480 piksel çoklu dokunmatik ekran

– Otomatik odaklamalı ve led flaşlı 5 megapiksel kamera

– Wi-Fi, Bluetooth 2.1, A-GPS ve FM Radyo

Adobe Flash Lite desteği

– Android 2.1 işletim sistemi

– Mükemmel netlikte ses aktarımı sağlayan çift mikrofon

Kısa bir süre içersinde Amerika’da satışa sunulacağı duyurulan cihazın Avrupa pazarına ne zaman geleceği ve fiyatının ne olacağı ise henüz belli değil.

:: Cihaz hakkındaki düşüncelerinizi SDN forumlarında paylaşın.

Akıllı Şirket Günleri İstanbul’da

IFS ve IBM’in sponsorluğunu üstlendiği “Akıllı Şirket” organizasyonu, 16 Mart 2010’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Swissotel’de düzenlenecek olan etkinlikte, çeşitli sektörlerden üst düzey yöneticiler yer alacak ve “Akıllı Şirketler”in DNA’sını belirleyen temel özellikler tartışılacak.

İnsan ve başarı faktörlerinin ele alınacağı günde, kişisel gelişim ve sosyal yaşam başarı konularında eserleri bulunan yazar Mümin Sekman da, “Her Şey Seninle Başlar” konulu bir seminerle, “Akıllı Şirket” günlerinde yer alacak.

IFS Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Ergin Öztürk, “Akıllı Şirketler” hakkında şunları söyledi:

“IFS 54 ülkede 3 bine yakın firma ile yakın çalıştığı için bazı gözlemler yapma fırsatımız oluyor. Aynı şartlara rağmen bazı işletmelerin diğer işletmelerden daha başarılı olmasının arka planında bazı temel gerçekler olduğunu fark ettik. Bu firmaların davranış şekillerini incelediğimizde iş süreçleri, insan ve sistem yaklaşımları, veriye dayalı karar verme, yalınlık, fikirlerin hayata geçirilmesi gibi konularda benzersiz yaklaşımları olduğunu gördük. Bu yaklaşım farklılıkları, rekabet ortamında firmalara çok önemli avantajlar sağlıyor. Bu alandaki gözlemlerimizi ve deneyimlerimizi Akıllı Şirketler Günü etkinliğimizde çeşitli sektörlere yön veren şirketlerimiz ile paylaşmayı ve bir ölçüde onların gerçek potansiyellerini ortaya koymalarına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz”.

Sektörlere liderlik yapan şirketlerin yöneticileri davet edilecek olan etkinliğin sonraki durakları arasında İzmir ve Eskişehir de bulunuyor.

:: “Akıllı Şirket” etkinliğinin hangi şehirlerimize gelmesini istersiniz?

Efektleriyle Yaza Damgasını Vuracak

Nickelodeon‘ın ödüllü çizgi filmi Avatar: The Last Airbender, yaklaşık bir yıldan beri sinemaya aktarılıyordu. 6.His’le tanılan M. Night Shyamalan tarafından yönetilen The Last Airbender, önümüzdeki yazın en iddialı filmi olarak görülüyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/6e0a22b0c69c0cb4f3545741ebb8b123.flv#

Geçtiğimiz hafta yayınlanan 30 saniyelik fragman ile efektlerinin rüştünü kanıtlayan yapımın daha uzun bir videosu da yayınlandı.

Star Wars, Iron Man, Karayip Korsanları gibi ünlü yapımların efektlerini hazırlayan ILM, The Last Airbender’daki element dövüşleri için özel teknikler geliştirdi. Temmuz 2010’da gösterime girecek olan filmin fragmanı element efektlerinin gerçekçiliyle dikkat çekiyor.

:: The Last Airbender filmi sizce başarılı olacak mı?

 

Symbian^3 Resmiyet Kazandı

Mobil işletim sistemleri pazar lideri Symbian adına, bir kilometre taşı olarak niteleyebileceğimiz Symbian^3 sonunda resmiyet kazandı. Hakkında birçok dedikodu ortaya atılan ve çeşitli görseller sızdırılan mobil işletim sisteminin aslında öncesinde bir sürüme daha sahip olması bekleniyordu. Pazardaki hızlı gelişim karşısında yol haritasını değiştiren Symbian Vakfı, doğrudan Symbian^3’e geçişi yeni hedef olarak seçmişti.

Sizlere burada yer alan yazımızda işletim sisteminin değişen planlarından bahsetmiş ve Nokia’nın ilk Symbian^3’lü akıllı telefonuna dair detayları paylaşmıştık. Symbian Vakfı lider mobil işletim sistemi konusundaki çalışmaların sürdüredursun, Nokia yine önemli bir hamle yaptı ve kullanacağı arayüze dair bir video paylaştı.

Kinetic Scrolling fonksiyonunun her yerde karşımıza çıktığı videoda, çoklu dokunmatik ekranın da başarılı bir şekilde kullanıldığı görülüyor. Pinc to zoom adı verilen yöntem ile resimleri yakınlaştırmak ve webde gezinmek oldukça keyifli olacağa benziyor. Bunun yanı sıra Apple’ın Cower Flow kullanıcı arayüzüne dair benzer bir müzik çalar arayüzü de dikkatlerden kaçmıyor. İşte Symbian^3’e dair Nokia tarafından yayınlanan o video;

#http://video.shiftdelete.net/y/d97ad74059689175145645c22f696d3a.flv#

:: Videoda dikkatinizi çeken özellikleri SDN forumlarında paylaşın.

