iPhone X kaç dolara üretiliyor?

10. yıla özel olarak duyurulan iPhone X modeli, 999 dolar satış fiyatıyla bugüne kadar üretilen en pahalı iPhone olma özelliğini taşıyor.

Peki, cihazın üretim maliyeti ne?

iPhone X ön inceleme!

iPhone X üretim maliyeti 412 dolar!

Çin’de iPhone X modeli ile ilgili bir araştırma yapan ve tek tek parça maliyetlerini hesaplayan bir kaynağa göre cihazın toplam parça maliyeti 412.75 dolar.

Bir başka bu rakam, satış fiyatından %60 daha ucuz.

iPhone X’in en pahalı parçası Samsung tarafından üretilen 5.8 inç boyutlu OLED ekran. Her bir OLED ekranın maliyeti 80 dolar fiyat etiketine sahipken, Toshiba’dan alınan 256 GB‘lık NAND depolamanın fiyatı ise 45 dolar.

17-09/15/iphone-x-maliyeti.jpg

Öte yandan 3 GB RAM fiyatı 24 dolar iken, A11 Bionic çipsetinin bir tanesi 26 dolar. Ancak buna Qualcomm tarafından modem eklenmesi de 18 dolarlık bir artışın olmasını sağlıyor.

Cihazın 3D sensörü 25 dolara mâl edilirken, arka paneldeki camın fiyatı 18 dolar.

Tabii ki maliyet fiyatıyla satış fiyatının oldukça farklı olmasında birçok sebep var. Ar-Ge çalışmaları, pazarlama bütçesi vs derken son satış fiyatı 999 dolar olarak karşımıza çıkıyor. 

:: iPhone X modelinin maliyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?

iPhone X arayüzünün artıları ve eksileri!

Apple iPhone X modelinin sunduğu farklı tasarım, yeni bir kullanıcı deneyimini de beraberinde getirmiş durumda. Artık Ana Ekran tuşunun olmaması ile çerçevesiz ve çıkıntılı ön yüzeye sahip tasarım, iOS kullanıcılarının arayüzdeki gezinme alışkanlıklarını da değiştiriyor.

iPhone X ön inceleme!

iPhone X tanıtıldı! İşte tüm özellikler!

iPhone 8 tanıtıldı! İşte tüm özellikler!

iPhone 8 Plus tanıtıldı! İşte tüm detaylar!

Kullanıcılar bundan böyle Ana Ekran tuşu yerine, ekranın altı kısmından yukarı sürükleme hareketi yapmak ya da yakın zamanda kullandıkları uygulamalara erişmek için ekrana basılı tutmak zorunda. Alternatif olarak uygulamalar arasında ileri veya geri gitmek için ana göstergenin bulunduğu alt tarafta sağa veya sola kaydırma ile hızlı geçiş de mümkün. Çıkıntının sağ veya sol tarafından aşağı çekme sayesindeyse kontrol ve bildirim merkezlerine erişilebiliyor. Kilit anahtarına basarak ise Siri aktif hale getirilebiliyor.

17-09/15/apple-iphone-x-kullanici-arayuzu-arti-eksi-sdn-02.jpg

Kısacası örneğin, bir iPhone 7 veya iPhone 7 Plus kullanıcısı, iPhone 8 veya iPhone 8 Plus modeline geçtiğinde yabancılık çekmeyecek ancak iPhone X tamamen yeni bir deneyim. Biz de bu yazımızda iPhone X arayüzü ile iPhone 8 arayüzüekran alanı, video izleme, okuma ve internette gezinme, uygulamalar, yatay mod başlıkları altında artıları ve eksileri ile karşı karşıya getirdik.

