Tabletler Mac OS X İle Gelebilir

Daha önce Aplle’ın tableti ile ilgili yaptığımız haberlerimizde ürünün ekran boyutunun 7 ila 10 inç arasında değişeceğini söylemiştik. Ve bu ürünün işletim sistemi muhtemelen iPhone ile aynı olacak. Amerika’daki çok güvenilir bir kaynağımıza göre Apple küçük ekranlı tablet PC’lerin yanı sıra büyük ekranlı tablet PC’lerde hazırlıyor. Bunların ekran boyutları 13 inç ve 15 inç olacak. Bu tabletlerin üzerinde işletim sistemi olarak Mac OS X kullanılacak.

Kaynağımıza göre, iki dokunmatik ekran prototipi hazır ve alüminyum kasadan yapılmış. Ürünler iPhone fabrikası ile aynı yerde yaptırılıyor. Ürünlerin üzerinde Mac OS X 10.5 işletim sistemi bulunuyor. Ürünlerin kime yaptırıldığı bilinmiyor. Ama Foxconn firmasının yapmadığı kesin. Daha önce belirttiğimiz gibi 10 inç tablet modeli iPhone OS ile birlikte gelecek. Büyük ekran boyutuna sahip ürünler üzerinde yüksek grafik uygulamaları çalışabilecek. Bu ürünler ARGE için üretilmiş olabilir.

:: Bu boyutlar da bir tablet kullanmak ister misiniz?

Nostradamus, GTA 5, 2010’da Diyor!

Nostradamus deyince, 500 yıl evveline uzanan bir yolculuğa çıkmayın. Zira bahsi geçen kahin(!), video oyun dünyası hakkında tutarlı ön görülerde bulunan analist Michael Patchter. Gamasutra sitesine konuşan ünlü analist, Grand Theft Auto’nun beşinci oyununun, 2010’da satışa sunulacağını tahmin ediyor.

Önümüzdeki yıl içerisinde BioShock 2, Mafia 2, Red Dead Redemption, StarCraft 2 gibi uzun zamandır beklenen yapımları bir arada göreceğiz. Take-Two’nun bunca büyük ismin karşısına GTA 5’i çıkarıp çıkarmayacağı, merak konusu. Ancak daha önce konsol fiyatlarının düşeceğini bilen, birkaç ay sapmayla da olsa GTA IV’ün ek paketinin çıkış zamanını tahmin eden Michael Patchter, bakalım bu ön görüsünde başarılı olabilecek mi?

:: Michael Patchter’ın haklı çıkacağını düşünüyor musunuz?

Arkadaşlığı Satın Alabilir misiniz?

Tüm dünyada İnternet kullancıları arasında Twitter ve Facebook çılgınlığı sürüp gidiyor. Öyle ki artık insanlar bu gibi sitelerde sahip oldukları arkadaş sayısıyla övünür oldular. Bu gibi sitelerin kullanıcılarının böyle bir eğilimi olduğunu farkeden uSocial adlı bir şirket, bu trendi paraya çevirmenin bir yolunu bulmuş.

uSocial Twitter ve Facebook’ta arkadaş satıyor. Facebook’ta 1000 tane yeni arkadaş mı istiyorsunuz? uSocial’a ödüyorsunuz 177 $’ı bir haftada 1000 tane yeni arkadaşınız oluyor. 5000 adet Facebook arkadaşının fiyatı ise 654 $. Site ayrıca Twitter’da da takipçi satıyor. Bir hafta içinde 1000 yeni takipçinin bedeli 87 $. Eğer abartıp 100 bin takipçi istiyorsanız, 3480 $ ödedikten sonra bir yıl içinde buna sahip olabilirsiniz.

Sırf hava atmak için arkadaş satın almak saçma gözükebilir fakat bu gibi siteleri büyük şirketler de pazarlama aracı olarak kullanmaya başladı. Bir firmanın Twitter sayfasındaki takipçi sayısı ne kadar çoksa duyurulan haberler ve reklamlar o kadar çok kişiye ulaşıyor demektir. Keza Facebook için de aynı şey geçerli. Bu yüzden şirketler için mantıklı bir haraket olabilcek bu işlemi şahıslar da yapıyorsa onlara Allah akıl fikir versin diyoruz.

