Picasa 3.5’tan Yenilikler

2

Fotoğraflarınızı düzenli bir şekilde arşivleyen, kolayca arama yaparak ulaşmanızı sağlayan, internette paylaşmanıza imkan tanıyan Picasa, yeni sürümüyle daha fazlasını sunuyor. Picasa 3.5, yüz tanıma özelliğini de yeteneklerine de ekleyerek size zaman kazandırıyor.

Videoyu İzleyin

#2009_09_28_picasa.flv#

Google tarafından hazırlanan tanıtıcı videoda da görüldüğü gibi, benzer olan yüzler bir araya getiriliyor ve sizin onayınıza sunuluyor.

Birkaç fotoğraf için sorun değilmiş gibi görünse de çok sayıda fotoğrafınız varsa, arşivlemek veya geriye döndüğünüzde aradığınızı kolayca bulabilmek için çok faydalı bir uygulama.

Picasa 3.5’i ilk indirenlerden
olmak için tıklayın.

Apple Daha Önceden Yapmıştı

Bu, her ne kadar şaşırtıcı bir özellik gibi görünse de Apple, kendi işletim sisteminde bunu uzun süredir mükemmel bir şekilde yapıyor. Picasa, bu özelliği araklamasa da feci halde esinlenmiş gibi görünüyor.

:: Bu özelliği beğendiniz mi?

Çatal Çubukla Kablosuz Ağ Bulunur mu?

Bu sorunun cevabı gelişen teknolojide yatıyor aslında. Çatal çubuk içersinde gerekli düzenek sağlanırsa kablosuz ağ değil 3G şebeke sinyalini bile bulur. Amerika da geliştirilmekte olan bir cihaz oldukça ilgi çekici. Wi-Fi Dowsing Rod adı verilen bu cihaz çatal çubuk şeklinde. Cihazın ana işlevi kablosuz ağ sinyallerinin yoğunluğunu ölçmek. Böylece kullanıcı kablosuz ağından nerede daha fazla verim alabileceğini görüyor. Cihazın üzerinde üç adet uyarı lambası yanıyor. Bu uyarı lambalarının hepsi yanıyorsa kablosuz ağ sinyali oldukça iyi demek.

:: Böyle bir cihaza kimler ihtiyaç duyar.

Beklenmeyen Misafir: Windows 7?

Meraklı bilgisayar kullanıcıları için sevindirici bir haber kulağımıza geldi. Resmi açıklamalara göre, Microsoft’un Windows 7 adlı son işletim sistemi, final sürümüyle birlikte 22 Ekim‘de raflardaki yerini alarak, dünya genelindeki kullanıcıların beğenisine sunulacaktı. Görünen o ki, Windows 7, resmi çıkış tarihinden 9 gün önce, yani 13 Ekim itibariyle piyasaya sürülebilir.

Böylece, ön sipariş veren kullanıcılar da, hiç beklemedikleri bir anda kapılarında Windows 7 ile karşılaşacaklar. Bu beklenmeyen misafirlik söylentisinin kaynağı ise Puget Systems adındaki bir bilgisayar satıcısı. Artık nefesler tutuldu ve Windows 7’nin final sürümünün piyasaya çıkmasını bekliyor.

:: Windows 7 sizce piyasaya erkenden çıkarsa, Microsoft adına avantaj olur mu?

Bu Kez Forza 3 İle NFS: Shift Kapıştı!

Geçtiğimiz günlerde satışa sunulan Need for Speed: Shift, hem görselleriyle hem de değiştirilen oynanışıyla, kullanıcıların dilinden düşmüyor. Gerçekçi grafikleriyle Gran Turismo 5 de son dönemin en popüler isimlerinden biri. Xbox360’ın kalelerinden biri olan Forza Motorsport 3 de, hem görselleriyle hem de oynanış dinamikleriyle, kullanıcıların en çok beklediği yapımlardan biri konumunda.

