Web Sitelerini Kıyaslayın

0

Her gün gezdiğiniz web sitelerinden hangilerinin daha hızlı olduğunu öğrenmek için hiçbir yazılım kurmanıza gerek yok. Sadece Webslug‘a girin ve hızını görmek istediğiniz sitenin adresini yazın. İstem gönderiminden sayfanın tamamen yüklenmesine kadar geçen süreyi ölçen Webslug, kullanıcı kaynaklı veriler sunmasıyla öne çıkıyor.

Kıyaslayın!

Dilerseniz iki web sitesini kıyaslamak da mümkün. Böylece hangi sitenin daha hızlı açıldığını görebilirsiniz. Ancak sonuçlar tarayıcınıza ve o anki bağlantınıza göre değiştiği için, testleri birkaç defa tekrarlayıp ortalama almanızda fayda var. Sıklıkla test edilen sitelerden oluşan bir sıralama tablosu da Webslug’ta mevcut.

:: Webslug servisinde site kıyaslayın.

:: Siz de kıyasladığınız site sonuçlarını forumda paylaşın.

Bilgi İçin : Webslug

Hasta La Vista Baby Demeye Az Kaldı!

Terminator serisini bilmeyen bilim kurgu hayranı yoktur herhalde. Arnold Schwarzenegger’in bugünkü ününe kavuşmasının en büyük sebebi olan bu seride gelecekte makinelerin dünyanın kontrolünü ele alması konu ediliyordu. Gelecekte yaşanan  savaşta insanların lideri olan John Connor’ı ortadan kaldırmak için geçmişe gönderilen insan görünümlü robotlarla olan mücadeleyi üç film boyunca izledikten sonra birkaç gün önce vizyona giren Terminator: Salvation adlı filmde geleceğe gidiyoruz.

Eğer Terminator: Salvation’ın tarih çizelgesini doğru olarak kabul edersek, 2018 yılında dünyayı robotlar yönetiyor olacak. Ancak filmin yönetmeni ve senaristinin sizlere söylemeyi unuttuğu bir şey var: Terminator: Salvation’daki birçok teknoloji günümüzde kullanılıyor. Filmdeki teknolojilerin ne kadarı günümüzde gerçekleşti bunu öğrenmek istiyorsanız, yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

{pagebreak::Ölüm makineleri}

Ölüm makineleri

Durdurulması imkansız, her gördüğü insanı temizlemeye ant içmiş ölüm makineleri olmayan bir Terminator filmi düşünülemez. “Avcı-Katiller” olarak da tanımlayabileceğimiz bu robotların dışında hava araçları da insanoğlunun başına büyük bela oluyordu.

Dünyanın dört bir yanında, ordular savaş robotu geliştirme çalışmaları yürütüyorlar.  ABD ordusunun geliştirdiği Modular Advanced Armed Robotic System (MAARS) adlı robot Irak ve Afganistan’da halen aktif olarak kullanılıyor. MAARS elbette filmde gördüğümüz insan görünümlü robotlara pek benzemiyor. Üzerinde M240B makineli tüfek bulunan paletli bir araç olan MAARS’ı son filmdeki Hunter Killer tanklara benzetebiliriz.

Sadece muharebe amaçlı değil yaralı askerlere de yardım etme görevi de bulunan MAARS genellikle en ön saflarda değil de daha çok destek vazifesi görüyor. MAARS kendi iradesiyle hareket etmiyor. Uzaktan kumanda ile yönetilen araç belli durumlarda kendi kendine karar verebilse de yine de her zaman bir askerin kontrolünde oluyor. Ancak bu bir gün isyan edip kendini kontrol edene saldırmayacağı anlamına gelmiyor.

{pagebreak::İrade sahibi robotlar}

İrade sahibi robotlar

Bildiğiniz üzere Terminator serisindeki makineler uzaktan kumada ile değil kendi başlarına, kendi iradeleriyle hareket ediyordu. Günümüzde de uzaktan kumanda edilmeye gereksinim duymadan kendi başına hareket edebilen makineler mevcut. Ancak tabii bunlar insanları yok etmek yerine başka faydalı işler için kullanılıyorlar.

Kendi iradesiyle çalışan robotların en ünlülerinden biri Mars yüzeyine gönderilen Mars Rover adlı makine. Bu makine uzaktan kumanda edilmeye ihtiyaç duymadan, sahip olduğu kameraları kullanarak Mars yüzeyinde sorunsuz ilerleyebiliyordu. Bunu kameralardan aldığı görüntüyü işleyip kendisine yol çizebilen yazılıma borçluydu.

Elbette bunlar filmdeki ölüm makineleri kadar zeki değiller fakat bu hiçbir zaman olamayacakları anlamına da gelmiyor.

