Super Street Fighter IV’ün Teaser’ı Yayında!

Dövüş oyunları dünyasının en bilindik isimlerinden olan Street Fighter’ın dördüncü versiyonu, kullanıcıların oldukça ilgisini çekti. Oyun çevrelerinden yüksek puanlar alan yapımın devamı yolda. Öyle ki, Super Street Fighter IV adı verilen yeni oyunun ilk teaser‘ı bile yayınlandı. 8 yeni dövüşçüyle karşımıza çıkacak olan yapımın henüz çıkış tarihi belli değil.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/12123/t_untcapproject_tgs09_teaser.flv#

Teaser’ların kısa ve oyun içi fazla görsel içermeyen videolar olduğu malum. Ancak Super Street Fighter IV’ün teaser’ı, beklentilerin bile epey altında bir video gibi görünüyor. Belli belirsiz silüetlerin karşı karşıya gelmesini seyrettiğimiz görselde, hiçbir karakteri tanımak mümkün değil. Yalnızca 16 saniye süren bu teaser, hayranların yoğun ilgisine sahne olacak gibi gözükmüyor. Uzun lafın kısası Capcom‘dan daha anlaşılabilir videolar bekliyoruz.

:: Yayınlanan bu teaser hakkında ne düşünüyorsunuz?

Suretler Gerçek mi?

Başrolünü aksiyonun eskimeyen yüzü Bruce Wills‘in oynadığı çizgi romandan uyarlama Suretler filmi ilginç bir konuya sahip. Alternatif bir zaman diliminde geçen filmde insanlar risklerden uzak bir yaşam için kendilerini Suretler denilen makinelere bağlamışlar. Bu sayede istedikleri tipte, istedikleri vücutta karakterler olabiliyorlar.

Bilgisayarlar yardımıyla bağlandıkları robotlar bir gün içerisinde yapılan her şeyi onlar için yaşıyor. İnsanlar ise, sadece zihin olarak bu cihazların içerisindeler. Onlar sayesinde konuşuyor, görüyor ve Suretler ne yaşıyorsa onu hissediyorlar. Özellikle sakatların bile artık koşmasını sağlayan bu makineler, filmi izleyen herkesi büyüledi.

Birçok kişi de bunun gerçek olmayacak kadar hayal ürünü olduğunu düşünmüştür. Peki ya The Surrogates‘in ilkel prototiplerinin günümüzde var olduğunu söylesek? Bu çılgın gelecek belki de çok uzak değil.

 {pagebreak::2}

Devasa Online Oyunlar, Gerçek Surrogate’ler

Türkçe karşılığı Devasa Çoklu Oyunculu Online Oyunlar ya da bilinen adıyla Massive Multiplayer Online Roleplaying Games, Suretler’le büyük benzerlik gösteriyor. Filmde insanlığın yüzde 98’i bu cihazlara bağlanıyorlar. Günümüzde MMPORG‘lar toplamda 10 milyonu aşkın bir oyuncu kitlesine sahip.

En popüler olan World of Warcraft tek başına 6 milyon kullanıcı tarafından tercih ediliyor. Bu rakamlar belki size yüksek gelmemiş olabilir ama o kadar insan sanal bir dünyada günlük hayatlar yaşıyor.

{pagebreak::3}

Filmde insanlar istediği modelde bir Suret dizayn edebiliyordu. Erkekler isterlerse kadın tipli Suretler kullanabiliyordu. Çirkin insanlar, en yakışıklı ve atletik robotlara sahip oluyordu. MMPORG dünyası da bundan pek farklı değil.

Oyuncular, bu yapımlarda istedikleri karakterleri yaratabiliyorlar. Gelişmiş karakter ekranlarında gerçek hayatlarındakinden çok farklı tipler olabiliyorlar. İsterlerse bir yaratık, isterlerse yaşlı bir adam ya da tam tersi genç bir yüz, bunların sınırı yok.

 
Age of Conan en gerçekçi yüz detaylarına sahip

 {pagebreak::4}

Özellikle Age of Conan ve Lord of the Rings Online oyunlarında bulunan gerçekçi yüz modellemeleri, insanların kendini bu işe daha da kaptırmasını sağlıyor. Tıpkı Suretler’de olduğu gibi, makyaj ve takı detayları kullanıcıları oyuna daha da çok bağlıyor.

Erkekler bu oyunlarda, kadın karakter yaratıp tıpkı bir dişiymiş gibi ilgi görebiliyorlar. Hatta erkek oyuncularla flirt bile edebiliyorlar. Surrogates‘de de buna benzer sahneler görüyoruz. Kadın olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak için, bu şekilde Suretler’e sahip olanlar vardı.

{pagebreak::5}

Robotlar insanlara ölümsüzlük sunuyordu. Her türlü tehlikeye atılıp, hiçbir zaman ölmeyeceğini bilen kullanıcılar böylece istedikleri gibi umursamazca davranabiliyorlardı. Yüksek bir binadan kendini aşağıya atlayabiliyorlar. Ya da yoğun trafiğin arasına fırlayıp arabaların kendilerine çarpmasından hiç zarar görmeden kurtulabiliyorlar.