Bu üç oyun, İnternet üzerinde sıklıkla birbirleriyle kıyaslanıyor. Özellikle Gran Turismo 5 (GT5) ve Forza Motorsport 3, karşı karşıya getirilmesine alıştığımız yapımlar. Videogameszone sitesi, bu kez GT5’i saf dışı bırakarak, Forza ile Shift’i çarpıştırmayı seçti. İki oyunun görsellerini alt alta koyan site, grafiksel olarak hangisinin daha iyi olduğu sorusunun yanıtını arıyor. İşte o görseller:


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

{pagebreak::2}


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

{pagebreak::3}


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

:: Sizce hangisinin grafikleri daha gerçekçi?

The Phantom Menace Neler Değiştirdi?

Sinema tarihini derinden etkileyen Star Wars, 20 yılı aşkın bir süreden sonra 1999‘da yuvasına geri dönmüştü. The Phantom Menace adlı bu yapım yeni bir seri yaratırken, aynı zamanda sinema tarihinde bir devrim yaratmıştı. 1977 yılında başlayan ilk üçleme 80’lerin sinema teknolojisine öncülük etmişti. Star Wars Episode 1: The Phantom Menace adlı film günümüz sinema furyasına ruhunu vermiş oldu. İşte serinin yaratıcısı George Lucas‘ın modern sinema teknolojisine kattıkları;

Jar Jar Binks

Sinema tarihinin en çok nefret edilen karakteri aslında aynı zamanda onu değiştirdi de. Jar Jar sinir bozucu haraketleri ve sempatik gözükeceği düşünülen sakarlıklarını yaparken, CGI (bilgisayarla yaratılmış grafik resim) teknolojisinde devrim yaratıyordu. 

CGI‘ın kullanımı ilk değildi ancak bu Episode 1‘den önce yönetmenler tarafından uzak bakılan bir teknolojiydi. Daha önce Terminator 2 ve Jurassic Park gibi yapımlarla dikkat çeken CGI karakterler sadece görsel şovdu. Yapılması zor ve arka planda duran özel efekt olduğu belli olan tiplerdi. Jar Jar bir filmin başrolünde olan ilk CGI karakterdi.

{pagebreak::2}

Gerçek oyuncularla sohbet ediyor onlarla etkileşime geçiyordu. Düz bir yolda yürümek yerine önüne çıkan engellerden eğilerek kurtulabiliyor böylece yaşayan bir canlı imajı veriyordu.

Ahmet Best tarafından yapılan dublajına uygun olarak üzülmesi, sevinmesi, korkması karakterin mimiklerine yansıyordu. Lucas’ın aldığı inisiyatif sonucu CGI başrol oyuncularının en az gerçekleri kadar iyi iş çıkartacağı ortaya çıktı.

Sanal Şehirler

Mimarı Star Wars filmlerinde her zaman ön planda olmuştu. Daha önce Hollywood yapılarında arka planlar dev setlerle yapılıyordu. Ancak yine Lucas yönetenlerin tam olarak anlamadığı bir teknolojiyi filmine uyarladı. Aylarca süren çalışmalar sonucu tasarımları tam olarak yansıtamayan dev setler yerine The Phantom Menace, bilgisayarla yaratılmış gerçekçi mekanlar kullandı.

{pagebreak::3}

Böylece tasarımcıların kağıt üzerinde yaptıkları, en ince detaylar bile film karelerine yansıyordu. Üstelik her şeyi sıfırdan yaratmaya da gerek yoktu. Normal bir şehirden alınan görüntülerin üzerinde ufak oynamalar yaparak onları başka bir galaksideki binalara benzetmek mümkündü.

Bilgisayar sayesinde yoktan var edilen Otoh Gunga adlı şehrin yapaylığı hiç belli olmuyordu. İzleyiciler, gerek yapıların mimarisi, gerekse etrafta görünen ışıklar ve yansımalar nedeniyle bu mekanların CGI olduğuna inanmakta zorlandı.

