Zyxel NBG410W3G’ye Yakından Bakıyoruz

ZyXEL’in NBG410W3G adlı ürünü 3G teknolojisinin ayrıcalıklarını kullanıcılarla buluşturuyor. ZyXEL’in bireysel kullanıcılar için geliştirdiği NBG410W3G’nin dahili 3G/EDGE/GPRS modülü sayesinde sadece SIM kart takarak GSM şebekesi üzerinden internete erişmek mümkün oluyor.

Cihaz ayın zamanda 802.11b/g “Access Point” özelliği sayesinde kablosuz alınan internet bağlantısının yine kablosuz olarak yerel ağda paylaşılmasını sağlıyor. İnternet bağlantısının WAN portu üzerinden yapıldığı durumlarda, NBG410W3G‘nin gelişmiş özellikleri sayesinde 3G üzerinden yedek bağlantı yapılabiliyor. Böylece WAN üzerinden internet erişiminde bir sorun yaşandığı takdirde, 3G teknolojisiyle bağlanılarak kesintisiz internet erişimi sağlanıyor.

 

 #video_4900#

 

ZyXEL’in NBG410W3G modeli de yenilikçi teknolojileriyle bireysel kullanıcılara en gelişmiş 3G erişim olanaklarını sunuyor. Cihaz, DMZ desteği sayesinde yerel ağdaki kullanıcılarla internete açık olan sunucular ayrı bölgelerde tutulabiliyor ve bu bölgeler arasındaki trafik sıkı firewall kurallarıyla denetlenebiliyor. Böylece internet erişiminde yüksek hız seviyesine ulaşılırken, aynı zamanda da güvenlikten ödün verilmiyor. LAN ve DMZ bölgeleri için ayrı DHCP servisi çalışması da NBG410W3G’i rakiplerinden ayırıyor.

:: Böyle bir ürüne sahip olmak ister miydiniz?

Manhunt 2 Büyükler İçin Geliyor

Entertainment Software Rating Board ismi başta tanıdık gelmese de, ESRB kısaltmasını hemen her oyunun başında görmeye artık aşinayız. ESRB’nin online veri tabanından yola çıkarak edinilen bilgiye göre, piyasaya çıktığında oldukça ses getiren Manhunt oyununun bir yenisi daha sevenleri ile buluşmaya hazırlanıyor.

PC için geliştirilen yapım, 2007 yılında çıkan versiyonundan (Manhunt 2 -PS2, PSP, Wii-) en azından yaş sınırlaması bakımından farklı olacak gibi görülüyor. Keza serinin ilk oyunu “M” (Mature-Ergin) derecelendirmesine sahipken, satışa sunulacak yeni oyun Manhunt 2 “AO” (Adults Only-Yalnız Yetişkinler) derecelendirmesine sahip olacak. Şu an “AO” derecelendirmesini taşıyan oyun için, piyasaya çıkana kadar bazı şeyler değişerek, “M” derecelendirmesine getirilmesi halen olasılıklar dahilinde. Yapımın çıkış tarihi ise henüz belli değil.

:: Manhunt’un AO derecelendirilmesini hak ettiğini düşünüyor musunuz?

Yazan: Emre Gökberk

Online Dünyada Her Daim Var Olmak

0

Apple tarafından yakın zamanda duyurulan yeni iPhone 3.0 yazılım güncellemesinde harika bir yeni özellik bulunuyor: Beklemesiz bildirim (Push notification). Bu bildirim fring gibi dinamik uygulamaların, kullanıcı uygulamaya girsin girmesin, her zaman arka planda çalışmaya devam edebilmeleri için oluşturulmuş bir özellik.

Bu özellik sayesinde fring, kullanıcı uygulamadan çıkmış olsa bile durumunu “online” göstermeye devam ediyor, böylece fring kullanıcısının arkadaşları kendisiyle iletişim kurmaya devam edebiliyorlar. Fing kullanıcısı da kendisiyle sohbet etmek, telefon görüşmesi yapmak ya da kendisine dosya göndermek isteyen biri olduğunu bildirmek üzere gelen uyarıya yanıt verip vermemeyi seçebiliyor.

Diğer bütün fring sürümleri gibi iPhone ve ipod touch için fring sürümü de ücretsiz indiriliyor ve herhangi bir üyelik ücreti olmadan kullanılabiliyor.