MMPORG‘larda da bu mantık geçerli. Gerçek hayata en korkak insanlar bile bu tarz oyunlarda birer kahramana dönüşebiliyorlar. Dağlardan ve kulelerden zevk için aşağıya atlıyorlar. Aynı anda onlarca düşmanla savaşıyorlar.

Korkmadan kendilerinin üç dört katı büyüklükte dev yaratıklarla dövüşüyorlar. Hatta ejderha bile öldürebiliyorlar. Ölümsüzlüğün verdiği güvenle oyuncular da istedikleri maceraya atılıyor.

{pagebreak::6}

Makineler sayesinde filmdeki insanlar günlük hayatlarını yaşayabiliyorlardı. Hemen her köşe başında bulunan şarj cihazları, Suretlerin sürekli aktif kalmasını sağlıyordu. İnsanlar işlerine gidiyor, hobilerini yapıyor hatta robotlarını kullanıp tatile bile çıkıyordu. Bu sayede sakat yaşlı ve asosyal insanlar bile sosyal hayatın bir parçası olabiliyor.

Online oyunlarda da aynı imkanlar var. Bu sanal dünyada, gün dönümü ve doğa olayları aynen yansıtılıyor. İnsanlar sabahtan başlayıp akşama kadar, görevler yapıyor ya da becerilerini geliştiriyor. Canları sıkılınca oturup bir barda içki içiyorlar. Bir birleriyle sohbet ediyorlar. Gerçek hayatta ciddiye alınmayan insanlar bile orada önemli birisi oluyor. Ayrıca yarattıkları eşyaları satarak para bile kazanıyorlar.

{pagebreak::7}

Tüm günlerin bilgisayar başında Online oyunla geçiren insanlar var. Sizce de bu olay Suretler‘in mantığına yakın değil mi? Kullanıcılar MMPORG‘lar sayesinde, tüm dünyadan yeni arkadaşlar kazanıyor hatta onlarla hem oyunda hem de gerçek yaşamda evleniyorlar. İnsanların bu tarz yaşamlara ihtiyacı olduğu sürece The Surrogates filminin sunduğu kurgusal gerçeklik aslında pek de uzak değil gibi görünüyor. En karizmatik ve işlevsel robotu satın almak için şimdiden para biriktirmenizde yarar var.

:: Sizce Suretler gerçek olacak mı?

 

 

Morro Beta Sürecini Tamamlıyor

Live OneCare’in varisi olarak da tanınan Microsoft Security Essentials, 29 Eylül 2009 tarihinde, yani bugün itibarıyla beta etiketinden kurtulup kararlı sürümüyle kullanıcıların karşısına çıkıyor.

Başarılı tespit oranı, tarama performansı ve sistem kaynaklarıyla dost olması gibi özellikleriyle öne çıkan Security Essentials’ın çıkacağı 19 ülke içinde ne yazık ki Türkiye yer almıyor. Siz de bilgisayarınızın güvenliğini Microsoft’a emanet etmek istiyorsanız, izlemeniz gereken yöntemi daha önceki incelememizde bulabilirsiniz:

:: Microsoft Security Essentials beta incelemesini okumak için tıklayın.

:: Microsoft Security Essentials’i kullandınız mı?

Bilgi İçin : Microsoft

Tüketici Elektroniği ve Intel

IDF tüm hızıyla devam ediyor. Birçok alanda yenilikleri görme şansı yakaladık. Fakat bu sefer durum çok farklı. Bu sefer tüketici elektroniği ile karşı karşıyayız. Yani günlük hayatımızda elimizden bırakmadığımız teknolojiler. Buna en iyi örnek kuşkusuz TV sistemleri.

Intel bu alanda da göz dikti. Sabahın erken saatlerinde yapılan sunumda yeni nesil TV sistemleri tanıtıldı. Televizyonun önünde oturan iki kişi ile başlayan sunumda, TV yayınların kayıt edilmesinden tutun var olan videoların paylaşmasına kadar birçok uygulamalar gösterildi. Bu esasında bildiğimiz şeyler. Fakat televizyonun sosyalleşmesi gerçekten ilgi çekiciydi.

 

Yeni nesil TV sistemleri oldukça gelişmiş fonksiyonlar sunuyor. Video görüşme, arkadaş listesi ekleme ve video paylaşımı bunlardan sadece birkaçı.

 

Yeni nesil televizyonlar arkadaş listesi tutabiliyorlar, kimin ne izlediğini gösteriyor, video paylaşıyor, internet’e çıkıyor ve bundan da iyisi Video görüşme yapmanızı sağlıyor. Burada ilgi çeken bir özellik, TV yayını varken yayını kesmeden video görüşmelerinin yapılması.

 

Intel, televizyon sistemlerde kullanılacak olan yeni Atom CE4100 medya işlemcisinin duyurusunu yaptı.