{pagebreak::4}

Jedi aksiyonları

Işın Kılıç‘ları serinin değişmez simgesiydi. Ancak ilk üçlemede bu efektlerin film karelerini boyayarak yapılması büyük bir zahmetti. Bu yüzden etrafta fazla Işın Kılıcı‘da gözükmüyordu. Jedi‘ların soylarının tükenmiş olması da bunun senaryo bazındaki kılıfıydı.

Aradan geçen yıllarda Lucas‘ın özel efekt firması ILM Işın Kılıç’larını basit ve kolayca yapılmasını sağlayan bazı programlar geliştirdi. Böylece, lazer ve ışın kılıçları başta olmak üzere birçok savaş efekti kolayca bilgisayarda yapılmaya başlandı.

{pagebreak::5}

İlerleyen yıllarda bu teknoloji o kadar gelişti ki, çoğu filmde gerçek kurşun yerine bilgisayarla yaratılmış mermiler kullanılmaya başlandı. Jedi’ların sinema tarihine kazandırdığı diğer bir yetenekleri de, Güç ile olan bağlarıydı. Bu mistik enerji sayesinde istedikleri eşyayı düşünerek kımıldatabiliyorlardı. Eskiden montaj hileleriyle yapılan Güç sahneleri, ILM sayesinde sanal bir gerçeklik kazandı.

 

Sanal Oyuncular İşi Devralıyor

Günümüzde, dizilerde bile GCI oyuncuların işe karıştığını görüyoruz. Üç boyutlu animasyon filmleri o kadar revaçtaki onlara özel Oscar bile dağıtılıyor. 10 yıl önce oyunculuk bakımından kimse sanal karakterlerin bu başarısını düşünemezdi.

{pagebreak::6}

Gelen tepkilere rağmen George Lucas, yeni Star Wars filminde sanal aktörlere büyük önem vermişti. Bu karakterleri etkileyici kılan sadece detaylı modellenmeleri değildi. Bir birleriyle etkileşime girebiliyorlardı. Hatta bu olay o kadar doğal hale getirilmişti ki, gerçekte orada olmayan karakterler bir birleriyle kavga ediyordu.

Aktörlerin mesleki geleceklerini uzun uzun düşündükleri sahne ise Naboo Savaşı adını taşıyordu. Star Wars dünyasında droid teknolojisinin zirvesini gösteren bu sahnelerde, işgalci robotlar ve gezegenleri korumak isteyen Gun Gon halkı büyük bir savaş veriyordu. 15 dakika boyunca süren savaşta hiçbir gerçek oyuncu yoktu.

{pagebreak::7}

Yarışlarda Uzay Çağı

Aksiyon filmlerinin vazgeçilmezi olan yarış sahneleri de Yıldız Savaşları tarafından evrimleştirildi. Pod Race adı verilen bu araçlar saate 500 KM’yi aşan hıza çıkabiliyorlardı. Yarış sahnelerindeki esas kıstas, seyircinin heyecanlanması ve kendini olayın içinde saymasıdır.

Bu yüzden birçok kovalamaca sahnesi gerçek arabalarla ve tehlikeli kamera açılarıyla çekiliyordu. Gençliğinde yaptığı sokak yarışlarında ölümden dönen George Lucas, teknolojiyle bu soruna da çözüm buldu. 15 dakika süren yarış sahnesinde onlarca yarışçı vardı ancak sadece bir tanesi gerçek oyuncuydu. Pod‘lar tozu dumana katarak yarıştılar birçok ölümcül kaza yaşandı. Sahnelerdeki her şey sanaldı ama tek bir şey gerçekti, o da seyircilerin yaşadığı heyecan.

:: Sizce Star Wars efsanesine yeni filmler eklenmeli mi?