Bir arkadaş fring kullanıcısıyla sohbet/çağrı başlatmak istediğinde bir bip sesiyle birlikte, bağlantı kurulması istendiğini bildiren bir pencere görüntüleniyor. Kullanıcı bu pencereye tıkladığında, otomatik olarak fring uygulamasına giriyor ve doğrudan ilgili pencereye yönlendiriliyor.

Beklemesiz Bildirim Apple tarafından kullanıma sunuluyor, yeni sürüm cihaza indirildiğinde bu seçeneğin fring için kullanıma açılmasının istenip istenmediği soruluyor; onay verildiğinde ise özellik kullanıma hazır hale geliyor. Bu seçenek geçici bir süre için kapatılmak istendiğinde, ‘more’ öğesine tıklayıp ‘go offline‘ öğesini seçmek yeterli oluyor, bu durumda kullanıcı fring uygulamasından çıktığında, uygulamaya tekrar girene kadar Beklemesiz Bildirim kapalı kalıyor.

:: Beklemesiz Bildirim özelliğini beğendiniz mi?

Sürpriz Faturaya Son

Vodafone Türkiye, 3G+ servislerinde uyguladığı müşteri dostu “Fatura Stop” uygulaması ile fark yaratıyor. Tüm Vodafone abonelerinin, 3G+ servislerini gönül rahatlığıyla kullanabilmesi amacıyla hazırlanan “Fatura Stop” uygulaması ile abonelerin yüksek faturalarla karşılaşmalarına izin verilmiyor.

Vodafone Türkiye Satış ve Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinan Kızıldağ Vodafone abonelerine özel hazırlanan “Fatura Stop” uygulaması ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Müşterilerimizi koruyan ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkartan “Fatura Stop” ile tavan fiyat uygulamamızla abonelerimizin sürpriz fatura tutarıyla karşılaşmalarına izin vermiyoruz. “Fatura Stop” sayesinde, hem ön ödemeli hem faturalı abonelerimiz, standart tarife kullanımlarında ve aylık 250 MB, 1 GB ve 5 GB’lık 3G+ mobil internet paketi kullanımlarında veri aşımı gerçekleştirdiği taktirde belirlenen tavan fiyatının üzerine hiç bir ek ücret ödemeyerek –limitsiz- kullanım imkanına sahip oluyorlar.

 

Özgürce interneti kullanmaya devam ederken, faturalarının tutarına sınır geliyor.

 

Fatura Stop ile örneğin 1GB’lık mobil internet paketinden yararlanan bir Vodafone 3G+ mobil internet abonesi, aylık 30 TL ödüyor. Abone, paket aşım ücreti olarak her 100 MB için 5TL ödüyor ancak “Fatura Stop” hizmeti sayesinde ne kadar veri kullanırsa kullansın, toplam faturası hiç bir şekilde ayda 100 TL’yi geçmiyor. Vodafone aboneleri bu sayede ayda 100 TL’ye limitsiz internet kullanma imkanına sahip oluyorlar.

Özetle Vodafone’un günlük internet paketlerinde maksimum 5 TL/35 kontör, aylık paketlerde maksimum 100 TL/ 700 kontör üstü tutarlar ücretlendirilmeyerek abonelere limitsiz kullanım imkânı sağlanıyor. Bu sayede Fatura Stop özelliği taşıyan internet paketlerindeki adil kullanım miktarı uygulaması ile faturaların aşırı yükselmesinin önüne geçiliyor ve faturaların abonelerin korkulu rüyası haline dönüşmesi engelleniyor.

:: Vodafone’un bu kampanyası için ne düşünüyorsunuz?

Günün Bedava Yazılımı: Registry Defragmentation

Registry Defragmentation küçük ama bir o kadarda yaralı bir yazım. Bu yazılım bilgisayarınızın performansının artmasına yardımcı oluyor. Kayıt defterinde kaldırdığınız uygulamalardan kalan artıkları bu yazılım ile kolay bir şekilde temizleyebilirsiniz.

Registry Defragmentation yazılımı kayıt defterini dosyasını fiziksel olarak düzenliyor. Kayıt defterindeki defragmantasyon işleminin ardından yazılımlarınızın kayıt defterine ulaşım süresi azalacak ve sisteminizin performansı artacak.