{pagebreak::Üstün yapay zeka}

Üstün yapay zeka

Terminator serisindeki robotlar kendi iradeleri ile hareket etmelerinin yanı sıra o kadar gelişmiş bir yapay zekaya sahipler ki insan gibi düşünebiliyorlar. Birçok fütürist yazara göre bu olay çok yakında gerçekleşebilir. Yani yakın bir gelecekte insan gibi düşünebilen bilgisayarlar görebiliriz. Bu tahminleri yapan kişiler 2020 yılında bu tip robotların hazır hale geleceğini düşünüyorlar.

Bir makinenin zeki olup olmadığını belirlemek için yapılan bir test var. 1950 yılında Alan Turing’in tasarladığı ve kendi adını verdiği Turing Testi günümüzde birçok kişi tarafından bir makinenin zeki olup olmadığını anlayabilmek için kullanılıyor. Tüm bilimsel çevreler tarafından kabul edilmese de bu test yapay zeka araştırmalarında başvurulan yöntemlerden biri. Test basitçe şöyle yapılıyor: Bir insan ve bilgisayar yazı yoluyla ikisini de sorgulayan kişiyi insan olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Eğer sorgulayan kişi bilgisayarın insan olduğuna ikna olursa o bilgisayar zeki olarak kabul ediliyor.

Her yıl verilen Loebner Ödülleri, Turing Testinden geçebilen yazılımlara dağıtılıyor. Bronz, Gümüş ve Altın olarak belirlenen kategorilerde verilen ödüllerde henüz gümüş ve altın alabilcek bir yazılım çıkmadı. Bronz kategorisi ise insan davranışına en yakın olana veriliyor. Gümüş ödül yazı yoluyla Turing Testinden geçenlere, altın ödül ise ses yoluyla testten geçenlere verilecek.

Günümüzde yapay zeka konusunda en çok aşama kaydeden şey arama motorları. Google’ın kurucularından Larry Page en iyi arama motorunun her şeyi anlayabilen arama motoru olacağını söylüyor. Ancak Google’ın Skynet gibi isyan edip tüm dünyayı ele geçirmesi için endişelenmeye başlamamıza daha çok var. Microsoft Bing ve Wolfram Alpha gibi daha zeki arama motorları sahip oldukları daha gelişmiş yapay zeka ile sizleri daha çok korkutmalılar.

{pagebreak::Cyberdyne Systems}

Cyberdyne Systems

Terminator modellerinin üretiminin başlamasının arkasındaki firma olan Cyberdyne Systems’in sadece bir kurgudan ibaret olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Cyberdyne Systems gerçekten var ancak masum ve zararsız bir isim arkasında saklanıyor, Honda. Evet, birçok kişinin hayranı olduğu Civic modelinin üreticisi aynı zamanda dünyanın en büyük robot üreticisi unvanına da sahip.

Honda’nın robot ordusunun başındaki isim de oldukça tanıdık. Advanced Step in Innovative Mobility ya da bilinen adıyla ASIMO bu ordunun başkomutanlığını yapıyor. T-800 gibi iki metre boyunda ve insan öldürmek yerine ancak yaşlı bir nine gibi yürüyüp el sallıyor olabilir ama robot robottur. Hiçbirine güven olmaz.

ASIMO’nun 2004 yılında geliştirilen en yeni modeli nesneleri, çevreyi, sesleri ve en önemlisi yüzleri tanıyabiliyor. Bir tanesinin maliyeti yaklaşık 1 milyon dolar olduğu için şu an oldukça az sayıdalar. O yüzden yakın bir zaman içinde ASIMO’lardan birinin kapınıza gelip John Connor’ı tanıyıp tanımadığınızı sormasından korkmayın.

ASIMO’ların en son modelleri ayrıca İnternet’e de bağlanabiliyor. Honda’ya göre, bu özellik sayesinde ASIMO hava durumu gibi bilgileri insanlara verebiliyor. Bu özellik size tanıdık geldi mi? Gelmediyse hatırlatalım, T modelleri de Skynet’e bağlanabiliyordu.

{pagebreak::İnsan makine melezleri}

İnsan makine melezleri

Termintor filmlerinde gördüğümüz T serisi robotları insanlardan ayırabilmek oldukça güçtü. Gerçi Arnold Schwarzenegger’in insan olmadığı hemen anlaşılıyordu ama yine de bu ölüm makinelerinin insan görünümlü olması filmdeki kurbanları rahatça kandırabiliyordu.

Günümüz teknolojisinin son trendlerinden biri de insanlara yardımcı olabilcek robot parçalar eklemek. 2009 yılını yaşadığımız şu günlerde hali hazırda buna benzer teknolojiler geliştirilmiş durumda.