 

Intel CE3100 Media işlemcisi ile başlayan bu macera tüm hızıyla devam ediyor. Geçen sene mart ayında duyurulan bu işlemci sayesinde televizyonlar internet’e girip Yahoo Widget‘ları çalıştırabiliyor. Fakat bu işlemcinin de sonu geldi. Çünkü Intel yep yeni bir işlemci geliştirdi.

 

Bu yeni işlemci oldukça güçlü. 2D/3D desteğinin yanı sıra 1080P A/V kayıt yapıyor.

 

Atom işlemcileri televizyon sistemlerinde de göreceğiz. 45 nm mimarisi ile üretilecek olan Intel Atom CE4100 sayesinde 1080p gösterim, 2D/3D grafik desteği ve 1080P audio/video kayıt yapılabiliyor. DDR2/DDR3 desteğine sahip olan bu işlemci CE3100’e göre çok daha performanslı.

{pagebreak::TV’de Oyun Oynama Zamanı}
TV’de Oyun Oynama Zamanı

Yapılan demolar oldukça ilgi çekiciydi. Dijital Ev başkanı Eric Kim‘in yaptığı sunumlar elbette bununla sınırlı değildi. Kim konuşmasında, insanların oturma odalarına PC sistemlerini tercih etmediklerini söyledi. İnsanlar oturma odalarında rahatlığa çok düşkünler ve TV’ye dokunmak istiyorlar. Intel, oturma odaları için farklı PC konseptleri denedi. Ama hiç biri başarılı olamadı. Bundan ders alan Intel Televizyonları daha akıllı hale getirmek için düğmeye bastı. CE3100 ile başlayan bu gelişim yakın gelecekte CE4100 ile devam edecek. Fakat yapılan değişiklikler sadece bununla sınırlı değil.

 


Yeni nesil televizyonlar Flash desteğine sahip olacak.

 

Yeni nesil televizyonlarda yer alan Widget desteği bunun sadece başlangıcı. Intel bunu çok iyi görmüş olmalı ki farklı fonksiyonlar geliştirmeye karar verdi. Bunlardan biri Flash desteği. Intel’in yeni CE4100 işlemcisi, Flash desteğine sahip olması oldukça ilgi çekti. Adobe ile birlikte çalışan Intel, Flash 10 demosunu yaptı. Flash 10 ilk kes IDF2 009’da tanıtıldı. Yapılan demoda Flash videolar izlenebildiği gibi Flash oyunlar da oynanabiliyor.

 


Televizyonda oyun oynamak hiç de hayal değil. İnternet’ten yüklenen oyunu televizyonda oynamak mümkün.

 

Televizyonda oyun oynamak birçok kişi için büyük bir avantaj. İşin ilginç tarafı ise CE4100 kullanılan ürünlerde Linux işletim sisteminin yüklü olması, ama bu destek sayesinde Windows için yazılan eski oyunların da oynatılması. İşte burada Transgaming adlı şirket ön plana çıkıyor. Bu şirket bu işlemci ile birlikte çalışarak bir uygulama geliştirdi. Bu uygulama var olan eski Windows oyunları TV’de oynamanızı sağlıyor.

Yapılan demoda internet’e bağlanan televizyon gametree adlı servise bağlanıyor. Kullanıcılar buradan oyunu seçip televizyonlarına yüklüyorlar. Yüklenen oyun anında oynanabiliyor.

 

Kişiye özel maç özetine ne dersiniz. En sevdiğiniz oyuncudan görüntüler ve maçta atılan goller emrinize amade. Yakın gelecekte bunları da göreceğiz.

 

Hepsi bu kadar mı? Tabiî ki hayır. Intel TV’nin geleceği hakkında bilgiler vermeyi de ihmal etmedi. Yapılan demolarda futbol yayını gösterildi. Bu futbol yayını akıllı bir şekilde kayır ediliyor Akıllı dedik, çünkü yapılan demoda futbolcular tek tek hafızaya alınıyor. Futbol topu ve kaleler ayrı kayıt ediliyor. Siz televizyon MID cihazı ile yaklaştığınızda, televizyon MID’deki bilgileri alıp en sevdiğiniz futbolcunun görüntülerini televizyonda gösteriliyor. Futbolcunun golleri ve önemli anlarını anında gösteriliyor. Dolaysıyla kendi futbol özetine sahip olmuş oluyorsunuz.

Televizyon, MID (taşınabilir internet cihazı) cihazından farklı bilgiler de alabiliyor. Örneği gitar ile ilgilendiğinizi anlayıp internet’te arama yapıyor ve gitar ile ilgili videoları size gösteriyor.

{pagebreak::Evde Üç Boyutlu Görüntü Keyfi}
Evde Üç Boyutlu Görüntü Keyfi

Eric Kim’den sonra sıra geldi Intel Labs’ın CTO’su Justin Rattner’in konuşmasına. Justin Rattner daha çok yeni teknolojilerden bahsetti. Örneğin üç boyutlu televizyonlar gibi. 2011 yılında piyasaya çıkacak olan yeni üç boyutlu televizyonlar Full HD desteği ile ilgi çekecek. Sunumda birçok yenilikten bahsedildi. İnsanların neler istediği söylendi. Sonra ise günün sürprizi açıklandı.

