Realme XT özellikleri ve fiyatı

Uzun süredir gündemden düşmeyen telefonların başına gelen, Realme XT tanıtıldı. 64 Megapiksel çözünürlüğünde kameraya sahip olan telefon amiral gemisi olarak lanse edilse de, bu tanımın şirkete özel olduğunu söylemeliyiz.

Bunun sebebi ise Realme XT’nin donanımı. Günümüzde amiral gemisi denilince akıllara Snapdragon 855 işlemcili telefonlar gelirken, bu modelde orta seviye bir işlemci yer alıyor. İşte Realme XT özellikleri ve fiyatı gibi merak edilen detaylar!

Realme XT Türkiye’de! İşte fiyatı

Realme XT Türkiye’de! İşte fiyatı

Çinli telefon üreticisi Realme, Türkiye pazarına giriş yaptı. Bu kapsamda Eylül ayında tanıtımı gerçekleştirilen Realme XT Türkiye'de satışa sunuluyor. İşte Realme XT fiyatı ve Realme XT özellikleri!

Realme XT özellikleri ve fiyatı

Cihazın 6.4 inç büyüklüğündeki Super AMOLED ekranı 2340×1080 piksel çözünürlük sunuyor. Realme ekran içerisindeki parmak izi okuyucunun 334 ms ile oldukça hızlı olduğunu ve iki katı duyarlılık alanına sahip olduğunu belirtiyor.

Realme XT özellikleri ve fiyatı

10 nm fabrikasyon süreci ile üretilen ve 2.3 GHz hızında çalışan sekiz çekirdekli SD 712, Kryo 360 çekirdeklerine ve Adreno 616 grafik birimini barındırıyor.

UFS 2.1 teknolojisini temel alan 64 GB ve 128 GB depolama seçenekleri ile gelen telefon 4 GB, 6 GB ve 8 GB olmak üzere üç farklı RAM sunuyor. Tabi, microSD kart ile hafızayı artırma imkanı bulunuyor.

Realme XT’nin arkasında yer alan ana kamera 64 Megapiksel çözünürlüğünde ve f/1.8 diyaframa sahip. Samsung GW1 sensör, 48 Megapiksel sensörlere kıyasla yüzde 34 daha büyük ve 16 MP çözünürlüğünde fotoğraflar üretiyor.

Telefon varsayılan olarak 16 Megapiksel çekse de, 9216×6912 piksel yani 64 Megapiksel fotoğraflar çekmeye imkan tanıyan özel bir mod bulunuyor. Bu ana kameraya 8 Megapiksel çözünürlüğünde 119 derecelik geniş açılı kamera, 2 Megapiksel derinlik sensörü ve 2 Megapiksel makro kamera eşlik ediyor.

Ön tarafta 16 Megapiksel çözünürlüğünde f/2.0 diyaframa sahip kamera yer alıyor. 4000 mAh’lık bataryadan beslenen Realme XT, 20W hızlı şarj desteğine sahip. 16 Eylül’de satışa sunulacak olan telefon, 200 Euro fiyat etiketine sahip.

Batman yönetmeninden Netflix için bilim kurgu filmi!

Batman filminin yönetmeni Matt Reeves, yeni bir alana gözünü dikti. Netflix ile anlaşma yapan yönetmen önemli bir eseri çevrim içi içerik izleme platforma katılmaya hazırlanıyor. Matt Reeves, Netflix ile birlikte, Clifford D. Simak’ın bilim kurgu romanı olan Way Station filmleştiriyor. Way Station romanından uyarlanan film için tarih henüz belli değil.

Yanlışlıkla dünyanın en karanlık maddesi keşfedildi

Yanlışlıkla dünyanın en karanlık maddesi keşfedildi

MIT’deki bilim insanları tarafından yanlışlıkla keşfedilen karanlık materyal, şu an dünyanın en karanlık maddesi olarak görülüyor. Bu maddenin ışığı yüzde 99, 995’ini emdiğini söylüyor.

Bilim kurgu içerikleriyle öne çıkmaya başlayan Netfilix şimdi de insanlığın uzaylı yaşamla tek bağlantısı olan ölümsüz bir savaş gazisine dayanan filminin müjdesini vermiş durumda. Basın açıklamasında paylaşılan bu bilgi Matt Reeves’in yapım şirketi ile yazarın 1963 Hugo ödüllü romanına dayanan Way Station’ın bir film uyarlamasını yapmak üzere imza attığını duyurdu.