Şartlar ve Koşullar

Bu ürün “Olduğu Gibi” sunulmaktadır. Herhangi bir garanti verilmemektedir. Yazılımdan kaynaklanacak tüm hatalar indiren kişinin sorumluluğundadır. Yazılımın ticari amaç için kullanılması yasaktır. Yazılım tamamen bireysel kullanıcılar için ücretsizdir.

Not: Yazılımı 26.08.2009 Saat: 10:00’a kadar etkinleştirmeniz gerekmektedir.
{pagebreak::Yazılımı İndirmek İçin Tıklayın}

Yazılımı İndimek İçin Tıklayın

Kurulum

:: Yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dosyayı indirin.
:: Sıkıştırılmış dosyayı açın.
:: Açılan klasör içerisindeki Setup.exe dosyasını çalıştırarak kurulumu yapın.
:: Aynı klasör içerisindeki Activate.exe dosyasını çalıştırarak etkinleştirin.
:: Kurulum işlemi tamamlanmıştır.

Yazılımın Künyesi

Adı: Registry Defragmentation 9.1
Dosya Boyutu: 3.37 MB
Firma: Elcor Software
İşletim Sistemi: Windows 95/98/ME/NT/2000/XP/2003 ve Vista
Dili: İngilizce
Yarınki Fiyatı: 11.95 Dolar
Bilgi İçin: GOTD

:: Yazılım hakkındaki doru ve görüşlerinizi buradan paylaşın.

Yazan: mila12

Canon PowerShot SX 20 IS İncelemesi

Canon‘un PowerShot SX serisi hızla ürün yelpazesini genişletiyor. Serinin son ürünü SX 20 IS, 2009 Ekim ayı içerisinde raflardaki yerini almaya hazırlanıyor. SDN Test Merkezi‘ne gelen SX20‘yi sizler için inceledik. SLR-benzeri kategorisinde yer alan kamera, yarı profesyonel yarı amatör fotoğrafçıların yeni göz bebeği olma potansiyeline sahip.

 

Canon’un kendi teknolojisi olan Image Stabilizer özelliği SX 20 IS’te de mevcut. Image Stabilizer, fotoğraf makinesinin değil, objektifin bir özelliği aslında. Entegre lensi (Compact) sayesinde fotoğraf makinesine bağlı olarak kullanabiliyoruz. Zaten ürünün adında yer alan IS son eki de Image Stabilizer’dan geliyor. SX 20 IS’in LCD ekranı ise ortalama ebatlarda. 2.5 inç PureColor LCD ekranı, tıpkı dijital bir video kamerada olduğu gibi kontrol edilebiliyor.

{pagebreak::LCD Ekran}

LCD Ekran

2.5” LCD ekran sayesinde çektiğiniz fotoğrafların büyük hallerini ekran üzerinde görebiliyoruz. Ayrıca fotoğraf çekerken görüntüyü LCD’den almak yerine vizörden de alabilme imkanına sahibiz. Fakat vizörden aldığımız görüntü yine doğal değil, dijital bir görüntü. Görünüm seçeneklerini değiştirmek için LCD ekranın sağında yer alan DISP tuşuna basmamız yeterli.

LCD ekranın bir diğer özelliği de, makineyi ne tarafa çevirirseniz, ekrandaki sensörler hareketi algılayıp görüntüyü o tarafa aktarıyor. Örneğin fotoğrafı çektiniz ve başkasına yan çevirip göstermek istiyorsunuz, makine yana doğru çevrildiğini algılayıp fotoğrafı ona göre düzeltiyor.

{pagebreak::Fotoğraf Ve Video}

Fotoğraf Ve Video

SX 20 IS’in video çekme özelliği de mevcut. HD kalitesinde video çekebilen kamera, saniyede 30 kare görüntü alabiliyor. Tabii ki video çekme özeliği sadece bununla sınırlı kalmamış. Fotoğraf makinesinin sağ kenarında yer alan USB portunun hemen yanında bir adetde HDMI port’u bulunuyor. HDMI port’u aracılığıyla da videolarınızı, HDMI port’a sahip televizyonlardan izleyebilirsiniz. USB ve HDMI port’un dışında iki adet port daha bulunuyor. Bunlar DC IN ve A/V OUT.