Toshiba Store Steel İnceleme

Bilgisayar ile işi olan herkes artık verilerini taşınabilir kılmak istiyor. Bunun için USB flash bellekler sıkça kullanılsa da bu cihazlar sabit disklerin verdiği performansı her zaman sağlayamıyorlar. Ancak taşınabilir sabit diskler de her zaman gerçekten taşınabilir olamıyorlar. Toshiba’nın 1,8 inçlik Store Steel adlı ürünü ise gerçekten taşınabilir olmasıyla dikkat çekiyor. Toshiba Store Steel boyutlarının yanı sıra tasarımının şıklığıyla da dikkat çeken bir ürün. Çelik kaplaması ve deri kılıfıyla oldukça hoş bir cihaz olan Toshiba Store Steel’in detaylı incelemesini aşağıda izleyebilirsiniz.

#2009_09_25_Toshiba_Store_Steel.mp4 #

{pagebreak::Test Sonuçları}

Test Sonuçları

Daha önce yaptığımız harici sabit disk testlerindeki ürünlerle karşılaştırdığımız Toshiba Store Steel gerçekten iyi bir performans gösterdi. Diğer ürünlerle tam olarak aynı sınıfta olmasa da yaptığımız test karşılaştırma açısından aklımızda iyi bir fikir oluşturdu. Ürün özellikle yazma hızında gösterdiği performansla bizlerin beğenisini kazandı.

{GRAPH::300}

{GRAPH::299}

{GRAPH::298}

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Toshiba Store Steel

Harici Sabit Disk

Kapasite: 120 GB
Arayüz:
USB 2.0
Sabit disk boyutu: 1,8 inç
Boyutlar: 10 x 60 x 91 mm

Bilgi için: Toshiba Türkiye
Web: www.toshiba.com.tr
Fiyat: 260 TL

:: Toshiba’nın bu harici diskinin tasarımını, fiyatını ve performansını beğendiniz mi?

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

Bilgisayar
ile işi olan herkes artık verilerini taşınabilir kılmak istiyor. Bunun için USB
flash bellekler sıkça kullanılsa da bu cihazlar sabit disklerin verdiği
performansı her zaman sağlayamıyorlar. Ancak taşınabilir sabit diskler de her
zaman gerçekten taşınabilir olamıyorlar. Toshiba’nın 1,8 inçlik store steel
adlı ürünü ise gerçekten taşınabilir olmasıyla dikkat çekiyor.

Opera Mini Coştukça Coşuyor

Opera‘nın mobil tarayıcı olarak piyasaya sunduğu Opera Mini 5 Beta, duyurulduğu ve yayınlandığı andan itibaren büyük ilgi görüyor. Yazılımın önceki sürümlerinin, bir hayli yüksek kullanıcı sayılarına ulaşmış olması, yeni Opera Mini 5 Beta ile ilgili beklentileri de üst seviyelere çekmişti. Opera açısından beklentiler, hayal kırıklığına dönüşmedi.

Şu an için toplam 30 milyon civarı akif kullanıcıya sahip olan Opera Mini 5 Beta, 12 milyar sayfa gösterimi sağlamış. Bu, oldukça büyük bir sayı ve Opera yetkilileri bu sayıyı daha da üst seviyelere çekmek için “Elimizden geleni yapacağız” diyor.

:: Opera Mini 5 Beta’nın başarısı konusundaki fikirlerinizi forumda paylaşın.

FIFA 10’da Siz de Varsınız!

Resmi olarak 2 Ekim’de Avrupa‘daki futbol sever oyuncular ile buluşacak olan FIFA 10’da kendinizi görmeniz mümkün! Nasıl mı? Geçtiğimiz gün sona eren Tokyo Game Show 2009 etkinliğinde yayınlanan FIFA 10 trailer’ı, bu konuyu mercek altına alıyor. 

Oyununuzu kurdunuz ve kendi yüzünüzü, yarattığınız bir futbolcunun üzerinde görmek istiyorsunuz diyelim. İlk aşamada EA‘nin geliştirdiği yüz editörünü kullanmanız gerekiyor. Buradaki adrese tıklayarak ulaşabileceğiniz siteye, yüzünüzün resmini yüklediğiniz takdirde, programdaki basit ayarları kullanarak, fotoğrafı FIFA 10’da kullanılabilir hale getirebiliyorsunuz… 

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11556/t_fifas10_virtualpro_tut.flv#

Yapımda kendi yüzünüzü Be A Pro modunda kullanıp, Messi, Ronaldo, Torres, Agüero gibi yıldızlarla yan yana oynama fırsatı elde ediyorsunuz. Hatta Türkiye Ligi‘nde bile kendi yüzünüzü, sevdiğiniz takımın forması altında görebilirsiniz.