Roman, dünya üzerinde yolculuk ederken, galaksiler arası gezginler tarafından kullanılan, Dünya üzerindeki bir yol istasyonunu izlemek için bir uzaylı tarafından seçilen ve Enoch Wallace adlı bir Amerikan İç Savaşı gazisi çevresinde yoğunlaşıyor. Kült hale gelen Otostopçunun Galaksi Rehberi romanından bir dünya sunan hikaye teknoloji üzerine odaklanıyor.

Netflix yeni bilim kurgu filmi ile ilgili henüz bir tarih vermedi

İlginç noktalara değinen romanın Soğuk Savaş’ın zirvesinde yazıldığını ve bu dönemin izlerini büyük ölçüde taşıdığını söylemeden geçmeyelim. Way Station için bir tarih henüz açıklanmadı. Ancak Reeves, bu konuda biraz daha yavaş olabilir. Zira 2021 yılında vizyona girecek The Batman filminin çekim telaşı sürüyor. Türkiye’de yayınlanıp yayınlanmayacağını bilmediğimiz film ile ilgili detaylar ortaya çıktıkça sizinle paylaşacağız.

Yanlışlıkla dünyanın en karanlık maddesi keşfedildi

Bilim insanları yıllardır birçok önemli araştırmaya imza attı. Ancak bu kez ortaya çıkan oldukça ilginç bir buluş. MIT’deki bilim insanları tarafından yanlışlıkla keşfedilen karanlık materyal, şu an dünyanın en karanlık maddesi olarak görülüyor. Dünyanın en karanlık maddesini keşfeden ekip, bu maddenin ışığın yüzde 99.995‘ini emdiğini söylüyor.

Dünya büyüklüğündeki ötegezegende su bulundu

Dünya büyüklüğündeki ötegezegende su bulundu

111 ışıkyılı uzaklıktaki Dünya benzeri başka bir ötegezegende su bulundu. Bunun bir devrim olabileceği söyleniyor. Ötegezegen, yaşanabilirlik için en iyi aday olabilir...

Kazayla keşfedilen materyal 16 karatlık renkli elmasın üzerine sarıldı. Bu madde ile yansıyan ışığın çok büyük bir çoğunluğu emildiği için elmas siyah bir zeminde tamamen yok olmuş gibi duruyor. Bu madde klorla oyulmuş alüminyum folyo üzerinde büyütülmüş ve dikey olarak hizalanmış karbon nanotüp yapılarından oluşuyor.

Araştırmacılar ultra siyah bir malzemeyi tasarlama niyetinde değillerdi. Bunun yerine, elektriksel ve termal özelliklerini artırmak için alüminyum gibi elektriksel iletken malzemeler üzerinde karbon nanotüpleri büyütmenin yollarını arayan ekip, yeni bir maddeyi ve en karanlık maddeyi bulduklarını duyurdular.

Dünyanın en karanlık maddesi olarak adlandırılıyor

Bu öyle değerli bir keşif ki şu anda New York Borsasında, The Redemption of Vanity başlıklı bir sergide sunuluyor. Normalde çok daha değerli şeylerin sergilendiği bu alanda siyah bir maddenin sergilenmesi herkesi şaşırtıyor. Yanlışlıkla keşfedilen bu maddenin ilerleyen araştırmalarda oldukça faydalı olabileceğini aktaran, MIT’de profesör Brian Wardle’e göre, bu karanlık madde uzay teleskoplarının yörüngeli ekzoplaneleri tespit etmesine yardımcı olmak için istenmeyen parlamayı azaltan optik körüklerde kullanılabilir.

Siyah her zaman en çok tercih edilen bir renk olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanlarının buluşu ile siyahın siyahı olan bu madde uzay bilimlerinden, optiğe sayısız alanda kullanılabilecek oldukça yararlı bir buluş. Her şeyden 10 kat daha siyah olan bu madde ile tasarlanabilecek şeyler şimdiden oldukça heyecan verici.