Terminator filmlerinde rastladığımıza en yakın teknoloji Japon bir firmanın geliştirdiği robot kıyafet. HAL (Hybrid Assistive Limb) adlı bu kıyafet giyen kişiyi 10 kat güçlendiriyor. Ağır işlerde çalışanlar için tasarlanmış bu kıyafet henüz yaygınlaşmış değil. Bunun en büyük sebebi ise 4200 dolarlık fiyatı.

{pagebreak::Yüzebilen robotlar}

Yüzebilen robotlar

Elektrik ile suyun pek anlaşamadığını hepimiz biliyoruz. Ancak Terminator: Salvation’da bu fizik kuralı bir kenara bırakılarak Hydrobot adı verilen timsah benzeri ölüm makineleri insanları avlamaya çalışıyordu.

Filmdeki yüzebilen robotlar tek harekette kafanızı uçurabilecekken bunların günümüzdeki benzerleri balık şeklinde ve yapabildikleri tek şey yüzebilmek.

Essex Üniversitesi’ndeki bilim adamları tarafından geliştirilen bu robot balıklar üzerlerine yerleştirilen alıcılar sayesinde sudaki kirliliği tespit edip bu bilgiyi kumanda merkezine gönderebiliyorlar.

{pagebreak::Dev robotlar}

Dev robotlar

Terminator: Salvation bizleri seride yeni bir robot modeliyle tanıştırdı. Harvester adı verilen bu model neredeyse üç katlı bir bina boyutlarına sahip ve tek bir amacı var; insanoğlunu ortadan kaldırmak.

Günümüzde bu modele tam olarak benzer bir şey olmasa da bazı yönleriyle benzer bir makine mevcut. 1988 yılında Monster Robots adlı şirket tarafından üretilen Robosaurus dev boyutlarıyla görenleri korkutuyor. ABD’de canavar kamyon ve benzeri yarışlarda gösteri amaçlı kullanılan Robosaurus için ölüm makinesi tanımı kullanılabilir.   

12 metre uzunluğunda ve 30 ton ağırlığında olan bu metal yığını arabaları parçalayıp ağzından alevler çıkarabiliyor. Ancak en ufak bir zeka belirtisi göstermediğini de belirtmek gerek. Robosaurus aslında insan kontrolünde bir pres makinesinden başka bir şey değil.

{pagebreak::İnsansız motorsiklet}

İnsansız motorsiklet

Tüm Terminator serisindeki en karizmatik şey bizce ne Arnold’un canlandırdığı T-800, ne sıvı metal yapısıyla istediği şekle girebilen T-1000 ne de güzeller güzeli Kristanna Loken’in canlandırığı T-X. Serinin en karizmatik ölüm makinesi Terminator: Salvation’daki motorsikletler. Moto-Terminator adını da verebileceğimiz bu makineler hiçbir kumandaya ihtiyaç duymadan tamamen kendi başlarına hareket edebiliyorlar.

İnsansız motorsiklet çalışmalarının örnekleri günümüzde bulunsa da yine de bunların istenilen seviyeye geldiğini söylemek güç. 2004 yılında Berkeley Üniversitesi’nden bir grup öğrencinin tasarladığı ve ABD Savunma Araştırmaları Projeleri Yönetimi (DARPA) tarafından desteklenen proje sonucunda ortaya çıkan GhostRider Robot adlı araç insansız motorsikletlerin günümüzdeki en büyük örneği.

{pagebreak::Skynet}

Skynet

Gerçekten Skynet adlı bir şeyin olduğunu biliyor muydunuz? Geçtiğimiz yıl kullanılmaya başlanan ve İngiliz Ordusu’nun dünya üzerindeki tüm birlikleri ile sürekli iletişim halinde olmasını sağlayan platformun adı Skynet. Korkutucu, değil mi?

3,6 milyar Pound harcananan proje sayesinde İngiliz Ordusu’nun tüm birimleri uydular aracılığıyla kesintisiz iletişim kurabiliyor. Bu proje için kullanılan uyduların adları da Skynet 5A, 5B ve 5C şeklinde.

Yapılan açıklamalara göre Skynet, İngiliz Ordusu’nun kullandığı bir önceki sisteme göre iki buçuk kat daha yetenekli bir sistem. Skynet birimler arasında sadece sesli iletişim değil aynı zamanda veri transferi imkanı da sağlıyor.

:: Yakın bir gelecekte insan kadar zeki makinelerin üretilebileceğini düşünüyor musunuz?