SX 20 IS’in 35mm formatında 28-560mm‘ye sahip dahili lensi bulunuyor. SLR-benzeri fotoğraf makinelerinde olduğu gibi bu lensi değiştirme imkanımız yok. Zaten mevcut lens de yeterince kaliteli. 560mm‘lik açıklık ise optik zoom olarak 20x‘e denk geliyor. 80x‘e kadar ise dijital zoom’a sahip. Eğer profesyonel anlamda bu makineyi kullanmayı düşünüyorsanız, ürün size bu avantajı sağlayacaktır. Zira odaklama, netleme gibi işlemleri SX 20 IS ile yapabilmek de mümkün. Makine, 4000×3000, 3840×2160, 3264×2448, 2592×1944, 1600×1200, 640×480 ve 320×240 çözünürlüklerinde fotoğraf çekebiliyor. Exposure değerleri ise aılşık olduğumuz gibi +2/-2 arasında değişiyor.

{pagebreak::Çekim Ayarları}

Çekim Ayarları

Fotoğraf çekme modunda da 12.1 megapiksele kadar çıkabiliyor. SX 20 IS‘nin en önemli avantajlarından biri de, Canon’un DIGIC 4 işlemcisini kullanıyor olması denilebilir. Makinenin üzerinde normal fotoğraf çekmenin dışında makro ve süper makro fotoğraf çekme özellikleri bulunuyor. Normal fotoğraf çekmek isterseniz, odağı 1 metreye ayarlayabilir, sonsuza kadar götürebilirsiniz.

 

Normal çekim modunda iken çok uzaktaki objeleri netlemek istiyorsanız odağı sonsuza almanız doğru tercih olacaktır. Eğer amacınız 2 metre önünüzdeki bir objeye odaklanmak ise, bu durumda LCD ekranın sağında yer alan tekerlekten, odak ayarını 2 metreye çekmeniz yeterlidir. Makro çekim modlarında ise santimetreler mertebesinde odaklama yapabilmek mümkün. Değiştirilebilir ISO değerleri de 80‘e kadar inebiliyorken, maksimum 1600’e kadar çıkabiliyor. Fakat iç mekan çekim moduna ait olan 11 farklı alt çekim modunda ISO 3200 adıyla bir çekim modu daha mevcut. Burada da ISO ayarını 3200’de sabitleyebilme imkanına sahibiz.

{pagebreak::Custom Mode}

Daha önceden dediğimiz gibi yarı profesyonel yarı amatör kullanıma hizmet edebilen SX 20 IS’in üzerinde birçok farklı çekim modu mevcut. Toplamda 22 adet çekim modu bulunuyor. Şimdi bu modları yakından inceleyelim:

Custom Mode

Bu mod ile birlikte, kendi ayarlarınızı önceden belirleyebilir ve bir sonraki çekimlerde de bu ayarları kullanabilirsiniz. Ayarlanabilir özellikler arasında manuel odaklama, makro çekim modu, flaş ayarı, otomatik zamanlama, ISO değeri, ışığın yığılma merkezi ve White Balance ayarları yer alıyor.

Bu modun çok fazla tercih edileceğini düşünmüyoruz zira, otomatik manuel ya da program modunda çok daha kaliteli fotoğraflar çekebilmek mümkün oluyor. Bu da Custom Mode ile uğraşarak zaman kaybı yaşayabileceğimiz anlamına geliyor.

{pagebreak::Manuel Mode}

Manuel Mode

Bu mod, amatör fotoğrafçılardan çok, SX 20 IS’i profesyonel anlamda kullanmak isteyenlerin tercih edebileceği bir mod. Tüm ayarlarla oynayabilir, değiştirebilir, farklı zaman dilimleri için farklı ışık değerlerine ulaşabilirsiniz. Custom mod‘da belirlediğiniz tüm özellikleri bu mod’da değiştirebilirsiniz. Uyarmalıyız ki her yerde farklı ışık değerlerine ihtiyacınız olacağından, eğer ciddi anlamda fotoğrafçılıkla ilgilenmiyorsanız bu mod sizi bir hayli yoracaktır.


SX 20 IS ile Manuel Mod’da çekilmiş bir fotoğraf.