Adobe’den yapay zekalı video düzenleme eklentisi

Günümüzde video üretimi konusunda bazı sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle ekran çözünürlüklerinin farklı olması video üreticilerinin bu konularda zorlanmasına sebep oluyor. Auto Frame adını verdiği Adobe yapay zeka destekli eklentisi ile birlikte çekilen videoların ekranlara özel şekilde kırpılmasını sağlayacak.

Adobe Premiere Clip koltuğu devrediyor

Adobe Premiere Clip koltuğu devrediyor

Premiere Clip için önemli bir karar çıktı. Adobe Premiere Clip bundan sonra yoluna Premiere Rush olarak devam edecek. Yeni karar mail ile kullanıcılara bildirildi...

Adobe yapay zeka ile videoyu ekrana adapte edecek!

Adobe eklenti sayesinde çekilen videoyu hangi ekrana göre uyarlayacağınızı belirttiğinizde videonun gerekli kısımlarını kırparak uyumlu hale getiriyor. Eklenti çekilen videolarda odak noktasına göre ekranın kalan bölgesini kırparak boyutlarında ayarlama yapıyor.

Auto Frame ismini verdikleri bu eklenti bu sene içerisinde Adobe Premiere kullanıcılarının kullanımına sunulacak. Auto Frame eklentisi Adobe sunucularında çalışan yapay zeka destekli Adobe Sensei yazılımından yararlanacak.

Yapay zeka destekli uygulamalar genelde kullanım için iyi bir temel gerektiriyor. Ancak, Adobe şirketi bu konuda çeşitli çalışmalar yaparak eklentiyi kolay hale getirmiş durumda. Eklentide istenmeyen bir durum oluştuğunda ayarların el ile yapılabileceğini belirten şirket, eğer videoyu istediğiniz gibi ayarlamadığını düşünüyorsanız manuel olarak da ayar yapabileceğinizi belirtiyor.

Görüntüyü analiz ederek 16:9, 1:1 ve 9:16 gibi ekran çözünürlüklerine göre uyarlama yapacak eklenti sayesinde, çektiğiniz herhangi bir kareyi istediğiniz ekran türüne göre kolaylıkla ayarlamak mümkün hale geliyor.

GPS 3 uyduları için tarih belli oldu!

Küresel Konumlandırma Sistemi veya bilinen adıyla GPS için ilk uydunun fırlatılmasının üzerinden tam 41 yıl geçti. Hali hazırda yörüngede 31 adet GPS uydusu bulunuyor. Araçlarımızda, telefonlarımızda ve hatta saatlerimizde var olan GPS’in rakipleri her geçen gün artıyor olsa da, ABD tarafından hem sivil hem askeri kullanım için bu teknolojiye yapılan yatırımlar yıllardır sürüyor.

ABD uzayda da kendini koruyacak

ABD uzayda da kendini koruyacak

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, şimdi de Uzay Kuvvet Komutanlığı ile ilgili açıklamalar yaptı. ABD Uzay Kuvvet Komutanlığı, ülkeye uzayda koruyacak...

GPS 3 uyduları konum doğrulamasını arttırıyor

İlk GPS 3 uydusu için tarih verildi. Lockheed Martin’in 529 milyon dolar maliyet ile inşa edilen uydunun 2023 yılında yörüngeye fırlatılması bekleniyor. Şirket 9 uydu daha yerleştirecek ve böylece toplam maliyet 5.5 milyar doları bulacak.

Yüksek maliyete rağmen sunduğu avantajlar nedeniyle GPS 3 uydularına büyük önem veriliyor. Hali hazırda yörüngede bulunan en iyi GPS uydularından yüzde 25 daha uzun ömürlü olacağı belirtilen GPS 3 uyduları yüzlerce farklı göreve uyum sağlayacak şekilde tasarladı.

GPS 3 uyduları - 1

Yeni GPS teknolojisi eski teknolojiden 3 kat daha iyi bir şekilde konum saptayabilecek. Eski GPS sisteminde konum doğruluğu 5 ila 10 metrelik bir sapma yaparken, yeni sistemde bu sapma oranı 1 ila 3 metreye inecek. Yeni sistem çevre faktörlerinden etkilenmemek için sinyal gücünü arttırabilecek. Bunun anlamı da akıllı telefonlar veya diğer navigasyon cihazları konumunuzu öncekinden daha iyi bir doğrulukla saptayabilecek.