Joomla! Güncellendi

Bir web sitesi oluşturmak istiyorsunuz ama kodlarla aranız pek iyi değil. Telaşa gerek yok; sizin yerinize karmaşık işlemleri halleden ve hazır bir portal sunan Joomla‘yı kullanabilirsiniz. Eklentiler sayesinde geliştirilmeye açık bir içerik yönetim sistemi olan Joomla’nın yeni sürümünde, bazı hatalar ve güvenlik açıkları giderilmiş durumda.

:: Joomla! 1.5.11’i ücretsiz indirin.

:: Hangi içerik yönetim sistemini kullanıyorsunuz?

Bilgi İçin : Joomla

İşte Yeni iPhone 3G S

Beklendiği üzere WWDC 09 açılış konuşmasında yeni iPhone – iPhone 3G S tanıtıldı. Yeni iPhone 3G’nin sonuna eklenen ‘S’ harfi Speed yani hızı temsil ediyor. Böylece daha hızlı işlemci tahminleri doğru çıktığını görüyoruz. Yeni iPhone 3G S’in adına da yansıyan hız özelliklerinin vaat ettikleri ciddi hız artışlarına tekabül ediyor.

Mesajlaşma menüsünün 2 kat daha hızlı açılması, Excel eklentilerinin 3,6 kat daha hızlı açılması yeni işlemcinin sisteme kazandırdıkları arasında yer alıyor. Daha gelişmiş 3 boyutlu oyunlar için OpenGL|ES desteğine de kavuşan iPhone 3G S, HSDPA 7.2Mbps destekleyerek bağlantı hızında da geleceğe daha uyumlu hale geldi.

{pagebreak::Yeni iPhone 3G S Kamera}

Apple iPhone 3G S aynı zamanda daha iyi bir kameraya da sahip. Apple iPhone 3G S 3-megapiksel otomatik odaklamalı kameraya sahip olmasının yanı sıra tıpkı HTC Touch Pro 2’de olduğu gibi ekranda dokunduğunuz noktaya odaklanabiliyor. Ayrıca makro modu, 10 santimetreye kadar yaklaşarak görüntü alabiliyor. Düşük ışık kaynağına sahip ortamlarda çekilen fotoğraflarda da belirgin bir iyileşme görüntüleniyor.

Ve artık iPhone da üçüncü şahıs uygulamasına gerek kalmadan VGA çözünürlüğü ile saniyede 30 kare video çekme yeteneğine de kavuşmuş. Bir diğer yenilik ise videoların telefon üzerinden düzenlenebilmesine olanak tanıyor ve MMS olarak kolaylıkla paylaştırılıyor.

{pagebreak::Yeni iPhone 3G S Görünüm}

Yeni iPhone 3G S parlak plastik arka kapağıyla standart 3G ile tamamen aynı görünüyor. Cihazda dijital pusula ve uygulaması da yer alıyor. Yeni özelliklerden diğer bazıları ise Ses Kontrolü (Menü düğmesini basılı tuttuğunuzda ses kontrol menüsü karşınıza çıkacak). Böylece telefona sesle hitap edip, hangi şarkının çaldığını sorabilecek, benzer müzikleri çalmasını veya spesifik bir parçayı çalmasını isteyebilecek, istediğiniz kişiyi aramasını sağlayabileceksiniz.

iPhone 3G S aynı zamanda donanım şifrelemesiyle geliyor. Geliştirilmiş pil ömrü sayesinde iPhone 3G s, 5 saatlik 3G konuşma süresi, 9 saatlik kablosuz internet ömrü sunabilecek. Doğa dostu olmak adına ürün yüzde 23 daha küçük bir kutulamaya da sahip.

{pagebreak::Yeni iPhone 3G S Kapasite}

Apple iPhone 3G S bu ayın (Haziran) 19’unda satışa çıkacak ve 16 GB kapasiteli modelin fiyatı 199 dolar, 32GB kapasiteli modelin fiyatı ise 299 dolar olmak üzere siyah ve beyaz renklerde satışasunulacak. Şimdiki iPhone 3G ise 99 dolar olarak satışta kalacak. (Bu fiyatların kontratlı satış fiyatlarındaki ilk ödeme tutarı olduğunu unutmayınız.)

{pagebreak::Yeni iPhone 3G S Yazılım}

Elbette hiç şüphesiz cihaz iPhone 3.0 işletim sistemine sahip olacak. Yeni işletim sistemi cihaza kes, kopyala, yapıştır gibi çok basit bir işlemi geç de olsa iPhone’a kazandırdığı gibi, artık mesajları forward etmeyi de mümkün hale getiriyor.

