Alan Wake Ekran Görüntüleri

Remedy firmasını şimdiye kadar duymadıysanız dahi, Alan Wake ismi hatırlamanız çok daha kolay görülüyor. Keza duyurulduğu ilk günden beri gündemden düşmeyen yapım, çıkış tarihi yaklaştıkça kendini daha da fazla hatırlatıyor.

Şuan için sadece Xbox 360 platformunda boy gösterecek olan yapımın, çıkış tarihi olarak 2010 baharı ön görülüyor. PC için çıkışı halen havada olan yapımın, bu platformda boy gösterebilmesi ise tamamı ile Microsoft’un merhametine bakıyor.

{pagebreak::Ekran Görüntüleri}

 

:: Alan Wake PC’ye çıkmalı mı?

PSP Go İçin 16,000 İndirilebilir İçerik

Geçtiğimiz günlerde Sony’nin UMD’si bulunmayan PSP Go için bir UMD değişim programının bulunmayacağını açıklaması kullanıcıları üzmüştü. Sadece indirme (download) yolu ile edinilebilecek oyun ve film gibi materyaller nedeni ile Sony, PlayStation indirme merkezi kabul edilen PlayStation Store’da 16.000 adet içeriğin PSP Go satışa sunulduğu gün indirilebilir olacağını açıkladı.

Sony bu rakam içeriğini ise 225 tam sürüm oyun, (PSP, PSN-özel, UMD ve PSP Mini oyunları dahil), 2,300 film, 13,300 televizyon dizi bölümü şeklinde açıklıyor. Sony’nin ışıldayan başlıkları arasında ise Gran Turismo PSP, God of War: Chains of Olympus ve Soulcalibur: Broken Destiny gibi başlıklar da yer alıyor.

:: PSP Go’da UMD olmalı mıydı?

Light Peak Teknolojisi Sadece Apple İçin mi?

Gelecekte bilgisayarlarımı Intel’in geliştirdiği Light Peak teknolojisi sayesinde 10 Gbps’lik veri transfer hızına sahip olabilecek. Bu bağlantı birimini geçtiğimiz hafta içersinde gerçekleştirdiği IDF‘de tanıtan Intel, teknoloji konusunda öncü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu teknolojinin tanıtılmasının ardından ise yeni haberler gelmeye başladı.

Yurt dışında birçok basın kuruluşunun yaptığı habere göre bu teknolojinin akıl mimari Apple. Yani Apple, Ethernet, FireWire ve USB bağlantı yerine yeni ve yüksek hızda bir bağlantı istiyor. Bunu Intel’e bildirmiş ve Intel’de yeni bir bağlantı türü olan Light Peak teknolojisini geliştirmiş. Bu söylentiler ne kadar doğrudur bilinmez, kendinizi 10 Gbps‘lik hıza hazırlayın.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi forumda paylaşın.

Günün Bedava Yazılımı: Video to Flash Encoder

Wondershare Video to Flash Encoder yazılımı ile flash veya FLV uzantılı dosyalarını başarı ile popüler video formatlarına dönüştürebilirsiniz. Yazılım AVI, WMV, MPEG/MPG, MOV, MP4, 3GP ve HD video M2TS, TP, TRP, TS formatlarını destekliyor.

Özellikleri

SWF ve FLV uzantılarını video formatlarına dönüştürme;
Toplu dönüştürme ve birleştirme;
Güçlü düzenlemesi sayesinde istenmeyen yerleri çıkarma;
Flash şablon seçme;
Sezgisel arayüz ile kolay kullanım.

Şartlar ve Koşullar

Bu ürün “Olduğu Gibi” sunulmaktadır. Herhangi bir garanti verilmemektedir. Yazılımdan kaynaklanacak tüm hatalar indiren kişinin sorumluluğundadır. Yazılımın ticari amaç için kullanılması yasaktır. Yazılım tamamen bireysel kullanıcılar için ücretsizdir.

Not: Yazılımı 29.09.2009 Saat: 10:00’a kadar etkinleştirmeniz gerekmektedir.