GPS 3 uyduları - 2

Lockheed, 22 GPS 3 uydusu için sözleşme imzalamış durumda. Bunlar ise 2026 yılından itibaren yörüngeye gönderilecek. Bu uydular dünyanın navigasyon yükünü azaltmakla kalmayacak aynı zamanda arama kurtarma operasyonları için de kullanılabilecek.

Ayrıca bölgesel askeri destek sağlayabilecekleri ikinci bir antene sahip olacaklar. Her uydu iki anteninden iki ayrı sinyal iletebilecek.

İlk iPhone’dan iPhone 11’e, Apple’ın 12 yıllık serüveni!

Geçmişten günümüze iPhone ailesi nereden nereye geldi? İlk iPhone’dan iPhone 11’e Apple’ın 12 yıllık serüveni bu videoda. Şimdi gelin en eski iPhone’dan iPhone 11’e uzanan macerayı tekrardan hatırlayalım.

Apple, 10 Eylül’de düzenlediği etkinlikle beraber iPhone 11 ailesini tanıttı. Dünya ile aynı anda ön inceleme videolarını paylaştığımız en yeni iPhone modellerinin videolarını da aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz.

Apple iPhone 11 ön inceleme

Apple iPhone 11 ön inceleme

iPhone 11 ön inceleme videosu ile karşınızdayız. 10 Eylül tarihinde düzenlenen etkinlik kapsamında tanıtılan en uygun fiyatlı model iPhone 11 oldu. İşte iPhone 11 özellikleri ve fiyatı!
iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme

iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme

iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme videosuyla karşınızdayız. Bu videomuzda Apple'ın en yeni iPhone modellerine yakından bakıyoruz...

İlk iPhone’dan iPhone 11’e, Apple’ın 12 yıllık serüveni!

Daha önce yazılı olarak ilk çıkan iPhone’dan en son çıkan iPhone 11 modeline kadar süren 12 yıllık serüveni sizlere yazılı olarak aktarmıştık. Geçmişten günümüze olan süreci yazılı olarak okumak isterseniz aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Geçmişten günümüze iPhone modelleri!

Geçmişten günümüze iPhone modelleri!

9 Ocak 2007’de Steve Jobs tarafından tanıtılan ilk iPhone'un üzerinden 13 yıl geçti. Geçmişten günümüze iPhone modelleri ile karşınızdayız.

İlk olarak 9 Ocak 2007’de Steve Jobs tarafından tanıtılan ve döneme göre bir devrim olan ilk iPhone modelinin üzerinden 12 yıl geçti. 12. yaşını dolduran iPhone ailesi iPhone 11 Pro ve Pro Max modellerine kadar ulaşmış durumda.

Bizde ilk iPhone ile başlayan, iPhone X ile büyük bir değişime uğrayan ve hali hazırda iPhone 11 serisine kadar ulaşan bu serüveni sizler için bir araya getirdik. İşte 2019 iPhone modelleri öncesinde geçmişten günümüze iPhone modelleri! İyi seyirler…

Apple’da büyük bir ayrılık daha yaşandı!

Disney CEO’su Bob Iger, Apple’ın salı günü düzenlediği etkinlik sonrasında, Apple’ın yönetim kurulundan istifa etti. Bob Iger yönetim kuruluna 2011 yılında, iPhone 4S piyasaya sürüldükten sonra katılmıştı.

iPhone 11 Pro Max’ın gece modu ortalığı karıştırdı!

iPhone 11 Pro Max’ın gece modu ortalığı karıştırdı!

iPhone 11 serisinin öne çıkarılan özelliklerinden birisi de, gece modu oldu. iPhone 11 Pro Max gece modu ile çekilen fotoğrafın, iPhone X ile karşılaştırılması ortalığı karıştırdı.

Disney CEO’su Bob Iger, Apple’dan ayrıldı!

Bu ayrılığın nedeni ise Apple ve Disney’in rakip ürünlere sahip olması. Disney’in uzun yıllardır film sektörünün içinde bulunması kendisine geniş bir kütüphane sunuyor ve bunu yeni yayın hizmeti olan Disney + ‘da değerlendirmek istiyor.