Bu özelliklerin yeni olarak sunulması iPhone için utanç verici olması gerekir ama neyse ki stereo Bluetooth, MMS, navigasyon ve akıllı aksesuarlar sayesinde iPhone 3.0 ve iPhone 3G S gerçekten akıllı telefon deneyimine yaklaşmış. Bu arada Apple’ın resmi Türkiye sitesinde henüz yeni iPhone ile ilgili herhangi bir bilgi veya güncelleme yer almıyor. Bakalım yeni iPhone’u Türkiye’ye ilk kim getirecek? Ürün sunma konusunda operatörleri çok uğraştırdığını, kendilerine özel tarifeleri kabul ettirdiğini, veri tarifelerinde ellerini çok bol tutturduğunu bildiğimiz Apple’ın, yeni ürünü konusundaki tavrı bakalım ne olacak?

:: Yeni iPhone 3G S beklentilerinizi karşıladı mı?

 

İstanbul’a Yeni İnovasyon Merkezi

Accenture ve Oracle müşterilerine ortak çözümler geliştirmenin yanı sıra müşterilerin ihtiyaçlarını tanımlamaları ve gidermelerinde baştan sona azami desteği almalarını sağlamayı hedefleyen Oracle İnovasyon Merkezi, Oracle’ın İstanbul ofisi içerisinde bulunuyor.


Merkez’in açılışıyla ilgili düzenlenen toplantıya Accenture’ın üst düzey yöneticileri de katıldı.

İstanbul’da bu tür bir merkez açan ilk sistem entegrasyon ve teknoloji danışmanlığı şirketi olan Accenture, ABD, İngiltere, Hindistan ve İtalya’da da Oracle İnovasyon Merkezleri’nin operasyonunu yürütüyor. Merkezin İstanbul’daki ekibi de, diğer yurtdışı merkezlerdeki uzmanlarla birebir etkileşimde bulunacak ve edinilen deneyimler karşılıklı paylaşılacak. İnovasyon Merkezi, müşterilerin yüksek performanslı çözümler aradığı Müşteri İlişkileri Yönetimi, Faturalama ve Gelir Yönetimi, İş Süreçleri Yönetimi, Performans Yönetimi, Entegrasyon Katmanı, Dijital Hak Yönetimi gibi konularda Oracle uygulamaları ve ürünleri ile geliştirilen çözümlere odaklanacak.

:: İnovasyon deyince aklınıza ne geliyor?

Bilgi için: Oracle

Nokia E75 İçin Yeni Firmware

Ülkemizde biraz rötarlı olarak kısa bir süre önce piyasaya giren E75 için Nokia oldukça kısa denilebilecek bir zaman diliminde yeni bir firmware güncellemesi yayınladı. 110.48.125 sürüm numaralı yeni firmware UDP destekli olarak geliyor. Bu sayede yükseltme sırasında kullanıcı verilerinde hiçbir kayıp yaşanmıyor.


Güncelleme şu anda EURO-xx ülke koduna sahip cihazları içeriyor.

FOTA yahut Nokia Software Updater ile gerçekleştirebileceğiniz güncelleme ile bilinen bir çok hata giderilmiş.

{pagebreak::İvme Ölçer Optimizasyonu}

İvme Ölçer Optimizasyonu

Yakın zamandaki bir çok güncellemede olduğu gibi ivme ölçerin daha etkin kullanımı için optimizasyon sağlanmış. Ayrıca gözle görülür bir hız artışı da mevcut.


Ekran döndürme özelliği yeni sürümde de mevcut.

Sadece 6MB boyutundaki güncelleme ile ivme ölçer ayarlarından, ekran döndürme dışındaki; alarm ve arama gibi özellikler tamamen silinmiş.

:: Güncellemedeki eksiklikleri forumda tartışıyoruz.


Apple Safari 4 Çıktı, İndirin!

Beta sürümleriyle büyük beğenimizi toplayan Apple‘ın web tarayıcısı Safari 4, kararlı sürümü ile kullanıcıların karşısında. Detaylı ön izlenimimizi buradan okuyabileceğiniz Apple Safari 4, Acid3 testinden tam puan almayı başaran ilk kararlı sürüm olma özelliği de taşıyor.

Snow Leopard yayınlandığında 64 bit uygulama olarak da çalıştırılabilecek olan Apple Safari’nin %50 daha performans artışı göreceğini de belirtmekte fayda var.

:: Apple Safari 4’ü indirin.

:: Safari’de aldığınız sonuçları forumda paylaşın.

Bilgi İçin : Apple Safari

İnceleme: Terminator: Salvation

0

Yapay zekanın kontrolü ele geçirip, insanlara karşı baskın ırk olmaya çalıştığı Terminator serisinin son halkası Salvation, yakın zamanda vizyona girdi. Üçleme olacak olan filmde, Christian Bale’in canlandırdığı John Connor ile arkadaşlarının, makinelere karşı verdikleri kurtuluş mücadelesi konu ediliyor. Önceki üç Terminator filminde gördüğümüz, Judgement Day’den önceki olayların yerine bu kez ilk defa kıyamet gününden sonrasına gidiyoruz. Bu meşhur hikaye, aynı adlı bir video oyununa da konu oldu.