:: uSocial’ın para kazanma yolu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kablosuz Elektrik İletimi Yapılabilir mi?

Teknoloji geliştikçe etrafımızdaki kablo sayısın giderek arttığını fark etmişsinizdir. Bunun yarattığı sıkıntıyı hepimiz mutlaka yaşamışızdır. Birbirine giren kablolar, masaların ve dolapların arkasına tıkılmış ve toz içinde kalmış bir halde dururlar. Birini çekip çıkarmak istediğinizde bunu bir türlü yapamazsınız ve bu durum çok sinir bozucudur.

Bunun farkında olan bilim adamları tüm cihazları kablosuz olarak geliştirmek üzerinde çalışıyorlar. Belki de yaygın olarak ilk kez cep telefonları ile başlayan bu akım, modemler, Bluetooth çevre birimleri ve benzeri birçok ürün ile giderek çoğalıyor. Ancak bizi kablolara mecbur bırakan çok önemli bir etken var, elektrik akımı.

{pagebreak::Nikola Tesla’nın izinde}

Nikola Tesla’nın izinde

Elektrik olmadan demin saydığımız cihazların çalışmasının hiçbir yolu yok. Pille çalışsalar bile bu pilleri bir şekilde şarj etmek zorundayız. Elektriği kablosuz bir şekilde iletmenin henüz çok verimli bir yolu bulunabilmiş değil. Uzun mesafeler arasında kablosuz olarak elektrik enerjisini iletmenin bir yolu şu an için yok.

İnsanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük dahilerden biri olan Nikola Tesla’nın 1890′lı yıllarda üzerinde çalıştığı fakat tam olarak bitiremeden hayata gözlerini yumduğu bir proje olan kablosuz güç iletimi, şimdilerde bilim çevrelerinde yeniden popüler hale geldi. Nikola Tesla o yıllarda kablo kullanmadan güç iletimi yaparak bir ampulü yakmayı başarmıştı. Günümüzde bu çalışmalar ne seviyede beraber görelim.

{pagebreak::Radyo dalgaları}

Radyo dalgaları

Kablosuz güç iletimi konusunda bilim adamları ve araştırmacıların farklı yaklaşımları bulunuyor. Bunlardan ilki radyo dalgaları aracılığıyla güç iletimi. Bu yöntem ile hep hayali kurulan çok uzak mesafelere güç aktarımı yapılabiliyor fakat çok büyük bir dezavantaj ile.

Radyo dalgaları ile yapılan iletimde ancak çok düşük miktarda güç transferi yapılabiliyor. ABD’de Powercast adlı bir firma bu teknolojiyi, büyük ofis binalarındaki sıcaklık algılayıcıları ya da yılbaşı ağaçlarındaki ışıklar için para karşılığında kullanıyor. Şirket yetkilileri bu yöntem ile yaklaşık 2 km uzaklıktan bir LED ışığı yakabiliyorlar. Ancak aktarılan güç miktarı çok az olduğu için bu yöntem pek kullanışlı değil.

{pagebreak::Güç pedleri}

Güç pedleri

Kablosuz güç iletiminde bir diğer yaklaşım ise güç pedleri. Son günlerde yaygınlaşmaya başlayan ve sitemizde de birkaç kez duyurduğumuz bu cihazlar, taşınabilir aygıtlarımızı kablo kullanmadan şarj edebiliyorlar.

Düşük maliyetli ve gerçekten verimli olan bu cihazların en büyük dezavantajı sadece çok kısa mesafelerde iş görmeleri. Giderek yaygınlaşan bu ürünlerin kablo kullanmadan güç ilettiği doğru fakat bilim adamlarının tam olarak aradıkları şey bu değil.

{pagebreak::Manyetik alanlar}

Manyetik alanlar

Demin saydığımız yaklaşımlar uzun bir süredir zaten bilinen yöntemlerdi. M.I.T. bünyesindeki bilim adamlarının kurduğu WiTricity konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor. Elektromanyetik rezonans kullanarak kablosuz güç iletimi yapmayı hedefleyen bilim adamları cihazların kendi kendilerine elektrik enerjisine çevirebileceği bir manyetik alan oluşturmayı düşünüyorlar.