Manüel mod’u kullanmanın avantajlarından biri de, pozlama süresini ayarlayabiliyor olmanız. Minimum pozlama süresi olarak 1/3200 (yani saniyenin 3200’de 1’i), maksimum pozlama süresi olarak da 15 saniye değerlerini ayarlayabiliyorsunuz. SX 20 IS, SLR-benzeri kategorisinde yer aldığı için, Canon’un DSLR makinelerinde olduğu gibi 30 saniye veya BULB (yani bizim ayarladığımız süre) pozlama imkanına sahip değiliz.

{pagebreak::Manuel Mode II}

Manuel Mode II

Pozlama süresinin yanı sıra diyaframın açıklık değerini de değiştirebilmek mümkün. Bunun için makinenin açma kapama tuşunun altında yer alan üçlü tuşlardan, ortadakine tıklayıp diyafram (F) sembolünü aktif hale getirmelisiniz. SX 20 IS’in lensi yeterince kaliteli demiştik. Bunu dememizin sebeplerinden bir tanesi de diyafram açıklığının 2.8’e kadar çıkması. Diyaframı en fazla 2.8’e kadar açabilme imkanına sahipken, en az 8.0’a kadar kısabiliyoruz.

 

İpucu: Eğer pozlama süresini düşük tutacaksanız, diyaframı biraz daha açık tutmanızda fayda var. Örneğin kapalı bir mekanda ISO değeri 200 olarak ayarlanmış ise, pozlama süresini 1/100 yaparsanız, diyaframı sonuna kadar açsanız bile karanlık bir fotoğraf elde edersiniz.

{pagebreak::AV TV Mode}

AV (Aperture Value) Mode

Bu modda diyafram açıklığına göre fotoğraf çekmek esas alınıyor. Buna göre diyafram öncelikli fotoğraflar çekebilir ve farklı derinlikler kazanabilirsiniz. ISO ve pozlama değeri ise yine değiştirilebilir. Eğer önceliğiniz diyafram aralığını belirlemek ise, bu mod’da çekim yapmanızı tavsiye ediyoruz. Diyafram aralığı, 2.8 ile 8.0 arasında değişiyor demiştik. Diyaframın 2.8 olması, sonuna kadar açık olması anlamına geliyor. 8.0 ise diyafram aralığının olabildiğince kapalı olması anlamına geliyor.

TV Mode

Bu mod ise, AV’nin tam tersine, önceliği diyaframa değil de pozlama süresine veriyor. Böylece fotoğraf çekerken, önceliğiniz poz süresi ise, diğer ayarları pozlama sürenize göre değiştirebiliyorsunuz. Pozlama süresi, perdenin ne kadar süre açık kalacağını belirler. Örneğin bol ışık olan bir mekanda çekim yapacaksanız, düşük poz süresi vermeniz yeterlidir. Zira halihazırda ortamda bol ışık varken perdenin uzun süre açık kalması fotoğrafı bembeyaz gösterecektir.

{pagebreak::Auto Mode}

Auto Mode

Adından da belli olacağı üzere bu mod, daha çok amatör düzeyde veya anlık fotoğraf çekenlerin en çok tercih edeceği mod’tur. Belli başlı ayarlar dışında teknik ayarlarla uğraşmanıza gerek yok. Işık değerlerine göre makine kendini ayarlıyor.

 

Bunların dışında diğer çekim modları Portrait Mode (portre çekimler için), Landscape Mode (manzara çekimleri), Night Snapshots (gece çekimleri), Sport Mode (spor çekmleri), Indoor (iç mekan çekimleri) olarak belirlenmiş. İç mekan çekimleri de kendi içinde 11 farklı moda ayrılıyor. Dolayısıyla SX 20 IS, toplamda 22 adet farklı çekim moduna sahip.

{pagebreak::Entegre Flaş}

Entegre Flaş

SX 20 IS’in entegre flaş‘ı amatör kullanıcıya yetecek gücçte. Flaş şiddetini ayarlayabiliyoruz. Kırmızı göz düzeltme imkanına da sahibiz. Flaşı patlattığınızda, fotoğraf içerisinde patlayan (over-exposed olan) bir bölge varsa, ışık diyagramında o bölgeyi gösteriyor.

 


SX 20 IS ile güzel alan derinlikleri oluşturabilirsiniz.