{pagebreak::2}

Ekran Alanı

Tahmin edeceğiniz üzere iPhone X modelinin yeni çerçeve tasarımı ve görüntü oranı, gerçek görüntülenebilir ekran boyutu anlamında iPhone 8 ve iPhone 8 Plus modellerine göre farklı. iPhone X 5.85 inç, iPhone 8 Plus 5.5 inç ve iPhone 8 4.7 inç ekran boyutuna sahip. Apple, iPhone X modelinin iPhone 8’e kıyasla ekstradan yüzde 20 oranında dikey alan sunuyor. Öte yandan, ekran alanı aslında iPhone 8 Plus’ın sahip olduğundan bir miktar daha küçük. Tabii ki bunda görüntü oranı ve kasa çıkıntısı etkili olmuş durumda.

17-09/15/apple-iphone-x-arti-eksi-ekran-alani-sdn-03.png

{pagebreak::3}

Video İzleme

iPhone X, yakın zamandaki yeni film ve TV serilerinin de çekildiği popüler hale gelen 2:1 Univisium görüntü oranına sahip. Teknik olarak bahsederken bu oran 1125 x 2436 piksel çözünürlüğünde (2.17 oran). Apple ise uygulama geliştiricilere deneyime katkıda bulunmadıkça çıkıntının çıkıntıyı göz önünde bulundurmalarını ve bu durum çubuğu alanına girmemelerini tavsiye ediyor. Samsung da 2.05 oran ile Galaxy S8, Galaxy S8 Plus ve Galaxy Note 8 modellerinde benzer bir durumu uygularken, LG V30 ise doğrudan 1440×2880 çözünürlük ile 2:1 oranına yönelmişti.

Kafalarda soru işareti yaratan konu ise, çoğu film ve TV serisinin 2:1 oran ile değil diğer standartlarda kayıt ediliyor oluşu. Hatta bu durum YouTube videoları için de geçerli. Yani iPhone X de dahil birçok amiral gemisi, standart videoları kırpıyor, sinemaskop hale getiriyor ya da genişletmek zorunda kalıyor.

Apple ise bu durumla başa çıkmak için videoları sinemaskop olarak gösteriyor ancak ekrana çift tıklanırsa, video tam ekranı kaplayacak hale geliyor ve çıkıntının altına da geliyor. iPhone 8 modellerinde ise çıkıntı derdi olmadığından izleme deneyimine etki eden bir şey yok.

{pagebreak::4}

Okuma ve İnternette Gezinme

Okuma ve internette gezinme konuları da yeni görüntü oranı ile gelen iPhone X, Galaxy S8 ve V30 gibi modellerde dikkat çekiyor. 16:9 oranına kıyasla daha geniş dikey alan sunulduğu aşikar. iPhone X, benzer ekran alanına sahip olsa da iPhone 8 Plus’a göre bir sayfayı daha fazla gösterebiliyor. iPhone 8 sahipleri ise aynı miktarda içerik okumak için daha fazla kaydırma yapmak zorunda kalacak.

17-09/15/apple-iphone-x-arti-eksi-okuma-internette-gezinme-sdn-03.jpg

{pagebreak::5}

Uygulamalar

Daha önce de belirttiğimiz gibi Apple, tüm geliştiricilerin uygulama geliştirirken çıkıntıyı hesaba katmasına özellikle dikkat çekiyor. Gerekmedikçe durum çubuğu alanına girilmemesine özen gösterilmesinin altını çizen şirket, birçok uygulamanın resmi 5.85 inç olan ekran köşegeninde gerçek görüntü alanı için bir kısıtlama uyguluyor denilebilir. Ek olarak, altta yer alacak ana ekran çubuğu göstergesi ve yuvarlatılmış ekran köşelerindeki marjinlere dikkat etmek de geliştiricileri uğraştıracak konular olacak.

17-09/15/apple-iphone-x-arti-eksi-uygulamalar-sdn-04.png

{pagebreak::6}

Yatay Mod

iPhone X yatay modu da daha büyük bir sorun olacak gibi gözüküyor. Safari, websitelerin arka planına bağlı olarak kenarlarda beyaz çubuklar gösteriyor ve iPhone X’in dikey alanı aslında iPhone 8 ile adeta aynı hale geliyor. Geliştiriciler bu konuda da Apple’ın kulaklarını ciddi anlamda çınlatacak gibi gözüküyor.