{pagebreak::Yazılımı İndimek İçin Tıklayın}

Yazılımı İndimek İçin Tıklayın

Kurulum

:: Yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dosyayı indirin.
:: Sıkıştırılmış dosyayı açın.
:: Açılan klasör içerisindeki Setup.exe dosyasını çalıştırarak kurulumu yapın.
:: Aynı klasör içerisindeki Activate.exe dosyasını çalıştırarak etkinleştirin.
:: Kurulum işlemi tamamlanmıştır.

Yazılımın Künyesi

Adı: Wondershare Video to Flash Encoder
Dosya Boyutu: 12.1 MB
Firma: Wondershare Software
İşletim Sistemi: Windows 2000/ 2003/ XP/ Vista/Win 7
Dili: İngilizce
Yarınki Fiyatı: 49.95 Dolar
Bilgi İçin: GOTD

:: Yazılım hakkındaki soru ve görüşlerinizi buradan paylaşın.

Transformers Gerçek mi Oluyor?

Televizyonda ve beyaz perdede görmeye alıştığımız dönüşen robotlar gerçek mi oluyor? Gametrailers’ın kullanıcıları tarafından paylaşılan bir video, bu soruyu akıllara getirdi. Videoda göreceğiniz üzere uzaktan kumandalı büyük bir aracın, basit de olsa dönüşümüne tanık oluyoruz. Transformers’ı andıran bu devinim neticesinde, ön tarafından alevler saçan bu robot, oldukça ilgi çekici.

#http://umtrailers.gametrailers.com/gt_usermovies/um_119/um_1501456-599103-video-1253857181.flv#

Üniversitelerde yapılan bu tür uygulamalar, geleceğin habercisi olabilir. Zira 15 yıl önceki dünyaya baktığımızda,  teknolojik açıdan şimdikinden bir hayli farklı olduğunu görüyoruz. Eskiden filmlerde izlediğimiz cihazlar, günümüzün standartları haline geliyor…

:: Böyle bir robotunuz olsa ne yapardınız?

Picasa 3.5’tan Yenilikler

2

Fotoğraflarınızı düzenli bir şekilde arşivleyen, kolayca arama yaparak ulaşmanızı sağlayan, internette paylaşmanıza imkan tanıyan Picasa, yeni sürümüyle daha fazlasını sunuyor. Picasa 3.5, yüz tanıma özelliğini de yeteneklerine de ekleyerek size zaman kazandırıyor.

Videoyu İzleyin

#2009_09_28_picasa.flv#

Google tarafından hazırlanan tanıtıcı videoda da görüldüğü gibi, benzer olan yüzler bir araya getiriliyor ve sizin onayınıza sunuluyor.

Birkaç fotoğraf için sorun değilmiş gibi görünse de çok sayıda fotoğrafınız varsa, arşivlemek veya geriye döndüğünüzde aradığınızı kolayca bulabilmek için çok faydalı bir uygulama.

Picasa 3.5’i ilk indirenlerden
olmak için tıklayın.

Apple Daha Önceden Yapmıştı

Bu, her ne kadar şaşırtıcı bir özellik gibi görünse de Apple, kendi işletim sisteminde bunu uzun süredir mükemmel bir şekilde yapıyor. Picasa, bu özelliği araklamasa da feci halde esinlenmiş gibi görünüyor.

:: Bu özelliği beğendiniz mi?

Çatal Çubukla Kablosuz Ağ Bulunur mu?

Bu sorunun cevabı gelişen teknolojide yatıyor aslında. Çatal çubuk içersinde gerekli düzenek sağlanırsa kablosuz ağ değil 3G şebeke sinyalini bile bulur. Amerika da geliştirilmekte olan bir cihaz oldukça ilgi çekici. Wi-Fi Dowsing Rod adı verilen bu cihaz çatal çubuk şeklinde. Cihazın ana işlevi kablosuz ağ sinyallerinin yoğunluğunu ölçmek. Böylece kullanıcı kablosuz ağından nerede daha fazla verim alabileceğini görüyor. Cihazın üzerinde üç adet uyarı lambası yanıyor. Bu uyarı lambalarının hepsi yanıyorsa kablosuz ağ sinyali oldukça iyi demek.

:: Böyle bir cihaza kimler ihtiyaç duyar.

Beklenmeyen Misafir: Windows 7?