Sıralı çekim modu ise serinin diğer makinelerine oranla biraz yavaş kalıyor denebilir. Eğer anlık bir olayı ard arda fotoğraflamayı düşünüyorsanız, poz sürelerini kısa tutmanızda fayda var, yoksa yakalamak istediğiniz kareleri kaçırabilirsiniz. Eğer fotoğraf değil de video çekmek istiyorsanız, SX 20 IS ile bu mümkün. Video çekim moduna geçmek için, illa kamerayı video moduna almanız şart değil. Vizörün sağında yer alan kayıt tuşuna bastığınız anda hangi çekim modunda olursanız olun, video çekim moduna geçmiş oluyorsunuz. Bu tabii ki ürün için artı puan demek oluyor. 720P çektiğiniz videoların kalitesi de bir hayli iyi.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Canon PowerShot SX 20 IS paketinin içinden ayrıca USB kablosu, PowerShot askılık, güneşli havalarda ışığın objktife yanlardan gelip yansıma yapmasını engelleyen Canon LH-DC50 Lens Hood ve A/V kablosu çıkıyor.

Teknik Özellikler

CCD Algılayıcı: 1/2.3”
Megapiksel: 12.1 Milyon
İşlemci: Canon Digic 4
Objektif: 28-560mm (f2.8) entegre objektif
ISO Aralığı: 80-1600
Enstantane Aralığı: 15”-1/3200
LCD Ekran: 2.5”
Desteklediği Kart Formatı: SD/SDHC/MMC/MMC PLUS/HC MMC PLUS
Boyutları: 124mm x 88mm x 87mm
Ağırlık: 560 Gram (Pilsiz)

Ürünün yurtdışı satış fiyatı 400 Dolar civarında. Ülkemizde ise 1000 Dolara yakın olması bekleniyor.

:: Bu inceleme size faydalı oldu mu?

 

2009’un ilk yarısında 101 ödül

Xerox’un yeni piyasaya sunduğu siyah-beyaz ve renkli lazer yazıcıları ile çok fonksiyonlu ofis ürünleri, bağımsız yayın ve araştırma kuruluşlarından ödül almaya devam ediyor. Xerox, 2009 yılının ilk yarısında sektörel yayın ve kuruluşlardan toplam 101 ödül aldı. Bu yayınlardan Better Buys for Business, 2009 yılı içinde toplam 19 Xerox ürününü “Editörün Seçimi” ödülüne layık görürken, Buyers Laboratory ise 5 Xerox ürününü “En İyi” olarak değerlendirdi.

Buyers Laboratory, Xerox Phaser 6128MFP renkli lazer tabanlı çok fonksiyonlu ofis ürününe, kişisel renkli çok fonksiyonlu yazıcı kategorisinde “En İyi” ürün değerlendirmesinde bulundu.

 

Xerox’un Phaser ürün gamında yer alan masaüstü yazıcı ve çok fonksiyonlu ofis ürünleri, hem siyah-beyaz hem de renkli kategoride bu yılın ilk yarısında 23 ödül aldı. Alınan bu ödüller arasında Better Buys for Business tarafından Xerox Phaser 3635MFP‘ye verilen “Editörün Seçimi” ödülü bulunuyor. Ayrıca Xerox Phaser 7500DN, 5 üstünden 4.5 yıldızla PC Magazine tarafından “Editörün Seçimi” ödülü aldı.

Xerox’un WorkCentre ürün ailesinde yer alan çok fonksiyonlu ofis ürünleri, yılın bu zamanına kadar en çok ödül alan Xerox ürünleri arasında bulunuyor.

 

Xerox WorkCentre ürünlerinden 7’sine Better Buys for Business tarafından “Editörün Seçimi” ödülü verildi. Bu ürünlerden Xerox’un renkli çok fonksiyonlu ürünü Xerox WorkCentre 7400, Buyers Laboratory tarafından “Sınıfının En İyisi” ve enerji verimliliği kategorisinde de “En İyi” ürün ödülünü alırken, BERTL tarafından 5 üzerinden 5 yıldızla değerlendirildi.

Xerox ColorQube 9200, BERTL tarafından “Yılın En İyisi” olarak ödüllendirildi.