17-09/15/apple-iphone-x-arti-eksi-yatay-mod-sdn-05.jpg

{pagebreak::7}

Sonuç

Galaxy S8 veya Galaxy V30 gibi amiral gemisi modellerin yaşadığı benzer zorlukları iPhone X de çekecek gibi gözüküyor. Hatta iPhone X’in çıkıntısı sebebiyle işi daha da zor. Essential Phone da benzer çıkıntıya sahip olduğu için iPhone X ve Essential Phone benzer bir kader yaşayacak. iPhone X için iyi bir şekilde tasarlanan uygulamalar olmadıkça, kullanıcı deneyimi ve memnuniyetinde sıkıntılar baş gösterebilir. iPhone X kullanıcı arayüzünün ne kadar beğenilip beğenilmeyeceği ise gerçek hayattaki deneyimlerden sonra ortaya çıkacak.

:: iPhone X’in sunduğu kullanıcı arayüzü konusunda siz ne düşünüyorsunuz?

400.000 abone çekilişi sonuçlandı!

ShiftDelete.Net YouTube kanalımızın 400 bin abone olması şerefine, çok güzel bir sistem topluyoruz ve bu sistemi monitörle birlikte 1 takipçimize hediye ediyoruz! Dilerseniz öncelikle topladığımız sistemimizin özelliklerine yakından bakalım.

Güncelleme: Kazanan belli oldu!

400.000 aboneye özel olarak gerçekleştirdiğimiz ve 1 aydır süren sistem çekilişi sonuçlandı!

Kazanan Yiğit Berat oldu. Bu sistemi, ikinci bir vLog’ta Yiğit’e teslim edeceğiz ve önümüzdeki günlerde bu videoyu da YouTube hesabımızdan sizlerle paylaşacağız.

Daha fazla hediye için YouTube kanalımızı, web sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın!

#video_15429#

Sistem bileşenleri neler?

Not: Videoda bellek 8 GB olarak söyledik ancak daha sonra 16 GB’a güncelledik!

Sistemimiz AMD Ryzen 5 1400 işlemcisinden gücünü alacak. 14 nm sürecinde üretilen 4 çekirdek – 8 izlek yapıda karşımıza çıkan bu işlemci, 3.2 GHz baz saat hıza ve 3.4 GHz Turbo saat hızına sahip. Ayrıca 65W TDP değeri olduğunu da belirtelim.

#video_15256#

Anakartımız ise oyunculara özel olarak tasarlanan ASUS Strix B350-F Gaming modeli. Aura RGB desteğiyle beraber rengarenk bir görünüm sunan anakart, 3200 MHz‘e kadar DDR4 bellek desteği sunuyor. Ayrıca PCIE 3.0 M2 portu ve 2x USB 3.1 bağlantı noktası gibi yeni teknolojileri de bünyesinde barındırıyor. Sistemimizin kilit parçalarından biri de ekran kartı. ASUS RX 580 Dual, çift Wing-Blade fan yapısıyla birlikte geliyor. Frekans hızlarında 1360 MHz (Gaming Mode) ve 1380 MHz (OC Mode) sunan kart, 4 GB GDDR5 belleğe sahip. 

17-08/16/400-bin-sistem-2.jpg

Bellek tarafında ise 16 GB ve 3000 MHz frekans hızına sahip HyperX Predator DDR4 tercih ettik. Depolama tarafında ise 540 MB/s okuma – 520 MB/s yazma değerleri sunan 250 GB Samsung 850 EVO SSD‘si ile birlikte 2 TB kapasiteli ve 7200 RPM dönüş hızına sahip Seagate Barracuda HDD kullandık. 

17-08/16/400-bin-sistem-1.jpg

Sistemimizi besleyen güç kaynağı ise 80 Plus (%85 verimlilik) sertifikası ile 600 W’lık CoolerMaster MasterWatt Lite. Son olarak sistemimizin kasası RGB aydınlatmaya sahip ASUS’un özel üretim bir modeli. 