Bob Iger, Apple'dan ayrıldı

Apple ise son dönemde adını sıkça duyduğumuz Apple TV+ ile yayın servisleri arasına katılıyor. Iger, New York Times gazetesine verdiği demeçte “ Tim Cook ve yönetim kurulu üyelerine büyük saygı duyuyorum. Apple, ürünlerinin ve çalışanlarının kalitesi ve bütünlüğü ile tanınan, dünyanın en beğenilen şirketlerinden biri ve şirketin yönetim kurulu üyeliğine hizmet ettiğim için minnettarım” dedi.

Cook, Iger’in olumlu ifadelerini yineledi ve ona “ Özel bir vizyona sahip ve tüm CEO’lar için bir rol modeli” dedi. Ek olarak “Her şeyden öte, Bob bizim dostumuz. Kalbi ile önderlik eder ve zamanından ve tavsiyesinden dolayı daima cömert davranır. Bir yönetim kurulu üyesi olarak şirkete olan katkılarını özleyeceğimiz halde, kararına saygı duyuyoruz ve hem Bob hem de Disney ile olan ilişkilerimiz gelecekte devam edecek” açıklamasında bulundu.

Daha önce belirttiğimiz gibi her iki şirket yayın platformlarını kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Apple TV+ 1 Kasım’da ayda 5 Dolar, Disney + ise 12 Kasım’da ayda 7 dolar karşılığında kullanıcılarla buluşacak.

USB 4.0 ile 2020’de yeni bir dönem başlayacak!

Apple’ın iPhone modellerindeki en büyük eksikliklerinden başında, hızlı şarj teknolojisi geliyordu. 10 Eylül tarihinde tanıtımı gerçekleştirilen iPhone 11, iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max modeli ile bu eksiklik sona erdi.

Huawei gibi rakipleri 40W’a ulaşmış olsa da, iPhone 11 serisinin 18W hızlı şarj desteği bile, şarj için saatlerce bekleyen iPhone kullanıcıları için şu anda tatmin edici seviyede. Bu kapsamda USB Power Delivery 2.0 teknolojisine yer verilen yeni iPhone modelleri, 30 dakika içerisinde sıfırdan yüzde 50 şarja ulaşabiliyor.

iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme

iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme

iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ön inceleme videosuyla karşınızdayız. Bu videomuzda Apple'ın en yeni iPhone modellerine yakından bakıyoruz...

USB 4.0 ile 2020 yılında USB-C’ye geçiş artacak!

Bu teknolojinin temelinde USB-C bulunuyor. Son yıllarda hızlı yaygınlaşmaya başlayan USB-C bir sonraki adıma yani USB 4.0 standartlarına geçiş yapmaya hazır. iPhone’da USB-C yok? dediğinizi duyar gibiyiz.

Öncesinde USB Uygulayıcıları Forumu’nun USB 4.0 standardı sayesinde USB-C kablo aracılığıyla Thunderbolt 3 özelliklerine ulaşılabildiğini duyurduğunu belirtmeliyiz. Yani, USB 4.0 teknolojisinin kullanıldığı cihazlarda, USB-C ile 40 Gbps hızında veri aktarımı ve 100W güç aktarımı gerçekleştirilebiliyor.

Thunberdolt yüksek hızlı veri aktarımı nedeniyle Mac modellerinde yaygın olarak kullanılmakta. Ancak, USB 4.0 ile birlikte Thunderbolt hızlarının Intel sertifikasından arındırılması, fiyatların ciddi anlamda düşmesini sağlayacak.

iPad Pro’da USB-C’ye geçiş yapan Apple’ın önümüzdeki yıl iPhone modellerinde Lightning portuna veda etmesi bekleniyor. Samsung gibi akıllı telefon üreticileri ise uzun süredir cihazlarında USB-C portuna yer veriyor.

Kısacası 2020, USB-C ve USB 4.0’un bolca konuşulduğu bir yıl olacak. Hali hazırda günlük hayatta kullandığımız USB-A’ya ilerleyen yıllarda çok daha hızlı bir şekilde veda edeceğiz.

Steam’de hafta sonu rüzgarı! Birçok oyun indirimde

Steam hafta sonu indirimiyle birlikte birçok popüler oyun Valve tarafından indirimli fiyatıyla oyunculara sunuldu. Pazartesi akşama kadar devam edecek indirim rüzgarında, Euro Truck Simulator 2 ve Tekken gibi yapımlarda yer alıyor.