Meraklı bilgisayar kullanıcıları için sevindirici bir haber kulağımıza geldi. Resmi açıklamalara göre, Microsoft’un Windows 7 adlı son işletim sistemi, final sürümüyle birlikte 22 Ekim‘de raflardaki yerini alarak, dünya genelindeki kullanıcıların beğenisine sunulacaktı. Görünen o ki, Windows 7, resmi çıkış tarihinden 9 gün önce, yani 13 Ekim itibariyle piyasaya sürülebilir.

Böylece, ön sipariş veren kullanıcılar da, hiç beklemedikleri bir anda kapılarında Windows 7 ile karşılaşacaklar. Bu beklenmeyen misafirlik söylentisinin kaynağı ise Puget Systems adındaki bir bilgisayar satıcısı. Artık nefesler tutuldu ve Windows 7’nin final sürümünün piyasaya çıkmasını bekliyor.

:: Windows 7 sizce piyasaya erkenden çıkarsa, Microsoft adına avantaj olur mu?

Bu Kez Forza 3 İle NFS: Shift Kapıştı!

Geçtiğimiz günlerde satışa sunulan Need for Speed: Shift, hem görselleriyle hem de değiştirilen oynanışıyla, kullanıcıların dilinden düşmüyor. Gerçekçi grafikleriyle Gran Turismo 5 de son dönemin en popüler isimlerinden biri. Xbox360’ın kalelerinden biri olan Forza Motorsport 3 de, hem görselleriyle hem de oynanış dinamikleriyle, kullanıcıların en çok beklediği yapımlardan biri konumunda.

Bu üç oyun, İnternet üzerinde sıklıkla birbirleriyle kıyaslanıyor. Özellikle Gran Turismo 5 (GT5) ve Forza Motorsport 3, karşı karşıya getirilmesine alıştığımız yapımlar. Videogameszone sitesi, bu kez GT5’i saf dışı bırakarak, Forza ile Shift’i çarpıştırmayı seçti. İki oyunun görsellerini alt alta koyan site, grafiksel olarak hangisinin daha iyi olduğu sorusunun yanıtını arıyor. İşte o görseller:


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

{pagebreak::2}


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

{pagebreak::3}


Üstteki resim NFS: Shift, alttaki ise Forza Motorsport 3

:: Sizce hangisinin grafikleri daha gerçekçi?

The Phantom Menace Neler Değiştirdi?

Sinema tarihini derinden etkileyen Star Wars, 20 yılı aşkın bir süreden sonra 1999‘da yuvasına geri dönmüştü. The Phantom Menace adlı bu yapım yeni bir seri yaratırken, aynı zamanda sinema tarihinde bir devrim yaratmıştı. 1977 yılında başlayan ilk üçleme 80’lerin sinema teknolojisine öncülük etmişti. Star Wars Episode 1: The Phantom Menace adlı film günümüz sinema furyasına ruhunu vermiş oldu. İşte serinin yaratıcısı George Lucas‘ın modern sinema teknolojisine kattıkları;

Jar Jar Binks

Sinema tarihinin en çok nefret edilen karakteri aslında aynı zamanda onu değiştirdi de. Jar Jar sinir bozucu haraketleri ve sempatik gözükeceği düşünülen sakarlıklarını yaparken, CGI (bilgisayarla yaratılmış grafik resim) teknolojisinde devrim yaratıyordu. 

CGI‘ın kullanımı ilk değildi ancak bu Episode 1‘den önce yönetmenler tarafından uzak bakılan bir teknolojiydi. Daha önce Terminator 2 ve Jurassic Park gibi yapımlarla dikkat çeken CGI karakterler sadece görsel şovdu. Yapılması zor ve arka planda duran özel efekt olduğu belli olan tiplerdi. Jar Jar bir filmin başrolünde olan ilk CGI karakterdi.

{pagebreak::2}

Gerçek oyuncularla sohbet ediyor onlarla etkileşime geçiyordu. Düz bir yolda yürümek yerine önüne çıkan engellerden eğilerek kurtulabiliyor böylece yaşayan bir canlı imajı veriyordu.

Ahmet Best tarafından yapılan dublajına uygun olarak üzülmesi, sevinmesi, korkması karakterin mimiklerine yansıyordu. Lucas’ın aldığı inisiyatif sonucu CGI başrol oyuncularının en az gerçekleri kadar iyi iş çıkartacağı ortaya çıktı.