 


Üç boyutlu projeksiyon cihazı ile tanışın.


Justin Rattner, üç boyutlu projeksiyon cihazını gösterdi. HDI tarafından tasarlanan bu ürün oldukça küçük olmasıyla ilgi çekti. Hala gelişim aşamasında olan bu ürün önümüzdeki senelerde karşınıza çıkarsa hiç şaşırmayın.

 

Gerçek zamanlı Real 3D. Canlı yayınları üç boyutlu olarak izleyebileceğiz.

 

IDF’de en çok ilgimizi çeken Real 3D deneyimini canlı olarak yaşamaktı. Geçen sene IDF’e katıldığımızda herkese 3D gözlükler verip Monster vs Aliens filmini izlettirmişlerdi. Bu sene yine gözlükler dağıttılar ve biz de yeni bir filmin duyurusu bekliyorken, Reald 3D deneyimini canlı olarak gördük. Justin Rattner, IDF Fuar alanında olan 3Ality Digital CTO’su Howard Postley ile canlı görüştü. 3Ality’nin çift kamera teknolojisi sayesinde Real 3D görüntüsü canlı olarak aktarıldı. Ardından da U2’nun konseri Real 3D de gösterildi.

 

Light peak teknolojisi sayesinde Blu-Ray filmler 30 saniyede bilgisayara kopyalanabilecek.

 

Intel sunumlarının sonlarında doğru Light Peak adlı bir teknoloji tanıttı. Oldukça ince optik bir kablo olan bu teknoloji 10 Gbit/sn’lik bir veri transfer hızına (1,25 GByte/s) ulaşması ile ilgi çekti. Bu kablo yakın gelecekte tüm televizyon ve mültimedya cihazlarında kullanılması düşünülüyor.

Birçok I/O protokollerini destekleyen bu teknoloji ile yapılan sunumda RAID bağlı dört adet SSD diskler Light Peak teknolojisi ile bağlanmıştı. Bu iş istasyonunda HD video oynatan Intel mühendisleri aynı zamanda yüksek kapasiteli bir dosyayı 2 Gbit/sn’lik bir veri transfer hızı ile başka bir sisteme kopyalıyorlardı. HD filmin bu işlemden etkilenmemesi oldukça ilgi çekiciydi.

Light Peak, 100 metrelik kablolarda kullanılabilecek. 2010 yılında göreceğimiz bu teknoloji, on yıl içinde 100 Gbit/sn ile karşımıza çıkacak.

:: Tüketici elektroniğinde en çok hangi yenilik sizi etkiledi?

iPhone’a Özel 20 Yeni Duvar Kağıdı

iPhone’unuzun ekranına bambaşka bir çehre kazandıracak olan 20 yeni duvar kağıdını sizler için derledik. Bu yüksek kaliteli, 320*480 piksel çözünürlüğündeki resimleri görmeden geçmeyin.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

{pagebreak::12}

{pagebreak::13}

{pagebreak::14}

{pagebreak::15}

{pagebreak::16}

{pagebreak::17}

{pagebreak::18}

{pagebreak::19}

{pagebreak::20}

:: Beğendiğiniz duvar kâğıdını SDN forumlarında paylaşın.

Tokyo Game Show 2009 Sona Erdi

24-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Tokyo Game Show 2009 organizasyonunun kapıları artık kapandı. İçeride, sektörün en büyük firmalarının birbirinden ilgi çekici video oyunları tanıtıldığı gibi, ayrıca teknoloji bazında da sunumlar yapıldı. Uzun lafın kısası, 3 gündür oyun dünyası, bu organizasyona kilitlenmişti durumdaydı.

Henüz rakamlarla bu yıl ki Tokyo Game Show’un (TGS) bilgileri gelmemiş olsa da, katılımın geçen yılkinin civarında olması bekleniyordu. 2008’de 194.000’den fazla katılımcıyla oyun dünyasının kalbinin attığı organizasyon, bu sene de kapılarını yüzbinlere açtı.

{pagebreak::2}

Oyun dünyasının önde gelen firmalarından Sony ve Microsoft, konsolları için geliştirdikleri hareket algılayıcı sistemlerini kullanıcılara sunduğu etkinlikte, Nintendo daha çok oyunlarıyla yer aldı. PlayStation 3’ün hareket sensoru ve Xbox360’ın Natal‘ının büyük ilgi gördüğü organizasyonda, bu cihazlar ile ilgili, firmalarla röportajlar yapıldı, sistemler tanıtıldı.