Toshiba’nın Yeni Nesil Akıllısı

Özellikle geçtiğimiz yıl hemen her yerde karşımıza çıkan yatay açılır tasarıma sahip QWERTY klavyeli telefonlar epey ilgi görmüştü. Birçok markanın bu tasarıma sahip mobil cihazları piyasaya sunmasının ardından Japon üretici Toshiba da bu yönde bir tasarımın altına imza atmış.

K01 adı verilen yeni mobil cihaz, Windows Mobile 6.5 işletim sistemi ile donatılmış. Tasarımı ile adeta Toshiba’nın laptoplarını andıran akıllı telefon, oldukça şık görünüyor. Üstelik cihaz tam klavyeye rağmen sadece 12.9 mm inceliğinde. Çoklu dokunmatik ekran desteği bulunmayan cihaz, kapasitif katmana sahip. 4.1 inçlik bu ekran oled teknolojisini kullanıyor.

Donanımsal anlamda oldukça güçlü olan akıllı telefon, 1 GHz işlemciye sahip. Telefon 32 GB dahili belleğin yanı sıra microSD kart yuvasına da sahip. Cihazın ne zaman vitrinlerde yer alabileceği yahut fiyatının ne seviyede olacağına dair bir bilgi ise henüz bulunmuyor.

:: Cihazın tasarımı ve özellikleri ilginizi çekti mi?

Konuşmanın Avantajlı Yolu

Vodafone küresel bilgi birikimini ve teknolojik gücünü avantajlı, değer yaratan hizmetlere dönüştürerek Türkiye’deki abonelerine sunmaya devam ediyor. Vodafone’un “Tek Amerika” seçeneği, ABD, Alaska, Hawai, Bahamalar, Amerika Virgin Adaları ve Kanada’da yakınları yaşayan Vodafone abonelerine büyük avantaj sağlıyor (İki Haftalık Bedava Konuşma Kampanyası).  

Tek Amerika seçeneğinden faydalanan Vodafone aboneleri ABD ve Kanada‘da bulunan yakınlarının sabit hatlarıyla veya cep telefonlarıyla dakikası her şey dahil sadece 20 kuruş veya 1 kontörden konuşabiliyorlar. Bunun için faturalı Vodafone abonelerinin ayda sadece 49 kuruş, kontörlü abonelerin ise 5 kontör sabit ücret ödemeleri yeterli oluyor.

 

Amerika’daki sevdiklerine Vodafone ile “alo” diyenler kazanıyor.

 

Tek Amerika seçeneğinden faydalanmak isteyen abonelerin “TEKAMERIKA ABONE” yazarak 7048’e göndermeleri gerekiyor. Üstelik abonelerin “Tek Amerika” seçeneğini kullanmak için mevcut tarifelerinden vazgeçmeleri gerekmiyor (Vodafone Sigarayı Bıraktıracak).

Tek Amerika seçeneği, ABD ve Kanada ile konuşmak için şimdiye kadar mobil operatörlerce sunulan en avantajlı konuştuğun kadar öde tarifesini oluşturuyor.

:: En uygun fiyatlı yurt dışı konuşma hizmeti hangisi?

Toshiba TG02 Resmiyet Kazandı

TG01 modeli ile üst seviye bir akıllı telefon yaratan Toshiba, adeta bu sınıf için yeni bir seviyenin de oluşmasına öncülük etmişti. TG01’e gösterilen ilginin ardından, aynı cihazın daha gelişmiş versiyonları için kolları sıvayan Japon üretici, sonunda yeni Windows Mobilellı cihazını duyurdu. TG01’in başarısının ardından beklentilerin de bir haylü yüksek olduğu yeni mobil cihaz, meraklılarını yanıltarak Windows Mobile 6.5 ile donatılmış. Daha önce TG01 modeline yükseltme olanağı tanıyan firmanın bu hamlesi ciddi bir hayal kırıklığı olarak görülüyor. Elbette ki yükseltme seçeneğine dair henüz kesin bir bilginin olmadığını da belirtelim.

TG02, selefinde olduğu gibi 1 GHz’lık Snapdragon işlemciye sahip. Tümüyle üç boyutlu grafikler ile donatılan telefonun kullanıcı arayüzü için bu işlemci beklentilerin aksi bir hamle olsa da makul bir seçim. Toshiba cihazda yer alan 4.1 inçlik WVGA ekranda oledteknolojisi kullanılmış. Dokunmatik kapasitif katman ise çoklu dokunmatik özelliğine sahip değil. Toshiba patentli birçok yeni yazılım ile donatılan akıllı telefonun kullanıcılar ile ne zaman buluşacağına dair bir bilgi henüz bulunmuyor.

:: Toshiba’nın bu cihazda Windows Mobile 6.5’i tercih etmesi, cihaza olan ilgiyi düşürür mü?