Yarışma şartları neler?

Yarışmamız 16 Ağustos 2017 tarihinde başlıyor ve 16 Eylül 2017 tarihinde; yani 1 ay sonra son bulacak. Gleam.io üzerinden gerçekleştirdiğimiz yarışmamıza katılmak için aşağıdaki bağlantıya tıklamalı ve hem SDN hem de bu sistemi oluşturmamızda bize yardım eden iş ortaklarımızın Facebook adreslerini beğenmeniz gerekiyor.

Çekilişe katılmak için tıklayın

Çekiliş sonlandığında, kazanan kişi internet sitemiz ve sosyal medya aracılığı ile duyurulacak. Ayrıca bilgisayarı kazanan talihliye biz götüreceğiz ve bu anları bir vLog ile sizlerle paylaşacağız. Herkese bol şans!

Marvel vs. Capcom: Infinite nasıl bir oyun?

Marvel vs. Capcom: Infinite bizlere ilginç ve bir o kadar da eğlenci bir ihtimali sunuyor. Marvel evrenin süper güçlü karakterleri ve Capcom’un kendine has karakterleri aynı pota içerisinde eriyor. Peki, oyun bunu ne kadar başarabiliyor. Gün sonunda Marvel vs. Capcom: Infinite “olmuş” bir dövüş oyunu diyebilir miyiz?

Marvel vs. Capcom: Infinite inceleme

Uzaktan bakıldığında yapım gerçekten alıp, oynanası duruyor. Bir tarafta Ryu, diğer tarafta Spider-Man, bir tarafta Nemesis, diğer tarafta Captain America… Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. İki evrenin de en popüler kahramanları, Marvel evrenini yapı taşını oluşturan Infinite Stone’lar çevresinde şekilleniyor ve bizlere sunuluyor.

Öncelikle hikaye moduna göz atalım. Artık bazı dövüş oyunları güzel ve etkileyici sinematik eşliğinde sağlam hikaye modları sunabiliyorlar. Örnek olarak Mortal Kombat ve Marvel’ın rakibi DC kahramanlarının işlendiği Injustice senaryolarını gösterebiliriz.

Marvel vs. Capcom: Infinite hikayesi ise dünyayı yok etmek isteyen Ultron Sigma üzerinde şekilleniyor. Ultron Sigma ve ekibi Infinite Stone’ları da kullanarak dünyayı insanlardan arındırma peşindeler. Elbette bütün senaryo modu içerinde bilindik klişeleri görüyor ve bolca kötü tarafı yok ederek mutlu sona ulaşmaya çalışıyorsunuz.

Evet, hikaye modu bazı sorular soruyor ve gerçekten az da olsa merak uyandırabiliyor ama ne yazık ki oyunun tamamında ne bir cevap alabiliyorsunuz, ne de hikayeden mutlu bir şekilde ayrılabiliyorsunuz. Yani iki türlü de oyunun senaryosu tökezliyor.

Ama işin oynanış kısmında hikayenin kötü yanları da ortadan kalkıyor. Evet, bu kadar eleştirdik ama kaç tane dövüş oyunu hikayesi için alınmış ki? Olayın geneli arkadaşlarımızla veya online olarak karşılaştığımız rakiplerde gizli.

Marvel vs. Capcom: Infinite kaliteli bir kumaşa sahip. Hızlı öğrenme eğrisi ve özellikle dövüş oyunlarına yeni başlayanlar için sağladığı avantajlar size çok yardımcı olacak. Eh, böylesine rafine ve eli yüzü düzgün oynanış, Infinite Stone mekanikleri ile birleşince Marvel vs. Capcom: Infinite’in tadına doyum olmuyor.

Özellikle arkadaşlarınızla beraber hoşça vakit geçirmeniz için oldukça uygun bir oyun olmuş. Marvel vs. Capcom 3‘e göre oldukça basit hale getirilen bu oynanış, oyunu ilk kez oynayanların bile kolayca eğlenmesine olanak tanıyor. Kolay yapılan kombolar, hızlı bir şekilde uygulayabildiğiniz süper vuruşlar herkesin Marvel vs. Capcom: Infinite’ten keyif almasını sağlıyor.