Sanal Şehirler

Mimarı Star Wars filmlerinde her zaman ön planda olmuştu. Daha önce Hollywood yapılarında arka planlar dev setlerle yapılıyordu. Ancak yine Lucas yönetenlerin tam olarak anlamadığı bir teknolojiyi filmine uyarladı. Aylarca süren çalışmalar sonucu tasarımları tam olarak yansıtamayan dev setler yerine The Phantom Menace, bilgisayarla yaratılmış gerçekçi mekanlar kullandı.

{pagebreak::3}

Böylece tasarımcıların kağıt üzerinde yaptıkları, en ince detaylar bile film karelerine yansıyordu. Üstelik her şeyi sıfırdan yaratmaya da gerek yoktu. Normal bir şehirden alınan görüntülerin üzerinde ufak oynamalar yaparak onları başka bir galaksideki binalara benzetmek mümkündü.

Bilgisayar sayesinde yoktan var edilen Otoh Gunga adlı şehrin yapaylığı hiç belli olmuyordu. İzleyiciler, gerek yapıların mimarisi, gerekse etrafta görünen ışıklar ve yansımalar nedeniyle bu mekanların CGI olduğuna inanmakta zorlandı.

{pagebreak::4}

Jedi aksiyonları

Işın Kılıç‘ları serinin değişmez simgesiydi. Ancak ilk üçlemede bu efektlerin film karelerini boyayarak yapılması büyük bir zahmetti. Bu yüzden etrafta fazla Işın Kılıcı‘da gözükmüyordu. Jedi‘ların soylarının tükenmiş olması da bunun senaryo bazındaki kılıfıydı.

Aradan geçen yıllarda Lucas‘ın özel efekt firması ILM Işın Kılıç’larını basit ve kolayca yapılmasını sağlayan bazı programlar geliştirdi. Böylece, lazer ve ışın kılıçları başta olmak üzere birçok savaş efekti kolayca bilgisayarda yapılmaya başlandı.

{pagebreak::5}

İlerleyen yıllarda bu teknoloji o kadar gelişti ki, çoğu filmde gerçek kurşun yerine bilgisayarla yaratılmış mermiler kullanılmaya başlandı. Jedi’ların sinema tarihine kazandırdığı diğer bir yetenekleri de, Güç ile olan bağlarıydı. Bu mistik enerji sayesinde istedikleri eşyayı düşünerek kımıldatabiliyorlardı. Eskiden montaj hileleriyle yapılan Güç sahneleri, ILM sayesinde sanal bir gerçeklik kazandı.

 

Sanal Oyuncular İşi Devralıyor

Günümüzde, dizilerde bile GCI oyuncuların işe karıştığını görüyoruz. Üç boyutlu animasyon filmleri o kadar revaçtaki onlara özel Oscar bile dağıtılıyor. 10 yıl önce oyunculuk bakımından kimse sanal karakterlerin bu başarısını düşünemezdi.

{pagebreak::6}

Gelen tepkilere rağmen George Lucas, yeni Star Wars filminde sanal aktörlere büyük önem vermişti. Bu karakterleri etkileyici kılan sadece detaylı modellenmeleri değildi. Bir birleriyle etkileşime girebiliyorlardı. Hatta bu olay o kadar doğal hale getirilmişti ki, gerçekte orada olmayan karakterler bir birleriyle kavga ediyordu.

Aktörlerin mesleki geleceklerini uzun uzun düşündükleri sahne ise Naboo Savaşı adını taşıyordu. Star Wars dünyasında droid teknolojisinin zirvesini gösteren bu sahnelerde, işgalci robotlar ve gezegenleri korumak isteyen Gun Gon halkı büyük bir savaş veriyordu. 15 dakika boyunca süren savaşta hiçbir gerçek oyuncu yoktu.

{pagebreak::7}

Yarışlarda Uzay Çağı

Aksiyon filmlerinin vazgeçilmezi olan yarış sahneleri de Yıldız Savaşları tarafından evrimleştirildi. Pod Race adı verilen bu araçlar saate 500 KM’yi aşan hıza çıkabiliyorlardı. Yarış sahnelerindeki esas kıstas, seyircinin heyecanlanması ve kendini olayın içinde saymasıdır.