 

Xerox’un sene başında A.B.D’de piyasaya sunduğu ve ülkemize de önümüzdeki yıl gelmesi beklenen Xerox ColorQube 9200 serisi, getirdiği teknolojik yeniliklerle ses getiren bir diğer Xerox ürünü. Xerox ColorQube 9200, BERTL tarafından “Yılın En İyisi” olarak ödüllendirilirken; Buyers Laboratory tarafından, sunduğu kullanım kolaylığı ve çevreci özellikler için “Üstün Başarı Ödülü” ve Industry Analysts tarafından ise “Yenilikçi Ödül”e layık görüldü.

:: Xerox ürünlerinin bu başarısını nasıl yorumluyorsunuz?

Minicik USB Bellek!

Japonya merkezli teknoloji firması Elecom, bugün itibariyle yeni USB belleğini basına tanıttı. 2GB kapasiteye sahip MF-SU2 adlı belleğin 4 ve 8GB’lık modelleri de mevcut. Belleğin ilginç olan tarafı ise yalnızca 18x15x7mm boyutlarında olması. Dolayısıyla ağırlığı ise 2.5 gramdan ibaret. USB 2.0/1.1 arabirimini kullanan belleğin tasarımında, gereksiz olarak görülen tüm yüzeyler çıkartılmış.

Bellek, PASS (Password Authentication Security System) adlı bir yazılımla birlikte geliyor. Ülkemizde satışa sunulup sunulmayacağı ise henüz belli değil. Piyasalara ise önümüzdeki hafta sunulacak.

:: USB belleğin tasarımını beğendiniz mi?

Yahoo! Messenger 10 Beta Çıktı

Yahoo bu haftaya hızlı bir giriş yaptı. Arama motoru ve mail servisiyle ilgili birkaç küçük geliştirme yaparak başladığı haftaya, şimdi de anlık mesajlaşma yazılımı olan Yahoo! Messenger 10‘un Beta sürümünü çıkardığını duyuyarak devam ediyor. Ymess 10 adıyla bilinen yazılım, sekmeler güncellenmiş, Flickr‘a fotoğraf yükleme özellikleri geliştirilmiş, iPhone versiyonuna uyumlu olarak yenilenmiş, daha güçlü görüntülü sohbet özelliği eklenmiş olarak karşımıza çıkıyor.

Yeni Yahoo! Messenger 10 Beta yazılımını buradan indirebilir ve deneyebilirsiniz.

:: Ymess’i daha önce hiç kullandınız mı?

Gran Turismo 5’te 1000 Otomobil!

Polyphony Digital firması adeta şov yapıyor! Sadece PlayStation 3 için geliştirilen Gran Turismo 5‘deki araç sayısı, bir değil 10 yarış oyununun toplamından fazla! Öyle ki, yeni nesil görselleriyle dikkatleri üzerine çeken Gran Turismo 5’te (GT5) bulunacak araç sayısı 1000 olacak! Bunlardan 170 tanesi tamamen modifiyeli modelleri oluştururken, diğerleri orijinal parçalara sahip olacak. Türün en popüler isimlerinden Need for Speed‘de (NFS) ortalama 50 araç olduğunu düşünürsek, GT5 otomobil sayısıyla NFS’yi adeta 20’ye katlıyor!

Yılın son çeyreğinde satışa sunulması planlanan yapım, 60 farklı parkur bulunacak. Polyphony Digital tarafından geliştirilen Gran Turismo’nun özel bir PSP sürümü de hazırlanıyor. Ancak bu sürüm GT5 olmayıp, tamamen farklı bir versiyon olacak.

Gran Turismo 5 Hasar Videosu

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11148/t_grant5_gc09_card_gp_cam_gt.flv#

:: 1000 otomobillik araç yelpazesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 

Üniversite İlişkilerini Türkiye’den Yönetiyor

IBM Orta, Doğu Avrupa ve Türkiye Üniversite İlişkileri Müdürlüğü‘ne, bugüne kadar, ibm.com Bölüm Müdürlüğü görevinin yanı sıra gönüllü olarak IBM Türk Üniversite İlişkileri Liderliği‘ni de sürdüren Jale Akyel, atandı. Son yıllarda tasarlanan projelerle Avrupa’nın yanı sıra IBM Global Üniversite İlişkileri organizasyonunun ilgisini çeken IBM Türk Üniversite İlişkileri Ekibi, bölgeye liderlik ediyor; Polonya, Romanya, Çekoslovakya, Macaristan, Estonya gibi birçok Avrupa ülkesine danışmanlık yapıyor.