Oyunda Christian Bale’in modellemesi bulunmuyor.

Yapımcılığını, Wanted: Weapons of Fate’i ve Tom Clancy’s Ghost Recon Advenced Warfighter 2’yi geliştiren Grin’in üstlendiği oyunda, John Connor’ı kontrol edip, filmle paralel bir hikayeyi oynuyoruz.


Christian Bale ile para konusunda anlaşamayan yapımcılar, John Connor için bu modellemeyi uygun görmüş.

{pagebreak::Skynet’ten Büyük Connor Var!}

Skynet’ten Büyük Connor Var!

Üç zorluk seviyesiyle açılan yapımda, yapay zekanın pek başarılı olmadığı, kısa süre sonra dikkat çekiyor. Zira düşman birimleri, sizi vuramayacağı kör noktalardan ateş etmeyi pek seviyor. Ayrıca tam dibindeki sipere saklansanız da, diğer tarafa geçip John Connor’ın midesini kurşunla doldurup, savaşı bitirmeyi düşünemiyor. Onun yerine vurmakta zorlanacağı açılardan yaylım ateşi açıyor.


Oyunda bunlardan görürseniz, sakın direkt saldırıya geçmeyin. Önce kendinize korunaklı bir yer bulun.

Makineler John Connor’a odaklandıkları için, zayıf bölgeleri olan arkalarını diğer askerlere dönüyorlar. Bu sayede yapay zeka kontrolündeki yandaşlarımız işlerini bitiriyor. Zaten yanımızdakilerin en önemli yararı da bu. Tabii bazen işler iyi gitmiyor ve askerleriniz ölüyor. Bu anlarda endişelenmeyin zira karşılaşacağınız ilk ara sinematik ile beraber geri dönüyorlar.


T-600’lerin kalabalık geldikleri zamanlarda saklanmak ilk yapılması gereken eylem olmalı.

{pagebreak::Düşman Çeşitsizliği}

Düşman Çeşitsizliği

Yaklaşık 5 saatlik oynama süresine sahip olan Terminator: Salvation’da, düşman çeşitliliği anlamında aradığınızı bulmanız zor. Zira Terminator kurgusunun kahramanları bu kadarla sınırlı. Bu yüzden maalesef bıkana kadar T-600 ve şu havada uçan gözlemci robotlardan göreceksiniz.


Şu arkadaki dev robotu görünce, “Buraya kadarmış” demeniz muhtemel.

Son derece sıradan bir oynanışa sahip olan yapımda, tıpkı Gears of War’daki gibi, siperlerin ardına saklanabiliyoruz. Zaten aynı yöntemi Grin, Wanted’ın oyununda da başarıyla kullanmıştı. Ancak Salvation’ın türe getirdiği en ufak bir yenilik olmadığı için, hep aynı enstantaneleri yaşıyorsunuz. Bazen bindiğiniz aracın silahını kontrol etme gibi görevler veriliyor fakat bunlar da türün oyunlarında bolca kullanılan çeşitlilik yöntemleri.


Oyunda yalnız değiliz, ekip arkadaşlarımız da daima yanımızdalar.

{pagebreak::Silahsızlanmayın}

Silahsızlanmayın

Oyundaki bir diğer problem de silah sayısının az oluşu. Hep aynı silahları kullanarak ilerliyoruz. Neyseki bazıları oldukça kullanışlı da, sağda solda farklı silah aramamıza gerek kalmıyor. Ancak elinize bomba ya da roketatar geçerse, kesinlikle idareli kullanın. Zira makinelere karşı çok etkili oldukları için, hayati önem taşıyorlar.


Avcıları yok etmek hiç kolay değil.

Co-Op oynanış imkanı, yapımda bulunan ender artılardan biri. Bu sayede arkadaşlarınız ile Terminator: Salvation keyfi yaşayabilirsiniz. Tabii ne kadar keyif olacağı tartışılır. Belki PC kullanıcıları, eski bir oyun olan Gears of War’ı kurmayı tercih edebilir ve hiç de fena bir seçim olmaz. Görsel açıdan ara videolar haricinde yapım tam anlamıyla başarısız. Çevre detayları çok zayıf, karakter modellemeleri de, 2007 yapımı Gears of War’dan ileride değil. Tüm bu görsel hüsranın üzerine bir de John Connor için Christian Bale’in modellemesinin kullanılmadığını görüyoruz.