:: Bu uygulamayı kullanacak mısınız?

 

GPS Yasaklandı!

1

Tüm dünya ile birlikte ülkemizde de yavaş yavaş yaygınlaşan GPS, özellikle mobil cihazlara entegre olduktan sonra ciddi bir sıçrama yaparak, önemli bir konuma kavuştu. Akıllı telefonların sahip olduğu güçlü GPS alıcıları sayesinde kullanıcılar bulundukları her konumda, navigasyon hizmetinden kolayca faydalanmaya başladı. Yoğun olarak arabalarda kullanılan GPS fonksiyonu, direksiyon başında sürücüyü meşgul ettiğinden, dikkatsiz bir anda kazaya sebep olabilmesi nedeniyle tehlike de yaratabiliyor.

Bu durumun farkına varan Yeni Zelanda Ulaştırma Bakanlığı sıra dışı bir yasak getirdi. Buna göre araç ayrımı olmaksızın, cep telefonu fonksiyonu bulunan GPS alıcılarını kullanmak kesinlikle yasak. Eğer navigasyon sistemi kullanacaksanız sadece GPS fonksiyonu bulunan bir cihaz kullanmalısınız. Bakanlığın aldığı bir diğer karara göre de sürüş esnasında mobil cihazınıza gelen mesaj ve e-postaları okumak da yasaklanmış oluyor.

Kasım ayında yürürlüğe girecek olan karar nasıl bir tepki toplar bilinmez ancak birçok ülkeye örnek teşkil edecek kadar etkili.

:: Ülkemizde de mobil cihazlardaki GPS’in kullanımı yasaklanır mı?

Turkcell’in Video Bul Uygulamasını İndirin

Bilindiği üzere Turkcell, kendi abonelerine özel olarak geliştirdiği bir yazılım ile Symbian S60 işletim sistemine sahip mobil cihazlarda video izlenebilmesine olanak tanıyor. Ancak sadece kısıtlı birkaç cihazla kullanılabilen yazılım için aslında Turkcell abonesi olmanıza gerek yok. Tek ihtiyacınız Symbian OS9 çekirdeğini taşıyan bir akıllı telefon.

Timsah ve Dailymotion sayfalarında yer alan videoları kategoriler halinde izlemenize olanak tanıyan yazılım, tamamen ücretsiz. N97’den N95’e kadar tüm Symbian OS9 tabanlı cihazlar ile çalışabilen yazılım ile wireless üzerinden dilediğinizce video izleyebilirsiniz. Elbette ki 3G dahil, kendi operatörünüzün şebeke bağlantılarını da kullanmanız mümkün.

Yazılımı SDN Download sayfasından hemen indirmek için buradaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

:: Yazılım hakkındaki düşüncelerinizi SDN forumlarında paylaşın.

Bu da Twitter’ın Uygulama Mağazası

Twitter için birçok üçüncü parti uygulama ve araç bulunuyor. Gerek mobil cihazlarda, gerekse web tarayıcısında çeşitli kolaylıklar sağlayan bu uygulamalar Oneforty‘de bir araya getirildi. Twitter’ın uygulama mağazası olan Oneforty, şimdiden 1300’ün üzerinde dev bir uygulama listesine sahip.

Özel beta sürecinde olan Oneforty’e e-posta adresiniz ve Twitter kullanıcı adınızla davetiye isteğinde bulunabilirsiniz. Şimdilik Oneforty ile uygulama satın almak mümkün değil; her uygulama kendi sitesine ya da iPhone App Storea yönlendiriliyor.