Elbette Marvel vs. Capcom: Infinite tümden yenilikçi bir klasik değil. Size eğlenceli vakit geçireceğiniz bir dövüş oyunu vaat ediyor ve bunu kesinlikle başarıyor. Street Fighter ve Resident Evil karakterinden tutun da, Iron Man, Ghost Rider ve çok daha fazla ünlü kahramanı bir araya getiren yapım, en azından bir kez göz atmanızı hak ediyor.

Zaten bir kez başlayınca konsolun etrafına bütün ailenin toplanacağına emin olabilirsiniz.

Google, Android yedeklerini silecek!

Günümüzün en popüler mobil işletim sistemlerinden birisinin üreticisi olan Google, halihazırda Google Drive üzerinde kişilerin kullandıkları cihazların yedeklerini saklıyor. Ancak son gelen açıklamaya göre Google bu durumdan biraz rahatsız. Bunun sonunca ise eğer hesabınız belli bir süre pasifte kalırsa yedekleriniz silinecek.

Android Oreo güncellemesini alacak telefonlar

Google 2 ay süre tanıyor!

Android işletim sistemine sahip akıllı cihazlarda bir Google hesabı ile giriş yaptığınız takdirde cihaz otomatik olarak yedek almaya başlıyor.

Android platformunun yaygınlığı düşünüldüğünde, başka bir cihaza geçilip o hesabın kullanılmayacak oluşu oldukça büyük bir alanın boşa kullanılması demek oluyor. Bu durumun önüne geçmek isteyen Google, hesaplara sınırlama getirdi.

Gelen bilgilere göre Android işletim sistemine sahip cihaz eğer 2 ay boyunca kapalı yada herhangi bir şekilde Google servislerine erişim sağlamadıysa, Google Drive üzerindeki yedek otomatik olarak silinecek.

17-09/15/google-drive-yedekleri-2.jpg 

Bu işlemin takibinin kolaylaştırılması içinse Google, ilgili yedek dosyasının altında 2 ay yani 60 günlük bir sayaç yerleştirecek ve silinme işleminin ne zaman gerçekleşeceğini sizde bu sayede bilebileceksiniz.

En az 2 haftalık kullanımdan sonra pasif duruma geçen cihazlar için geçerli olan bu 60 günlük süre sonunda silinen dosyaların bir daha geri getirilmesinin de mümkün olmayacağı belirtiliyor.

Son olarak eğer sizde cihazınızın yedeklerinin silinmesini istemiyorsanız, ikişer hafta arayla Google servislerine erişim sağlamanızın artık şart olduğunu söyleyelim.

:: Google’ın Android cihazların yedeklerini silmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

AC: Origins için yeni fragman!

Assasin’s Creed Origins önümüzdeki Ekim ayında bizlerle buluşacak. Oyunun yenilenmiş mekanikleri ve hikayesiyle birlikte uzun zaman sonra bizi en çok beklenti içine sokan AC oyunu bile diyebiliriz. Ubisoft heyecanımızı biliyor olacak ki, yepyeni bir video ile karşımızda!

Ubisoft şeytanın bacağını kırmış mı?

Assasin’s Creed Origins oynanış fragmanı geldi!

Eski Mısır döneminde geçecek olan Assasin’s Creed Origins, seriyi ilk geç geçmişe götürüyor. Normalde serinin kendi geçmişine gittiğini hiç görmemiştik ama bu kez Kardeşlik’in nasıl kurulduğuna tanık oluyoruz.

Xbox One X için gerçek 4K çözünürlük desteği sunacak olan Assassin’s Creed, PS4 ve PC için de satışa sunulacak. 27 Ekim‘de çıkacak olan Assasin’s Creed Origins oynanış fragmanı ile sizleri baş başa bırakıyoruz. İyi seyirler.

#video_15428#

:: Fragmanı nasıl buldunuz?