Steam hafta sonu indirimleri başladı

Steam hafta sonu

İlk oyunumuz olan The Forest, 30 Nisan 2018 tarihinde Endnight Games Limited tarafından yayınlandı. Tür olarak aksiyon, macera ve bağımsız yapımcı olarak üç farklı kategoride boy gösteren The Forest, yaklaşık 110.000 oyuncu tarafından incelenmiş durumda.

Bu oyuncuların yüzde 92‘si oyunla ilgili olumlu inceleme yazarken yüzde 8’i olumsuz inceleme yazmış. Valve, özellikle bu tarz sevilen aksiyon ve macera odaklı oyunları Steam üzerinde yayınlamayı seviyor.

The Forest –  sistem gereksinimleri

İşletim Sistemi: Windows 7
İşlemci: Intel Çift-Çekirdek 2.4 GHz
Bellek: 4 GB RAM
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce 8800GT
DirectX: Sürüm 9.0
Depolama: 5 GB kullanılabilir alan
Ses Kartı: DirectX uyumlu bir ses kartı

Oyunun mağaza sayfasına ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

Microsoft katlanabilir Surface üzerinde çalışıyor

Microsoft’un katlanabilir Surface geliştirmek istediği ve bu konuda mesai harcadığı uzun süredir biliniyor.  Microsoft’un katlanabilir PC serüveni aslında çok eskilere dayanıyor. Şirket bundan yıllar önce, 2008 yılında “Courier” kod adıyla çift ekranlı bir katlanabilir cihaz üzerinde çalışmaya başlamıştı.

Şimdilerde ise 2010 yılında iptal olan bu konseptine çok benzeyen çift ekranlı bir Surface cihazı üzerinde çalışıyor. Ayrıca Microsoft’un yakın zamanda Andromeda adında iptal olan başka bir katlanabilir cihaz projesi olmuştu.

Katlanabilir Surface’in detayları ortaya çıktı!

Katlanabilir Surface’in detayları ortaya çıktı!

Microsoft'un son dönemde katlanabilir Surface üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İşte 9 inçlik ekranın yer alacağı katlanabilir Surface hakkında ortaya çıkan ilk detaylar!

Ve Microsoft’un “Centaurus” kod adı verilen çift ekranlı bir Surface cihazı, bu yılın başlarında yapılan bir iç toplantıda gösterilmişti. Intel ve OEM üreticileri ise bu konuda teşvik edilmeye çalışılmıştı.

Çift ekranlı ve katlanabilir Surface cihazları yolda

Alınan yeni patentler Microsoft’un çalışmalarının çift ekranlı donanımın çok ötesine geçtiğini gösteriyor. Windows United tarafından tespit edilen yeni bir patent, Microsoft’un esnek ve katlanabilir ekranlarda karşılaşılan problemleri azaltmak için sıvı kullanan özel bir menteşe üzerinde çalıştığını ortaya koydu.

Sıvı, bükülmesine ve farklı pozisyonlara hareket etmesine yardımcı olmak için esnek ekranın çevresindeki boşlukların içine dolduruluyor. Microsoft’un örneği, iki ayrı tarafı olan bir cihazı ve tüm cihaz boyunca uzanan esnek bir OLED ekranı gösteriyor. Şirket uzun süredir Surface cihazlarıyla karmaşık ve etkileyici menteşe çalışmaları üzerinde yoğunlaşmıştı ve bu özel menteşe patent başvurusu da bunu doğrular nitelikte.

Katlanabilir cihazlardaki sorunların önüne geçmek ve stabil bir cihaz ortaya koymak amacıyla harekete geçen Microsoft bu konuda çok sıkı çalışıyor. Ortaya çıkan illüstrasyonlarda menteşe tertibatına / cihaza yabancı malzemelerin girmesini engelleyici bir yapıya sahip karmaşık bir menteşe düzeneği görülüyor. Diğer firmaların bu konuda yaşadığı sorunları dikkatle inceleyen firma, dikkatli adımlarla hareket ediyor. Böylece rakiplerinin başına gelene benzer bir senaryonun kendi başına gelmesinden kaçınmak istiyor.