Tüm bunlara karşın tabii ki etkliğin merkezinde video oyunları yer aldı. Hakkında uzun süredir yeni bilgi gelmeyen Assassin’s Creed II‘de yönettiğimiz karakter olan Ezio, hikayesiyle TGS’de boy gösterdi. Geçmişi mercek altına alınan video, başarılı müzikleri ve görseleriyle oldukça dramatik görünüyor. Assassin’s Creed II’yi bekliyorsanız, muhakkak bu trailer’a bir göz atın. 17 Kasım’da PS3 ve X360 için satışa sunulacak olan yapım, 2010’un ilk çeyreğinde PC kullanıcılarıyla buluşacak.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11094/t_asscreed2_tgs09_eziodestiny.flv#

{pagebreak::3}

Maalesef fuarın her anı görüntülenemediği için, devreye gizli kameralar girdi. Bazı kullanıcılar, geçtiğimiz günlerde demosu yayınlanan Pro Evolution Soccer 2010‘u bu şekilde de olsa görüntülemeyi başardı. Brezilya ve İtalya‘nın karşı karşıya geldiği maçta, Kaka’dan şık bir gol izliyoruz. Pro Evolution Soccer 2010, 23 Ekim’de Avrupa’da satışa sunulacak.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11422/t_proes10_360_exhibition_silent_cam_gp_gt.flv#

TGS 2009 etkinliğinde özel duyurular da yapıldı. Bunlardan biri de Yakuza 3’ün Avrupa’da satışa sunulacağı haberiydi. 26 Şubat’ta Japonya’da kullanıcıların beğenisine sunulmuş olan Yakuza 3, bir türlü Avrupa’ya gelememişti. Nihayet SEGA, bu meşhur mafya serisinin son halkasını, ülkemizin de içinde bulunduğu bölgeye getirmeye karar verdi. Ancak bunun için biraz sabretmemiz gerekiyor. Zira Yakuza 3’ün Avrupa için çıkış tarihi, Mart 2010 olarak gözüküyor.

{pagebreak::4}

Uzun zamandır beklenen Heavy Rain de, Tokyo’nun konuklarındandı. Yeni bir trailer’ı yayınlanan oyun, film kıvamında görselleriyle büyük ilgi çekeceğe benziyor. Dört ana karaktere sahip olan yapımda, işlediği cinayetlerden sonra olay mahalline origami figürleri bırakan bir katili yakalamaya çalışacağız. 2010’un ilk çeyreğinde raflarda yer alması planlanan oyunun yeni trailer’ını aşağıdaki player’dan izleyebilirsiniz. Videodaki tek problem, Japonca olması.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/2717/t_heavyrain_tgs09_dramatic_jp.flv#

{pagebreak::5}

PlayStation 3 sahiplerinin merakla beklediği God of War III de, Tokyo Game Show 2009’da yeni trailer’ı yayınlanan yapımlardan biriydi. Grafikleriyle görenleri kendine hayran bırakan yapımda, animasyonların akıcılığı ve karakterler arasındaki etkileşimin gerçekçiliği dikkat çekiyor. Oyun, Mart 2010’da PlayStation 3 için raflarda yer alacak.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/3455/t_godofwariii_tgs09_jp.flv#

Geçtiğimiz günlerde PC için piyasaya sürülen Resident Evil 5 için özel bir haber, TGS’de duyuruldu. Ancak bu haber yalnızca Xbox360 sahiplerini ilgilendiriyor. Microsoft’un yeni nesil konsol sahipleri, Resident Evil 5 için bonus içerik beklemeye başlasın. Bu eklenti, yeni bir bölüm şeklinde olacak ve geçmişten bir anının tekrar oynanmasını kapsayacak. Chris ve Jill’i kontrol edeceğimiz bu bölümde, Wesker’in konağına gireceğiz…

{pagebreak::6}

Forza Motorsport 3 de, TGS‘nin renkli isimlerindendi. Yaklaşık 5 adet videosu yayınlanan yapım, yarış severlerin ilgisini çekiyor. 27 Ekim’de yola çıkacak olan Forza Motorsport 3‘ün Fujimi Kaido adı verilen trailer’ında, Japonya dağlarındaki bir drift yarışının tanığı oluyoruz. Yalnızca Microsoft’un Xbox360 için raflarda yer bulacak olan Forza 3, satışa sunulmasına kısa bir kala ilgiyi canlı tutuyor.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11395/t_forzam3_tgs09_fujimikaido.flv#

{pagebreak::7}

Dead Rising 2, Tokyo Game Show 2009’un en çok konuşulan yapımlarından biriydi. Bunun sebebi, sıkça gösterilen ve bol sayıdaki videosuydu. Tanıtımı gayet başarılı yapılan oyunun This is Reality XVII adı verilen bu trailer’ı, önümüzdeki günlerde ses getireceğe benziyor. Arnold Schwarzenegger’in Running Man filmini anımsatan bir TV şovunu ekranlara taşıyan videonun müzikleri de gayet başarılı.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10831/t_deadr2_tgs09_tir17_v3.flv#