Bu yüzden birçok kovalamaca sahnesi gerçek arabalarla ve tehlikeli kamera açılarıyla çekiliyordu. Gençliğinde yaptığı sokak yarışlarında ölümden dönen George Lucas, teknolojiyle bu soruna da çözüm buldu. 15 dakika süren yarış sahnesinde onlarca yarışçı vardı ancak sadece bir tanesi gerçek oyuncuydu. Pod‘lar tozu dumana katarak yarıştılar birçok ölümcül kaza yaşandı. Sahnelerdeki her şey sanaldı ama tek bir şey gerçekti, o da seyircilerin yaşadığı heyecan.

:: Sizce Star Wars efsanesine yeni filmler eklenmeli mi?

Toshiba Store Steel İnceleme

Bilgisayar ile işi olan herkes artık verilerini taşınabilir kılmak istiyor. Bunun için USB flash bellekler sıkça kullanılsa da bu cihazlar sabit disklerin verdiği performansı her zaman sağlayamıyorlar. Ancak taşınabilir sabit diskler de her zaman gerçekten taşınabilir olamıyorlar. Toshiba’nın 1,8 inçlik Store Steel adlı ürünü ise gerçekten taşınabilir olmasıyla dikkat çekiyor. Toshiba Store Steel boyutlarının yanı sıra tasarımının şıklığıyla da dikkat çeken bir ürün. Çelik kaplaması ve deri kılıfıyla oldukça hoş bir cihaz olan Toshiba Store Steel’in detaylı incelemesini aşağıda izleyebilirsiniz.

#2009_09_25_Toshiba_Store_Steel.mp4 #

{pagebreak::Test Sonuçları}

Test Sonuçları

Daha önce yaptığımız harici sabit disk testlerindeki ürünlerle karşılaştırdığımız Toshiba Store Steel gerçekten iyi bir performans gösterdi. Diğer ürünlerle tam olarak aynı sınıfta olmasa da yaptığımız test karşılaştırma açısından aklımızda iyi bir fikir oluşturdu. Ürün özellikle yazma hızında gösterdiği performansla bizlerin beğenisini kazandı.

{GRAPH::300}

{GRAPH::299}

{GRAPH::298}

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Toshiba Store Steel

Harici Sabit Disk

Kapasite: 120 GB
Arayüz:
USB 2.0
Sabit disk boyutu: 1,8 inç
Boyutlar: 10 x 60 x 91 mm

Bilgi için: Toshiba Türkiye
Web: www.toshiba.com.tr
Fiyat: 260 TL

:: Toshiba’nın bu harici diskinin tasarımını, fiyatını ve performansını beğendiniz mi?

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

Bilgisayar
ile işi olan herkes artık verilerini taşınabilir kılmak istiyor. Bunun için USB
flash bellekler sıkça kullanılsa da bu cihazlar sabit disklerin verdiği
performansı her zaman sağlayamıyorlar. Ancak taşınabilir sabit diskler de her
zaman gerçekten taşınabilir olamıyorlar. Toshiba’nın 1,8 inçlik store steel
adlı ürünü ise gerçekten taşınabilir olmasıyla dikkat çekiyor.

Opera Mini Coştukça Coşuyor

Opera‘nın mobil tarayıcı olarak piyasaya sunduğu Opera Mini 5 Beta, duyurulduğu ve yayınlandığı andan itibaren büyük ilgi görüyor. Yazılımın önceki sürümlerinin, bir hayli yüksek kullanıcı sayılarına ulaşmış olması, yeni Opera Mini 5 Beta ile ilgili beklentileri de üst seviyelere çekmişti. Opera açısından beklentiler, hayal kırıklığına dönüşmedi.

Şu an için toplam 30 milyon civarı akif kullanıcıya sahip olan Opera Mini 5 Beta, 12 milyar sayfa gösterimi sağlamış. Bu, oldukça büyük bir sayı ve Opera yetkilileri bu sayıyı daha da üst seviyelere çekmek için “Elimizden geleni yapacağız” diyor.

:: Opera Mini 5 Beta’nın başarısı konusundaki fikirlerinizi forumda paylaşın.