TP-LINK RE270K incelemesi

TP-LINK RE270K inceleme videosunda, akıllı priz ve Wi-Fi menzil arttırıcı olarak iki farklı görev yapan ürünün detaylarına yakından bakıyoruz.

TP-LINK RE270K özellikleri

İlk olarak ürünün Wi-Fi menzil arttırma özelliklerinden başlayalım. Herhangi bir router veya erişim noktası ile uyumlu olan ürün, zorlu kurulum işlemleri gerektirmeden tak çalıştır şeklinde kullanabileceğiniz bir yapıda.

Evinizdeki veya ofisinizdeki mevcut kablosuz ağı alıp, arttırarak ulaşmayan noktalara iletme görevi gören TP-Link RE270K, hem 2.4 GHz hem de 5 GHz bantlarını destekliyor. Ayrıca ürünün üzerindeki gigabit Ethernet portu, kablolu olarak da internet sağlamaya olanak tanıyor. Ürünün tasarımına baktığımızda katlanabilir anten tasarımı güzel bir çözüm olmuş.

TP-LINK RE270K

Ön tarafta LED aydınlatmalı güç butonu, sol tarafta ise LED ve reset tuşlarıyla beraber 2.4 GHz, 5 GHz, durum ve güç göstergeleri göze çarpıyor. TP-Link RE270K’dan tam verim alabilmek için, ürünü internetin çekmediği yer ile router’ın tam arasına konumlandırmak önemli. Bu sayede daha önce internetin çekmediği noktalarda dahi sağlıklı bir kablosuz ağa ulaşabiliyorsunuz.

Gelelim ürünün akıllı priz özelliğine. Wi-Fi ağınızı kullanarak çalışan gömülü bir akıllı prize sahip ürün, bu sayede istediğiniz ürünü uzaktan kontrol etmeye imkan tanıyor. Örneğin bu prize bir lamba bağladığınızda, istediğiniz zaman istediğiniz yerden TP-LINK Kasa uygulamasıyla ışığı açıp kapatabiliyorsunuz. Ayrıca uygulamada zamanlayıcı özelliği de bulunuyor. Yani istediğiniz ürünü belli bir saatte açılmasına veya kapanmasına programlama yapabiliyorsunuz.

Bu arada yine uygulama yardımıyıla elektrik tüketim verilerini görebilmek de önemli bir artı. Bir ürünün ne kadar elektrik tükettiğini öğrenmek istiyorsanız, akıllı priz kullanarak tüketim verilerini uygulama üzerinden rahatça görebiliyorsunuz. Son olarak TP-LINK RE270K’nın Amazon Alexa desteği olduğunu da belirtelim. Ürünü Amazon Alexa ile eşleştirildiği zaman, akıllı prize bağlı olan elektroniklerinizi ve cihazlarınızı kontrol etmek için sesinizi kullanabilirsiniz

TP-LINK RE270K incelemesi

Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

#video_15427#

17-09/15/hepsiburada-gorseli.jpg

:: TP-LINK RE270K modelini nasıl buldunuz?

John Wick 3 geliyor!

Lionsgate‘in son yıllardaki en başarılı projesi olan John Wick serisi, John Wick: Chapter 3 ile geri dönüyor. İlk filmi 2015 yılında büyük yankı uyandıran ve ikinci filmle de başarısını pekiştiren serinin yeni filmi için vizyon tarihi şimdiden belli oldu.

Game of Thrones’a alternatif final geliyor!

John Wick 3 için geri sayım başlıyor

Jonh Wick 3 ile Lionsgate büyük başarı yakalarken, Keanu Reeves de ününe ün katmayı başarmıştı. Yüksek temposu ve bu yüksek tempoya çok iyi bir şekilde ayak uyduran hikayesiyle John Wick serisi son yılların en başarılı aksiyon serilerinden biri oldu.