{pagebreak::8}

Önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde raflarda yer alacak olan Final Fantasy XIII, Tokyo Game Show’da yer alan yapımlardan biriydi. Square Enix‘in geliştirdiği yapım, özellikle Japon kullanıcılar tarafından büyük ilgi görüyor. Yeni videosuyla katılımcıları selamlayan Final Fantasy XIII, PlayStation 3 ve Xbox360 için piyasaya sürülecek.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/2649/t_ffxiii_tgs09_jptr.flv#

Koca bir organizasyon daha geride kaldı. Önümüzdeki günlerde rakamlarıyla da çokça konuşulacak olan Tokyo Game Show 2009, oyun dünyasını oldukça canlandırdı. Şimdi sırada 11-13 Ekim tarihleri arasında Çin’de yapılacak olan Game Developers Conference bulunuyor.

:: Tokyo Game Show 2009’dan beklediğiniz içerikleri bulabildiniz mi?

Amerika’da En Çok Satan 10 Oyun

Amazon.com yeni başlattığı hizmetle, her hafta güzel bir sunucu eşliğinde en çok satılan oyunlarını tanıtıyor. Hava durumu mantığıyla açıklanan listeyi aşağıda bulabilirsiniz.

1. Halo 3: ODST (Xbox360)
2. Wii Sports Resort with Wii MotionPlus Accessory (Wii)
3. Scribblenauts (DS)
4. Professor Layton and the Diabolical Box (DS)
5. Mario & Luigi Bowser’s Inside Story (DS)
6. Mario Kart with Wii Wheel (Wii)
7. Batman: Arkham Asylum (PS3)
8. Uncharted: Drake’s Fortune – Greatest Hits (PS3)
9. The Sims 3 (PC, Mac)
10. The Beatles: Rock Band (Wii)

:: Amazon.com’un bu yeni hizmetinden memnun musunuz?

Türkiye Sennheiser’ı Sevdi

Sennheiser Communications‘ın Türkiye distribütörü olan Bircom, 2009’un ilk yarısında yakaladığı yüksek satış oranı ile dünya çapında bir başarıya imza attı. Türkiye, Sennheiser Communications’ın faaliyette bulunduğu ülkeler arasında en hızlı büyüyen 3. pazar oldu. Fransa ve ABD’yi takip ederek 3. olan Türkiye, bu başarıyı %50 artan satış grafiği sayesinde elde etti. Son iki yıldır benzer başarılara imza atan Bircom, yine 2009’un ilk yarısında, bütçe gerçekleştirme anlamında da Sennheiser distribütörleri arasında dünyada 4. sırada yer aldı.

Yakaladıkları bu büyük başarı ile ilgili olarak Bircom CEO’su Burçin Bircanoğlu şu açıklamayı yaptı: “Bircom olarak, dünya çapında Sennheiser Communications’ın en hızlı büyüyen pazarları arasında ilk sıralarda yer almayı başardık. Bu başarının, özellikle de böyle bir dönemde gerçekleşmesi bize büyük gurur veriyor. İletişim alanında edindiğimiz 37 yıllık deneyimimiz, yüksek kaliteli iletişim çözümlerinin her dönemde başarılı olacağını gösteriyordu. Biz de yatırımlarımızı bu doğrultuda yaptık. Pazara sunduğumuz yüksek kalitedeki, farklı ihtiyaçlara yönelik ürün çeşidimizi artırarak ve satış ağımızı genişleterek Sennheiser Communications ürünlerine yönelik satışlarımızda %50 oranında büyüme yakaladık. 2009’un ilk yarısında elde ettiğimiz başarıyı, aynı şekilde sürdürerek yılı %60’lık artışla kapatmayı hedefliyoruz.”

 


Sennheiser Communications ürünlerine Apple Store’lar, Best Buy, Bimeks, Darty, Elektroworld, Gold, Media Markt ve Teknosa gibi zincir mağazalar ile seçkin Turkcell Shop’lardan ulaşmak mümkün.

 

Sennheiser Communications, Türkiye pazarında hem bireysel hem de bkullanıcılara yönelik yüksek kalitedeki ürünleriyle yer alıyor. PC, Bluetooth, taşınabilir multimedya cihazlar için mobiliteye odaklı, ofis kullanımına, çağrı merkezlerine ve ofislerde kablosuz kullanıma yönelik Sennheiser Communications ürünleri Türkiye’de Bircom güvencesiyle sunuluyor. Ayrıca, internet üzerinden oyun oynamayı seven kullanıcılar için Sennheiser Communications’ın özel teknolojiye sahip PC oyun kulaklıklarını da yine Bircom tarafından ülkemizde kullanıma sunuluyor.

:: Sennheiser’de en sevdiğiiz ürün hangisi?

Twitter Kullanıcıları Azıttı

Twitter çılgınlığı tüm dünyayı sardı. Çılgınlık derken abarttığımızı düşünmeyin gerçekten bu mikro blog servisini hastalık seviyesinde kullananlar var. Yapılan son araştırma ise bu çılgınlığın ne boyutlara geldiğini gözler önüne koyuyor.