Tıpkı Gears of War’daki gibi ortalarda salınmadan siperlere saklanarak ilerlemek zorundayız.

Seslere kulak kabartacak olursak, ortada modernleştirilmiş Terminator müziğinin haricinde kayda değer bir şeyin olmadığı aşikar.  Genel olarak bakacak olursak, Salvation beklediğimiz Terminator oyunundan çok uzakta bir yerde, sıradan aksiyon oyunlarının yanında duruyor.

:: Terminator: Salvation’ından umduğunuzu bulabildiniz mi?

Leoparın Tarihi Belli Oldu

Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda beklenen duyuruyu yapan Apple, Snow Leopard olarak da bilinen Mac OS X 10.6‘nın çıkış tarihini açıkladı. Eylül ayında yayınlanacak olan Snow Leopard, Mac OS X 10.5’ten yükseltme yapmanız durumunda 29 dolar yurtdışı fiyatına, 5 kişilik aile paketi ise 49 dolar fiyata sahip olacak.

Intel bilgisayarlarda Mac OS X 10.4 Tiger‘ı kullananlar ise Mac Box Set(Snow Leopard, iLife ’09 ve iWork ’09) paketini 169 dolara ya da 5 kullanıcılık aile paketiyle 229 dolara alabilecek.

:: Mac OS X hakkında düşünceleriniz neler?

Bilgi İçin : Snow Leopard

MSI GT627 İnceleme

GT627 siyah bir tasarıma sahip. Ve ilk bakışta oldukça gizemli bir hali var. 358 x 259 x 28 mm boyutlarındaki bu dizüstü 2.6 kg ağırlığında. MSI bu ürünün tasarımı için oldukça çalışmış. Klavyenin etrafında ve üst kapakta alüminyum malzeme kullanılmış. Bu sayede sistem oldukça dayanıklı.
 
GT627’de klavyenin sağ yan bölümünde numeric tuş takımı bulunuyor. Bu ekstra tuşlar için standart klavyeden fedakârlık yapılmış durumda. Oyun oynarken bir sorun yok. Ama iş Ctrl, Shift, ve Enter tuşlarına geldiğinde klavyeye bakmadan ellerinizi yerleştirmeniz mümkün değil. Çünkü onlar küçük bir düğme boyutunda. Klavye üzerindeki WSAD tuş takımı kırmızı renkle işaretlenmiş durumda. Bu özellik oyuncular için düşünülmüş.  

Klavyenin alt bölümünde yer alan touchpad oldukça makul boyutlarda. Ve kullanıcıyla etkileşim oldukça başarılı. Ama boşluk tuşuna yakın olduğu söylenebilir. Bir de yazı yazarken kolunuzu değdirmemeye dikkat edin. Kullanılan touchpad oldukça hassas ve üzerine istemsiz dokunansız dahi hareket edebiliyor.  
 
Klavyenin üzerinde MSI’ın kullanıcılar için hazırladığı medya kontrol kısa yolları bulunuyor. Bunlar Turbo, Eco, Web Cam, Bluetooth, Wi-Fi ve kullanıcı tarafından tanımlanan uygulamalar.   

{pagebreak::Geniş Ekran Monitör}
GT627’nin ekranına baktığımızda 15.4 inç LCD panel kullanıldığını görüyoruz. Bu panelin çözünürlüğü 1680 x 1050 piksel. Ekranın parlaklığı oldukça iyi ve renk sunumları başarılı. Monitörün özellikle oyunlarda oldukça başarılı bir performans sergilediğini söyleyebiliriz. Ekranın görüş açısı da oldukça fazla. 180 dereceye yakın bir açı ile bakıldığında bile ekranın tamamı gözüküyor. Karanlık ortamlarda ekranın performansı beklediğimizin de üstünde.  
 
Dizüstü bilgisayarın ekranının üzerinde 2 megapiksel çözünürlükte web cam kullanılmış. Bu seçenek mesajlaşma yazılımları için ideal bir çözüm sunuyor. Hoparlör çözümüne baktığımızda, tiz seslerde ki ürünün başarısı bizi şaşırttı. Bas seslerde ise ürün tipik dizüstü performansı sergiliyor. Ürünün sol bölümünde ise 7.1 surround ses çıkışı bulunuyor. Bu sayede dizüstünü birçok harici hoparlöre bağlayabilirsiniz.