WiTircity ekibi

Bu teknoloji ile güç pedlerinden daha verimli bir şekilde fakat radyo dalgalarından daha kısa mesafelerde güç iletimi yapılabileceği belirtiliyor. Intel de geçtiğimiz yıl buna benzer bir teknolojiyi IDF’te tanıtmıştı.

Intel’in IDF 08’de tanıttığı teknoloji

{pagebreak::Tartışmalar sürüyor}

Tartışmalar sürüyor

Bu son yaklaşım kulağa diğerlerinden daha mantıklı gelse de WiTricity’nin önünde aşması gereken büyük engeller var. Bunların en başta geleni, bu yöntem tüm dünya çapında uygulanmaya çalışılırsa tahminen dünyanın kendi manyetik alanı kadar bir manyetik alan oluşturulmak zorunda olunması.

Bu yönteme gelen bir eleştiri de oluşturulacak manyetik alanın insan sağlığına zararlı olabileceği. Wireless Power Consortium’un başkanı Menno Treffers, bu kadar güçlü bir manyetik alanın insan hayatını tehdit edeceğini belirtiyor.

{pagebreak::Hayal mi?}

Hayal mi?

Kablosuz güç iletimi yaklaşık 100 yıldır bilim dünyasının hayallerini süslüyor. Nikola Tesla ile başlayan çalışmalar günümüzde bazı pratik uygulamalar olsa da henüz istenilen seviyeye yaklaşmış bile değil.

Uzun mesafeler arasında, çok fazla güç kaybı olmadan elektrik enerjisini aktarmanın bir yolu bulunursa, bu dünya üzerinde birçok şeyi değiştirebilir. Bu teknoloji günün birinde geliştirilir mi, bunu görmeye ömrümüz yeter mi bilmek mümkün değil.

:: Sizce uzun mesafeler arasında, verimli kablosuz güç iletimi bir gün gerçek olacak mı?

Korsan Partisi İktidara Yürüyor

Almanya’da 27 Eylül tarihinde genel seçimler yapılacak. Seçim günü yaklaştıkça partiler hazırlıklarını sıklaştırırken, her seçimde olduğu gibi Almanya seçimlerinden önce de bazı kamuoyu araştırmaları ve anketler düzenleniyor. Almanya’nın en büyük sosyal ağ sitelerinden StudiVZ ve MeinVZ’da yapılan bir anket oldukça ilginç sonuçlar verdi.

Almanya’daki Korsan Partisi ya da orijinal adıyla Die Piratenpartei yapılan ankette uzak ara birinci sırada çıktı. Der Spiegel’de de yayınlanan sonuçlarda Korsan Partisi %38,8 ile şu an iktidarda olan CDU/CSU’ya fark attı. Bu anketin sonuçlarının gerçeği ne kadar yansıttığını 27 Eylül’de göreceğiz.

:: Almanya’da korsan partisi iktidara gelir mi?

İnternetin Saati Var mı?

Yapılan araştırmalar, internette en fazla aktivitenin olduğu saati gece 11.00 EST(bize göre sabah 6.00) olarak belirledi. Chelmsford adlı internet güvenlik firmasının Kuzey Amerika‘yı kapsayacak şekilde yaptığı araştırma sonucu, öğleden sonra 4.00‘te iş ve okul sayesinde küçük bir yükselme yaşandığı, fakat insanların bu saatten sonra evlerine döndükleri için internetin oldukça tenhalaştığı belirlendi.

Videoları İnternette İzliyoruz

Akşam saat 8.00 civarı tekrar artışa geçen internet trafiği, gece saat 2.00’de bile gayet aktif halde devam ediyor. Televizyonlar, prime-time olarak bilinen zaman dilimini internete kaptırmış görünüyor. Zira Amerikalılar bu sırada hem YouTube‘dan hem de yetişkinlere yönelik sitelerden video izliyor.

İkinci sırayı ise saat online video oyunları alıyor. Elbette bunda, araştırmanın yapıldığı ayın temmuz olması ve yaz tatilinde gençlerle çocukların oyunlara abanmasının da etkisi olabilir.

:: Siz en çok hangi saatlerde interneti kullanıyorsunuz?

PS3 Ve PS3 Slim Karşı Karşıya!