Twitter’daki iletileri takip etmekten ve artık “tweet” adını alan iletileri göndermekten kendilerini bir türlü alıkoyamayan kullanıcılar için mekan fark etmiyor. Crowd Science adlı firmanın yaptığı araştırmada Twitter kullanıcılarının %10′u araba kullanırken, %17′si banyo ve tuvaletteyken, %31′i ise dışarıda yemek yerken Twitter hesaplarını kontrol ettiklerini açıkladı.

:: Twitter hesabınız var mı?

Alcatel-Lucent’a FCC sertifikasyonu

Alcatel-Lucent, 4G ya da bir başka deyişle Dördüncü Nesil (Long Term Evolution – LTE) kablosuz geniş bant çözümünün geliştirilmesinde önemli bir aşama kaydetti. ABD Federal İletişim Komisyonu‘ndan (Federal Communications Commission – FCC) sertifikasyon alan şirket, şimdi de ABD’deki servis sağlayıcılara 700 MHz LTE baz istasyonları sevkıyatı yapıyor. Alcatel-Lucent, bu gelişmeyle, FCC sertifikalı LTE baz istasyonları sunan ilk üretici oluyor. Söz konusu sertifika, ABD pazarında satış yapabilmek için gerekli bir önkoşul.



Servis sağlayıcılar ayrıca, “dijital bölünme” spektrum bantlarında LTE kullanarak da fayda sağlıyor. Bu uygulama, belli bir alanı kapsamak için daha az sayıda verici nokta gerektiriyor ve bu şekilde çevre üzerindeki toplam etkiyi azaltıyor.

Yeni kompakt LTE baz istasyonları, Alcatel-Lucent’ın Tümleşik Radyo Erişimi Ağı (Converged Radio Access Network – RAN) çözümlerinin önemli bir bileşeni olup, Alcatel-Lucent’ın uçtan uca LTE çözümünü daha da ileriye taşıyor. Alcatel-Lucent’ın LTE çözümü, en yeni 3GPP standartlarına uyuyor ve Alcatel-Lucent Bell Laboratuvarları’ndaki yenilikleri içeriyor. Bu yenilikler arasında, hizmetlerin hızla pazara sunulmasını kolaylaştıran ve ağın dinamik bir biçimde optimize edilmesini sağlayan kendi kendini yönetme (Self-Organizing) ve kendi kendini optimize etme (Self-Optimizing – SON) yetenekleri yer alıyor.

Alcatel-Lucent’ın LTE baz istasyonları, MIMO özelliği geliştirilmiş “hepsi bir arada” RF modülleriyle çok iyi entegre oluyor. Böylece, şebeke hatlarındaki ve kablolardaki alışılmış kayıpları önlüyor. Bu durum, daha düşük bir tüketim profili yaratıyor. Böylece bu istasyonlar, karbon salınımını azaltmak isteyen operatörler için önemli bir seçenek haline geliyor.

:: Türkiye 4G’ye ne zaman geçer?

Posta Sunucuları ve Virüsler

İlk bakışta, bir posta sunucusunun istenmeyen e-posta (spam) gönderip göndermediğini anlamak, bir son kullanıcı cihazına göre daha karışık görünebilir. Bunun nedeni, posta sunucunuzun doğal olarak e-posta göndermek üzere tasarlanmış olmasıdır. Bir cihaz internete e-posta göndermek üzere tasarlanmamışsa, ağ trafiğine bakıp hangi cihazların istenmeyen e-posta gönderdiğini tespit etmek kolaydır. Sorun posta sunucunuzdaysa, bunu yapmak o kadar kolay değildir.

Dürüst olmak gerekirse, posta sunucularına tehdit içeren yazılımların bulaşması  nadirdir; çünkü, normalde posta sunucusunda ya çok az kullanıcı aktivitesi (web tarama ya da USB çubuğu kullanımı gibi) olur ya da hiç olmaz. Aslında olan biten şudur; son kullanıcı cihazlarına doğrudan istenmeyen e-posta robotları (Truva atları tarafından getirilen) bulaşır; çünkü, bu son kullanıcı cihazları, postalarını şirketin internet ağ geçidi üzerinden gönderir, bu ağ geçidinin IP’sinden geliyor gibi görünür ve engellenecekler listelerine eklenir.

Posta sunucuları, istenmeyen e-posta göndericileri tarafından çeşitli biçimlerde kötüye kullanılır. Bazıları, yanlış yapılandırma, bazıları da tehdit içeren yazılım bulaşması sonucu oluşur. Yanlış yapılandırma durumunda, “Açık Geçiş Sunucusu” (Open Relay) olarak kullanıldığınızı anlayabilirsiniz. Bunun anlamı, posta sunucunuzun, harici taraflardan gelen, onlar adına masum alıcılara posta gönderilmesi yönündeki talepleri kabul etmesidir. Çoğu durumda, posta, sunucunuzdan geliyor gibi görünür ve en azından sunucunuzdan geçmiş gibi gösterilir. Bu tür bir kötüye kullanım, sunucuda yapılandırma değişiklikleriyle tamamen durdurulabilir ve bunun yapılıp yapılmadığını teyit etmek için sunucu dokümantasyonuna bakmanız gerekir. Sunucunuz bir Açık Geçiş Sunucusu ise, pek çok kara liste sağlayıcısı tarafından kara listeye alınırsınız.