Bu patent başvurusunun en ilginç kısmı ise, şirketin bu teknolojiyi diğer ortaklara ve PC üreticilerine lisanslayacağı anlamına da gelen “Microsoft teknoloji lisansı” tarafından dosyalanmış olması. Microsoft, şu anda katlanabilir ve çift ekranlı aygıtlarda çalışacak olan “Windows Lite” olarak adlandırılan yeni bir Windows sürümünü hazırlamak için Intel ve bazı OEM üreticileri ile yakın bir şekilde çalışmakta. Bu yeni Windows sürümü, çift ekranlı ve katlanabilir donanıma yönelik olacak. Microsoft ayrıca daha önce Surface Pro için yaptığı menteşe çalışmalarından bazılarını da ortakları için lisanslamıştı.

Yine de Microsoft’un patent başvuruları cihazların kesin olarak çıkacağı anlamına da gelmiyor. Nitekim daha önce Surface Studio ve Andromeda adlı cihazları için patent başvurusunda bulunduğu ortaya çıktığı halde cihazlar vücut bulamamıştı.

Bu nedenle Microsoft’un önümüzdeki ay New York’da düzenlenen etkinliğinde tamamlanmış bir çift ekranlı Surface cihazı görecek olmamız pek mümkün gibi görünmüyor, ancak şirketin üzerinde çalıştığı cihazlara ait bazı tanıtımlar görebiliriz.

Tesla internetten güneş paneli satmaya başladı

Yenilenebilir enerji konusunda büyük yatırımlara imza atan Tesla bu kez internet üzerinden güneş paneli siparişi almaya başladı. Kullanıcılar Tesla’nın hazır sistemlerini alırken maliyet ve kazanç bilgilerini şeffaf bir şekilde görüyor.

40 kW ile başlayan ve 240 kW’a kadar uzanan seçenekler sunan Tesla yakın bir zamanda kiralama sistemini devreye sokmuştu. Bu sayede ev sahipleri ayda sadece 50 dolar ödeyerek güneş panellerini kiralama hizmetinden yararlanıyor.

Tesla menzil konusunda neden en iyisi? İşte cevabı

Tesla menzil konusunda neden en iyisi? İşte cevabı

Günümüzde elektrikli araçların sayısı her geçen gün artarken, Tesla menzil konusunda Porsche ve Audi gibi üreticilere meydan okumaya devam ediyor. Peki, Tesla menzil konusunda neden en iyisi?

Tesla güneş paneli sistemi satışı başladı!

Bu sipariş sisteminde ise ürünleri doğrudan satın alıyorsunuz. Başlangıç fiyatı 88660 dolar olan sistem, 240 kW’a geçiş yaptığınızda 345560 dolar seviyesine çıkıyor. 240 kW’lık sistemde maliyet watt başına 1 dolara kadara düşüyor.

Tesla güneş paneli satışına başladı! İşte fiyatlar - ShiftDelete.Net

Abonelik sistemini tercih edenlere ise Kaliforniya’da kWh başına 0.10 dolar gibi cazip bir fiyat sunuluyor. Bunu cazip hale getiren detay ise Kaliforniya’daki kWh başına ortalama elektrik fiyatının 0.18 dolar civarında olması.

Abonelik sistemine kurum maliyetlerini dahil eden Tesla uzun vadeli sözleşme yapmıyor. Bu sayede abonelik istenildiğinde iptal edilebiliyor. Tabi, sistemin Tesla’ya geri gönderilmesi için lojistik masraflarının ödenmesi gerekiyor.

40 kW’lik sistemi aldığınızda: aylık ortalama 4330 – 5000 kWh üretim yapılıyor. Bunun yıllık parasal değeri ise yaklaşık 12000 dolar seviyesinde. Yani, ödenilen paranın geri dönüşü yıllık yüzde 15 seviyesinde oluyor.

240 kW’yi tercih ettiğinizde ise aylık ortalama 26000 – 30000 kWh üretim gerçekleştiriliyor. Bu yılda 48000 dolar ile 55000 dolar arasında bir kazanca karşılık geliyor. Tesla güneş paneli sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Apple yeni iPhone’lar ile ne demek istedi?

Uzun zamandır beklenen iPhone 11 serisi tanıtıldı ve çoğu özellik sızıntıların bahsettiği gibi çıktı. Peki iPhone 11 özellikleri ile Apple ne demek istedi, gelecek nasıl olacak?