Dünyaca ünlü video oyunu sitesi EuroGamer, yakın zamanda satışa sunulan PlayStation 3’ün ince versiyonu Slim’i ve klasik sürümü karşı karşıya getirdi. Video eşliğinde değerlendirme yapan site, hangi konsolun daha hızlı olduğu açıkça görülüyor. Aşağıda göreceğiniz ilk videoda, ekran ikiye ayrılmış ve her iki tarafta da Call of Duty 4 oyunu çalıştırılıyor.

#video_4916#

{pagebreak::2}

Bu videoda Assassin’s Creed oyununun yükleme ekranıyla karşılaşıyoruz. İkiye ayrılmış olan ekranda, iki konsolun da yükleme çubuğunu görüyoruz.

#video_4917#

{pagebreak::3}

Sıradaki videoda, Devil May Cry 4 oyununun Install aşamasını görüyoruz. Fark oldukça bariz.

#video_4918#

:: İki konsol arasındaki fark sizce kayda değer mi?

 

Star Wars Severler İçin Geri Sayım Başladı

Star Wars The Clone Wars: Republic Heroes oyununa ait ilk demo Xbox Live üzerinden indirime sunuldu. 450 MB büyüklüğündeki demoda Jedi ve Clone Trooper oynanışlarına şahit oluyoruz.

Jedi ile oynarken çeşitli taşıtlar kullanabilirken, Clone’larda roket atıcı gibi ağır silahlar kullanabiliyoruz. 15 Eylül tarihinde raflardaki yerini almaya hazırlanan Star Wars The Clone Wars: Republic Heroes, PSP, PS3, PS2, PC, Wii ve X360 platformları için eş zamanlı olarak piyasada olacak.

:: Tam sürümden önce demo oynamayı tercih ediyor musunuz?

Netbook’lar İçin En İyi OS Hangisi?

Netbook’larda genellikle be ş farklı işletim sistemi kullanılıyor.. Bunlar Chrome OS, Android, Ubuntu, Moblin ve Windows 7. Şimdi bu işletim sistemlerine kısaca bakıyoruz.

CHROME OS

Chrome işletim sistemi aslında bir parça erken piyasaya sürülmek istensede olmadı. Chrome OS normalde 2010 yılının ortalarından önce piyasada olmayacak.


{pagebreak::Android}

ANDROID

Google’ın Android işletim sistemi mobil cihazlar için geliştirildi. Normalde sadece cep telefonlarında kullanılacak işletim sistemi birden Netbook’lara sıçradı. Ürün üzerindeki uygulamalar, web tarayıcı ve video oynatıcı kusursuz çalışıyor.


{pagebreak::Ubuntu Remix}

UBUNTU Remix

Ubuntu tam anlamıyla bir işletim sistemi çözümünü Netbook’lar için kullanıcıların beğenisine sundu. Bu işletim sistemi normal Ubuntu’ya göre biraz kırpılmış. Arabirim daha küçük ekran boyutları ve daha az sistem gereksinimi için tasarlanmış. Bu da işletim sistemini dokunmatik ekran için ideal yapıyor. Bu işletim sistemi USB sürücü üzerinden kurulabiliyor.


{pagebreak::Moblin}

MOBLIN

Moblin 2 açık kaynak kodlu bir işletim sistemi ve Intel tarafından geliştiriliyor. Bu işletim sistemi Intel’in Atom temelli Netbook’ları için aşırı derece iyimser bulunuyor.Bu işletim sistemi özellikle multimedya, office, sosyal ağ ve web uygulamalarındaki yetersizliği ile eleştiriliyor.


{pagebreak::Windwos 7}

Windows 7

Windows 7 işletim sisteminin dizüstü bilgisayarlardaki performansı hakkında çok konuşuldu. Kısacası, işletim sistemi performansı Vista’dan daha iyi ve en iyi Windows uygulamaları için uygunluğa sahip.

:: Netbook’lar için en iyi işletim sistemi hangisi?

Söylenti: Yeni Age of Empires Geliyor!

Bugün içinde başlayacak olan PAX etkinliğinde oldukça büyük ve sevindirici haberler bizi bekliyor olacak. Etkinliğin başlamasına saatler kala gelen haberler henüz netlik taşımasa da, içerdikleri bilgiler yönünden söylentileri dahi güzel geliyor. İşte ulaşan son söylentilerden biri de Microsoft‘un yeni bir Age of Empires üzerinde çalıştığı yönünde oldu.