 

Türkiye, Avrupa’ya liderlik eder hale geldi.

 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan IBM Orta, Doğu Avrupa ve Türkiye Üniversite İlişkileri Müdürü Jale Akyel, “Son dönemde yaptığımız çalışmalarla, Türk üniversitelerinin IBM’in ilgi odağı olmasını sağladık. Türk akademisyenler, IBM’in global üniversite ödülleri kapsamında birçok ödüle layık görülüyor. Yazılım Akademisi’nde 2 yıldır 2.500 öğrenciye eğitim veriyoruz. Bu ve bunun gibi başarılı projelerimiz sayesinde, IBM Türk olarak global çerçevede fark edildik ve yeni sorumluluklar aldık.

Yeni dönemde, IBM’in Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi’ndeki Üniversite İlişkileri kapsamında, bölge ve ülke planlarının oluşturulması, ülkelere özel projeler üretilmesi ve projelerin doğru yürütülmesi, fonların ve kaynakların yönetilmesi gibi önemli görevleri de üstlendik. Türkiye’nin, Avrupa’ya liderlik eder hale gelmesi, IBM Türk olarak bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu.” dedi.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Heavy Rain mi Crysis mi?

Son zamanlarda oyun dünyası Heavy Rain‘in etkileyici görselleriyle sarsılıyor. Son derece başarılı modellemeler ile beraber, gerçek mekan hissiyatı veren ışık efektleriyle Heavy Rain: The Origami Killer, PlayStation 3 konsolu için şimdiden fenomen oldu. Satışa sunulmasına uzun zaman olmasına karşın (2010’un ilk çeyreği), yayınlanan her materyali kullanıcılar tarafından çok büyük bir ilgi görüyor. Hem de sadece konsol değil, PC oyuncuları da Heavy Rain’e karşı kayıtsız kalamıyor.

Satışa sunulmuş en iyi grafikli oyun olarak nitelendirebileceğimiz Crysis’in bile tahtını sallayan Heavy Rain’in bilgisayar platformu için geliştirilmesi maalesef söz konusu değil. Ancak görsellerinin, tam bir sistem canavarı olan Crysis ile karşılaştırılması söz konusu. Oyun dünyası hangisinin daha iyi grafiklere sahip olduğunu merak ederken, biz takdiri size bırakıyoruz. İşte Crysis ve Heavy Rain: The Origami Killer karşı karşıya!

Resimleri Görmek İçin Tıklayın.

{pagebreak::2}

Crysis’den Bir Görsel


Crysis’in oyun motoru CryEngine 2’nin surat modellemelerinde gayet başarılı olduğu görülüyor.

Heavy Rain’den Bir Görsel


Physx Engine ile geliştirilen Heavy Rain de, surat modellemeleri konusunda bir hayli iddialı.

{pagebreak::3}

Crysis’den Bir Görsel


Crysis’den tanıdığımız Psycho karakterini, Crysis Warhead’de bizzat kontrol etmiştik. Oldukça başarılı modellenmiş.

Heavy Rain’den Bir Görsel


Resimdeki kadının modellemesine uzaktan baktığınızda, gerçek bir surattan ayırt etmek çok zor.

{pagebreak::4}

Crysis’den Bir Görsel


CryEngine 2, dış mekanları çizmekte gayet başarılı

Heavy Rain’den Bir Görsel


Heavy Rain’in surat kaplamalarında gördüğümüz gerçekçilik çıtası, dış mekanların çizimlerinde bir hayli düşük.

{pagebreak::5}

Crysis’den Bir Görsel


Belki Heavy Rain’deki gözleri görmeseydik, bunlar için methiyeler düzebildirdik.

Heavy Rain’den Bir Görsel


Bunlar bir video oyununda gördüğümüz en detaylı gözler olsa gerek.

{pagebreak::6}

Crysis’den Bir Görsel


Bu Korelinin bakışları, pek etkileyici sayılmaz.

Heavy Rain’den Bir Görsel


Ancak bu bayan, gayet etkileyici bakıyor.

:: Sizce hangi oyunun grafikleri daha başarılı?