 

Trend Micro Kıdemli Güvenlik Danışmanı Rik Ferguson’un uyarısını ciddiye almakta fayda var.

Sunucunuza ya da son kullanıcı cihazlarınıza tehdit içeren yazılımlar bulaşmışsa, bu durum, işiniz ve itibarınız açısından bir başka risk oluşturur. Tehdit içeren yazılım, posta göndermek için posta sunucusu programınızı kullanmaz. Dolayısıyla, istemciler üzerinde, hatta posta sunucusunun kendisinde, “Gönderilmiş Öğeler” klasörlerini kontrol ederek, bu kötüye kullanım hakkında bir delil bulamazsınız. Riski en alt seviyeye çekmek için, yapılandırma açısından dikkat etmeniz gereken bazı şeyler vardır.

Örneğin güvenlik duvarınızı, posta sunucunuzun özel IP adresinden yalnızca giden SMTP trafiği olacak biçimde yapılandırın. Böylece, istemcilere virüs bulaşırsa, bunlar posta sunucusundan geçmeden posta gönderemezler. Posta göndermek için İnternet Servis Sağlayıcınız (İSS) tarafından verilen posta sunucusunu kullanmayı tercih edin. Genellikle, bu İSS sunucuları, posta almak için standart kapıyı (25. Port) kullanmaz. Bunun anlamı, iletişim ağınızın genelinde 25. kapıdan çıkışı engelleyebilmenizdir. Bu seçenek hakkında İSS’nize danışın. Cihazınızdaki dosyaları basitleştirmenin ötesinde daha büyük bir resmi dikkate alan antivirüs teknolojisini kullanın.

Klasik antivirüs teknolojisi, şüpheli dosyaları tanımlamak için imzaları kullanır. Günümüzün siber suçlarından kaynaklanan tehditler karşısında bu önlem yetersiz kalır. Çözümünüzün, dosyaların davranışlarını da incelediğinden emin olun. İstenmeyen e-posta robotları, talimat almak, istenmeyen e-posta şablon güncellemelerine ulaşmak, vb. için, internetteki ana sunucusuna bağlanma ihtiyacı duyar. Güvenlik yazılımınız, herhangi bir bilinen tehdit içeren yazılım dosyasını anında bulamasa da, yukarıda bahsedilen iletişimi ortaya çıkarabilmeli ve virüs bulaşmış cihazlar konusunda sizi uyarabilmelidir.

:: Spam tehdidi ile karşı karşıya kaldınız mı?

ZyXEL’den Çevreci Yaklaşım

ZyXEL’in Türkiye Ofisi, 7-10 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Bilişim Zirvesi 2009′daki yerini aldı. İş Çözümleri ve Teknoloji başlığı altında gerçekleşen “Green IT ile Şirketinizi Geleceğe Taşıyın” oturumuna sponsor olan ZyXEL Türkiye, oturumda uluslararası kısıtlamalar, şirketlerin çevreci dönüşümü yakalamasını sağlayacak yöntemler, çevreci altyapılar ile üretimde maliyet avantajı sağlama ve pazarlamada çevreci teknolojilerin kullanımı gibi konularda katılımcılara bilgiler verecek.

9 Ekim 2009 Cuma günü, 14.00-15.00 saatleri arasında Büyükada Salonu‘nda yapılacak olan oturumu, ZyXEL Genel Müdürü Vefa Tarhan ile ZyXEL Tüketici Elektroniği Ürün Yöneticisi Şamil Doğan yönetecek. Uluslararası çevre standartlarını en üst seviyede karşılayan, çevreye zararlı materyaller içermeyen (kurşun vb.) ve az enerji tüketen ürünleri ile önemli çevre ödüllerinin de sahibi olan ZyXEL, oturum sırasında bu deneyimlerini katılımcı kişi ve kurumlarla paylaşacak.

ZyXEL, sponsor olduğu “Green IT ile Şirketinizi Geleceğe Taşıyın” oturumu ile Bilişim Zirvesi 2009’daki yerini aldı.

 

Bilindiği gibi çevreci teknolojiler sadece bir üretim ve tüketim trendi olmadıklarını, doğaya ve kurumların bütçelerine yansıyan katkıları ile ispatlıyorlar. Çevreye zararı olmayan, az enerji tüketen, dahası üretimleri aşamasında üreticilerin kârlılığına belirgin katkılar sağlayan çevreci teknolojiler, kurumların geleceğini bugünden şekillendirmesi açısından büyük bir öneme sahip.

:: Bilişim Zirvesine katılmayı düşünüyor musunuz?