17-09/15/2.jpg

Bu kez ise devlerin arasına çıkmaya hazırlanıyor. Genel olarak ilk iki yapımda fazla rakiple uğraşmayan Lionsgate, üçüncü filmi yaz döneminde bizlerle buluşturmaya hazırlanıyor. THR’s Borys Kit’in raporuna göre John Wick: Chapter 3 17 Mayıs 2019‘de vizyona girecek.

Bu gerçekten de önemli bir tarih çünkü yeni macera Avengers 4‘ün sadece iki hafta sonrasında vizyonda olacak. Ayrıca Minecraft ve Alladin gibi dev markaların da bir hafta öncesinde bizlerle buluşmuş olacak.

Bakalım Lionsgate bir kez daha bizi şaşırtabilecek mi? Bekleyip göreceğiz.

:: John Wick 3 için şimdiden heyecanlı mısınız?

Dört kameralı Huawei G10 sızdı!

Huawei, geçtiğimiz günlerde Maimang 6 (Huawei G10) modelini 22 Eylül itibarıyla resmi olarak tanıtacağını duyurmuştu.

Şirketin ilk 18:9 ekran oranına sahip telefonu olacak Huawei G10 için teknik özellikler ve bazı görseller sızdırıldı.

Huawei, Apple’ı geçti

Huawei G10 özellikleri nasıl olacak?

5.9 inç boyutlu ekranda 1080 x 2160 çözünürlük sunacak ve 18:9 ekran oranını kullanacak telefon, gücünü Kirin 659 işlemcisinden alacak.

Bu işlemcinin yanı sıra telefonda 4 GB RAM, 64 GB depolama alanı ve Android Nougat işletim sistemi bulunacak. Hem önde hem de arkada çift kameraya sahip cihaz, ayrıca yine iki tarafta da flaş desteği sunuyor.

17-09/15/g10-2.jpg

Sızdırılan bilgilere göre 164 gram ağırlığa, 7,5 mm kalınlığa sahip olacağı belirtilen cihazın 3,240 veya 3,340 mAh kapasiteli bir pil ile gelmesi bekleniyor.

Çin’de Maimang 6 ismiyle anılacak telefon, global olarak G10 veya G10 Plus ismiyle satışa çıkacak.

:: Huawei G10 özelliklerini nasıl buldunuz?

Görünmezlik pelerini geliştiriliyor!

Harry Potter filmi ile bir zamanlar çoğu kişinin hayal ettiği görünmezlik teknik olarak mümkün. Avusturya’da TU Wien’deki araştırmacılar, opak bir materyalin üzerine doğru ışık dalgalarının bir eş zamanlı dalga deseni çizerek, hedefi görünmez hale getiren yeni bir süreç geliştirdi.

Robotlardan oluşan müzik grubu!

Görünmezlik pelerini ışık ve seste fark edilmeyecek

Teknik olarak bir gün hem ışık hem ses dalgalarında bizi görünmez yapacak bir pelerinin üretilmesi mümkün. Retinalarımızın bazı şeylerden sıçrayan hafif ışık dalgalarını alması sayesinde nesneler bize görünür oluyor. Gizleme konusundaki önceki girişimlerin çoğu nesnelerin etrafında hafif dalgaların yolunu bükerek bu ilkeye karşı koymaya çalıştı. Ancak sadece küçük ölçeklerde çalışabildi ve genellikle parlaklık efekti gibi başka görsel efektler yarattı.

TU Wien’deki araştırmacılar ise özel bir malzeme ve özel bir dalga teknolojisi kullanarak görünmezlik özelliğinin çok daha iyi sonuçlar verdiğini belirtiyor. Orijinal ışık dalgasını nesneden geçirecek şekilde yönlendiren araştırmacılar, nesne hiç orada yokmuş gibi bir görüntü elde etti. Optik olarak aktif olan malzemenin, enerji verildiğinde daha önceki çalışmalarda kullanılan malzemelerden farklı bir davranış gösterdiğini belirtiyor.