Ancak yakın zamanda iPhone da dahil tüm platformlar için Twitter uygulamaları doğrudan Oneforty’de satışa sunulursa şaşırmamak lazım. Bakalım aynı cinlik Facebook için de düşünülecek mi.

:: Sizce Twitter’ın bir uygulama mağazasına ihtiyacı var mı?

Bilgi İçin : Oneforty

iPhone’daki En Popüler Ücretli Uygulamalar

3

iPhone‘u en başarılı mobil cihazlar listesinde üst sıralarda tutan nedenlerden biri de cihaz üzerinde kullanabileceğiniz uygulamaların çok sayıda olması ve bu uygulamalara kolayca erişebilmeniz. Binlerce uygulama içerisinde ücretli olan uygulamalar da epey rağbet görüyor. Aşağıdaki listede, Türkiye‘deki iPhone kullanıcılarının en çok tercih ettiği ücretli 10 uygulamayı sondan başa doğru inceliyor olacağız.

10 – F.A.S.T.

10 MB dosya büyüklüğüne sahip olan oyunun fiyatı, 0,99 Dolar. Uçak oyununu yükleyen kullanıcılar, verdikleri paranın karşılığını aldıklarını itiraf ediyorlar.

{pagebreak::9 Numara}

9 – Need For Speed Undercover

Sizi heyecanlı bir yarış serüvenine itecek olan oyun, 4,99 Dolar‘lık fiyatı ile diğer oyunlara göre biraz pahalı sayılabilir. Ama Need for Speed tutkunları, bu paraya göz kırpmadan kıymış gibi görünüyor. Oyun, listede 9. sırada.

{pagebreak::8 Numara}

8 – Yok musun? Var mısın?

Sevilen TV yarışmasının bir benzeri de artık iPhone‘da var. Yazılımın fiyatı 2,99 Dolar. Boş zamanlarınızı keyifle geçirmenizi sağlayacağına şüpheniz olmasın.

{pagebreak::7 Numara}

7 – AppBox Pro

iPhone için faydalı uygulamaların bir araya getirildiği program. Cihazından daha fazla performans almak isteyenler için çok başarılı bir uygulama.

{pagebreak::6 Numara}

6 – Virtual Horse Racing

En çok tercih edilen oyunlardan biride bu uygulama. At yarışından keyif alanlar için 1,99 Dolar‘lık fiyatıyla listenin üst sıralarında yer alıyor.

{pagebreak::5 Numara}

5 – Real Futboll 2010

En çok indirilen ücretli uygulamalar içersinde oyunların ismiyle devam ediyoruz. iPhone‘daki en başarılı futbol oyunlarından biri olan Real Futboll, 6,99 Dolar ile şu ana kadar listedeki en pahalı uygulama.

{pagebreak::4 Numara}

4 – Okey

Oyunlar olur da Okey olmaz mı? Ülke olarak en çok sevdiğimiz çoklu oyunlardan biri olan Okey de iPhone uygulamaları içerisinde yer alıyor. Fiyatı 1,99 Dolar.

{pagebreak::3 Numara}

3 –Camera Genius

iPhone‘daki yetersiz kamerayı biraz daha kullanışlı kılan bu uygulamanın fiyatı 0,99 Dolar.

{pagebreak::2 Numara}

2 – Mobiga Tavla r2

Oyunları ne kadar çok sevdiğimiz burada da belli oluyor. Zirveyi paylaşan diğer uygulama bir tavla oyunu. Fiyatı 2,99 Dolar.

{pagebreak::1 Numara}

1 – Radyo

Listenin zirvesinde bir radyo uygulaması var. Diğer tüm cihazlarda radyo desteği varken iPhone‘da radyo desteği sadece bu uygulamalarla mümkün. Yaklaşık 200 radyo kanalına ulaşmanızı sağlayan uygulamanın fiyatı 0,99 Dolar.

:: Sizin ücret ödediğiniz uygulamalar hangisi? Forumda paylaşın.