GT627’nin arka bölümünde HDMI arayüz bulunuyor. Bu sayede dizüstü bilgisayarınızın görüntüsünü kolaylıkla HDTV veya geniş ekran LCD monitöre aktarabiliyorsunuz. Ayrıca ürünün sağ ve sol bölümlerinde üç adet USB arabirim bulunuyor.  Genellikle oyun oynanan dizüstü bilgisayarlarda daha fazla USB çıkışı olması umulur. Bunun yanı sıra MSI bu ürün üzerinde SD, MMC, MS, ve MS Pro desteği olan kart okuyucu, Gigabit Ethernet ve FireWire arayüz konumlandırmış durumda. 
{pagebreak::Değerlendirme}
Değerlendirme

MSI’ın oyunculara özel GX630 dizüstüsü gibi GT627’de Windows Vista Home Premium işletim sistemiyle birlikte geliyor. GT627’nin PC Mark Vantage oyun skoru 4028. Bu sonuca baktığımızda ürün birçok oyun dizüstü bilgisayarını geride bırakıyor. Gerçek bir oyun dizüstüsü olan GT627 performans açısından da oldukça başarılı.  
 
Bu başarının başlıca sebebi dizüstü bilgisayar üzerinde kullanılan Quad Core işlemci. MSI bu bilgisayarda Intel’in Core 2 Quad Q9000 (2 GHz)  işlemcisini kullanarak oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Ürünün 4 GB DDR2 800 belleği de bunu destekler nitelikte.  

GT627’nin kullandığı harici ekran kartı ise Nvidia GeForce 9800M. Bu ekran kartının performansı da oldukça başarılı. Hemen hemen tüm oyunları oynayabileceğiniz bu dizüstü bilgisayarın fiyatı da el yakmıyor. Daha satışa çıkmayan ürünün kesin fiyatı belli olmasa da aldığımız bilgilere göre fiyat 1500 dolar civarında olacak.   
 
Yaptığımız testlerde ürünün pil ömrünün 2 saat 10 dakika civarında olduğunu görüyoruz. Bu değer ürün üzerinde çeşitli uygulamalar çalıştırarak elde edildi. Pil ömrünü diğer ürünlerle karşılaştırdığımızda da oldukça makul sonuçlar elde ettiğini görüyoruz. Sonuç olarak MSI GT627 oyunculara özel bir çözüm sunuyor. Bu dizüstü bilgisayar ile yapamayacağınız şey yok.
{pagebreak::MSI GT627 Teknik Özellikler}

:: Dizüstü bilgisayarınız da oyun oynamak ister misiniz?

Çin’in İnternet’le İmtihanı

İnternet bünyesinde o kadar çok şey barındırıyor ki bunların içinde bazılarına uygun olmayan içeriğin bulunması gayet doğal. Görece uygun olmayan içeriğe erişimi engellemeye yarayan bazı yazılımlar günümüzde sıkça kullanılmaya devam ediyor. Özellikle çocuklarınının zararlı içeriğe erişmesini engellemek isteyen ebeveynler bu tip uygulamalara büyük ilgi gösteriyorlar.

Bazı devletler de halkını çocuk olarak görüyor olsa gerek bu tip yazılımları tüm bilgisayarlarda kullanmaya çalışıyorlar. Bunların en başta gelen örneklerinden olan Çin, ülkede satılacak tüm bilgisayarların bünyesinde içerik engelleme yazılımı olmasını istiyor.

Ülke içinde satış yapan bilgisayar üreticileri bundan sonra sattıkları tüm ürünlerin içine Jinhui Computer System Engineering’in yaptığı Green Dam-Youth Escort adlı yazılımı bulundurmak zorundalar. Çin Hükümetinin yaptığı açıklamaya göre filtre programı politik içeriğe engel getirmeyecek, yazılımın amacı sadece porno içerikli sitelere erişimi engellemek olacak.

:: İnternet özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışılması hakkında neler düşünüyorsunuz?

Uncharted 2’den Yeni Oynanış Videoları

0

E3’ün ardından oyunlar hakkında yeni bilgiler yayınlanmaya devam ediyor. Naughty Dog imzalı Uncharted 2: Among Thieves için su yüzüne çıkan yeni videolar, yapımın oynanış sistemini gözler önüne seriyor. Oyunun beta sürümünden alınan bu videolar, sırasıyla şu isimleri taşıyor: Plaza Showdown, Village Firefight, Helping Hands I ve Helping Hands II.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10562/t_uncharted2at_beta_plazas_gp_gt.flv#

{pagebreak::Village Firefight}

Village Firefight Videosu

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10562/t_uncharted2at_beta_villagef_gp_gt.flv#

{pagebreak::Helping Hands I}

Helping Hands I Videosu

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10562/t_uncharted2at_beta_helpingh_pt1_gp_gt.flv#

{pagebreak::Helping Hands II}

Helping Hands II Videosu

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10562/t_uncharted2at_beta_helpingh_pt2_gp_gt.flv#

:: Uncharted II: Among Thieves sizi heyecanlandırıyor mu?