17-09/15/gorunmezlik-pelerini-malzemesi-shiftdelete.jpg

TU Wien ekibi, şu ana kadar pelerini sadece bilgisayar simülasyonlarında test etti. Bir sonraki aşama olarak pratik testlerinin yapılması planlanıyor. Pelerinin teorik olarak, akustik gizleme için de çalışacağı düşünülüyor. Bu nedenle araştırmacılar, ses dalgaları için de denemelerin sürdüğünü belirtiyor.

:: Görünmezlik pelerinleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

NVIDIA GeForce GTX 1070 Ti geliyor!

NVIDIA, tazelediği yeni bir GeForce GTX 1070 grafik kartı ile kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. GTX 1070 Ti olarak anılan ürünün, piyasadaki GTX 1070 ile GTX 1080 modelinin 11 Gbps performansı arasında bir yerde konumlanacağı tahmin edilirken GDDR5X bellek ile gelmesi bekleniyor.

Dünyanın en küçük GTX 1080 grafik kartı!

Nvidia’dan ilginç Shield kararı!

NVIDIA GeForce GTX 1070 Ti beklenen teknik özellikler

Pascal GP104 GPU tabanlı gelecek ürün 2,048 civarında CUDA çekirdeğinin yanı sıra 9 Gbps GDDR5 veya 10 Gps GDDR5X bellekle gelmesi bekleniyor. Haliyle çekirdek ve GPU Boost saat hızları da biraz daha yükselmiş olacak.

17-09/15/nvidia-geforce-gtx-1070-ti-grafik-karti-02.jpg

NVIA’nın bu yeni kartla gerçekleştirmek istediğinin, daha düşük güç tüketimiyle AMD Radeon RX Vega 56’dan daha iyi performans sunmak olduğu ifade ediliyor. Masaüstü GTX 1070 ve GTX 1080 arasında yüzde 20’lik performans farkı bulunurken, yeni GTX 1070 modelinin bu ikili arasındaki fiyat-performans denkleminin tam ortasını bulacağı da tahminler arasında.

Tazelenecek olan NVIDIA GeForce GTX 1070 modeli için beklenen çıkış tarihi ise bu yılın sonları.

:: NVIDIA GeForce GTX 1070 Ti grafik kartı için beklentileriniz neler?

Pinterest aylık aktif kullanıcı sayısı ne kadar?

Güçlü rakipleri karşısında oldukça geride kalan bir sosyal ağ olan Pinterest, güncel aylık aktif kullanıcı sayısıaçıkladı. Pinterest, yaklaşık bir yıl önce 150 milyon olan bu sayıyı 200 milyon seviyesine çıkarmış olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Facebook sürpriz bir yenilik getiriyor!

Pinterest sonunda 200 milyon dedi!

Kendisini sosyal ağdan ziyade gerçek hayattan fikirler alınan bir platform olarak niteleyen Pinterest, Nisan ayında 175 milyon aylık aktif kullanıcı sayısına ulaştıklarını duyurmuştu. Şirket, 2015 yılının başlarında bazı iddialı hedefler belirlemiş olsa da bu hedeflerini yeniden ayarlamak zorunda kaldı. Ek olarak şirketin yakın zamanda 12.3 milyar dolar değerlemeye ulaştığını da not olarak düşelim.

17-09/15/pinterest-aylik-aktif-kullanici-sayisi-200-milyon-sdn-02.png

Pinterest’in son dönemdeki büyümesinde ABD dışından gerçekleştirilen yeni kayıtların etkili olduğu görülüyor. Yeni kayıtların yüzde 75’i uluslararası kullanıcılardan gelmiş. Kullanıcıların yarısından fazlası da ABD dışı ülkelerden olduğu belirtiliyor. Şirketin beğenilen Lens uygulaması da yıldan yıla yüzde 50 oranında büyüme göstermiş. Erkek kullanıcılarda da yıldan yıla yüzde 50’lik büyüme gerçekleşmiş durumda.

Bakalım Pinterest, ileriki dönemde kendisini çok daha popüler hale getirecek yeniliklerle kullanıcı tabanını genişletebilecek mi?

:: Pinterest hiç kullandınız mı ya kullanıyor musunuz?