Microsoft’un etkinlik için yarattığı basın klasöründe “Age of Empires” başlığının görülmesi, söylentinin ortaya çıkmasındaki bir numaralı sebep oldu. Klasör isminden başka detay bulunmazken, 4-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek PAX etkinliğinde belki de Age of Empires için ekran görüntüsü ve videosu dahi yayınlanabileceği düşünülmeye başlandı. Tüm zamanların en çok satan gerçek zamanlı strateji oyunlarından biri olan AoE, Halo Wars‘ı tamamladıktan sonra kapanan Ensemble Studios’un elinden çıkmıştı. Bu nedenle olası yeni yapımın kimin elinden çıkacağı da kafalarda beliren ilk sorulardan biri oldu.

:: Sizce yeni AoE hangi tarihte geçecek?

Eğlencenin Tadına Varın

120 gram ağırlığında olan Sony‘nin yeni video kamerası, resim ve videolarını internet’de paylaşan kitleler için tasarlandı. 270 derece dönen objektif, kendisini çekmek isteyen veya farklı açılarda görüntü yakalamak isteyen kişiler için oldukça eğlenceli bir özellik.

Resim ve videolar 1.8 inç’lik LCD ekranında görünüyor. 47 mm’lik objektif’e sahip olan Sony MHS-M1, optik zum özelliğini desteklemiyor.

MHS-PM1, videoları 1440 x 1080p çözünürlüğünde (HD) çekiyor. Saniyede 30 kare çekebilen bu ürün, videoları MPEG4-AVC/H.264 formatında Memory Stick Pro Duo bellek kartına yazıyor.

 

Ekim ayında piyasada olacak olan Sony MHS-PM1, yurt dışında 180 Euro’dan satılacak.

 

Sony video kamera resim ve video kayıt için iki farklı düğmeye sahip. Spor, manzara, ışıklı ortam, loş ışık ve otomatik çekim modları ürünün kullanımını kolaylaştırıyor.

USB arabirimden bilgisayara bağlanan bu ürün, sahip olduğu Picture Motion Browser yazılımı sayesinde resim ve videoları anında internet’e yükleyebiliyor. Picasa ve Youtube gibi popüler siteler, yazılımın içinde yer almasından dolayı ekstra bir ayar yapmanız gerekmiyor.

:: Tatile giderken Sony MHS-PM1 video kamerayı yanınıza alır mıydınız?

LED Modasına LG’de Katıldı

LG, Almanya’da gerçekleşen IFA fuarında yeni LED televizyonlarını tanıttı. SL800 serisi olarak adlandırılan bu televizyonlar 32,37,42 ve 47 inç (55 inç sonra üretilecek) büyüklüklerinde görücüye çıktı. 200 Hz tazeleme oranına sahip olan ve TruMotion olarak adlandırılan bu televizyonlar Scanning Backlight adlı teknolojisi ile dikkat topluyorlar.

Scanning Backlight teknolojisi sayesinde 100 Hz‘lik bir televizyon 200 Hz hızında çalışabiliyor. Bu teknolojiye göre ara resimler hesaplanıyor ve bu sayede de arka aydınlatmanın daha hızlı kapanıp açılması sağlanıyor. Bu da siyah efektinin daha etkili olmasını sağladığı gibi resim kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor.

LG SL8000, üzerinde bulunan ışık sensoru sayesinde kendisini farklılaştırıyor.

 

SL8000’nin üzerinde bir ışık sensoru yer alıyor. Parlaklık, renk ısısı ve kontrast gibi birçok parametre televizyonun bulunduğu ortam ışığına göre değişiyor. Bunu istemeyen kullanıcılar resim ve ses kalitesini değiştiren hazır AV modlarını kullanabiliyor. Hatta, LG’de yer alan Picture Wizard özelliği sayesinde tüm ayarlar manuel olarak yapılabiliyor.

Ürünün bir özelliği, üzerinde bulunan Bluetooth teknolojisi sayesinde cep telefonlarla haberleşebilmesi. Müzik ve resimler televizyona rahatlıkla aktarılabiliyor. Tüm bunlara ek olarak SL8000’e kulaklık girişi de yer alıyor.

:: LED TV almayı düşünüyor musunuz?